NEREYE GİDECEĞİMİZİ ŞAŞIRDIK

 

Bu hafta, bizler açısından oldukça sorunlu geçti. Maçların İstanbul’un çeşitli salonlara dağılması nedeniyle hangisin izleyeceğimi şaşırdım. Çarşamba günü karşılaşmaların saatleri çakıştığı için Burhan Felek, Akatlar, Yeşilyurt salonlarında oynanan maçlardan iki ezeli rakibin kozlarını paylaştığı Beşiktaş- Galatasaray mücadelesini tercih ettim.

Cumartesi rahattım. Çünkü sadece Yakacık İTO Salonu’nda iki müsabaka vardı. Ama Pazar günü yine trafik karıştı. Ben Yakacık- Akatlar- Ayazağa üçgeninden yine Akatlar’a gittim.  Bu kez Beşiktaş erkek takımının Gelispor, bayanlarında Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmaları izledim. Ama aklım Eczacıbaşı- Telekom maçında kaldı. Yanılmamışım, 5 setlik güzel bir mücadele olmuş.

Böylesine değişik yerlerde oynanan maçları izleme şansımın olmamasına aslında fazlada hayıflanmıyorum. Çünkü bizim voleybol grubundaki arkadaşlar seyredemediğimiz bu karşılaşmalarla ilgili bilgileri siteye yazıyorlar. Ben de oradan okuyor, ayrıca alıntılar yaparak yazımın içine alıp sizlerle paylaşıyorum. Bu hafta da bazı maçlar böyle oldu.

 

BEŞİKTAŞ- GALATASARAY

 

Haftaya Çarşamba günü Akatlar da iki ezeli rakip Beşiktaş- Galatasaray  karşılaşmasını izleyerek başladım. Ev sahibi Siyah- Beyazlılar zorlanmadan sonuca giderek mücadeleden 3-0 galip ayrıldı. Aslında beklentimizde Beşiktaş’ın kazanacağı yönündeydi ama en azından Sarı- Kırmızılıların önemli bir Avrupa turnuvasından mutlu, psikolojik olarak rahatlamış, ancak yorgun dönen rakibini zaman zaman sıkıştıracağını düşünmüştüm. İlk set dışında olmadı. Çünkü Beşiktaş, kapasiteli oyuncularıyla üstünlüğünü rakibine kabul ettirdi.

İlk sete ev sahibi 4-0 başladı. Yayina’nın servislerinden gelen iki direk sayı farkı azaltsa da (4-3), Siyah- Beyazlılar tekrar atak yaparak ilk teknik molayı 8-3 geçtiler. Sonra sayılar 9-5 oldu. Bu arada Beşiktaş’ın her zaman sıkıntı yaratan Duygu 2, Mrkova 3, Arzu 4 (Bu üç oyuncu 3 numara çıvarında ve 3 metre içinde arka arkaya duruyorlar) pozisyonu Galatasaraylı oyuncular iyi değerlendirdiler. Ferda’nın etkili servisleri, Nihan’ın manşetlerini zorlarken, atakların bloklarda kalmasıyla sayılara eşitlik geldi: 9-9. Beşiktaş sayıyı bularak sıkıntılı pozisyonu geçti ama Arzu arkaya dönene kadar Sarı- Kırmızılı takım 12-15’e kadar önde geldi. Arzu servise gelince, Beşiktaş’ın sorunları da bitti. O’nun rakibin manşetini bozan servisleri, bu kez Siyah- Beyazlı oyuncuların blokları ile üst üste 5 sayı geldi: 17-15. Rahatlayan ev sahibi tempoyu yükseltince seti de 25-20 aldı.

İkinci sette artık sahada manşet hatalarını azaltmış, etkili servis atan, çok iyi blok ve hücum yapan bir Beşiktaş vardı. Set 25-17 geldi.

3. sette de değişen fazla bir şey yoktu. Galatasaray zaman zaman attığı iyi servislerle rakibini zorlasa da bu sadece aradaki sayı farkını biraz azaltmaktan öteye geçmedi ve seti 25-20 alan Siyah- Beyazlılar maçtan da 3-0 galip çıkan taraf oldu.

 

İSTATİSTİK

 

Beşiktaş: 73 servis, 5 hata, 2 sayı. Servise karşı 49 manşet, 5 hata, yüzdesi 84. Exc: % 61. 94 hücum, 38 sayı, yüzdesi 40. 16 blok.

Galatasaray: 58 servis, 6 hata, 4 sayı. Servise karşı 66 manşet, 2 hata, yüzdesi 76. Exc: % 58. 94 atak, 26 sayı, yüzdesi 28. 9 blok.

 

OYUNCULAR:

 

Beşiktaş:

Buyeva: 14 servis, hata yok, 2 sayı. 6 manşet, 1 hata, yüzdesi 83. Exc: % 50. 16 hücum, 4 sayı, yüzdesi 25. 1 blok.

Elena: 16 servis, 1 hata, sayı yok. 9 manşet, 2 hata, yüzdesi 78. Exc: % 67. 20 atak, 9 sayı, yüzdesi 45. 2 blok.

Duygu: 8 servis, hata da sayı da yok. 23 hücum, 7 sayı, yüzdesi 30. 1 blok.

Arzu: 12 servis, 2 hata, sayı yok. 1 blok.

Rykova: 10 servis, 1 hata ve sayı yok. 11 manşet, yüzdesi 91. Exc: % 64. 19 atak, 13 sayı, yüzdesi 68. 5 blok.

Eda: 13 servis, 1 hata, sayı yok. 12 hücum, 5 sayı, yüzdesi 42. 7 blok.

Nihan: 21 manşet, 2 hata, yüzdesi 81. Exc: % 57.

Galatasaray:  

Yanina: 15 servis, 1 hata, 2 sayı. 11 manşet, hata yok, yüzdesi 73. Exc: % 73. 27 hücum, 7 sayı, yüzdesi 26. Blok yok.

Olga: 9 servis, 1 hata, 1 sayı. 15 atak, 7 sayı, yüzdesi 47. 2 blok.

Ferda: 10 servis, 1 hata, 1 sayı. 13 manşet, hata yok, yüzdesi 62. Exc: % 38. 9 atak, 2 sayı, yüzdesi 22. Blok yok.

Burçin: 10 servis, hata da sayı da yok. 23 manşet, 2 hata, yüzdesi 74. Exc: % 57. 11 hücum, 3 sayı, yüzdesi 27. 4 blok.

Vesna: 8 servis, 2 hata, sayı yok. 29 hücum, 7 sayı, yüzdesi 24. 1 blok.

Berat: 5 servis, hata ve sayı yok. 1 blok.

Neslihan: 18 manşet, hata yok, yüzdesi 89. Exc: % 67.

 

ÇARŞAMBA’NIN DİĞER MAÇLARI

 

Çarşamba günü İstanbul da oynanan Şişli- Fenerbahçe ve Ankara da ki Telekom- Güneş Sigorta maçlarını bizim voleybol grubundaki arkadaşlarımın aralarındaki yazdıklarından alıntılarla vermek istiyorum:

“Dun aksam oynanan Sisli-FB macina Sisli cok hizli basladi. Fener daha nooluyor diyemeden Sisli seti 25-15 aliverdi.  2. sette Fener kendilerinin BLOK diye adlandirilan bir gucunun oldugunun farkina varinca Sisli top oldurememeye basladi. Basa bas giden seti fener aldi. 3. sette Sisli tamamen koptu, hele setin sonunda Fener servis atarken (ozur dilerim henuz oyuncu isimlerini iyi bilemiyorum) Filiz, yeni eleman ve Muhammet Hoca nin bir yandan servisin auta dusecegini sanarak diger yandan da manseti kimin alacagina karar verememekten sebep, Fener 5 tane ace yapti.Son set Sisli toparlanir gibi oldu ama maalesef bu macin skorunu degistirmelerine yetmedi.Her iki takimi da bu sezon ilk kez izledim dolayisiyla ciddi bir yorum yapmak cok önyargili olur. Sisli de Rozi' yi cok begendim, takimin en iyisiydi. Diger yabanci elamanin manseti kotu, biraz da yavas buldum. Arka tarafa gelen topa kosmak yerine bakmak gibi bir zaafi var :-).  Fenerde bloklar cok iyiydi, zaten ciddi uzun boylu bir  takim fener. Adnan Hoca bayagi bir gergindi dun... Ben hala Seda keske Fener yerine Eczacibasinda oynasaydi diyorum... :-) 

Bir kucuk not: Dun aksam da Umit Sokullu Hoca Felekteydi. Sisli oyuncularinin hepsinin coraplari ayniydi fakat Fenerin -sahadaki oyuncularinda- tam 5 farkli tipte corap vardi... :-)”

YEŞİM

 

Şimdi sırada Uğur’un Telekom- Güneş Sigorta maçıyla ilgili yorumu (Bu arada bu karşılaşma ile ilgili  “Forum” köşemizde Melis Tuncel’in de yazısı var):

“Telekom-Vakifbank macinda pazar gunku izlenimlerimden dolayi surpriz bir sonuc bekliyordum.Acik soylemek gerekirse o surprizi de yapmak uzereydi Telekom ama cok basit yerlerde basit hatalar guzel bir gunu kotuye cevirdi.

Vakifbank maca Kommisarova'nin yerine Elif ve Gozde'nin yerine Solipiwko ile basladi.Gozde tribunde oturuyordu,sanirim bir sakatlik durumu var.Ilk sette Vakifbank 4-0 onde basladi oyuna.Daha sonra Telekom toparlandi,Vakifbank'in servislerine karsi libero Pinar gercekten cok zorlandi.Mac boyunca da manseti vasatin ustune cikmadi Pinar'in.Telekom ilerleyen bolumlerde servis atmaya baslayinca Vakif'in yumusak karni olan manset sorunu kendini gosterdi.hucumda zor top oldurmeye basladi Vakif.Telekom'un etkili servisleri karsisinda Aysun'u hucuma hic sokamadi Vakif.Dos Santos'un da art arda yaptigi 4 hucum hatasindan sonra Buzayev onu kenara aldi ve Ebru'yu soktu oyuna.Telekom Eda ve Lena ile skoru tasidi ve set 24-22 telekom lehineydi.Sonra Vakif uzun bir ralliden sonra skoru 24-23 yapti.Hersey Telekom'un kontrolunde gidiyordu ama anlamsiz bir sekilde Bulent Karslioglu mola aldi.Mola'da anlattigi hucum Lena'nin 3 numaraya dolasarak yaptigi hucumdu.Ama bu hucumu beceremediler ve Vakif daha sonra oyunu kopardi ve seti 27-25 kazandi.Setin donum noktasi bence alinan o gereksiz molaydi.

 Ikinci sette ise Vakif'in manseti resmen yok oldu.Hani manset kotuydu filan deriz,bu sette manset bile yoktu kotu diyebilecegimiz.Istatistik tutmadim ama tahminim 7-8 tane servis sayisi vardi Telekom'un,Tek kelimeyle voleybol adina yapilacak herseyi yapti Telekom.Lena'nin da vurdugu her topu sayi yapmasiyla bu set cok rahat bir bicimde Telekom'un oldu.Ebru'nun sanirim 4 tane manset hatasi vardi bu set.Neslihan ve Solipiwko zaten manset almiyor,Necla,Deniz ve Ebru'nun da mansetleri iyi olmayınca setin kaybedilmesi kacinilmaz oldu.Buna bir de Elif'in kötü paslari ve pas tercihleri eklenince tam bir felaket oldu.

 Ucuncu sete de cok iyi basladi Telekom,2. setin devami gibiydi.Yine manset hatalari,yine hucum hatalari.Skor 10-6 Telekom lehineyken Buzayev daha fazla tahammul edemedi Elif'e ve Kommisarova'yi oyuna aldi.Bu saatten sonra da olay tersine dondu.13-8 onde olan Telekom bir anda dagildi ve cok kisa bir zaman zarfi icinde Vakif 8-0 lik bir seri yakaladi ve skoru 16-13 yapti.Bu 8-0 seride Vakif'in yaptigi tek sey servisi Lena'ya yikmak ve blogu 4 numaraya hazirlamak oldu.Cunku Lena'dan baska tek hucum silahi Eda'ydi bu macta.Bunda basari saglayan Vakifbank seti bu farkla goturdu ve 25-22 kazandi seti.Lena'nin gucu 3 set surdu maalesef,eger biraz daha diri kalabilseydi Telekom oyuna biraz daha asilabilirdi.Cunku Eda ve Lena disindaki oyuncular hucumda fazla gorunmediler.

 Macin son setinde oyun basa bas gitti.Telekom Eda ile etkili olmaya calisti.Ama Vakif'in manseti biraz duzeldigi icin Telekom savunma yapmakta cok zorlandi.Kommisarova'nin super yatik toplari Telekom blogunu baya zorladi.Lena'nin gucunun tukenmesi ve Eda'nin da yorulmasiyla hucum opsiyonu kalmayan Telekom mac boyunca kullanmadigi Olga'yla hucumlar denedi ama bunlarda basari saglayamayinca Vakif seti 25-20 kazandi.Skor 19-18 idi bir ara ama kommisarova servise gecti ve Telekom mansetini felc etti adeta.Bir anda 24-18'e geldi skor ve oyun koptu orda.

 Telekom'un hucum opsiyonu anlaminda cok fazla sorunu var gibi gorunuyor.Bir de bu macta cok bariz belli olan birsey;bizim smacorlerimiz rakip blogu kullanmayi gercekten bilmiyor.Teknik oyuncumuz neredeyse hic yok.Bugunku macta Vakif blogunun oturmadigi veya yanlis yerlestigi pozisyonlarda paralelden veya blok-outla cok fazla sayi cikarabilecekken,tum toplari blogun ortasina vurdu Telekom smacorleri,ozellikle de Eda.Sanirim antrenorlerimizin smacorleri bu konuda biraz egitmesi gerekiyor.Cunku normal bir durum gibi gorunmuyor bu.Milli maclarda rakip oyuncular takir takir blok-out yaparken bizim oyuncular ya bloktan korkup plase yapiyor,ya yumusak bir sekilde rakip alana gonderiyor yada blogun ortasina vuruyor topu.Gercekten cok buyuk bir eksiklik bu bizim oyuncularimizda.

 Vakifbank'ta ise cok bahsettigimiz olay bugun cok guzel ortaya cikti.Manset sorunu diz boyu.Dos Santos,Ebru ve hatta Deniz'le Necla.Hepsi tel tel dokuluyor mansette.Avrupa maclarinda oldukca basarili oldu Vakif ama ben gelecek maclarda ayni basariyi gosterebileceklerine inanmiyorum.Bu seneki en onemli isleri Kommisarova'yi almalariydi.Eger bugun ust siralardaysalar bunda bence en onemli pay Kommisarova'nindir.

 Neslihan konusuna ise ayri bir parantez acmak istiyorum.Bugunku maci aranizda izleyenler olmustur mutlaka.Vakif'in tum oyunculari;Aysun'dan Elife,Deniz'den Necla'ya,Ebru'dan Dos Santos'a kadar herkes kötü bir gününde,manset gelmiyor,servis atilamiyor,pas cikmiyor ne ararsaniz var.Boyle bir gunde Neslihan herseye ragmen hucumda takimini ayakta tutuyor.Servise geldigi zaman Telekom bocaliyor.Arka alanda yaptigi savunmayi da gormenizi cok isterdim bugun.Daha once hic bu kadar hareketli ve iyi savunma yaptigini gormemistim.Hucumda yine hatalar yapti.Cunku her zaman en zor toplara vuracak olan kisi o.Ama bugun Vakif bu durumda maci kazanabildiyse bun u iki kisiye borclu.Birisi Kommisarova digeri Neslihan.

Mactan ciktim ve seyircilerin konusmalarini dinledim.Konusulan tek sey var; Neslihan'in fazla kilolari!!! Vay efendim milli takimin oyuncusu bu kadar kilo alir mi,vay efendim artik sicrayamiyomus falan filan...Arada argo kelimeleri hic saymiyorum.Bizim Vakif'in manset sorunu,hucum sorunu,servis sorunu,kotu oyunculari bir tarafa itilmis ve konusulan tek kisi yine Neslihan.Bu konuda bir daha yazmamayi dusunuyordum ama artik insanlarin kendine gelmesi lazim diye dusunuyorum.Bu kadar elestiriyi hakettigini dusunmuyorum ben Neslihan'in.Ona gelmeden once daha tonlarca kisi var elestirecek.”

UĞUR

 

Yeşim ve Uğur ikinize de teşekkürler. Umarım görüşlerinizi bir kez daha aldığım için bana kızmazsınız. 

 

GÜNEŞ- TED KOLEJLİLER

 

Burhan Felek de Güreş olması nedeniyle hafta sonu maçlar Yakacık da ki İTO Salonu’nda oynandı. İlk kez gittiğim bu salonun yolu biraz sapa olmasına karşın, temiz, sıcak ve güzel bir salon. Burada hentbol karşılaşmaları oynandığı için boyutları çok iyi. Ama alışmadığımız için biraz yadırgadık. Sanırım Güneşli oyuncular da yadırgamış olacaklar ki Kolejlilere 2 set kaptırdılar. Salon ile ilgili söyleyeceğim tek olumsuzluk; Yerleri silenlerin sokak ayakkabılarıyla bu işi yapmalarıydı.

Karşılaşmaya Buzayev, Elif, Deniz, Solipiwko, İpek, Neslihan, Ebru altısı ile başladı. 1. setin ortalarında Neslihan’ı çıkarıp, yerine Gözde’yi aldı. Tüm maçı bu şekilde oynadı. İşler kötü gittiği, yani setlerin kaybedildiği bölümlerde de asları içeri almadı. Belki de yedeklerin sıkıştıkları anlarda neler yapabileceğini görmek istedi. Ama bu oyuncular o kadar isteksiz ve dağınıktılar ki, genç oyunculardan oluşan ve canla başla oynayan Ankara ekibi karşısında bunun bedelini iki set vererek ödediler. Kendilerini gösterme şansını böylesine kolayca ellerinin tersiyle iten bu oyuncular (Bir gün sonra Buzayev’in klasik altısı ile oynamış) böylesine güzel bir şansı sanırım bir daha bu kadar kolay bulamazlar.

Aslında Buzeyev, 4 yedek oyuncuyu ayni anda sahaya sürmek yerine her sette ikişer ikişer oynatsaydı daha mı iyi olurdu? Diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.

Netice de Polonyalı oyuncu Solipiwko ve Elif, oynamaya oynamaya voleybolu unutmuş görüntüsü çizseler de, Güneş, tüm bu olumsuzluklara karşın yine de maçı 3-2 kazandı. Aslında karşılaşmayı kaybetmiş olsaydı da bir şey ifade etmeyecekti. Çünkü bu sistem de, bu tür takımların yenilmesi, prestijden öteye hiçbir anlam taşımıyor.

Bu arada Kolejli oyuncuları da kutlamak lazım. Keyifle oynadılar. Rakiplerine güçleri yettiğince direndiler ve iki güzel set aldılar. Hepsi görevini fazlasıyla yaptı.

 

YANLIŞ UYGULAMA

 

Bu arada bu iki takım arasında ki maçlarla ilginç bir durumda ortaya çıktı. Cumartesi,  Güneş- TED Kolejliler ilk devre müsabakası, Pazar günü de ikince devre karşılaşması oynandı. Eğer yanlış bilmiyorsam, ilk devrede ki tüm müsabakalar bitmeden, ikinci devre maçı oynanamaz. Bunun nasıl gerçekleştiğini açıkçası merak ediyorum. Gerçi açıklama, “Güneş’in Avrupa Kupası maçları nedeniyle ligde sıkışıklık yaşanmaması için yapıldı” yönünde olacak ama bence yönetmelikleri delmeden de sanırım bu tür sorunlara çözüm bulunabilirdi.

 

FENERBAHÇE- ARÇELİK

 

Günün ikinci karşılaşmasında Fenerbahçe, Arçelik engelini aşarken 1 set kaptırdı.

Sakatlıkları nedeniyle, Can ve Erhan’ın oynamadığı maçta, Sarı- Lacivertliler eski maçlarına biraz tutuk bir görüntü verdiler. Bu da zaman zaman sıkışmalarına ve bir setin gitmesine neden oldu.

İlk sete iyi başlayan Arçelik, ilk teknik molaya da 6-8 girdi. 11-11’e kadar başa baş gelindiyse de Fenerbahçe arayı açmaya başladı. İkinci teknik molaya 16-13 önde girdi, sonra da sayıları 20-15 yaptı. Ne var ki, Arslan 2, Orhan 3, Burak 4 turunda, Arçelikli oyuncu Sercan’ın havuza attığı kısa servisleri çıkarıp, atağa dönüştüremeyince sayılar eşitlendi: 20-20.   

23-23’e karşılıklı sayılarla gelindi. Volkan’ın öldürdüğü topla Sarı- Lacivertliler 24-23 öne geçti. Set sayısı servisi kullanıldı. Arçelik topu oyunda tuttu, Caner pası  4’de attı. Hasan vurdu, bloktan dışarı giden topa son anda Mehmet dokununca set 25-23 Fener’in oldu.

İkinci sette daha derli toplu oynayan Sarı- Lacivertli takım, Arçelikli oyuncuların çabalarına başa çıkarıp hep önde götürdükleri seti bu kez 25-20 aldılar.

3. sette Arçelik, yine oyuna asılmaya başladı. Bunun semeresini de 6-10’a kadar önde gelerek gördü. Ancak Fenerbahçeli oyuncular 12-12 de rakibini yakalamayı başardı. Sonra da iki sayı öne geçti: 17-15. Geriye düşmelerine karşın, bu kez Kırmızı- Beyazlıların direnci kırılmadı. Üst üste gelen 3 sayı ile 17-18 öne geçmeyi başardılar. 21-22 den sonra, Volkan’a Hasan- Ersin ikilisinin yaptığı bloklarla da seti kopardılar: 22-25.

Arçelikli oyuncular aldıkları bu bir seti yeterli görmüş olacaklar ki, 4. sette rakibi karşısında dirençlerini yitirdiler. Bunu iyi değerlendiren Sarı- Lacivertliler tempoyu yükselterek seti 25-16, maçı da 3-1 kazandılar.

 

ARÇELİK TOPARLANMAK ZORUNDA

 

Son iki- üç sezondur takımı da, hedefi de küçülten Arçelik, bu spora gönül verenleri üzüyor. Kurulduğu günden bu yana yetiştirdiği oyuncularla Türk Voleybolu’na ve Ulusal Takımlara büyük hizmetler veren, şampiyonluklar yaşamış, Avrupa da başarılara imza atmış bir kulübün geri çekilmesine kamuoyu bir anlam veremiyor. Koç topluluğunun “Amiral gemisi” olarak kabul edilen, ekonomiye büyük katkıları olan, ülkemizin en karlı kuruluşlarının başında gelen Arçelik’in, tekrar voleybolu hatırlaması ve ligin son sıralarında yer alan takımına yapacağı bir iki transferle yeniden yukarılara tırmanacağı günleri bekliyor.  

 

PAZAR’IN GETİRDİKLERİ

 

Haftanın son günü yine Akatlar’ın yolunu tuttum. Önce Beşiktaş erkek takımımın Gelispor ile yaptığı mücadeleyi izledim.

Siyah- Beyazlılar bu güne kadar ortaya koyduğu performanstan memnun olmadıkları pasörleri Ukraynalı Victor Sychov yerine yeni transfer ettikleri yine Ukraynalı Nyrka’yı sahaya sürdüler. Durgun ve temposuz mücadeleyi Beşiktaş fazla zorlanmadan 3-0 kazandı. Yeni pasörleri hakkında bir maçla yorum yapmak istemiyorum ama sanki Victor’a göre biraz daha iyi gibi göründü.

 

FENERBAHÇE- BEŞİKTAŞ

 

Yakacık İTO Salonu’nda oynanması gereken ama iki takımın anlaşması nedeniyle Akatlar’a alınan iki ezeli rakibin kozlarını paylaştığı maça gelince; Beklenildiği gibi kadro olarak rakibine oranla daha güçlü olan Siyah- Beyazlılar mücadeleden 3-0 galip çıktılar. Gerçi son set dışında Sarı- Lacivertli takım bir hayli direndi ama oyuncuların kopuk kopuk oynaması, yani bütünlüğü bir türlü sağlayamamaları nedeniyle en azından bir set koparmalarını engelledi. Her zaman olduğu gibi Seda yine iyi oynadı. Zaman zaman Natalia- Özge, bazı bölümlerde de Alevtina defansıyla O’na yardımcı olmaya çalıştılar ama her an oyunun kaderini değiştirecek oyuncuları bulunan Beşiktaş, rakibine fazla prim tanımadı. Siyah- Beyazlılarda Azru- Elena ikilisinin iyi manşet geldiğinde yaptıkları atak çeşitlemeleri yine göze hoş gelirken, Buyeva’yı ilk kez bu kadar iyi oynarken gördüm. Özellikle defanstan çıkardığı toplarla arkadaşlarını ateşledi.

İlk sete Fenerbahçe istekli ve iyi oynayarak başladı. Servisler, defanstan çıkan toplar ve hücumlar dan gelen sayılarla 11-10’a önde geldi. Ne var ki, Eda’nın servis den takımına kazandırdığı iki direk sayı bu kez Siyah- Beyazlıları 11-14 öne geçirdi.  Ama Galatasaray karşılaşmasında olduğu gibi, Arzu’nun 4’de olduğu ve önde Duygu- Rykova ile 3 metre içinde arka arkaya durdukları pozisyon da Beşiktaş yine hücumda sıkıştı. Bu fırsatı iyi değerlendiren Fenerbahçe üst üste aldığı 4 sayı ile durumu 15-14 yaptı. Siyah- Beyazlılar tekrar sıçradı: 15-18. 16-19. Sarı- Lacivertli oyuncuların 3 bloğu sayıları eşitledi: 19-19. Bu bloklara önce Eda, sonra Elena blokla cevap verdi: 19-21. Bu iki sayılık farkı büyüten Beşiktaş seti 20-25 kazandı.

İkinci sette Siyah- Beyazlılar, rakiplerine oranla  her yönüyle üstün bir görüntü çizdiler ve bunu da sayılara dönüştürerek, 17-25 seti aldılar.

3. sete başa baş bir mücadele vardı. İlk teknik molaya 7-8 Beşiktaş, ikinciye 16-15 Fenerbahçe önde girdi. Bu arada Arzu’nun önde olduğu turu iyi değerlendiren Sarı- Lacivertliler iki sayılık bir fark yakaladılar: 18-16. Ne var ki Arzu arkaya dönerken, bu kez Özge’nin önde kalması Beşiktaş’a avantaj getirdi ve üst üste gelen 4 sayı ile 18-20 oldu. Fenerbahçeli oyuncuların farkı kapatma çabaları sonuç vermeyince de seti 22-25 alan Siyah- Beyazlılar ezeli rekabetten 0-3 galip çıkan taraf oldu.       

Günün diğer maçlarında ise ilginç sonuçlar vardı; Eczacıbaşı, Türk Telekom dan son anda

3-2 ile sıyrılırken, İzmir de yabancılarını gönderen Karşıyaka, Şişli’nin iyi oyununa boyun eğdi: 2-3. Ankara da, SSK, İller Bankası’nı 3-1 ile geçerken şaşırttı. Öte yandan

Dicle Üniversitesi, bu güne kadar oynadığı 3 maçını da kazanmayı başaran Gaziantep Şahinbey Belediyesi’ni 3-1 yenerek 5. yolunda umutlarını tazeledi.

 

BAHAR OLAYI

 

Bugün Eczacıbaşı tarafından gazetelere Bahar’ın kadro dışı bırakıldığı haberi geçilmiş. Beşiktaş TV’de ki “Libero” adlı voleybol programımız başlamadan az önce gazetem Cumhuriyetten arayarak haberi verdiler ve nasıl değerlendirelim? Diye sordular. Beni çok şaşırtan “Haberi verirken yorum yapmayın çünkü henüz nedenleri bilmiyoruz. İki tarafla da konuşup öyle değerlendiririz.” dedim. Bu arada Bahar’a ulaşmaya çalıştık ama telefonu kapalıydı. Ancak küçük bir araştırma sonucunda, Bahar’ın “Eczacıbaşı  beni kadro dışı bırakmadan önce, ben inanmadığım antrenör Motta ile çalışamayacağımı zaten kendilerine iletmiştim. Yani O’nlar beni değil, ben Eczacıbaşı’nı bıraktım” dediğini öğrendim.

Bu olaya iki tarafta farklı yorum getirdiğine göre, işin aslını ancak daha sonra öğrenebileceğiz. Onun için şimdilik yorum yapmak istemiyorum. 

Programda da Enver Bağlarbaşı ayni konuyu sordu. O’na da cevap olarak yukarıdaki cümleleri söyleyerek cevap verdim. Ancak kim haklı olursa olsun,beni üzen şey, gerek Ulusal takımımızın, gerekse Eczacıbaşı’nın  başarılarında büyük pay sahibi olan Bahar bu kadar kolay harcanmalı. Çünkü Baharlar kolay kolay yetişmiyor. Umarım iki tarafta geri adam atarak bu olayı onarılmaz boyutlara götürmezler.

 

Bu arada Eczacıbaşı’nın bana geçtiği maili de buraya alıyorum. Bu konuda Bahar’ın da söyleyeceği bir şey olursa onu da gelecek haftaki yazımın içine alırım.

 

Eczacıbaşı, Bahar’ı kadro dışı bıraktı

Eczacıbaşı Spor Kulübü, voleybolcusu Bahar Mert’i süresiz kadro dışı bıraktı.

Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, genç oyuncuları takıma kazandırmayı ve Türk voleyboluna yeni yıldızlar yetiştirmeyi hedefleyen stratejiye uyum sağlayamaması nedeniyle, Bahar’ın süresiz olarak kadro dışı bırakıldığı belirtildi.

Bahar'ın oynadığı pasör mevkiinin ilk aşamada takımdaki genç oyuncularla takviye edileceği vurgulanan açıklamada, Bahar Mert’in aktif spor yaşamına kesintisiz olarak devam edebilmesi için Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün her türlü öneriye açık olduğu da ifade edildi.”

 

ECZACIBAŞI- TELEKOM MAÇIYLA İLGİLİ YEŞİM VE HAMİDE’NİN YORUMU

 

Herseyden once Sisli' yi bugunku galibiyetinden dolayi kutluyorum.
Aslanlarim benim!!
Cumartesi  CNN Smac i izleyen oldu mu?? Guzel bir program oldu,
Cengiz Hoca pasorlerin nasil zor yetistigini anlatti, tespitleri cok dogruydu. Arzu' nun Bahar yorumu ilgincti..
Gelelim bugunku Eczaci-Telekom macina..
Macin ilk seti basa bas gecse de Eczacibasi bitmeyen hatalar ve karmasik oyunu sebebiyle ilk seti kaybetti.  Ikinci seti o hirs ve sinirle aldiktan sonra Telekom 3. sette yine ciddi bir ustunluk sagladi. Marko Pasa kenarda cildirdi. Bahar 2 tane topu pas yerine direk karsi tarafa atinca Naz' i oyuna aldi. Naz girdikten sonra pespese alinan sayilar Eczacibasinin arayi kapamasina yetti ama setin gitmesine yetmedi...  Marko hoca bosluga tekme atti sinirden...Naz takimi cok guzel oynatti, takimi o kurtardi diyebiliriz. Farkindalar mi bilmiyorum ama bu cocuga cok sey borclu bugun Eczacibasi.. Son setin son dakikalarinda da Neri yi tekrar iceri alacakti, bench de oturan Bahar' a sen orda durma kenara git gibi birseyler soyledi Marco Pasa; Neriman a bench de otur dedi.Bu hafta Kathie yoktu (ne guzel!) Yerine basta Neriman sonra da Merve oynadi. Her ikisi de oynadigi surece gayet basarili bir oyun sergilediler.  Ayni sekilde Nilay' in yerine de Gokcen oynadi, hem de iyi oynadi.  Esra' da tam formundaydi bugun, eh bizim eleman hep iyi zaten .. :-) Telekom a afferin, hicbir sekilde birakmadilar maci ve arada fark olsa bile kapamak icin cabalarina devam ettiler. Hirs ve isteklerini cok takdir ettim.  Hocalari birraz asabi idi, 3. sette hata yapan liberoya " Sen ruh hastasi misin hata yapinca bunalima giriyorsun?" diye bagirdi.  :-)

YEŞİM

“Bunlar da mactan benim aklimda kalanlar....
-- Her iki takimda servis atarken karşı tarafı zorladi.  Ozellikle EczaciCok fazla direk sayi olmamakla beraber. İki takimda manset yuzdelerinin kotu oldugunu dusunuyorumEczaci'nin manseti toparladigi anlarda farki ortaya cikiyordu zaten.
-- Esra ve Stacey mac icinde sureklilik saglayamamalarina ragmen gerekli zamanlarda uzerlerine duseni yaptilar.
-- Gulden de uzun bir aradan sonra daha iyi bir oyun oynadi.
-- Mila kotu gunundeydi - yine de en azindan serviste etkili olarak takima katkida bulundu.
-- Gencler icin soyleyecek cok seyler var -iyi seyler- ama once hayirlisiyla devamini getirsinler ;)
-- Saha da cok iyi top oynamasa da savasan bir Eczaci vardi.  Telekom da ayni sekildeOyle olunca hatalardan dolayi kalite olmamasina ragmen izlemesi keyifli bir mac oldu.
--  Telekom tehlikeli takim...”

HAMİDE

PAZARTESİ MAÇLARI

 

Pazartesi günü Ankara da 4, Erdemir de ise 1 karşılaşma oynandı. Sonuçlara bakınca güzel maçlar olduğu izlenimi edindim. Ankara seyircisi her halde voleybola doymuştur.

Günün ilk maçında Çankaya Belediyesi, Meram Belediyesi’ni 5. setlik bir mücadeleden sonra yenmeyi başardı.

Maliye, evinde oynamanın avantajını iyi değerlendirerek, Bafraspor’a şans tanımadı: 3-0.

3. müsabakada Ziraat Bankası, 2-0 öne geçmenin avantajını kullanamayınca toparlanan Galatasaray bu zorlu mücadeleyi 2-3 kazanmayı başardı.

Günün son karşılaşmasının sonucu ise merakla bekleniyordu. Çünkü iki takım da ligin zirvesi için hesaplarını yapıyordu. Ama sonuçta bu zorlu maçı, 3-0 gibi net bir skorla kazanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi oldu. İstanbul takımına galibiyete özellikle 3 tecrübeli oyuncusu Aykut, Nikolay ve libero Vefa’nın getirdiği söylendi. 

 

AVRUPA KUPALARI

 

Bu hafta şampiyonlar Ligi’nde karşılaşma yoktu. Ancak Top Teams de Halk Bankası ve Erdemir’in, CEV Kupası’nda Polis Akademisi ve Arkas’ın maçları vardı. Bu 4 ekibimizden sadece Halkbank yüzümüzü güldürdü.

Top Teams Kupası’nda 3. karşılaşmasını oynayan takımız Ankara da Çek Ferram Opava’yı

3-0 gibi net bir skorla geçerek, grupta ki iddiasını sürdürdü.

Ayni kupada ki diğer temsilcimiz Erdemirspor, Yunanistan da Panathinaikos’a 0-3 yenilerek umutlarını yitirdi.

CEV Kupası’nda ise Ankara da rakiplerini misafir etmesine karşın polis Akademisi başarılı olamadı ve elendi.

Diğer bir temsilcimiz Arkas, Slovenya da ki grupta ilk gün ev sahibi Topalsica’yı, son günde Hırvat Rijeya’yı 3-0 yenmesine karşın, Polonya temsilcisi Wkret- Met Domex engelini aşamayınca Avrupa’ya erken veda etmek zorunda kaldı.

 

BİR NOT:

 

Bana mail gönderen Soner Binici, antrenörlük yaptığı takımı Polisan Değirmenderespor’u ve hedeflerini anlatmış. 11 yıldır voleybolun belediye desteğiyle bu belde de hep ön planda olduğunu, geçen yıl final oynamalarına karşın 1. Lige çıkamadıklarını ama bu sezon Polisan firmasının desteğini de alarak daha iyi bir kadro kurduklarını ve bu kez hedefe ulaşmak istediklerini anlatmış. Ayrıca “Eğer fırsatını bulunsanız lütfen bizi izleyin, en azından sitemizden (degirmendereninsultanları.com) bizi takip edin” diye yazmış.

Soner kardeş, tabi ki fırsatını bulursam sizi izlemek isterim. İstanbul’da ki iyi bir deplasman maçının bana tarihini ve saatini yazarsan, eğer başka karşılaşmalarla çakışmıyorsa gelmeye çalışırım.

 

İşte geçen bir haftanın benim ve voleybol grubumuzun gözüyle değerlendirmesi böyleydi. Tekrar buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.

 

 

A  L  E  V    A  N  A  K  Ö  K