ŞAMPİYONUN ADI: ECZACIBAŞI

Petrol Ofisi Türkiye Bayanlar 1. Voleybol Ligi 4’lü Final Grubu 2. Etap karşılaşmaları İzmir de oynanan maçlarla sona erdi ve 2005-2006 sezonu şampiyonluğunu Eczacıbaşı kazandı.
2 yıllık bir aradan sonra Vakıfbank Güneş Sigorta dan koltuğu geri alan Turuncu- Beyazlı takım, böylece 1977 yılında başlayan Türkiye Ligi’nde 20. şampiyonluğuna ulaşarak erişilmesi güç bir rekora imza atmış oldu. Bu arada Eczacıbaşı’nın şampiyonluk sayısının 1977 öncesi de göz önüne alındığında 25 olduğunu da belirtelim.
İzmir Etabı için genel bir yorum yapmak gerekirse; Ben takımların burada Alanya da ki performanslarının altına düştüklerini düşünüyorum. İlk bölüm karşılaşmaları hem kalite, hem de heyecan açısından çok daha iyiydi. Sadece ilk günün ilk maçı Eczacıbaşı- Beşiktaş mücadelesi beni tatmin etti ve keyif verdi. Özellikle 5 setlik maçta yapılan 35 blok (
21 Eczacıbaşı, 14 Beşiktaş) bu sezonun belki de rekoruydu. Diğer karşılaşmalar beklentilerimizin arkasında kaldı. Üst üste yapılan hatalar fazlasıyla göze battı. Bu arada Beşiktaş’ın çok yaklaştığı şampiyonluk şansını TOKİ karşısında yitirmesi, son maç başlamadan Eczacıbaşı’nın birinciliğini ilan etmesi ve Güneş Sigorta’nın son gün gerçek gücünü hatırlayıp, ezeli rakibini net bir skorla yenmesi İzmir Etabının ilginç yönleriydi.

Yeri gelmişken, biri güzel, diğeri de çok ilginç iki olayı buraya almak istiyorum.
Pazar günü biliyorsunuz Anneler Günü idi. Anne olan 4 sporcu, Arzu, Shapovta, Tetyana, ve İlona’ya çiçek verilmesi çok hoştu. Düşünenleri kutlarım.
İlginç olaya gelince; Günün ilk maçı olan Beşiktaş- Emlak Toki karşılaşmasında baş hakem olarak İlhami Şenyurt görev yaptı. Şenyurt müsabaka bittikten sonra sahalarımızda şimdiye kadar görmediğimiz bir olaya imza attı ve “
Serpil benimle evlenir misin?” pankartı açtı. Karşıyaka Spor Salonu’nu dolduranların önündeki bu ilanı aşk, televizyondan da tüm ülkeye yansıdı. Sonucu ne mi oldu? İlhami Şenyurt amacına ulaştı. Bu görüntüyü televizyondan izleyen Serpil hanım, hemen Şenyurt’u arayıp teklifini kabul ettiğini söylemiş. Hoş değil mi?
Her yerde olduğu gibi İzmir de de organizasyon güzeldi. Her kes seyirci azlığından yakındı ama bence yeterliydi. Böylesine büyük bir salonu doldurmak kolay değil. Aslında 4’lü Finallerin yapıldığı yerleri düşündüğümde en çok seyirci İzmir deydi. Ama salon çok büyük olduğu için az izlenimi verdi. Dağınık oturulmasının da sanırım bunda mutlaka etkisi vardı.

TEBRİKLER ECZACIBAŞI

Sezon başında benimde içinde olduğum birçok kişi, Eczacıbaşı’nın şampiyonluk şansının az olduğunu düşünüyordu. Hele Bahar’ın sezonun ortasında takımdan ayrılması ve Naz gibi genç bir pasörle devam kararının alınması bu düşünceleri güçlendiriyordu. Ama sonuçta Turuncu- Beyazlılar tüm tahminleri altüst ederek mutlu sona ulaşmayı başardılar. Bu değerli şampiyonlukta tabi ki herkesin büyük emeği var. Ama sezonun ortasında Nancy’i alınması için öneren ve takıma kazandıran kimse, bence, bu başarıda önemli bir paya sahip. Geldiği günden bu yana iyi oynayan, hele 4’lü Finaller de zaman zaman Naz’ın attığı zor pasları bile çok iyi değerlendirip sayıya dönüştüren Amerikalı oyuncunun bu performansı zirve mücadelesinde Eczacıbaşı’nın artısı oldu. İzninizle buraya bir not düşmek istiyorum. Sezon öncesi “
Lig de zirveyi kovalayacak ve Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak bir takımının daha iyi oyuncular alması gerekirdi ” diye yazdığımda veya televizyonlarda söylediğim de çok tepki almıştım. Hatta, Eczacıbaşı yönetimi içinde yer alan bazı dostlar, “ Biz bundan önceki yıllarda yüksek paralar vererek oyuncular aldık ama artık bundan vazgeçtik. Şimdi yeni yapılanma doğrultusunda 60-70 bin dolarlık oyuncularla yola devam edeceğiz ” demişlerdi. Onlara karşı çıkmış ve “ Hedefe ulaşmak istiyorsanız en az bir tecrübeli ve kaliteli oyuncuya ihtiyacınız var, yoksa bu yabancılarla bir yere varılamaz. Ayrıca Eczacıbaşı gibi ilkleri başaran, Türk Voleybolu’na yön veren bir kulüp, sıradan yabancılara kapılarını açmamalı ” demiştim. Sonra yarım sezon için 120 bin dolar verilerek Nancy alındı (Bu rakam yanlış olabilir ama kuşlarımın bana doğru söylediğine inanıyorum). Sonra neler oldu görüldü.

Güneş Sigorta için de buna benzer görüşler ileri sürmüştüm. Ama Güneş, Eczacıbaşı gibi hamle yapamadı. “
Hatalı karar verdik, yabancı da yanıldık ” dememek için Polonyalı Marta Solipiwko’yu sineye çektiler. Çünkü kadrolarını yeterli gördüler. Neslihan’ın sakatlığı olmasa haklı da çıkacaklardı. Ama bir kez daha görüldü ki, işler iyi gitmediğinde yapılan hatalar daha çok göze batar. Sıkıştıklarında bu nedenle sadece Ebru’ya başvurabildiler. Tabii ki bu da eksiklik yarattı. Netice de bir kez daha görüldü ki; Hedefe gitmek için iyi yabancı almak şart. Umarım gelecek sezon takımlar seçim yaparken daha dikkatli olurlar.
Neyse devam edelim;
Bu arada tabii ki Eczacıbaşı’nın şampiyonluğu sadece Nancy ile gelmedi. Diğer oyuncularında büyük katkısı oldu. Esra’nın eski günlerine dönmesi, Naz’ın sırtına yüklenen çok zor görevi başarıyla yapması, Nilay’ın bloklardaki çıkışı, Stacey ve Milada’nın faydalı oyunları (
Buna karşın ikisinin de hala Şampiyonlar Ligi için yeterli olmadığını ve değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum). Oyuna her girdiklerinde Neriman, Merve ve beklentilerimizin altına düşse de Gökçen’in de başarıda payları var. En sona libero Gülden’i bıraktım. Çünkü O’nu ayrı bir yere koymak gerekir. Bir liberonun görevinin sadece manşet almak olmadığını, defanstan top çıkarmanın önemini birçok kişinin gözüne soktu. İstikrarlı bir grafik çizdi ve şampiyonluğun gelmesindeki en önemli isimlerden biri oldu.
Bu beklenmedik şampiyonluğun tadını çıkartan Eczacıbaşı’nın keyfini kaçırmamak ve sezon başından bu yana yaptığımız eleştirileri tekrar etmemek için biraz gözlerimizi kapatalım. Çünkü gelecek sezon bu hataları yapmayacaklarına inanıyorum.

DİĞER TAKIMLAR

4’lü Finallerin hayal kırıklığı yaratan iki ekibi vardı. İkinci sırayı elde etmesine karşın Güneş Sigorta ve Emlak TOKİ. Güneş herkesin beklentisini boşa çıkardı. 4’lü Finaller boyunca bu takımın oyuncuları durgun ve isteksizdiler. İlk bölümü bir galibiyetle bitirmeleri şaşırtıcıydı. Ancak ikinci bölümde de son günkü Eczacıbaşı maçı dışında ortalarda görünmediler. Neslihan’ın sakatlığı mutlaka Sigorta’yı olumsuz etkiledi ama bu takım sadece Neslihan ile mi başarıya uzanıyor? Diğer oyuncular neredeydiler?

Emlak TOKİ de Güneş gibi, 4’lü Finaller de iyi bir performans ortaya koyamadı. Sadece iki Beşiktaş maçında göze battılar. Sakatlıkların başlarına bela olduğu bir gerçek, ama iyi yedek oyuncularına sahip Ankara ekibinin bu kadar düşmemesi gerekirdi.

Beşiktaş’a gelince; Finallerde ki iyi oyunlarıyla ve aldıkları sonuçlarla beğeni topladılar. Ne var ki kısıtlı kadro ile yola çıkılması belki de bu takımı şampiyonluktan etti. Güneş Sigorta’yı iki, Eczacıbaşı’nı da bir kez yenmelerine karşın, iki kez TOKİ’ye yenilerek 3. sırada kalmaları, hele son gün Ankara ekibine 14-7, 16-11, 20-18 önde oldukları ikinci seti vermeleri herkesi şaşırttı.

HAKEMLER VE TRT

İzmir de hakemler için söylenecek bir şey yok. İyi maçlar yönettiler. Böylece, Konya ve Marmaris deki olumsuzlukların önüne de set çekmiş oldular.
Tek eleştirilecek yönleri skorboard da takımların kura atışına göre yazılmalarına göz yummalarıydı. Halbuki takımların sıraları çok önceden belliydi. Konya da başlayan ve Alanya ile Marmaris de devam eden bu durumun düzeltilmesi için her seferinde ikaz etmek zorunda kalmamıza karşın İzmir de de bu sorun yaşandı. Uyarılar sonunda ancak ikinci setin başlarında hata düzeltildi. Bunun sorumlusu kimdir? Bilemem. Ama bu kadar tecrübeli hakemlerin maç başlamadan önce en azından bu duruma da göz atması ve düzeltmesi gerekmez miydi?
Sonuçta bir sezonu daha geride bıraktık. 4’lü Final Gruplarında oynanan 24 maçı 12 gün, ortalama 5’er saat ekranlara taşıyan ve tüm ülkeye voleybolu izletip, sevilmesine yardımcı olan TRT’ye bir kez daha bu spora gönül vermiş bir kişi olarak teşekkür ederim.

VE BAŞARILILAR LİSTESİ

Erkeklerde olduğu gibi, bayanlarda da bazı isimlere katılmasam da 4’lü Finallerin başarılıları şöyle:
En iyi smaçör: Nancy (Eczacıbaşı)
En iyi blokör: Eda (Beşiktaş)
En iyi pasör: Arzu (Beşiktaş)
En iyi libero: Gülden (Eczacıbaşı)
En iyi manşet: Esra (Eczacıbaşı)
En iyi servis: İryna (Güneş Sigorta)
En skorer oyuncu: Shapovta (Beşiktaş)

TELEKOM DA ANTRENÖR DEĞİŞİKLİĞİ

Gelecek sezon ülkemizi Avrupa da temsil edecek olan Türk Telekom, Bülent Karslıoğlu ile yollarını ayırdıktan sonra Üzeyir Özdurak ile anlaştı. Özdurak’a yeni görevinde başarılar dilenken, Karslıoğlu’nu da geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum.

PLAJ VOLEYBOLU

Salon voleybolundan sonra, şimdi gözlerimizi plajlara çeviriyoruz. Bunun ilk startı da her zaman olduğu gibi yine Alanya da veriliyor ve Nestea Avrupa Şampiyonası İlk Ayağı, Palm Beach Club de bugün ve yarın oynanacak eleme maçlarıyla başlıyor.
16 bayan, 16 erkek takımın mücadele edeceği ana tablo da Erkan Toğan- Cengizhan Kartaltepe, Semih Çıtak- Bülent Kandemir, bayanlarda da, Nilay Özdemir- Çiğdem Öztoprak, Buğra Eryıldız- Sinem Yalçın yer alacak.
22 ülkenin katılımıyla gerçekleşecek olan turnuvanın eleme turlarında 39 bayan 44 erkek takımı ana tabloya girebilmek için yarışacaklar. Sporcularımızdan erkeklerde Alp Erdem- Güray Şahin, Ilgar Şehirlioğlu- Adem Mert, Sait Doğruyol- Mehmet Sezen, Kerimhan Kaynak- Dündar Yıldırım, bayanlarda Eda Çankaya- Gizem Güreşen, Zülfiye Gündoğdu- Tülay Kıçık, Hülya Cömert- Songül Biçmert ana tabloya girebilmek için güçlü rakiplerinin karşısına çıkacaklar.
Çok güzel maçlar izleyeceğimizi umuyorum. Bu arada TRT’nin bazı karşılaşmaları vereceğini duydum. Umarım sizler de izlerken keyif alırsınız.

Tekrar buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.

A   L   E   V           A   N   A   K   Ö   K