GÜNEŞ
BÜYÜK ADIMLARLA YÜRÜYOR
Geçen
haftaki yazım, Suat Carlı’nın bilgisayarının çökmesi
nedeniyle sizlere biraz geç ulaşmış oldu. Belki bu hafta da ayni sorunu
yaşayacağız. Bu arada küçük bir not düşeyim; Biliyorsunuz benim yazılarım hep
Salı günü siteye girerdi. Bu sezon Pazartesi sendromundan
kurtulmak için, yazılarımı bir gün sonraya kaydırdım. Neden gecikiyor diye
soran dostlara duyurmuş olayım.
Maçlara
geçmeden önce ortalığı toz dumana katan, Celal Demirbilek’in
Hürriyet de çıkan ve hepimizi adeta yerinden oynatan haberinden biraz söz etmek
istiyorum. Hatırlayacağınız gibi haber de Nedim Özbey’in,
“Federasyon Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can, bana telefon ederek Portekiz ile
oynayacağımız maçı kaybetmemizi söyledi” iddiası yer alıyordu. Bu yazının
çıktığı gün Başkan Can’ın açıklaması geldi. Ardından da olay televizyonların
haber bültenlerine kadar taşındı. Aslında bu olayın olup olmadığını, olduysa da
detaylarını hiç kimse doğru dürüst bilmiyor. Çünkü olayın bir telefon
konuşmasında yaşandığı söyleniyor. Nedim Özbey ile
telefonda konuştum. Çok üzgündü. Bazı yanlış anlaşılmalar var, basın toplantısı
yaparak olayın gerçeğini anlatacağım “ dedi. Sonra da toplantıdan vazgeçip,
gazetelere bir yazı göndereceğini söyledi. Doğal olarak da Özbey’in
açıklaması basına ulaşana kadar da, söyledikleri bende kalacak.
Açıklamalar
yapılsın, sözü olan söylesin. Ortalık durulduktan sonra da belki benim de
söyleyecek bir şeylerim olacak.
GÜNEŞ 2 DE 2 YAPTI
Bu
Çarşamba günü voleybol açısından güzel sonuçlarla kapandı. Vakıfbank Güneş
Sigorta ve Halkbank evinde oynamanın avantajını iyi
değerlendirerek maçlarını kazandılar.
Eczacıbaşı ve Erdemir ise, deplasmanda
güçlü İtalyan rakipleri karşısında iyi oynamalarına karşın kaybettiler ama
birer set almayı da bildiler.
Öncelikle
seyrettiğim Güneş- Tenerif maçından söz ederek bu
hafta ki değerlendirmelerime
Başlayayım.
Şampiyonlar Ligi’nde Çeyrek Final hesapları yapan Sigorta, Bakü
de ki Azerrail galibiyetinden sonra Tenerif’i de yenerek büyük adımlarla yoluna devam etti. Bu
iki galibiyetin güzel tarafı, Güneş’in ayni hedefi benimseyen iki rakibini de
devirmesiydi.
Karşılaşma
yine güzel bir atmosferde başladı. Sigorta, çevre okullarla yaptığı işbirliği sayesinde
tribünleri dolduruyor. Üstelik de bu seyircinin büyük çoğunluğu öğrencilerden
oluşuyor. Tabi ki gençlerin voleybola çekilmesi hepimizi mutlu ediyor. Ancak
bir de birkaç kendini bilmezin sahaya attığı paralar olmasa… Bu görüntü daha da
güzel olacak.
Gelelim
maça; Güneş mücadeleye transfer edildiği günlerde çok övülen Polonyalı Solipiwko’yu yine kenar da bırakarak başladı. 4’den Gözde, Dos Santos (Dizilişi göz önüne
almayın, Buzayev hep böyle başlıyor). Ortadan; Aysun, İryna, 2’den Neslihan,
Deniz oynadı.
Takımımız maça fırtına gibi girdi. Bunda tabi ki İryna’nın
2 numaralı Doganjic’i çökerten servislerinin katkısı
büyüktü. Manşet almakta zorlanan ve hücumlarda top öldüremeyen Tenerife karşısında bir anda sayıları 9-0 yaptık. Aslında bu duruma, biraz
da Güneş’i küçük gören ve pasörü 3’de yani ikili hücum turunda başlatmakta
sakınca görmeyen antrenör Gonzalez
Jose Manuel’in da katkısı
vardı. İyi ki de öyle yaptı. Bir anda oluşan bu fark, hem oyuncularımızın
başlangıç stresini yok etti, hem de seti açık farkla almamızı sağladı. Pasör
arkaya dönene kadar Atı alan Üsküdar’ı geçmişti bile. Sonra, bizim takımımızın
da “Yumuşak karnı” olan servise karşı manşet sorunu, zaman zaman
ortaya çıksada (Bir ara 13-9
oldu), ikinci teknik molaya 16-9 girdik. 18-12 den
sonra üst üste gelen 6 sayı ile fark iyice büyüdü: 24-12. Ve sette 25-14 bitti.
OYUNA DENGE GELDİ
İkinci
set başladığında İspanyol takımımın dağınıklıktan sıyrıldığını gözledik.
Aslında bunun iki nedeni vardı. İlki, ilk sette ki o rakibi yok eden servisler
artık yumuşamış, tercihler de şaşmaya başlamıştı. İkincisi de, servise karşı
manşet hatalarımız biraz daha fazlalaşmıştı (Gerçi
direk hatamız çok fazla değildi ama çıkan toplar bir türlü pasörü bulmuyor, bu
da hücum da sıkıntılara neden oluyordu. Bu nedenle sayı ritmi de şöyleydi: 2-2, 2-4, 5-5, 8-6,
10-8,
10-10, 14-11, 14-13, 15-15. Görüldüğü gibi sıçrıyorduk ama sonra da adeta
rakibin bizi yakalamasını
bekliyorduk. Tekrar sıçradık ve arayı 3 sayı açtık:18-15. Ne var ki Doganjic’in
servisleri, pasöre gelmeyen manşetler, ataklarda ölmeyen toplar ve 2 atağımızın
rakibin bloklarında kalmasıyla üst üste 5 sayı vererek bir anda 18-20 geriye
düştük. Sonunda Tatiana Dos
Santos topu öldürerek bu kötü gidişe bir dur dedi: 19-20. Neslihan servisi kullandı, pasör orta oyuncuyu 2’ye
tek ayağa dolaştırdı ama orada Brezilyalının tekli bloğu vardı: 20-20.
Neslihan’ın ikinci servisini oyunda tuttular, pasör De Carne’ye
attı, bloğumuzdan döndü, Melean ikinci topu Pavlova’ya gönderdi, çıkardık, Dos
Santos vurdu ve sayı: 21-20. Tatiana’nın
bu üst üste 3 sayısı Güneş’i adeta ipten alırken, Neslihan’ın 6’dan atağı arada
ki sayı farkını 2’ye çıkardı: 22-20. Brezilyalı’nın
alacağı sayılar daha bitmemişti. Pavlova’nın
defansımızdan çıkardığı topu İryna bir kez daha Santos’a attı, O da görevini yaptı: 23-20
(Buraya bir parantez açarak biraz pasör tecrübesinden söz edeyim. Ukraynalı İryna’nın attığı tüm topları öldüren Santos
da ısrarcı olması çok önemliydi. Çünkü yıllardır biz antrenörler
hep şunu öğrendik. Bir oyuncu kritik anlarda top geçmeye ve takımına sayı
kazandırmaya başladıysa, pasların çoğunu O’nunla
buluşturun. Çünkü kazandığı moralle genelde aldığı topların çoğunu öldürür.
İşte bunu iyi bilen tecrübeli İryna, topları Tatiana’ya atarak bu kuralı bir kez daha gözler önüne
serdi. Halbuki tecrübesiz pasörler genelde arkadaşları darılmasın veya
“Seyredenler, hep ayni yere pas atıyor bu nasıl pasör”
demesinler diye pasları hep değişik oyunculara atarlar, rakiplerde bunu
bildikleri için blok düzenlerini buna göre kurarlar. Bu yüzden sıkıntı da devam
eder. Tabi ki bu duruma genelleme yapılamaz ama maçları bir de bu gözle izlerseniz ne demek
istediğimi daha iyi anlarsınız). Sonunda De Carne’nin
plasesiyle 23-21 oldu. Golubovic’in
servisi ve Necla dan direk hata: 23-22. İkinci servisi
çevirdik, Neslihan öldüremedi ama Pavlova’nın
hücumuna İryna’nın yaptığı blok sayıyı getirdi:
24-22. Bir de buna Dos Santos’un
servisten direk sayısı eklenince set 25-22 geldi.
36 DAKİKALIK SET
3. sete
ekibimiz, 2-0 öne geçmenin güveni ve moraliyle
başladı. 5-3, 8-6. Deniz’in etkili servisleri, Aysun- Neslihan ikilisinin 2 bloğuyla sayılar 11-7 oldu. 12-12 de yakalandık. Karşılıklı kaçan 6 servisle 15-
36
dakika süren bu setin gitmesiyle, sanki takımımızın da tüm hırsı ve gücü gitti.
İsteksiz ve hatalar dolu seti 20-25 kaybettik.
KADER SETİ
5. sete
maçın başında ki gibi çok iyi girdik. Rakibi oynatmayan servisler, bloklardan
seken ve defansımızın kolay toparladığı topları hücuma dönüşmeyi bildik ve peş
peşe gelen sayılarla arayı açtık: 5-0, 7-1. 8-3
döndük. Servise karşı başlayan manşet hataları ve atakların sayıya dönüşmemesi
nedeniyle fark 2 sayıya kadar düştüyse de (9-7),
Neslihan’ın hepimize nefes aldıran sayısı geldi: 10-7. Ardından yine
Neslihan’ın smaç servislerinden gelen 2 sayısıyla iyice rahatladık: 12-7.
14-10’a kadar geldik. Tenerif son bir gayretle
silkindi: 14-12. Bu arada bu 2 sayı giderken Buzayev’in, libero Necla ile değişen Neslihan’ı dışarıda
unutması biraz bizi gerse de, 15. sayıyı alarak bu zorlu mücadeleden 3-2 galip
ayrılmayı başardık.
İSTATİSTİK
Güneş
Sigorta: 126 servis, 14 hata, 17 sayı. Servise karşı 95 manşet, 17 hata,
yüzdesi 60. Exc: % 36 (servise
karşı yapılan 17 hata ve iyi manşetin % 36 gibi düşük kalması sıkıntımızı
gösteriyor. Acilen düzeltmemiz gerekiyor. Yoksa başka maçlarda başımıza iş
açılabilir).
104
hücum, 56 sayı, yüzdesi 54. Bloktan 16 sayı.
Tenerife: 112 servis, 17 hata, 17 sayı. 105
manşet, 14 hata, yüzdesi 62. Exc: % 31. 108 atık, 59
sayı, yüzdesi 55. 6 blok sayısı.
OYUNCULAR:
Deniz:
24 servis, hata yok, 1 sayı. Servise karşı 30 manşet, 5 hata, yüzdesi 67. Exc: % 30.
8 hücum
5 sayı, yüzdesi 62. 2 blok.
Gözde:
13 servis, 1 hata, 1 sayı. 15 manşet, 3 hata, yüzdesi 55. Exc:
% 20. 12 hücum, 5 sayı, yüzdesi 42. 2 blok.
Dos Santos: 10
servis, 3 hata, 1 sayı. 18 manşet, 4 hata, yüzdesi 72. Exc:
% 56. 16 atak, 8 sayı, yüzdesi 50. 4 blok.
Aysun: 18 servis, 1 hata, 2 sayı. 21 hücum, 14
sayı, yüzdesi 67. 7 blok.
(Biz voleybol yazarlarının yazdığı
yazılarda hep Aysun gibi bazı oyuncuları ön planda
gösterdiğimizi söyleyen, verdiğimiz notları ve yıldızları eleştiren arkadaşım,
umarım her zaman olduğu gibi bu maçta da en iyinin kim olduğunu görmüşsündür. Aysun’u daha dikkatli izlemeni öneririm.)
İryna: 28 servis, 2 hata, 3 sayı. 4 atak, 3
sayı, yüzdesi 75. Blok yok (Bunun nedenini herkes biliyor).
Neslihan:
28 servis, 7 hata, 7 sayı. 42 hücum, 20 sayı, yüzdesi 48. 1 blok.
Necla:
26 manşet, 5 hata, yüzdesi 69. Exc: % 42.
Tenerif oyuncularının hepsinin istatistiki
bilgilerini vermeyeceğim. Sadece en çok ilgi çeken De Carne
ve Visser’i vereyim:
De Carne: 20 servis, 3 hata, 8 sayı. 50 hücum, 28 sayı,
yüzdesi 56.
Visser: 19 servis, 2 hata, 4 sayı. 13 atak, 9
sayı, yüzdesi 69. 3 blok.
ECZACIBAŞI YENİLDİ
Şampiyonlar
Ligi’ne evinde ki Cannes yenilgisi ile başlayan, Eczacıbaşı, ikinci sınavını
İtalya da Foppapedretti Bergamo
karşısında verdi. Karşılaşmadan bir set çıkaran Turuncu- Beyazlılar’ın
iyi oynadığını söylediler (Bu maçın kısa bir yorumunu
form sayfamızda, “Turcomania” rumuzuyla yazı yazan
arkadaşımız yaptı. Bilginize sunulur. Eczacıbaşı grubunda ki üçüncü maçını
bugün evinde İspanyol Hotel Cantur
Las Palmas ile yapacak.
HALKBANK KAZANDI, ERDEMİR KAYBETTİ
Ülkemizi
Top Teams Kupası’nda temsil eden Halkbank
ve Erdemir’in grup maçları Çarşamba günü başladı.
Ankara da Finlandiya ekibi Raison Loimu
Raiso’yu misafir eden Halk Bankası ilk set dışında
rahat bir oyunla mücadeleyi 3-0 (27-25, 25-19, 25-22)
kazandı. Ekibimiz ikinci maçını Perşembe günü Makedonya da Rabotnicki
Fersped Skopje ile yapacak.
Rabotnicki Çek Cumhuriyeti’nde oynadığı ilk maçını
Ferram Opava’ya 3-1
kaybetmişti.
Erdemir ise, İtalya da Copra Piacenza’ya 1-3 ( 19-25, 24-26, 25-20, 19-25) yenilirken,
rakibinden bir set kopardı. Takımımız ikinci karşılaşmasını evinde Dinamo Kazan
ile yapacak. Rus ekibi evinde ki ilk maçta Yunanistan’ın güçlü temsilcisi Panathinaikos’a 2-3 vermişti.
BİR NOT: Halkbank maçıyla ilgili bilgileri yine form sayfamızda
Melis Tuncel ve Aysun
yazmış ilgilenenler bakabilirler. Bu arada bir çok şehrimiz de oynanan lig
karşılaşmalarından genelde bilgi alamıyorum. Onun için voleybolu seven ama
objektif gözle izleyen arkadaşlar, maçlardan sonra sitemizin form köşesine,
Nasıl bir karşılaşma olduğunu, kimlerin iyi oynadığını belirten görüşlerini
yazarlarsa (Örnekleri var), bizler de bu müsabakalar hakkında bilgi sahibi
oluruz.
BEŞİKTAŞ’IN ZOR SINAVI
Avrupa
CEV kupası’nda ülkemizi temsil eden Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı, Eleme Grubu
maçlarını bu hafta sonu oynayacak.
Ukrayna’nın
Cherkasy kentinde 4 ekibin mücadele edeceği 7. Grup
da, takımımız ilk müsabakasını Cuma günü saat 15.00 de Yunanistan temsilcisi Apollonios Keratsini ile yapacak.
Cumartesi 12.00 de ev sahibi Khimvolokno ile
oynayacak olan ekibimiz, Pazar günü 14.00 de Çek Kralovo
Pole Brno ile karşılaşacak.
Zor bir
grupta mücadele edecek takımımızın grup birincisi olup, yoluna devam etmesi en
büyük dileğimiz.
LİG MAÇLARI
Çarşamba
ve Perşembe günü biri bayan, 8 karşılaşma oynandı. Ankara da SSK, Hatay Polisgücü’nü 3-1 ile geçerken,
rakibini yenilgi ile tanıştırdı.
Tokat
Belediye, Başkent de Ziraat Bankası’nı 3-1, Manavgat
evinde Bafraspor’u 3-1 yendi.
İstanbul
da ki Şişli karşılaşmasına çıkmayan Gazi Üniversitesi Anadolu Voleybol İhtisas,
İzmir de Karşıyaka maçına çıkarak ligden çekildi söylentilerine de son vermiş
oldu.
Perşembe
günü, Selim Sırrı da oynanan 3 maçı da ev sahipleri ayni skorlarla (3-0) kazandılar.
İstanbul
da iki ezeli rakip Beşiktaş ile Fenerbahçe’nin kozlarını paylaştığı mücadeleden
ise,
0-3 (11-25, 21-25, 23-25) galip çıkmayı başaran
Sarı- Lacivertli takım oldu.
İzlediğim
bu karşılaşma da Fenerbahçe tüm oyun boyunca üstünlüğünü sürdürdü ve son set
dışında da zorlanmadan sonuca gitti. Her zaman ki gibi Can, Volkan ve Arslan takımın itici güçleriydi. Siyah- Beyazlılar ise
oyunun büyük bir bölümünde adata sahada yoklardı. Ne servis attılar, ne blok ve
defans yaptılar, ne de hücumda göründüler. Böyle
olunca da yenilgi adeta kaçınılmaz oldu.
Bu
arada Fenerbahçe ile ilgili küçük bir not düşeyim. Kübalı Antrenör Jesus Savigne, Pazar günü takımımın Polis Akademisini 3-0 yendiği karşılaşmanın son setine pasör Arslan yerine Umut, ortadan oynayan Erhan yerine de Hakan
ile başlamış, sonra da Orhan’ı almıştı. Bu değişiklik biraz sıkıntı yaratsa da
rakibe set verilmemişti. Jesus, Beşiktaş maçında da
aynisini yaptı. İlk iki set pek ortalarda görünmeyen Siyah- Beyazlılar, bu
değişikliklerle 3. sete başlayan rakibi karşısında oyunda dengeyi kurdu.
19-18’e kadar da önde geldi ama sonunu getirmeyi başaramadı. Başka bir maçta
böyle bir değişiklikte ne olur? Bilemem.
TOKİ ZOR SIYRILDI
Bu
sezon flaş ekip olmasını beklediğimiz Emlak TOKİ, Şişli maçını hafife almanın
bedelini az daha sürpriz bir yenilgi alarak ödeyecekti. Aslında bu sonucu kimse
gibi bende beklemiyordum. Hele ilk set başladığında bir hayli de şaşırmıştım.
Çünkü Şişli’nin iyi servisleri nedeniyle bir türlü Ankara ekibi oyun kuramıyor,
smaçörler ya topları bloğa, ya da dışarı vuruyorlardı.
Böyle olunca da ilk teknik molaya ev sahibi 8-6 önde
girdi. TOKİ artık toparlanır diye beklerken, Heval’ın
servisleri, başken ekibinin devam eden hatalarıyla ikinci teknik molaya 16-6 girildi (Üst üste 8 sayı). Daha sonra 18-12 oldu. Ne var ki böylesine güzel bir avantaj yakalayan
Şişli de de hatalar başladı. Aslında burada iki
takımın turlarının da farkı vardı. Ev sahibi ön üçlüsü Didem 2, Tuba 3, Rossana 4, TOKİ ön üçlüsü ise, Antonina
2, Tetyana 3, İlona 4. idi.
İkili hücum turunda kalan Şişli’nin, Emlak’ın 3 yabancı oyuncunun
yüksek bloğunu geçmekte zorlanmasıyla fark kapandı 18-16. Ancak yine de ev sahibi
23-20 ye ulaştı. Ne var ki Nina’nın kaçırdığı servis
ve pasör Tuba’nın 4 de olması Ankara takımımın işini kolaylaştırdı ve üst üste
aldığı sayılarla seti 23-25 kazandı.
İkinci
set başladığında TOKİ artık toparlanır diyorduk ama hatalardan bir türlü kurtulamayınca
10-10’a kadar başa baş gelindi. Şişli 13-10 öne geçti,
Başkent ekibi atak yaptı: 13-14 (Bu verilen 4 sayı da Tuba yine öndeydi). Bu
sıkıntıyı aşmayı başaran Şişli, tekrar 3 sayılık bir fark yakaladı: 20-17. Rossana’nın aldığı her topu
öldürmesiyle sayılar 22-19 oldu. Ama Tuba aldığı topları sayıya dönüştüren Rossana’ya pas atmak yerine başka arkadaşlarını tercih
edince (Güneş- Tenerif maçında İryna’nın
Dos Santos’u kullanmasıyla
ilgili yazdıklarıma en yakın örnek olarak Tuba’nın pasları gösterilebilir) TOKİ
arayı kapatmakta gecikmedi ve sete ortak oldu. Sonuçta tecrübeli oyuncuları
fazla olan Ankara ekibi seti bir kez daha zorda olsa kopardı: 27-29.
3. set
yine karşılıklı sayılarla başladı ilk teknik mola 8-6,
ikinci 15-16 geçildi. Emlak’ın devam eden
hatalarından yararlanan Şişli üst üste 4 sayı alarak 19-16
öne geçti ve bunu setin sonuna kadar da korudu: 25-21.
4.
sette bir öncekinden farklı değildi. 17-17’ye kadar iki ekip de birbirlerine
üstünlük sağlayamadılar. Ama atak yapan Şişli 19-17 öne
geçti, ardından da arayı açarak seti 25-20 aldı.
5.
sette ise tecrübe tekrar ortaya çıktı. Melis’in 5’e attığı servisler, 4 den
açılan Rossana ve 5’de ki Filiz’i hataya zorladı ve 2
direk sayı gitti. Bir de buna Nina’nın avuta vurduğu,
Rossana’nın ise filede kalan atağı eklenince bir anda
0-4 oldu. TOKİ gibi bu avantajı tabi ki kaçırmazdı: 7-15.
FENERBAHÇE, GALATASARAY’I 3-1 YENDİ
Lige
istedikleri gibi başlayamayan ve ilk 5 için kafalarda “Acaba” sorusunun
doğmasına neden olan iki ezeli rakip içinde bu karşılaşma çok önemliydi. Çünkü
kazanan en azından bir süreliğine nefes alacaktı. İşte bu durum iki takım
teknik adamlarını da, oyuncuları da aşırı germişti. Bunun sonucunda da genelde
iyi bir maç olmadı. Alınan sayılar çoğunluğu biraz da rakibin hatalarından
kaynaklandı.
Karşılaşmaya
Sarı- Kırmızılı takım etkili servislerine aldığı cevapla girince önce 0-3, sonra, 1-6 öne geçti. İlk teknik mola 5-8 geçildi. Ve 5-9 oldu. Ne var ki
libero Neslihan- Burçin ikilisini attığı servislerle zora sokan Çiğdem, takımının
rakibi yakalamasını sağladığı gibi, 11-9 da öne
geçirdi. Ancak bu arada Özge – Tülin ikilisinin de, Galatasaray’ın hücum silahı
Yanina’yı bloklarıyla kilitlemelerinin de rolü
büyüktü. Kıpırdanan Sarı- Kırmızılı takım 13-13 de
rakibi yakaladığı gibi ikinci teknik molaya 14-16 önde girdi. Sonra 15-18 oldu. Ancak 17-19 da Berat’ın
önde olduğu turu iyi değerlendiren Fenerbahçe, ataklarını O’nun bulunduğu
bölgeye yıktı. Seda’nın da topları sayıya dönüştürmesiyle üstünlüğü ele geçirdi
ve 6 sayı alarak sayıları 23-19 yaptı, seti de 25-21
aldı.
İkinci
sete Galatasaray yine rakibi bunaltan ve oyundan düşüren etkili servisleriyle
başladı ve bunun semeresini de 1-8 öne geçerek gördü.
Aranın açılmasının getirdiği moral, Berat’ın öne geldiği turlarda defansın
ortaya çıkması, smaçörlerin ataklardan kolay sayılar üretmesiyle farkı
koruyarak 13-20 ye kadar rahat geldiler. Ama Berat’ın
yine öne gelmesi ve Sarı- Lacivertlilerin bunu iyi değerlendirmesiyle ara hızla
kapandı: 20-21. Yanina’nın
blok autuyla 20-22 oldu ve ardından gelen sayılarla set 20-25 Sarı-Kırmızılı
takımın oldu.
3. sete
bu kez iyi başlayan Fener oldu, Özge’nin servisleri, Galatasaraylı oyuncuların
hataları derken ilk teknik mola 8-2 geçildi. 8-3 de Berat’ın öne gelmesiyle fark açıldı: 13-5. Antrenör
Gökhan, Berat- Seda değişikliği yapsa da bir şey değişmedi ve seti Sarı-
Lacivertli takım açık farkla aldı: 25-13.
4. set
karşılaşmanın en heyecan verici bölümüydü. İki takımda sonucu lehine
çevirebilmek için çok asıldı. Ne var ki Galatasaray’ın yedek oyuncusu olmaması,
Berat’ın öne geldiği bölümlerde hem ataklarda, hem bloklarda, hem de defansta
hep sorunlar yaşaması, buna karşın yedekleri daha iyi olan ve Seda gibi etkili
bir smaçör’ü iyi
kullanan Fenerbahçe, sonun da bu zorlu seti 26-24 alarak maçtan 3-1 galip
çıkarken, rahat da bir nefes alan taraf oldu.
12 MAÇLIK PAZAR PROGRAMI
Haftanın
son günü çeşitli şehirlerde 3’ü bayan, 12 karşılaşma oynandı. Genelde favoriler
istedikleri sonuçları çıkarırlarken, 3 maç 3-2
sonuçlandı.
İstanbul
da ki ilk mücadele de Arçelik, Beşiktaş’ı 3-2 yenmeyi başardı. İlk iki seti 25-18,
25-19 alıp 2-0 öne geçen ev sahibi karşısında daha sonra toparlanan Siyah-
Beyazlılar, 19-25 ve 20-25 ile mücadeleyi 5. sete taşıdılar. Ancak 5. seti 15-12
almayı başaran Arçelik, karşılaşmayı da 3-2 kazanan
taraf oldu.
Günün
bir başka 5 setlik mücadelesi de Hatay da yaşandı. Ligin başından bu yana iyi
bir çıkış yakalayan ev sahibi Polisgücü, Maliye
engelini de 3-2 aşmayı bilerek ilk 5 için umutlarını
fazlalaştırdı.
İstanbul
da ki 5 setlik Galatasaray- Erdemirspor
karşılaşmasından ise galip ayrılmayı başaran misafir takım oldu. Genelde
iyi bir maç olmadı. İki takım oyuncuları da inişli çıkışlı bir grafik çizdiler.
Seyirci sadece 27-25 biten 4. setten keyif aldı.
Ereğli
ekibini ilk kez izleme fırsatım oldu. Geçen sezon ile karşılaştırdığımda bir
kan kaybı olduğu kesin. Özellikle yabancılar arasında ki fark çok belirgin.
Kötü oyuncular olduğu söylenemez, uyum sorunları da var ama 3 Amerikalı
gerçekten birinci sınıftılar. Sırbıstan Karadağlı
pasör Vujovic ve Brezilyalı Aires Marcelo’yu,
Arjartinli Torcello dan biraz daha iyi buldum. 4’den oynayan Ali Yılmaz iyi,
ortadan oynayan Ömer- Niyazi ikilisi vasat, libero Ali
Peçen ise tutuk bir görüntü çizdi. Her halde İtalya dan
yorgun dönmüşler. Ayrıca tek bir karşılaşma ile de sağlıklı bir değerlendirme
yapılamayacağına inanıyorum.
Karşılaşmaya
gelince; İlk sette Galatasaray’ın çok servis kaçırması (12-18’e kadar 7
servis), bir de bunlara manşet hatalarını eklemesi, seti hücumda daha etkili
olan Erdemir’e 16-25
getirdi.
İkinci
sete antrenör Işık Menküer,
Murat’ın yerine Renato ile başladı. Brezilyalı’nın takıma hücumda, manşette ve defansta katkı
sağlaması, Sarı- Kırmızılıların oyunda dengeyi kurmasının da ötesinde, seti
kontrol altına almasını da sağladı: İlk teknik molaya 8-5, ikincisine 16-9 önde giren Galatasaray bu farkı
koruyarak 25-19 ile maça denge getirdi: 1-1.
3.
setin başından sonuna
kadar üstünlük Ereğli ekibindeydi. Sarı- Kırmızılı takımın
yakalama çabalarına fırsat tanımadan 21-25 ile 1-2 öne
geçmeyi başardı.
4. sete
üst üste iki servis kaçırarak başlamasına karşın 3-3
den sonra üstünlük ev sahibi takıma geçti. Bu arada rakibin Ali 2, Niyazi 3, Vujovic 4 turunu iyi değerlendiren Galatasaray 9-5’e kadar
önde geldi. Ne var ki Ali’nin arkaya dönmesi ve servisleriyle Sarı- Kırmızı
oyuncuları manşet hatalarına zorlaması sonucunda sayılar 9-9
oldu. 13-12 den itibaren Galatasaray kaçmaya çalıştı, Erdemir bırakmadı ve 22-22 ye kadar gelindi. Diago’nun, Aires’in bloğunda kalmasıyla Ereğli ekibi 22-23 öne geçti. Diago blok aut
ile 23-23 yaptı. Mustafa servisi kaçırdı: 23-24. Brezilyalı da servisi fileye taktı: 24-24. Diago servise geldi. Işık Menküer
bloğu yükseltmek için oyuncu değişikliğine gitti, ancak bu kez öndeki üçlü
İbrahim 2 Kolacny 3, Onur 4 oldu. Ama bu düşünce Diago’nun servisi file takmasıyla bozuldu: 24-25. Menküer, oyuncu değişikliğine gitmeyerek büyük bir riske
girdi, Çünkü iki genç oyunculu ön pozisyonun top öldürmesi biraz zor olacaktı.
Ali Yılmaz’ın iyi servisini, manşet içeri kaçırdı. Niyazi bu penaltı topuna
vurdu ama biraz bileğini fazla kırınca, top filenin üstünde yürüyerek dışarı
gitti. Bu hata maçın bitmesini engellerken, sayılar tekrar eşitlendi: 25-25. Servisi İbrahim kullandı, top gitti- geldi, sonunda
Brezilyalı Diago sayıyı takımına getirdi: 26-25.
İbrahim’in ikinci servisi, çıkan topu pasör Aires’e attı, O da dışarı vurunca
set 27-25 Sarı- Kırmızılı ekibin oldu.
5.
setin başlarında başa baş bir mücadele vardı. Galatasaray 8-7
önde saha değişimi yapıldı. Ne var ki bu değişim ev sahibine yaramadı.
Başlayan basit hatalar, Erdemir’i rahatlattı ve seti 11-15, maçı da 2-3 almasını sağladı.
Hepinize,
sevdiklerinizle birlikte mutlu ve güzel bir bayram geçirmenizi dilerim. Haftaya
tekrar birlikte olmak dileğiyle, hoşça kalın.
A L
E V A
N A K
Ö K