SEYİRCİ ÖZLEMİ
Bu haftaki yazıma maçların günleri
ve saatleriyle başlamak istiyordum ama buna bir de seyirciyi eklemek zorunda kaldım.
Bunun nedeni de Pazar günü Akatlar Spor Salonu’nda
izlediğim basketbol maçı oldu.
Beşiktaş- Şişli maçına erken
gittim. Amacım Beşiktaş-Ülker basketbol karşılaşmasını da izlemekti. Salona
doğru giderken, Beşiktaş formalı birçok kişinin geriye döndüğünü görünce maçın
ne kadar kalabalık olduğunu tahmin etmekte zorlanmadım. Salonun kapıları
kapanmasına karşın yine de birçok kişi belki girerim umuduyla kapıların önünde
bekliyordu. Basın kapısından içeri girip, basın tribününde Enver Bağlarbaşı’nın yanına oturduğumda karşılaşma daha yeni
başlamıştı. Kalabalık tribünler, coşkulu seyirciler, sahada kıran kırana bir
mücadele vardı. Molalarda gösteri yapan dans grubunu, devre arasında pop müziği
sanatçısı Ayça Tekindor’un küçük bir konserini izledikten sonra basketbolu
fazlasıyla kıskandım. Gerçi Ankara’ ki Ulusal maçlarda veya 4’lü Final’in
oynandığı bazı şehirlerde zaman zaman voleybolda da
bu tür güzellikleri görmüştük ama basketbolun bir lig maçında bunları yaşaması
kıskançlık duygularımı iyice kamçıladı. Bir daha gördüm ki, hep basketbolun
üstüne çıkmaya çalışan, gazetelerde basketbolun, neden voleyboldan daha çok yer
aldığına kendimizce çeşitli bahaneler üreten bizlerin, onların seviyesine
gelebilmek için daha birkaç fırın ekmek yememiz gerekiyor. Bu nedenle bırakalım
da basketbolla “Aşık atmayı”, salonlara en azından
gelen “Kemik seyircimizi” kaçırmamak
için maç programlarımızı yeniden ele alalım ki son haftadaki gariplik tekrar
yaşanmasın.
Hatırlayacağınız gibi Çarşamba günü
adeta voleybol bombardımanı vardı. Ankara’ da üst üste 5 maç, İstanbul’ da
Burhan Felek de 4, Akatlar ve Arçelik
de birer, İzmir’ de iki değişik salonda 2 ve Ereğli’ de 1 olmak üzere toplam 14
müsabaka yapıldı.
Hemen hemen
her maçın ayrı bir önemi vardı ama iki tanesi çok ön plana çıkıyordu. İlki
Ankara’ daki Emlak TOKİ- Beşiktaş, ikincisi de
İstanbul’ daki Fenerbahçe- İstanbul B. Belediyesi
karşılaşmalarıydı. Zirve yarışının iddialı ekiplerinin kozlarını paylaştığı bu
maçlar ne yazık ki özellikle İstanbul’ da beklenen seyirciyi bulamadı. Aslında
bulsaydı da şaşırtıcı olurdu. Saat
Ankara da ise, maçın saati 12.00
olmasına karşın Emlaklıların çabalarıyla yine de
salon yarı yarıya doluydu. Anlatanlar çok güzel ve çok kaliteli bir mücadele
olduğunu söylediler. Bunu duyunca böylesine bir maçı daha çok kişinin, özellikle
de voleybolu sevmeye çalışan ama o saatte okulda olan öğrencilerin
izleyememesine üzüldüm.
Hâlbuki iyi düşünülmüş veya biraz
dikkat edilmiş olsaydı da, gerek TOKİ- Beşiktaş, gerekse Fenerbahçe- Belediye
maçları hafta sonuna kaydırılabilseydi her yönü ile daha “Şık” olmaz mıydı? Üstelik de Cumartesi günü İstanbul da hiç maç yoktu,
Ankara da ise 1 müsabaka vardı. Gel de şimdi basketbola imrenme.
Bir küçük not ve öz eleştiri:
Biliyorsunuz federasyonun kulüplerden ve basından temsilcilerin oluşturduğu bir
lig kurulu var. Basını, ben, Cengiz Tokgöz ve Ragıp
Tekin temsil ediyoruz. Aslında ismen temsil ediyoruz. Çünkü bugüne kadar bu
kurul bir kez toplandı. O günün konusu da ligin oynanış şekliyle ilgiliydi.
Sonra bir daha hiç bir araya gelinmedi. Bu güne kadar defalarca “İkinci toplantı ne zaman yapılacak?” sorularımıza ise
yanıt alamadık. Bunda istifaların ve vakıf seçimlerinin yarattığı havanın
etkisi de tabii ki fazlaydı. Kısacası içinde bulunduğumuz kurulu şimdi
eleştirir hale geldik. Yani kendi kendimizi eleştiriyoruz ve elimizden bir şey
gelmiyor. Yapılacak tek şey tabii ki istifa etmek. Ama özellikle de istifa
etmiyoruz. Çünkü Federasyonun yönetim kurulundan istifa edenlere, “Neden istifa ettiniz, eğer bazı sorunlar varsa, kalıp mücadele etmek
gerekirdi” diye hep eleştirdik. Şimdi ayni
duruma düşmek istemiyoruz. Ama kurulun toplanmasını da sağlayamıyoruz. İki
devreli ligin programı daha önceden açıklandığı için yapacak fazla bir şey yok.
Sadece uyarılar yapabiliriz. Ama en azından
VAKIF OLAYI
Vakıf dan
söz açılmışken birşeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Biliyorsunuz, Voleybol Vakfı seçimleri yapıldı ve bir grup arkadaşımız göreve
geldi. Bu seçimin sonunda, daha önce iç içe olan federasyon ile vakıf da
ayrılmış oldu. Bu ayrılıkla bazı çalışanların görevlerine de son verildi. Aradan
bir ay geçmesine karşın görevine son verilenlerin tazminatları ödenmedi.
Nedenini sorduğumda aldığım cevaplar beni tatmin etmedi. Çünkü soruya net bir
cevap alamadım. Hukuk bilgimin olmaması nedeniyle söylenenleri de pek
anlayamıyorum. Kimi dinlesem, kendilerine göre yorum yaptıkları için ona hak
veriyorum. Şimdi vakıf yönetiminde bu işle ilgilenen arkadaşlardan bir ricam
var. Tazminatların neden ödenmediğini bana yazılı olarak izah edebilirler mi?
Verdikleri cevabı noktası ve virgülüne dokunmadan buraya alacağım. Böylece hem
ben, hem de camiamız bilgilenmiş olur. Ayrıca da ortada dolaşan bir takım
söylentilerin de önü kesilir.
AVRUPA KUPALARI
Lig maçlarına geçmeden önce yeniden
startı verilen Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarından söz
etmek istiyorum. Eczacıbaşı dün Uralochka ile
deplasmanda oynadı ve takımımız bu zorlu mücadeleden 3-1
galip çıktı. Beşiktaş TV’ deki canlı yayınlanan “Libero” programında Menajer Selcan Teoman’ a maç sonrası telefonla bağlandık.
Selcan, iyi oynadıklarını ve bunun da galibiyeti getirdiğini, bir Rus takımını
evinde yenmenin ayrı bir keyif olduğunu, özellikle gençlerin bu karşılaşmada
çok iyi bir performans ortaya koyduklarını söyledi. Bu güzel galibiyetlerin
devam etmesi en büyük dileğimiz. Çünkü bunun arkası gelirse Eczacıbaşı, adını
çeyrek finale yazdıracak.
Güneş Sigorta ise bugün, Polonya
ekibi Calisia Kalisz ile
Haldun Alagaş da Saat:16.00’ da oynayacak.
Takımımız için bu müsabaka çok
önemli. Eğer Güneş, mücadeleden galip ayrılırsa (ki bunu bekliyor ve inanıyorum) grup ikinciliğine
çok yaklaşacak. Grup ikincisi olmak demek, Çeyrek Finalde büyük bir aksilik
yaşanmazsa rakip diğer grubun ikincisi Hotel Cantur Las Palmas
olacak demek. Seyrettiğimiz İspanyol ekibini takımımızın eleme şansı da yüksek.
Bu da Cannes’ da yapılacak
VE MAÇLAR
Çarşamba günü İstanbul’ da önce
Emlak- Fenerbahçe oynadı. Beklenildiği gibi karşılaşma 0-3
bitti. Sarı- Lacivertli takımın antrenörü Adnan Kıstak
bol bol yedek oyuncularına şans verdi. Emlak sadece
3. setin başlarından ortalarına kadar biraz direnebildi ama bu yetmedi.
Daha sonra grupta ilk 5’e girmek
için mücadele eden Şişli- Galatasaray kozlarını paylaştı. Sarı- Kırmızılı
takımın 3-1 kazandığı karşılaşmada zaman zaman çekişme yaşansa da genelde iyi bir maç olmadı. İki
ekibin oyuncuları da çok hata yaptılar. Sonunda yabancılarının farkıyla
Galatasaray maçı aldı. Karşılaşmanın sıkıntılı iki olayı; Önce Seda’nın
elinden, sonra da Rossana’nın dizinden
sakatlanmasıydı. İkisine de geçmiş olsun. Umarım en kısa zamanda takımlarındaki
yerlerini alırlar. (Pazar günü Seda Karşıyaka,
Brezilyalı oyuncu da Beşiktaş maçında oynayamadı).
Günün Burhan Felek deki üçüncü
karşılaşmasında 5 setlik Galatasaray- Tokat Belediyesi mücadelesini izledik.
Kaliteli olmasa da heyecanı yüksek bir maçtı. Son haftalarda başarılı bir
grafik çizen Sarı- Kırmızılı takım Çarşamba günü biraz dağınıktı. Fazlaca hata
yaptılar. Her zamanki etkili servisleri bu kez tutmadı, manşetler sıkıntılıydı,
blok yapamadılar, hücumda da aksayınca işler zora girdi. Buna karşın hataları
az olmasa da Tokat daha istekliydi ve bunun sonucunda da ilk seti 19-25 kazanan taraf oldu.
İkinci sette işler tersine döndü.
Galatasaray düzelirken, Tokat da hatalar iyice arttı ve ev sahibi 21-19’a kadar
önde geldi. Ne var ki Sarı- Kırmızılıların daha önceki maçlarda da görülen Renato 2, Şevki 3, Mustafa 4 pozisyonundaki sıkışıklık
tekrar yaşanmaya başladı. Duric’in servisleri,
ölmeyen toplar derken üst üste alınan 4 sayı ile 21-23
geri düştüler. Sonra 22-24 oldu. Bu arada Tokat da
Engin 2, Sinisa 3, Serdar 4 yani ikili hücum turunda
tıkanınca sayılar eşitlendi: 24-24. Setin bitişi ise
ilginçti. Şevki servisi kullandı (Galatasaray’ın ön pozisyonu İbrahim 4, Diago
3, Kemal 2), Engin’in ortadan hücumu ve
İbrahim den blok: 25-24. Şevki’nin ikinci servisi,
pasör Sinisa bu kez topu köşedeki Serdar’a attı. Bir
blokta Kemal’ den gelince seti ev sahibi 26-24 almayı
başardı.
Zor seti kazanmanın moraliyle 3.
sete iyi başlayan Galatasaray ilk teknik molayı 8-5,
ikincisini de 16-10 önde geçti. Hemen ardından da sayılar 17-11
oldu. Ne var ki Sarı- Kırmızılıların o bildik pozisyonunu Tokat yine iyi
değerlendirerek farkı azalttı: 17-15. Işık, bu kez 4
sayı üst üste gidince ikili değişikliğe girdi. Arkadaki Kolacny
yerine pasör Mahir’i, öndeki Mustafa’nın yerine de
Kemal’i aldı. Bu değişiklik işe yaradı Galatasaray topu öldürdü: 19-15. 19-
4. set Tokat ilk teknik molaya 5-8 girdi. Bu kez onların daha önceden de yazdığım sorunlu
pozisyonunu (Engin
2, Sinisa 3, Serdar 4) ev sahibi iyi değerlendirdi: 9-8 (4 sayı). 14-14’e kadar başa baş gelindi. İkinci
teknik molaya Tokat 14-16 girdi. Bir ara da 17-22 öne geçti. Sarı- Kırmızılılar farkı azalttı: 20-22.
Belediye atak yaptı: 21-24. Buna Galatasaray cevap verdi: 24-24. Ama son hamle
Tokat dan geldi: 25-27.
Heyecanın ve çekişmenin çok
yükseldiği bir 5. set izledik. Başa baş giden mücadelede 12-11
den sonra maçı koparan Sarı- Kırmızılı takım oldu: 15-12. Maçı da 3-2 kazandı.
FENERBAHÇE- İST.B.
BELEDİYESİ
Karşılaşmayı Başbakan Recep Tayip
Erdoğan’ın kardeşi, ayni zamanda İstanbul B. Belediyesi Spor Kulübü 2. Başkanı
Mustafa Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ ın oğlu, ayni zamanda Voleybol Şubesi Kaptanı Hüseyin
Topbaş ile birçok yönetici de izledi.
Genelde beklenildiği kadar iyi bir
mücadele olmadı. Fenerbahçe’nin genç oyuncuları sezon başından beri coşkulu,
çabuk bir voleybol oynuyor. Tempoyu yükselterek, rakiplerini de kendi
çizgilerine çekip işi bitiriyorlardı. Bu kez işler tersine gelişti. İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’nin tecrübeli oyuncuları, önce tempoyu düşürüp, rakibin
coşkusunu azalttılar ve ardından da özellikle de Barış- Nikolay
ikilisinin yumuşak ama teknik vuruşlarıyla, genelde de blok autlarla Sarı-
Lacivertli oyuncuları şaşırttılar. İşte bu da maçın anahtarı oldu ve Belediye
istediği gibi yönlendirdiği maçı aldı gitti.
İlk set 12-12’ye kadar başa baş
mücadele sürdü. (Bu arada
karşılaşmanın başında Belediye servis atarken Aykut ile Barış iki sayı pozisyon
yaptılar ama yardımcı hakem ile masa hakeminin gözlerinden kaçtı. Bir başka
pozisyon yanlışlığı da Pazar günkü Beşiktaş- Şişli mücadelesinde yaşandı. ona daha sonra değineceğim). Tecrübesini
konuşturan İstanbul B. Belediyesi ikinci teknik molaya 13-16
önde girdi, sonra arayı açarak (14-19, 15-21, 17-23)
seti 19-25 aldı.
İkinci set 14-14’e kadar karşılıklı
sayılarla gelindi. Volkan’ın sayılarıyla ikinci teknik molaya Fenerbahçe 16-14 önde girdi. Tam kırılma noktası olan bu anda Burak
servisi kaçırınca, Belediye rakibini yakaladı ve bir sayı da öne geçti: 17-18. Bundan sonra Belediye kaçtı, Sarı- Lacivertliler
kovaladılar ama sonucu değiştiremediler ve seti 22-25 alan İstanbul 0-2 öne
geçti.
3. sette 4-
Bu maçla ilgili bir küçük not:
Antrenör Nedim Özbey, her set Fatih’in yerine servis
atması için ikinci pasörü Ergün’ü oyuna aldı. Ergün de
görevini fazlasıyla yaptı. Ancak bu değişiklik Bence biraz kumardı. Çünkü
böylesine kritik bir maçta farz edelim bu değişiklik yapıldıktan sonra pasör Hüseyin sakatlansaydı. O zaman ne olacaktı? Pasörsüz
oynanamayacağı için de göz göre göre set gidecek ve
bu setle moral bulan rakip belki de maça ortak olabilecekti. Bence Nedim Özbey,
Ergün’ün bu görevi için mutlaka başka bir oyuncu bulmak zorunda. Yoksa 10’lu
grupta, ya da 4’lü Finaller de bu kumarı tutmazsa telafi de edemez.
EMLAK TOKİ-BEŞİKTAŞ
Ayni gün Ankara da da çok güzel maçlar vardı. Emlak TOKİ- Beşiktaş
karşılaşması seyredenlere büyük keyif vermiş. Bakmayın maçı 1-3
Siyah- Beyazlıların kazandığına, tersi de olabilirmiş. Yazık ki seyredemedik.
Bu maçı bizim gruptan arkadaşlarda her halde izleyemediler ki onlardan da ses
çıkmadı. Sağ olsun Korhan Gün karşılaşmanın istatistiğini verdi de en azından
bir bilgimiz oldu.
Emlak TOKİ: 99 servis, 15 hata, 8 sayı. Servise karşı 96 manşet, 7 hata, yüzdesi
84. Exc: % 71. 146 hücum, 63 sayı, yüzdesi 43. 10
blok.
Beşiktaş: 100 servis, 3 hata, 9 sayı. 81 manşet, 6 hata, yüzdesi 73. Exc: % 54. 136 atak, 63 sayı, yüzdesi 39. 15 blok.
İlginç değil mi? Servise karşı
manşetleri genelde sıkıntılı olan Emlak daha iyiymiş: %
Oyuncular :
Emlak:
Melis: 20 servis, 1 hata, 4 sayı. Servise
karşı 47 manşet, 4 hata, yüzdesi 85. Exc: % 70. 30
hücum, 12 sayı, yüzdesi 40. Blok yok.
Nilay: 13 servis, 2 hata, sayı yok. 2 atak, 1 sayı, yüzdesi 50. 1 blok.
Antonina: 25 servis, 4 hata, 2 sayı. 15 hücum, 11 sayı, yüzdesi 73. 4 blok.
Çiğdem Öztoprak:
11 servis, 2 hata, 1 sayı. 8 manşet, hata yok, yüzdesi 88. Exc:
% 88. 38 hücum,15 sayı, yüzdesi 39. 2 blok.
Çiğdem Can: 11 servis, 2 hata, sayı
yok. 9 manşet, 2 hata, yüzdesi 67. Exc: % 22. 12
atak, 4 sayı, yüzdesi 33. 2 blok.
Tetyana: 13 servis, 3 hata, sayı yok. 33 atak, 15 sayı, yüzdesi 45. 1 blok.
İlona: 2 servis, 1 hata, sayı yok. 8 hücum, 3 sayı, yüzdesi 33. Blok
yok.
Ayşe: 3 servis, hata yok, 1 sayı. 7
hücum, 2 sayı, yüzdesi 29. blok yok
İzolda (Libero): Servise karşı 29 manşet, 1 hata, yüzdesi 90. Exc: % 86.
Beşiktaş:
Buyeva: 19 servis, hata, yok, 1 sayı. Servise karşı 13 manşet, hata yok.
Yüzdesi 77. Exc: % 62. 24 hücum, 9 sayı, yüzdesi 38.
2 blok.
Shabovta: 13 servis, 1 hata, sayı yok. 29 manşet, 2 hata, yüzdesi 76. Exc: % 62. 45 atak, 21 sayı, yüzdesi 47. 3 blok.
Duygu: 22 servis, hata yok, 3 sayı.
13 hücum, 3 sayı, yüzdesi 23. 1 blok.
Arzu: 15 servis, hata yok, 3 sayı.
2 blok.
Natalya: 15 servis, 1 hata, sayı yok. 22 manşet, 2 hata, yüzdesi 59. Exc: % 33. 28 hücum, 13 sayı, yüzdesi 46. 2 blok.
Eda: 16 servis, 1 hata, 2 sayı. 15
atak, 8 sayı, yüzdesi 40. 4 blok.
Nihan (Nihan): 17 manşet, 2 hata,
yüzdesi 82. Exc: % 59.
BİR NOT:
Bu arada daha önceden de yazdım.
Maçlarda istatistik tutan takımlarımız var. Denk geçen müsabakalardan sonra bana
ulaştırırlarsa, yazımın içine alırım ve en azından hepimizin bir bilgisi olur.
Bu güne kadar sadece Arçelik den Arda Yolaç’ dan geldi. O’nun gönderdiği
istatistiği daha sonra İst. B. Belediyesi- Arçelik
maçından söz ederken vereceğim.
GÜNÜN DİĞER KARŞILAŞMALARI
Ankara’ da oynanan diğer maçlarda
Ziraat zorda olsa Bafra’yı 3-2 ile geçti. SSK-
Maliye’yi 3-1, Halk Bankası- Polis Akademisi’ni 3-0
yendi.
Bu arada İzmir’ de Karşıyaka, İller
Bankası’nı 3-2 mağlup ederken, Erkeklerde ise, haftanın
en ilginç skorlarından biri Ereğli de ortaya çıktı. Erdemirspor
evinde, Manavgat’a 1-3 yenilerek herkesi şaşırttı. Bu
sonucu alan misafir takımı tabii ki kutlamak gerekir.
CUMA VE İKİ 3-2 BİTEN MAÇ
Günün Ankara’ daki
zorlu karşılaşmasında SSK, Erdemir’e 2-3 yenildi.
İstanbul’ da ise, Fenerbahçe
galibi, İstanbul B. Belediyesi, Arçelik den maçı son
anda 3-2 ile kurtardı.
Bu maçın istatistiğinden bazı
bölümler vereyim:
İst. B. Belediyesi: 124 servis, 13
hata, 5 sayı. Servise karşı 95 manşet, 5 hata, yüzdesi 88. Exc:
% 23 (Şaşırtıcı bir sonuç. Çok iyi manşet
alan oyuncuları olan bu takımın bu yüzdesi ilginç). 115 hücum, 76 sayı, yüzdesi 66.
15 blok.
Arçelik: 106 servis, 12 hata, 6 sayı. 109 manşet, 7 hata, yüzdesi 84. Exc: % 43. 125 atak, 64 sayı, yüzdesi 51. 8 blok.
Belediyeli
oyunculardan bazılarının istatistiği:
Özkan: 14 atak. 10 sayı, yüzdesi 71
Barış: 18 manşet, hata yok, yüzdesi
83. Exc: % 33. 29 hücum, 21 sayı, yüzdesi 72.
Nikolay: 20 manşet, hata yok. Yüzdesi 95. Exc: %
30. 16 atak, 11 sayı, yüzdesi 69.
Fatih: 10 atak, 8 sayı, yüzdesi 80.
4 blok. (Hüseyin ve Emre’nin de 3’er bloğu
var)
Ali Çayır: 22 atak,
13 sayı, yüzdesi 59.
Arçelik den 4 oyuncunun istatistiği:
Hasan: 24 manşet, hata yok, yüzdesi
83. Exc: % 58. 30 hücum, 12 sayı, yüzdesi 40.
Resül: 17 atak, 10 sayı, yüzdesi 59.
Mehmet: 23 manşet, 2 hata, yüzdesi
84. Exc: % 17. 30 hücum, 20 sayı, yüzdesi 67.
Özer (Libero): 54 manşet, 4 hata,
yüzdesi 87. Exc: % 50.
CUMARTESİ MAÇLARI
Adeta voleybol yoksunu bu hafta sonu
günü iki karşılaşma oynandı. Eczacıbaşı, Gaziantep deplasmanından 3-0 gibi net bir skorla çıkarken, Uralochka
maçı içinde moral bulmuş oldu.
Günün diğer karşılaşmasında favori
Telekom, Kolejlileri beklenildiği gibi 3-0 yendi.
VE PAZAR
Haftanın son günü genelde favoriler
rakiplerinden sıyrılmayı başardılar. Günün en ilginç sonucu ise, Erdemir’i Ereğli de deviren Manavgat’ın, bu kez evinde,
grubun son sıralarına demir atan Ziraat Bankası’na 0-3
yenilmesiydi.
Bayanlar da Galatasaray’ın,
Karşıyaka’yı 3-0 ile geçmesi, sezon başından bu yana
güzel maçlar oynayan Hatay’ın, Galatasaray’ı 3-2 yenerek çıkışını sürdürmesi de
haftanın göz ardı edilemeyen sonuçlarıydı.
İstanbul da önce Galatasaray-
Karşıyaka mücadelesini izledim. Sarı- Kırmızılılar, rakibini 3-0
yenerek ilk 5 umudunu sürdürdü.
İyi servis atanın rakibine üstünlük
sağladığı karşılaşmanın genelinde iki takımda çok hata yaptı. Her maçta olduğu
gibi Galatasaray’ı yine yabancıları sırtladı. Özellikle Olga
çok başarılıydı. Karşıyaka da ise yeni transfer Elena’nın
takıma katkısı çok fazla. İyi paslarıyla arkadaşlarını hücuma sokarken,
özellikle de Barun’u iyi kullanıyor. İzmir ekibinde
sorun biraz da orta oyunculardan kaynaklanıyor. Tecrübeli Zehra ve genç Tuğba
köşe bloklara gidişte geç kalıyorlar. Giden iki yabancının yerine yenilerini
alacaklar. O zaman daha etkili olacakları kesin.
Karşılaşmanın ilk seti ilginçti.
Karşıyaka mücadeleye iyi başladı. Etkili servisler, Berat’ın önde olduğu
turlarda, smaçörlerin o bölgeyi kullanmasıyla ilk teknik molaya 3-8 önde girdiler. Sonra 4-11 oldu.
Olga ile Galatasaray sayıyı kazandı: 5-11. Topu öldüren Olga servise
geldi. Servisleri Aslı’nın üstüne yıktı. Hatalar, çıkan topların hücuma
dönüşmemesi, derken üst üste alınan 7 sayı ile 11-11
oldu. Karşılıklı sayılarla 18-17 gelindi. Aslı
servisleri Yanina’ya atmaya başladı. Manşet aldığı
için Yanina geri atak yapamayanca, Sarı- Kırmızılılar
Berat’ın önde olduğu bu pozisyonda ikili hücum turuna kaldıkları için
sıkıştılar. Ölmeyen toplar bu kez İzmir ekibini 18-20
öne geçirdi. Başa baş mücadele ile 23-23’e gelindi. Barun
takımını 23-24 öne geçirdi. Set sayısı servisini
oyunda tutan Galatasaray, Yanina ile atak yaptı, top
ölmedi, çıkan topu Elena, Barun’a
attı. Ne var ki bu oyuncu seti getirecek hücumda blokta kaldı: 24-24. Servisi ev sahibi kullandı, Elena
bir kez daha pası Barun’a attı ama 2’den hücum eden
bu oyuncu yine blokta kaldı: 25-24. Ardından bir de Aslı 4’den dışarı vurunca
set 26-24 Sarı- Kırmızılıların oldu.
İkinci set adeta nefesleri kesti.
Başından sonuna kadar iki takımda çok asıldı. Bazen Galatasaray öne geçti,
Karşıyaka yakaladı, İzmir ekibi öne geçti, ev sahibi yakaladı. Bu güzel ve
zevkli mücadele 27-28’e kadar sürdü. Olga’nın
sayısıyla tekrar sayılar eşitlendi: 28-28. Servisi Vesna kullandı, Barun’un 2 den
atağı defanstan çıktı ve Neslihan 4 den sayıyı buldu: 29-28. Vesna’nın ikinci servisi oyunda kaldı, Elena
topu 4 de ki Aslı’ya attı. Önünde ki Berat’ın koridorunu kullanmak isteyen
Aslı, biraz dönünce ilk setin bitiş sayısında olduğu gibi topu dışarı vurdu: 30-28.
2-0 öne geçmenin moraliyle Galatasaray, 3. sete çok iyi başladı ve 5-1
öne geçti. Karşıyakalı oyuncuların farkı kapatma çabaları yeterli olmayınca
seti 25-19 alan Sarı- Kırmızılı takım, maçtan da 3-0
galip ayrıldı.
FENERBAHÇE- SSK
Burhan Felek deki günün ikinci
karşılaşmasında Fenerbahçe, SSK’yı 3-1 yendi. İlk
sette 6-6 dan sonra oyunun kontrolünü eline alan Sarı-
Lacivertliler 27-17 ile 1-0 öne geçtiler.
İkinci sete de iyi giren ev sahibi
ilk teknik molayı 8-5 geçti. Sonra fark 6 sayıya çıktı:
11-5. Ankara ekibi farkı kapatmayı başardıysa da
(13-12), Fenerbahçe yine arayı açtı: 17-14. Ne var ki manşet hataları,
hücumlarda ölmeyen toplar SSK’nın yine dengeyi kurmasını sağladı: 17-17.
Karşılıklı sayılarla 24-24’e gelindi. Ama önce Seda, sonra da Çiğdem bloklara
takılınca set 24-26 Ankara ekibinin oldu.
1-1 den sonra ben maçtan çıkıp Akatlar’ın
yolunu tuttum. Bu arada toparlanan Fenerbahçe mücadeleden 3-1
galip çıkmayı başarmış.
BEŞİKTAŞ- ŞİŞLİ
İki takım için de adeta formalite
maçıydı. Rossana’nın sakatlığı nedeniyle yer almadığı
maçta, Şişli güçlü rakibi karşısında pek ortalarda görünmedi ve Siyah-
Beyazlılar ilk iki seti 25-11, 25-14 gibi farklı
kazandı. 3. sette yedek oyuncularına yer veren Beşiktaş 8-
Karşılaşmanın tek ilginç olayı
hakemlerin 6-4’e kadar pozisyonu kaçırmalarıydı.
Maç başladığında Şişli (
2 NOT: Merve Dalbeler, duyarlılığın için seni
kutluyorum. Atatürk sevgin hiç eksik olmasın.
Murat Araççı, maillere geç baktığım
için sana cevap veremedim. Ancak telefonla ararsan daha kolay ve çabuk olur.
Haftaya tekrar buluşmak dileğiyle,
hoşça kalın.
A
L
E V A
N A K Ö K