YARIŞ
HIZLANDI
Geride kalan hafta çok hareketliydi. Güneş Sigortanın Şampiyonlar Ligindeki
mücadelesi, kıran kırana geçen Final ve Klasman Grubu maçları, federasyon
başkanlığı için iyice hızlanan yarışın toplantıları derken oradan oraya
koşturduk durduk.
Biliyorsunuz 25 Şubat da voleybolumuz yeni başkanını seçecek. Bu nedenle gerek
Prof. Dr. Hüsnü Can, gerekse Erol Ünal Karabıyık yoğun bir çalışma içindeler.
Adaylığını ilk açıklayan Nejat Sancak ise Cuma günü gazetelere ve ajanslara
gönderdiği bir faksla yarıştan çekildiğini belirtti.
Sancak ''25 Şubat'ta
yapılacak olağanüstü seçimde başkanlık için aday çıkmadığı takdirde aday
olacağımı açıklamıştım. Bugünkü görünüm içerisinde, camianın oylarını bölmemek
amacıyla adaylıktan feragat ettiğimi bildirir, yeni seçilecek başkan ve ekibine
başarılı bir çalışma dönemi dilerim.''dedi.
İki başkan adayının yaptığı toplantılardan notlar sunacağım. Bunu da sadece
toplantılara katılma şansını elde edemeyen sizleri bilgilendirmek amacıyla
yapacağım. Çünkü seçimlerde oy kullanacak 211 delegeden çoğu kararını vermiş
durumda. Kulüplerin hemen hemen hepsi, tercihlerini belirlediler. Zaten
biliyorsunuz, kulüp oyları her zaman kemiktir. Yukarıdakiler karar verirler, oy
atacaklar da buna uyarlar. Bunun dışında kalanlardan Genel Müdür, Yardımcıları,
Merkez Danışma Kurulu Üyeleri ve İl Müdürleri genelde iktidarın işaret edeceği
kişilere oy verirler. Geriye kalanların oylarının kime gideceği ise, her an
değişebilir. Ama onların bizim yazacaklarımızdan etkilenmesi zaten söz konusu
olamaz.
Çarşamba akşamı Erol Ünal Karabıyıkın Filede birlik ve yükselme dönemi
adı verilen toplantısına davetli olarak biz gazeteciler de katıldık. Genelde
kulüplerin ağırlıkta olduğu bir toplantıydı. Elimizdeki kitapçığın özetini veren
bir slayt gösterisi izledik. Erol Ünal Karabıyıkın projeleri içinde kısaca
şunlar var:
- Medya ile ilişkiler
geliştirilecek.
- B Milli Takım oluşturularak, A Milli takıma giremeyen ve genç yaşını aşmış
tecrübeli sporcuların yok olmalarının önüne geçilecek.
- Etkinliği artırılmış, pozisyonu sağlıklı bir biçimde tarif edilmiş milli takım
menajerlik sistemi ile milli takımın işleri kolaylaştırılacak, organizasyonlarda
ki ihtiyaçların kolayca karşılanmasını sağlayacağız.
- Liglerin işleyişine kulüplerin yön vereceği yapıyı oluşturarak, ligleri
Lig Kurulu ile yöneteceğiz.
- Liglerde yer alan A Takım fikstürü ile paralel bir Gençler Ligiuygulaması
başlatacağız.
- Voleybol Okulları ve diğer eğitim faaliyetleri destekleyeceğiz.
- Altyapı faaliyetlerini ilgili komitelerimiz arıcılığı ile geliştireceğiz.
- Merkez Hakem Kurulumuzu, resmi müsabakalarda görev almayan duayenlerden
oluşturacağız.
- Teknik Kurulumuz, Milli Takımlarımızı daha ileri projelere yürütecek
açılımlar, temaslar sağlayacak. Avrupa ve Dünya voleybolunun yenilikleri derhal
yurt gündemine taşıyacak.
- Danışma Kurulumuz, gelmiş geçmiş tüm voleybol federasyon başkanlarına
kapılarını ardına kadar açıp, onların değerli tecrübelerinden, fikir ve
görüşlerinden faydalanacak.
- Voleybolun uluslararası karar ve yürütme organlarına daha fazla temsilci ile
katılmanın yollarını bulacak ve günden güne temsil etkinliğimizi artıracağız.
- Federasyonun tüm mevzuatını (Ana statü dahil) çerçeve statü ve
uluslararası standartları dikkate alarak ele alacağız. Mevzuatın
düzenlenmesinde; tarafların (Kulüp, sporcu, antrenör, hakem Vb.) haklarının
dengeli bir biçimde korunmasına özen göstereceğiz.
- Voleybol camiasındaki meslek kuruluşlarını Federasyonun vazgeçilmez paydaşları
olarak göreceğiz ve onlarla sıkı bir işbirliği içinde olacağız.
- Yabancı sporcuların kalitesini denetlemeye yönelik kriterlerin gözden
geçirilmesini, yabancı oyuncularla ilgili kararların Lig Kurulunda verilmesini
sağlayacağız.
- Türkiyenin Avrupanın Plaj Voleybolu merkezi olması için çalışacağız.
- Federasyon WEB sayfasında, voleybol kamuoyu ve basın için düzenli veri
akışı sağlayacak, Performans Analiz Portalı çalışmalarını başlatacağız.
- Eğitim seferberliği başlatacağız. Milli Eğitim Bakanlığı ile mutabakata varıp
çok yaygın montör ve formatör kursları açacak, yurt genelinde voleybola yönlenen
öğretmen sayısını artırarak okullarımızın yeniden voleybolcu üretmesini
sağlayacağız.
- Uluslararası hakem ve antrenör seminerleri sempozyumlar ve paneller
düzenleyerek antrenör ve hakemlerimizin bilgilerini sürekli güncellemelerine ve
görüş- fikir alışverişinde bulunmalarına yardımcı olacağız.
- Bütün mali projelerin önüne, orta vadede voleybol müsabakalarının İddia
tahminlerinde yer alması ve uzun vadede İstanbul Burhan Felek Spor, Eğlence ve
Alışveriş Merkezi Projesini gerçekleştirmenin hedefini koyuyoruz.
Sonra da başkan Adayı Erol Ünal Karabıyık, soruları yanıtladı. Küme düşmeyle
ilgili soruya, Ben kesinlikle hiçbir yerde böyle bir şey söylemedim
dedi.
Burhan Felek projesiyle ilgili sorulara cevap verdi.
Yönetim Kurulunun ne zaman açıklanacağı sorusuna, Arkadaşlarım bunun son
gün açıklanmasında yarar olduğunu söylediler. Onların düşüncesine uyacağım. Ama
şunu söyleyebilirim ki Yönetim Kurulu Üyeleri kulüpler ağırlıklı olacak
HÜSNÜ CANIN BASIN TOPLANTISI
Ertesi günün sabahı, bu kez Prof. Dr. Hüsnü Canın Dedeman Otelindeki basın
toplantısına katıldım.
Önce Ben açıklıyorum, karar sizin
cümlesiyle başlayan ve arka
sayfasını 2000-2005 Voleybol Gurur Tablosu na ayırdığı ve genelde
kendisine yöneltilen suçlamalara verdiği yanıtları içeren broşürünü bizlere
verdi.
Basın toplantısında söylediklerinin ara başlıkları ve özeti şöyle:
- Medya desteğini almadan hiçbir yere varılamaz. Sizlerin sayesinde
voleybolun başarıları tüm ülkeye duyuruldu.
- Düzeyli bir seçim kazanarak göreve geldik. O günden bu yana voleybol sporu
sadece bizim camiamızın değil, tüm ülkenin gururu oldu.
- Ulusal Bayan Takımımızın 2003 yılında başlayan başarılarına 2005 de erkekler
de katıldı ve Üniversiteler Dünya Şampiyonasında birinci oldular, İkinci
ligden, birinci lige yükseldiler, Avrupa Liginde ilk 4 takım arasına girdiler.
-Alt yapılara önem vermediğimiz söyleniyor. Bu tamamen asılsız bir söylenti.
İlk kez Yıldız Kızlar Dünya Şampiyonasına bizim dönemimizde takımımız katıldı
ve 6. oldu. İlk dört şansı bir maç sonucuyla kaçırıldı. O gün mücadele eden
kızlarımızın bir kısmı bugün A takımımızda, diğerleri de kulüplerimizde
başarıyla görev yapıyorlar.
Gençler Dünya Şampiyonasını ülkemize aldık ve 6. olduk. Ayrıca yıldız- genç
takımlarımız bir çok büyük organizasyonda ülkemizi başarıyla temsil etti. Yani
bugün voleybolun en iyi dereceleri hep bizim dönemimizde alındı. Şimdi biz nasıl
oluyor da başarısız sayılıyoruz.
- Beni en çok üzen olay, Mali Genel Kurulun ibra edilmemesidir. Muhalif grup
bizim zaafımızdan yararlanarak, tarihte ilk kez voleybolumuzun böyle bir olay
yaşamasına neden oldu. Statü gereği yer alan bir maddeden yararlandılar. Ancak
bu hiç etik olmadı. Eğer her mali kongrede bu durumdan yararlanacaklarsa yılda
bir kez başkan değişir. 1 yıl federasyon başkanlığı için çok kısa bir süre. 1
yılda hiçbir projenizi gerçekleştiremezsiniz. Mali Kongreden sonra bazı
sağduyulu delegeler karara itiraz ederek mahkemeye başvurdular. Mahkemeyi ben
açmadım. Ayrıca kongre de bazı yanlışlıklar yapıldı. En önemlisi de statünün 25.
maddesi 3. fırkasında Genel Kurula katılanların 4'da 3'ünün oyunun geçerli
olması gerekirken, 134 kişinin katıldığı kongrede, 68 kişinin red oyu vermesi
gerekiyordu. Ancak 67 kişi red oyu verdi. Buna yapılan itiraza mahkeme aleyhte
karar verdi.
- İçinde bulunduğumuz şu günlerde tüm değerlerin hiçe sayıldığı bir seçim
dönemi yaşıyoruz. Mali Genel kurulun ardından yaşanan süreçte kaos ortamına
sürüklendik. Bu geçiş dönemi voleybolumuza çok şey kaybettirdi. Bundan da
camiamız büyük zarar gördü. 2 hafta önce Yunanistan'da yapılan bir toplantıda
daha önceden talip olduğumuz Grand Prix, Federasyon Başkanı olmadığı için
Bulgaristan'a verildi. Oysa daha önce anlaşmıştık ve Avrupa'nın ilk 8 takımının
yer alacağı Grand Prix Ankara'da yapılacaktı. Bayan Milli Takımını Dünya
Şampiyonası'na hazırlamak için bu Grand Prix'e ihtiyacımız vardı. Bu arada
Avrupa Ligi Finallerini de elimizden kaçırıyorduk. Girişimlerimiz sonucunda
Andre Maier ikna oldu da bu organizasyonu da kaybetmekten kurtulduk.
-3 dönem başkanlık yaptım. Koltuk merakım olduğunu söylüyorlar. Ben bu işe emek
veriyorum ve iyi yapıyorum. En küçük bir aksaklık olduğu zaman, yapamadığımız
zaman bırakır giderim. Koltuğu ne zaman bırakacağımı iyi bilirim, biz devlet
terbiyesi aldık, makamlar kalıcı değildir. Ama bu aşama da, böyle bir ortamda
bırakıp gidemem. Onun için seçime giriyorum.
- Öte yandan bu kaos ortamı yüzünden voleybolumuza yönelmek isteyen
sponsorları da kaçırdık. Ligin isim hakkını da satamadık. İstekliler geçici
dönem nedeniyle geri çekildiler. Bu yüzden federasyonumuz çok para kaybetti.
- Ülkemizde yapılan organizasyonlar için giderleri hesaplayıp o oranda ihale
açıyoruz. Şartları bildiriyoruz. Kazanan firmaya da teslim ediyoruz. Böylece
hiçbir masrafa katılmıyoruz. Yani ne cebimizden para çıkıyor, ne de giriyor.
Böyle yapmasak, hiçbir organizasyonu gerçekleştiremeyiz.
- Geçen sezon ligin isim hakkını Halkbanka 50 milyar sattık diye
eleştirildik. Ligin bitmesine 1 ay kala, yani sadece 4lü Final Grupları için bu
anlaşmayı yapmak için yönetime getirdik. Bazı arkadaşlar bu parayı az buldular.
Daha fazlasına satarız dediler. Peki dedik, ama satamadılar ve bunun üzerine
Halk Bankası ile anlaştık. Ulusal maçlar için organizatörler, bu banka ile
anlaşmalar yaptılar, bununla bizim bir ilgimiz yok.
- Görevdeyken, vaat ettiklerimizden bir kısmını yaptık, bir kısmı kaldı.
Seçilirsek diğerlerini de yapacağız. Bunların içinde Ankara ve İstanbul da salon
sorunu da vardı. 49 yıllığına Selim Sırrıyı ve Haldun Alagaşı kiralamak için
girişimlerimiz oldu. Ancak, Mali İdareler Yasası çıkacağı ve tüm salonların
belediyelere devredileceği için bunu gerçekleştiremedik Şimdi yasanın çıkmasını
bekliyoruz.
-Burhan Felek'i yeniden yaparım diyenlere inanmayın, devletin salonunu nasıl
yıkıp yapacaklar? Ben anlamış değilim.
-Voleybol Vakfında federasyona ait 695 milyar lira var. Bu tamamen kulüplerin
ödediği paralardır. Ama arkadaşlar federasyonun bu parasının üstüne oturdular.
- 2006 da Voleybol Şurası yapacaktık. Kararını almıştık, her şey
planlanmıştı. Ancak bu durum engel oldu.
- Televizyon yayınları için benim her zaman önceliğim TRT dir. Bu sezon da böyle
oldu. Ne var ki kulüplerimiz Avrupa maçlarının yayınlarını kendileri çözemedi.
Bunun üzerine sorun yaşamasınlar diye, lig maçları yayın hakkımızı onlara
verdik. Bunu yapmasaydık ceza alacaklardı. Böylece bizim lig karşılaşmalarının
yayını azalmış oldu.
- Bizim dönemimizde voleybol gazetelerde 7-8 milyar dolarlık yer almışız.
Bunlar genelde Ulusal takımları kapsıyor. Buna karşın, kulüp müsabakalarının az
yer alması da sıkıntımız oldu.
- Selim Sırrıya yerleşmemizin en büyük nedeni, voleybol oynanan salondaki
yerlerin başka branşlara verilmemesi içindi. Şimdi federasyonu bir binaya
taşıyacağız.
- Hafta 100 bin seyirci voleybolu izleyecek dedik. Bunu gerçekleştirdiğimiz
gibi 200 bine yaklaştık. İstanbul ve Ankara dışındaki salonlarda maçların hepsi
dolu oynuyor.
- Şu anda erkeklerde 19, bayanlarda 18 takım var. Bu sistemin doğru olduğu
yönünde çok telefon geldi. Zaten alınan sonuçlar da bu gösteriyor. Daha önceki
açıklamalarımızda ligi 2009 yılında 12 takımla oynatmayı planlamıştık. Şu
sıralar kulüplerden küme düşmenin durdurulması konusunda talepler var. Erkekler
Liginde 19 takım var. İki ekip de ikinci ligden gelecek. Bayanlarda da 18 takım
var üç çıkacak Böylece 21 takım olacak. 7şerli 3 grupta maçlar yapılabilir.
Gruplarda ilk 4e girenler final, diğerleri de Klasman Grubuna giderler.
Böylece 2009 yılında yapmayı tasarladığımız 12 takımlı ligi, iki sene öncesine
çekmiş oluruz. Bunu seçim yatırımı gibi algılamayın, bu voleybolun geleceği ile
ilgili bir görüştür.
- Federasyon ibra olmadığı için denetim gerçekleşmedi. Şu anda özel bir
firmanın Yeminli Mali Müşavir'i denetim yapıyor. Bu rapor tamamlanır tamamlanmaz
da tüm delegelere federasyon tarafından gönderilecek.
- Yeni talimatlar hazırlamıştık. 9 maddelik bir listemiz var. Mali kurulda bunu
delegelerin onayına sunacaktık. İbra edilmediğimiz için bunu gerçekleştiremedik.
- Şu anda federasyonun 1.5 trilyonu var. Eğer sponsor bulanamazsa bu parayı
Ulusal Takımlar için harcayacağız. Bu rakamın içinde Ulusal ekip antrenörleri ve
plaj voleybolu organizasyonları da var.
Toplantının sonunda Yönetim Kurulunu ne zaman açıklanacağı sorusuna Hüsnü Can, Çarşamba
günü" cevabını verdi. Erol Ünal Karabıyık, yönetim kurulunu kulüp
temsilcileri ağırlıklı yapacağını söyledi, sizin yönetiminiz nasıl olacak
sorumu, Hüsnü Can: Yönetimi şu anda oluşturmaya çalışıyorum. Eski kuruldan
bir veya iki kişi alacağım. Süha Balın eğer seçilirsem benimle birlikte olacak.
Yönetimin yarısı kulüp temsilcilerinden diğer yarısı ise konusunda ihtisaslaşmış
kişilerden oluşacak. Geçen dönem bunun sıkıntısını çok çektik. Hatta bu yüzden
seçim kaosu yaşıyoruz. Bu dönemde bir hukukçuya, bir ekonomiste, dış ilişkileri
yürütecek çok iyi lisan bilen bir kişiye, ekonomik gücü kuvvetli olan 1-2
kişiye, devlet işlerini iyi bilen, onlarla iletişim kuracak birine, ayrıca medya
işlerini götürebilecek, üst kademedekilerle iyi ilişkiler kurabilecek birine,
sponsorlar bulacak, onlarla federasyonun ilişkilerini geliştirecek birine çok
ihtiyaç var. Diye yanıtladı.
Sabah Gazetesi'nde çıkan 'Tehdit Ediliyorum' başlıklı haberin sorulması
üzerine de, "Beni kimse tehdit edemez. Mali Kongrede Erol Ünal Karabıyık, 'Sizi
ibra edelim ama siz de seçim kararı alın' dedi. Benim kimseden korkum yok.
Çünkü hata yapmadım. Kaçacağımı düşündüler ama kaçmadım. Kongreye devam ederek,
öneriyi kabul etmeyerek de bu cesareti gösterdim. Ayrıca mahkemeye itiraz
edenlere, müracaatlarını geri almaları için baskı yapıldı. Bu da etik değildi.
Beni en çok rahatsız eden, üzen şey, hiçbir suçumuz yokken ibra edilmemektir. Bu
gelişmelerden çok büyük rahatsızlık duydum ama asla teslim olmayacağım.
Dedi.
İşte, Erol Ünal Karabıyıkın kulüplerle yaptığı toplantıdaki projeleri ve Prof.
Dr. Hüsnü Canın basın toplantısında söyledikleri. İki adayın düşünceleri,
görüşleri böyle. Şimdi Cumartesi günü delegeler iki adaydan birine Voleybolumuzu
yönetme görevi verecek. Demokrasilerde seçimler esastır. En çok oyu alan Başkan
olur, tartışmalarda biter. Benim en büyük dileğim, voleybola yakışan, seviyeli
bir seçim olması. Ve kazananın, kaybedeni teselli ederken, seçimi yitirenin de
centilmence yenilgiyi kabul edip, başkan seçileni kutlamasıdır.
ÖZERKLİK TEHLİKEDE
Biz seçim tartışmalarıyla boğuşurken, voleybolumuzu da çok ilgilendiren,
Danıştay ile ilgili yazılar gazete sütunlarına yansıdı.
Biliyorsunuz, Danıştay 10. Dairesi, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün
hazırladığı Özerk Federasyonlar Çerçeve Statüsünün iptal edilmesi kararıyla
ilgili görüşünü yakında açıklayacak. Esastan verilecek karar ile özerk
federasyonların seçimlerinin iptali söz konusu. Danıştay 13 Mayıs 2005 de
Çerçeve Statünün 6. maddesi 4. fıkrasının, Genel Kurul aşağıdaki üyelerden
oluşur cümlesiyle başlayan kısımdaki, geçici birinci maddenin hukuka aykırı
olduğu gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı almıştı.
Bunun üzerine GSGM, Danıştay Dava Daireleri Genel Kuruluna itiraz etmiş ve
ilgili daire devam eden liglerin sıkıntı yaşamaması nedeniyle, yürütmenin
durdurulmasını kaldırarak özerk federasyonları geçici olarak rahatlatmıştı. Ne
var ki bu durumu GSGM, nihai bir kararmış gibi lanse etmişti. Danıştay
Savcısının davayı incelediği ve yakında kararın açıklanacağı belirtiliyor. Büyük
bir olasılıkla da Genel Müdür, Merkez Danışma Kurulu Üyeleri, Genel Müdür
Yardımcıları, İl Müdürlerinin Resmi kişi olarak oy kullanmaları ve
bununda özerkliği zedelediği görüşünün ağırlık kazanması sonucu Özerk Federasyon
seçimlerinin iptal edileceği belirtiliyor.
Böyle bir karardan sonra ne olur? Sorusunun yanıtı, gerçekten biraz karışık.
Böyle bir durumda büyük bir olasılıkla, Çerçeve Statü yeniden düzenlene kadar
Genel Müdürlük bir kişiyi atayabilir. Bu sadece bir yorum. Ama öncelikle
Danıştayın vereceği kararı beklemekte yarar var.
ÜMİT
SOKULLUNUN MESAJI
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ümit Sokullu, bir mesajla 2005 yılının Şubat ayında
yüklendiği bu zor görevi Cumartesi günü bırakacağını açıkladı.
Sokullu, görevden ayrılma nedeni olarak, özel yaşantısında meydana gelen
gelişmeleri gösterdi. Bundan dolayı artık hiç oluşumun içinde yer almayacağını
ve sadece faal hakemlik yapacağını belirtti. Sokullu veda mesajında kendine
destek veren kamuoyuna da teşekkür etti.
GÜNEŞ SİGORTA İÇİMİZİ ISITTI
Bu seçim yarışını bir yana bırakarak biz yine voleybol maçlarına dönelim. Tabii
ki öncelik Güneş Sigortanın büyük başarısı olacak.
Şampiyonlar Liginde İspanyol Hotel Cantur Las Palması eleyen takımımız, adını
Fransanın Cannes kentinde yapılacak 4lü Finale yazdırdı. Bu büyük başarı tüm
camiayı çok mutlu etti. Ama Güneşlileri tabii ki bir başka sevindirdi. Çünkü ilk
kez Şampiyonlar Ligi Finalinde mücadele edecekler. Netice de bu güzel başarı
Vakıfbank Güneş Sigortaya çok yakıştı.
İspanya da ki rövanş maçını sizlerde benim gibi heyecanla izlediniz. Hele ikinci
setin son sayılarında çok gerildim. Ama netice de beklediğimiz oldu.
Biliyorsunuz, ben televizyondan seyrederek prensip olarak yorum yapmıyorum.
Aslında o iyi oynadı, bu vasattı, şu hata yaptı diye fikir yürütmenin de bir
anlamı yok. Çünkü hedefi 12' den vuran takımımız isteneni yaptı ve 4lü Finale
yükseldi, gerisi hikaye.
VE LİGLER
Liglerle ilgili düşüncelerime Çarşamba günü oynanan maçlarla başlayayım;
Önce Burhan Felek de Fenerbahçe- Tokat Belediyesi karşılaşmasını izledim. Sarı-
Lacivertliler açısından kolay bir maç oldu. Tokatın yabancılarından birini
göndermesi takımın gücünü düşürmüş. Böyle olunca da Fenerbahçe, çok tempolu
oynamasa da mücadeleyi rahat aldı.
Günün ikinci maçında Beşiktaş- Galatasaray kozlarını paylaştı. Beşiktaşın
Akatlar Spor Salonunun Fiatin toplantısına verilmesi nedeniyle müsabaka Burhan
Felek de oynandı. Ne var ki bu toplantı, Romadaki otobüs kazası nedeniyle
ertelendi. Ancak tekrar geriye dönüş vakti de kalmadı.
Maç öncesi bir iyi, bir de kötü görüntü yaşadık. Karşılaşma başlamadan önce
Beşiktaş takımı oyuncuları tek tek hakem anonsuyla sahaya davet edilirken,
protokol tribününde yer alan Galatasaraylı yöneticiler, (içlerinde Turgay
Kıran da vardı) sahaya giren sporcuları alkışlayarak güzel bir centilmenlik
örneği gösterdiler. Bu görüntü doğal olarak karşı tribünde yer alan taraftarlara
da örnek olmalı. Çünkü ezeli rekabet böyle davranışlarla büyür. Ne var ki bu
güzel görüntüye birkaç taraftar gölge düşürdü. Yöneticileri alkışlarken, onlar
yuhalamayı tercih ettiler. Görüntü sadece bununla da kalmadı. Üstüne bir de,
futbol sahalarında sıkça rastlanan ama henüz salonlara ulaşmadığını düşündüğümüz
o meşhur slogan eklendi. Bu gruba birileri bazı şeyleri öğretmeli. Çünkü spor
salonlarında, özellikle de voleybol oynanan yerlerde küfürlü tezahürat olmaz,
İslami sloganlar atılmaz.
Öte yandan bu olumsuz görüntünün aksine bir başka güzel davranışla ilgili bir
not düşeyim. İyi ile kötüyü ayırmak açısından belki yararlı olur.
Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalardan birinde, Kartal İTO Salonunda Galatasaraylı
seyirciler ile Fenerbahçeli oyuncular birbirlerine girmişlerdi. Sonradan
öğrendiğime göre de Sarı- Kırmızılı takımın yöneticileri, (özellikle de
Turgay Karabulakın çabaları çok takdir almış) ve sporcuları, kavga çok daha
vahim bir duruma girmeden engellemişlerdi.
İki takımın taraftarları, başka bir gün peş peşe oynanacak bir maçta, bu olayın
tekrarını acaba yeniden yaşatırlar mı diye endişeleniyorduk. Ama bunun boşuna
olduğunu Pazar günü Burhan Felek de gördük. Galatasaray İstanbul B. Belediyesi
maçından sonra Sarı- Kırmızılı taraftarlar tam salondan çıkıyorlardı ki,
tesadüfen Fenerbahçe- Yeşilyurt maçı için Sarı- Lacivertli taraftarlar
bayraklarla içeri girmeye başladılar. Galatasaraylı taraftarlar onların girişini
beklediler ve sonra da çıktılar. İki tarafta ne bir söz etti, ne de bir
davranışta bulundu.
Bizim istediğimiz, beklediğimiz, her zaman görmeyi arzu ettiğimiz tablo buydu.
İki taraftar grubunu da ayrı ayrı tebrik ediyorum. İşte voleybol sporu ve
seyircisi budur. Hangi renklerin sevdalısı olursan ol, salona gelir, özgürce,
ama rakibe sataşmadan, küfür etmeden, olay çıkarmadan takımını gönlünce
desteklersin. Ve biter gider.
Nereden nereye geldik.
Biz yine iki ezeli rakibin maçına devam edelim;
Genelde heyecanı yüksek bir mücadele oldu. Ama yapılan hatalar da çok fazlaydı.
Bu nedenle maçın kalitesi belirli bir seviyenin de üstüne çıkamadı.
İlk setin başlarında Beşiktaş 4-3 öndeydi. Bu sayıdan sonra Sarı- Kırmızılı
takım hem servislerde, hem de hücumlarda daha başarılı olunca kontrolü eline
aldı ve 10-12ye kadar da önde geldi. Siyah- Beyazlılar 12-12 de eşitliği
sağladılar. Galatasaray tekrar iki sayılık fark yakaladı: 12-14. 14-16 dan sonra
da Diogonun etkili servisleriyle arayı açarak seti 17-25 kazandı.
İkinci sete Beşiktaş, Burçin yerine Hakan, oynadığı bölümlerde hiç ortalarda
görünmeyen ve hata üstüne hata yapan Denis yerine de Engin ile başladı. Bu
değişiklik olumlu oldu. İlk teknik molaya 8-7 girildi. 9-8 den sonra, Bahadırın
servisleri Sarı- Kırmızılı takımın manşetini bozdu, buna bir de İbrahim 4, Murat
3, Kolacny 2, turunda ölmeyen toplar eklenince bir anda sayılar 13-8 oldu.
Galatasaray aradaki sayı farkını ikiye düşürse de (13-11), bu kez de Murat 2,
İbrahim 3, Onur 4 pozisyonda ataklardan sayı çıkaramadılar ve bu yüzdende ara
yine açıldı: 17-11. Bu avantajı koruyan Beşiktaş seti 25-19 aldı.
3. set, bu kez Galatasaray, 8-8 den sonra hızlandı ve arayı açmaya başladı:
8-11, 9-14, 10-16, 13-18, 16-22. Siyah- Beyazlılar Hakanın servisleriyle
toparlanıp, manşet sorunu yaşayan ve ataklarda aksayan rakibini 23-23 de
yakaladılar. Sonunda Brezilyalı oyuncu Diogo sayıyı buldu: 23-24. Ardından
Kolacny de servisten direkt bir sayı alınca set 23-25 Sarı- Kırmızılıların oldu.
4. setin başında sonuna kadar kontrol Beşiktaşındı: 25-16.
Güzel ve başa baş bir 5. set izledik. Karşılıklı sayılar heyecanı sonuna kadar
ayakta tuttu. Neticede 13- 15 seti alan Galatasaray, maçı da 2-3 kazanmayı
başardı.
İSTATİSTİK
(Hasan Çelike teşekkürlerimle)
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||