ES Voleybol Baş Antrenörü Gökhan Edman
VOLEYBOLUN ÇOCUKLAR
ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Voleybolun Çocuklar Üzerindeki
Fizyolojik Etkileri
Dengeli bir vücut
gelişimi için voleybol!
Voleybol, genel anlamda her spor dalının sağladığı
fiziksel gelişimi sağlamakla birlikte; vücudun esneklik kazanmasına diğer toplu
sporlara nazaran daha fazla yardımcı olur. Voleybol sporunda fiziksel
anlamda “uzun kas” diye tabir edilen kas tipine ihtiyaç duyulduğu için bu
sporla uğraşan kişilerin vücut şekli de bu esnek form doğrultusunda gelişir.
Neticede vücudun kas yapısı, ideal ölçütlere (ne çok kaslı, ne çok kassız)
ulaşır.
Voleybolcuların vücut yapısı, ne çok kalın ne de çok
incedir. Örneğin voleybolcular, “sıfır beden” diye tabir edilen bir vücut
yapısına sahip olamaz. Voleybolcunun vücut yapısı kalınlaştığı oranda
güçlenmelidir. Çünkü vücut çok kalınlaştığı zaman, iskelet yapısı bu yükü
voleybolun gerektirdiği hızda taşıyamaz. Bu sebeple voleybolcular, vücudun
sahip olması gereken bir takım dengeleri korumalıdır. Voleybolda vücut
ölçütleri, bire bir mücadele gerektiren basketbol, futbol gibi sporlarda olduğu
kadar gelişmiş olmak zorunda değildir. Voleybolda vücudun bütün bölüm ve
kasları kullanıldığı için vücut formu da dengeli bir şekilde gelişir. Hem yerde
hem havada birçok hareket gerçekleştirildiği için vücut kütlesi, dengeli bir
şekilde artar. Bu sebeple sporcu kökenli mankenler, daha çok voleybolcular
arasından çıkar.
“Voleybol boy uzatır”
düşüncesi yanlış bir kanıdır. Voleybol sporu için uzun boylu sporculara
gereksinim duyulduğu için fiziği uygun kişiler seçilir.
“Voleybol oynayan çocuklar sağlıklı beslenme
bilincine sahip olur”
Vücut formunun esnek ve ideal olması için vücudun yağ
dengesinin de ideal ölçütlerde tutulması gerekir. Vücut yağ oranının
performansı büyük ölçüde etkilemesi sebebiyle, tüm diğer sporlara nazaran
voleybolda vücut yağ oranı düşük olmalıdır. Voleybolculara tavsiye edilen
beslenme önerileri içinde asitli içecekler, şekerleme benzeri yüksek kalorili
ürünler veya cips gibi aşırı tuzlu, baharatlı ve yağlı gıdalar bulunmadığı gibi
sporcular da beslenmelerinde abur-cubur diye tabir edilen yiyeceklere
yönelmeyip, sağlıklı bir şekilde beslenir. Dolayısıyla vücutta ne selülit ve yağlanma olur ne de kas kitlesinde azalma görülür.
Voleybolculara çok küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme eğitimi verilir
ve voleybolcuların beslenmesi takip edilir. Çocuklar sağlıklı beslenme bilinci
ile yetiştikleri için vücuttaki yağ oranları sürekli olarak kontrol edilir.
Beslenmeye ilişkin sahip olunan bilinç, yaşam boyu –spora ya da voleybola devam
edilmese bile- sürer.
Spor ortamına giren çocuklar ayrıca sigara, alkol vb. kötü
alışkanlık kullanımına maruz kalmadığı için kötü alışkanlıklardan da uzak
kalarak, hayat boyu sağlıklarını korur.
Voleybolun Çocuklar Üzerindeki
Psikolojik ve Sosyal Etkileri
Voleybol hayatı
öğretiyor!
Voleybolun psikolojik ve sosyal etkileri iç içe geçen iki
kavramdır. Voleybol iki baskın özelliğe sahiptir. Bunlardan birincisi takımlar
arasında file olması sebebi ile voleybolun “şiddete kapalı” bir spor dalı
olması; diğeri de “takım sporu” olmasıdır.
“Voleybolda hiçbir şiddet unsuru bulunmaz”
Voleybol maçlarında rakiplerin, birbiri ile fiziksel
etkileşimi neredeyse yok denecek kadar azdır. Takımlar arasında file olması,
rakip oyuncuları birbirinden ayırır, bu da rakibe yönelik şiddet eylemi ve
düşüncesini uzaklaştırır. Voleybolda hiçbir şiddet unsuru bulunmaz. Oyun
kuralları gereği herhangi bir kötü söz ya da centilmenlik dışı hareket bile
cezalandırılır. Voleybol, çocukları nezakete davet eder. Voleybol oynayan bir
çocuk; şiddet kullanmadan, çalışması, iradesi ve rakibine karşı sağladığı
psikolojik güç ile başarı kazanmayı hedefler. Başarı elde etmek için takım
arkadaşlarına ihtiyacı olduğunun bilinci ile ekip çalışmasını ve yardımlaşmayı
öğrenir.
“Yardımlaşma duygusu sahada gelişir”
Voleybolun ikinci baskın özelliği takım sporu olmasıdır.
Diğer takım sporlarından ayrıldığı nokta; yardımlaşmanın çok yüksek oranda
gerekli olmasıdır. Voleybolda mutlaka paslaşma sağlanmalıdır. Sonuca gitmek
için takımdaki diğer oyunculara gereksinim duyulur. Bu da üst düzeyde
yardımlaşmayı gerekli kılar. Çocuklar, bu yardımlaşma bilinci ile farkına
varmadan hayata hazırlanırlar. Voleybol sayesinde, normal şartlarda ancak bir
mesleğe sahip olup, iş hayatındayken kazanılacak tecrübe, küçük yaşlardan
itibaren voleybol sahasında edinilir.
“Voleybol oynayan çocuklar, zamanı verimli
kullanır”
Voleybol, uzun ve kısa vadede hedef belirleyip, bu
hedeflere ulaşma konusunda yöntem geliştirmeyi öğretir. Hem bireysel hem de
takım olarak hedef koymayı ve bu hedeflere ulaşmak için grupla birlikte çalışma
becerisini kazandırır. Çocuklar, hayatlarını planlamayı ve zamanı verimli
kullanmayı öğrenir. Hedefe ulaşmada zamanın ne kadar önemli olduğunu kavrar.
Dolayısı ile spor
dışındaki hayatlarını da planlayıp programlayarak kendileri için hem kısa hem
de uzun vadeli hedefler koyma becerisi ve sorumluluğuna sahip olurlar. Zamanı
verimli bir şekilde kullanmayı öğrenen çocuklar boşa zaman harcamazlar.
“Voleybol, çocukların güçlü yönlerini ortaya
çıkarır”
Voleybol oynayan çocuklar, yardımlaşma ve ekip bilincini
öğrenirken; aynı zamanda liderin önemini, lidere uyum sağlamanın takıma sağlayacağı
avantajı da görür. Lidere uyum göstermek, genelde zordur. Takım sporları lidere
uyum sağlamanın ne kadar gerekli ve önemli olduğunu öğretir. Ayrıca lider
özellikli kişilerin genç yaşta bu özelliklerinin fark edilip, ortaya
çıkarılmasına yardımcı olur. Dolayısı ile çocuklar kendilerini erken yaşta tanıyıp;
güçlü yönlerini fark eder.
“Voleybol sayesinde sorumluluk duygusu erken
yaşta gelişir”
Küçük yaşlardan beri voleybol oynayan çocuklar, görev ve
sorumluluk alıp, bunları yerine getirmeyi öğrenir. Bireysel sorumluluğunun yanı
sıra takımı için de sorumluluk taşıdığının bilincinde olan çocuklar, ekibindeki
zayıflıkları da tolere etmesi gerektiğini kavrar. Bununla
birlikte voleybol oynayan çocuklar, her zaman başarı kazanmanın mümkün
olmadığını anlar. Zaman zaman yedekte kalıp; her zaman “en iyi” olamayacağını, iyi
olmadığı zaman yerini başkasına bırakıp, onu desteklemesi gerektiğini, iyi
olmak için sürekli çalışması gerektiğini öğrenir. Voleybol eğitimcileri bu
eğitimi genellikle çocuklara bilinçli olarak verir, voleybol oynayan çocuk ister
istemez bu bilinci kazanır.
“Çocukların iletişim becerileri güçlenir”
Voleybolun takım sporu olmasının getirdiği bir diğer
avantaj da çocukların arkadaşlık ilişkilerini güçlendirmesidir. Bu da
beraberinde çocukların daha sosyal olmasını sağlar. Voleybol oynayan çocukların
iletişim becerileri artar. Kendilerini ifade etme becerileri gelişir. Maç
öncesi çocuklar kendi fikirlerini söylerken, topluluk önünde konuşma yeteneği de
kazanır. Belirli kurallar çerçevesinde tartışmayı; sorunları kavga etmeden
konuşarak çözmeyi öğrenir.
“Voleybol oynayan çocuklar, sorunu tespit edip
çözüm yolu geliştirir”
Voleybol, çocukların mevcut sorunu bulma ve sorunu çözme
yöntemlerini geliştirir. Çünkü voleybol maçlarında başarısızlık durumunda sorun
tespit edilip, onu bertaraf etmek için yöntemler geliştirilir. Voleybol ayrıca
çocukların duygularını kontrol edebilme özelliğini kazanmasını sağlar.
Günümüzde çeşitli sorunlar nedeniyle bireyler, “yaşam
koç”larına ihtiyaç duyarlarken, voleybol oynayan çocuklar, küçük yaşlardan
itibaren yaşamlarını sağlıklı bir şekilde yönetme becerisi kazandıkları için bu
kişilere ihtiyaç duymaz. Çünkü küçük yaşlarda öğrenme kabiliyetinin yüksek olması
nedeniyle kazanımlar ve bunların verimi daha fazla olur.
“Eğitimcilere büyük görev düşüyor”
Voleybol’un sağladığı tüm bu değerlerin öğrenilmesinde
eğitimciye büyük görev düşmektedir. Eğitimciler bu olumlu davranışları
öğretebilmek için gerektiğinde birey ya da gruba özgü farklı yöntemler
geliştirebilir. Bu sayede eğitim alan çocuklar, yaşamları boyunca daha az
sorunla karşılaştıkları gibi sorunlarını daha kolay bir şekilde çözümleyebilir.
Şiddetin tüm dünyada
arttığı günümüzde voleybol, tenis, gibi sporcuyu nezakete davet eden sporlar
daha fazla önemsenmeli. Çünkü bu sporlar gerek ortamları, gerekse kuralları
itibari ile çocuklara nezaketi öğretir, şiddet uygulamaktan uzaklaştırır.