BAYANLAR
LİGİ BAŞLADI
Japonya da
ki Dünya Şampiyonası’nda Ulusal Takımımızın elde ettiği sonucun tartışmaları
devam ediyor. 10. luk “Başarıdır”, diyenlerle, “Daha
iyisi olmalıydı” görüşündekilerin, birbirlerini ikna çabaları biraz daha
süreceğe benziyor.
Bu iki grup
arasında benim yerimi, yazılarımdan ve televizyon programlarında
söylediklerimden zaten biliyorsunuz. Onun için burada tekrarlamayacağım. Asıl
olan, hepimizin geçmişten dersler çıkararak, gelecekte daha iyi olabilmenin,
önerilerini getirmek ve çalışmalarını yapmak.
Bu arada bu
tartışmalar sırasında Türkiye Bayanlar 1. Voleybol Ligi de hafta sonu oynanan
karşılaşmalarla sessiz sedasız başladı.
Geride kalan
ilk hafta maçlarına bir göz atıldığında hepsinin setli geçmesi dikkat
çekiciydi. Tabi bunun çeşitli nedenleri var. Bazı ekipler, Dünya
Şampiyonası’ndan yeni dönen oyuncuları nedeniyle eksik kadrolarla hazırlanmanın
ve uyumsuzluğun sıkıntısını yaşadılar. Bazıları noksan yerlerini doldurmak için
uğraştıkları yabancı takviyesini yapamadılar. Bazıları ise, sakat
oyuncularından yoksun mücadele etmek zorunda kaldılar.
Her ne
olursa olsun, görünen o ki, erkeklerde olduğu gibi, ligin bu ilk etabının
özellikle ilk devresi, ekiplerin bu sorunlarını aşma çabalarıyla geçecek.
Bu hafta
İstanbul da önce Fenerbahçe- Beşiktaş maçını izledim. Pazar günü de Eczacıbaşı-
Emlak TOKİ karşılaşmasını seyrettim. Her ne kadar eksiklerini gideremedikleri
için hazır olmasalar da, yine de zaman zaman heyecan
dozu yüksek anlar yaşadık.
FENERBAHÇE- BEŞİKTAŞ
Kalabalık
bir seyirci grubu karşısında oynanan karşılaşmada, azda olsa Sarı-
Lacivertliler daha üstündü. Zaten buda skora yansıdı. Fenerbahçe de sakatlığı
devam eden Seda riske edilmedi. Dizinde ağrı olan Brezilyalı Bia (Beatriz) ise sahadaydı. Ama
beklenen temposunu yakalayamadı. Galibiyette en büyük pay, Çiğdem, Marina ve
Pelin’indi.
Bu arada
4’den oynatılmak zorunda kalan Çiğdem’in, aksamak bir yana, çok yararlı bir
oyun ortaya koyduğunu da söylemekte yarar var. Düzgün manşetiyle, ataklardaki
teknik vuruşlarıyla takımına büyük katkı sağladı. Marina için fazla bir yorum
yapmak istemiyorum. Hücum da iyi göründü ama diğer görevlerini nasıl yaptığını
birkaç kez daha dikkatli izlemek gerekiyor. Pelin bildiğiniz gibiydi. İyi
manşet geldiğinde çabuk paslarla arkadaşlarını atağa soktu. Pas tercihlerinde
ise, bazen katı davrandı. Özlem yorgun, Tülin ile libero
Hatice ise vasattı. Sarı- Lacivertli takımın bu karşılaşmada ki bence en önemli
sorunu servise karşı manşetleriydi. Bu da gösterdi ki en kısa zamanda bu ekibe
manşeti sağlam bir yabancı alınmalı. Çünkü topu oyunda tuttuklarında hücumlarda
fazla bir sorun yaşamayacaklar.
Beşiktaş’a
gelince; Onlarda anlaştıkları ama küçük bir iki pürüz nedeniyle sahaya
süremedikleri yabancı oyuncunun eksikliğini çektiler. Bu dizilişe de, ataklara
da yansıdı.
Ortadan
Hülya- Nuray ikilisine görev veren antrenör Ertan Albayrak, Eda’yı da Baylukova ile
birlikte 4’den oynattı. Yeliz ise pasör çaprazı olarak
başladı. Bu diziliş özellikle ilk set bekleneni vermekten çok uzaktı. 4’den
görev yüklenen Eda, alışık olmadığı bu yeri yadırgadı. Ulusal takımda olması nedeniyle yabancı pasör Chmil ile az antrenman yapan
ve henüz uyum sağlayamayan bu genç oyuncu, fileden biraz açık atılan toplara
erken girince hücumlarını sayıya dönüştürmekte zorlandı. Ancak ikinci setin
ortalarından itibaren sorunu çözmeyi başaran Eda, böylece Baylukova
ile birlikte takımın en etkili ismi oldu. Nuray ve Hülya vasat, İzolda
faydalı, sonra dan oyuna giren Pınar görevini yaptı.
Pasör Chmil ileride daha iyi olacağını gösterdi.
Yeliz’e
gelince; Bu genç oyuncu, geçen sezon belirli periyotlarda
oyuna girip çıkıyordu. Bu kez, sezonun ilk maçına, hem de coşkulu seyircili,
tansiyonu çok yüksek bir derby mücadelesine, ilk altı
başlamanın yükünü kaldıramadı. Hücumlarda çok hata yaptı, bu da Beşiktaş için
ezeli rakibi karşısında sorun oldu. Yeliz’in yerine Pınar girdikten sonra,
Siyah- Beyazlılar daha dengeli oynamaya başladılar.
Oyunun
geneline dönersek; İki takımında hedefi iyi ve uzun servisler atarak rakibin
oyun kurmasını engellemekti. Bunu başaran mücadelede üstünlüğü ele geçirdi. İlk
setin başlarında Beşiktaş’ın üst üste kaçan servislerini iyi değerlendiren
Sarı- Lacivertliler, 8-6
geçilen ilk teknik moladan sonra arayı açtılar: 11-6, 13-7, 16-9, 18-9, 21-13
ve seti de 25-17 kazandılar.
İkinci sete
bu kez iyi servis atarak başlayan taraf Siyah- Beyazlılar oldular. Bunun
sonucunda da 1-5 öne geçtiler. Bu fark 8-12’ye kadar
sürdüyse de, Fenerbahçe arayı kapattı: 14-13. 16-15
geçilen ikinci teknik moladan sonra Sarı- Lacivertli takım 3 sayılık bir
avantaj yakaladı: 18-15, 20-17. Beşiktaş bırakmadı. Pasör Pelin’in önde olması
nedeniyle ikili hücum turunda ki rakibinin bu sıkıntısını iyi değerlendirerek,
üst üste 4 sayı aldı ve hem sete denge getirdi, hem de 20-21
öne geçti. Sonra 21-23, 22-24’lük avantaj yakaladı.
Ancak Pelin’in arkaya dönmesiyle işler değişti. Bu oyuncunun servisleri, Siyah-
Beyazlı oyuncuların manşetini bozunca, ataklardan sayılar çıkmadı. Fenerbahçe
de bu fırsatı kaçırmadı: 26-24.
3. sette
güzel bir mücadele yaşandı. İlk teknik molaya karşılıklı sayılarla 8-7 girildi. Sarı- Lacivertliler 11-9
öne geçtiler. Bu sırada ki pasör Chmil,
servisleri Bia’ya atmaya başladı. İyi çıkmayan
manşetler, Pelin’in önde olduğu bu ikili hücum turunda, Marina ve Tülin’inde topları öldüremeyince
Beşiktaş 11-13 öne geçti. İkinci teknik molaya 15-16 girildi. Siyah- Beyazlılar özellikle Baylukova ve Eda’nın hücumda ki etkinliğiyle arayı açmayı
başardılar: 18-22. Bu avantajı sürdürerek seti de
21-25 aldılar.
4. settin
ilk teknik molasına Fenerbahçe 3 sayı önde girdi: 8-5.
Beşiktaş rakibini 10-10 da yakaladı. 11-11 de Siyah-
Beyazlı takımın antrenörü Ertan Albayrak, Eda’yı
ortadan hücuma sokmak düşüncesiyle, Nuray’ı çıkarıp yerine gününde olmayan
Yeliz’i sürdü. Fenerbahçe kenar yönetimi, bu değişikliğe blok yapan oyuncuları
Eda’ya odaklanmaları için uyardı. Böyle olunca da Eda, ortadan atak yaptı,
karşısında bloğu gördü, 4’de yöneldi, blok yine önündeydi. Bu köşe kapmaca
sırasında Yeliz, ne yapacağını, nerede duracağını şaşırdı. Bu da Sarı-
Lacivertlilerin ekmeğine yağ sürdü ve üst üste 3 sayı kazandılar: 14-11. İşte bu fark, bir anda oyununda kopmasına neden oldu:
16-12, 19-13, 23-18. Sette 25-18 geldi. Böylece ligin ilk derby
mücadelesinden galip çıkmayı başaran taraf 3-1 ile Fenerbahçe oldu.
ECZACIBAŞI- EMLAK TOKİ
Pazar günü
Eczacıbaşı’nın sezon açılışı nedeniyle Ayazağa daki salonuna erken gittik. Önce yeni sezon ile ilgili bir
basın toplantına katıldık. Sonra da güzel açılışı izleyip geçen yıl, 4 kategori
de şampiyon olan (Küçükler, yıldızlar, gençler ve A takım) ekiplerin
sporcularını alkışladık. Başkan Faruk Eczacıbaşı, açılış konuşmasından sonra
kulübe şampiyonluk sevincini yaşatan oyuncuları hediyelerle ödüllendirdi. Sonra
da Dünya Şampiyonası’nda Ulusal takımımızda görev yapan yardımcı antrenör Alper Erdoğuş’a ve
sporcuları Esra ile Özlem’e birer plaket verdi. Ayrıca Sırbıstan
Karadağ milli takımında forma giyen ve ülkelerinin dünya üçüncüsü olmasında pay
sahibi olan iki yeni transferleri Djerisilo ve Citakovic’i de unutmayan Faruk Eczacıbaşı, onlara da birer plaket vererek kutladı. Bu gerçekten çok hoş bir görüntüydü. Oysa
bizler voleybol federasyonundan buna benzer bir jesti Fenerbahçe-Beşiktaş
maçında beklemiştik. Federasyon Başkanı ve yönetim kurulunda ki bir çok üyenin de izlediği bu maçtan önce, Dünya Şampiyonası’nda
10. olan takımımızın o gün deplasmanda olan Güneş Sigortalı oyuncular dışında
kalanlarına teşekkür şildi verilebilir, ülkemizi temsil eden bu sporcular dolu
tribünlere alkışlatılabilirdi. Ayni şey bir hafta sonra Güneş Sigortalı
oyunculara da uygulanırdı.
Aslında bu
güzel jest için hala şans var. 3 Aralık Pazar günü oynanacak Vakıfbank Güneş
Sigorta- İller Bankası maçında bu yapılabilir. Üstelikte o gün D Spor canlı
yayın yapacak. Tüm sporcular salona çağırılır, yurt dışında olan Bahar, Neslihan
ve Natalia’yı temsil edecek 3 kişi de davet edilir,
bu kızlara hak ettikleri plaketler verilerek teşekkür
edilebilir.
Neyse,
gelelim maça;
Karşılaşma
öncesinde eksik bir kadro ile sahaya çıkacak Ankara ekibi Emlak TOKİ karşısında
Eczacıbaşı’nın kolay sonuca gideceğini düşünmüştük. Setin ortalarına kadar da
gidişat bunu gösteriyordu. Ancak 19-15 den sonra pasör
Naz’ın sakatlanmasıyla her şey değişti. Bloktan yere düşerken Naz’ın ayağı
burkuldu ve oyun dışında kaldı. Yerine ikinci pasör
Seda girecekti. Ne var ki hakemlere verilen listedeki forma numarasıyla (15) bu
oyuncunun üstündeki forma numarası (4) farklı olunca, doğal olarak hakemler
Seda’nın oyuna girmesine izin vermediler. Çaresiz kalan kenar yönetim pasör olarak Merve’yi oyuna sürmek zorunda kaldı.
Eczacıbaşı’nın bu şaşkınlığından çok iyi yararlanan Başkent ekibi de, önce 4
sayılık farkı kapattı, sonra da 23-25 seti almayı
bildi. Aslında bu forma karışıklığı sahalarda ender rastlanan bir olaydır.
Çünkü genelde takımlar sahaya çıkmadan önce soyunma odasında, hakemlere
verilecek listede ki isim ve forma numaraları antrenörler
tarafından mutlaka kontrol edilir. Eğer bir değişiklik varsa da hemen tedbiri
alınır. Böylece bu maçta ki gibi bir olay kolay kolay
yaşanmaz.
İkinci sete
Seda beyaz bantla 14 yapılan formasıyla başladı. Ama bu forma yanlışlığından
çok etkilenen Seda bir türlü maça konsantre olamadı.
Bu da takımın oyununu yansıdı. Emlak TOKİ li
oyuncular, karşılarında bocalayan Eczacıbaşı’nı görünce, seti kazanmanın
getirdiği moralle de, maça daha da asılmaya başladılar. Buda onlara 9-12’ye
kadar önde gelme şansını tanıdı. Ne var ki Djerisilo’nun
etkili smaç servisleriyle fark kapandı: 12-12.
Karşılıklı sayılarla 17-17’ye kadar gelindi. Bu sırada Ankara ekibi Seda’nın
önde olmasından yararlanarak tekrar atak yaptı: 17-20.
Ancak Duygu’nun kaçan servisiyle, Seda arkaya dönünce, işler birden tersine
döndü ve ev sahibi bu seti 25-21 kazanarak skora dengeyi getirdi.
Seti
kazanarak krizi aşan Eczacıbaşı 3. setti çok kolay kazandı: 25-11.
Galibiyet ibresinin
Turuncu- Beyazlılara döndüğünü düşünenler bir kez daha yanıldılar. Çünkü Emlak
TOKİ 4. sete 0-5 önde başladı. Eczacıbaşı toparlandı
ve rakibini 8-8 de yakaladı ama devamını getiremedi.
Tekrar üstünlüğü eline geçiren Başkent takımı, 14-23
den sonra üst üste 6 sayı kaybetmesine karşın yine de seti 22-25 aldı.
5. sete
adeta korkulu rüyadan uyanmışçasına hızlı giren Eczacıbaşı, özellikle etkili
servisleriyle rakibini bozdu ve seti açık farkla 15-4
maçı da 3-2 kazandı.
İSTATİSTİK
Maç sonrası
çok az takım biz gazetecilere istatistik verir. Bunların başında da her zaman
Eczacıbaşı gelir. Kazansalar da, kaybetseler de mutlaka müsabakanın
istatistiklerini bize vererek bilgilenmemizi sağlarlar. Bu kez de öyle oldu.
Bende bu verilen istatistiği sizlerle paylaşmak istiyorum.
Eczacıbaşı: 109
servis, 18 hata, 15 sayı. Servise karşı 75 manşet, 4 hata, yüzdesi 61. Exc: % 48. 121 hücum, 60 sayı, yüzdesi 50. 10 blok.
Emlak TOKİ: 87
servis, 11 hata, 5 sayı. Servise karşı 87 manşet, 11 hata, yüzdesi 32. Exc: % 22. 103 atak, 42 sayı, yüzdesi 41. 8 blok.
Oyuncular (Eczacıbaşı):
Citakovic:
17 servis, 2 hata, 1 sayı. 10 hücum, 4 sayı, yüzdesi 40. 3 blok.
Nilay: 5 servis, hata ve sayı yok. 4 atak,
2 sayı, yüzdesi 50. Blok yok.
Naz: 2 servis, hata ve sayı yok. 1 hücum, sayı yok. 1
blok.
Esra: 22 servis, 3 hata, sayı yok. 24
manşet, hata yok, yüzdesi 79. Exc: % 62. 39 hücum, 16
sayı, yüzdesi 41. 1 blok.
Seray: 14 servis, 5 hata, 3 sayı. 28
manşet, 1 hata, yüzdesi 50. Exc: % 43. 22 atak, 16
sayı, yüzdesi 73. 3 blok.
Djerisilo: 31 servis, 4 hata, 9 sayı. 40
hücum, 22 sayı, yüzdesi 55. 1 blok.
Gökçen: 8 servis, 2 hata, 2 sayı. 1 atak,
sayı ve blok yok.
Seda: 9 servis, 2 hata, sayı yok. 2
hücum, sayı yok. 1 blok.
Gülden (Libero): Servise karşı 20 manşet, 3
hata, yüzdesi 55. Exc: % 35.
Oyuncular (Emlak TOKİ):
Fulya: 12 servis, 1 hata, sayı yok.
10 hücum 5 sayı, yüzdesi 50. 5 blok.
Nilay: 20 servis, 2 hata, sayı yok. 4
atak, 3 sayı, yüzdesi 75. blok yok.
Kuzyanina: 11 servis, 1 hata, sayı yok. 20
manşet, 5 hata, yüzdesi 35. Exc: % 20. 32 hücum, 13
sayı, yüzdesi 41. Blok yok.
Çiğdem: 21 servis, hata yok, 4 sayı. 32
manşet, 3 hata, yüzdesi 12. Exc: % 12. 19 atak, 5
sayı, yüzdesi 26. Blok yok.
Filiz: 8 servis, 3 hata, sayı yok. 26
hücum 13 sayı, yüzdesi 50. Blok yok.
Duygu: 13 servis, 2 hata, 1 sayı. 3
manşet, hata yok, yüzdesi 67. Exc: % 33. 7 atak, 1
sayı, yüzdesi 14. 3 blok.
Dilek: 2 servis, 2 hata, sayı yok. 5
hücum, 2 sayı, yüzdesi 40. blok yok.
Songül (Libero): 30 manşet, 3 hata, yüzdesi
47. Exc: % 30.
(Bu
istatistiklere bakıldığında maçın nasıl 3-2
oynandığına şaşırmamak elde değil)
ŞAMPİYONLAR LİGİ SINAVI
BAŞLIYOR
Avrupa’nın
en prestijli organizasyonlarının başında gelen İndesit Şampiyonlar Ligi, dün oynanan karşılaşmalarla
başladı. Bu büyük maratonda ülkemizi temsil eden Eczacıbaşı ve Vakıfbank Güneş
Sigorta ilk sınavları için bugün sahaya çıkacaklar.
Geçtiğimiz
sezonu şampiyon bitiren Eczacıbaşı, C Grubu’nda ki ilk maçında Avusturya ekibi
SVS Post Scpwechat’ı Ayazağa
da ki salonunda misafir edecek.
Şampiyonlar
Ligi’nde ilk kez mücadele edecek rakibini yenerek bu büyük organizasyona iyi
bir başlangıç yapmayı hedefleyen Eczacıbaşı, Pazar günü Emlak TOKİ maçında
ayağı burkulan Naz’ı bu karşılaşmaya yetiştirmeye çalışıyor.
Saat 17.00
de başlayacak olan ve D Spor’un canlı olarak yayınlayacak.
Şampiyonlar
Ligi’ndeki bir diğer temsilcimiz Vakıfbank Güneş Sigorta ise, grubunda ki ilk
maçını Moskova da
Dinamo ile oynayacak.
Dünya
Şampiyonası’ndan dönen oyuncularının, yeni transfer edilen yabancılarla henüz
uyum sağlayamamış olması, güçlü rakibi karşısında Güneş’i bir adım geride
bırakıyor.
TURNUVALAR
Bu arada
Dünya Şampiyonası nedeniyle verilen arayı iyi değerlendirmeye çalışan erkek
takımları da ikinci devre harlıklarını turnuvalarla sürdürüyorlar.
Geçtiğimiz
hafta İzmir de organize edilen 125 Yıl Atatürk Kupası Turnuvası Fuar Celal Atik
Salonu’nda oynandı.
3 gün süren
bu organizasyonda İstanbul Büyükşehir Belediyesi birinciliğe uzanırken
2. Arkas, 3. Halkbank, 4. Orestiada (Yunanistan) oldu.
Bugün ise
İstanbul da Arçelik Turnuvası başlıyor. Arçelik, Beşiktaş, Galatasaray ve İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’nin katılacağı turnuva Cuma günü bitecek.
Bugünün maç
programı şöyle:
12.00 Arçelik- Beşiktaş
14.00
Galatasaray- İst. B. Belediyesi.
Önümüzdeki
günlerde tekrar buluşmak dileğiyle, hoşçakalın.
A
L
E V A
N A K
Ö K