İKİ ŞAMPİYON
2006- 2007 Voleybol
Sezonu, Pazar günü Dalaman da Türkiye Bayanlar 1. Voleybol Ligi 4’lü Final
Grubu 2. Etap karşılaşmaları ile sona ermiş oldu.
Böylece
yorucu bir maraton geride kalırken, bazı takımlar hedefi yakalamanın
mutluluğunu, bazı ekipler umduğunu bulamamanın üzüntüsünü, bazıları da 1. Lige
veda etmenin acısını yaşadılar.
Eylül
ayından bugüne kadar geçen sürede iyisiyle, kötüsüyle birçok olay yaşadık.
Bunların çoğu yazıldı ve konuşuldu. Şimdi ise gündemde en son yaşanan 4’lü
Finaller var.
Erkekler
final grubu ile ilgili bir şeyler yazamadım. Onun için kısaca onlardan söz
ederek yazıma başlamak istiyorum.
Hatırladığınız
gibi mutlu sona ulaşan takım Arkas olmuştu. 4’lü
Finaller de zaman zaman zorlansa da İzmir ekibi sonunda hiç yenilmeden
şampiyonluk ipini göğüsledi. Hepinizin de tahmin ettiği gibi sezon başından
itibaren zirve yarışının en şanslı takımı olarak zaten Arkas
gösteriliyordu. Onlar da kimseyi yanıltmadılar. İyi bir sezon geçirdiler.
Disiplinli olmanın ve iyi bir kadro kurmanın semeresini gördüler.
4’lü
Finallere son sırada ve puansız giren ama sonuçta ikinci olan İstanbul
Büyükşehir Belediyesi de iyi oynayarak hak ettiği yeri buldu. Aslında bazı
şansızlıklar yaşanmasa beklide bugün zirvede İstanbul ekibi olabilirdi.
Diğer iki
takımı birer cümle ile özetlemek gerekirse; 3. olan Fenerbahçe, hem geç, hem de
yanlış yapılan transferler yüzünden beklentilerin uzağına düştü. Halkbank ise, hayal kırıklığı yaşattı. CEV Kupası’nda harcadıkları
enerjiyi, kısa sürede yenileyememenin sıkıntısı sezonu 4. bitirmelerine yol
açtı.
İki etaplı
maçların kalitesine gelince; Ben uzun zamandır bu kadar güzel bir final turu
yaşamadım. Her karşılaşma heyecan, mücadele yönünden üst düzeydeydi. 3-0 biten maçlarda bile voleybol açısından çok güzel hareketler
izledik. Smaçörlerin akıl dolu atakları, hücumlarda ki teknik vuruşlar, blok
yerleşimleri, orta oyuncuların tümünün üst düzeye çıkan performansları, sürekli
olmasa da pasörlerin oyuncu tercihleri ve rakibi
şaşırtan pasları, özellikle liberoların
defanstan çıkardıkları ve hücuma dönüşen topların fazlalığı, kısacası voleybol
adına güzel olan her şeyin sahaya dökülmesi izleyenleri çok mutlu etti.
Umarım
gelecek sezon daha iyi ve akıllı yabancı transferleri yapılır. Çünkü
takımlarımızın 4 numaralarında oynayan sporcular istenen ve beklenen
performansa pek yaklaşamadılar. Örneğin, Arkas da
herkesin çok beğendiği ama benim hiçbir zaman yeterli bulmadığım Suela, 4’lü Finallerin ilk etabında 24, ikinci etabında
yine 24, toplamda ise 48 sayı üretti. Yani maç başına 8 sayı ile oynadı. Yine
4’lü Finallerin ilk etabını 22 şer sayı ile bitiren Halkbank’ın
2 smaçörü Alexandre ve Branko, 2. bölümün
ilk maçında 7’şer, 3-1 biten İst.B. Belediyesi karşılaşmasında 2’şer set
oynadılar. Alex 7, Bronko 5
sayı aldı. Arkas karşısında yer almadılar. Böylece
finalleri toplam, Alex 36, Branko
34 sayı ile bitirdiler. Ve Polster,.
Eskişehir de Halkbank maçında oynamadı, Belediye
karşılaşmasında girdi-çıktı, 1 sayı aldı. 5 setlik Arkas
mücadelesinde hep oynadı 11 sayı üretti.
Adana da ise, 3 maçta 35 sayı üretti ve toplamı 47 oldu.
Bizim ortadan
oynayan oyuncularımızın bile onlardan daha çok sayı ürettikleri düşünülürse (Ahmet 80, Fatih 57, Gökhan 54, Zafer 52 sayı),
ne demek istediğim daha iyi anlaşılır her halde.
BAYANLAR
Erkeklerin tadına doyamadığımız güzel karşılaşmalarından sonra, bayanların 4’lü
Finalleri bizlere çok yavan geldi. Durgun tempoda oynanan maçlar, oyuncuların
üst üste yaptıkları hatalar, çizdikleri inişli çıkışlı grafikler nedeniyle
birkaç müsabaka dışında seyrettiğimiz voleybol bize keyif vermedi.
Sonuçta
başından bu yana favori gösterilen Eczacıbaşı, mutlu sona ulaşan takım oldu.
Hem de, Fenerbahçe’nin DYO Karşıyaka’ya 2. etabın 2. gününde 3-1
yenilmesiyle daha iki maçı olmasına karşın şampiyonluğunu ilan etti. Böylece Türkiye
Ligi başladığından bu yana 21. kez kürsünün ilk basamağına çıkmış oldu (Lig
öncesi de 5 şampiyonluğu var, toplamda 26 ya ulaşıldı).
İkinciliği
ise, 100. yılında şampiyonluk hedefiyle yola çıkan Fenerbahçe aldı.
Üçüncülüğü,
kısıtlı kadrosuyla 4’lü Finallere bile girmesini başarılı bulduğumuz DYO
Karşıyaka elde etti. Vakıfbank Güneş Sigorta ise herkesi şaşırtan bir sonuca
imza attı ve 4. oldu.
Aslında 4’lü
Finaller öncesi, Aysun, Elif, Deniz, Gözde, Nilay gibi Ulusal Takımımızın kadrosunda yer alan
oyuncuları bünyesinde bulunduran Güneş Sigorta’nın, bir patlama yaparak zirve
yarışında sürpriz yapabileceği düşünülüyordu. Ama bırakın patlamayı, tek
galibiyetlerini, son gün Arzu ve Shabovta yerine,
Gözde ve Arzu Aban gibi 2 genç oyuncusuyla oynayan DYO Karşıyaka’yı yenerek
alması camiada büyük şaşkınlık yarattı.
Bu arada
erkeklerde olduğu gibi bazı yabancı oyuncuların düşük performansları hayretle
izlendi. Hele Güneş Sigorta’nın köşe oyuncusu Nadezda’nın
istikrarsızlığı finallere damgasını vurdu. Ankara etabında, hücumda, F.Bahçe
maçını % 29, Eczacıbaşı karşılaşmasını % 30, Karşıyaka mücadelesini % 39 ile
bitirdi. Dalaman da ise, Fenerbahçe maçını % 50, Eczacıbaşı karşılaşmasını %
17, Karşıyaka müsabakasını % 31 ile oynadı. 6 maçın toplamında ki performansı %
35 oldu. Bu arada Ankara da ki Güneş Sigorta- Fenerbahçe karşılaşmasının ilk
setini % 17 ile (6 top aldı, 1 sayı üretti), 2. setini % 15 ile (7 top aldı, 2
sayı buldu). Dalaman da Karşıyaka maçının ilk iki seti bittiğinde performansı
yüzde 8 di (12 top atıldı, takımına 1 sayı kazandırdı).
Öte yandan
bizim oyuncularımız içinde de hücumlarda çok inişli çıkışlı grafik çizenler
vardı. Özlem gibi (Ankara da Güneş maçını % 38 ile oynadı), Aysun gibi (Ankara da Eczacıbaşı karşılaşmasını % 33 ile
tamamladı), Deniz gibi (Ankara da Fenerbahçe maçını % 25, Eczacıbaşı’nı % 30,
Karşıyaka’yı % 38, Dalaman da Fenerbahçe
karşılaşmasını % 29, Eczacıbaşı mücadelesini % 27 ile bitirdi), Gözde gibi (Ankara
da Karşıyaka maçını % 38, Dalaman da Fenerbahçe karşılaşmasını % 29 ile
oynadı), Esra gibi (Ankara da Karşıyaka mücadelesini % 38, Fenerbahçe
karşılaşması % 35 ile tamamladı), Seda gibi (Ankara da Karşıyaka maçını % 29, Eczacıbaşı’nı % 33, Dalaman da yine Güneş karşılaşmasını %
35, Eczacıbaşı önünde % 15 ile oynadı),
Neriman gibi (Ankara da ki Fenerbahçe maçını % 23, Dalaman da Güneş Sigorta mücadelesini
% 22 ile tamamladı). Aslı gibi (Ankara da ki Eczacıbaşı karşılaşmasını %
39, Güneş maçını % 30, Dalaman da yine Güneş mücadelesini % 35, Eczacıbaşı’nı
ise % 15 ile bitirdi), Gökçen Dalaman da Fenerbahçe maçında % 17 ile oynadı).
İşte
böylesine hücumda ki ilginç yüzdeler de, doğal olarak voleybol kalitesini de
bir hayli aşağılara çekmiş oldu.
ENLER
Biliyorsunuz gerek erkeklerde, gerekse bayanlarda karşılaşmalar sonucunda
“Enler” de seçildi. Bunları sitemizin diğer bölümlerinde okudunuz. Ben bu
konuda biraz da başka şeylere değinmek istiyorum. Biliyorsunuz bayanlarda en skorer oyuncu 113 sayı ile İvana
oldu. Eğer bir yanlışlık yapmadıysam ilk 10 şöyle oluştu:
1. İvana (Eczacıbaşı)113 sayı
2. Beatriz (Fenerbahçe)108 sayı
3. Stacey (Eczacıbaşı) 90 sayı
4. Esra
(Eczacıbaşı) 86 sayı
5. Jenkins (DYO Karşıyaka) 73 sayı
6. Neriman
(DYO Karşıyaka) 70 sayı
7. Aslı (DYO
Karşıyaka) 68 sayı
8. Seda
(Fenerbahçe) 67 sayı
9. Çiğdem
(Fenerbahçe) 65 sayı
10. Oxsana (Güneş sigorta) 63 sayı
BLOK
1. Vesna (Eczacıbaşı) 23 sayı
2. Gökçen
(Eczacıbaşı) 22 sayı
3. Özlem
(Fenerbahçe) 19 sayı
4. Çiğdem
(Fenerbahçe) 18 sayı
5. Aysun (Güneş sigorta) 14 sayı
5. Jenkins (DYO Karşıyaka) 14 sayı
Özelikle
bloğu neden yazdım? Çünkü istatistiklere bakınca beni bir hayli şaşırtan
sonuçlar ortaya çıktı.
Neler mi?
Önce
yabancılar; Şampiyon Eczacıbaşı’nın smaçörü Stacey 4’lü Finallerde 6 maçı 4, Fenerbahçe’nin hücum
silahı ve finallerin en iyi smaçörü Beatriz 6, 1. 90 lık boyu ile yine Sarı- Lacivertlilerin köşe oyuncusu
Marina 5, Güneş Sigorta’nın 2 den oynayan köşe oyuncusu Oxsana
finalleri 6 blok sayısıyla tamamladılar.
Peki ya Ulusal
Takımımızın geleceğini oluşturan 4 numara oyuncularımız ne yaptı? 6
karşılaşmada da görev yapan Seda (Fenerbahçe) 6, Neriman (Karşıyaka) 5, Gözde (Güneş
Sigorta) ise 4 blokla finalleri tamamladılar.
Sizleri
biraz rakamlara boğdum ama bunları özellikle yazdım. Çünkü 4’lü Finallerin
kalitesinin nerelerde olduğunu daha iyi görün istedim. Ayrıca Ulusal Takımımız
formasını giyecek oyuncularımızın hücumda ki inişli- çıkışlı grafiklerine,
bloklarda pek ortalarda görünmemelerine, pasörlerimizin
istikrarsızlığına dikkatinizi çekmek istedim. Umarım bu sıkıntılar Avrupa
Şampiyonası Finalleri’ne kadar giderilir.
Bu arada 4’lü Final Gruplarıyla ilgili bir eleştirimde, maçların çok üst
üste gelmesi. Biliyorsunuz
gerek erkeklerde, gerekse bayanlar da lig biter bitmez 4’lü Finaller başladı.
Hele bayanlarda lig 24 Nisan Salı günü bitti, 4 gün sonra Ankara da 1. etap
başladı ve Pazartesi günü bitti. 2. bölümün startı
ise, 4 gün sonra bu kez Dalaman verildi.
Bu kadar üst
üste gelen yoğunluk, gerek erkeklerde, gerekse bayanlarda özellikle ikinci
etaplarda sporcuları çok zor durumda bıraktı. Adalelerde çekmeler başladı,
oyuncuların fizik güçleri düştüğü için, hücumda ve bloklarda gerektiği gibi
file üstüne çıkamadılar, defansta önlerine düşen
toplara uzanamadılar. Bu arada erkeklerin 2. Etap son gün mücadelesinde molalar,
taktik konuşmaktan çok, oyuncuların bacaklarına, omuzlarına yapılan buz
tedavileriyle geçti.
PLAY- OFF GELİYOR
Gelecek sezon bazı kulüplerin isteği üzerine eskiden olduğu gibi liglerin
sonunda 1-8, 2-7, 3-6, 45 eşleşmelerinden oluşacak Play- Off sistemine geçileceği
konuşuluyor. Bu konuda önümüzdeki günlerde bir karara varılacak.
Ancak bu
sistem belki kulüpler için iyi olacak ama medya düşünüldüğünde zaten
istenildiği gibi olmayan ilginin daha da azalacağı kesin. Çünkü ilk
eşleşmelerde, tüm maçlar ayni gün oynanacağı için medya özellikle de İstanbul
da ki bir müsabakayı tercih edecek. Ayni şekilde yayın kuruluşu da bir
karşılaşmayı seçecek. Bu da diğer maçların gözden ırak olmasına yol açacak. Hâlbuki
tüm sıkıntılara karşın bugün oynanan sistemde medya karşılaşmaların oynandığı
yerlere gidip, kamuoyuna 3 gün üst üste maçları duyurma şansını yakalıyor.
Yayın kuruluşu her gün 2 mücadeleyi canlı olarak yayınlıyor, röportajlar
yapılıyor. Ve 4 hafta boyunca voleybol konuşuluyor.
ROMANYA ÖRNEĞİ
Bu arada Romanya da oynanan sistem bana çok cazip geliyor. Orada 4’lü Finalde
oynama hakkını elde eden her takımın sahasında bir etap oynanıyor. Böylece her
ekip evinde ve seyircisi önünde 4 rakibiyle kozlarını paylaşıyor. Finallerde
ayni şehirden birden fazla takım varsa, o zaman orada iki etap oynanıyor. En
çok puanı elde eden takım da mutlu sona ulaşıyor.
Bizde de bu
sistem benimsenebilir. Hele finaller 1 erkek, 1 bayanlar şeklinde geçerse, o
zaman ekipler, daha uzun dinlenmiş ve daha iyi hazırlanmış olarak etaplarda
mücadele ederler, bu da kalitenin artmasını sağlar.
Voleybol
dolu günler dileğiyle, hoşçakalın.
A L E
V A N
A K Ö K