2.
KEZ AVRUPA
Bu hafta Çarşamba dan itibaren
takımlarımızın Avrupa Kupaları’ ndaki mücadelelerinin ikinci bölümü başlayacak.
Şampiyonlar Ligi’ ndeki iki
temsilcimiz Vakıfbank Güneş Sigorta ve Beşiktaş, ilginç bir tesadüf eseri
İspanyol ekipleriyle mücadele ederken, Top Teams Kupası’ nda Fenerbahçe, evinde
Topolsica (Slovenya), Ziraat Bankası deplasmanda Deltacon (Romanya), Eczacıbaşı
yine dışarıda Longa 59 ile karşılaşacak.
Hafta sonu ise bu kez Halk Bankası,
Polis Akademisi ve Türk Telekom CEV Kupası’ nda ikinci tur grup maçlarını
oynayacaklar.
ŞAMPİYONLAR LİGİ
Takımlarımızın maçlarına geçmeden
önce birçoğunuz biliyorsunuz ama yine de statü ile ilgili bilgi vererek kısaca
bir hatırlatma yapayım. Şampiyonlar Ligi
bu sezon diğer yıllara oranla biraz değişik oynanacak. Takım sayısının azalması
nedeniyle 12 ekip
Şampiyonlar Ligi’ ndeki
temsilcilerimizden Vakıfbank Güneş Sigorta ilk maçını evinde İspanyol ekibi Hotel Cantur Las Palmas ile
oynayacak. Her geçen gün daha iyi voleybol oynamaya başlayan takımımızın Haldun
Alagaş da saat
Ancak ayni şeyleri B Grubu’ nda
mücadele edecek Beşiktaş için söylemek çok zor. Bu nedenle İspanya daki
karşılaşmanın favorisi Tenerife Marichal. “Bir sürpriz olur mu?” Diye kendimi zorluyorum ama açıkçası aklım pek yatmıyor.
TOP TEAMS
Top Teams de mücadele eden
Eczacıbaşı, Fenerbahçe, Ziraat Bankası ikinci tur grup ilk maçlarını oynayacaklar. Sarı-Lacivertliler 2.
tura evinde başlarken diğer iki takımımız deplasmanda galibiyet arayacaklar.
Bu turda
Yeni bir yapılanmanın içinde olan
Eczacıbaşı, geçtiğimiz hafta Akatlar da Beşiktaş’ ı yenerken ortaya güzel ve az
hatalı bir voleybol koydu. Eğer Mavi-Beyazlılar bu oyunu Hollanda da
tekrarlayabilirse iyi bir ekip olduğu söylenen ve Leferink’ in de forma giydiği
Longa 59 Lichtenvoorde engelini yine de aşar ve gruba iyi bir başlangıç yapar.
Saat
Diğer bir temsilcimiz Ziraat
Bankası ise, 2. tur maçlarına Romanya da başlayacak. İyi bir kadrosu olan
Ankara ekibinin, son iki maçında önce Fenerbahçe’ ye, ardından da Halk Bankası’
na yenilmenin getirdiği moralsizliğe karşın fazla bir bilgi edinemediğim
Deltacons Tulcea karşısında yine de kazanabileceğini düşünüyorum. Umarım
yanılmam.
CEV KUPASI
Cuma günü bu kez Türk Telekom, Halk
Bankası ve Polis Akademisi CEV Kupası
ikinci tur grup maçları için sahaya çıkacaklar.
12 grupta oynanacak maçlar sonunda
gruplarını ilk sırada tamamlayan ekipler bir üst tura çıkacaklar. Daha sonra bu
12 takım içlerinde Yeşilyurt’ un da bulunduğu bekleyen 4 takım ile
eşleşecekler. Ve eleme usulü 3. turda şanslarını yeniden deyecekler.
Sırbıstan Karadağ’ ın Lazarevac
kentinde Türk Telekom sırasıyla Asterix Kieldrecht (Belçika), ev sahibi
Lazarevac ve Kastela (Hırvatistan) ile oynayacak. Ben bir aksilik olmaz ise
takımımızın bu grupta ilk sırayı alacağına inanıyorum.
İyi bir kadrosu olan Halk Bankası,
CEV Kupası ikinci tur karşılaşmalarını Estonya’ nın Talin kentin de PZU AZS
Olsztyn (Polonya), ev sahibi Audentes Tallinn ve PAR- KY Menen (Belçika) ile
oynayacak. Zor bir grupta mücadele edecek
Ankara ekibinin işi kolay değil ama tecrübeli oyuncuların çokluğu
nedeniyle rakiplerine oranla biraz daha şanslı olduğu da bir gerçek.
Ayni şekilde işi zor olan bir diğer
takımımız da Polis Akademisi. Yabancısız ama uyumlu bir kadrosu olan başkent
ekibi, Romanya’ nın Bükreş kentinde oynanacak grupta ilk maçını Fransız
temsilcisi Tourcoing Lille Metropole ile yapacak. İkinci gün ev sahibi Dinamo
Delta ile oynayacak olan Polis
Akademisi’nin 3. rakibi Calcit Kamnik (Slovenya).
Tüm takımlarımıza başarılar
dileyerek bu bölüme noktayı koyup, liglerimize geçelim.
Lig maçlarına geçmeden önce
iki haberi sizlere iletmek istiyorum.
Çarşamba günü hatırlayacaksınız Numune, Şahinbey Belediyesi maçını Çankırı da
oynadı. Bundan sonra ev sahibi olduğu müsabakalarını bu şehirde yapacak. Çünkü
Çankırı Belediyesi Numune’ ye sponsor oldu. Bunun yanında vali ve tüm ilin
bürokratları da bu girişimi destekliyor. Bunun ilk örneği Şahinbey Belediyesi
karşılaşmasında yaşandı. Herkes bu maça gelmiş. Burhan Felek türü salon
merdivenler dahil dolmuş. Kalabalık nedeniyle kapılar kapanmış ve birçok
seyirci de dışarıda kalmış. Şimdi kollar sıvanmış, Numune’ nin 2-3 yabancı ile
takviye edilerek, bu geçiş dönemini, ligde kalarak atlatması planlanıyormuş. Bu
gerçekten çok güzel. Böylece voleybola bir ilimiz daha kapılarını açmış oldu.
Bunu düşünen ve gerçekleştiren herkesi tebrik ediyor, sevgi ve saygılarımı
yolluyorum.
İkinci haberim Gaziantep Şahinbey
Belediyesi’ nden. Takımın pasörü Maria Lıkhtenchtein İtalya’ya A1 liginin üst
sıraları için mücadele eden bir takıma transfer oluyor. Antrenör Üzeyir Özdurak
bu konu ile ilgili şunları söyledi: “ İtalyan takımı,
Maria’ya 60 bir Euro, kulübe de 20 bin Euro luk ciddi bir teklif getirdi.
Yönetim ile birlikte oturduk ve bu teklifi değerlendirdik. Bu Maria için güzel
bir olanak. Kızın önünü kesmemeye karar verdik. Ayrıca bu teklife olumsuz yanıt
verseydik, kafası karışacak Maria’ nın bize de bir faydası olmayabilirdi.
Sonunda bu oyuncusunun İtalya’ya gitmesinin her iki taraf içinde iyi olacağını
düşündük. Şimdi onun yerine yeni bir pasör alacağız.”
Çarşamba günü tam bir voleybol
gezginine döndük. Önce Burhan Felek de Güneş Sigorta- Dicle Üniversitesi maçını
izledik. Sonra Akatlar’ a geçtik.
Beşiktaş-Eczacıbaşı karşılaşmasını seyrettik. Son durağımız ise, Haldun Alagaş
oldu. Orada da Fenerbahçe-İller Bankası, Fenerbahçe-Ziraat Bankası mücadelesine
şahit olduk.
Gelelim maçlara;
Günün ilk karşılaşmasında Güneş, Diyarbakır
ekibini 49 dakika da 3-0 (25-12, 25-10, 25-16) yendi.
Aslında Dicle Üniversitesi bu kadar
kolay yenilecek bir ekip değil. Ama karşılarında şampiyon adayı olunca maçın
başından sonuna kadar hiç direnmedi. Gerçi direnselerdi ne olurdu? Sonuç değişmezdi.
Güneş yine kazanırdı ancak en azından bu kendileri açısından daha iyi olurdu.
Böyle güçlü ekipler karşısında direnç göstermek, mücadele etmek, gelecekte
hedef seçtiğin takımlar ve maçlara hazırlanmak için bulunmaz bir fırsattır. Bu
tür ekiplerle ne kadar boğuşursan o kadar daha iyi hazırlanırsın. Biz
antrenörlerin arasında bir tabir vardır, “Dayak yiye yiye sonunda atmasını öğrenirsin” İşte bu cümle bu tür karşılaşmalar için söylenir. Neticede Dicleli
oyuncular bu fırsatı kullanmak yerine kolay teslim olmayı tercih ettiler. Bunun
yansımasını da Pazar günü Emlak Bankası’ na 3-0 yenilerek gördüler.
Maçtan önce Beşiktaş’ ın yenilediği
Akatlar Spor Salonu’ ndan biraz söz etmek istiyorum. İçeri girdiğimde
şaşırmadım desem yalan olur. Buranın, bu kadar değişebileceğini hiç
düşünmemiştim. Yapanların ellerine sağlık. Ancak salonun bir köşesine oturtulan
kocaman sahne her şeyi bozmuş. Maçların
oynanacağı alanı küçülten bu sahne, Akatlar’ ın, spor salonundan çok, konser
salonuna dönüşmesine yol açmış. Hadi gerekliydi diyelim, o zaman bu çağda böyle
bir sahne yapısı olur mu? Çok amaçlı yapılan salonlar da tribünler gibi,
sahneler de raylı sistemle yapılıyor. Basıyorsun düğmeye sahne ortaya
çıkıveriyor. Dokunuyorsun düğmeye sahne yok. İstediğin maçı oyna. Düşünülmeden
yapılan bu sabit ve dev sahne yüzünden, Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı
Şampiyonlar Ligi’ ndeki maçlarını Haldun Alagaş da oynamak zorunda kalacak.
Yazık değil mi?
Takım açısından da, seyirci
açısından da problem. Düşünün, antrenmanlarını Akatlar da yapacak, lig
maçlarını yine burada oynayacak Siyah-Beyazlıların bayanları, Devler Ligi için
başka salona gidecek. Hani evinde oynamanın avantajı? Onlar gibi tek antrenman
yapıp maça çıkacağına göre rakipten farkın ne? İşte bu nedenle bu sahne her
şeyi berbat etmiş. Yani plansız olmuş. Aslında plansız demeyelim, voleybol
düşünülmemiş diyelim. Zaten futbol takımı olan kulüplerde voleybolun bir yeri
yok ki. Önce futbol, sonra basketbol. İşte bunun son örneği de Akatlar. Yazık
olmuş harika salona ve yazık olacak Şampiyonlar Ligi oynayacak bayan
voleybolculara.
Maçtan önce iyi bir mücadelenin
olacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Eczacıbaşı ortaya koyduğu iyi oyunla son
set dışında fazla da sıkışmadan 3-0 kazandı. Mavi-Beyazlılar gün geçtikçe daha
iyi oluyorlar. Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Öncelikle hedefe çok iyi
servis atıyorlar. Bunun sonucunda manşet getirmekte ve oyun kurmakta zorlanan
rakiplerini bloklarıyla da kilitliyor. Eğer top bloktan kurtulursa bu kez devreye
defans giriyor. İşte Beşiktaş karsısında da öncelikle bunu yaptılar. Zaten
voleybol da bu 3 temel hareketi iyi yaparsan oyuna da ağırlığını otomatikman
koyarsın. Bu arada servise karşı manşetlerde sıkıntı tam aşılamamış. Gülden,
Aihua ve Merve manşet alıyor. Çinli henüz tam istenen düzeyde değil, Merve ise
tedirgin. Beşiktaş maç boyunca bu ikiliye servis attı ve zaman zaman da
istediğini elde etti. Aihua’ nın daha iyi olacağı kesin. Bu arada Merve’ nin
yerine Esra’ nın oynayacağı düşünüldüğünde Eczacıbaşı bu sorunu da kolay aşar.
Hücumlarda da biraz sorun var. Gerçi Gökçen
Beşiktaş’ a gelince; Beklediğimin
dışında bir oyun oynadı. Rakibin servisleri karşısında çok zorlandılar. Bu
nedenle son set dışında pek ortalarda görünmediler. Manşetler aksadı, bunun
sonucunda da hücum da toplar ölmedi. Yeni transferleri İrina’ nın henüz hazır
olmaması da bunda etkiliydi. Eczacıbaşı genelde servisleri bu oyuncuya attı.
Hele öndeyken açılıp manşet alıp hücuma geldiğinde iyice bunaldı. Atakları
bloklarda eridi. Bu arada Deniz ve Sarah da top öldüremeyince işin şekli belli
oldu.
İlk set 4-
İkinci sete Siyah-Beyazlılar daha
dikkatli ve az hatalı başladı. Bunun sonucunda da 6-4 öne geçtiler. Ama devam
etmedi: 7-8. 9-9, 12-15, 14-15, 14-16. Bahar 4, Gökçen 3, Merve 2
pozisyonundaki hücum sıkıntısını, Merve’ nin servise gelmesiyle aşmayı başaran
Eczacıbaşı, tekrar üstünlüğü eline geçirdi. Bunda Beşiktaş’ ın Arzu 4, Eda 3,
İrina 2 turunda ataklarda zorlanmasının yanı sıra, Gökçen 2, Bahar 3, Mesude 4
üçlüsünün yüksek bloklarının da etkisi çoktu. Bir anda sayılar 14-16’dan
14-22’ye geldi. (6 sayı üst üste) sette 17-25 bitti.
Siyah-Beyazlıların toparlanması 3.
sete heyecan ve mücadele getirdi: 3-1, 4-5, 7-8, 9-9,
12-11. Duygu’nun etkili servisleri,
Bahar 5, Gökçen 4, Merve 3, Aihua 2 turundaki Eczacıbaşı’ nda hücum sıkıntısı
yarattı ve 4 sayılık bir fark oluştu: 15-11. Mavi-Beyazlılar çabuk toparlandı.
İkinci teknik molaya 16-14 girildi. Sonra 18-15 oldu. Arzu-Eda ikilisinin
bloğunu çapraza vurduğu uzun toplarla aşan Mesude farkı kapattı: 18-17.
Ancak Beşiktaş tekrar sıçradı: 20-17.
Eczacıbaşı 22-22 de önce rakibini yakaladı ve sonra da seti 23-25 maçı da 0-3
kazandı.
Maçın başarılılarına gelince;
Beşiktaş da sivrilen bir isim yoktu. Mavi-Beyazlılar da ise, tüm oyuncular iyi
oynadılar ama Mesude’ yi ayrı bir yere koymak gerekir.
Akatlar dan, Haldun Alagaş’ a
geçtik. Önce Fenerbahçe-İller Bankası bayan maçını izledik.
Oyuna iyi başlayan İller Bankası
oldu. Özellikle Didem’ e attıkları etkili servislerle Fenerbahçe’ nin düzenini
bozdular. Ev sahibinin manşet hataları, hücumda ölmeyen toplar derken kontrol
hep Ankara takımındaydı. Bunun sonucunda da set 15-25 bitti. (6-8, 11-13,
13-16, 13-22, 15-25)
İkinci sete İller yine önde
başladı: 1-3, 3-5, 4-8, 7-9, 8-10. Pasör Ceren’ in önde olmasını iyi
değerlendiren başkent ekibi, Fenerbahçe’nin üstüne adeta çöktü: 10-19. (9 sayı)
Set 15-25 sonuçlandı.
3. Sete Sarı-Lacivertliler 3-1 önde
başladı. İller toparlandı: 3-4. İlk teknik molaya 6-8 girildi. 9-
Maçın en güzel ve çekişmeli setinde
ilk teknik molaya İller Bankası 6-8 girdi. Sonra 9-10, 9-12 ve 11-12 oldu.
Başkent ekibi arayı açmayı başardı: 12-16. Bunun moraliyle de farkı büyüterek
seti 16-25 alarak İstanbul deplasmanından 3 puan çıkardı.
1 hafta önce Halk Bankası maçındaki
davranışları nedeniyle tedbirli olarak ceza kuruluna verilen Abdullah Paşaoğlu’
nun sahaya çıkamadığı maçta Fenerbahçe, Ziraat Bankası’ nı 3-1 yendi.
Genelde güzel ve keyifli bir
karşılaşma oldu. İki takımda iyi oynadı. Ancak rakibine oranla daha az hata
yapan ve maçı daha çok isteyen Sarı-Lacivertliler zorlu mücadeleyi kazanarak
moral buldular.
Öncelikle gerek Fenerbahçe, gerekse
Ziraat servise çok yüklendiler. Bu etkili servisler kaçmadığı zaman atana hep
avantaj sağladı. Özellikle manşeti daha sıkıntılı olan Ankara takımı oyun
kurmakta zaman zaman çok zorlandı. Gerçi direkt manşet hataları fazla değildi
ama pasör Hüseyin’ i bir hayli sıkıştırdı. Ortayı az kullanmak zorunda kaldı.
Köşelere attığı paslar ise fileye yakın olunca smaçörler blok geçmekte, sayı
üretmekte zorlandılar. Bu da Sarı-Lacivertlilerin işini kolaylaştırdı. Bundan
önceki maçlarda pek beğenmediğim pasör Camilo iyi manşet gelince bu kez iyi pas
dağıttı ve smaçörlerini iyi yönlendirdi. Özellikle ortadan çok oynadı. Bu
nedenle Burak, belki de tüm voleybol yaşantısı boyunca bir maçta bu kadar çok
topla buluşmadı. Aldığı pasların çoğunu sayıya dönüştürerek yıldızlaştı ve
Santiago ile birlikte galibiyetin mimarı oldu.
Fenerbahçe sete, servisleri önden
manşet için açılan Junior’ a atarak başladı. Rakibin ataklarda sıkışmasını iyi
değerlendirerek 4-1 öne geçti. Bu kez Ahmet’ in servisleri, hatalar derken
sayılara eşitlik geldi: 4-4. İlk teknik molaya 7-8 girildi. 10-9 dan sonra bir
ara iki takımı oyuncuları da üst üste servisler kaçırınca oyunun hızı kesildi.
Sarı-Lacivertliler 14-12 öne geçti. İlk teknik molaya 16-13 girildi, ardından
da 18-15 oldu. Pieter’in servisten gelen iki direk sayısıyla fark azaldı:
18-17. Sonra Fenerbahçe kaçtı, Ziraat onu kovaladı ama bir türlü öne geçemedi
ve sonunda set 27-25 ev sahibinin oldu.
İkinci sette servise karşı
manşetlerin düzelmesi, Hüseyin’in iyi pas dağıtımı, smaçörlerin hücum başarısı
9-9’dan sonra oyunun kontrolünün Ankara ekibine geçmesini sağladı. 9-11, 12-14,
12-16, 13-19 ve set 18-25 bitti.
1-
4. setin başlarında yine başa baş
bir mücadele vardı. Fenerbahçe ilk teknik molaya 8-6 önde girmeyi başardı.
Ardından etkili servisler, Ziraat’ın hücum hataları derken Ankara ekibi tempoyu
kaybetti: 13-9, 16-11. Ziraat toparlanarak farkı azaltmaya başladı: 16-14.
18-15. Bu kez Sarı- Lacivertli takımın hataları arttı: 18-19. Farkın kapanması
oyunun temposunu yine yükseltti. 20-20 de maçın yıldızı Santiago
Maçın iyileri: Fenerbahçe de
genelde Pablo dışında herkes iyiydi. Ama Santiago, Burak ve Camilo
arkadaşlarına oranla daha çok göze battı. Ziraat Bankası’ nda Pieter, Krasimir,
Junior ve ilk setten sonra Hüseyin iyi oynadı.
Cumartesi günü İstanbul da iki
karşılaşma vardı. Biri Akatlar da Beşiktaş-SSK arasında, ikincisi ise Haldun
Alagaş daki İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Galatasaray mücadelesiydi.
Akatlar’ a gidemedim. Ancak Ragıp
Tekin’ den aldığım bilgilere göre; SSK, haklı bir galibiyet almış. Beşiktaş’ a
oranla daha iyi oynamışlar bunun sonucu da zaten skora yansımış.
Siyah-Beyazlılar da her zaman olduğu gibi yine Soner iyi oynamış ama onun tek
kişilik çabası tabii ki yeterli olmamış. Çok servis kaçırmışlar, çok da hücum
hatası yapmışlar. Yeni transfer Bulgar oyuncu Kraynov da iyi olmadığı için az
yer almış.
SSK ‘ da İbrahim’ in blokları, iki
yabancı Maxim ve Aleksandre’ nin hücumdan başarısı sayılar üretirken, libero
Serkan iyi oynamış.
Haldun Alagaş’ da ki maça gelince,
gerçekten zevkli ve güzel bir mücadele oldu. İki takımında güçlerinin birbirine
yakın olması 114 dakika süren karşılaşmada heyecanı hep dorukta tuttu. Set sayılarının yakınlığı da bunun kanıtı.
Hele bir 5. set vardı ki, adeta nefesimizi tutarak izledik. Böylesine bir
mücadeleye de 21-19 luk set yakıştı doğrusu.
Bu güzel maçın neresini anlatsam
ki. Her set, her sayı ilginç ve keyifliydi.
İlk setin başlarında Belediye bir ara
9-5 öne geçti ama bunu koruyamadı ve 14-
Yenik duruma düşen Belediye ikinci
sete Ergün ve Özkan ile başladı. Yine güzel bir mücadele ve başa baş bir oyun.
2-4, 5-4, 6-8, 10-9. Nikolay’ ın etkili servisleri, bloklar, Gökhan’ ın
erkeklerde az görülen 2’ye tek ayak dolaşıp vurduğu smaçlarla sayılar 14-10
oldu. İkinci teknik molaya 16-12 girildi. Sonra 19-16 oldu. Sarı-Kırmızılılar
setin peşini bırakmadılar: 19-19. karşılıklı sayılarla 24-
3. sete Galatasaray iyi servis ve
bloklarla başladı: 1-6. Nikolay öldürdü: 2-6. Servise geldi. O’ nun
4. sette İstanbul B. Belediyesi 3
sayılık bir avantaj yakaladı: 5-2 ve bunu 12-
Sonra nefeslerin kesildiği harika
bir mücadele ve set. Karşılıklı sayılarla başladı: 3-3, 5-5, 7-8 dönüldü. 8-9, 8-10. Niko öldürdü: 9-10. Bekir’ in
hücumu bloktan dışarı gitti. Ancak maçın hakem ikilisinin kararı avut oldu.
Böylece 9-11olması gerekirken sayılar eşitlendi: 10-10. Ardından bir de Bekir
blokta kalınca Belediye 11-10 öne geçti. Ulaş çıkan servisi tekrar Bekir’ e
attı: 11-11. Bekir’ den bir de Milutin’ e blok: 11-12. Özkan’ ın ortadan atağı 12-12. Gökhan’ ın servisi
etkili, manşet içeri kaçtı, Belediye fırsatı kaçırmadı: 13-12. Ardından
Milutin, Bekir’ e blok yapınca şans İstanbul’ a döndü: 14-12. Gökhan’ ın maç
servisi libero Caner’ e, manşet filenin üstüne çıktı. Ulaş zorlukla attığı pasa
Hürol dokundu ve hakem
Maçın iyileri: Belediye den, başta
Nikolay, libero Vefa ve sonradan oyuna giren Özkan. Galatasaray da ise, takımın
tüm hücum yükünü çeken Erkan-Bekir ikilisi ve 2. setten itibaren düzelen
Ulaş.
Cumartesi gününün diğer sonuçlarına
gelince; Zirve mücadelesi yapan iki banka takımımın kozlarını paylaştığı maçta
Halk, Ziraat’ i 3-2 yendi. Alt sıralardan kurtulma savaşında ise, Bafra Tekel
Belediyesi, Çankaya Belediyesi’ ni 3-1
yendi. Bir ilginç sonuçta Hatay dan çıktı. Şampiyonluk yarışının favorisi
Erdemirspor, Polisgücü’ nden zor sıyrıldı: 2-3.
Ankara da yabancısız iki takımın
mücadelesinde ise, ev sahibi Polis Akademisi, Arçelik’i 3-1 yendi. Aslında
normal bir sonuç. Benim bu maçı buraya almamdaki neden elime geçen
istatistiklikte ki bazı küçük ama ilginç veriler. 4 setlik karşılaşmada kaçan
servis sayısı 39. 23 polis, 16 Arçelik. Servisten sayı: Polis 9, Arçelik 5.
Hücum da Ankara takımı 11 hata yaparken, Arçelik’ in hata oranı 20. En çok hata
yapan oyuncular ise, Polis de Hakan (7), Arçelik de Orhan (6). (İstatistiği bana ulaştıran Arda Yolaç’ a teşekkür ederim)
Pazar günü Burhan Felek deki günün
ilk maçında İstanbul takımı Emlak, Diyarbakır ekibini 3-0 gibi net bir skorla
geçerek ilk kez kazanmanın sevincini yaşadı.
Hataların çoğunlukta olduğu bir
karşılaşma oldu. İyi servis atan (Bunu Emlak daha iyi
becerdi) rakibin manşetlerinden sayılar
üretti. Dicle bloğu ve hücumu daha iyi olmasına karşın defansı seven ve canla
başla mücadele eden Emlak karşısında belki de beklemediği bir yenilgi almış
oldu.
Pınar’ ın sürüklediği İstanbul
ekibi, maça iyi başladı 5-2, 8-5, 9-6
ama Üniversite bırakmadı. Önden açılan Özlem’ e atılan taktik servislerin iş
yapması, Kenyalı Violet’ in etkili hücumlarıyla üst üste 5 sayı alarak 9-11 öne
geçti. Pasör Esin 4, Oxana 3, Özlem 2 turunda yaşadıkları hücum sıkıntısı
Emlak’ın toparlanmasını sağladı: 16-14. Sonra da oyunun kontrolü iyice İstanbul
ekibine geçti: 19-15, ve 25-20.
İkinci sete Emlak Bankası yine iyi
başladı. Servisler, bloklar, ataklardan gelen sayılarla bir anda 6-1 oldu. İlk
teknik molaya 8-5 girildi, daha sonra da 10-5 oldu. Dicle toparlandı ama 11-
3. sete bu kez iyi başlayan konuk
takım oldu: 0-3, 3-5, 5-7. İlk teknik molaya 7-8 girildi. Oyunda denge vardı.
Ancak ikinci teknik molaya yine Dicle 14-16 iki sayı farkla girdi. Emlak 18-18
de rakibini yakaladı. Karşılıklı sayılarla devam eden setten sonunda 25-23
galip çıkmayı başaran İstanbul takımı oldu.
Maçın iyileri: Emlak da; Pınar, Neslihan. Dicle de Violet.
Günün ikinci maçında, ilk
karşılaşmada olduğu gibi son sıralardan kurtulma çabasındaki iki takım Şişli ve
Göztepe kozlarını paylaştı. Ev sahibi ekibin daha üstün ve istekli olduğu
mücadelenin ilk setini Göztepe kazandı.
Aslında maça iyi başlayan ve ilk
teknik molaya 8-6 önde giren Şişli, daha sonra sayıları 12-10 yaptı. Ne var ki
devamını getiremedi. Pasör Serpil 5, Oxana 4, Pınar 3, Filiz 2 pozisyonunda
olan Şişli de başlayan manşet ve hücum hataları Göztepe’ nin işini
kolaylaştırdı: 12-14. İkinci teknik mola 14-16 geçildi. Bu arada Tercan’ı
servisten direk sayısıyla fark 3’e çıktı: 14-17. Tercan’ ın ikinci servisi
Oxana vurdu bloktan sekti, Hatice öldürdü: 14-18. Tercan’ın servisi yine çok
etkili, manşetten içeri kaçtı, Nadezda gelen topa vurdu: 14-19. Ve böylece set
koptu: 21-25.
İkinci sete Göztepe iyi başladı:
3-6, 5-8, 8-10. Şişli bu kez bırakmadı ve önce rakibini yakaladı, sonra da
14-11 öne geçti. İkinci teknik molaya 16-14 girildi. Ev sahibi ataklardan kolay
sayılar üretmeye başlayınca rahatladı: 18-15, 21-17, 23-18, 25-18.
Kazanılan setin moraliyle daha
istekli oynayan ve hataları azaltan Şişli, Tercan’ın da oyundan düşmesini iyi
değerlendirerek sonuca gitti: 8-5, 12-7, 16-9, 21-12, 25-15.
4. sete Göztepe iyi bir giriş
yaptı: 0-3, 5-8, 7-10. Şişli’nin rakibi yakalama çabaları sonuç verdi ve 11-11
de sayılara eşitlik geldi. Bu ev sahibini daha iyi oynamaya iterken, oyunun
kontrolünü de eline geçirmekte gecikmedi: 13-11, 16-12, 19-12. Oluşan bu fark
Şişli de bir rahatlamaya sebep olunca, Göztepe direnmeye başladı ve üst üste
aldığı 5 sayı ile arada ki farkı
Karşılaşmanın iyilerine gelince;
Şişli de; Rossana, Serpil, Göztepe de 3. setten itibaren düşüş gösterse de
Tercan.
Genç bir kadrosu olan Ankara takımı
karşısında Eczacıbaşı, çok rahat bir
tempoda götürdüğü maçı 3-0 kazandı. Rusya da oynadığı Top Teams Kupası Grup
karşılaşmalarının sonuncusu olan Dinamo Moskova mücadelesinde sakatlanan Özlem,
bu maçta ilk altı başladı. Ayrıca yine çok uzun bir sakatlık geçiren Esra,
Anadolu İhtisas karşılaşmasıyla tekrar
sahalara döndü. Gerçi sadece servise girip arkada 3 pozisyon oynadı ama bu
başlangıç bile önemli bir adımdı. Aramıza hoş geldin Esra. Seni özlemişiz.
İki takımında bol bol oyuncu
değiştirdiği maç için söylenecek bir şey yok. 25-13, 25-12, 25-18 bitmesi de
bunun göstergesi.
Böylece bir yazının daha sonuna
gelmiş oldum. Haftaya tekrar birlikte olmayı dilerken, tüm voleybol dostlarının
bayramını kutlarım. Hoşça kalın
A L E
V A N A K Ö K