VOLEYBOL
VAKFI
Voleybol
Vakfımızın Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Pazar günü yapıldı. Biliyorsunuz
Ahmet Gülüm’ün federasyon başkanı olduğu dönemde
başlayan, Hüsnü Can ile devam eden Voleybol Vakfı ve Voleybol Federasyonu
birlikteliği bu seçimde sona ermişti.
Olağanüstü
Genel Kurul da önce; Vakıf Senet Tadilatı görüşüldü ve bazı değişiklikler kabul
edildi. Daha sonra vakfın ihtiyaç duyduğu yönetmelikler ele alınıp kabul edildi.
Son olarak da dilek ve temenniler bölümünde seçimden bu güne kadar geçen süre
içinde yapılanlar anlatıldı.
Senet
tadilat ve yönetmeliklerin görüşülmesi ve kabul edilmesi genelde hukuki bir
takım işlerin yapılmasıydı. Camianın merakı ise hiç şüphesiz ki Vakıflar Genel
Müdürlüğü ile Vakıf arasında süren kapatma davasının ne aşamada olduğu, SSK ile
olan ödeme sorunları, Vakfın demirbaşları ile mali durumunun ne olduğuydu.
Voleybol
Vakfı Başkanı Sedat Erener söz alarak tüm bu konular hakkında bilgiler verdi.
Erener’in değindiği konuları kısaca sizlere yansıtmadan önce bu toplantıyla
ilgili görüşlerimi dile getirmek istiyorum.
Öncelikle
Sedat Erener’e kendi adıma çok teşekkür ederim. Çünkü bu Olağanüstü Genel Kurul
öncesi öylesine bir hava yaratılmış, dedikodular üretilmişti ki, bu kongre de
herkes gibi bende voleybolun bir anlamda toz duman olacağını düşünmüş ve bunun
altından camia olarak nasıl kalkacağımızı sorgulamaya başlamıştım. Ama bunların
hiç biri olmadı. Erener yumuşak bir üslupla açıklamalar yaptı. O yayılan
dedikoduların doğrultusunda, yani öldük- bittikten öte, bilgi verici ve geleceğe umutla bakılacak bir
tablo ortaya koydu. Bu da voleybola gönül vermiş herkesi rahatlattı. Bu arada
bazı konularda incelemelerin sürdüğünü ve bunlar netlik kazandıktan sonra
yeniden açıklamalar yapılacağını söyledi. Bu da Vakfın yeni yönetimimin
kavgadan çok, iş yapmak amacıyla
geldiğinin ve son dönemlerde voleybol federasyonlarının güdümünde kalan ve
görevlerini yapmaktan uzaklaşan bu kurumun tekrardan eski konumuna döneceğinin
sinyalleriydi.
Başkan
Erener’in verdiği bilgiler kısaca şöyleydi:
“Vakfın
seçiminden sonra, elimizde nelerin olduğunu görmek amacıyla incelemelere
başladık. Önce mali yönden durumumuzu tespit etmek amacıyla hesaplarımızı ele
aldık. Açıklamalar ile eldekiler arasında farklar vardı. İncelemeler sonunda
650 milyar civarında bir banka hesabımızın olduğunu gördük. Vakıflar Genel
Müdürlüğü’nün kapatma davasının ne aşamada olduğunu öğrenmek için bu kurumu
ziyaret ettik. Açılan davaların neler olduğunu öğrendik. Bu arada SSK’ya da bir
ödeme boşluğu olduğunu ve bu konuda da Vakfa bir ceza geleceğini öğrendik.
Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ihbarıyla defterlerimizin, Defterdarlık da
incelenmesi nedeniyle bu konularda bazı sıkıntılarımız var.
Bizler bu araştırmalar ve girişimler içindeyken, seçilen Vakıf Yönetim
Kurulu’ndan istifalar oldu. Bu nedenle şu anda 8 kişi görev yapıyor.
Peki, seçimden bu güne kadar geçen süre içinde Vakıf ne yaptı? Aslında
çok şey yaptı. Ama bizler bunları kamuoyuna duyurmadığımız için sorular hala da
devam ediyor.
Seçimle birlikte önümüze borç listesi kondu. Muhasebe kayıtlarına girmiş
bu borçlarımızı Yönetim Kurulu kararıyla ödedik. Vakıf çalışanlarının 2 aylık
maaşlarını verdik. Vakfın üstündeki telefonları devrettik. Bu arada 2 cep
telefonu da devredilecek. Bazı kişilerin üstünde avanslar vardı, bunların
belgelerini aldık. 1 kulübün borcu vardı, tahsil edildi.
Demirbaş listesi çıkardık. Ancak bazı demirbaşları bulamadık. Bunların bir kısmı eskimiş,
atılmış, kırılmış olabilir. Bir bölümü için de federasyondan yardım istedik.
Sanırım Ankara da federasyonda kullanılıyor. Bunların tutanaklarını bekliyoruz.
İdari açıdan neler yaptık? Şu anda vakfın hiç geliri yok, bu nedenle
federasyon için çalışan 5 arkadaşın görevine son vermek zorunda kaldık. Tazminatlarını
ödedik. Sadece Siyami Akay’a
ödenmedi. Çünkü Vakfın İktisadi Teşekkülü Müdürü olan Akay,
2001- 2005 yılları arasında görev yapmış. Aylık ücretini de makbuz karşılığı
almış. Bu yıllar içinde çalışırken SSK’ya kaydı yapılmamış ve prim ödenmemiş.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Denetleme Kurulu bunu tespit etmiş ve geriye dönük
sigorta yapılmış. Bu nedenle ceza gelmiş. Ayrıca muhtasarda sorun olduğu için
geriye dönük ceza ödenmiş. SSK ve maliyeden bir karar çıkana kadar Akay’ın
tazminat ödemesi Yönetim Kurulu kararıyla bekletiliyor. Sonuç alındıktan sonra ödeme
yapılacak. Ancak bu arkadaşımız, hakkını hukuki yönlerden arayabilir. Bu arada
SSK ödemelerindeki sorun netleştikten sonra, ihmali olanlar için işlem
yapacağız.
Şu anda BTGM den kiralanan yerdeyiz. 7. ayda kontratımız bitiyor. Bunun
için yeni bir yer arıyoruz. Ayrıca mahkemede olan davalarımız için bir hukuk
bürosu ile anlaştık. Vakfımız kapatılmak isteniyor. Savunma dilekçemizi verdik.
Bu arada şunu da belirteyim ki Vakfın kapatılma olasılığı çok az. Öte yandan
BTGM de Vakfa 7 milyarlık bir dava açtı. Savunması verildi. Bu arada BTGM 2001-2005 yılları arasındaki bazı makbuzları istedi. Bağış
makbuzlarında Vakıf’a 270-300 milyar bir giriş
tespitleri var. Bunun da incelenmesi sürüyor.”
(Benim tutabildiğim notlar bunlar.
Konuşmalar hızlı geçtiği için, bazı noksanlıklar, bazı yanlış anlamalar
olabilir. Onun için eğer düzeltilmesi istenen şeyler varsa, beni uyarsınlar,
haftaya bunları da veririm).
MALİ GENEL KURUL
Bu arada
Perşembe günü Ankara da Voleybol Federasyonu Mali Genel Kurulu yapılacak. Eğer
o gün çoğunluk olmaz ise, bir gün sonraya kalacak. Sonucu merakla beklenen bu
kuruldan bakalım Federasyon Başkanı Hüsnü Can ve yönetimi mi, yoksa muhalefet
mi, galip çıkacak? Sonuç ne olursa olsun, en büyük dileğim, centilmence ve
voleybola yakışan bir mali genel kurul olması.
AVRUPA KUPALARI
Çarşamba
günü Eczacıbaşı, grubundaki 7. maçında Uralochka’yı
misafir etti. İyi bir ev sahibi gibi davranıp, konuğunu incitmeden maçı 0-3 verdi.
4 Kübalı
oyuncu transfer eden Rus takımı özellikle Ruiz ve Carrillo’nun iyi oyunuyla sonuca giderken, çeyrek finale de
gözünü diktiğini gösterdi. Aslında takımımız açısından bu karşılaşmanın önemi
çok büyüktü. Eğer maçı kazanabilseydi. Önünü iyice aşmış olacaktı. Şimdi Las Palmas’ı yenmek zorunda.
Netice de Turuncu- Beyazlıların hala şansı devam ediyor. Bakalım sonuç nasıl
olacak.
Gelelim
Çarşamba günkü karşılaşmaya;
“Uralochka, Kübalı Ruiz ve Carrillo ile sonucunu değiştirdi” demiştim. Gerçekten de öyleydi. Bu iki
tecrübeli oyuncunun ortaya koyduğu performansı aslında herkesin izlemenizi isterdim.
Çünkü 1. sınıf oyuncunun ne olduğunu bir kez daha net olarak gözümüze soktular.
Henüz diğer takım arkadaşlarıyla uyum sağlayamamış olmalarına karşın, öylesine
estetik ve akıllı hareketler yaptılar ki insan gerçekten keyif alıyor. Rus pasör Sheshenina’nın attığı yüksek
topları veya arkasında kalan pasları, yani kötü topları bile değerlendirmesi, Ruiz’in nasıl bir smaçör olduğunun kanıtıydı. Bloğun üstüne
çıktı vurdu, hepimize “Off” dedirtti, ne zaman plase
atılacağını, ne zaman blok aut yapılacağını, bir topun nasıl kullanılması
gerektiğini adeta bir ders olarak gösterdi. Bu arada Ruiz
kusursuz muydu? Tabii ki “Hayır”.
Bazen dışarı vurdu, bazen blokta kaldı, bazen topu iki eliyle içeri attı ama en
kritik ve hata yapılmaması gereken yerlerde, özellikle de 20 sayıların
sonlarına doğru hep oyuna ağırlığını koyan da yine oydu. Bu arada performansına
% 78’lik excellent manşeti de ilave etmem gerekiyor.
Tek eksiği ise bloğuydu. Maçı bir blokla tamamladı.
Diğer
göze batan oyuncu ise Carrillo idi. 9 top aldı, 9’unu
da sayıya dönüştürdü. 3 de bloktan takımına sayı kazandırdı.
Eczacıbaşı’na
göz atarsak; Güneş Sigorta karşılaşmasında olduğu gibi, yine inişli çıkışlı bir
grafik çizdiler. Bazen “Bu kadar hata nasıl yapılıyor?” diye birbirimize sorarken, bazen de, tüm
oyuncuları Rus Ulusal Takımında (A ve Genç dahil)
oynamış, 4 Kübalısı bulunan Uralochka’ya kök
söktürdüler. Ancak gençlerin tecrübesizliği nedeniyle sonunu bir türlü
getiremediler. Geçen hafta Güneş ile oynadıkları maçta olduğu gibi Naz’ın önde
oldu turlarda hep zorlandılar. Sayılar kaybettiler. Özellikle Naz’ın 2, Stacey 3, Nilay 4 turunda
sıkıntılar daha da arttı. Aslında bu pozisyona bir an önce bir çözüm bulmaları
gerekiyor. Bu turda, rakip servis atarken, 3 de ki Stacey,
manşet için 5’e açılıyor (Bu Esra
içinde geçerli ama O’nun turunda önde 3’lü hücum var,
ve arka alandan da Stacey kullanılabiliyor. Onun için
göze batmıyor). İşte bunu bilen, karşı takımın antrenörleri, oyuncularına hedef olarak hep Kanadalıyı
gösteriyorlar. Çünkü, Stacey
topla buluşursa ve iyi manşet alamazsa (Ki
iyi servis atıldığında genelde de öyle oluyor), bu kez iyi çıkmayan topu Naz’ın Nilay’a
atma şansı kalmıyor. Bu arada 1’de ki Neriman da arkasında ve uzağında kaldığı
için mecburen topu manşet alan Kanadalıya atıyor. O zaman da sorunlar başlıyor.
Biliyorsunuz bu oyuncu yüksek atılan paslarla oynayamıyor ve bloklara
takılıyor. Naz topu O’nun istediği gibi yatırsa bu kez manşet aldığı için
yetişemiyor. Motta
da pratik tedbirlere yönelmek yerine oyuncuları kaderleriyle baş başa bırakıp,
çözümü O’nların bulmasına bekleyince (En azından
servisler Stacey’e yıkıldığı anlarda bir iki pozisyon
saklayabilir veya 3 den 5’e açmak yerine bu oyunculu 1’e gönderebilir. Böylece
karşısında hedefledikleri Kanadalıyı bir an da olsa göremeyen rakipler, kısa da
olsa bir anlık konsantrasyon eksikliği yaşayarak servisleri
başka yönlere çevirebilir, en azından bu duraklamayla servisi yumuşatabilirler,
bu da krizi geçmenin yolu olabilir),
Eczacıbaşı da bu ikilemi bir türlü
çözemediği için sıkışıp kalıyor. Aslında bir çok
takımın sistemi ve bekleyişi de böyle. O’nlar da zaman zaman
bu sorunu yaşıyorlar ama çoğu da çeşitli şekillerde sıkıntıyı aza indiriyorlar.
Sonuçta voleybol da her şeyin bir çözümü vardır. Önemli olan bunları önceden
antrenmanlar da çalışmak, yeri geldiğinde de anlık hareketlerle sorunu aşmak
için hamleler yapmaktır.
VE SETLER
Maça iyi
başlayan taraf Uralochka oldu: 0-4,
1-6. Nilay’ın servisleri, rakibin manşetini de,
hücumunu da bozdu, dönen toplardan gelen sayılarla ara kapandı: 5-6. İlk teknik
mola 6-8 geçildi. 8-9 dan sonra Ruiz
ağırlığını hissettirdi: 8-12. 10-14, 13-16, 15-18. Eczacıbaşı bırakmadı: 17-18. Rus takımı atak
yaptı: 20-23. Turuncu- Beyazlılar yine direndiler. Önce ölen top, ardından Milada’nın Ruiz’e bloğu, sonra
dönen topu Esra öldürünce sayılar eşitlendi: 23-23. Ruiz bu kez sayıyı buldu: 23-24. Smaç servis Ruiz den, Esra’nın manşeti içeri kaçtı, pas bir kez daha 6
da ki Ruiz’e: 23-25.
İkinci
setin başlarında karşılıklı sayılar var: 5-5. İlk
teknik molaya yine 6-8 Rus ekibi önde girdi. Bir ara 8-12
oldu. İlk sette olduğu gibi, Nilay’ın servisleri çok
etkili olmasa da, Uralochka da sorunlar yarattı. Bir
de Seshenina’nın pasları fileye yakın atması,
Eczacıbaşı’nın bloklarının ortaya çıkmasına yol açtı: 11-12. Rus takımı arayı
tekrar açtı: 12-16, 14-18, 16-20. Turuncu- Beyazlılar bir kez daha hızlandılar:
21-22. 22-23 de Ruiz, “Ben buradayım” dedi: 22-24. Bir başka Kübalı Ortiz servisi kullandı ama manşet içeri kaçınca Ruiz affetmedi: 22-25 (Bu arada Motta da, kenar yönetim de, her
halde bizim gibi Ruiz’i seyretmeye dalınca ikinci
molayı da almayı unuttular).
3. sete
bu kez iyi başlayan Eczacıbaşı oldu: 8-6, 11-10,
14-12, 16-12, 17-12 (Fark 5’e çıktı), 18-14. Tebenikhina
topu öldürdü: 18-15. Ardından servise geldi. Bu arada Eczacıbaşı’nın sorunlu
turu önde (Naz 2, Stacey 3, Nilay
4), Rus oyuncunun etkili servisi 1’e, Neriman’ın manşeti dışarı gitti:18-16. Tebenikhina’nın ikinci servisi, bu kez hata 3 den manşet için 5’e açılan Stacey den geldi: 18-17. Rus oyuncunun 3. servisi çıktı,
Naz’ın pası Nilay’a ama bu oyuncu blokta kaldı:
18-18. Tebenikhina dan bir
servis daha, Stacey’in manşeti içeri kaçtı, Carrillo fırsatı kaçırmadı: 18-19. Uralochka,
bir sayı da Stacey’in blokta kalan atağından
kazanınca 18-20 oldu. Sonunda bu 6 sayılık krize Neriman 1’den yaptığı atakla
son verdi: 19-20. Ama bu sayı yeterli olmadı, Atı alan
Üsküdar’ı artık geçmişti: 21-25.
İSTATİSTİKLER:
Eczacıbaşı: 68
servis, 5 hata, 3 sayı. Servise karşı 63 manşet, 6 hata, yüzdesi 76. Exc: % 41. 81 hücum, 36 sayı, yüzdesi 44. 11 blok.
Uralochka: 73 servis, 8 hata, 4 sayı. 61 manşet, 5 hata, yüzdesi 90. Exc: % 70. 85 hücum, 46 sayı, yüzdesi 54. 9 blok.
Eczacıbaşı:
Neriman: 10 servis, hata ve sayı yok. 28 hücum, 12
sayı, yüzdesi 43. 1 blok.
Milada: 10 servis, 1 hata, sayı yok. 12 atak, 5
sayı, yüzdesi 42. 4 blok.
Nilay: 16 servis, 1 hata, 1 sayı. 6 hücum, 4
sayı, yüzdesi 67. Blok yok.
Stacey: 9 servis, 1 hata, sayı yok. Servise karşı
24 manşet, 2 hata, yüzdesi 79. Exc: % 42. 20 hücum, 8
sayı, yüzdesi 40. 2 blok.
Naz: 8 servis, 2 hata, sayı yok. 1 atak, 1
sayı, yüzdesi 100. 3 blok.
Esra: 14 servis, hata yok, 2 sayı. 20 manşet, 3
hata, yüzdesi 60. Exc: % 35. 13 hücum, 5 sayı,
yüzdesi 38. 1 blok.
Gülden: servise karşı 18 manşet, 1 hata, yüzdesi
89. Exc: % 50.
Uralochka:
Ruiz: 11 servis, 1 hata, sayı yok. 18 manşet, 3
hata, yüzdesi 83. Exc: 78. 32 hücum, 20 sayı, yüzdesi
62. 1 blok.
Tebenikhina: 13 servis, hata yok 2 sayı. 8 manşet, 1
hata, yüzdesi 88. Exc: % 75. 10 atak, 3 sayı, yüzdesi
30. 1 blok.
Carrillo: 11 servis, 2 hata, sayı yok. 9 hücum, 9
sayı, yüzdesi 100. 3 blok.
Plotnikova: 16 servis, 4 hata, 3 sayı, 11 manşet, 1
hata, yüzdesi 91. Exc: % 55. 2 atak, 1 sayı, yüzdesi
50, 1 blok.
Pasynkova: 5 servis, 1 hata, sayı yok. 6 hücum, 2
sayı, yüzdesi 33. Blok yok.
Sheshenina (Pasör): 9 servis, hata ve sayı yok. 5
atak, 3 sayı, yüzdesi 60. 2 blok.
Ortiz: 8 servis, hata ve sayı yok. 21 hücum, 8
sayı, yüzdesi 38. blok yok.
Sennikova (Libero): Servise karşı 23 manşet, hata
yok, yüzdesi 100. Exc: % 74.
HALKBANK ÇEYREK FİNALDE
Top Teams Kupası’nda ülkemizi temsil eden Halkbank,
Finlandiya da Raision’u 3-0
yenerek gurup birincisi oldu ve çeyrek finale adını yazdırdı. Bu güzel başarı
ne yazık ki ekibimizin İtalyan Copra Piacenza ile eşleşmesiyle biraz burulmamıza yol açtı. Gerçi
İtalyan Ligi’nde üçüncü sırada olsa da, ayrıca kadrosunda çok önemli oyuncular
yer alsa da (Alman Dunner ve Lange,
Kübalı Marshall, Sırbıstan Karadağlı Grbic, Brezilyalılar Joao Paolo Bravo ve libero Santos,
Bulgarlar Zlatonov, Simeonov,
İtalyan Bovolenta, Rabezzana,
Derio Massimliano, Cavalloni, Cardone) yine de peşin
konuşmamak gerekiyor. İşimiz gerçekten zor olmasına zor da, netice de bu da bir
maç. İyi oyun, iyi mücadele ile çok iyi takımlarında yenildiğini ve elendiğini
çok gördük. Umarım Halkbank bunlardan birine imza
atar (Bu
karşılaşmayı izlemeyi çok istiyorum. Eğer uygun olursa bir günlüğüne Ankara da
olmaya çalışacağım). Bu
arada grubunu ikinci bitiren, İtalyan takımı, Erdemir
ile iki kez oynadı. Tüm bu görüntüler ve bilgiler de ekibimiz için bir şans
olacaktır.
Bu
kupada ki diğer temsilcimiz Erdemirspor, grubun son
maçını da kaybederek, Avrupa’ya galibiyet alamadan veda etmiş oldu.
KARŞIYAKA KAZANDI AMA TURU VERDİ
CEV
kupası’nda ki temsilcimiz Karşıyaka, Romanya da 0-3
yenildiği Rapid Aibo Bucuresti’yi İzmirde ki rövanşta
3-1 yendi ama turu rakibine kaptırdı.
BEŞİKTAŞ, BURGOS İLE EŞLEŞTİ
Slovak Doprastav Bratislava’yı Akatlar
da iki maçta da yenerek adını çeyrek finale yazdıran Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı,
İspanyol Burgos ile eşleşti. Biliyorsunuz geçen hafta
Albecete, deplasmanda Burgos’u
3-2 yenmiş ve tur için büyük bir avantaj yakalamıştı.
Ama rövanşı kazanan Burgos, ekibimizin rakibi oldu.
Bana göre de daha iyi oldu. Çünkü Albecete şu anda
ligde ikinci sıradaydı. Burgos ise 5. Kadrolara
bakıldığında da Albecete de sanki daha iyi oyuncular
var gibi görünüyordu. Burgos’un kadrosuna kısaca bir göz atarsak; 35 yaşında Kübalı Enia Martmnez, 31 yaşında
Brezilyalı Ana Paula Alves,
32 yaşında Ukraynalı Regina Miloserdova
ve 19 yaşında Bulgar Elenora İvanova
ile İspanya Ulusal Takımında oynayan 25 yaşında ki Marina Teresa Martmn, 27 yaşında ki Silvia Fernandez de Velasco ve 27
yaşında ki Elisendra Herms
forma giyiyor. Görüldüğü gibi yaşlı ama tecrübeli bir ekip görüntüsü
göze çarpıyor. Bu takımı her ne kadar tanımasam da, seyretmemiş olsam da,
Siyah- Beyazlıların hele ilk maçın İspanya da olması nedeniyle turu geçeceğine
inanıyorum.
GÜNEŞ DEN GÜZEL GALİBİYET
Şampiyonlar
Ligi’nde Eczacıbaşı ile birlikte ülkemizi temsil eden Güneş Sigorta, Polonya da
5 setlik bir mücadeleden sonra Calisia’yı 3-2 yenerek çeyrek finale ikinci sırada gidebilme yolunda
önemli bir adım attı. Aslında İstanbul daki maçta
takımımız tutuk bir oyun ortaya koyup karşılaşmayı vermeseydi, Perşembe günü
bizi bu kadar heyecanlandırmayacaktı. Gerçi bu galibiyet ile her şey bitmedi. Önümüzde 3 sınav daha
var. Ama asıl önemlisi dostumuz, gardaşımız Faik Garayev’in takımı Azerrail Bakü ile yapılacak son karşılaşma. Umarım Güneş, bu zorlu virajı geçerek 4’lü Finale adını yazdırır.
FENERBAHÇE- BEŞİKTAŞ
TRT’nin
maçtan kısa bir süre sonra banttan yayınladığı iki ezeli rakip Fenerbahçe ve
Beşiktaş’ın mücadelesinden galip çıkan favori oldu.
Maça Sarı-
Lacivertli takım daha iyi başladı. Bunun semeresini de ilk teknik molaya 8-4 önde girerek gördü. Beşiktaş toparlanarak bir ara sayı
farkını 2 ye düşürse de pasör Arslan’ın smaçörleri,
özellikle de Volkan’ı iyi kullanması, oyunun kontrolünü hep Fenerbahçe’nin
elinde tutmasını sağladı ve sette 25-20 bitti.
İkinci sete
de iyi giren yine Sarı- Lacivertli takım oldu: 8-6,
13-10, 16-13. Ne var ki hataları azaltan Siyah- Beyazlılar, Denis’in
ortaya çıkmasıyla 22-20 önde olan rakibini 22-22 de yakalamayı başardı. Bu
arada Denis 2. servisini attı, Arslan,
Beşiktaş’ın blokları iyi olmayan kısa pasörü Nyrka’nın
üstünden arkadaşlarını oynatmak düşüncesiyle, onun nereye gittiği kontrol etmek isterken, bir an tereddütte kaldı ve
faul yaptı: 22-23. Denis’in 3. servisi, bu kez Volkan 1’den dışarı vurdu:
22-24. Ardından bir sayı daha alan Beşiktaş, seti de 22-25 kazandı.
3. set
karşılıklı sayılarla başladı ama ilk teknik molaya 2 sayı önde giren Siyah-
Beyazlılar oldu: 6-8. Ölen bir top, ardından Arslan’ın servisten 2 direk sayısıyla Fenerbahçe öne geçti:
9-8. Daha sonra Volkan’ın servisleriyle ara azda olsa açıldı: 15-12. İkinci
teknik molaya 16-13 girildi. Sonra sayılar 18-14 oldu.
Beşiktaşlı oyuncular arayı kapatıp farkı 1 sayıya (19-18)
indirseler de son sayılarda ki atak seti 25-22 Sarı-Lacivertlilere getirdi.
4. sete
iyi giren Beşiktaş oldu: 2-3, 5-6, 5-8, 8-11, 13-16.
Fenerbahçe 16-16 da sayıları eşitledi. Sonrası kıran kırana bir mücadele
dönüştü. Sonunda 6 kez maç servisi kullanan Sarı- Lacivertli takım, servisten
direk aldığı sayı ile seti 30-28, maçı da 3-1 kazandı.
İST.B. BELEDİYESİ- HALKBANK
Şampiyon
adaylarından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Halkbank’ın
kozlarını paylaştığı mücadeleden 3-1 galip çıkan ev
sahibi oldu.
Aslında
çok iyi kadrolarıyla zirve yarışı içinde bulunan bu iki ekibin maçından
beklentilerim çok fazlaydı. Ama pek de umduğumu bulduğumu söyleyemem. Çünkü iki
takımda servislere ve hücumlara çok yüklendiler. Bu da hataların fazla olmasına
yol açınca seyir zevki uzak bir karşılaşma ortaya çıktı. İyi servis atan, daha
doğrusu servisi rakip alana geçiren üstünlük sağladı. Smaçörlerin vurduğu
toplar iki ekibinde bloklarının ve defanslarının iyi
olmaması nedeniyle genelde sayıya dönüştü. Bu arada o her iki ekibin
oyuncularının inişli çıkışlı bir grafik çizmeleri de kaliteyi düşürdü. Kısaca
dışarıda ki soğuk ve karlı havanın oyuna da yansıdığını söylersek yanlış olmaz.
Öte yandan Halkbanklı oyuncuları biraz yorgun ve
bezgin gördüm. Her halde Top Teams Kupası’nda ki üst
üste maçlar dengelerini bozmuş.
Sonuç da
maçı beğenmesek de, zaman zaman ilginç ve güzel
görüntüler de vardı.
karşılaşmaya
Ankara ekibinin etkili servisleriyle başlandı: 1-5. Buna
Belediye yine servislerle cevap verdi: 5-5. 7-8 den sonra bu kez Fatih’in
servisleri, Halk Bankası’nın Lucas 2, Danail 3, Ahmet 4 turunda hücum da sıkıntılar yaratınca ev
sahibi 13-8 öne geçti. Bu fark setin sonuna kadar sürdü: 25-21.
İkinci
sette de değişen bir şey yoktu. servis atan rakibine
üstünlük sağlamaya devam etti. Bu kez 4-8 de Emre ortaya çıktı, Gökhan 2, Lucas 3, Danail 4 turu yine Başkent
ekibine sorun oldu: 9-8. 10-10 dan sonra Hüseyin’in
servisleri ve bloklar devreye girdi: 14-10. Halkbank’ın
çabaları sonucu değiştirmedi, Belediye seti rahat aldı: 25-19.
3. sete
Ankara takımı ilk sette olduğu gibi iyi başladı: 1-4.
Yine ilk sette ki gibi 5-5 de sayılar eşitlendi. Halk Bankası ilk teknik molayı
da önde geçti: 6-8. 7-9 da Ahmet’in servislerini
Hüseyin 2, Barış 3, Aykut 4 ön pozisyonunda ki Belediye bir türlü kıramadı. Bunda Hüseyin’in,
1’den atak yapan Ali Çayır’a üst üste pas atmasının ve bu oyuncunun da topu bir türlü öldürememesinin etkisi büyüktü:
7-14. Sonunda Barış bu krize son verdi: 8-14 (Bir küçük ilginç not: İstanbul’un sıkıştığı bu turda, Halk Bankası da,
İlk sette peş peşe 6 sayı verdiği Lucas 2, Danail 3, Ahmet 4 pozisyonundaydı). Ancak arkaya dönen Hüseyin servisi
kaçırdı: 8-15. Buna Lukas
cevap verdi: 9-15 Barış’ın servisi de dışarı gitti ama hakem bunu “Dahil”
gösterdi: 10-15. Barış’ın ikinci servisi dışarıda: 10-16. Bu arada Lucas’ın itirazı kendisine sarı kart olarak geri döndü:
11-16. Oyunun kontrolünü elinde tutan Ankara ekibi seti de 16-25 aldı.
4. set
karşılaşmanın en güzeliydi. Başa baş giden sayılar, göze hoş gelen mücadele,
maçın başından beri pek ortalarda görülmeyen bloklar, defanslar
kaliteyi de beklenen düzeye yükseltti. Bir Belediye öne geçti, bir Halkbank: 4-6, 8-7, 11-10, 13-14,
16-15, 19-20. sonunda hücum da daha başarılı olan İstanbul ekibi 2 sayılık bir
fark yakaladı: 22-20. Ve bunu da devam ettirerek seti 25-22, maçı da 3-1 aldı.
GALATASARAY- BEŞİKTAŞ
Pazar
günü bu kez bayanlar derbisi vardı. Kadro olarak daha
iyi olan Beşiktaş, Galatasaray’ı 3- 1 ile geçti. Oyunun genelinde
sıkıntılarına, özellikle de Berat’ın blok sorununa karşın Sarı- Kırmızılılar,
güçlü rakibiyle iyi boğuştu. Çünkü grupta ilk 5’e kalabilmek için
Galatasaray’ın rakibinden alacağı setlere, puana çok ihtiyacı vardı. Bunun yanı
sıra tüm hesaplarını CEV Kupası’nda 4’lü Final yolunda ki engel olan İspanyol Burgos için yapan Beşiktaş da da,
İller Bankası maçında ki gibi bir durgunluk vardı. Yani bu Sarı- Kırmızılı
takım için bir avantajdı ama kritik yerler de yapılan hatalar bu fırsatı
kaçırmalarına yol açtı.
Maça
Siyah- Beyazlılar 1-5 öne başladı. Galatasaray arayı
kapattı: 6-7. Siyah- Beyazlılar topu öldürdüler: 6-8.
Servise Buyeva geldi. Onun servisleri çok etkili
olmasa da, bundan önceki karşılaşmalarda olduğu gibi, Berat’ın önde olması ve
hücumda sıkışmaları nedeniyle ara yine açıldı: 6-11.
Sonra sayılar 8-13, 13-16 oldu. Galatasaray 16-16 da
rakibini yakalamayı başardı. Ne var ki 17-18 de, bu
kez Olga 2, Berat 3, Yanina
4 turunda, Berat’ın ısrarla pasları Yanina’ya atması
ve bu oyuncunun da belki de bu güne kadar ilk kez bu kadar üst üste hatalar
yapması sonucu ara yine açıldı: 17-23. Sonunda Sarı- Kırmızılıları krizden yine
Yanina çıkardı: 18-23. Artık sete koptu gözüyle
bakıyorduk ki, bu kez Beşiktaş, Arzu 2, Shapovta 3,
Eda 4 pozisyonunda sıkıştı. Olga’nın servisleri ve
hücum hataları aranın kapanmasını sağladı: 22-23. Shapovta sayıyı buldu: 22-24. Ardından Arzu’nun servisiyle
set Siyah- Beyazlıların oldu: 22-25.
İkinci
setin başların da karşılıklı sayılar vardı. Ancak 8-9 dan
sonra Berat 2, Yanina 3, Burçin 4 turunda, Rykova’nın servisleri 3 sayılık bir fark getirdi: 9-12.
Beşiktaş arayı açmaya başladı: 10-16, 13-19, 14-23. Berat’ın etkili servisleri
ve hatalar, farkı biraz azaltsa da sonuç değişmedi: 20-25 ile 0-2 oldu.
Güzel
bir 3. set izledik. Önce Galatasaray öne geçti: 3-1,
4-2. Siyah- Beyazlılar toparlandılar: 4-6. Sarı- Kırmızılı takım atak yaptı:
8-7. Beşiktaş cevap verdi: 8-10.
Karşılıklı sayılarla 18-18’e gelindi. Bu arada Galatasaray’ın blokları,
rakibe top öldürüp sayı alma olanağını vermeyince 22-19
oldu. Bu avantajı devam ettiren Sarı- Kırmızılılar seti 25-22
aldı.
Skoru
2-1’e getirmenin moraliyle, 4 sete de iyi giren ev sahibi oldu: 4-2, 6-4, 8-6, 10-7, 12-7, 14-9, 15-12, 17-14. Ama
Galatasaray bu atağını sürdüremedi ve Arzu’nun servisleri, bloklarla
bütünleşince sayılar eşitlendi: 17-17. 18-20 den sonra Shapovta,
Eda, Buyeva sırayla servis kaçırmalarına rağmen Sarı-
Kırmızılılar bundan yararlanamadı ve seti 22-25 alan Beşiktaş maçı 1-3 kazandı.
Bu sonuçla Galatasaray’ı grup beşinciliği için umutlarını diğer maçlara
bıraktı.
Bu
karşılaşmanın ardından, son haftaların çıkış içinde ki takımı Fenerbahçe, Şişli
engelini 3-0 ile aşarak, çok büyük bir aksilik olmaz
ise grupta ilk 5’e girmeyi iyice kolayladı.
YEŞİLYURT- ŞAHİNBEY BELEDİYESİ
Uzun
zamandır Yeşilyurt’u izleyememiştim. Pazar günü İstanbul ekibi için çok önemli
olan Şahinbey Belediyesi karşılaşmasını seyrettim. İki takımında güçlerinin bir
birine yakın olması nedeniyle çekişmeli ve keyifli bir maç oldu. Belki de
sezonun en çok defans yapılan ve topun oyunda kaldığı (İlk iki set farklı bitmesine karşın) birkaç müsabakasından biriydi. Üstelik de
smaçların sertliği de düşük değildi. Oyuncular özellikle ilk setin başlarında
her sayı için tüm güçlerini ortaya koydular. Ayrıca taktik anlamda da doyurucu
oldu. Atılan servislerin, yapılan atakların bir çoğunun
daha önceden planı yapılmıştı. Yeşilyurt, rakibin hızlı voleybol oynatmayı
seven pasör Nihal’in çabuk
paslar atmasını engellemek için genelde uzun servisler kullandı. Bunlar hedefi
bulduğunda hem manşetler de sıkıntılar oldu, hem de Gaziantep çabuk oynayamadı.
Bu bölümler de ev sahibi sayılar buldu. Ama servisler ortaya yaklaşınca, bu kez
Şahinbey hücum da, özellikle de pasör çaprazı Jelena ile çok etkili oldu. Bu güzel mücadele de zaman zaman oyuncuların inişli çıkışlı grafikleri ve hataları da
olmasaydı, her halde sezona damgasını vururdu.
Grupta
ilk 5’e girebilmek için bu mücadeleden mutlaka galip çıkmak zorunda olan
Yeşilyurtlu oyuncular bunun stresini hep yaşadılar. Buna karşın Antep ekibinde,
hedefi kolaylamanın rahatlığı vardı. Karşılaşmanın 8-7
girilen ilk teknik molasına kadar iki takımda çok defans yaptı. Bu arada defanstan çıkan
topların atağa dönüştürülmesi ve rakibin buna yine defans ve hücumla cevap
vermesi tüm seyircilere büyük keyif verdi. İlk moladan sonra pasör Sanja’nın smaçörleri iyi kullanmasıyla Yeşilyurt rakibine
üstünlük sağladı: 10-7. 13-9 dan sonra, Ergül’ün uzun servisleri misafir takımı sıkıştırmaya
başladı. Bu arada Nihal’in 5 den kaçmasının getirdiği
zorluklara, bir de Elena 2, Gülcan
3, Anna 4 ön üçlüsünün bloklardan topu kaçırmak için
avuta vurmaları, ya da rakip alana gönderilen topların Yeşilyurt defansından
çıkıp sayıya dönüşmesi eklenince ara açıldı:17-9. Temposunu
yitiren Şahinbey oyundan koptu ve set kolayca ev sahibinin oldu.
Seti
açık farkla kaybetmesine karşın Gaziantep takımı oyundan düşmedi. Maçın başında
olduğu gibi yine defans- hücum etkinliğiyle dengeyi
lehine çevirdi. Hele Yeşilyurt’un Aslıhan 2, Sanja 3,
Bahar 4 turunda, Gülcan’ın servisleriyle rakibinin
manşetini ve dolayısıyla da
hücum dengesini bozunca üst üste sayılar aldı ve arayı açtı:
4-13. Bu arada Pelin’in de durmasıyla rahatlayan Şahinbey seti 19-25 kazandı.
3. sete
Bahar’ın uzun ve rakibi bozan servisleriyle Yeşilyurt 5-1
girdi. Buna Sevil’in çok iyi yerlere giden servisleri ve defanstan çıkan
topların sayıya dönüşmesiyle misafir ekip çabuk cevap verdi: 5-5.
Sonra 16-17’ye kadar heyecandan herkesi geren, kıran kıran
bir mücadele ortaya çıktı. Ne var ki bu sayılarda pasör Nihal, Sanja 2, Bahar 3, Ergül 4 turunda
yakaladığı rakibini servisleriyle hücumdan düşürdü: 16-21.
19-23 de bu kez Ergül’ün Antep ekibini sıkıştıran,
çabuk oynayıp, etkili atak yapmalarını engelleyen uzun servislerini izledik:
23-23. Bu beraberlikle birlikte heyecan da doruğa çıktı. Her sayı için verilen
kıyasıya mücadele sonunda seti 31-29 almayı başaran
Yeşilyurt oldu.
1-2 geriye düşmesine karşın 4. sete Şahinbey
Belediyesi hızlı başladı: 2-6, 5-8. Ev sahibi 9-9 da sayılara dengeyi getirdi
ve 12-12 den sonra da iki sayılık bir fark yakaladı: 14-12. Bunu 19-17’ye kadar
da korudu. Nihal’in servisleri bir kez daha Yeşilyurt
da problemler yaratınca Antep ekibi 19-20 öne geçti.
Bahar’ın blok autuyla sayılara denge geldi: 20-20.
Bahar’ın servisini oyunda tutan Şahinbey, 2 den Tatiana
ile hücum etti, Yeşilyurt defansı topu çıkardı ancak bunu atağa dönüştüremedi,
Nihal bu kez pası 4’de ki Jelena’ya attı, ama bu
oyuncu Ergül’ün bloğunda kaldı: 21-20. Bahar’ın
ikinci servisini Antep takımı yine çıkardı, Nihal, topu 2 de ki Tatiana’ya yolladı, ne var ki onun karşısında yine Ergül’ün bloğu vardı: 22-20. Ergül’ün bu iki
güzel blok sayısına bir de Bahar’ın servisten direk sayısı eklendi: 23-20.
Bahar 4. servisi dışarı attı: 23-21. Sanja’nın,
Pelin’i, kendisiyle Ergül arasına attığı pasla hücuma
sokması (yarma) ve
24-21. Ergül’ün servisi, Gülcan
4 den vurdu, defanstan çıktı, Sanja’nın pası bir daha
Pelin’e, bu oyuncunun tecrübe kokan blok autu ile set 25-21 biterken, Yeşilyurt
maçı 3-1 kazandı ve gurupta ilk 5 için büyük bir adım atmış oldu.
Bu hafta
Avrupa Kupaları’nda “Mola” var.
Çarşamba ve Perşembe günü oynanacak maçlardan sonra, yılbaşı nedeniyle lige de
kısa bir ara verilecek. Sonra Yeni yılla birlikte salonlardaki yerimizi tekrar
alacağız.
Haftaya
tekrar birlikte olmak dileğiyle, hoş çakalın.
A L E
V A N
A K Ö K