GÜNEŞ SİGORTA

Bu haftaki yazım, bayramın getirdiği yoğunluk nedeniyle hem eleştirilerden uzak, hem de kısa olacak. Çünkü bu iki konuda da son dönemlerde bir hayli sıkıntılıyım. Yaptığım eleştiriler nedeniyle bazı yöneticiler, menajerler, teknik adamlar ve sporcular benimle karşılaştıklarında selam vermemek için ya yolunu değiştiriyor, ya da görmemezliğe geliyor. Kaçacak ortamı bulamadıklarında da, ya zoraki bir “
Merhaba” diyorlar, ya da zorlukla ellerini uzatıyorlar. Bu nedenle en azından 1-2 hafta, bayramın da getirdiği sevecenlik ve dostlukla hiç kimseyi eleştirmeyeceğim. Böylece kısa bir süre de olsa hepimiz mutlu olacağız.
İkinci sorunlu konuda; “
Çok uzun yazıyorsun, okumaktan sıkılıyoruz.” Eleştirisi. Aslında haklılar da. Bu kadar uzun yazıları okumak insanı bıktırır, bunu bende biliyorum. Hele son haftaları düşünürsek, gerçekten de çok uzun yazmışım. Aslında bu konunun nedenine daha önceden de değinmiştim. Çok zamanımı almasına karşın biraz fedakarlık yapıyorum. Amacım yazıma girenlerin kendilerine de, takımlarına da ait bazı şeyler bulabilmesi. Kimse yazıları sonuna kadar okuyup, bitirmek zorunda değil. Kendisini hangi başlık altındaki konu ilgilendiriyorsa, o bölümü değerlendirsin istiyorum. Ama ipin ucunun kaçtığı da bir gerçek. Bilgisayarın başına oturduğumda o hafta aklımda ne varsa, sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Her halde düşündüklerimi kısaca ifade edemiyorum ki bu kadar uzun yazılar ortaya çıkıyor. Daha önceden de, birkaç kez kısa yazmayı denedim. Hatta kendimi zorladım. Ama yine beceremedim. Bu konu eksik kaldı, hadi bayatlamasın şunu da yazayım derken bir de bakıyorum, yine uzamış. Umarım istatistikleri göz önüne almazsanız, bu kez bu işi koparacağım.

GÜNEŞ ÇEYREK FİNAL DE

Şampiyonlar Ligi’nde ülkemizi temsil eden Vakıfbank Güneş Sigorta dün Azerrail Bakü ile oynadığı kader maçını 3-1 kazanarak çeyrek finale hem de grup ikincisi olarak yükseldi. Biliyorsunuz bu grupta ikinci olmak çok önemliydi. Çünkü eğer bir alt sırada kalınsaydı yani grup üçüncü olarak bitirilseydi takımımız, Foppapedretti Bergamo (Cannes ev sahibi olduğu için değerlendirmeye alınmıyor) ile eşleşecekti. Şimdi çeyrek finaldeki rakibimiz Hotel Cantur Las Palmas veya Uralochka olacak. (Ben yazıyı bitirip Suat’a yolladığımda bu ekiplerin maçları henüz sonuçlanmamıştı. Onun için ikisinin de ismini yazdım). İki takımı da Eczacıbaşı karşısında izledik. Ben hangisi olursa olsun Güneş’in çeyrek finali geçeceğine inanıyorum. Hele dünkü maçı gördükten sonra daha da rahatladım. Ama tabii ki gönlümüz Las Palmas dan yana.

Gelelim dünkü zorlu mücadeleye; Güneş Sigorta, bu kadar kritik ve stres yüklü bir maçtan güzel bir oyun ve güzel bir sonuçla çıkmayı başardı. Daha önceki karşılaşmaları düşündüğümde, takımımızın iki önemli eksiği vardı. Bunlardan biri servise karşı manşetler, ikincisi de köşe oyuncularımızın ve ortadan oynayan İryna’nın blok sıkıntısı. Dün Vakıfbank bu iki sorunu da çözmüş göründü. Özellikle iyi servis atan bir rakip karşısında manşet hataları çok azdı (
74 manşet, 1 hata, yüzdesi 86. Exc: % 65). Buna karşın en etkili yönümüz olan hücumda sıkışıklık yaşadık. Bunun bence en önemli nedeni İryna’nın köşe smaçörlere zaman zaman topu çok yatırması ve bu oyuncuların bloktan kaçma şansını bulamamalarıydı. Ne zaman Brezilyalı oyuncuya topları yükseltti, Dos Santos blok autlarla sayılar üretti. (120 atak, 57 sayı yüzde 48. Aslında bu istatistik kötü bir görünüm vermiyor ama bu Neslihan’ın performansının çok yukarıda olmasından kaynaklandı. 28 top öldürdü, yüzde 61. O’nu dışarıda tutarsak, Dos Santos % 46, Aysun % 38, Deniz ve Gözde ise % 36 ile oynadılar. Bu da eski maçlara oranla biraz düşük bir performanstı). Diğer çözülen sorun da bloklardı. 15 blok sayısı hiç de azımsanacak bir rakam değil. Üstelik de karşıda Şampiyonlar Ligi’nin şu anda en skorer oyuncusu Mammadova vardı.
Bu arada Neslihan’a Perugia maçındaki gibi ayrı bir paragraf daha açmak gerekiyor. Dün yine show yaptı. Toplam 36 sayı üretti. Yani Güneş Sigorta’nın aldığı 97 sayının, 36’sı bu oyuncudan geldi (
Rakibin yaptığı 5 hücum, 8 de servis hatasını eklediğimizde Neslihan’ın performansı daha da net ortaya çıkıyor).
Sonuçta takım olarak güzel bir oyun, net bir skor ve yakalanan grup ikinciliği. Gerisi boş. Tebrikler Güneş Sigorta, yolun açık olsun.

İSTATİSTİKLER

Güneş Sigorta:

96 servis, 9 hata, 11 sayı. Servise karşı 74 manşet, 1 hata, yüzdesi 86. Exc: % 65. 120 hücum, 57 sayı, yüzdesi 48. 15 blok.

Azerrail Bakü
:

85 servis, 8 hata, 3 sayı. 85 manşet, 9 hata, yüzdesi 65. Exc: % 41. 94 atak, 48 sayı, yüzdesi 51. 12 blok.

Oyuncular:

Güneş Sigorta:

Deniz: 20 servis, hata ve sayı yok. 17 manşet, hata yok, yüzdesi 82. Exc: % 47. 22 hücum, 8 sayı, yüzdesi 36. 4 blok.

Gözde: 12 servis, 2 hata, 1 sayı. 14 manşet, hata yok, yüzdesi 100. Exc: % 71. 22 atak, 8 sayı, yüzdesi 36. Blok yok.

Dos Santos: 17 servis, 1 hata, 4 sayı. 16 manşet, hata yok, yüzdesi 100. Exc: % 88. 13 hücum, 6 sayı, yüzdesi 46. 2 blok.

Aysun: 9 servis, 2 hata, sayı yok. 13 atak, 5 sayı, yüzdesi 38. 5 blok.

Iryna: 18 servis, hata ve sayı yok. 2 hücum, 1 sayı, yüzdesi 50. 2 blok.

Neslihan: 20 servis, 4 hata, 6 sayı. 46 atak, 28 sayı, yüzdesi 61. 2 blok.

Necla (Libero): 26 manşet, 1 hata, yüzdesi 73. Exc: % 62.

Azerrail Bakü:

Poznyak: 15 servis, 1 hata, 2 sayı. 2 hücum, 1 sayı, yüzdesi 50. 9 blok.

O. Parkhomenko: 22 servis, 2 hata, sayı yok. 5 atak, 4 sayı, yüzdesi 80. Blok yok.

Y. Parkhomenko: 12 servis, hata ve sayı yok. 6 hücum, 4 sayı, yüzdesi 67. Blok yok.

Mammadova: 8 servis, 3 hata, sayı yok. 11 manşet, 1 hata, yüzdesi 82. Exc: % 27. 41 hücum, 22 sayı, yüzdesi 54. 1 blok.

Mammadyarova: 17 servis, hata yok, 1 sayı. 14 manşet, 2 hata, yüzdesi 36. Exc: % 14. 18 hücum, 8 sayı, yüzdesi 44. 1 blok.

Masymova: 8 servis, 2 hata, sayı yok. 22 atak, 9 sayı, yüzdesi 41. 1 blok.

Kotorenko (Libero): 57 manşet, 4 hata, yüzdesi 72. Exc: % 53

ECZACIBAŞI “TAMAM” DEDİ

Şampiyonlar Ligi’ndeki diğer temsilcimiz Eczacıbaşı, grubunu 5. sırada tamamlayarak Avrupa defterini kapattı. Aslında geriye baktığımda daha iyisi olabilirdi diye düşünüyorum. Ama olmadı. Şimdi umutlarımız gelecek sezona kaldı. Bu arada yinede Turuncu-Beyazlılara voleybol adına “
Teşekkür” etmek gerekir. Öncelikle çekilen Emlak TOKİ yerine Şampiyonlar Ligi’nde oynamayı kabul ederek, hem böylesine büyük bir organizasyonun içinde yer aldı, hem de özellikle evinde oynadığı maçlar öncesi, sonrası, gazetelerde yer buldu. Ayrıca Kanal D’nin karşılaşmaları canlı yayınlamasıyla voleybolu ülke gündeminde tuttu. Bir de çeyrek finale kalabilseydi gerçekten “Kaymaklı kadayıf” olacaktı.

BEŞİKTAŞ İÇİN ZOR GÜN

Ülkemizi CEV kupası’nda temsil eden Beşiktaş, çeyrek finalin ilk maçında İspanya da Burgos’a beklenmedik bir şekilde 0-3 yenildi. Pasör Arzu’nun belinde oluşan spazm nedeniyle zorlukla sahaya çıkarak oynaması, takımı olumsuz etkileyince rövanşı zora sokan bu sonuçta ortaya çıktı. Siyah-Beyazlılar bugünkü karşılaşmayı mutlaka kazanacaklarını ve tur atlamak için tüm güçlerini sahaya yansıtacaklarını söylüyorlar.
Bizde neden olmasın? Diyoruz. Çünkü bu tür olayları ve turları daha önceden çok yaşadık.
Rakibe set kaptırmadan verilecek 51 sayı, Beşiktaş’ı 4’lü finale çıkartacak. Bakalım tarih tekerrür edecek mi?

Cev Kupası’ndaki diğer temsilcimiz Halk Bankası ise, Ankara da 0-3 yenildiği maçın rövanşını bugün İtalya da oynuyor. Doğal olarak Copra Piacenza karşısında ekibimiz formalite mücadelesi yapacak.

LİGLER

Bayram nedeniyle Cumartesi günü hafif geçti. Favoriler kolay sonuca gittiler. İstanbul da izleyebildiğim maçta, Güneş-Yeşilyurt’u 3-0 yendi. Temposuz ve iki takım oyuncularının da çok isteksiz olduğu bir karşılaşma oldu. Hele ilk sette sayıların çoğu, rakibin yaptığı hatalardan kaynaklandı. Aslında böyle olması da çok doğaldı. Vakıfbanklı oyuncuların kafaları, Bakü maçındaydı, Yeşilyurt ise grupta ilk 5’e girmenin verdiği rahatlık içindeydi. Sonuçta Güneş 25-22, 25-16, 25-17 ile maçı 3-0 bitirdi.

PAZAR MAÇLARI

Haftanın son günü 5’i bayan, 6' sı erkek 11 müsabaka oynandı. Güne damgasını vuran karşılaşmalar ise, İstanbul B. Belediyesi-Fenerbahçe, Tokat Belediyesi-Galatasaray, Hatay Polisgücü-Arkas, Manavgat-Erdemir maçlarıydı.
Bu 4 karşılaşmadan sadece Tokat-Galatasaray mücadelesi set sayıları çok yakın olmasına karşın 3-0 bitti. Diğerleri ise 5 sete uzadı.

Hasan Çelik’e teşekkürlerimle Tokat-Galatasaray maçının istatistiklerini vereyim.

Tokat Belediye:

73 servis, 17 hata, 10 sayı. Servise karşı 57 manşet, 2 hata, yüzdesi 60. ExC: % 33. 70 hücum, 36 sayı, yüzdesi 51. 8 blok.

Galatasaray:

67 servis, 10 hata, 2 sayı. 55 manşet, 9 hata, yüzdesi 51. Exc: % 40. 61 atak, 35 sayı, yüzdesi 57.

Oyuncular:

Tokat Belediye:

Hürol: 11 servis, 4 hata, sayı yok. 6 hücum, 3 sayı, yüzdesi 50. 1 blok.

Sinisa: 10 servis, 2 hata, sayı yok. 2 atak, 2 sayı, yüzdesi 100. 2 blok.

Engin: 10 servis, 1 hata, 2 sayı. 4 hücum, 3 sayı, yüzdesi 75. 2 blok.

Serdar: 15 servis, 5 hata, 2 sayı. 18 manşet, 1 hata, yüzdesi 39. Exc: % 28. 19 atak, 8 sayı, yüzdesi 42. Blok yok.

Turgay Doğan: 14 servis, 4 hata, 2 sayı. 24 hücum, 12 sayı, yüzdesi 50. 3 blok.

Goran: 14 servis, 1 hata, 4 sayı. 22 manşet, 1 hata, yüzdesi 68. Exc: % 41. 15 atak, 8 sayı, yüzdesi 53. Blok yok.

Alper (Libero): 17 manşet, hata yok, yüzdesi 71. Exc: % 29.

Galatasaray:

Mustafa: 13 servis, hata da sayı da yok. 2 atak, sayı yok. 1 blok.

Kolacny: 10 servis, 2 hata, 1 sayı. 11 hücum, 5 sayı, yüzdesi 45. 1 blok.

Diago: 11 servis, 5 hata, 1 sayı. 11 manşet, 1 hata, yüzdesi 45. Exc: % 36. 28 hücum, 17 sayı, yüzdesi 61. Blok yok.

Murat Arslan: 7 servis, 1 hata, sayı yok. 17 manşet, 1 hata, yüzdesi 71. Exc: % 53. 7 atak, 3 sayı, yüzdesi 43. Blok yok.

Şevki: 10 servis, 1 hata, sayı yok. 8 hücum, 7 sayı, yüzdesi 88. 1 blok.

İbrahim: 13 servis, 1 hata, sayı yok. 3 atak, 1 sayı, yüzdesi 33. 2 blok.

Kemal: 1 servis, hata, sayı yok. 2 hücum, 2 sayı, yüzdesi 100. Blok yok.

Caner (Libero): Servise karşı 24 manşet, 6 hata, yüzdesi 38. Exc: % 29.

Bu sonuçlarla A Grubu beşincisini Cumartesi günü Kartal İTO Salonu’nda oynanacak olan Galatasaray-Hatay Polisgücü karşılaşması çözecek. Kazanan ilk hedefi yakalamış olacak.

İST. B. BELEDİYESİ-FENERBAHÇE

Şampiyonluk yarışının iki adayının kozlarını paylaştığı maçta gülen taraf Sarı-Lacivertli takım oldu.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyeleri Mahmut Uslu, Murat Özaydınlı ve şube sorumluları ile İst. B. Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Topbaş ve diğer yöneticiler de karşılaşmayı izleyenler arasındaydı.
Maça gelince; İyi bir mücadele olacağını umuyorduk ama iki takımda durgundu. Aslında zaman zaman Belediye çabuk ve hızlı oynamayı seven rakipleri karsında oyunu yavaşlatmak için özellikle tempoyu düşürüyor. Burhan Felek de oynanan ilk maçta Sarı-Lacivertlileri bu şekilde yenmişti. Karşılaşma başladığında İstanbul’un oyunu isteyerek durgunlaştırdığını düşünüyorduk. Nitekim bu sakin seti de 25-21 kazandı. Ancak ikinci setten itibaren Belediye’nin bu kez bunu bilinçli yapamadığını gördük. Tüm oyuncular isteksiz ve hata yapmaya hazır haldeydiler. Böyle olunca da Fenerbahçe iyi oynamamasına karşın, biraz Volkan, biraz Valov ve Nuri’nin oyunlarıyla sonuca gitmeyi başardı.
Tatsız karşılaşmanın en hareketli bölümü, 4. setteki uzun sürmeyen tartışmalar ve küfürlerdi. Voleybola hiçbir şekilde yakışmayan, bazı Fenerbahçeli yöneticilerinde katıldığı bu tatsız davranışları, olaya ağırlığını koyan Başkan Aziz Yıldırım önledi.

Maça damgasını vuran olay şöyle gelişti:
4. sette Belediye 22-21 öndeydi. Nikolay’ın 4' den vurduğu top dışarı giderken bu oyuncunun üstüne değdi. Hakem Kadir İlbeyli bunu görmedi ve topu İstanbul’a verdi. Sarı-Lacivertli ekibin kenar yönetimi ve oyuncuları bu karara itiraz ettiler. Bunun üzerine İlbeyli, yardımcı hakem Murat Arslanata ve çizgi hakemini yanına çağırdı. Onlardan da "
görmedik" yanıtını alınca topun Belediye de olduğunu işaret etti. Bu karar üzerine sahadaki oyuncular, kenar yönetim, tribündeki bazı yöneticiler ve seyirciler, hakemlere tepkilerini biraz da aşırıya kaçarak gösterirlerken, birkaç kişi de Belediye antrenörü Nedim ile tartışmaya başladılar. Bu arada üst tribünlerde oturan birkaç seyirci, protokol tribününün ön tarafına gelip, Nedim’e sözlü tacizde bulundu. Bunun üzerine polis devreye girdi. Protokol tribününe giren bu seyircileri salondan dışarı çıkarmak istedi. Tartışmalar büyürken, Aziz Yıldırım yerinden kalkıp, seyirciler ile polisin tartıştığı yere gitti ve kısa bir konuşmadan sonra da ortalığı yatıştırdı. Seyirciler yerlerine otururken, polis de çekildi.
Bu arada tartışmalar sürerken, oyun devam etti ve seti de 25-23 alan Belediye maçı 5. sete uzatmayı başardı. Ama bu Fenerbahçe’nin hızını kesmedi ve son sette 4-4 den sonra, Nikolay 2, Fatih 3, Hüseyin 4 turundaki sıkışıklığı iyi değerlendirerek üst üste aldığı 7 sayı ile arayı açtı: 4-11. Ve seti de 6-15 kopardı.
Bu sonuçla Belediye, ligin birinci bölümünün bitmesine bir hafta kala yenilmezliğini de yitirmiş oldu.
Haftaya tekrar birlikte olmak dileğiyle, hoşçakalın.

A   L   E   V      A   N   A   K  Ö   K