SEYİRCİ ÖZLEMİ

 

 

Bu haftaki yazıma maçların günleri ve saatleriyle başlamak istiyordum ama buna bir de seyirciyi eklemek zorunda kaldım. Bunun nedeni de Pazar günü Akatlar Spor Salonu’nda izlediğim basketbol maçı oldu.

Beşiktaş- Şişli maçına erken gittim. Amacım Beşiktaş-Ülker basketbol karşılaşmasını da izlemekti. Salona doğru giderken, Beşiktaş formalı birçok kişinin geriye döndüğünü görünce maçın ne kadar kalabalık olduğunu tahmin etmekte zorlanmadım. Salonun kapıları kapanmasına karşın yine de birçok kişi belki girerim umuduyla kapıların önünde bekliyordu. Basın kapısından içeri girip, basın tribününde Enver Bağlarbaşı’nın yanına oturduğumda karşılaşma daha yeni başlamıştı. Kalabalık tribünler, coşkulu seyirciler, sahada kıran kırana bir mücadele vardı. Molalarda gösteri yapan dans grubunu, devre arasında pop müziği sanatçısı Ayça Tekindor’un küçük bir konserini izledikten sonra basketbolu fazlasıyla kıskandım. Gerçi Ankara’ ki Ulusal maçlarda veya 4’lü Final’in oynandığı bazı şehirlerde zaman zaman voleybolda da bu tür güzellikleri görmüştük ama basketbolun bir lig maçında bunları yaşaması kıskançlık duygularımı iyice kamçıladı. Bir daha gördüm ki, hep basketbolun üstüne çıkmaya çalışan, gazetelerde basketbolun, neden voleyboldan daha çok yer aldığına kendimizce çeşitli bahaneler üreten bizlerin, onların seviyesine gelebilmek için daha birkaç fırın ekmek yememiz gerekiyor. Bu nedenle bırakalım da basketbolla “Aşık atmayı”, salonlara en azından gelen “Kemik seyircimizi” kaçırmamak için maç programlarımızı yeniden ele alalım ki son haftadaki gariplik tekrar yaşanmasın.

 

Hatırlayacağınız gibi Çarşamba günü adeta voleybol bombardımanı vardı. Ankara’ da üst üste 5 maç, İstanbul’ da Burhan Felek de 4, Akatlar ve Arçelik de birer, İzmir’ de iki değişik salonda 2 ve Ereğli’ de 1 olmak üzere toplam 14 müsabaka yapıldı.

Hemen hemen her maçın ayrı bir önemi vardı ama iki tanesi çok ön plana çıkıyordu. İlki Ankara’ daki Emlak TOKİ- Beşiktaş, ikincisi de İstanbul’ daki Fenerbahçe- İstanbul B. Belediyesi karşılaşmalarıydı. Zirve yarışının iddialı ekiplerinin kozlarını paylaştığı bu maçlar ne yazık ki özellikle İstanbul’ da beklenen seyirciyi bulamadı. Aslında bulsaydı da şaşırtıcı olurdu. Saat 17.30’ daki bu karşılaşmanın olduğu gün (bu maçın önünde 3 müsabaka vardı ve ikisi beklenildiği gibi de uzadı), Fenerbahçe- Milan Şampiyonlar Ligi mücadelesi vardı. Böyle olunca da az bir seyirci tribünlerdeki yerlerini almıştı.

Ankara da ise, maçın saati 12.00 olmasına karşın Emlaklıların çabalarıyla yine de salon yarı yarıya doluydu. Anlatanlar çok güzel ve çok kaliteli bir mücadele olduğunu söylediler. Bunu duyunca böylesine bir maçı daha çok kişinin, özellikle de voleybolu sevmeye çalışan ama o saatte okulda olan öğrencilerin izleyememesine üzüldüm.

Hâlbuki iyi düşünülmüş veya biraz dikkat edilmiş olsaydı da, gerek TOKİ- Beşiktaş, gerekse Fenerbahçe- Belediye maçları hafta sonuna kaydırılabilseydi her yönü ile daha “Şık” olmaz mıydı? Üstelik de Cumartesi günü İstanbul da hiç maç yoktu, Ankara da ise 1 müsabaka vardı. Gel de şimdi basketbola imrenme.

 

Bir küçük not ve öz eleştiri: Biliyorsunuz federasyonun kulüplerden ve basından temsilcilerin oluşturduğu bir lig kurulu var. Basını, ben, Cengiz Tokgöz ve Ragıp Tekin temsil ediyoruz. Aslında ismen temsil ediyoruz. Çünkü bugüne kadar bu kurul bir kez toplandı. O günün konusu da ligin oynanış şekliyle ilgiliydi. Sonra bir daha hiç bir araya gelinmedi. Bu güne kadar defalarca “İkinci toplantı ne zaman yapılacak?” sorularımıza ise yanıt alamadık. Bunda istifaların ve vakıf seçimlerinin yarattığı havanın etkisi de tabii ki fazlaydı. Kısacası içinde bulunduğumuz kurulu şimdi eleştirir hale geldik. Yani kendi kendimizi eleştiriyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor. Yapılacak tek şey tabii ki istifa etmek. Ama özellikle de istifa etmiyoruz. Çünkü Federasyonun yönetim kurulundan istifa edenlere, “Neden istifa ettiniz, eğer bazı sorunlar varsa, kalıp mücadele etmek gerekirdi” diye hep eleştirdik. Şimdi ayni duruma düşmek istemiyoruz. Ama kurulun toplanmasını da sağlayamıyoruz. İki devreli ligin programı daha önceden açıklandığı için yapacak fazla bir şey yok. Sadece uyarılar yapabiliriz. Ama en azından 10’ lu grupların programı için bir şeyler yapma şansımız hala var. Eğer o zaman da bir yol bulamazsak, diğer arkadaşlarımı bilemem ama ben istifa edeceğim. En azından bir anlamda kendi kendimi eleştirmekten de kurtulmuş olacağım.

 

VAKIF OLAYI

 

Vakıf dan söz açılmışken birşeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz, Voleybol Vakfı seçimleri yapıldı ve bir grup arkadaşımız göreve geldi. Bu seçimin sonunda, daha önce iç içe olan federasyon ile vakıf da ayrılmış oldu. Bu ayrılıkla bazı çalışanların görevlerine de son verildi. Aradan bir ay geçmesine karşın görevine son verilenlerin tazminatları ödenmedi. Nedenini sorduğumda aldığım cevaplar beni tatmin etmedi. Çünkü soruya net bir cevap alamadım. Hukuk bilgimin olmaması nedeniyle söylenenleri de pek anlayamıyorum. Kimi dinlesem, kendilerine göre yorum yaptıkları için ona hak veriyorum. Şimdi vakıf yönetiminde bu işle ilgilenen arkadaşlardan bir ricam var. Tazminatların neden ödenmediğini bana yazılı olarak izah edebilirler mi? Verdikleri cevabı noktası ve virgülüne dokunmadan buraya alacağım. Böylece hem ben, hem de camiamız bilgilenmiş olur. Ayrıca da ortada dolaşan bir takım söylentilerin de önü kesilir.

 

AVRUPA KUPALARI

 

Lig maçlarına geçmeden önce yeniden startı verilen Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarından söz etmek istiyorum. Eczacıbaşı dün Uralochka ile deplasmanda oynadı ve takımımız bu zorlu mücadeleden 3-1 galip çıktı. Beşiktaş TV’ deki canlı yayınlanan “Libero” programında Menajer Selcan Teoman’ a maç sonrası telefonla bağlandık. Selcan, iyi oynadıklarını ve bunun da galibiyeti getirdiğini, bir Rus takımını evinde yenmenin ayrı bir keyif olduğunu, özellikle gençlerin bu karşılaşmada çok iyi bir performans ortaya koyduklarını söyledi. Bu güzel galibiyetlerin devam etmesi en büyük dileğimiz. Çünkü bunun arkası gelirse Eczacıbaşı, adını çeyrek finale yazdıracak.

Güneş Sigorta ise bugün, Polonya ekibi Calisia Kalisz ile Haldun Alagaş da Saat:16.00’ da oynayacak.

Takımımız için bu müsabaka çok önemli. Eğer Güneş, mücadeleden galip ayrılırsa (ki bunu bekliyor ve inanıyorum) grup ikinciliğine çok yaklaşacak. Grup ikincisi olmak demek, Çeyrek Finalde büyük bir aksilik yaşanmazsa rakip diğer grubun ikincisi Hotel Cantur Las Palmas olacak demek. Seyrettiğimiz İspanyol ekibini takımımızın eleme şansı da yüksek. Bu da Cannes’ da yapılacak 4’ Final de Güneş Sigorta’nın da yer alma olasılığını fazlalaştırıyor. Bu nedenle voleybola gönül vermiş herkesin bugün salona gelerek Güneş’in yanında olması gerekiyor. Ayağımıza gelen fırsatı kaçırmak istemiyorsak, haydi biraz destek verin.

 

VE MAÇLAR

 

Çarşamba günü İstanbul’ da önce Emlak- Fenerbahçe oynadı. Beklenildiği gibi karşılaşma 0-3 bitti. Sarı- Lacivertli takımın antrenörü Adnan Kıstak bol bol yedek oyuncularına şans verdi. Emlak sadece 3. setin başlarından ortalarına kadar biraz direnebildi ama bu yetmedi.

 

Daha sonra grupta ilk 5’e girmek için mücadele eden Şişli- Galatasaray kozlarını paylaştı. Sarı- Kırmızılı takımın 3-1 kazandığı karşılaşmada zaman zaman çekişme yaşansa da genelde iyi bir maç olmadı. İki ekibin oyuncuları da çok hata yaptılar. Sonunda yabancılarının farkıyla Galatasaray maçı aldı. Karşılaşmanın sıkıntılı iki olayı; Önce Seda’nın elinden, sonra da Rossana’nın dizinden sakatlanmasıydı. İkisine de geçmiş olsun. Umarım en kısa zamanda takımlarındaki yerlerini alırlar. (Pazar günü Seda Karşıyaka, Brezilyalı oyuncu da Beşiktaş maçında oynayamadı).

 

Günün Burhan Felek deki üçüncü karşılaşmasında 5 setlik Galatasaray- Tokat Belediyesi mücadelesini izledik. Kaliteli olmasa da heyecanı yüksek bir maçtı. Son haftalarda başarılı bir grafik çizen Sarı- Kırmızılı takım Çarşamba günü biraz dağınıktı. Fazlaca hata yaptılar. Her zamanki etkili servisleri bu kez tutmadı, manşetler sıkıntılıydı, blok yapamadılar, hücumda da aksayınca işler zora girdi. Buna karşın hataları az olmasa da Tokat daha istekliydi ve bunun sonucunda da ilk seti 19-25 kazanan taraf oldu.

 

İkinci sette işler tersine döndü. Galatasaray düzelirken, Tokat da hatalar iyice arttı ve ev sahibi 21-19’a kadar önde geldi. Ne var ki Sarı- Kırmızılıların daha önceki maçlarda da görülen Renato 2, Şevki 3, Mustafa 4 pozisyonundaki sıkışıklık tekrar yaşanmaya başladı. Duric’in servisleri, ölmeyen toplar derken üst üste alınan 4 sayı ile 21-23 geri düştüler. Sonra 22-24 oldu. Bu arada Tokat da Engin 2, Sinisa 3, Serdar 4 yani ikili hücum turunda tıkanınca sayılar eşitlendi: 24-24. Setin bitişi ise ilginçti. Şevki servisi kullandı (Galatasaray’ın ön pozisyonu İbrahim 4, Diago 3, Kemal 2), Engin’in ortadan hücumu ve İbrahim den blok: 25-24. Şevki’nin ikinci servisi, pasör Sinisa bu kez topu köşedeki Serdar’a attı. Bir blokta Kemal’ den gelince seti ev sahibi 26-24 almayı başardı.

 

Zor seti kazanmanın moraliyle 3. sete iyi başlayan Galatasaray ilk teknik molayı 8-5, ikincisini de 16-10 önde geçti. Hemen ardından da sayılar 17-11 oldu. Ne var ki Sarı- Kırmızılıların o bildik pozisyonunu Tokat yine iyi değerlendirerek farkı azalttı: 17-15. Işık, bu kez 4 sayı üst üste gidince ikili değişikliğe girdi. Arkadaki Kolacny yerine pasör Mahir’i, öndeki Mustafa’nın yerine de Kemal’i aldı. Bu değişiklik işe yaradı Galatasaray topu öldürdü: 19-15. 19-16’ dan sonra da blokların iyi çalışmasıyla arayı açtı: 24-16 (5 sayı). Mahir’in 5’ den kaçtığı pozisyonda 3 sayı verseler de seti 25-19 aldılar.

 

4. set Tokat ilk teknik molaya 5-8 girdi. Bu kez onların daha önceden de yazdığım sorunlu pozisyonunu (Engin 2, Sinisa 3, Serdar 4) ev sahibi iyi değerlendirdi: 9-8 (4 sayı). 14-14’e kadar başa baş gelindi. İkinci teknik molaya Tokat 14-16 girdi. Bir ara da 17-22 öne geçti. Sarı- Kırmızılılar farkı azalttı: 20-22. Belediye atak yaptı: 21-24. Buna Galatasaray cevap verdi: 24-24. Ama son hamle Tokat dan geldi: 25-27.

 

Heyecanın ve çekişmenin çok yükseldiği bir 5. set izledik. Başa baş giden mücadelede 12-11 den sonra maçı koparan Sarı- Kırmızılı takım oldu: 15-12. Maçı da 3-2 kazandı.

 

FENERBAHÇE- İST.B. BELEDİYESİ

 

Karşılaşmayı Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın kardeşi, ayni zamanda İstanbul B. Belediyesi Spor Kulübü 2. Başkanı Mustafa Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ ın oğlu, ayni zamanda Voleybol Şubesi Kaptanı Hüseyin Topbaş ile birçok yönetici de izledi.

Genelde beklenildiği kadar iyi bir mücadele olmadı. Fenerbahçe’nin genç oyuncuları sezon başından beri coşkulu, çabuk bir voleybol oynuyor. Tempoyu yükselterek, rakiplerini de kendi çizgilerine çekip işi bitiriyorlardı. Bu kez işler tersine gelişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tecrübeli oyuncuları, önce tempoyu düşürüp, rakibin coşkusunu azalttılar ve ardından da özellikle de Barış- Nikolay ikilisinin yumuşak ama teknik vuruşlarıyla, genelde de blok autlarla Sarı- Lacivertli oyuncuları şaşırttılar. İşte bu da maçın anahtarı oldu ve Belediye istediği gibi yönlendirdiği maçı aldı gitti.

 

İlk set 12-12’ye kadar başa baş mücadele sürdü. (Bu arada karşılaşmanın başında Belediye servis atarken Aykut ile Barış iki sayı pozisyon yaptılar ama yardımcı hakem ile masa hakeminin gözlerinden kaçtı. Bir başka pozisyon yanlışlığı da Pazar günkü Beşiktaş- Şişli mücadelesinde yaşandı. ona daha sonra değineceğim). Tecrübesini konuşturan İstanbul B. Belediyesi ikinci teknik molaya 13-16 önde girdi, sonra arayı açarak (14-19, 15-21, 17-23) seti 19-25 aldı.

 

İkinci set 14-14’e kadar karşılıklı sayılarla gelindi. Volkan’ın sayılarıyla ikinci teknik molaya Fenerbahçe 16-14 önde girdi. Tam kırılma noktası olan bu anda Burak servisi kaçırınca, Belediye rakibini yakaladı ve bir sayı da öne geçti: 17-18. Bundan sonra Belediye kaçtı, Sarı- Lacivertliler kovaladılar ama sonucu değiştiremediler ve seti 22-25 alan İstanbul 0-2 öne geçti.

 

3. sette 4-4’ den sonra Belediye kaçtı, Fenerbahçe kovaladı. 12-15 de Volkan yine ortaya çıktı ve sayıların eşitlenmesini sağladı. Karşılıklı sayılarla 22-22’ye gelindi. Bu anda Erhan servisi kaçırdı: 22-23. Ardından da Can dışarı vurdu: 22-24, Bir de Burak, Fatih’in bloğunda kalınca seti 22-25 alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi maçı da 0-3 gibi net bir skorla bitirdi.

 

Bu maçla ilgili bir küçük not: Antrenör Nedim Özbey, her set Fatih’in yerine servis atması için ikinci pasörü Ergün’ü oyuna aldı. Ergün de görevini fazlasıyla yaptı. Ancak bu değişiklik Bence biraz kumardı. Çünkü böylesine kritik bir maçta farz edelim bu değişiklik yapıldıktan sonra pasör Hüseyin sakatlansaydı. O zaman ne olacaktı? Pasörsüz oynanamayacağı için de göz göre göre set gidecek ve bu setle moral bulan rakip belki de maça ortak olabilecekti.  Bence Nedim Özbey, Ergün’ün bu görevi için mutlaka başka bir oyuncu bulmak zorunda. Yoksa 10’lu grupta, ya da 4’lü Finaller de bu kumarı tutmazsa telafi de edemez.  

 

EMLAK TOKİ-BEŞİKTAŞ

 

Ayni gün Ankara da da çok güzel maçlar vardı. Emlak TOKİ- Beşiktaş karşılaşması seyredenlere büyük keyif vermiş. Bakmayın maçı 1-3 Siyah- Beyazlıların kazandığına, tersi de olabilirmiş. Yazık ki seyredemedik. Bu maçı bizim gruptan arkadaşlarda her halde izleyemediler ki onlardan da ses çıkmadı. Sağ olsun Korhan Gün karşılaşmanın istatistiğini verdi de en azından bir bilgimiz oldu.

 

Emlak TOKİ: 99 servis, 15 hata, 8 sayı. Servise karşı 96 manşet, 7 hata, yüzdesi 84. Exc: % 71. 146 hücum, 63 sayı, yüzdesi 43. 10 blok.

Beşiktaş: 100 servis, 3 hata, 9 sayı. 81 manşet, 6 hata, yüzdesi 73. Exc: % 54. 136 atak, 63 sayı, yüzdesi 39. 15 blok.

İlginç değil mi? Servise karşı manşetleri genelde sıkıntılı olan Emlak daha iyiymiş: % 71’ e % 54. Hücumda da % 43’e  % 39 yani 4 puan üstünlük sağlamış. Ama Toki’nin kaçan servisinin fazlalığı 15’ e 3. Ve Beşiktaş’ın bloktaki 5 sayılık üstünlüğü 10’ a 15, sonucu Siyah- Beyazlıların lehine çevirmiş.

 

Oyuncular :

 

Emlak:

Melis: 20 servis, 1 hata, 4 sayı. Servise karşı 47 manşet, 4 hata, yüzdesi 85. Exc: % 70. 30 hücum, 12 sayı, yüzdesi 40. Blok yok.

Nilay: 13 servis, 2 hata, sayı yok. 2 atak, 1 sayı, yüzdesi 50. 1 blok.

Antonina: 25 servis, 4 hata, 2 sayı. 15 hücum, 11 sayı, yüzdesi 73. 4 blok.

Çiğdem Öztoprak: 11 servis, 2 hata, 1 sayı. 8 manşet, hata yok, yüzdesi 88. Exc: % 88. 38 hücum,15 sayı, yüzdesi 39. 2 blok.

Çiğdem Can: 11 servis, 2 hata, sayı yok. 9 manşet, 2 hata, yüzdesi 67. Exc: % 22. 12 atak, 4 sayı, yüzdesi 33. 2 blok.

Tetyana: 13 servis, 3 hata, sayı yok. 33 atak, 15 sayı, yüzdesi 45. 1 blok.

İlona: 2 servis, 1 hata, sayı yok. 8 hücum, 3 sayı, yüzdesi 33. Blok yok. 

Ayşe: 3 servis, hata yok, 1 sayı. 7 hücum, 2 sayı, yüzdesi 29. blok yok

İzolda (Libero): Servise karşı 29 manşet, 1 hata, yüzdesi 90. Exc: % 86.

 

Beşiktaş:

Buyeva: 19 servis, hata, yok, 1 sayı. Servise karşı 13 manşet, hata yok. Yüzdesi 77. Exc: % 62. 24 hücum, 9 sayı, yüzdesi 38. 2 blok.

Shabovta: 13 servis, 1 hata, sayı yok. 29 manşet, 2 hata, yüzdesi 76. Exc: % 62. 45 atak, 21 sayı, yüzdesi 47. 3 blok.

Duygu: 22 servis, hata yok, 3 sayı. 13 hücum, 3 sayı, yüzdesi 23. 1 blok.

Arzu: 15 servis, hata yok, 3 sayı. 2 blok.

Natalya: 15 servis, 1 hata, sayı yok. 22 manşet, 2 hata, yüzdesi 59. Exc: % 33. 28 hücum, 13 sayı, yüzdesi 46. 2 blok.

Eda: 16 servis, 1 hata, 2 sayı. 15 atak, 8 sayı, yüzdesi 40. 4 blok.

Nihan (Nihan): 17 manşet, 2 hata, yüzdesi 82. Exc: % 59.

 

BİR NOT:

 

Bu arada daha önceden de yazdım. Maçlarda istatistik tutan takımlarımız var. Denk geçen müsabakalardan sonra bana ulaştırırlarsa, yazımın içine alırım ve en azından hepimizin bir bilgisi olur. Bu güne kadar sadece Arçelik den Arda Yolaçdan geldi. O’nun gönderdiği istatistiği daha sonra İst. B. Belediyesi- Arçelik maçından söz ederken vereceğim.

 

GÜNÜN DİĞER KARŞILAŞMALARI

 

Ankara’ da oynanan diğer maçlarda Ziraat zorda olsa Bafra’yı 3-2 ile geçti. SSK- Maliye’yi 3-1, Halk Bankası- Polis Akademisi’ni 3-0 yendi.

Bu arada İzmir’ de Karşıyaka, İller Bankası’nı 3-2 mağlup ederken, Erkeklerde ise, haftanın en ilginç skorlarından biri Ereğli de ortaya çıktı. Erdemirspor evinde, Manavgat’a 1-3 yenilerek herkesi şaşırttı. Bu sonucu alan misafir takımı tabii ki kutlamak gerekir.

 

CUMA VE İKİ 3-2 BİTEN MAÇ

 

Günün Ankara’ daki zorlu karşılaşmasında SSK, Erdemir’e 2-3 yenildi.

İstanbul’ da ise, Fenerbahçe galibi, İstanbul B. Belediyesi, Arçelik den maçı son anda 3-2 ile kurtardı.

 

Bu maçın istatistiğinden bazı bölümler vereyim:

 

İst. B. Belediyesi: 124 servis, 13 hata, 5 sayı. Servise karşı 95 manşet, 5 hata, yüzdesi 88. Exc: % 23 (Şaşırtıcı bir sonuç. Çok iyi manşet alan oyuncuları olan bu takımın bu yüzdesi ilginç). 115 hücum, 76 sayı, yüzdesi 66. 15 blok.

Arçelik: 106 servis, 12 hata, 6 sayı. 109 manşet, 7 hata, yüzdesi 84. Exc: % 43. 125 atak, 64 sayı, yüzdesi 51. 8 blok.

 

Belediyeli oyunculardan bazılarının istatistiği:

 

Özkan: 14 atak. 10 sayı, yüzdesi 71

Barış: 18 manşet, hata yok, yüzdesi 83. Exc: % 33. 29 hücum, 21 sayı, yüzdesi 72.

Nikolay: 20 manşet, hata yok. Yüzdesi 95. Exc: % 30. 16 atak, 11 sayı, yüzdesi 69.

Fatih: 10 atak, 8 sayı, yüzdesi 80. 4 blok. (Hüseyin ve Emre’nin de 3’er bloğu var)

Ali Çayır: 22 atak, 13 sayı, yüzdesi 59.                                                 

 

Arçelik den 4 oyuncunun istatistiği:

Hasan: 24 manşet, hata yok, yüzdesi 83. Exc: % 58. 30 hücum, 12 sayı, yüzdesi 40.

Resül: 17 atak, 10 sayı, yüzdesi 59.

Mehmet: 23 manşet, 2 hata, yüzdesi 84. Exc: % 17. 30 hücum, 20 sayı, yüzdesi 67.

Özer (Libero): 54 manşet, 4 hata, yüzdesi 87. Exc: % 50.

 

CUMARTESİ MAÇLARI

 

Adeta voleybol yoksunu bu hafta sonu günü iki karşılaşma oynandı. Eczacıbaşı, Gaziantep deplasmanından 3-0 gibi net bir skorla çıkarken, Uralochka maçı içinde moral bulmuş oldu.

Günün diğer karşılaşmasında favori Telekom, Kolejlileri beklenildiği gibi 3-0 yendi.

 

VE PAZAR

 

Haftanın son günü genelde favoriler rakiplerinden sıyrılmayı başardılar. Günün en ilginç sonucu ise, Erdemir’i Ereğli de deviren Manavgat’ın, bu kez evinde, grubun son sıralarına demir atan Ziraat Bankası’na 0-3 yenilmesiydi.   

Bayanlar da Galatasaray’ın, Karşıyaka’yı 3-0 ile geçmesi, sezon başından bu yana güzel maçlar oynayan Hatay’ın, Galatasaray’ı 3-2 yenerek çıkışını sürdürmesi de haftanın göz ardı edilemeyen sonuçlarıydı.

İstanbul da önce Galatasaray- Karşıyaka mücadelesini izledim. Sarı- Kırmızılılar, rakibini 3-0 yenerek ilk 5 umudunu sürdürdü.

İyi servis atanın rakibine üstünlük sağladığı karşılaşmanın genelinde iki takımda çok hata yaptı. Her maçta olduğu gibi Galatasaray’ı yine yabancıları sırtladı. Özellikle Olga çok başarılıydı. Karşıyaka da ise yeni transfer Elena’nın takıma katkısı çok fazla. İyi paslarıyla arkadaşlarını hücuma sokarken, özellikle de Barun’u iyi kullanıyor. İzmir ekibinde sorun biraz da orta oyunculardan kaynaklanıyor. Tecrübeli Zehra ve genç Tuğba köşe bloklara gidişte geç kalıyorlar. Giden iki yabancının yerine yenilerini alacaklar. O zaman daha etkili olacakları kesin.

 

Karşılaşmanın ilk seti ilginçti. Karşıyaka mücadeleye iyi başladı. Etkili servisler, Berat’ın önde olduğu turlarda, smaçörlerin o bölgeyi kullanmasıyla ilk teknik molaya 3-8 önde girdiler. Sonra 4-11 oldu. Olga ile Galatasaray sayıyı kazandı: 5-11. Topu öldüren Olga servise geldi. Servisleri Aslı’nın üstüne yıktı. Hatalar, çıkan topların hücuma dönüşmemesi, derken üst üste alınan 7 sayı ile 11-11 oldu. Karşılıklı sayılarla 18-17 gelindi. Aslı servisleri Yanina’ya atmaya başladı. Manşet aldığı için Yanina geri atak yapamayanca, Sarı- Kırmızılılar Berat’ın önde olduğu bu pozisyonda ikili hücum turuna kaldıkları için sıkıştılar. Ölmeyen toplar bu kez İzmir ekibini 18-20 öne geçirdi. Başa baş mücadele ile 23-23’e gelindi. Barun takımını 23-24 öne geçirdi. Set sayısı servisini oyunda tutan Galatasaray, Yanina ile atak yaptı, top ölmedi, çıkan topu Elena, Barun’a attı. Ne var ki bu oyuncu seti getirecek hücumda blokta kaldı: 24-24. Servisi ev sahibi kullandı, Elena bir kez daha pası Barun’a attı ama 2’den hücum eden bu oyuncu yine blokta kaldı: 25-24. Ardından bir de Aslı 4’den dışarı vurunca set 26-24 Sarı- Kırmızılıların oldu.

 

İkinci set adeta nefesleri kesti. Başından sonuna kadar iki takımda çok asıldı. Bazen Galatasaray öne geçti, Karşıyaka yakaladı, İzmir ekibi öne geçti, ev sahibi yakaladı. Bu güzel ve zevkli mücadele 27-28’e kadar sürdü. Olga’nın sayısıyla tekrar sayılar eşitlendi: 28-28. Servisi Vesna kullandı, Barun’un 2 den atağı defanstan çıktı ve Neslihan 4 den sayıyı buldu: 29-28. Vesna’nın ikinci servisi oyunda kaldı, Elena topu 4 de ki Aslı’ya attı. Önünde ki Berat’ın koridorunu kullanmak isteyen Aslı, biraz dönünce ilk setin bitiş sayısında olduğu gibi  topu dışarı vurdu: 30-28.

 

2-0 öne geçmenin moraliyle Galatasaray, 3. sete çok iyi başladı ve 5-1 öne geçti. Karşıyakalı oyuncuların farkı kapatma çabaları yeterli olmayınca seti 25-19 alan Sarı- Kırmızılı takım, maçtan da 3-0 galip ayrıldı.

 

FENERBAHÇE- SSK

 

Burhan Felek deki günün ikinci karşılaşmasında Fenerbahçe, SSK’yı 3-1 yendi. İlk sette 6-6 dan sonra oyunun kontrolünü eline alan Sarı- Lacivertliler 27-17 ile 1-0 öne geçtiler.

İkinci sete de iyi giren ev sahibi ilk teknik molayı 8-5 geçti. Sonra fark 6 sayıya çıktı: 11-5. Ankara ekibi farkı kapatmayı başardıysa da (13-12), Fenerbahçe yine arayı açtı: 17-14. Ne var ki manşet hataları, hücumlarda ölmeyen toplar SSK’nın yine dengeyi kurmasını sağladı: 17-17. Karşılıklı sayılarla 24-24’e gelindi. Ama önce Seda, sonra da Çiğdem bloklara takılınca set 24-26 Ankara ekibinin oldu.

1-1 den sonra ben maçtan çıkıp Akatlar’ın yolunu tuttum. Bu arada toparlanan Fenerbahçe mücadeleden 3-1 galip çıkmayı başarmış.

 

BEŞİKTAŞ- ŞİŞLİ

 

İki takım için de adeta formalite maçıydı. Rossana’nın sakatlığı nedeniyle yer almadığı maçta, Şişli güçlü rakibi karşısında pek ortalarda görünmedi ve Siyah- Beyazlılar ilk iki seti 25-11, 25-14 gibi farklı kazandı. 3. sette yedek oyuncularına yer veren Beşiktaş 8-7’ den sonra tempoyu tekrar yükselterek seti 25-17 maçı da 3-0 kazandı.

 

Karşılaşmanın tek ilginç olayı hakemlerin 6-4’e kadar pozisyonu kaçırmalarıydı.

Maç başladığında Şişli (1’ den itibaren) Heval, Nina, Didem, Maral, Serpil, Yanitsa şeklinde dizildi. Ne var ki sayılar 6-4 olduğunda hakemler pozisyon hatası olduğunu fark ettiler. Ve Didem ile Yanitsa’nın yerlerini değiştirdiler, bu arada da 2 sayı sildiler. Sorduğumda “3 numaralı oyuncu (Didem) yanlışlıkla iki kez servis attı” dediler. Beni pek inandıramadılar. Çünkü başlangıç pozisyonunu TV’ de yorum yaptığım için yazmıştım. Aslında bu iki oyuncunun yerlerini değiştirirken yani pozisyonu düzeltirken, sadece Şişli’nin iki sayısı değil, hepsi silinmeliydi. Yani o anda sayılar 6-0 olmalıydı. Neyse bu da durgun maçın bir çeşnisi oldu.

 

2 NOT: Merve Dalbeler, duyarlılığın için seni kutluyorum. Atatürk sevgin hiç eksik olmasın.  

Murat Araççı, maillere geç baktığım için sana cevap veremedim. Ancak telefonla ararsan daha kolay ve çabuk olur.

 

Haftaya tekrar buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.  

 

 

A  L  E  V      A  N  A   K  Ö  K