Herkese kocaman merhaba...Yeni sitenin ilk konuğu Türk voleyboluna damgasını vurmuş bir pasör

KENAN BENGÜ...

 

ÖNCELİKLE KENDİNİZİ KISACA TANITIR MISINIZ ? VOLEYBOLA NASIL BAŞLADINIZ ?

 

25 Temmuz 1961’de İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Şişli Terakki Lisesi'nde 1978 yılında bitirdim. 1982 yılında Anadoluhisarı Spor Akademisi'nden mezun oldum. 1984'de askerliğimi yaptım. Evliyim ve bir çocuğum var.

Spora 1968 yılında Altınyurt Spor Kulübü'nde basketbol ile başladım. 1970 yılında aynı kulüpte yıldızlar voleybol takımında da oynuyordum.  Daha sonra voleybol’a ağırlık verdim, 1979 yılından 1981 yılına kadar genç milli, 1981 yılından itibaren sadece bir sene aralıkla sürekli A milli takımlarda görev yaptım, şu anda da milli takım kaptanlığını sürdürmektedir.

Bu güne kadar 261 kez milli oldum. Milli takımlarda 4 kez, kulüp takımlarıyla da 2 kez en iyi pasör seçildim.Altınyurt’tan ayrıldıktan sonra Sönmez Filament, Fenerbahçe, Eczacıbaşı, Galatasaray, İstanbul Büyükşehir Belediyesi takımlarında forma giydim. Bu sene de Altınyurt voleybol takımında oynamaktayım.

1978 - 1985 yılları arasında Altınyurt’ta çeşitli kategorilerde antrenörlük yaptım. İkinci kademe antrenör lisansına sahibim.

1998-99 yıllarında milli takımda yardımcı antrenörlük yaptım. Halen A Milli Takımının menejerliğini yapıyorum.

1990 yılından itibaren üç arkadaşım (Metin Görgün, Ahmet Gülüm, Dünya Baltacıoğlu)ile birlikte Türkiye’de ilk kez Beach Volley organizasyonlarını yapmaya başladık. Bugüne kadar başarıyla geldiğimize inanıyorum.

 

Mim Matbaacılık A.Ş.

 

All-Sports Organizasyon Reklamcılık ve Ticaret ltd. şti.

 

Cool Turizm İşletmeleri limited şirketi yönetim kurulu üyeliklerini devam ettiriyorum.

 

 

VOLEYBOL OYNADIĞINIZ DÖNEMDE HAYAL ETTİĞİNİZ YERE YADA HEDEFİNİZE ULAŞABİLDİNİZ Mİ?

 

Voleybola ilk başladığım yıllarda antrenörüm olan babam “seni Türkiye’nin en iyi pasörü yapacağım” demişti. En iyi herkesin ölçüsüne göre değişir. Bu sebeple en iyilerden biri olabilmek için çaba sarf ettim. Belki babam için en iyi oldum, ancak kendimce daima en iyilerden biriydim. Hiç bir zaman en iyiydim demedim. Çocukluk hayallerimdeki tüm hedeflerime vardım. Ancak bugünkü duygularımla kendime hedef koyabilseydim dünyaya açılmak, dünya çapında bir oyuncu olmak hedefim olurdu.

 

 

ARDA İSMİNDE BİR OĞLUNUZ VAR VE VOLEYBOL OYNUYOR. VOLEYBOL ADINA ONU NEREDE GÖRÜYORSUNUZ ?

 

Arda’nın işi zor. İnsanlar daima onu benimle kıyaslayacaklar. Çünkü görünen o ki oda pasör olacak. Çok iyi sporcuların çocukları daima babalarının şöhretleri altında ezilirler. Hedefleri onun gibi olmaktır, eğer olamazlarsa küser ve o spordan uzaklaşırlar. Ben ona bu yüzden daha büyük bir hedef koydum. Seni dünyanın en iyi pasörü yapacağım dedim. Eğer çok çalışırsa olmaması için sebep yok, herkes bu başarıyı yakalayabilir. Ancak çok çalışmak şart. Arda’nın şansı benden daha fazla. Çünkü hem daha zeki hem de dünya, iletişim teknolojisi sayesinde çok ufaldı. Yurt dışına gidebilme şansı daha yüksek. Bende yurt dışında okuması ve sporunu geliştirmesi için destek olacağım. Bakalım, zaman ne gösterecek...

 

 

ŞU ANDA MİLLİ TAKIM MENAJERLİĞİ YAPIYORSUNUZ. TUNUS'DA YAPILAN AKDENİZ OYUNLARINI DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?

 

Akdeniz Oyunları bizim çok ciddiye aldığımız, ancak Avrupa ülkelerinin çok fazla ciddiye almadıkları bir organizasyon. Zaten 2005 yılından sonra da kaldırılması gündemde. Bu sebeple biz daima Akdeniz Oyunları'nda derece yakaladık. Tunus’taki oyunlarda da normal şartlarda İtalya ile final oynamamız gerekirdi. Ancak Tunus ev sahibi olmanın fikstür avantajı ile İtalya ile bizi yarı finalde karşılaştırdı. Kendisi ise diğer taraftan finale çıktı. Bu sebeple alınan üçüncülük bir madalya başarısı olsa da Türk voleybolu için çok büyük bir başarı değil. Normalde Türkiye - İtalya final oynardı.

 

 

BUNDAN SONRA MİLLİ TAKIMLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR NE OLACAK ?

 

Voleybol milli takımında bir jenerasyon değişikliği olmakta. Görevi 1975 ve 1982 arasındaki yaş gurubu devralıyor. Bu yaş gurubundaki oyuncuların fizik yapıları gerçekten dünya standartlarına daha yakın. Ancak onların da maç tecrübeleri çok az. Türkiye’de kendi takımlarında oynamayan bazı oyunculardan milli takımda oynamalarını bekliyoruz. Olur mu? Olur. Ancak çok fazla yurt dışı maç yaparak olur. Hedefim bu gelişmeyi sağlayabilmek. Başaramazsam benimde burada olmamın bir anlamı yok zaten. O zaman başkaları bu görevi devralır ve götürür.

 

 

VOLEYBOLDA KULÜPLER ALT YAPILARA GEREKEN ÖNEMİ VERİYORLAR MI?

 

Hayır vermiyorlar? Türkiye’de alt yapıya önem verdiğini zanneden kulüpler, sadece sporcu bulmaya yatırım yapıyorlar. Ancak onları eğitecek antrenöre yatırım yapmıyorlar. Siz istediğiniz kadar en iyi unu, şekeri alın, eğer iyi bir ahçınız olmaz ise iyi helva yapamazsınız.  Maalesef Türkiye’de çok iyi alt yapı antrenörü olabilecek antrenörler, ya daha iyi para kazanmak için (haklılar) A takım antrenörü  oluyorlar yada boşta geziyorlar veya doğru adreste değiller. Sorun bu...

 

 

TÜRKİYEDE SİZCE GERÇEKTEN PASÖR SORUNU YAŞANIYOR MU?

 

Türkiye yukarda bahsettiğim sebepten dolayı pasör sorunu yaşadı. Alt yapıda iyi eğitilemeyen sporcular özelliklede pasörler A takımlarında yer bulamadılar. Kulüp yönetimleri de işin kolayına kaçarak yabancı pasör getirdiler. Son on yılda milli takımlarda da riske girilmedi, nasılsa Kenan Bengü vardı, yerine adam yetiştirmek için uğraşmanın bir anlamı yoktu. Yani kısacası Türkiye pasör konusunda işin kolayına kaçtı.

Ancak şimdi milli takım için çok iyi en az iki genç pasör var. İki seneye kalmaz bu oyuncular tecrübede kazanacaklar. Dolayısıyla milli takımın gelecekte çok fazla sorunu olmayacak.

 

 

TÜRK VOLEYBOLUNUN ŞU ANDAKİ YERİNİ DEĞERLENDİRİR MİSİN ?

 

Türk voleybolu oynanan voleybol kalitesi, kulüp takımları ve lig seviyesi bakımından Avrupa’da ilk üç ülke arasına girer. Zaten kulüp takımlarının aldığı Avrupa derecelerinden bu ortaya çıkıyor.

Milli takımlar açısından olay aynı değil. Bizde milli takımlar her bakımdan amatör. Çalışma şartlarından tutunda oyuncuları motive etmek açısından kulüplerin çok gerisindeyiz. Bu şartları geliştiremediğimiz sürece ilerleme şansımızda yok. Yerimizi sorarsan Avrupa’da ilk sekiz ile oniki arasında yer alırız.

 

 

YENİ SEZON BAŞLIYOR. SİZCE BU SEZON LİG NASIL GEÇECEK ?

 

Erkeklerde lig her zamanki gibi bayanlara göre daha çetin geçer. Bayanlarda Eczacıbaşı ve Vakıfbank-Güneş Siorta dışında zirveyi zorlayabilecek güçlü takım yok. Favorim bu sene Vakıfbank-Güneş Sigorta.

Erkeklerde favori söylemek zor. Arçelik ve Erdemir gene zirvede. Bu iki takımı SSK, Ziraat Bankası ve Galatasaray zorlar. Ziraat geçen sene de bana göre daha yukarılarda olabilirdi. Bu sene daha deneyimli iki genç oyuncusu var. Fatih ve pasör Hüseyin. Geçen seneden daha başarılı olacakları sanıyorum. SSK yeni bir takım olmanın zorluklarını yaşayacak. Uyum konusu en büyük problemleri olacak. Ancak pasör Oushakov’un soğukkanlı oyunu onlar için toparlayıcı bir etken olacaktır. Galatasaray, kulübün mali problemleri sebebiyle yıpranıyor ve motive olamıyor. Kadro olarak deneyimli bir takım. En büyük dezavantajları maddi problemler olacak sanıyorum.

Erkeklerde de favorim Erdemir.

 

 

SON OLARAK GENÇ VOLEYBOLCULARA TAVSİYELERİN NELER OLACAK ?

 

Herkes gençlere çok çalışmayı tavsiye eder. Evet çok çalışmak önemli. Ancak voleybol çok tekrar ve bir taklit oyunudur. En iyi hareketleri, taktikleri taklit etmeniz gerekir. Bu sebeple gençlere çok maç seyretmelerini ama iyi izleyerek seyretmelerini tavsiye ediyorum. Maçı skor için seyretmesinler, analiz ederek seyretsinler. Kendilerini beğendikleri oyuncuların yerine koyarak seyretsinler. Maçı onunla birlikte oynasınlar, aynı heyecanı duysunlar. Ve en önemlisi dünyayı takip etsinler, voleybol kitapları, dergileri okusunlar. Bu gün dünyaya ulaşabilmek için gençlerin elinde çok imkanlar var. Onları kullansınlar.