ADNAN KISTAK

* KISACA KENDİNİZİ TANITIRMISINIZ ?

1955 İstanbul , Emirgan  doğumluyum. 1969 yılında lisanslı voleybola, 1971 yılında ise antrenörlüğe başladım. 30 yıllık antrenörlük hayatı içinde 7 kez uluslararası kurslara katıldım FIVB III. Kademe lisansına sahibim çeşitli seminerlere katıldım. Voleybol Antrenörler Derneği’nin kurucu üyesi olup, 2 dönem as başkanlık, 3 dönem ise başkanlık yaptım. Voleybol vakfı üyesi olup yönetim kurulu üyeliğinde bulundum.  Çeşitli dernek ve vakıf üyeliklerinin yanında milli olimpiyat komitesi üyesiyim. Çalıştığım kulüplerde Türkiye birincilikleri , ikinci ve üçüncülükleri yaşadım; milli takımlar bazında ise 2 defa gençler balkan şampiyonluğu,  4 defa Av. Gençler elemesi kazanıp final, 1 kez yıldızlar final, 1defa da A-MİLLİ takım ile Avrupa elemelerini geçip final oynadık. Bunun yanı sıra 1 kez yıldızlar dünya elemesi ve finali, 2 defa da gençler dünya elemesi ve DÜNYA finalinde görev aldım. Katıldığım diğer milli maçlar ve turnuvalarla yaklaşık 300 kere milli  takımlarımızda görev yaptım.  1 kız çocuğum var. Uzun yıllar iş hayatımda şirket sahipliği ve üst düzey yönetici olarak çalıştım. Şimdi ise zamanımın büyük bir bölümünü voleybol sporuna ayırmış bulunmaktayım.

*  VOLEYBOLA İLGİNİZ NASIL BAŞLADI ?

Emirgan’da açık sahalar vardı. Bu sahalara yaz aylarında o dönemin en ünlü oyuncuları ve takımları  maç yapmaya gelirlerdi ve biz de onları seyrederdik. O zamanlar kulüplerde 5 branş mecburiyeti vardı. Bu durumda yani amatörce oynarken bizler de lige katıldık ve  1969-1970 sezonunda Enver Göçener’in  antrenörlüğünde voleybola başlamış oldum.

* ANTRENÖR OLMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ ?

Lisanslı oyunculuk dönemim başladığında bizler küçüklere bildiklerimizi aktarmak mecburiyetindeydik. İlk antrenörüm ENVER GÖÇENER idi,sırasıyla ise DEĞER ERAYBAR, MEHMET BENGÜ, CAHİT ERDOĞUŞ, ve AYHAN DEMİR antrenörlerim oldular. O zamanlar onlar ülkenin en önemli antrenörlerindendiler. Onlardan aldığım bilgi ve görgü ile  1971 yılında yine Emirgan’da genç erkek takımı ve ilk defa kurduğumuz kız takımı antrenörlüğü ile antrenörlük hayatıma başlamış oldum. Bu kararı almamdaki en önemli unsurların liderlik, bildiklerimi ve bana verilenleri başkaları ile paylaşmak ve bildiklerimi başkalarına öğretme isteği olduğunu düşünüyorum. Antrenörlük hayatımın başlangıcında ve sonrasında yine Enver Göçener’in desteği ve yardımları ile çok severek yaptığım antrenörlüğe başladım.

* YEŞİLYURTTAN ÖNCE HANGİ KULÜPLERDE ANTRENÖRLÜK YAPTINIZ ?

1971’de Emirgan’da başlayan antrenörlük yaşantıma sırasıyla TAÇSPOR A ERKEK TAKIMI  , BURSASPOR ERKEK ALT YAPI, SARIYER, YEŞİLYURT BAYAN TAKIMI, GALATASARAY A ERKEK TAKIMI , BEŞİKTAŞ A BAYAN TAKIMI’nda devam ettim. Son 5 yıldır ise YEŞİLYURT A- BAYAN TAKIMI’nı çalıştırmaktayım. Bu arada 1989 yılından beri aralıksız  olarak YILDIZ ,GENÇ ve A MİLLİ takımlarında sorumlu antrenörlük görevimi sürdürdüm.

* AVRUPA CEV KUPASINDA ÜLKEMİZİ TEMSİL ETTİNİZ, BU TURNUVAYI DEĞERLENDİRİRMİSİNİZ ?

Önce takımlara biraz göz atarsak;

FAMAGUSTA ( CYP ) Kıbrıs temsilcisi turnuvanın en zayıf takımı idi. SCHAFFHAUSEN ( SUI ) İsviçre ekibi 1 Romen, 1 Bulgar, 1 çek ve 1 Çinli oyuncu takviyeli bir ekipti. Üçüncü takım ise  BALAKOVA ( RUS) idi. Geçen sene bu takımı Beşiktaş elemişti fakat takıma 4 tane oyuncu takviye etmişler ve çok iyi bir takım olmuşlar.

Bu durumda İsviçre takımını yenip final oynamayı planladık. Hakikaten de İsviçre takımı iyi olmasına rağmen çok disiplinli ve iyi bir oyundan sonra 3-0 galip geldik ve final oynamaya hak kazandık. Fakat 1.gün liberomuz Banu’nun sakatlanarak aramızdan ayrılması takımı hem güç hem de moral olarak düşürdü. Maça çok iyi başlayamadık. Rus takımı hem yüksek hem de modern bir voleybol oynuyor. Ayrıca çok da tecrübeli bir takımdı.1.sette 24-20 öne geçmemize rağmen seti 32-30  kaybettik. 2.sette ise mücadeleyi bırakmadık ve o seti aldık ama kısıtlı  kadromuzdan dolayı uzun süren 2 set bizi yordu. Tecrübeli Rus takımı önce genç liberomuzu sonra da etkili oyuncularımızı etkisiz hale getirerek maçı kazandı. Gücümüzün üstünde mücadele ettik ama olmadı.

* GENÇ OYUNCULARDAN KURULU BİR EKİBİN BAŞINDASINIZ, TAKIMINIZIN LİGTEKİ PERFORMANSINI NASIL BULUYORSUNUZ?

Evet takımımız genç ama yaşıtlarına göre de çok tecrübeli ,kendi kategorilerinde Avrupa’ da yenmedikleri takım kalmamış. Dünya devleri RUSYA ve KÜBA’yı yenmiş olan takımın pek çoğu kadromuzda bulunmaktadır. Bu takımın 3-4 yıldır da aynı antrenör, aynı düzen ve disiplin içersinde olması da bir avantaj idi ama inanın Türkiye ligi’nde ne yapacaklarını ben de tam olarak bilemiyordum. Biz kendi düzenimizde Dünya ve Avrupa voleybolunun özelliklerinden alıntılar yaparak  kurduğumuz ekolü maçlarda  %70 oranında oynamaya çalışıyoruz. Bizim için rakibin kim olması o kadar önemli bir faktör değil, önemli olan bizim o günkü performansımız ve oyun disiplinimizdir. Rakiplerimizin durumuna göre o gün galip de gelebiliriz mağlup da olabiliriz. Biz ligin başından beri bu mantalite ile çalışıp oynuyoruz. Şimdilik çok iyi bir tempo yakaladık gidiyoruz. Ancak çok kısıtlı bir kadromuz var ,sakatlık ve hastalıklar bize rakip olmazsa ligi düşündüğümüz yerde bitireceğimize inanıyorum.

* BAYANLAR LİGİ BEKLEDİĞİNİZ VE İSTEDİĞİNİZ KALİTEDE DEVAM EDİYORMU ?

Bayanlar ligi bu sezon son 5 yılın en zayıf sezonunu yaşamakta.  Bu da şuradan anlaşılıyor : Bazı takımlar lige katılmadı ve  birçok takımda yabancı oyuncu yok veya eski kalitede değil. Bu da zaten takımlarımızın Avrupa Kupaları’nda aldıkları sonuçlardan belli oluyor. Ayrıca bunun iki nedeni var:Birincisi herkesin etkilendiği ekonomik koşullar, bir diğeri ise değişim

Bu ikinci maddeyi biraz açmak istiyorum.12 sezondur bayanlar liginde aralıksız olarak antrenörlük yapmaktayım. Ondan önce de yakın takipte olduğum bayanlar ligine hiçbir dönem bu kadar yeni oyuncu katılmadı. Geçen sezonun 16 takımla oynanması, hazır olan genç bayan voleybol potansiyelini ortaya çıkardı. Bu yıl ise tamamen gözler önüne serildi. Yıllardır bayan alt yapısı yok, alttan oyuncu gelmiyor sözlerine şu istatistiklerle cevap vermek istiyorum. 1997-2001 yılları arasında genç ve yıldız milli takımlara tüm ülkeden 27 takımdan 109 sporcu seçilmiş. Bunlarla çeşitli çalışmalar yapılmış ve 62 sporcu ise çeşitli maçlarda milli formayı giymiş. Bu 109 sporcudan 7 oyuncu yurt dışına gitti, 24 sporcu 2.ligde oynamakta, 58 sporcu ise bayanlar 1.liginde oynamakta, bunlardan 35-40 oyuncu takımlarının ilk altılarında yer almaktalar. Bu oyuncular biraz tecrübe kazandıktan sonra, yakın bir gelecekte onlara kaliteli yabancıların da katılması ile çok kaliteli bir lige kavuşacağız. Ayrıca bu durum onların arkasından gelen sporcular için de çok iyi bir örnek teşkil edecek. Yeter ki planlı bir şekilde disiplinli çalışmalar yapılsın, kulüpler ve antrenörler gençlere sahip çıksın onlara güvensin, çünkü bizler genelde kendimize biraz karamsar bakıyoruz bu da dış dünyayı tam takip etmediğimizden kaynaklanmaktadır. İçerdeki gelişmeleri beğenmiyoruz, halbuki bu sorun tüm dünyada var ama biz birçok ülkeden daha çok şanslıyız. Son yıllarda bu açıkça görülmektedir. İşte bu veriler bayan alt yapısının boş olmadığını ve yakında da eskisi gibi çok kaliteli lig maçlarını seyredeceğimizi göstermektedir. Yeter ki biraz bu gençlere sabır gösterelim.

* VOLEYBOLUN YAYGINLAŞMASI VE SEYİRCİ TALEBİNİN ARTMASI İÇİN SİZCE NELER YAPILMALI ?

Seyircinin artması için önce sporcu sayısının artması gerekiyor. Bir spor dalı ne kadar popüler ise önce sporcusu artar buna bağlı olarak da seyircisi artar. Tabii bu söylediğim sadece bir tanesi, buna maçların kalitesini, kaliteli maçların oynandığı gün ve saatleri, hangi maçları televizyonunun yayınlayacağı da eklenmelidir. Her maçın televizyonda yayınlanması bazen fayda yerine zarar verebilir. Bu seçimlerin doğru yapılması ve seyirciyi çekebilecek organizasyonların yapılması gerekir. Fakat üzülerek görmekteyim ki bilhassa alt yapı oyuncuları yeteri kadar maç izlemiyor, oynayan sporcular ise büyüğü olsun küçüğü olsun maçını oynayıp salonu terk ediyor. Bu da her geçen gün camiamızın kan kaybetmesine sebep olmaktadır. Önce bizler olaya sahip çıkalım sonra da birleşerek çözümler üretelim. Okulları devreye sokalım, oralardaki spor eğitimcileriyle göstermelik olmayan samimi ilişkiler kuralım ve yardımlar sağlayarak yeni nesle bu konuda sahip çıkalım, çünkü yaptığımız spor dalında coşku ve motivasyon ön plana çıkabilmesi  için seyirciye çok ihtiyacımız vardır.

* YEŞİLYURT’UN GELECEKTEKİ HEDEFLERİ NELERDİR ?

Yeşilyurt bayan takımı yıllardır 1.ligte yer almakta ve genelde alt yapıya dönük çalışmaları ve yatırımları ile anılan bir kulüp olmuştur. Yeterli tesisleri ve sosyal olanakları olan bir kulüp olmakla birlikte, her zaman belli bir çizginin altına düşmeyen takımı sayesinde hem kendi yetiştirdiği sporcularla mücadelesini devam ettirecektir. Hem de aşama yapacak olan diğer sporcular için de basamak bir kulüp olacaktır. Burada yeterli çalışma ve tecrübeye sahip olduktan sonra milli takımlarda veya diğer kulüplerde spor hayatlarını sürdüreceklerdir. Bunun için her zaman okul ve sporu yan yana götürmeyi hedefleyen kulübümüz, çevredeki kolej, devlet okulu ve özel üniversitelerden sağladıkları bursları sporcularına yansıtarak, örnek bir aile ortamında sporcu-kulüp ve aile ilişkilerini en üst düzeyde tutarak çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkenin her yerinden genç sporcu kardeşlerimize kapımız açıktır, onları iyi bir sporcu olarak hazırlamak için Türk sporunun emrindeyiz.

* KULÜBÜN ALT YAPI ÇALIŞMALARINDAN BAHSEDERMİSİNİZ ?

Çevremizde ciddi olarak hizmet veren tek kulüp olmamızdan ve köklü bir voleybol mazimiz olmasından her zaman kulübümüze rağbet üst seviyededir. Sistem olarak spor okullarında eğitime başlarız, oradan seçilenler küçük A-B-C takımları ile lisanslı sporcu olurlar, daha sonra yıldız takım, genç takım ve A-takıma kadar giden bir eğitim sürecinden geçerler. Burada bir avantajımız da A takımızda oynayanların % 80’ nin alt yapımızdan gelmeleridir. Bu durum voleybola yeni başlayan sporcular için önemli bir motivasyon teşkil etmektedir. Bunlar genelde genç takıma kadar da kulübe katkı sağlarlar, daha sonra ise onlar kulüpten katkı alırlar, burada tamamıyla bir aile ortamı ve alt yapıda takım başarılarından çok a-takıma sporcu yetiştirmeye yönelik bir uygulama söz konusudur, geçici başarılar yerine sistemli başarıları ilke edinip çalışmaktayız. Ayrıca sosyal bir kulüp olduğunuzdan sporcuları başarılı olsun veya olmasın sonuna kadar kulüp ortamında tutmaya çalışır, onlardan ileri ki dönemlerde de sporun çeşitli kademelerinde görevler vererek kulüpten kopmamalarını önlemeye  çalışmaktayız.

* GENÇ MİLLİ TAKIM ANTRENÖRLÜĞÜNÜ DE SÜRDÜRÜYORSUNUZ, MİLLİ TAKIMLARLA İLGİLİ ŞU ANDA BİR ÇALIŞMA YAPILIYOR MU ?

Şu anda lig maçları ve alt yapı müsabakaları devam etmektedir Bundan dolayı sadece proje ve takip olarak çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca yeni bir düzenleme yapılacak ve bunlar açıklandıktan sonra  da hazırlanan projeler devreye girecektir.

* GENÇ MİLLİ TAKIMIN A-MİLLİ TAKIMA KATKISI NASIL OLACAK ?

Tabii ki genç milli takımdan A-milli takıma takviyeler olacaktır. Bunları eski oyuncular ile kaynaştırarak ortaya çok iyi bir takım çıkartabiliriz. Gençlerin katılımı ile A milli takımımız bir dinamizm kazanacaktır. Tecrübe ile bunu en iyi şekilde birleştirip, inandırıp, motive edebilirsek, hedefleri yakalayacağımıza inanıyorum.

* TÜRK VOLEYBOLUNUN AVRUPADAKİ YERİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ ?

Bu konuyu erkekler ve bayanlar olarak iki bölümde incelemek gerekir.Erkeklerin işini biraz daha zor görüyorum çünkü  dünya ve olimpiyat müsabakalarına bakıldığında erkeklerde 9-11 takım bu finallerde Avrupa’yı temsil etmektedir.Aslında çok küçük bir çizgi var arada. Eğer o aşamayı yaparsak, birçoğunu geçebiliriz ve  dünya voleybolunda söz sahibi olabiliriz. Bayanlarda ise Avrupa’dan 3-4 takım bu finallerde yer almaktadır. Yani iyi hazırlanan bir Türk milli takımı Avrupa’da ve Dünya’da kısa sürede adından söz ettirecektir. Zaten şu anda üst sıralarda olmaması bir kayıptır. Son Avrupa finallerini Varna’da izlediğimde  RUSYA birinci, İTALYA ikinci, ev sahibi BULGARİSTAN ise üçüncü oldu. Benim düşüncem 2003 yılında ev sahipliğini iyi kullanır ve iyi bir grupta yer alırsak İtalya ile final oynamamızdır. Bu da bize birçok yolu açıp dünya platformuna çıkmamızı sağlayacaktır. Onun için tüm voleybol ailesinin büyük bir bütünleşme ile bu olaya her konuda gerekli yardımı yapması gerekmektedir., Bu bizim son yıllardaki en önemli olayımız olmalıdır.

* TÜRK VOLEYBOLUNUN GELİŞMESİNİ NASIL BULUYORSUNUZ ?

Gelişim bildiğiniz gibi eğitimden geçer, sporcuya ilk eğitimi verenler beden öğretmenleri ve antrenörlerdir, demek ki ilk önce antrenörlerimizin eğitimi konusunda önemli çalışmalar yapmalıyız. Bunu tüm Anadolu’ya yayıp, temel eğitimlerin aynı olmasını sağlayarak sporcuları bulundukları bölgelerde sağlıklı bilgiye kavuşturmak gerekir. İşin  bir de yönetici bölümü vardır. Aslında birçok problem kulüplerde veya takımlarda o sporu bilmeyen, sadece yönetimde oldukları için belli bir dönem bu işle uğraşanlar yüzünden çıkmaktadır. Belki özveri ile maddi ve manevi destekleri olsa da istikrar ve planlamayı, o sporun özelliklerini bilmediklerinden ve böyle  bir eğitim sistemi ülkemizde tam anlamı ile oluşmadığından her kademede belli zorluklar çekilmektedir. Bu sıkıntıyı en kısa zamanda aramıza katılan menajerler ile aşabilirsek gelişmemiz  daha da çabuk olacaktır. Bir de antrenör derneklerimizin artık bir araya gelerek sen ben kavgasını bırakıp güçlerini birleştirmeleri ve antrenörlüğü meslek odalarına taşımaları ve güvence altına alınmaları aramıza yeni genç beyinlerin katılımını sağlayacaktır. Bir toplumun kalkınması için en önemli unsurun sivil toplum kuruluşları olduğunu bilerek bu derneklerimize büyük görevler düşmektedir. Onların kendileriyle veya diğer derneklerle ve kurumlarla ortaklaşa yapacakları çalışmalar, aktiviteler, sosyal çalışmalar herkesi bir araya getirecektir. Bu durum ortak çözümler üretilmesine yarayacağından bu kurumları yeniden motive edip çalışmalarını sağlamamız gerekmektedir. Her kademede belli zorluklar çekilmektedir. Bu sıkıntıyı en kısa zamanda aramıza katılan menajerlerle aşabilirsek gelişmemiz  daha da çabuk olacaktır.

Tüm voleybol ailesine saygı ve sevgilerimi sunar, sağlık mutluluk ve başarılar sunarım.

Not: Sn. Adnan KISTAK bu söyleşi yapılırken Yeşilyurt’taki görevini sürdürüyordu.