HEDEFLER
BİTMEZ
Geçtiğimiz hafta sonunu bilindiği gibi Cannes deki Avrupa Şampiyonlar Ligi 4lü
Finalinde geçirdik. Sonuç olarak belki istediğimizi alamadık ama çok güzel bir
seyahat oldu. Hani derler ya, Yediğin
içtiğin senin olsun, gördükleri anlat
aslında artık bunun da bir esprisi kalmadı. Televizyonlar sayesinde her şey
zaten göz önünde. Üstelik de maçlar hakkında öylesine ilginç yorumlar yapılmış
ki, inanın bana yazacak bir şey kalmamış. Bilgisayarın başına oturduğumda
dakikalarca düşündüm durdum. Keşke yazılanları hiç okumadan düşüncelerimi dile
getirseydim. Böyle olunca da Cannes de maçlarda uzun uzun tuttuğum notların,
getirdiğim istatistiklerin hiçbir esprisi kalmamış oldu. Ama yine de bu
organizasyonu birkaç küçük cümleyle de olsa yorumlamak gerekirse şunları
söyleyebilirim;
Öncelikle yeni salon çok güzeldi. Atmosfer de öyle. Ama olumsuzluklar da vardı.
Özellikle Protokol Tribününde, Güneş Sigortalı yöneticilere yer ayrılmaması
büyük ayıptı. Turnuvanın ikinci günü seyircilerimize tribünlerin en üstünde çok
az bir yer verilmesi de hoş değildi. Bu arada kupa töreninde 4. olan takımı
sahaya çıkarmamaları da hataydı. Bunu birileri CEV başkanına anlatmalı. Buraya
kadar başarıyla gelmiş bir ekibi törenden dışlamak etik bir davranış değil. En
azından onlarında bugünü hatırlayacakları bir hatıra, bir belge veya bir simge
alma hakları olmalı. Eskiden 4. olan ekipler de törende yer alır ve onlara da
madalyalar verilirdi. Bunun yeniden yapılması gerekir.
Takımımız açısından ilginç bir turnuva oldu. İlk gün hepinizin de televizyondan
çok iyi izlediğiniz gibi, Perugiayı elimizden kaçırıp, finalin kapısından
döndük. Bu da gösterdi ki buralarda başarılı olmak isteniyorsa, daha iyi
kadrolar kurulmalı. Çünkü rakipler en küçük bir eksikliği bile, en iyi şekilde
değerlendiriyorlar. Onlar karşılaşmaların her setinde çok oyuncuyla oynarken (Perugia
10, Cannes 12, Bergamo 10),
biz ancak Ebruyu, o da çok az bölümlerde kullanabildik. Bu da işler kötü
gittiğinde bizleri biraz çaresiz bıraktı, oyun içinde İtalyan takımlarının
yaptıkları taktiksel ataklara cevap veremememize neden oldu. Yani kadromuzun
yeterli olmadığı net bir şekilde görüldü. Gerçi bunda bizim kenar yönetiminde
hatası vardı. İrynanın önde zorlandığı bölümlerde, ikili değişikliğe
gidilebilir, Polonyalı oyuncuyu ve İpeki en azından blok için oyuna sokup,
Elife pas attırılabildi. Böylece bizde en azından bir arayış içinde olabilir,
sıkışıklığı aşmak adına hamle yapmış olabilirdik.
Onun ötesinde şöyle oynadık, böyle yaptık, bu oyuncu iyi, diğeri vasattı gibi
isim vererek yorum yapmak istemiyorum. Çünkü bunun bir anlamı yok. Ekibimiz,
eksikliklerine, oyun kurgusundaki taktiksel bazı hatalara karşın yine de
Avrupanın en güçlü takımları arasında ilk 4 içinde yer alabiliyorsa, şampiyon
olan Perugiayı elinden kaçırıyorsa, turnuvanın en skorer oyuncusunu
çıkarabiliyorsa, ayrıca final öncesi oynanan iki devreli grup maçları sonunda en
iyi blok yapan ve en iyi servis atan oyuncuları kadrosunda bulunduruyorsa,
gelecek sezon atılacak daha dikkatli adımlarla çok daha iyi şeyler yapabilir.
Yazımın başlığını işte bunun için Hedefler
Bitmez
koydum. Güneş Sigortanın bu sezonki amacı, şampiyonlar Ligi 4lü Finalinde
oynamaktı. Bunu başardı. Şimdi hedefi büyütmek gerekiyor. Artık 4lü Finale
yükselmekten öteye gidebilmenin planları yapılmalı. Daha büyük düşünülmeli.
Çünkü takımımızın bunu yapacak gücü var.
Pazartesi gecesi oldukça geç döndük, yurt dışında geçen 5 günün biriktirdiği
işler, Beşiktaş TV deki 1.5 saatlik program, bunun daha fazlası yolda geçen
zaman, bir de bunlara eklenen grip, yazacak fazla bir şey olmamasıyla birleşince
işte böylesine kısa bir yorumu ortaya çıkardı.
Ne yapalım bu kez de böyle olsun. Lütfen özürümü kabul edin. İlerde ki günlerde
telafi etmeye çalışırım.
Tekrar buluşmak dileğiyle hoşçakalın.
A
L E V A
N A K Ö K