T E Ş E K K Ü R L E R

 
 

Uzun bir aradan sonra tüm voleybol dostlarına tekrar “Merhaba”.

Önce yazıma beni arayarak ve mesaj göndererek “Geçmiş olsun” diyenlere teşekkür ederek başlamak istedim. Hepsi sağ olsun. Küçük bir operasyondu. Yakın aile dostumuz Operatör Dr. Erdal Erdoğdu, “Ağabey,  bu fıtık hızla büyüyor. Gel şunu vakitlice alalım da kurtul” dedi. Bende “Olur” u verince hallettik gitti. Bu arada bana da “Voleybol sonunda beni de fıtık etti” esprisi kalmış oldu.

Sizlerle uzun bir zamandır ayrıydık. Son yazılarımdan birinde “Artık yazı yazmakta zorlanıyorum. Her şey ayni gidiyor. Değişen bir şey yok. Bu nedenle de hep ayni şeyleri yazmak zorunda kalıyorum. Tekrarlardan artık bıktım. Biraz ara vermek gerekiyor.” Demiştim. Aslında ayda bir de olsa yazmayı düşünüyordum. Ama ara verince tembellik galiba hoşuma gitti ki, tam ara vermiş gibi oldum.

Bu arada “Manşet Dergisi" nde ve Cumhuriyet Gazetesi’ nin Salı günleri çıkan “Spor Eki”nde zaman zaman yazılarım çıktı. Hala da devam ediyor.

Son yazımın ardından voleybolda çok şeyler yaşadık ve bunları tartıştık. Herkes doğal olarak fikrini söyledi. Tabii ki bende. Bu tartışmalar sırasında bazen düşüncelerimizi karşımızda kilere empoze etmek, hatta zaman zamanda benimsetmek amacıyla sertleştiğimiz anlarda oldu. Bunlara tekrar tekrar dönmenin bir anlamı yok. Voleybol için düşünüp, tartışıyorsak gerilere fazla dönmemek, hep geleceği düşünmek gerektiğine inanıyorum. Çünkü geçmişten mutlaka hepimiz gerekli dersleri fazlasıyla çıkarıyoruz.

 

LİGLER VE AVRUPA KUPALARI

 

Voleybolumuz içinde bulunduğumuz şu günlerde daha önceki yıllarda olduğu gibi bir taraftan lig maçlarının, diğer yönden de Avrupa Kupaları’nın heyecanını yaşıyor.

5. haftası geride kalan erkeler ligi karşılaşmaları henüz beklenen kalite ve seviyede değil. Üstelikte zirve yarışı içinde ki ekipler birbirleriyle oynamalarına karşın.

Avrupa kupaları maçları da hız kazandı. Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Arkas, bugün grubundaki ikinci maçını oynayacak.

Hafta sonu ise Challenge Kupası’nda Halkbank- Fenerbahçe, CEV de Rabotnicki-  İstanbul B. Belediyesi müsabakalarının rövanşları var. Gerek ligimizle, gerekse Avrupa kupaları 2. tur ilk maçlarıyla ilgili Cumhuriyet Gazetesi’nde geçen hafta ve dün çıkan iki yazımı büyük bir çoğunluk okumamıştır diye buraya da alıyorum.

Böylece bu iki konuda ki görüşlerimi sizlerle paylaşmışta olurum.

Ayrıca yazının sonuna Fenerbahçe- Halkbank (2-3) biten kupa mücadelesinin istatistik bilgilerini de ekleyeceğim. İlginizi çekebilir.

Tekrar buluşmak dileğiyle, hoşçakalın.

 

ERKEKLER LİGİ HIZLANIYOR

 

13 takımın mücadele ettiği 2007-2008 Türkiye Erkekler 1. Voleybol Ligi 29 Eylül de başladı O günden bu yana 4 hafta da geride kaldı. Ancak bir çok takımın henüz lig için hazır olmadıkları da ortada. Aslında her sezon ligin başlarında bunu yaşıyoruz. Zirveyi kovalayan ekipler, erken forma girmek istemediklerinden işi hafiften alıyorlar. Diğerleri de kadro oluşturmakta her zaman geç kaldıkları için lige iyi başlangıç yapamıyorlar. Bu arada kaliteli yabancı oyuncuların ülkelerinin ulusal takım maçları nedeniyle geç gelmeleri, kadroda ki diğer oyuncularla uyum sağlamalarını da geciktiriyor. Böyle olunca da ligin başlarında düşük tempolu ve hataların çok olduğu maçlar karşımıza çıkıyor.  Üstelikte zirve mücadelesi yapan ekiplerin, kura şansızlığı sonucu daha hazır olmadıkları ilk haftalarda birbirleriyle karşılaşmaları da işin bir başka olumsuz yönünü oluşturuyor.

İşte bunun en güzel örneğini de ilk 4 hafta içinde yaşıyoruz. Önce geçen yılın şampiyonu Arkas ile lig ikincisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul da kozlarını paylaştılar. 3 gün sonra bu kez Belediye- Galatasaray, Ziraat Bankası- Fenerbahçe, ardından Fenerbahçe- İst. B. Belediyesi mücadelesini yaşadık. Gerçi yukarıda saydığımız olumsuzluklara karşın, 3-2 İzmir ekibinin galibiyetiyle biten Belediye- Arkas maçı, temponun düşük olmasına rağmen, kaliteli oyuncuların varlığı nedeniyle belirli bir seviyenin üstüne çıkıp izleyenlere keyif verdi. Ayni şeyler diğer zorla karşılaşmalar içinde söylenebilir.

Doğal olarak insan, zirveye oynayan takımların, tam hazır oldukları günlerde kozlarını paylaşmasını istiyor ama neticede kur' a bazen böyle denk geliyor (Henüz başlamayan bayanlar liginin ilk haftalarında da buna benzer görüntüler olacak).

Evet, lig başlayalı çok az bir zaman geçti. Takımlar için bir değerlendirme yapmak zor. Ancak yinede kadrolara ve geride kalan 4 haftaya bakarak bir tahmin yaparsak, geçen yıl ilk 4 sırayı alan Arkas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fenerbahçe ve Halkbank, bu sezonda zirve yarışının en kuvvetli adayları olacaklar. Ama özellikle Galatasaray’ın ve Ziraat Bankası’nın bu 4 takımın peşini kolay kolay bırakmayacaklarını söyleyebiliriz. Geriye kalan 7 ekip ise, hem ilk 8 içinde yer alabilmenin, hem de düşecek 3 takım arasına girmemenin heyecanını yaşayacaklar.

Bu arada ekiplerin, kariyerleri yüksek yabancı oyuncuları transfer ederek sahaya sürmeleri de seyircileri mutlu ediyor. Voleybol severler özelikle yaşları biraz ilerlemiş olsa da, Fenerbahçe de oynayan Sırp Grbic ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde forma giyen Arjantinli Milinkovic gibi 2 Dünya Starını keyifle izliyorlar. Bu ikilinin yanı sıra; Arkaslı Gianni (Arjantin), Duerden (Kanada),  Aranha Brezilya), Fenerbahçeli Gomez (Venezuella), Koskovic (Hırvat), İstanbul B. Belediyeli Sacchi (Brezilya), Viafara (Kolombia), Maly (Arjantin), Halkbanklı David Lee (Amerika), Zbigniew (Polonya), Hooi (Hollanda), Skoriy (Rus), Galatasaraylı Krnic (Hırvatistan), Gustavo (Arjantin), Markovic (Sırbistan), Ziraat Bankalı Barutov (Bulgaristan), Nemec (Slovakya), SGK’lı Hanni’ nin (Finlandiya), ligimize büyük renk kattıkları da bir gerçek.

Bu 4 haftalık kısa bölümde,  Ulusal Takımımızın formasını giyen veya daha öncelerde bu görevi başarıyla yapmış oyuncularımız Gökhan, Ahmet, Selçuk, libero Nuri (Arkas), Hüseyin, Fatih, Özkan, Cem, bu sezon libero oynayan Barış (İst.B. Belediyesi), Hakan, Barış, Arslan, libero Ali Peçen (F. Bahçe), Ulaş, Volkan, Ender, Emre, Kemal, libero Hasan (Halkbank), Can, Ali Çayır, Kemal (Galatasaray),  Şevki, Erhan, libero Akif, SGK lı Hakan Akışık’ın yanı sıra isimlerini sayamadığımız daha bir çok sporcumuz ortaya koydukları performanslarıyla ekiplerinin itici güçleri oluyorlar.

İşte böylesine kaliteli, güçlü, tekniği yüksek yabancı ve yerli oyunculardan oluşan takımlarımızın tam olarak hazır olduklarında ortaya koyacakları mücadele, doğal olarak ligimizi çok üst seviyelere taşıyacak. Hatta Avrupa’nın en sert liglerinden biri haline getirecektir.

 

İLK RAUND HALKBANK’ IN

 

Cumartesi günü voleybolumuzda ilginç bir gün yaşandı. Avrupa Challenger Kupası’nın ikinci turunda eşleşen Fenerbahçe ile Halkbank, Haldun Alagaş Spor Salonu’nda kozlarını paylaştılar ve bu ilk raunttan Ankara ekibi 3-2 (25-22, 18-25, 25-16, 14-25, 15-12) galip ayrıldı.

Beklenenin dışında temposu düşük, hataların çok olduğu maçın, setlerinin farklı sayılarla kapanması, oyuncuların ortaya koyduğu inişli- çıkışlı grafiği de net olarak anlamamızı sağlıyor.

Aslında bu karşılaşmada ki iki olay takımların yaptıkları mücadeleden daha ön plana çıktı.

Bunlardan ilki; Sarı- Lacivertli takımın liberosu Ali Peçen’in, vefat eden babasını toprağa verip, tam karşılaşma başlarken salona gelmesi ve çok kısa bir ısınmadan sonra da oyuna girip iyi bir performans göstermesi, profesyonel bir sporcunun örnek davranışı olarak hafızalara kazındı. Ancak bu anlamlı görüntüye, Fenerbahçeli seyircilerin, maç boyunca rakip takım oyuncusu Volkan’ı hedef alan küfürlü tezahüratları ve buna engel olacak bir kişinin bile çıkmaması gölge düşürdü.  

Şimdi Cumartesi günü bu iki ekibimiz rövanşta bir kez daha kozlarını paylaşacaklar. İlk maçta alınan sonuçla Halkbank bir adım öne geçti. Eğer Başkent ekibi rövanşta da rakibine üstünlük sağlarsa tura adını yazdıracak. Ama Fenerbahçe bu ikinci maçtan hangi sonuçla olursa olsun galip çıkarsa, set ve sayı averajı geçerli olmadığı için karşılaşmadan 30 dakika sonra, iki takım 15 sayılık ekstra bir set daha oynayacaklar. İşte bu seti kazanan turu geçip yola devam edecek. 

Biliyorsunuz bu ekstra set uygulaması geçen sezon adı Top Teams olan kupada uygulanmıştı. Bu kupada ülkemizi temsil eden Arkas, çeyrek final ilk maçında İzmir de Yunan Takımı Paok Thessaloniki’yi 3-0 yenmiş, rövanşı 2-3 kaybetmişti. 1-1 eşitlik sonrası oynadığı ekstra seti 25-21 kazanarak turu geçmişti. Yarı Finalde ise Arkas’ın rakibi İtalyan Modena oldu. İzmir de rakibini 3-2 yenen takımımız rövanşı 1-3 kaybetmiş, ardından da ekstra seti de 13-25 yitirerek 4’lü Finalin kapısından dönmüştü.

Maçlar bittiğinde birçok takım CEV’in bu uygulamasına tepki göstermiş ve bu sistemin adil olmadığı gerekçesiyle değiştirilmesini istemişti. Ancak CEV’in tepesinde yer alanlar, uyarılara kulaklarını tıkadıkları gibi, bu sezon uygulama alanını daha da genişletip hem CEV,  hem de eski adı Top Teams, şimdiki adı Challenger olan iki kupaya da ekstra seti getirdiler. Ama küçük bir değişiklik yapmayı da ihmal etmediler. Geçen sezon ekstra set 25 sayı üzerinden oynanıyordu. Şimdi 15 sayıya indirildi.    

Biz yine konumuza dönelim. Aslında iki Türk ekibinin 2. turda eşleşmesi voleybolumuz açısından hiçte iyi olmadı. Çünkü gerek Fenerbahçe, gerekse Halkbank oluşturdukları güçlü kadrolarıyla bu sezon ligimizdeki şampiyonluk yarışının en önemli 4 adayından ikisi konumundalar. Üstelikte Avrupa kuraları çekilmeden önce Şampiyonlar Ligi’ne ve CEV Kupasına oranla daha zayıf bir organizasyonda mücadele edecekleri için gözlerini 4’lü Finale dikmişlerdi. İkinci turda gelen bu eşleşme şansızlığı, tabi ki bir takımımızın yoluna taş koyarak Avrupa hedefinden saptırmış olacak.


İSTANBUL B. BELEDİYESİ KAZANDI


Cumartesi günü bir diğer Avrupa kupası heyecanını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yaşadık. CEV Kupası’nda ülkemizi temsil eden Belediye 2. tur ilk maçında Makedon Rabotnicki Fersped Skopjei’yi rahat yendi: 3-0 (25-19, 25-15, 25-22). Güçlü kadrosuyla ekibimizin rövanşı da kazanması zor olmayacak gibi görünüyor. Ancak işler ters gidip de Belediye mücadeleyi yitirirse, işte o zaman başımıza ekstra set belası çıkacak.


ARKAS DAN İYİ BAŞLANGIÇ


2003- 2004 sezonunda Arçelik’in Şampiyonlar Ligi’nden çekilmesi ve onun yerine 2. olan Erdemir’in de katılmak istememesi üzerine CEV’in verdiği ceza, ardından da, ekiplerimizin Top Teams de ilk 4 içine girememesi, Avrupa’nın bu en büyük organizasyonundan uzak kalmamıza yol açmıştı. İşte bu 5 yıllık aradan sonra devler liginde oynama şansını yakalayan Arkas, grubunda ki ilk sınavını başarıyla verdi ve Avusturya ekibi Aon hotVolleys’i deplasmanda 3-2 yenmeyi başardı.

İlk seti 15-25 kaybedip 0-1 geri düşmesine karşın çabuk toparlanan takımımız üst üste 2 set (25-19, 25- 16) aldı ve 2-1 öne geçti. Kazanılan açık farlı setlerin getirdiği rahatlık ekibimize pahalıya patladı ve 19-25 ile maç 2-2’ye geldi. Başa baş giden 5. seti 15-13 alan Arkas böylece mücadeleden 3-2 galip ayrılarak grup karşılaşmalarına iyi bir başlangıç yapmış oldu.

Takımımız grubundaki ikinci maçında yarın Portol Drac Palma Mallorca’yı misafir edecek. İspanyol ekibi evinde ki ilk maçı İtalyan Copra Piacenza’ya karşı 2-3 kaybetmişti. Alınacak bir galibiyet, bir üst tur için ekibimizi avantajlı konuma getirecek.  

 

FENERBAHÇE- HALKBANK MAÇI  İSTATİSTİĞİ

 

1 saat 47 dakika süren karşılaşma bilindiği gibi 2-3 bitti. Setler: 22-25, 25-18, 16-25, 25-14, 12-15.

Birkaç küçük cümle ile düşüncelerim;

Beklentilerimin uzağında bir maç oldu. İki takımda iyi değildi. Bu kadar kaliteli oyuncuların mücadele etiği bir karşılaşma da bu kadar hata yapılmamalıydı. Setlerin açık farklı sayılarla bitmesi de bunu kanıtlıyor.

İki takımda iyi servis atmadı. Attıkları bölümlerde de genelde kaçırdılar. Bu arada hedefteki oyunculara servis atabilmek düşüncesiyle servisleri çok yumuşattılar. Buna karşın yumuşak servislerde bile sporcular topu pasöre almakta zorlandılar. Ataklardan genelde sayılar kolay üretildi. Bunda, oyuncuların teknik becerileri kadar, blok ve defans yerleşimlerindeki hatalar etkili oldu.

 

Fenerbahçe: 99 servis attı, 14 hata yaptı, 5 sayı aldı. Servise karşı oyuncular 74 kez topla buluştular, 10 hata yaptılar. Yüzdeleri 68. Exc: % 51. 96 hücumdan 47 sayı üretebildiler. Yüzdesi 49. Bloktan 10 sayı kazandılar.

Halkbank: 97 servis attılar, bunun 23’ü kaçtı, 10 sayı aldılar. Servise karşı 85 kez topla buluşan oyuncular, 5 hata yaptılar, yüzdeleri 62. Exc: % 45. 103 ataktan 53 sayı kazandılar. Yüzdesi 51. 11 blok sayıları var.

 

Oyuncular:

Fenerbahçe:

Barış: 11 servis, 2 hata, sayı yok. 10 hücum 5 sayı, yüzdesi 50. 4 blok sayısı var.

Arslan: 18 servis, 2 hata, 1 sayı. 2 atak, 2 sayı, yüzdesi 100. 1 blok.

Grbic: 18 servis, hata ve sayı yok. Servise karşı 12 manşet, 1 hata, yüzdesi 83. Exc: % 67. 19 hücum, 7 sayı, yüzdesi 37. 1 blok.

Gomez: 17 servis, 5 hata, 3 sayı. 35 atak, 18 sayı, yüzdesi 51. Blok yok.

Coskovic: 17 servi, 3 hata, sayı yok. Servise karşı 44 manşet, 6 hata, yüzdesi 64. Exc: % 41. 22 atak, 10 sayı, yüzdesi 45. 2 blok.

Hakan: 13 servis, 2 hata, sayı yok. 5 atak, 3 sayı, yüzdesi 60. 1 blok.

Ali Peçen (Libero): Servise karşı 17 manşet, 2 hata, yüzdesi 71. Exc: % 71.

Emre: 4 servis, hata yok. 1 sayı. 3 hücum, 2 sayı, yüzdesi 67. 1 blok.


Halkbank:

Ulaş: 21 servis, 3 hata, 1 sayı.  3 atak, 2 sayı, yüzdesi 67. Blok yok.

David: 13 servis, 1 hata, 2 sayı. 8 hücum, 5 sayı, yüzdesi 62. 2 blok.

Volkan: 17 servis, 7 hata, 1 sayı. 39 hücum, 21 sayı, yüzdesi 54. 3 blok.

Hooi: 15 servis, 6 hata, 1 sayı. 12 atak, 8 sayı, yüzdesi 67. 3 blok.

Dimitry: 13 servis, 4 hata, 3 sayı. 41 manşet, 2 hata, yüzdesi 73. Exc: % 54. 7 hücum 2 sayı, yüzdesi 29. 1 blok.

Batman: 13 servis, 2 hata, 2 sayı. 10 manşet, 1 hata, yüzdesi 40. Exc: % 40. 27 atak, 13 sayı, yüzdesi 48. 2 blok.

Hasan (Libero): Servise karşı 23 manşet, 1 hata, yüzdesi 61. Exc: % 48..

Ender: 2 servis, hata ve sayı yok. 6 manşet, hata yok, yüzdesi 50. Exc: % 50. 4 hücum, 2 sayı, yüzdesi 50. Blok yok.

Emre: 2 servis, hata ve sayı yok. 3 manşet, hata yok, yüzdesi 67. Exc: % 33. Hücum, blok yok.

Kemal: 1 servis, hata ve sayı yok. 3 atak, sayı yok. Blok yok.

       

 

A  L  E  V    A  N  A  K  Ö  K