VOLEYBOL VAKFI

 

 

Voleybol Vakfımızın Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Pazar günü yapıldı. Biliyorsunuz Ahmet Gülüm’ün federasyon başkanı olduğu dönemde başlayan, Hüsnü Can ile devam eden Voleybol Vakfı ve Voleybol Federasyonu birlikteliği bu seçimde sona ermişti.

Olağanüstü Genel Kurul da önce; Vakıf Senet Tadilatı görüşüldü ve bazı değişiklikler kabul edildi. Daha sonra vakfın ihtiyaç duyduğu yönetmelikler ele alınıp kabul edildi. Son olarak da dilek ve temenniler bölümünde seçimden bu güne kadar geçen süre içinde yapılanlar anlatıldı.

Senet tadilat ve yönetmeliklerin görüşülmesi ve kabul edilmesi genelde hukuki bir takım işlerin yapılmasıydı. Camianın merakı ise hiç şüphesiz ki Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Vakıf arasında süren kapatma davasının ne aşamada olduğu, SSK ile olan ödeme sorunları, Vakfın demirbaşları ile mali durumunun ne olduğuydu.

Voleybol Vakfı Başkanı Sedat Erener söz alarak tüm bu konular hakkında bilgiler verdi. Erener’in değindiği konuları kısaca sizlere yansıtmadan önce bu toplantıyla ilgili görüşlerimi dile getirmek istiyorum.

Öncelikle Sedat Erener’e kendi adıma çok teşekkür ederim. Çünkü bu Olağanüstü Genel Kurul öncesi öylesine bir hava yaratılmış, dedikodular üretilmişti ki, bu kongre de herkes gibi bende voleybolun bir anlamda toz duman olacağını düşünmüş ve bunun altından camia olarak nasıl kalkacağımızı sorgulamaya başlamıştım. Ama bunların hiç biri olmadı. Erener yumuşak bir üslupla açıklamalar yaptı. O yayılan dedikoduların doğrultusunda, yani öldük- bittikten öte,  bilgi verici ve geleceğe umutla bakılacak bir tablo ortaya koydu. Bu da voleybola gönül vermiş herkesi rahatlattı. Bu arada bazı konularda incelemelerin sürdüğünü ve bunlar netlik kazandıktan sonra yeniden açıklamalar yapılacağını söyledi. Bu da Vakfın yeni yönetimimin kavgadan çok,  iş yapmak amacıyla geldiğinin ve son dönemlerde voleybol federasyonlarının güdümünde kalan ve görevlerini yapmaktan uzaklaşan bu kurumun tekrardan eski konumuna döneceğinin sinyalleriydi.

Başkan Erener’in verdiği bilgiler kısaca şöyleydi:

Vakfın seçiminden sonra, elimizde nelerin olduğunu görmek amacıyla incelemelere başladık. Önce mali yönden durumumuzu tespit etmek amacıyla hesaplarımızı ele aldık. Açıklamalar ile eldekiler arasında farklar vardı. İncelemeler sonunda 650 milyar civarında bir banka hesabımızın olduğunu gördük. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kapatma davasının ne aşamada olduğunu öğrenmek için bu kurumu ziyaret ettik. Açılan davaların neler olduğunu öğrendik. Bu arada SSK’ya da bir ödeme boşluğu olduğunu ve bu konuda da Vakfa bir ceza geleceğini öğrendik. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ihbarıyla defterlerimizin, Defterdarlık da incelenmesi nedeniyle bu konularda bazı sıkıntılarımız var.

Bizler bu araştırmalar ve girişimler içindeyken, seçilen Vakıf Yönetim Kurulu’ndan istifalar oldu. Bu nedenle şu anda 8 kişi görev yapıyor.

Peki, seçimden bu güne kadar geçen süre içinde Vakıf ne yaptı? Aslında çok şey yaptı. Ama bizler bunları kamuoyuna duyurmadığımız için sorular hala da devam ediyor.

Seçimle birlikte önümüze borç listesi kondu. Muhasebe kayıtlarına girmiş bu borçlarımızı Yönetim Kurulu kararıyla ödedik. Vakıf çalışanlarının 2 aylık maaşlarını verdik. Vakfın üstündeki telefonları devrettik. Bu arada 2 cep telefonu da devredilecek. Bazı kişilerin üstünde avanslar vardı, bunların belgelerini aldık. 1 kulübün borcu vardı, tahsil edildi.

Demirbaş listesi çıkardık. Ancak bazı demirbaşları bulamadık. Bunların bir  kısmı eskimiş, atılmış, kırılmış olabilir. Bir bölümü için de federasyondan yardım istedik. Sanırım Ankara da federasyonda kullanılıyor. Bunların tutanaklarını bekliyoruz.

İdari açıdan neler yaptık? Şu anda vakfın hiç geliri yok, bu nedenle federasyon için çalışan 5 arkadaşın görevine son vermek zorunda kaldık. Tazminatlarını ödedik. Sadece Siyami Akay’a ödenmedi. Çünkü Vakfın İktisadi Teşekkülü Müdürü olan Akay, 2001- 2005 yılları arasında görev yapmış. Aylık ücretini de makbuz karşılığı almış. Bu yıllar içinde çalışırken SSK’ya kaydı yapılmamış ve prim ödenmemiş. Vakıflar Genel Müdürlüğü Denetleme Kurulu bunu tespit etmiş ve geriye dönük sigorta yapılmış. Bu nedenle ceza gelmiş. Ayrıca muhtasarda sorun olduğu için geriye dönük ceza ödenmiş. SSK ve maliyeden bir karar çıkana kadar Akay’ın tazminat ödemesi Yönetim Kurulu kararıyla bekletiliyor. Sonuç alındıktan sonra ödeme yapılacak. Ancak bu arkadaşımız, hakkını hukuki yönlerden arayabilir. Bu arada SSK ödemelerindeki sorun netleştikten sonra, ihmali olanlar için işlem yapacağız.

Şu anda BTGM den kiralanan yerdeyiz. 7. ayda kontratımız bitiyor. Bunun için yeni bir yer arıyoruz. Ayrıca mahkemede olan davalarımız için bir hukuk bürosu ile anlaştık. Vakfımız kapatılmak isteniyor. Savunma dilekçemizi verdik. Bu arada şunu da belirteyim ki Vakfın kapatılma olasılığı çok az. Öte yandan BTGM de Vakfa 7 milyarlık bir dava açtı. Savunması verildi. Bu arada BTGM 2001-2005 yılları arasındaki bazı makbuzları istedi. Bağış makbuzlarında Vakıf’a 270-300 milyar bir giriş tespitleri var. Bunun da incelenmesi sürüyor.”

 

(Benim tutabildiğim notlar bunlar. Konuşmalar hızlı geçtiği için, bazı noksanlıklar, bazı yanlış anlamalar olabilir. Onun için eğer düzeltilmesi istenen şeyler varsa, beni uyarsınlar, haftaya bunları da veririm).

 

MALİ GENEL KURUL

 

Bu arada Perşembe günü Ankara da Voleybol Federasyonu Mali Genel Kurulu yapılacak. Eğer o gün çoğunluk olmaz ise, bir gün sonraya kalacak. Sonucu merakla beklenen bu kuruldan bakalım Federasyon Başkanı Hüsnü Can ve yönetimi mi, yoksa muhalefet mi, galip çıkacak? Sonuç ne olursa olsun, en büyük dileğim, centilmence ve voleybola yakışan bir mali genel kurul olması.

 

AVRUPA KUPALARI

 

Çarşamba günü Eczacıbaşı, grubundaki 7. maçında Uralochka’yı misafir etti. İyi bir ev sahibi gibi davranıp, konuğunu incitmeden maçı 0-3 verdi.

4 Kübalı oyuncu transfer eden Rus takımı özellikle Ruiz ve Carrillo’nun iyi oyunuyla sonuca giderken, çeyrek finale de gözünü diktiğini gösterdi. Aslında takımımız açısından bu karşılaşmanın önemi çok büyüktü. Eğer maçı kazanabilseydi. Önünü iyice aşmış olacaktı. Şimdi Las Palmas’ı yenmek zorunda. Netice de Turuncu- Beyazlıların hala şansı devam ediyor. Bakalım sonuç nasıl olacak.

 

Gelelim Çarşamba günkü karşılaşmaya;

Uralochka, Kübalı Ruiz ve Carrillo ile sonucunu değiştirdi” demiştim. Gerçekten de öyleydi. Bu iki tecrübeli oyuncunun ortaya koyduğu performansı aslında herkesin izlemenizi isterdim. Çünkü 1. sınıf oyuncunun ne olduğunu bir kez daha net olarak gözümüze soktular. Henüz diğer takım arkadaşlarıyla uyum sağlayamamış olmalarına karşın, öylesine estetik ve akıllı hareketler yaptılar ki insan gerçekten keyif alıyor. Rus pasör Sheshenina’nın attığı yüksek topları veya arkasında kalan pasları, yani kötü topları bile değerlendirmesi, Ruiz’in nasıl bir smaçör olduğunun kanıtıydı. Bloğun üstüne çıktı vurdu, hepimize “Off” dedirtti, ne zaman plase atılacağını, ne zaman blok aut yapılacağını, bir topun nasıl kullanılması gerektiğini adeta bir ders olarak gösterdi. Bu arada Ruiz kusursuz muydu? Tabii ki “Hayır”. Bazen dışarı vurdu, bazen blokta kaldı, bazen topu iki eliyle içeri attı ama en kritik ve hata yapılmaması gereken yerlerde, özellikle de 20 sayıların sonlarına doğru hep oyuna ağırlığını koyan da yine oydu. Bu arada performansına % 78’lik excellent manşeti de ilave etmem gerekiyor. Tek eksiği ise bloğuydu. Maçı bir blokla tamamladı. 

Diğer göze batan oyuncu ise Carrillo idi. 9 top aldı, 9’unu da sayıya dönüştürdü. 3 de bloktan takımına sayı kazandırdı.

Eczacıbaşı’na göz atarsak; Güneş Sigorta karşılaşmasında olduğu gibi, yine inişli çıkışlı bir grafik çizdiler. Bazen “Bu kadar hata nasıl yapılıyor?” diye birbirimize sorarken, bazen de, tüm oyuncuları Rus Ulusal Takımında (A ve Genç dahil) oynamış, 4 Kübalısı bulunan Uralochka’ya kök söktürdüler. Ancak gençlerin tecrübesizliği nedeniyle sonunu bir türlü getiremediler. Geçen hafta Güneş ile oynadıkları maçta olduğu gibi Naz’ın önde oldu turlarda hep zorlandılar. Sayılar kaybettiler. Özellikle Naz’ın 2, Stacey 3, Nilay 4 turunda sıkıntılar daha da arttı. Aslında bu pozisyona bir an önce bir çözüm bulmaları gerekiyor. Bu turda, rakip servis atarken, 3 de ki Stacey, manşet için 5’e açılıyor (Bu Esra içinde geçerli ama O’nun turunda önde 3’lü hücum var, ve arka alandan da Stacey kullanılabiliyor. Onun için göze batmıyor). İşte bunu bilen, karşı takımın antrenörleri, oyuncularına hedef olarak hep Kanadalıyı gösteriyorlar. Çünkü, Stacey topla buluşursa ve iyi manşet alamazsa (Ki iyi servis atıldığında genelde de öyle oluyor), bu kez iyi çıkmayan topu Naz’ın Nilay’a atma şansı kalmıyor. Bu arada 1’de ki Neriman da arkasında ve uzağında kaldığı için mecburen topu manşet alan Kanadalıya atıyor. O zaman da sorunlar başlıyor. Biliyorsunuz bu oyuncu yüksek atılan paslarla oynayamıyor ve bloklara takılıyor. Naz topu O’nun istediği gibi yatırsa bu kez manşet aldığı için yetişemiyor.  Motta da pratik tedbirlere yönelmek yerine oyuncuları kaderleriyle baş başa bırakıp, çözümü O’nların bulmasına bekleyince (En azından servisler Stacey’e yıkıldığı anlarda bir iki pozisyon saklayabilir veya 3 den 5’e açmak yerine bu oyunculu 1’e gönderebilir. Böylece karşısında hedefledikleri Kanadalıyı bir an da olsa göremeyen rakipler, kısa da olsa bir anlık konsantrasyon eksikliği yaşayarak servisleri başka yönlere çevirebilir, en azından bu duraklamayla servisi yumuşatabilirler, bu da krizi geçmenin yolu olabilir),  Eczacıbaşı da bu ikilemi bir türlü çözemediği için sıkışıp kalıyor. Aslında bir çok takımın sistemi ve bekleyişi de böyle. O’nlar da zaman zaman bu sorunu yaşıyorlar ama çoğu da çeşitli şekillerde sıkıntıyı aza indiriyorlar. Sonuçta voleybol da her şeyin bir çözümü vardır. Önemli olan bunları önceden antrenmanlar da çalışmak, yeri geldiğinde de anlık hareketlerle sorunu aşmak için hamleler yapmaktır.

 

VE SETLER

 

Maça iyi başlayan taraf Uralochka oldu: 0-4, 1-6. Nilay’ın servisleri, rakibin manşetini de, hücumunu da bozdu, dönen toplardan gelen sayılarla ara kapandı: 5-6. İlk teknik mola 6-8 geçildi. 8-9 dan sonra Ruiz ağırlığını hissettirdi: 8-12. 10-14, 13-16, 15-18.  Eczacıbaşı bırakmadı: 17-18. Rus takımı atak yaptı: 20-23. Turuncu- Beyazlılar yine direndiler. Önce ölen top, ardından Milada’nın Ruiz’e bloğu, sonra dönen topu Esra öldürünce sayılar eşitlendi: 23-23. Ruiz bu kez sayıyı buldu: 23-24. Smaç servis Ruiz den, Esra’nın manşeti içeri kaçtı, pas bir kez daha 6 da ki Ruiz’e: 23-25.

 

İkinci setin başlarında karşılıklı sayılar var: 5-5. İlk teknik molaya yine 6-8 Rus ekibi önde girdi. Bir ara 8-12 oldu. İlk sette olduğu gibi, Nilay’ın servisleri çok etkili olmasa da, Uralochka da sorunlar yarattı. Bir de Seshenina’nın pasları fileye yakın atması, Eczacıbaşı’nın bloklarının ortaya çıkmasına yol açtı: 11-12. Rus takımı arayı tekrar açtı: 12-16, 14-18, 16-20. Turuncu- Beyazlılar bir kez daha hızlandılar: 21-22. 22-23 de  Ruiz, “Ben buradayım” dedi: 22-24. Bir başka Kübalı Ortiz servisi kullandı ama manşet içeri kaçınca Ruiz affetmedi: 22-25 (Bu arada Motta da, kenar yönetim de, her halde bizim gibi Ruiz’i seyretmeye dalınca ikinci molayı da almayı unuttular).

 

3. sete bu kez iyi başlayan Eczacıbaşı oldu: 8-6, 11-10, 14-12, 16-12, 17-12 (Fark 5’e çıktı), 18-14. Tebenikhina topu öldürdü: 18-15. Ardından servise geldi. Bu arada Eczacıbaşı’nın sorunlu turu önde (Naz 2, Stacey 3, Nilay 4), Rus oyuncunun etkili servisi 1’e, Neriman’ın manşeti dışarı gitti:18-16. Tebenikhina’nın ikinci servisi, bu kez  hata 3 den manşet için 5’e açılan Stacey den geldi: 18-17. Rus oyuncunun 3. servisi çıktı, Naz’ın pası Nilay’a ama bu oyuncu blokta kaldı: 18-18. Tebenikhina dan bir servis daha, Stacey’in manşeti içeri kaçtı, Carrillo fırsatı kaçırmadı: 18-19. Uralochka, bir sayı da Stacey’in blokta kalan atağından kazanınca 18-20 oldu. Sonunda bu 6 sayılık krize Neriman 1’den yaptığı atakla son verdi: 19-20. Ama bu sayı yeterli olmadı, Atı alan Üsküdar’ı artık geçmişti: 21-25.

 

İSTATİSTİKLER:

 

Eczacıbaşı: 68 servis, 5 hata, 3 sayı. Servise karşı 63 manşet, 6 hata, yüzdesi 76. Exc: % 41. 81 hücum, 36 sayı, yüzdesi 44. 11 blok.

 

Uralochka: 73 servis, 8 hata, 4 sayı. 61 manşet, 5 hata, yüzdesi 90. Exc: % 70. 85 hücum, 46 sayı, yüzdesi 54. 9 blok.

 

Eczacıbaşı:

 

Neriman: 10 servis, hata ve sayı yok. 28 hücum, 12 sayı, yüzdesi 43. 1 blok.

 

Milada: 10 servis, 1 hata, sayı yok. 12 atak, 5 sayı, yüzdesi 42. 4 blok.

 

Nilay: 16 servis, 1 hata, 1 sayı. 6 hücum, 4 sayı, yüzdesi 67. Blok yok.

 

Stacey: 9 servis, 1 hata, sayı yok. Servise karşı 24 manşet, 2 hata, yüzdesi 79. Exc: % 42. 20 hücum, 8 sayı, yüzdesi 40. 2 blok.

 

Naz: 8 servis, 2 hata, sayı yok. 1 atak, 1 sayı, yüzdesi 100. 3 blok.

 

Esra: 14 servis, hata yok, 2 sayı. 20 manşet, 3 hata, yüzdesi 60. Exc: % 35. 13 hücum, 5 sayı, yüzdesi 38. 1 blok.

 

Gülden: servise karşı 18 manşet, 1 hata, yüzdesi 89. Exc: % 50.

 

Uralochka:    

 

Ruiz: 11 servis, 1 hata, sayı yok. 18 manşet, 3 hata, yüzdesi 83. Exc: 78. 32 hücum, 20 sayı, yüzdesi 62. 1 blok.

 

Tebenikhina: 13 servis, hata yok 2 sayı. 8 manşet, 1 hata, yüzdesi 88. Exc: % 75. 10 atak, 3 sayı, yüzdesi 30. 1 blok.

 

Carrillo: 11 servis, 2 hata, sayı yok. 9 hücum, 9 sayı, yüzdesi 100. 3 blok.

 

Plotnikova: 16 servis, 4 hata, 3 sayı, 11 manşet, 1 hata, yüzdesi 91. Exc: % 55. 2 atak, 1 sayı, yüzdesi 50, 1 blok.

 

Pasynkova: 5 servis, 1 hata, sayı yok. 6 hücum, 2 sayı, yüzdesi 33. Blok yok.

 

Sheshenina (Pasör): 9 servis, hata ve sayı yok. 5 atak, 3 sayı, yüzdesi 60. 2 blok.

 

Ortiz: 8 servis, hata ve sayı yok. 21 hücum, 8 sayı, yüzdesi 38. blok yok.

 

Sennikova (Libero): Servise karşı 23 manşet, hata yok, yüzdesi 100. Exc: % 74.

 

HALKBANK ÇEYREK FİNALDE

 

Top Teams Kupası’nda ülkemizi temsil eden Halkbank, Finlandiya da Raision’u 3-0 yenerek gurup birincisi oldu ve çeyrek finale adını yazdırdı. Bu güzel başarı ne yazık ki ekibimizin İtalyan Copra Piacenza ile eşleşmesiyle biraz burulmamıza yol açtı. Gerçi İtalyan Ligi’nde üçüncü sırada olsa da, ayrıca kadrosunda çok önemli oyuncular yer alsa da (Alman Dunner ve  Lange, Kübalı Marshall, Sırbıstan Karadağlı Grbic, Brezilyalılar Joao Paolo Bravo ve libero Santos, Bulgarlar Zlatonov, Simeonov, İtalyan Bovolenta, Rabezzana, Derio Massimliano, Cavalloni, Cardone) yine de peşin konuşmamak gerekiyor. İşimiz gerçekten zor olmasına zor da, netice de bu da bir maç. İyi oyun, iyi mücadele ile çok iyi takımlarında yenildiğini ve elendiğini çok gördük. Umarım Halkbank bunlardan birine imza atar (Bu karşılaşmayı izlemeyi çok istiyorum. Eğer uygun olursa bir günlüğüne Ankara da olmaya çalışacağım). Bu arada grubunu ikinci bitiren, İtalyan takımı, Erdemir ile iki kez oynadı. Tüm bu görüntüler ve bilgiler de ekibimiz için bir şans olacaktır. 

Bu kupada ki diğer temsilcimiz Erdemirspor, grubun son maçını da kaybederek, Avrupa’ya galibiyet alamadan veda etmiş oldu.

 

KARŞIYAKA KAZANDI AMA TURU VERDİ

 

CEV kupası’nda ki temsilcimiz Karşıyaka, Romanya da 0-3 yenildiği Rapid Aibo Bucuresti’yi İzmirde ki rövanşta 3-1 yendi ama turu rakibine kaptırdı.

 

BEŞİKTAŞ, BURGOS İLE EŞLEŞTİ

 

Slovak Doprastav Bratislava’yı Akatlar da iki maçta da yenerek adını çeyrek finale yazdıran Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı, İspanyol Burgos ile eşleşti. Biliyorsunuz geçen hafta Albecete, deplasmanda Burgos’u 3-2 yenmiş ve tur için büyük bir avantaj yakalamıştı. Ama rövanşı kazanan Burgos, ekibimizin rakibi oldu. Bana göre de daha iyi oldu. Çünkü Albecete şu anda ligde ikinci sıradaydı. Burgos ise 5. Kadrolara bakıldığında da Albecete de sanki daha iyi oyuncular var gibi görünüyordu. Burgos’un kadrosuna kısaca bir göz atarsak; 35 yaşında Kübalı Enia Martmnez, 31 yaşında Brezilyalı Ana Paula Alves, 32 yaşında Ukraynalı Regina Miloserdova ve 19 yaşında Bulgar Elenora İvanova ile İspanya Ulusal Takımında oynayan 25 yaşında ki Marina Teresa Martmn, 27 yaşında ki Silvia Fernandez de Velasco ve 27 yaşında ki Elisendra Herms forma giyiyor. Görüldüğü gibi yaşlı ama tecrübeli bir ekip görüntüsü göze çarpıyor. Bu takımı her ne kadar tanımasam da, seyretmemiş olsam da, Siyah- Beyazlıların hele ilk maçın İspanya da olması nedeniyle turu geçeceğine inanıyorum.  

 

GÜNEŞ DEN GÜZEL GALİBİYET

 

Şampiyonlar Ligi’nde Eczacıbaşı ile birlikte ülkemizi temsil eden Güneş Sigorta, Polonya da 5 setlik bir mücadeleden sonra Calisia’yı 3-2 yenerek çeyrek finale ikinci sırada gidebilme yolunda önemli bir adım attı. Aslında İstanbul daki maçta takımımız tutuk bir oyun ortaya koyup karşılaşmayı vermeseydi, Perşembe günü bizi bu kadar heyecanlandırmayacaktı. Gerçi bu galibiyet ile  her şey bitmedi. Önümüzde 3 sınav daha var. Ama asıl önemlisi dostumuz, gardaşımız Faik Garayev’in takımı Azerrail Bakü ile yapılacak son karşılaşma. Umarım Güneş, bu zorlu virajı geçerek 4’lü Finale adını yazdırır.

 

FENERBAHÇE- BEŞİKTAŞ

 

TRT’nin maçtan kısa bir süre sonra banttan yayınladığı iki ezeli rakip Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın mücadelesinden galip çıkan favori oldu.

Maça Sarı- Lacivertli takım daha iyi başladı. Bunun semeresini de ilk teknik molaya 8-4 önde girerek gördü. Beşiktaş toparlanarak bir ara sayı farkını 2 ye düşürse de pasör Arslan’ın smaçörleri, özellikle de Volkan’ı iyi kullanması, oyunun kontrolünü hep Fenerbahçe’nin elinde tutmasını sağladı ve sette 25-20 bitti.

 

İkinci sete de iyi giren yine Sarı- Lacivertli takım oldu: 8-6, 13-10, 16-13. Ne var ki hataları azaltan Siyah- Beyazlılar, Denis’in ortaya çıkmasıyla 22-20 önde olan rakibini 22-22 de yakalamayı başardı. Bu arada Denis 2. servisini attı, Arslan, Beşiktaş’ın blokları iyi olmayan kısa pasörü Nyrka’nın üstünden arkadaşlarını oynatmak düşüncesiyle, onun nereye gittiği  kontrol  etmek isterken, bir an tereddütte kaldı ve faul yaptı: 22-23. Denis’in  3. servisi, bu kez Volkan 1’den dışarı vurdu: 22-24. Ardından bir sayı daha alan Beşiktaş, seti de 22-25 kazandı.

 

3. set karşılıklı sayılarla başladı ama ilk teknik molaya 2 sayı önde giren Siyah- Beyazlılar oldu: 6-8. Ölen bir top, ardından Arslan’ın servisten 2 direk sayısıyla Fenerbahçe öne geçti: 9-8. Daha sonra Volkan’ın servisleriyle ara azda olsa açıldı: 15-12. İkinci teknik molaya 16-13 girildi. Sonra sayılar 18-14 oldu. Beşiktaşlı oyuncular arayı kapatıp farkı 1 sayıya (19-18) indirseler de son sayılarda ki atak seti 25-22 Sarı-Lacivertlilere getirdi.

 

4. sete iyi giren Beşiktaş oldu: 2-3, 5-6, 5-8, 8-11, 13-16. Fenerbahçe 16-16 da sayıları eşitledi. Sonrası kıran kırana bir mücadele dönüştü. Sonunda 6 kez maç servisi kullanan Sarı- Lacivertli takım, servisten direk aldığı sayı ile seti 30-28, maçı da 3-1 kazandı.

 

İST.B. BELEDİYESİ- HALKBANK

 

Şampiyon adaylarından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Halkbank’ın kozlarını paylaştığı mücadeleden 3-1 galip çıkan ev sahibi oldu.

Aslında çok iyi kadrolarıyla zirve yarışı içinde bulunan bu iki ekibin maçından beklentilerim çok fazlaydı. Ama pek de umduğumu bulduğumu söyleyemem. Çünkü iki takımda servislere ve hücumlara çok yüklendiler. Bu da hataların fazla olmasına yol açınca seyir zevki uzak bir karşılaşma ortaya çıktı. İyi servis atan, daha doğrusu servisi rakip alana geçiren üstünlük sağladı. Smaçörlerin vurduğu toplar iki ekibinde bloklarının ve defanslarının iyi olmaması nedeniyle genelde sayıya dönüştü. Bu arada o her iki ekibin oyuncularının inişli çıkışlı bir grafik çizmeleri de kaliteyi düşürdü. Kısaca dışarıda ki soğuk ve karlı havanın oyuna da yansıdığını söylersek yanlış olmaz. Öte yandan Halkbanklı oyuncuları biraz yorgun ve bezgin gördüm. Her halde Top Teams Kupası’nda ki üst üste maçlar dengelerini bozmuş.

 

Sonuç da maçı beğenmesek de, zaman zaman ilginç ve güzel görüntüler de vardı.

karşılaşmaya Ankara ekibinin etkili servisleriyle başlandı: 1-5. Buna Belediye yine servislerle cevap verdi: 5-5. 7-8 den sonra bu kez Fatih’in servisleri, Halk Bankası’nın Lucas 2, Danail 3, Ahmet 4 turunda hücum da sıkıntılar yaratınca ev sahibi 13-8 öne geçti. Bu fark setin sonuna kadar sürdü: 25-21.

 

İkinci sette de değişen bir şey yoktu. servis atan rakibine üstünlük sağlamaya devam etti. Bu kez 4-8 de Emre ortaya çıktı, Gökhan 2, Lucas 3, Danail 4 turu yine Başkent ekibine sorun oldu: 9-8. 10-10 dan sonra Hüseyin’in servisleri ve bloklar devreye girdi: 14-10. Halkbank’ın çabaları sonucu değiştirmedi, Belediye seti rahat aldı: 25-19.

 

3. sete Ankara takımı ilk sette olduğu gibi iyi başladı: 1-4. Yine ilk sette ki gibi 5-5 de sayılar eşitlendi. Halk Bankası ilk teknik molayı da önde geçti: 6-8. 7-9 da Ahmet’in servislerini Hüseyin 2, Barış 3, Aykut 4 ön pozisyonunda ki Belediye bir türlü kıramadı. Bunda  Hüseyin’in, 1’den atak yapan Ali Çayır’a üst üste pas atmasının ve bu oyuncunun da  topu bir türlü öldürememesinin etkisi büyüktü: 7-14. Sonunda Barış bu krize son verdi: 8-14 (Bir küçük ilginç not: İstanbul’un sıkıştığı bu turda, Halk Bankası da, İlk sette peş peşe 6 sayı verdiği Lucas 2, Danail 3, Ahmet 4 pozisyonundaydı). Ancak arkaya dönen Hüseyin servisi kaçırdı: 8-15. Buna Lukas cevap verdi: 9-15 Barış’ın servisi de dışarı gitti ama hakem bunu “Dahil” gösterdi: 10-15. Barış’ın ikinci servisi dışarıda: 10-16. Bu arada Lucas’ın itirazı kendisine sarı kart olarak geri döndü: 11-16. Oyunun kontrolünü elinde tutan Ankara ekibi seti de 16-25 aldı.

 

4. set karşılaşmanın en güzeliydi. Başa baş giden sayılar, göze hoş gelen mücadele, maçın başından beri pek ortalarda görülmeyen bloklar, defanslar kaliteyi de beklenen düzeye yükseltti. Bir Belediye öne geçti, bir Halkbank: 4-6, 8-7, 11-10, 13-14, 16-15, 19-20. sonunda hücum da daha başarılı olan İstanbul ekibi 2 sayılık bir fark yakaladı: 22-20. Ve bunu da devam ettirerek seti 25-22, maçı da 3-1 aldı.

 

GALATASARAY- BEŞİKTAŞ

 

Pazar günü bu kez bayanlar derbisi vardı. Kadro olarak daha iyi olan Beşiktaş, Galatasaray’ı 3- 1 ile geçti. Oyunun genelinde sıkıntılarına, özellikle de Berat’ın blok sorununa karşın Sarı- Kırmızılılar, güçlü rakibiyle iyi boğuştu. Çünkü grupta ilk 5’e kalabilmek için Galatasaray’ın rakibinden alacağı setlere, puana çok ihtiyacı vardı. Bunun yanı sıra tüm hesaplarını CEV Kupası’nda 4’lü Final yolunda ki engel olan İspanyol Burgos için yapan Beşiktaş da da, İller Bankası maçında ki gibi bir durgunluk vardı. Yani bu Sarı- Kırmızılı takım için bir avantajdı ama kritik yerler de yapılan hatalar bu fırsatı kaçırmalarına yol açtı.

 

Maça Siyah- Beyazlılar 1-5 öne başladı. Galatasaray arayı kapattı: 6-7. Siyah- Beyazlılar topu öldürdüler: 6-8. Servise Buyeva geldi. Onun servisleri çok etkili olmasa da, bundan önceki karşılaşmalarda olduğu gibi, Berat’ın önde olması ve hücumda sıkışmaları nedeniyle ara yine açıldı: 6-11. Sonra sayılar 8-13, 13-16 oldu. Galatasaray 16-16 da rakibini yakalamayı başardı. Ne var ki 17-18 de, bu kez Olga 2, Berat 3, Yanina 4 turunda, Berat’ın ısrarla pasları Yanina’ya atması ve bu oyuncunun da belki de bu güne kadar ilk kez bu kadar üst üste hatalar yapması sonucu ara yine açıldı: 17-23. Sonunda Sarı- Kırmızılıları krizden yine Yanina çıkardı: 18-23. Artık sete koptu gözüyle bakıyorduk ki, bu kez Beşiktaş, Arzu 2, Shapovta 3, Eda 4 pozisyonunda sıkıştı. Olga’nın servisleri ve hücum hataları aranın kapanmasını sağladı: 22-23. Shapovta sayıyı buldu: 22-24. Ardından Arzu’nun servisiyle set Siyah- Beyazlıların oldu: 22-25.

 

İkinci setin başların da karşılıklı sayılar vardı. Ancak 8-9 dan sonra Berat 2, Yanina 3, Burçin 4 turunda, Rykova’nın servisleri 3 sayılık bir fark getirdi: 9-12. Beşiktaş arayı açmaya başladı: 10-16, 13-19, 14-23. Berat’ın etkili servisleri ve hatalar, farkı biraz azaltsa da sonuç değişmedi: 20-25 ile 0-2 oldu.

 

Güzel bir 3. set izledik. Önce Galatasaray öne geçti: 3-1, 4-2. Siyah- Beyazlılar toparlandılar: 4-6. Sarı- Kırmızılı takım atak yaptı: 8-7. Beşiktaş cevap verdi: 8-10.  Karşılıklı sayılarla 18-18’e gelindi. Bu arada Galatasaray’ın blokları, rakibe top öldürüp sayı alma olanağını vermeyince 22-19 oldu. Bu avantajı devam ettiren Sarı- Kırmızılılar seti 25-22 aldı.

 

Skoru 2-1’e getirmenin moraliyle, 4 sete de iyi giren ev sahibi oldu: 4-2, 6-4, 8-6, 10-7, 12-7, 14-9, 15-12, 17-14. Ama Galatasaray bu atağını sürdüremedi ve Arzu’nun servisleri, bloklarla bütünleşince sayılar eşitlendi: 17-17. 18-20 den sonra Shapovta, Eda, Buyeva sırayla servis kaçırmalarına rağmen Sarı- Kırmızılılar bundan yararlanamadı ve seti 22-25 alan Beşiktaş maçı 1-3 kazandı. Bu sonuçla Galatasaray’ı grup beşinciliği için umutlarını diğer maçlara bıraktı.

 

Bu karşılaşmanın ardından, son haftaların çıkış içinde ki takımı Fenerbahçe, Şişli engelini 3-0 ile aşarak, çok büyük bir aksilik olmaz ise grupta ilk 5’e girmeyi iyice kolayladı.

 

YEŞİLYURT- ŞAHİNBEY BELEDİYESİ

 

Uzun zamandır Yeşilyurt’u izleyememiştim. Pazar günü İstanbul ekibi için çok önemli olan Şahinbey Belediyesi karşılaşmasını seyrettim. İki takımında güçlerinin bir birine yakın olması nedeniyle çekişmeli ve keyifli bir maç oldu. Belki de sezonun en çok defans yapılan ve topun oyunda kaldığı (İlk iki set farklı bitmesine karşın) birkaç müsabakasından biriydi. Üstelik de smaçların sertliği de düşük değildi. Oyuncular özellikle ilk setin başlarında her sayı için tüm güçlerini ortaya koydular. Ayrıca taktik anlamda da doyurucu oldu. Atılan servislerin, yapılan atakların bir çoğunun daha önceden planı yapılmıştı. Yeşilyurt, rakibin hızlı voleybol oynatmayı seven pasör Nihal’in çabuk paslar atmasını engellemek için genelde uzun servisler kullandı. Bunlar hedefi bulduğunda hem manşetler de sıkıntılar oldu, hem de Gaziantep çabuk oynayamadı. Bu bölümler de ev sahibi sayılar buldu. Ama servisler ortaya yaklaşınca, bu kez Şahinbey hücum da, özellikle de pasör çaprazı Jelena ile çok etkili oldu. Bu güzel mücadele de zaman zaman oyuncuların inişli çıkışlı grafikleri ve hataları da olmasaydı, her halde sezona damgasını vururdu.

 

Grupta ilk 5’e girebilmek için bu mücadeleden mutlaka galip çıkmak zorunda olan Yeşilyurtlu oyuncular bunun stresini hep yaşadılar. Buna karşın Antep ekibinde, hedefi kolaylamanın rahatlığı vardı. Karşılaşmanın 8-7 girilen ilk teknik molasına kadar iki takımda çok defans yaptı. Bu arada  defanstan çıkan topların atağa dönüştürülmesi ve rakibin buna yine defans ve hücumla cevap vermesi tüm seyircilere büyük keyif verdi. İlk moladan sonra pasör Sanja’nın smaçörleri iyi kullanmasıyla Yeşilyurt rakibine üstünlük sağladı: 10-7. 13-9 dan sonra, Ergül’ün uzun servisleri misafir takımı sıkıştırmaya başladı. Bu arada Nihal’in 5 den kaçmasının getirdiği zorluklara, bir de Elena 2, Gülcan 3, Anna 4 ön üçlüsünün bloklardan topu kaçırmak için avuta vurmaları, ya da rakip alana gönderilen topların Yeşilyurt defansından çıkıp sayıya dönüşmesi eklenince ara açıldı:17-9. Temposunu yitiren Şahinbey oyundan koptu ve set kolayca ev sahibinin oldu.

 

Seti açık farkla kaybetmesine karşın Gaziantep takımı oyundan düşmedi. Maçın başında olduğu gibi yine defans- hücum etkinliğiyle dengeyi lehine çevirdi. Hele Yeşilyurt’un Aslıhan 2, Sanja 3, Bahar 4 turunda, Gülcan’ın servisleriyle rakibinin manşetini ve dolayısıyla da  hücum dengesini bozunca üst üste sayılar aldı ve arayı açtı: 4-13. Bu arada Pelin’in de durmasıyla rahatlayan Şahinbey seti 19-25 kazandı.

 

3. sete Bahar’ın uzun ve rakibi bozan servisleriyle Yeşilyurt 5-1 girdi. Buna Sevil’in çok iyi yerlere giden servisleri ve defanstan çıkan topların sayıya dönüşmesiyle misafir ekip çabuk cevap verdi: 5-5. Sonra 16-17’ye kadar heyecandan herkesi geren, kıran kıran bir mücadele ortaya çıktı. Ne var ki bu sayılarda pasör Nihal, Sanja 2, Bahar 3, Ergül 4 turunda yakaladığı rakibini servisleriyle hücumdan düşürdü: 16-21. 19-23 de bu kez Ergül’ün Antep ekibini sıkıştıran, çabuk oynayıp, etkili atak yapmalarını engelleyen uzun servislerini izledik: 23-23. Bu beraberlikle birlikte heyecan da doruğa çıktı. Her sayı için verilen kıyasıya mücadele sonunda seti 31-29 almayı başaran Yeşilyurt oldu.

 

1-2 geriye düşmesine karşın 4. sete Şahinbey Belediyesi hızlı başladı: 2-6, 5-8. Ev sahibi 9-9 da sayılara dengeyi getirdi ve 12-12 den sonra da iki sayılık bir fark yakaladı: 14-12. Bunu 19-17’ye kadar da korudu. Nihal’in servisleri bir kez daha Yeşilyurt da problemler yaratınca Antep ekibi 19-20 öne geçti. Bahar’ın blok autuyla sayılara denge geldi: 20-20. Bahar’ın servisini oyunda tutan Şahinbey, 2 den Tatiana ile hücum etti, Yeşilyurt defansı topu çıkardı ancak bunu atağa dönüştüremedi, Nihal bu kez pası 4’de ki Jelena’ya attı, ama bu oyuncu Ergül’ün bloğunda kaldı: 21-20. Bahar’ın ikinci servisini Antep takımı yine çıkardı, Nihal, topu 2 de ki Tatiana’ya yolladı, ne var ki onun karşısında yine Ergül’ün bloğu vardı: 22-20.  Ergül’ün bu iki güzel blok sayısına bir de Bahar’ın servisten direk sayısı eklendi: 23-20. Bahar 4. servisi dışarı attı: 23-21. Sanja’nın, Pelin’i, kendisiyle Ergül arasına attığı pasla hücuma sokması (yarma) ve 24-21. Ergül’ün servisi, Gülcan 4 den vurdu, defanstan çıktı, Sanja’nın pası bir daha Pelin’e, bu oyuncunun tecrübe kokan blok autu ile set 25-21 biterken, Yeşilyurt maçı 3-1 kazandı ve gurupta ilk 5 için büyük bir adım atmış oldu.

 

Bu hafta Avrupa Kupaları’nda “Mola” var. Çarşamba ve Perşembe günü oynanacak maçlardan sonra, yılbaşı nedeniyle lige de kısa bir ara verilecek. Sonra Yeni yılla birlikte salonlardaki yerimizi tekrar alacağız.

 

Haftaya tekrar birlikte olmak dileğiyle, hoş çakalın.

 

 

A  L  E  V     A  N  A  K  Ö  K