YENİDEN MERHABA

Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Sizlerden uzak olduğum günler içinde planım, Güneş- Kum- Deniz üçgeninde voleyboldan uzak anlar geçirmekti. Kısa dönemler olsa da bunu zaman zaman başardım. Ama voleyboldan öyle kolay kolay uzak kalınmıyor. Ulusal takımların bu kadar yoğun müsabaka trafiği içinde ne kadar çabalarsanız çabalayın bunu başaramıyorsunuz. Benim içinde böyle oldu. Bazen tembelliğin doruğuna çıktım, bazen maç peşinde koşturup durdum ve sonunda işte yine buradayım.
Evet, buradayım ama bu yıl her hafta yerine biraz aralıkla ukalalık yapmaya çalışacağım. Böylece hem ayni cümleleri, ayni görüşleri ve düşünceleri yazmaktan biraz daha kurtulacağım, hem de eleştiriler azalacağı için dostlarımın sayısı artacak.
Yaz günlerinde çok konuşulan bir çok olay ve maç yaşadık. Bunlar geride kaldığı için tekrar dönmek istemiyorum. Önümüze bakmakta yarar var. Bu nedenle bu ilk yazım da Bulgaristan da ki Grand Prix Avrupa Elemelerinden söz etmek istiyorum.
Federasyonun davetlisi olarak gittiğimiz Varna da zor ama değişik bir turnuva yaşadık. Önceleri çok sevindik, sonra üzüntünün pençesine düştük. Sonuçta hayal kırıklığı ile İstanbul’a döndük. Aslında millet olarak biz olayları her zaman abartmayı severiz. Kazandığımızda, yere göğe koyamadıklarımızı, bir gün sonra maç kaybedildiğinde yerin dibine sokarız. Çünkü yenilgi bizim için dünyanın sonunun geldiği andır. Halbuki spor da yenmek kadar yenilmenin de doğal olduğunu bir türlü içimize sindiremeyiz. Her şeyi en iyi biz bildiğimiz içinde, açarız ağzımızı, yumarız gözümüzü ve rast gele herkese sallarız.
Varna dan çıkan sonuçlar sonrasında da böyle oldu. İlk iki gün Dünyanın voleybol da ekol olmuş iki devi İtalya ve Rusya’yı hem de 0-2 geriden gelip 3-2 yenince yer yerinden oynadı. Ancak grup birinciliği için yakaladığımız bu büyük avantajı Sırbıstan Karadağ maçında yitirmekten kurtulamadık. Hayıflandık, üzüldük ama olanda oldu.

TÜRKİYE- İTALYA

Şimdi gelin maçlara kısaca bir göz atalım;
İlk gün İtalya maçının başlarında karşılıklı bir mücadele vardı. Ancak İtalyanların Natalia ve Esra ya yıktıkları servisler, bizi bir hayli hırpalarken, hücum da da sıkıntılar başladı. Bu arada en büyük özelliğimiz olan servisler iş yapmayınca, blok ve defansta çalışmadı ve 7-7 den sonra da rakibimiz oyunu istediği gibi yönlendirdi seti de 20-25 aldı.
İkinci setin başlarında servisler tutmaya başladı. Ataklardan sayılar da gelince 6-3 oldu. İtalyanlar çabuk toparlandılar ve üst üste 5 sayı verdik: 6-8. Küçük bir sıçrama bizi tekrar öne geçirdi: 9-8. Rakibimiz cevap vermekte gecikmedi: 9-14 (Görüldüğü gibi iki kez 5’er sayı üst üste verdik).13-18 den sonra, servis- blok- defans üçgeninde ki başarı 19-19 da İtalyanları yakalamamıza yol açtıysa da bu devam etmedi ve set 22-25 gitti.
Sonra her şey tersine döndü. İyi servis atıp, rakibin hücumlarını bloktan yansıtıp, defanstan çıkardığımız toplarla iyi hücum ederek sayılar topladık. Bu başından sonuna kadar önde götürdüğümüz seti 25-20 kazanmamamızı sağladı.
İki takımında inişli çıkışlı bir grafik çizdiği ilginç bir 4. set yaşadık. Sayı ritmini vereyim ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın: 2-0, 4-2, 6-4, 8-4, 9-5 ve 9-10 (Bir kez daha 5 sayı üst üste verdik). Sonra 10-13 ve ardından Neslihan’ın etkili servisleri ve iki direk sayı ile 4 sayılık bir sıçrama yaptık: 14-13. İkinci teknik mola 16-14 geçildi. Ardından arayı açtık:
18-15, 21-18, 23-19, 25-19.
5. set: 3-1, 4-2, 5-3, 6-4, 6-6, 8-7, 9-9. Neslihan’ın servisleri yine devreye girdi. İtalyanların atakları yumuşadı. Bu da bizim için fırsat oldu. Defanstan çıkan toplar sayıya dönüştü: 13-9 (5. sette 4 sayılık bu çıkış, hele setin sonlarına doğru tabi ki çok önemli). Bu avantaj bir ara zora girdi. Bahar 4, Aysun 3, Esra 2 turunda, Piccinini, manşet için 4’e açılan Esra’ya servisleri yönlendirince sıkıştık: 13-12. Sonunda rakibimizin bu 3 sayılık atağını Esra 4 den öldürdüğü topla durdurdu: 14-12. Ve set 15-12, maç ta 3-2 geldi.
1 saat 50 dakika süren bu zorlu maçın istatistiklere göre en skoreri 34 sayı ile Neslihan oldu Biliyorsunuz bu tür turnuvalarda tutulan istatistik biraz değişik oluyor. Çok detaylı bilgiler bulamıyorsunuz. Ama yine de vereyim:

Hücum:
Neslihan: 54 atak 27 sayı.
Natalia: 37 hücum 15 sayı.
Aysun: 18 atak 12 sayı.
Blok:
Özlem: 4 sayı.
Neslihan: 3 sayı.
Aysun: 2 sayı.
Servis:
Neslihan: 21 servis, 4 direk sayı.
Özlem: 23 servis, 1 direk sayı.

TÜRKİYE- RUSYA

Rusya’yı biliyorsunuz, ilginç bir takım. İtalyan antrenör de ilginç bir altı ile oynuyor. Gamova (2.02) ve Godina’yı (1.92) 4’ den oynatıyor. Bizim gelin Sokolova (1.92. ‘Bu arada artık kızlık soyadını kullanıyor’) ise pasör çaprazı. Borodokova (1.90) ve Merkulova (2.02) ortadan görev yapıyorlar. Takımı da pasör Akulova (1.83) oynatıyor. Böylece Dünya’nın en uzun takımı unvanı da doğal olarak onların oluyor. Gözünde rahatsızlık olan (Bir gözü az görüyor) Godina’nın manşete girmesi ve bizim de servislerimizde onu aramamız 10-8’ e kadar önde gelmemize yol açtı. Ancak İtalyan antrenörün Godina- Safranova değişikliği, pasör çaprazı oynamasına karşın liberoyla birlikte manşet yükünü çeken Sokolova’nın bizi bocalatan smaç servisleriyle 11-11 den sonra işler tersine döndü: 11-15. 17-21 den sonra
toparlandık ve 22-22 de eşitliği yakaladık ama set 23-25 gitti.
İkinci set karşılıklı sayılarla başladı: 3-3. 5-3 öne geçtik ama üst üste 4 sayı verdik: 5-7. 7-7 yaptık. 13-12’ye önde geldik. Sonra kontrolü Ruslara kaptırdık: 13-15, 14-18, 18-21, 20-23, 21-25.
3. set başa baş, dişe diş bir mücadeleye sahne oldu: 3-3 den sonra rakibimiz 4 sayılık bir avantaj yakaladı: 3-7, 5-9. bırakmadık ve arayı kapattık: 10-11. Sıçradık: 13-11. Yakalandık: 13-13. Tekrar öne geçtik: 15-13. Yine yakalandık: 15-15. Bu iki sayılık ataklar devam etti. 17-15, 18-16, 18-18. 20-20. Birden coştuk: 25-20.
4. sette farklı değildi: 3-3, 5-3, 5-5, 7-9, 8-10, 10-10. İkinci teknik molaya 16-12 girdik. Fark kapandı: 16-15. Hızlandık: 18-15. Yakalandık ve 1 sayı geri düştük: 18-19. Bahar’ın hedefi bulan uzun servisleri, Rusların manşetlerini bozdu. Hücumlarını özellikle Gülden’in harika defansıyla toplayıp, file üstünde de başarılı olunca seti 25-21 alıp maçı uzattık.
Karşılaşmayı 5. sete taşımanın moraliyle iyi başladık: 3-3, 6-3, 6-5. Ve coştuk:11-5. 13-6, 15-9.

İstatistik:
Maçın en skoreri 30 sayı ile yine Neslihan.
Hücum:
Neslihan: 50 atak 26 sayı.
Natalia: 47 hücum 17 sayı.
Esra: 31 atak 12 sayı.
Blok:
Neslihan: 3 sayı.
Aysun: 3 sayı.
Esra: 2 sayı.
Servis:
Bahar: 25 servis de 2 direk sayı.
Neslihan: 14 servis, 1 direk sayı.

Şimdi burada biraz duralım: Görüldüğü gibi çok ilginç iki karşılaşma oynadık. 0-2 den sonra maçları çevirip 3-2 aldık. Kazandığımız için, inişli çıkışlı grafik çizmemiz, bazen manşetlerde ve hücumlarda ki hatalarımız, bloklarda ki sıkıntılarımız, zaman zaman sertleştiği için kaçan, yumuşadığı için rakibin rahat oyun kurmasına yol açan servislerimiz maçtan sonra hiç göze batmadı. Hepimiz iki devi devirmenin sarhoşluğu içinde bazı sorunların üstüne çizgiyi çekiverdik. Sırbıstan Karadağ karşılaşması bizim için adeta çanta da keklik oluverdi. Halbuki bu takımın son yıllarda atak içinde olduğunu, bu nedenle bazı oyuncularının ülke dışında oynadığı gerçeğini (7 oyuncudan 3’ü İtalya da, biri Almanya da, biri İspanya da, biri İsviçre, biri de Japonya da oynadı. Bu sezon 3 numaralı Djerisilio ile 11 numaralı Citakovic, Eczacıbaşı’nda, 6 numaralı Bankovia ve 13 numaralı Simanic, Gaziantep Şahinbey de forma giyecek. Bu arada Güneş Sigorta ile Eczacıbaşı Sırpların en tecrübeli ve en iyi oyuncusu 15 numaralı Nicolic için atağa kalktılar. Söylentilere göre Güneş bir adım öndeymiş) biz Varna da kiler ve Türkiye de televizyon başında karşılaşmaları izleyip gaza gelenler unutuverdik. Teknik kadronun tüm uyarılarına karşın bizler gibi her halde oyuncularımız da unuttu. Sonunda nehri geçip derede boğulmaktan kurtulamadık.

Şimdi gelelim Sırbıstan Karadağ maçına;
İtalyanları, Rusları yenmenin getirdiği güven, hava ve nasılsa kazanırız düşüncesi içinde başladığımız mücadele de daha ne olduğunu anlamadan bir anda 1-8 geriye düştük. Toparlanmamıza fırsat bile olmadan (3-13, 5-16, 8-22), 14-25 seti kaybettik
İkinci sete 3-0, 4-1 başladık. 4-4 de yakalandık, 5-7, 8-10 geri düştük. Toparlandık: 12-10 (4 sayı), 14-12, 14-15, 15-16. İkinci teknik moladan sonra maçın başından beri bir türlü atamadığımız taktik servisler ortaya çıktı. En büyük silahımızın devreye girmesiyle rahatladık. Bloklar çalışmaya başladı. Defansın topladığı rakip atakları hücuma kolay dönüştürdük ve sayılar gelmeye başladı: 21-17, 23-18, 25-19.
3. set onlar kaçtı: 3-5, 4-6 biz yakaladık: 6-6. 8-8 den sonra biz sıçradık: 11-8, 13-9, 14-11 onlar yakaladı: 14-14. Bu böyle sürdü gitti ve sonunda 25-23 set bizim oldu.
2-1 öne geçmiştik ama işler bir türlü iyi gitmiyordu. Hatalardan bir türlü yakamızı sıyıramıyor, ataklarda topları öldürmekte zorlanıyor, servisler tutmuyordu. 4. sette bu durum devam edince 6-5 den sonra Sırbıstan Karadağlı oyuncular üstünlüğü ellerine geçirdiler ve sayı farkını büyüterek (6-10, 8-12, 10-16, 12-20) seti 15-25 aldılar.
Varna Teknik Üniversitesinde okuyan Türk sporseverlerin büyük desteği inişli çıkışlı bir oyun ortaya koyan oyuncularımıza itici güç olunca, 12-10 a kadar ( 2-1, 4-3, 6-4, 8-6, 9-6, 10-8) önde geldik. Bu arada kaçan servis ve ölmeyen toplarla giden 3 sayı bu büyük avantajı kaybetmemize yol açtı: 12-13. Esra eşitliği getirdi: 13-13. Esra’nın etkili servisi ve Aysun’un bloğu tekrar hayat verdi: 14-13. Ancak bu bir sayılık avantajı koruyamadık ve seti 15-17 maçı da 2-3 verdik.

İstatistik:
Hücum:
Neslihan: 54 atak, 15 sayı.
Natalia: 33 hücum, 13 sayı.
Aysun: 18 atak, 10 sayı.
Blok:
Özlem: 7 sayı,
Natalia: 2 sayı.
Esra: 2 sayı.
Servis:
Bahar: 1 sayı.
Gerisi yok.
Karşılaşmanın en skoreri: Eczacıbaşı’nın oyuncusu Djerisilo 24 sayı.
Bizim en skorer oyuncumuz: Neslihan 16 sayı.

TÜRKİYE İTALYA

Cumartesi günkü Play-Off maçında, Sırbıstan karşısında alınan yenilginin etkisinden kurtulamayan takımımız, İtalyanların rövanşı alarak Grand Prix Finali’nde oynama hırsı karşısında yapacak bir şey bulamadı ve 20-25, 20-25, 19-25 kaybettiği setlerle maçı 0-3 verdi.
Bu sonuçla Grand Prix Finallerinde oynama şansımızı bir başka bahara bırakmış olduk.

İstatistik:
Hücum:
Natalia: 34 atak, 11 sayı.
Neslihan: 25 hücum, 7 sayı.
Blok:
Bahar ve Natalia 1’er sayı.
Servis:
Eda ve Neslihan 1’er sayı.
Bu maçta defans, servise karşı manşet ve pasörün istatistiki bilgilerini de verdiler;
Defans:
Gülden: Topla buluşma 23, 11 excellent.
Neslihan: Topla buluşma 9, 3 excellent.
Manşet:
Natalia: 30 manşet, 25 excellent
Pasör:
Bahar: 78 pas, 19 excellent.

Bu sonuçlardan sonra hep birlikte başladık konuşmaya. Şu şöyle olsaydı, yenilmezdik. Antrenör bunları yapsaydı işi bitirirdik, falan filan. Umarım bu kez tahribatımız daha az olur. Çünkü önümüzde çok önemli bir organizasyon var. Bu güne kadar yaşamadığımız bir büyük turnuvaya gideceğiz. Üstelikte bu bizim için Grand Prix den çok çok daha önemli. Bu nedenle biraz daha dikkatli olmak, karalamalardan uzak durmak gerekiyor. Ancak bu Dünya Şampiyonası’nı düşünülerek geride kalan elemeleri eleştirmeyelim anlamını da taşımıyor. Tabi ki hataları söyleyeceğiz ama ipin ucunu kaçırmadan ve tek suçlu olarak antrenörü göstermeden.

ERKEKLER LİGİ BAŞLADI

Bizler Varna da Ulusal Takımın maçlarını izlerken, Türkiye Erkekler Ligi Grup karşılaşmalarının ilk devresi sessizce başlayıverdi. “D Spor” un hafta da en az 3 müsabakayı vereceği ligimizin bu bölümü, tüm ekipler için bir ısınma, güçleri sınama turu olarak kalacak. Çünkü asıl mücadele final ve klasman gruplarında oynayacak takımlar belirlendikten sonra ki ikince etaptan itibaren başlayacak ve o karşılaşmaların tadına da doyum olmayacak.
Pazar günü müsabakaları izleyemediğim için şimdilik bir yorum yapmayacağım. Ancak İzmir de Arkas Turnuvası’ nı izledim. Orada ekiplerin noksanları olsa da ev sahibi Arkas’ı, SSK’yı, Erdemir’ ve Tofaş’ı gördüm. Diğer ekiplerin hazırlık maçlarından bilgiler aldım. Bazı teknik adamlarla konuştum. Ve tüm bu bilgiler içinde şimdilik Arkas ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şampiyonluk için diğer takımlara oranla bir adım önde olduğu izlenimini edindim. Tabi ki bunlar ilk bilgiler. Lig ilerledikçe, ekipleri izledikçe daha rahat bir fikir yürütebiliriz.
Uzun bir tatil dönemi yazı yazmayı bana biraz unutturmuş. Bu nedenle yazım hatalarına lütfen fazla takılmayın. Tekrar birlikte olmak dileğiyle hoşçakalın.

A  L  E  V    A  N  A  K  Ö  K