İLK BÖLÜM SONA ERDİ

 

Türkiye Erkekler Voleybol Ligi’nin 1. Etabı hafta sonu oynanan karşılaşmalarla sona erdi. Böylece 1.Grupta mücadele edecek bayanlarda 10, (Vakıfbank Güneş Sigorta, Eczacıbaşı, Türk Telekom, Gaziantep Şahinbey Belediyesi, Yeşilyurt, Beşiktaş, Emlak TOKİ, Fenerbahçe, İller Bankası, DYO Karşıyaka), erkeklerde de 10 ekip (Arkas, Ankara SSK, Erdemir, Tokat Plevne Belediyesi, Galatasaray, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fenerbahçe, Halkbank, Beşiktaş, Polis Akademisi) ile, 2 Grupta oynayacak bayanlarda 8 (Dicle Üniversitesi, Yalovaspor, TED Kolejliler, Galatasaray, Şişli, Ankara SSK, Gazi Üniversitesi Anadolu Voleybol İhtisas, İstanbul Emlak Bankası), erkekler de 9 ekip (Hatay Polisgücü, Manavgatspor, Ziraat Bankası, Maliye Gençlik, Bafraspor, Çankaya Belediyesi, Konya Meram Belediyesi, Arçelik, TKİ Gelispor) takım belli oldu.

Şimdi 1. Gruptaki ekipler iki devreli lig usulü kozlarını paylaşacaklar. Böylece ilk 4 sırayı alanlar 4’ Final Turnuvaları’na yükselecekler ve şampiyonluk için yollarına devam edecekler.

2 devreli, 2. Grup karşılaşmalarından sonra da bayanlarda daha önce ligden çekilen 2 takımın yanına düşecek 2 ekip daha eklenecek. Erkekler de ise, daha önce çekilen 1 takımın ardından 3 ekip daha düşecek.

Bu iki grubun kuraları hava uygun olursa, 26 Ocak da saat 14.00 de Olimpiyat Evi’ nde çekilecek.

Ben bu ikinci etap için yorumlarımı daha sonraki günlere bırakıyorum. Çünkü takımlar hala yabancı oyuncu peşinde koşuyorlar. Böyle olunca da beklemekte yarar buluyorum. Bu nedenle de geride kalan günlerin bir değerlendirmesini yapmak daha doğru olacak.

 

AVRUPA KUPALARI

 

Geçtiğimiz haftaki yazımda Güneş Sigorta ve Eczacıbaşı’ndan söz etmiştim. Şimdi sırada Avrupa defterini çeyrek finalde kapatan Beşiktaş ve Halk Bankası var.

Ama önce Tansu Acar arkadaşımızın mailini ve onun ilginç görüşünü de sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

www.cev.lu sayfasında best players sonuçlanmış. Sonuçların yanına Neslihan’ın resmini koymuşlar. 4’lü final sırasında en iyi libero ve en değerli oyuncu şeklinde 2 kategoride daha ödül verecekleri yazıyor aşağıda. En değerli oyuncu olarak Neslihan’ı mı düşünüyorlar acaba? Dilerim VGS dörtlü finale kalır ve Neslihan en değerli oyuncu ödülünü alır.

Sevgiler, Tansu

 

Indesit European ChampionsLeague 2005/06

Women’s Individual Awards League Round                                                                             


Best Scorer: Natalya Mammadova (Azerrail BAKU / AZE)
Best Spiker: Paola Paggi (Foppapedretti BERGAMO / ITA)
Best Server: Neslihan Demir (Vakifbank Günes ISTANBUL / TUR)
Best Blocker: Aysun Özbek (Vakifbank Günes ISTANBUL / TUR)
Best Setter: Eleonora Lo Bianco (Foppapedretti BERGAMO ITA)                                 

Men’s Individual Awards League Round                                                                                    

Best Scorer: Heriberto Quero (evivo DÜREN / GER)
Best Spiker: Martin Lebl (EMU RPA PERUGIA / ITA)
Best Server: Steven Keir (aon hotVolleys VIENNA / AUT)
Best Blocker: Luiz Roque Carvalho (evivo DÜREN / GER)
Best Setter: Frank Depestele (Knack Randstad ROESELARE / BEL)                                

Umarım haklı çıkarsın sevgili Tansu.                                                                                

BEŞİKTAŞ DAN VEDA                                                                                                

Biliyorsunuz Çarşamba günü Beşiktaş, İspanyol ekibi Burgos’a elendi. Aslında ben takımımızın bu turu başından beri geçeceğine çok inanmıştım. Hatta ilk maçı set alamadan ve 52 sayı ile kapatmasına karşın inancımı yitirmemiştim. Çünkü Burgos’un çok iyi bir takım olmadığını  düşünüyordum. Nitekim takımlar ısınmaya başladığında daha da umutlandım. Çünkü sadece göze Kübalı Martinez çarpıyordu. Ama yanılmışım. Hem de çok. Çünkü takımımızın bu kadar kötü oynayacağını aklıma bile getirmemiştim. Nerede o bildiğimiz Beşiktaş, nerede Burgos karşılaşmasındaki Beşiktaş. Bence Siyah-Beyazlıların maçı kaybetmesindeki en büyük etken, bugüne kadar en iyi tarafları olan etkili servislerini bu kez kullanamamalarıydı. Ayrıca rakibin file üstünde ve defansta yerleşmesine olanak vermeyen çabuk oyunlarını sahaya yansıtamadılar. Bunda şüphesiz ki, manşet alan oyuncuların, İspanyol ekibinin uzun servislerini bir türlü oyuna sokamamalarının da katkısı da büyüktü. Böyle olunca da Eda dışında blok geçmekte zorlanan, sayıya karşı mücadele etmenin getirdiği stres nedeniyle basit hatalar yapan Siyah-Beyazlılar, turu da, galibiyeti de vermek zorunda kaldı.                                                                                                         

İlk sette bir türlü ağırlığını koyamayan, rakibi zorlayacak servis atamayan, Kübalı Martinez’i durduramayan, hata üstüne hata yapan Beşiktaş sonunda seti
30-28 kurtardı ama verilen bu kadar sayı da işi iyice zora soktu (Biliyorsunuz averaj hesabında artık setler değil, sayılar hesaplanıyor). Verilen 28 sayıdan sonra artık yapacak tek şey, fırtına gibi oynanacak ve farklı kazanılacak bir setti. Çünkü ancak o zaman umutlar tekrar yeşerecekti. Ama değişen bir şey yoktu. En büyük özelliği iyi blok ve defans olan Burgos’u bozacak ne servis atabiliyor, ne blok yapabiliyor, ne de hücumda etkili olabiliyorduk. Ama tüm bunlara karşın, yani iyi oynamamasına karşın yine de ikinci set 25- 21 Beşiktaş’ın oldu. İki sette verilen 49 sayı artık turun hemen hemen gittiğini gösteriyordu. Hiç değilse maçı kazanalım düşüncesi hepimizi sardı. Ne var ki 10-10’ dan sonra işler daha da bozuldu. Hatalar ve turun gitmesinin getirdiği psikoloji, oyuncuların ellerine de, ayaklarına da adeta pranga oldu. Böylece üçüncü set 18- 25 gitti. Ardından 24-26 verilen 4. set ve 9-15 giden 5. setle, turu kaybettik, en azından maçı kazanalım düşüncesi de gerçekleşmedi. Yazık oldu. Hem de çok yazık. Çünkü Beşiktaş ligin başlarındaki oyunlarından birini bile oynasaydı biz bu turu geçerdik.                                                                                                        Neyse olan oldu, artık giden bir şeyin ardından hayıflanmanın, “Keşke” diye başlayan cümleler kurmanın bir anlamı yok. Önemli olan geleceğe bakmak ve ayni hataları tekrarlamamak.

HALKBANK DA ELENDİ

Bu arada Top Teams de mücadele eden ve Ankara daki ilk maçını kaybeden Halk Bankası, rövanşta da rakibine yenilerek Avrupa defterini kapattı.                                                            Aslında takımız turu kaybetti ama bu konuda antrenör Salih Yergin’in isyanına da kulak vermek gerekiyor. Çünkü bu da ayrı bir olay olarak kulaklara küpe olmalı.

Salih ne diyor? “Gruptan çıkmayı garantileyince çeyrek finaldeki rakibimizin nasıl belirleneceğinin peşine düştük. Geçen sezon çapraz bir eşleşme vardı. Ancak bu yıl gelen reglamanlarda nasıl bir eşleşme olacağına dair bir bilgi yer almıyordu. Ne olacak? Diye defalarca federasyona sorduk. Bir cevap alamadık. Bunun üzerine CEV’e mail attık, onlardan da bir yanıt çıkmadı. Bu arada son maçımızda geldi çattı. Çıktık, oynadık ve grup birincisi olduk. Bir de baktık ki geçen seneki sistem aynen geçerli. Böyle olunca da karşımıza Top Teams’in en iyi takımı Copra Piacenza geldi. Erdemir ile iki kez oynayan bu ekibin gücünü biz çok iyi biliyorduk. Eğer eşleşme sistemini daha önceden öğrenebilseydik, İtalyanlarla oynamamak için son maçı verip grup ikincisi olurduk. Çünkü Piacenza dışında her takımı yenecek güçteydik. Yani istediğimizle eşleşmek ve 4’lü finale çıkarak madalya kazanmak bizim elimizdeydi. Ama bilgi alamamak bizi çok önemli bir başarıdan etti.”

İşte Yergin’in isyanı böyle. Haklı olduğu taraf, şüphesiz ki federasyonun onları aydınlatamamış olması. Ancak bu konuda haksız olduğu taraf da var. O da kulüpte Avrupa işlerini yapan, kovalayan kişinin de bu işleri bilmemesi. Hatta bu son bölümde ki araştırmalar da bile, bir telefonla CEV’e ulaşıp konuyu netleştirememesi büyük bir hata olarak ortada duruyor. Bu da hedefleri büyük kulüplerimizde, hala bir şeylerin eksik olduğunun güzel bir örneği. Küçük bir planlamayla, girişimle, aşılacak sorun, hem Halkbank’ın, hem de Türk Voleybolunun önünü kesmiş oldu.

Bu arada federasyonumuzun ihmali ya da unutkanlığı bir başka olayı da Beşiktaş’a yaşattı. Siyah-Beyazlılar İspanya’ ya Burgos maçına giderken averaj hesaplarının sayılarla yapılacağını bilmiyorlardı. Çünkü CEV’in federasyona 26 Eylül’ de yolladığı bu averaj sisteminin uygulanacağına dair yazıyı, Ankara daki görevliler kulüplere göndermeyi unutmuşlar ya da gerek görmemişlerdi. Beşiktaşlılar da Burgos maçının rövanşından bir gün öncesi karşılaşmanın gözlemcisi Ali Özarboy’ un uyarıları üzerine set değil, sayı averajının geçerli olduğunu duydular. Bu da işin bir başka yönü.

 

LİGLER 

 

Bu hafta en önemli karşılaşmalar grupta ilk 5’e girerek  bir üst bölümde yer almak için son kozunu oynayacak Galatasaray’ın erkekler de Hatay Polisgücü, bayanlarda ise Karşıyaka ile yapacağı maçlardı. İki mücadele de 5 set sürdü ve sonunda Sarı-Kırmızılılar erkeklerde hedefi yakalarken, bayanlarda Karşıyaka 1. Grupta oynama şansını elde etti.

 

Kartal İTO Salonu’nda ayni puandaki iki takım Galatasaray ve Hatay Polisgücü kozlarını paylaştı. Kıran kırana bir mücadele ve sonunda şans Sarı-Kırmızılılara güldü. Ben görevim gereği Akatlar da olduğum için bu zorlu karşılaşmayı izleyemedim. Ama telefonla adeta adım adım takip ettim. Heyecanı dorukta bu maçın iki dönüm noktası oldu. Birincisi 4. sette Galatasaray’ın 38-37 öndeyken, üst üste 3 sayı vererek seti 38-40 kaptırması, ikincisi de bu kez Hatay’ın 5. sette 14-11 den, peş peşe 3 sayı vererek büyük bir şansı tepmesiydi. İlginç tabii. Sonunda kazananı kutlayalım, kaybedeni de teselli edelim. Böyle bir maç için ancak bu söylenebilir.


Bu arada maçtan sonra Galatasaraylı seyircilerle, Fenerbahçeli sporcuların arasında geçen kavga hepimizi üzdü. Olayın detayını net olarak öğrenemedim. Ama Sarı-Kırmızılı taraftarların, Sarı-Lacivertli sporculara küfür ettikleri, bunun üzerine onların da tribüne çıkarak seyirciyle kavgaya tutuştukları, bu arada bir seyircinin de hastanelik olduğu söyleniyor. İki grupta ayıp etmiş. Seyircinin, hiçbir sporcuya, küfür etmeyi bırakın kötü söz bile söylemeye hakkı olamaz. Eğer kendilerine hâkim olamıyorlarsa bir daha salonlara gelmesinler. Ancak hiçbir sporcunun da sahaya çıktıktan sonra (
Isınmada da olsa), kendine küfür edildi diye tribüne çıkıp kavga etmesi gerekmez. Bu tür şeylerin voleybolda asla yeri yok. Salonları sokağa çevirme modası başlarsa, bunun altında hepimiz kalırız. Bu böyle bilinsin ve herkes de ayağını denk alsın.       

 

Gelelim Galatasaray-Hatay Polisgücü maçının istatistiki bilgilerine (Bu arada biraz tembellik edip Hasan Çelik’in gönderdiği istatistiği olduğu gibi koyuyorum. Belki bu şekliyle daha çok hoşunuza gider. Çünkü artı-eksi değerleri, başlangıç pozisyonlarını da görme şansını yakalıyorsunuz):

 

GALATASARAY ERKEK

3

-

2

HATAY POLISGUCU SPOR

Regular Season - Second round
 

Match

 

Attendance

 

Date

1/21/2006

Income

 

Time

12:00:00

Hall

KARTAL ITO SS 

 

City

ISTANBUL

Referees:

 

 

Set

Time

Score

1 set

25

25-23

2 set

23

18-25

3 set

22

25-21

4 set

34

38-40

5 set

17

17-15

Tot

2.01

123-124

GALATASARAY ERKEK
 I. MENKUER

SET

POINTS

SERVE

RECEPTION

ATTACK

BLOCK

1

2

3

4

5

Tot

BP

W-L

Tot

Err

Pts

Tot

Err

Pos%

Exc%

Tot

Err

Blo

Pts

Pts%

Err

Pts

1

Mustafa Ramazanoglu (C)

3

3

5

5

5

3

3

-4

17

2

2

·

·

·

·

1

1

·

·

·

4

1

2

Jaromir Kolacny

6

6

2

2

2

15

9

+2

15

7

2

1

·

100%

·

23

3

2

9

39%

1

4

5

Caner Dengin (L)

*

*

*

*

 

·

·

-2

·

·

·

38

2

74%

42%

·

·

·

·

·

·

·

7

Carlos Grilo

1

 

*

 

 

·

·

-3

4

1

·

5

·

100%

100%

2

1

1

·

·

·

·

9

Diogo Da Silva

4

4

6

6

6

31

12

+18

16

4

1

14

·

86%

79%

47

3

4

29

62%

2

1

10

Murat Aslan

*

1

3

3

3

13

2

·

9

2

·

30

3

60%

50%

25

·

5

12

48%

3

1

11

Sevki Pehlivanoglu

5

5

1

1

1

11

6

+5

16

1

·

·

·

·

·

17

1

·

11

65%

4

·

12

Firat O. Tek

 

*

 

*

 

1

1

+1

4

·

1

·

·

·

·

·

·

·

·

·

·

·

13

H. Ibrahim Akseker

2

2

4

4

4

3

·

-4

17

1

·

·

·

·

·

9

1

1

2

22%

4

1

14

Kemal Elgaz

 

*

 

*

 

1

·

·

3

1

·

·

·

·

·

1

·

·

1

100%

·

·

17

Onur Capan

 

 

 

 

 

·

·

·

·

·

·

·

·