NEREYE
GİDECEĞİMİZİ ŞAŞIRDIK
Bu
hafta, bizler açısından oldukça sorunlu geçti. Maçların İstanbul’un çeşitli
salonlara dağılması nedeniyle hangisin izleyeceğimi şaşırdım. Çarşamba günü karşılaşmaların
saatleri çakıştığı için Burhan Felek, Akatlar,
Yeşilyurt salonlarında oynanan maçlardan iki ezeli rakibin kozlarını paylaştığı
Beşiktaş- Galatasaray mücadelesini tercih ettim.
Cumartesi
rahattım. Çünkü sadece Yakacık İTO Salonu’nda iki müsabaka vardı. Ama Pazar
günü yine trafik karıştı. Ben Yakacık- Akatlar- Ayazağa üçgeninden yine Akatlar’a
gittim. Bu kez Beşiktaş erkek takımının Gelispor, bayanlarında Fenerbahçe ile oynadığı
karşılaşmaları izledim. Ama aklım Eczacıbaşı- Telekom maçında kaldı.
Yanılmamışım, 5 setlik güzel bir mücadele olmuş.
Böylesine
değişik yerlerde oynanan maçları izleme şansımın olmamasına aslında fazlada
hayıflanmıyorum. Çünkü bizim voleybol grubundaki arkadaşlar seyredemediğimiz bu
karşılaşmalarla ilgili bilgileri siteye yazıyorlar. Ben de oradan okuyor,
ayrıca alıntılar yaparak yazımın içine alıp sizlerle paylaşıyorum. Bu hafta da
bazı maçlar böyle oldu.
BEŞİKTAŞ- GALATASARAY
Haftaya
Çarşamba günü Akatlar da iki ezeli rakip Beşiktaş- Galatasaray karşılaşmasını
izleyerek başladım. Ev sahibi Siyah- Beyazlılar zorlanmadan sonuca giderek
mücadeleden 3-0 galip ayrıldı. Aslında beklentimizde
Beşiktaş’ın kazanacağı yönündeydi ama en azından Sarı- Kırmızılıların önemli
bir Avrupa turnuvasından mutlu, psikolojik olarak rahatlamış, ancak yorgun
dönen rakibini zaman zaman sıkıştıracağını
düşünmüştüm. İlk set dışında olmadı. Çünkü Beşiktaş, kapasiteli oyuncularıyla
üstünlüğünü rakibine kabul ettirdi.
İlk
sete ev sahibi 4-0 başladı. Yayina’nın
servislerinden gelen iki direk sayı farkı azaltsa da (4-3),
Siyah- Beyazlılar tekrar atak yaparak ilk teknik molayı 8-3 geçtiler. Sonra
sayılar 9-5 oldu. Bu arada Beşiktaş’ın her zaman
sıkıntı yaratan Duygu 2, Mrkova 3, Arzu 4 (Bu üç
oyuncu 3 numara çıvarında ve
İkinci
sette artık sahada manşet hatalarını azaltmış, etkili servis atan, çok iyi blok
ve hücum yapan bir Beşiktaş vardı. Set 25-17 geldi.
3.
sette de değişen fazla bir şey yoktu. Galatasaray zaman zaman
attığı iyi servislerle rakibini zorlasa da bu sadece aradaki sayı farkını biraz
azaltmaktan öteye geçmedi ve seti 25-20 alan Siyah-
Beyazlılar maçtan da 3-0 galip çıkan taraf oldu.
İSTATİSTİK
Beşiktaş:
73 servis, 5 hata, 2 sayı. Servise karşı 49 manşet, 5 hata, yüzdesi 84. Exc: % 61. 94 hücum, 38 sayı, yüzdesi 40. 16 blok.
Galatasaray:
58 servis, 6 hata, 4 sayı. Servise karşı 66 manşet, 2 hata, yüzdesi 76. Exc: % 58. 94 atak, 26 sayı, yüzdesi 28. 9 blok.
OYUNCULAR:
Beşiktaş:
Buyeva: 14 servis, hata yok, 2 sayı. 6 manşet, 1
hata, yüzdesi 83. Exc: % 50. 16 hücum, 4 sayı,
yüzdesi 25. 1 blok.
Elena: 16 servis, 1 hata, sayı yok. 9 manşet, 2
hata, yüzdesi 78. Exc: % 67. 20 atak, 9 sayı, yüzdesi
45. 2 blok.
Duygu:
8 servis, hata da sayı da yok. 23 hücum, 7 sayı, yüzdesi 30. 1 blok.
Arzu:
12 servis, 2 hata, sayı yok. 1 blok.
Rykova: 10 servis, 1 hata ve sayı yok. 11
manşet, yüzdesi 91. Exc: % 64. 19 atak, 13 sayı,
yüzdesi 68. 5 blok.
Eda: 13
servis, 1 hata, sayı yok. 12 hücum, 5 sayı, yüzdesi 42. 7 blok.
Nihan: 21
manşet, 2 hata, yüzdesi 81. Exc: % 57.
Galatasaray:
Yanina: 15 servis, 1 hata, 2 sayı. 11 manşet,
hata yok, yüzdesi 73. Exc: % 73. 27 hücum, 7 sayı,
yüzdesi 26. Blok yok.
Olga: 9 servis, 1 hata, 1 sayı. 15 atak, 7
sayı, yüzdesi 47. 2 blok.
Ferda:
10 servis, 1 hata, 1 sayı. 13 manşet, hata yok, yüzdesi 62. Exc:
% 38. 9 atak, 2 sayı, yüzdesi 22. Blok yok.
Burçin:
10 servis, hata da sayı da yok. 23 manşet, 2 hata, yüzdesi 74. Exc: % 57. 11 hücum, 3 sayı, yüzdesi 27. 4 blok.
Vesna: 8 servis, 2 hata, sayı yok. 29 hücum, 7
sayı, yüzdesi 24. 1 blok.
Berat:
5 servis, hata ve sayı yok. 1 blok.
Neslihan:
18 manşet, hata yok, yüzdesi 89. Exc: % 67.
ÇARŞAMBA’NIN DİĞER MAÇLARI
Çarşamba
günü İstanbul da oynanan Şişli- Fenerbahçe ve Ankara da ki Telekom- Güneş Sigorta
maçlarını bizim voleybol grubundaki arkadaşlarımın aralarındaki yazdıklarından
alıntılarla vermek istiyorum:
“Dun aksam oynanan Sisli-FB macina Sisli cok hizli basladi. Fener daha nooluyor diyemeden Sisli seti 25-15
aliverdi. 2.
sette Fener kendilerinin BLOK diye adlandirilan bir gucunun oldugunun farkina varinca Sisli top oldurememeye basladi. Basa bas
giden seti fener aldi. 3. sette Sisli tamamen koptu,
hele setin sonunda Fener servis atarken (ozur dilerim
henuz oyuncu isimlerini iyi bilemiyorum) Filiz, yeni
eleman ve Muhammet Hoca nin bir yandan servisin auta dusecegini sanarak diger yandan
da manseti kimin alacagina
karar verememekten sebep, Fener 5 tane ace yapti.Son
set Sisli toparlanir gibi oldu ama maalesef bu macin skorunu degistirmelerine
yetmedi.Her iki takimi da bu sezon ilk kez izledim dolayisiyla
ciddi bir yorum yapmak cok önyargili
olur. Sisli de Rozi' yi cok
begendim, takimin en iyisiydi. Diger
yabanci elamanin manseti kotu, biraz da yavas
buldum. Arka tarafa gelen topa kosmak yerine bakmak
gibi bir zaafi var :-). Fenerde bloklar cok
iyiydi, zaten ciddi uzun boylu bir takim fener. Adnan Hoca bayagi bir gergindi dun... Ben hala Seda keske Fener yerine Eczacibasinda oynasaydi diyorum... :-)
Bir kucuk
not: Dun aksam da Umit Sokullu Hoca Felekteydi. Sisli
oyuncularinin hepsinin coraplari
ayniydi fakat Fenerin -sahadaki oyuncularinda- tam 5 farkli tipte corap vardi... :-)”
YEŞİM
Şimdi
sırada Uğur’un Telekom- Güneş Sigorta maçıyla ilgili yorumu (Bu arada bu
karşılaşma ile ilgili “Forum” köşemizde
Melis Tuncel’in de yazısı var):
“Telekom-Vakifbank macinda pazar gunku
izlenimlerimden dolayi surpriz
bir sonuc bekliyordum.Acik soylemek gerekirse o surprizi de yapmak uzereydi
Telekom ama cok basit yerlerde basit hatalar guzel bir gunu kotuye cevirdi.
Vakifbank maca
Kommisarova'nin yerine Elif ve Gozde'nin
yerine Solipiwko ile basladi.Gozde
tribunde oturuyordu,sanirim
bir sakatlik durumu var.Ilk
sette Vakifbank 4-0 onde basladi oyuna.Daha sonra Telekom toparlandi,Vakifbank'in servislerine karsi
libero Pinar gercekten cok zorlandi.Mac boyunca da manseti vasatin ustune cikmadi Pinar'in.Telekom
ilerleyen bolumlerde servis atmaya baslayinca Vakif'in yumusak karni olan manset sorunu
kendini gosterdi.hucumda
zor top oldurmeye basladi Vakif.Telekom'un etkili servisleri karsisinda
Aysun'u hucuma hic sokamadi Vakif.Dos Santos'un da art arda yaptigi 4 hucum hatasindan sonra Buzayev onu
kenara aldi ve Ebru'yu soktu oyuna.Telekom Eda ve Lena ile skoru tasidi ve set
24-22 telekom lehineydi.Sonra Vakif
uzun bir ralliden sonra skoru 24-23 yapti.Hersey Telekom'un kontrolunde
gidiyordu ama anlamsiz bir sekilde
Bulent Karslioglu mola aldi.Mola'da anlattigi hucum Lena'nin 3 numaraya dolasarak yaptigi hucumdu.Ama bu hucumu
beceremediler ve Vakif daha sonra oyunu kopardi ve seti 27-25 kazandi.Setin
donum noktasi bence alinan
o gereksiz molaydi.
Ikinci sette
ise Vakif'in manseti resmen
yok oldu.Hani manset kotuydu
filan deriz,bu sette manset bile yoktu kotu diyebilecegimiz.Istatistik tutmadim ama tahminim 7-8 tane servis sayisi
vardi Telekom'un,Tek kelimeyle voleybol adina yapilacak herseyi yapti Telekom.Lena'nin da vurdugu her topu sayi yapmasiyla bu set cok rahat bir bicimde Telekom'un oldu.Ebru'nun sanirim 4 tane manset hatasi vardi bu set.Neslihan ve Solipiwko zaten manset almiyor,Necla,Deniz ve Ebru'nun da mansetleri
iyi olmayınca setin kaybedilmesi kacinilmaz oldu.Buna
bir de Elif'in kötü paslari ve pas tercihleri
eklenince tam bir felaket oldu.
Ucuncu sete de
cok iyi basladi Telekom,2.
setin devami gibiydi.Yine manset hatalari,yine hucum hatalari.Skor 10-6 Telekom
lehineyken Buzayev daha fazla tahammul
edemedi Elif'e ve Kommisarova'yi oyuna aldi.Bu saatten sonra da olay tersine dondu.13-8 onde olan Telekom bir anda dagildi
ve cok kisa bir zaman zarfi icinde Vakif
8-0 lik bir seri yakaladi
ve skoru 16-13 yapti.Bu 8-0 seride Vakif'in yaptigi tek sey servisi Lena'ya yikmak ve blogu 4 numaraya hazirlamak oldu.Cunku Lena'dan baska tek hucum silahi Eda'ydi
bu macta.Bunda basari saglayan
Vakifbank seti bu farkla goturdu
ve 25-22 kazandi seti.Lena'nin
gucu 3 set surdu maalesef,eger
biraz daha diri kalabilseydi Telekom oyuna biraz daha asilabilirdi.Cunku Eda ve Lena disindaki oyuncular hucumda fazla
gorunmediler.
Macin son
setinde oyun basa bas gitti.Telekom Eda ile etkili
olmaya calisti.Ama Vakif'in
manseti biraz duzeldigi icin Telekom savunma yapmakta cok
zorlandi.Kommisarova'nin super yatik toplari
Telekom blogunu baya zorladi.Lena'nin gucunun tukenmesi ve Eda'nin da yorulmasiyla hucum opsiyonu
kalmayan Telekom mac boyunca kullanmadigi
Olga'yla hucumlar denedi
ama bunlarda basari saglayamayinca Vakif seti 25-20 kazandi.Skor
19-18 idi bir ara ama kommisarova servise gecti ve Telekom mansetini felc etti adeta.Bir anda 24-18'e geldi skor ve oyun koptu
orda.
Telekom'un hucum
opsiyonu anlaminda cok
fazla sorunu var gibi gorunuyor.Bir de bu macta cok bariz belli olan birsey;bizim
smacorlerimiz rakip blogu kullanmayi gercekten
bilmiyor.Teknik oyuncumuz neredeyse hic yok.Bugunku macta Vakif
blogunun oturmadigi veya yanlis yerlestigi pozisyonlarda
paralelden veya blok-outla cok
fazla sayi cikarabilecekken,tum toplari blogun
ortasina vurdu Telekom smacorleri,ozellikle de Eda.Sanirim antrenorlerimizin smacorleri bu
konuda biraz egitmesi gerekiyor.Cunku
normal bir durum gibi gorunmuyor bu.Milli maclarda rakip oyuncular takir takir blok-out yaparken bizim
oyuncular ya bloktan korkup plase yapiyor,ya yumusak bir sekilde rakip alana gonderiyor yada blogun ortasina vuruyor topu.Gercekten cok buyuk bir eksiklik bu bizim oyuncularimizda.
Vakifbank'ta
ise cok bahsettigimiz olay bugun cok guzel
ortaya cikti.Manset sorunu diz boyu.Dos Santos,Ebru ve hatta Deniz'le
Necla.Hepsi tel tel dokuluyor
mansette.Avrupa maclarinda oldukca basarili oldu Vakif ama
ben gelecek maclarda ayni basariyi gosterebileceklerine inanmiyorum.Bu
seneki en onemli isleri Kommisarova'yi
almalariydi.Eger bugun ust siralardaysalar
bunda bence en onemli pay Kommisarova'nindir.
Neslihan konusuna ise ayri bir parantez acmak istiyorum.Bugunku maci aranizda izleyenler olmustur mutlaka.Vakif'in tum oyunculari;Aysun'dan Elife,Deniz'den Necla'ya,Ebru'dan Dos Santos'a kadar herkes kötü
bir gününde,manset gelmiyor,servis atilamiyor,pas cikmiyor ne ararsaniz var.Boyle bir gunde Neslihan herseye ragmen hucumda takimini ayakta
tutuyor.Servise geldigi zaman Telekom bocaliyor.Arka alanda yaptigi savunmayi da gormenizi cok isterdim bugun.Daha once hic bu kadar hareketli ve
iyi savunma yaptigini gormemistim.Hucumda yine hatalar yapti.Cunku her zaman en zor toplara vuracak olan kisi o.Ama bugun Vakif bu durumda maci
kazanabildiyse bun u iki kisiye borclu.Birisi
Kommisarova digeri
Neslihan.
Mactan ciktim
ve seyircilerin konusmalarini dinledim.Konusulan tek sey var; Neslihan'in fazla kilolari!!! Vay efendim milli takimin oyuncusu bu kadar kilo alir mi,vay efendim artik sicrayamiyomus falan filan...Arada argo kelimeleri hic saymiyorum.Bizim Vakif'in manset sorunu,hucum sorunu,servis sorunu,kotu oyunculari
bir tarafa itilmis ve konusulan
tek kisi yine Neslihan.Bu konuda bir daha yazmamayi dusunuyordum ama artik insanlarin kendine gelmesi lazim
diye dusunuyorum.Bu kadar elestiriyi
hakettigini dusunmuyorum
ben Neslihan'in.Ona gelmeden once
daha tonlarca kisi var elestirecek.”
UĞUR
Yeşim ve Uğur ikinize de teşekkürler. Umarım görüşlerinizi bir kez daha
aldığım için bana kızmazsınız.
GÜNEŞ- TED KOLEJLİLER
Burhan
Felek de Güreş olması nedeniyle hafta sonu maçlar Yakacık da ki İTO Salonu’nda
oynandı. İlk kez gittiğim bu salonun yolu biraz sapa olmasına karşın, temiz,
sıcak ve güzel bir salon. Burada hentbol karşılaşmaları oynandığı için
boyutları çok iyi. Ama alışmadığımız için biraz yadırgadık. Sanırım Güneşli
oyuncular da yadırgamış olacaklar ki Kolejlilere 2 set kaptırdılar. Salon ile
ilgili söyleyeceğim tek olumsuzluk; Yerleri silenlerin sokak ayakkabılarıyla bu
işi yapmalarıydı.
Karşılaşmaya
Buzayev, Elif, Deniz, Solipiwko,
İpek, Neslihan, Ebru altısı ile başladı. 1. setin ortalarında Neslihan’ı
çıkarıp, yerine Gözde’yi aldı. Tüm maçı bu şekilde oynadı. İşler kötü gittiği,
yani setlerin kaybedildiği bölümlerde de asları içeri almadı. Belki de
yedeklerin sıkıştıkları anlarda neler yapabileceğini görmek istedi. Ama bu
oyuncular o kadar isteksiz ve dağınıktılar ki, genç oyunculardan oluşan ve
canla başla oynayan Ankara ekibi karşısında bunun bedelini iki set vererek
ödediler. Kendilerini gösterme şansını böylesine kolayca ellerinin tersiyle
iten bu oyuncular (Bir gün sonra Buzayev’in klasik
altısı ile oynamış) böylesine güzel bir şansı sanırım bir daha bu kadar kolay
bulamazlar.
Aslında
Buzeyev, 4 yedek oyuncuyu ayni anda sahaya sürmek
yerine her sette ikişer ikişer oynatsaydı daha mı iyi
olurdu? Diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.
Netice
de Polonyalı oyuncu Solipiwko ve Elif, oynamaya oynamaya voleybolu unutmuş görüntüsü çizseler de, Güneş,
tüm bu olumsuzluklara karşın yine de maçı 3-2 kazandı.
Aslında karşılaşmayı kaybetmiş olsaydı da bir şey ifade etmeyecekti. Çünkü bu
sistem de, bu tür takımların yenilmesi, prestijden
öteye hiçbir anlam taşımıyor.
Bu
arada Kolejli oyuncuları da kutlamak lazım. Keyifle oynadılar. Rakiplerine güçleri
yettiğince direndiler ve iki güzel set aldılar. Hepsi görevini fazlasıyla
yaptı.
YANLIŞ UYGULAMA
Bu
arada bu iki takım arasında ki maçlarla ilginç bir durumda ortaya çıktı.
Cumartesi, Güneş- TED Kolejliler ilk
devre müsabakası, Pazar günü de ikince devre karşılaşması oynandı. Eğer yanlış
bilmiyorsam, ilk devrede ki tüm müsabakalar bitmeden, ikinci devre maçı
oynanamaz. Bunun nasıl gerçekleştiğini açıkçası merak ediyorum. Gerçi açıklama,
“Güneş’in Avrupa Kupası maçları nedeniyle ligde sıkışıklık yaşanmaması için
yapıldı” yönünde olacak ama bence yönetmelikleri delmeden de sanırım bu tür
sorunlara çözüm bulunabilirdi.
FENERBAHÇE- ARÇELİK
Günün
ikinci karşılaşmasında Fenerbahçe, Arçelik engelini
aşarken 1 set kaptırdı.
Sakatlıkları
nedeniyle, Can ve Erhan’ın oynamadığı maçta, Sarı- Lacivertliler eski maçlarına
biraz tutuk bir görüntü verdiler. Bu da zaman zaman
sıkışmalarına ve bir setin gitmesine neden oldu.
İlk
sete iyi başlayan Arçelik, ilk teknik molaya da 6-8 girdi. 11-11’e kadar başa baş gelindiyse de Fenerbahçe
arayı açmaya başladı. İkinci teknik molaya 16-13 önde
girdi, sonra da sayıları 20-15 yaptı. Ne var ki, Arslan
2, Orhan 3, Burak 4 turunda, Arçelikli oyuncu
Sercan’ın havuza attığı kısa servisleri çıkarıp, atağa dönüştüremeyince sayılar
eşitlendi: 20-20.
23-23’e
karşılıklı sayılarla gelindi. Volkan’ın öldürdüğü topla Sarı- Lacivertliler 24-23 öne geçti. Set sayısı servisi kullanıldı. Arçelik topu oyunda tuttu, Caner pası 4’de attı. Hasan vurdu, bloktan dışarı
giden topa son anda Mehmet dokununca set 25-23
Fener’in oldu.
İkinci
sette daha derli toplu oynayan Sarı- Lacivertli takım, Arçelikli
oyuncuların çabalarına başa çıkarıp hep önde götürdükleri seti bu kez 25-20 aldılar.
3.
sette Arçelik, yine oyuna asılmaya başladı. Bunun
semeresini de 6-10’a kadar önde gelerek gördü. Ancak Fenerbahçeli oyuncular 12-12 de rakibini yakalamayı başardı. Sonra da iki sayı öne
geçti: 17-15. Geriye düşmelerine karşın, bu kez
Kırmızı- Beyazlıların direnci kırılmadı. Üst üste gelen 3 sayı ile 17-18 öne geçmeyi başardılar. 21-22
den sonra, Volkan’a Hasan- Ersin ikilisinin yaptığı bloklarla da seti
kopardılar: 22-25.
Arçelikli oyuncular aldıkları bu bir seti yeterli
görmüş olacaklar ki, 4. sette rakibi karşısında dirençlerini yitirdiler. Bunu
iyi değerlendiren Sarı- Lacivertliler tempoyu yükselterek seti 25-16, maçı da 3-1 kazandılar.
ARÇELİK TOPARLANMAK ZORUNDA
Son
iki- üç sezondur takımı da, hedefi de küçülten Arçelik,
bu spora gönül verenleri üzüyor. Kurulduğu günden bu yana yetiştirdiği
oyuncularla Türk Voleybolu’na ve Ulusal Takımlara büyük hizmetler veren,
şampiyonluklar yaşamış, Avrupa da başarılara imza atmış bir kulübün geri
çekilmesine kamuoyu bir anlam veremiyor. Koç topluluğunun “Amiral gemisi”
olarak kabul edilen, ekonomiye büyük katkıları olan, ülkemizin en karlı
kuruluşlarının başında gelen Arçelik’in, tekrar
voleybolu hatırlaması ve ligin son sıralarında yer alan takımına yapacağı bir
iki transferle yeniden yukarılara tırmanacağı günleri bekliyor.
PAZAR’IN GETİRDİKLERİ
Haftanın
son günü yine Akatlar’ın yolunu tuttum. Önce Beşiktaş
erkek takımımın Gelispor ile yaptığı mücadeleyi
izledim.
Siyah-
Beyazlılar bu güne kadar ortaya koyduğu performanstan memnun olmadıkları pasörleri Ukraynalı Victor Sychov
yerine yeni transfer ettikleri yine Ukraynalı Nyrka’yı
sahaya sürdüler. Durgun ve temposuz mücadeleyi Beşiktaş fazla zorlanmadan 3-0 kazandı. Yeni pasörleri
hakkında bir maçla yorum yapmak istemiyorum ama sanki Victor’a göre biraz daha
iyi gibi göründü.
FENERBAHÇE- BEŞİKTAŞ
Yakacık
İTO Salonu’nda oynanması gereken ama iki takımın anlaşması nedeniyle Akatlar’a alınan iki ezeli rakibin kozlarını paylaştığı
maça gelince; Beklenildiği gibi kadro olarak rakibine oranla daha güçlü olan
Siyah- Beyazlılar mücadeleden 3-0 galip çıktılar.
Gerçi son set dışında Sarı- Lacivertli takım bir hayli direndi ama oyuncuların
kopuk kopuk oynaması, yani bütünlüğü bir türlü
sağlayamamaları nedeniyle en azından bir set koparmalarını engelledi. Her zaman
olduğu gibi Seda yine iyi oynadı. Zaman zaman Natalia- Özge, bazı bölümlerde de Alevtina
defansıyla O’na yardımcı olmaya çalıştılar ama her an
oyunun kaderini değiştirecek oyuncuları bulunan Beşiktaş, rakibine fazla prim
tanımadı. Siyah- Beyazlılarda Azru- Elena ikilisinin iyi manşet geldiğinde yaptıkları atak
çeşitlemeleri yine göze hoş gelirken, Buyeva’yı ilk
kez bu kadar iyi oynarken gördüm. Özellikle defanstan
çıkardığı toplarla arkadaşlarını ateşledi.
İlk
sete Fenerbahçe istekli ve iyi oynayarak başladı. Servisler, defanstan çıkan
toplar ve hücumlar dan gelen sayılarla 11-10’a önde
geldi. Ne var ki, Eda’nın servis den takımına kazandırdığı iki direk sayı bu
kez Siyah- Beyazlıları 11-14 öne geçirdi. Ama Galatasaray karşılaşmasında olduğu gibi,
Arzu’nun 4’de olduğu ve önde Duygu- Rykova ile
İkinci
sette Siyah- Beyazlılar, rakiplerine oranla her yönüyle üstün bir görüntü çizdiler
ve bunu da sayılara dönüştürerek, 17-25 seti aldılar.
3. sete
başa baş bir mücadele vardı. İlk teknik molaya 7-8
Beşiktaş, ikinciye 16-15 Fenerbahçe önde girdi. Bu arada Arzu’nun önde olduğu
turu iyi değerlendiren Sarı- Lacivertliler iki sayılık bir fark yakaladılar: 18-16. Ne var ki Arzu arkaya dönerken, bu kez Özge’nin önde
kalması Beşiktaş’a avantaj getirdi ve üst üste gelen 4 sayı ile 18-20 oldu.
Fenerbahçeli oyuncuların farkı kapatma çabaları sonuç vermeyince de seti 22-25 alan Siyah- Beyazlılar ezeli rekabetten 0-3 galip
çıkan taraf oldu.
Günün
diğer maçlarında ise ilginç sonuçlar vardı; Eczacıbaşı, Türk Telekom dan son anda
3-2 ile sıyrılırken, İzmir de yabancılarını
gönderen Karşıyaka, Şişli’nin iyi oyununa boyun eğdi: 2-3. Ankara da, SSK,
İller Bankası’nı 3-1 ile geçerken şaşırttı. Öte yandan
Dicle
Üniversitesi, bu güne kadar oynadığı 3 maçını da kazanmayı başaran Gaziantep
Şahinbey Belediyesi’ni 3-1 yenerek 5. yolunda
umutlarını tazeledi.
BAHAR OLAYI
Bugün
Eczacıbaşı tarafından gazetelere Bahar’ın kadro dışı bırakıldığı haberi
geçilmiş. Beşiktaş TV’de ki “Libero” adlı voleybol programımız başlamadan az
önce gazetem Cumhuriyetten arayarak haberi verdiler ve nasıl değerlendirelim?
Diye sordular. Beni çok şaşırtan “Haberi verirken yorum yapmayın çünkü henüz
nedenleri bilmiyoruz. İki tarafla da konuşup öyle değerlendiririz.” dedim. Bu
arada Bahar’a ulaşmaya çalıştık ama telefonu kapalıydı. Ancak küçük bir
araştırma sonucunda, Bahar’ın “Eczacıbaşı beni kadro dışı bırakmadan önce, ben
inanmadığım antrenör Motta ile çalışamayacağımı zaten
kendilerine iletmiştim. Yani O’nlar beni değil, ben Eczacıbaşı’nı bıraktım”
dediğini öğrendim.
Bu
olaya iki tarafta farklı yorum getirdiğine göre, işin aslını ancak daha sonra
öğrenebileceğiz. Onun için şimdilik yorum yapmak istemiyorum.
Programda
da Enver Bağlarbaşı ayni konuyu sordu. O’na da cevap
olarak yukarıdaki cümleleri söyleyerek cevap verdim. Ancak kim haklı olursa olsun,beni üzen şey, gerek Ulusal takımımızın, gerekse
Eczacıbaşı’nın başarılarında büyük pay
sahibi olan Bahar bu kadar kolay harcanmalı. Çünkü Baharlar kolay kolay yetişmiyor. Umarım iki tarafta geri adam atarak bu
olayı onarılmaz boyutlara götürmezler.
Bu
arada Eczacıbaşı’nın bana geçtiği maili de buraya alıyorum. Bu konuda Bahar’ın
da söyleyeceği bir şey olursa onu da gelecek haftaki yazımın içine alırım.
“Eczacıbaşı, Bahar’ı kadro dışı
bıraktı
Eczacıbaşı Spor Kulübü, voleybolcusu Bahar Mert’i
süresiz kadro dışı bıraktı.
Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, genç oyuncuları
takıma kazandırmayı ve Türk voleyboluna yeni yıldızlar yetiştirmeyi hedefleyen
stratejiye uyum sağlayamaması nedeniyle, Bahar’ın süresiz olarak kadro dışı
bırakıldığı belirtildi.
Bahar'ın oynadığı pasör
mevkiinin ilk aşamada takımdaki genç oyuncularla takviye
edileceği vurgulanan açıklamada, Bahar Mert’in aktif spor yaşamına
kesintisiz olarak devam edebilmesi için Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün her türlü
öneriye açık olduğu da ifade edildi.”
ECZACIBAŞI- TELEKOM MAÇIYLA İLGİLİ YEŞİM VE HAMİDE’NİN YORUMU
“Herseyden once Sisli'
yi bugunku galibiyetinden dolayi
kutluyorum.
Aslanlarim benim!!
Cumartesi CNN Smac i izleyen oldu mu?? Guzel bir program oldu,
Cengiz Hoca pasorlerin
nasil zor yetistigini anlatti, tespitleri cok dogruydu. Arzu' nun Bahar yorumu ilgincti..
Gelelim bugunku
Eczaci-Telekom macina..
Macin ilk seti basa bas gecse
de Eczacibasi bitmeyen hatalar ve karmasik
oyunu sebebiyle ilk seti kaybetti. Ikinci seti
o hirs ve sinirle aldiktan
sonra Telekom 3. sette yine ciddi bir ustunluk sagladi. Marko Pasa kenarda cildirdi. Bahar 2 tane topu pas yerine direk karsi tarafa atinca Naz' i oyuna aldi. Naz girdikten sonra pespese
alinan sayilar Eczacibasinin arayi kapamasina yetti ama setin gitmesine yetmedi... Marko hoca bosluga tekme atti sinirden...Naz takimi cok guzel oynatti,
takimi o kurtardi diyebiliriz. Farkindalar
mi bilmiyorum ama bu cocuga cok
sey borclu bugun Eczacibasi.. Son setin son dakikalarinda da Neri yi tekrar iceri alacakti, bench de oturan Bahar'
a sen orda durma kenara git gibi birseyler soyledi Marco Pasa; Neriman a bench de otur dedi.Bu hafta Kathie yoktu (ne guzel!) Yerine
basta Neriman sonra da Merve oynadi. Her ikisi de oynadigi surece gayet basarili bir
oyun sergilediler. Ayni sekilde Nilay' in yerine de Gokcen oynadi, hem de iyi oynadi.
Esra' da tam formundaydi bugun,
eh bizim eleman hep iyi zaten .. :-) Telekom a afferin, hicbir sekilde birakmadilar maci ve arada fark olsa bile kapamak icin
cabalarina devam ettiler. Hirs
ve isteklerini cok takdir ettim. Hocalari birraz asabi idi, 3.
sette hata yapan liberoya " Sen ruh hastasi misin hata yapinca bunalima giriyorsun?" diye bagirdi.
:-)
YEŞİM
“Bunlar da mactan benim aklimda kalanlar....
-- Her iki takimda
servis atarken karşı tarafı zorladi. Ozellikle Eczaci. Cok fazla direk sayi olmamakla beraber. İki takimda
manset yuzdelerinin kotu oldugunu
dusunuyorum. Eczaci'nin
manseti toparladigi
anlarda farki
ortaya cikiyordu zaten.
-- Esra ve Stacey mac icinde sureklilik
saglayamamalarina ragmen
gerekli zamanlarda uzerlerine duseni
yaptilar.
-- Gulden de uzun bir aradan sonra daha iyi bir
oyun oynadi.
-- Mila
kotu gunundeydi - yine de en azindan
serviste etkili olarak takima katkida
bulundu.
-- Gencler
icin soyleyecek cok seyler var -iyi seyler- ama once hayirlisiyla devamini getirsinler ;)
-- Saha da cok
iyi top oynamasa da savasan bir Eczaci
vardi. Telekom da ayni sekilde.
Oyle olunca hatalardan dolayi
kalite olmamasina ragmen
izlemesi keyifli bir mac oldu.
-- Telekom tehlikeli
takim...”
HAMİDE
PAZARTESİ MAÇLARI
Pazartesi
günü Ankara da 4, Erdemir de ise 1 karşılaşma
oynandı. Sonuçlara bakınca güzel maçlar olduğu izlenimi edindim. Ankara
seyircisi her halde voleybola doymuştur.
Günün
ilk maçında Çankaya Belediyesi, Meram Belediyesi’ni 5. setlik bir mücadeleden
sonra yenmeyi başardı.
Maliye,
evinde oynamanın avantajını iyi değerlendirerek, Bafraspor’a
şans tanımadı: 3-0.
3.
müsabakada Ziraat Bankası, 2-0 öne geçmenin avantajını
kullanamayınca toparlanan Galatasaray bu zorlu mücadeleyi 2-3 kazanmayı
başardı.
Günün
son karşılaşmasının sonucu ise merakla bekleniyordu. Çünkü iki takım da ligin
zirvesi için hesaplarını yapıyordu. Ama sonuçta bu zorlu maçı, 3-0 gibi net bir skorla kazanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi
oldu. İstanbul takımına galibiyete özellikle 3 tecrübeli oyuncusu Aykut, Nikolay ve libero Vefa’nın
getirdiği söylendi.
AVRUPA KUPALARI
Bu
hafta şampiyonlar Ligi’nde karşılaşma yoktu. Ancak Top Teams
de Halk Bankası ve Erdemir’in, CEV Kupası’nda Polis
Akademisi ve Arkas’ın maçları vardı. Bu 4 ekibimizden
sadece Halkbank yüzümüzü güldürdü.
Top Teams Kupası’nda 3. karşılaşmasını oynayan takımız Ankara
da Çek Ferram Opava’yı
3-0 gibi net bir skorla geçerek, grupta ki
iddiasını sürdürdü.
Ayni
kupada ki diğer temsilcimiz Erdemirspor, Yunanistan
da Panathinaikos’a 0-3
yenilerek umutlarını yitirdi.
CEV
Kupası’nda ise Ankara da rakiplerini misafir etmesine karşın polis Akademisi
başarılı olamadı ve elendi.
Diğer
bir temsilcimiz Arkas, Slovenya da ki grupta ilk gün
ev sahibi Topalsica’yı, son günde Hırvat Rijeya’yı 3-0 yenmesine karşın,
Polonya temsilcisi Wkret- Met Domex
engelini aşamayınca Avrupa’ya erken veda etmek zorunda kaldı.
BİR NOT:
Bana
mail gönderen Soner Binici, antrenörlük yaptığı takımı
Polisan Değirmenderespor’u
ve hedeflerini anlatmış. 11 yıldır voleybolun belediye desteğiyle bu belde de
hep ön planda olduğunu, geçen yıl final oynamalarına karşın 1. Lige
çıkamadıklarını ama bu sezon Polisan firmasının
desteğini de alarak daha iyi bir kadro kurduklarını ve bu kez hedefe ulaşmak
istediklerini anlatmış. Ayrıca “Eğer fırsatını bulunsanız lütfen bizi izleyin,
en azından sitemizden (degirmendereninsultanları.com)
bizi takip edin” diye yazmış.
Soner
kardeş, tabi ki fırsatını bulursam sizi izlemek isterim. İstanbul’da ki iyi bir
deplasman maçının bana tarihini ve saatini yazarsan,
eğer başka karşılaşmalarla çakışmıyorsa gelmeye çalışırım.
İşte
geçen bir haftanın benim ve voleybol grubumuzun gözüyle değerlendirmesi
böyleydi. Tekrar buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.
A L E V
A N A K Ö K