VOLEYBOLA YAKIŞMADI

 

Bu hafta voleybola damgasını vuran iki olay vardı. Bunlardan biri iyi, biri de kötü.

İyi olan; Voleybolumuz artık resmen özerk. Girişimler yapılmış ve voleybolun özerkliği kabul edilmişti ama, şimdi Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Hepimize hayırlı olsun.

Kötü ise; Çarşamba günü Haldun Alagaş da oynanan Beşiktaş-Türk Telekom maçında seyircilerin çıkardığı olaylardı. Aslında bu konuya hiç değinmemeyi düşünüyordum. Çünkü bu tür olaylara ne kadar yer verirsek veya yazarsak, yapanlara o kadar prim tanımış oluyoruz. Ancak bir taraftan da eğer bir şeyler yazmazsam onların yaptıklarını onayladığım anlamı çıkabileceğinden rahatsız oldum.

Evet, bu tür hareketlerin voleybola yakışmadığını bu spora gönül veren herkes gibi ben de söylüyorum. Televizyonun canlı yayınladığı bir karşılaşmada böylesine bir olayın çıkması ve o anda karşılaşmayı izleyenlerin bu çirkinliği görmesi içimi acıttı. Bizler voleybolda bu tür davranışların çok az yaşandığını bilen kimseleriz ama o gün televizyonda voleybolu uzaktan izleyenlerin “Bu sporda da olaylar çıkıyor, futboldan, basketbol dan bir farkları yok” diye düşünecek olmaları beni çok daha fazla yaraladı.

Hepimiz çok üzüldük. Aslında olayların nasıl ve neden çıktığını anlamak da çok zor. Ortada hiç bir şey yok. Rakip seyirci yok, rakibi destekleyen yok, takım iyi gidiyor ve maçı kazanmak için yoluna emin adımlarla devam ediyor. Sahada oyuncular, teknik adamlar arasında bir şey yok. Kısacası yok oğlu yok da, olay nereden patladı? Kimse bilmiyor.

Polis, bazı seyircilerin salonda sigara içtiklerini, birbirleriyle itiştiklerini ve küfürleştiklerini bu nedenle uyarıldıklarını ama onların bu davranışlarına devam etmeleri, ardından da müdahale eden arkadaşlarımızı itmeleri, çekiştirmeleri, hatta tekme atmaya çalışmaları üzerine yapanların dışarı çıkarılmak için tribünden alınmalarıyla başladığını söylüyor.

Öyle veya böyle, sonuçta bizlerin asla ve asla görmeyi istemediğimiz bir olay yaşandı ve yazdığımız gibi televizyonları başında olan birçok kişi de endişeyle izledi. İnşallah bu son olur. Bir daha böyle bir şeyle karşılaşmayız. Çünkü voleybolda bunlara yer yok. Tribünlere gelen seyirciler de bunu bilerek gelmek zorundalar. 

Gerçi bizler, her zaman voleybol seyircisinin azlığından yakınıyoruz ve çoğalması içinde çareler arıyoruz. Onun içinde tuttuğumuz renkleri bile zaman zaman geride bırakarak sırf voleybola hizmet ediyorlar, voleybola katkı sağlıyorlar diye kulüplerin, özellikle de 3 büyük kulübün bu sporda olması için çaba harcıyoruz, yatırım yapanları da destekliyoruz. Ama onlarında, yani bu sporun içine girmiş veya gönül vermiş kişilerin de en azından takımlarının başarısı kadar, voleybolun, güzel, nezih ve centilmenlerin sporu olduğunu düşünmek zorunlulukları var. Bunun dengesini mutlaka kurmalılar. (Buna, Fenerbahçe-Halk Bankası mücadelesinde bağırıp, çağıranlar ve gereksiz karşılaşmayı gerenler de dahil) Yoksa işin içinden çıkmak çok zor olur. Futbolda olduğu gibi.

Netice de her yönü ile güzel olmayan ve içimizi acıtan bir olay yaşadık. Bir daha olmamasını dilerim. Ayrıca bu tür davranışların takıma ne kadar zarar verdiğini de her halde anlamışlardır. Sevdikleri, gönül verdikleri ekibin oyuncularının olaylardan nasıl etkilendiğini ve kazanacakları bir karşılaşmayı nasıl yitirdiklerini de iyi görmüşlerdir. (Beşiktaş 3. sette 20-14 gibi bir fark yakalamıştı. Ne var ki olaylarla birlikte bu önde götürdüğü seti ve sonra da maçı verdi) 

 

EPİRDEN’ E BAŞARILAR

 

Bu arada konuyu değiştirirken 20 kasım da Lüksemburg’ da  yapılacak olan Beach Volley CEV toplantısında ülkemizi ve Voleybol Federasyonu’ nu Hasan Epirden temsil edecek.

Hasan Epirden, 2005 Plaj Voleybolu Avrupa Şampiyonası turnuvalarının yerlerinin belli olacağı toplantıda finalin Türkiye’ ye verilmesi için çaba gösterecek. O’ na bu görevi için sevgilerimi ve tebriklerimi yolluyor, başarılar diliyorum.

 

TRT’ DEN YAYIN

 

Bu hafta İstanbul da oynanan 9 karşılaşmadan 7’ sinin tamamını, bir maçın da ilk setini izleme şansım oldu. Bu arada bayanlar hem Çarşamba, hem Pazar oynadıkları için bazı ekipleri ikişer kez seyrettim. Bu nedenle maçları yazarken gün gün ve maç maç gözüme çarpanları sizlere yansıtmaya çalışacağım. 

 

Çarşamba günü Haldun Alagaş Spor Salonu’ nda iki bayan maçı izledim. TRT 3’ ün birini canlı, diğerini de banttan yayınladığı bu iki mücadelenin ilkinde Güneş Sigorta, Fenerbahçe’ yi 3-0 yendi.

Çok daha iyi bir kadrosu olan ve karşılaşmanın favorisi görülen Güneş son set dışında zorlanmadan sonuca gitti.

Sigorta gün geçtikçe daha iyi bir görüntü sergiliyor. İyi servis atıyorlar, blokları iyi (Blokların bu kadar iyi görünmesinde Fenerbahçe’ nin pasörü Ceren’ in topları fileye çok yaklaştırmasının da etkisi var diyerek küçük bir not koyayım) Neslihan’ ın hazır olmasa da, oynamaya başlaması güzel. Geçen yazımda Aysun 2’ ye tek ayağa dolaştığında 2’ deki oyuncunun pasif kaldığını ve bu sıkıntının mutlaka O’ nun ortaya dolaştırılmasıyla aşılacağına değinmiştim. Aradan kısa bir zaman geçmesine karşın, gerek Tatyana, gerek Neslihan, gerekse Samsonava ortaya dolaşmaya başladılar. Daha doğrusu dolaşan bu oyunculara top atılıyor. Bu hem takıma hücumda etkinlik kazandırıyor, hem de göze hoş geliyor. Ayrıca Güneş’ in çabuk top oynama isteği de güzel.

 

HERŞEY TAMAM MI?

 

Peki Sigorta da her şey iyi mi? Değil. Elif’ in önde oynadığı yeri bir yana bırakırsak, tek sorunları; iki kişi ile manşet karşılamaları. Bu, özellikle zorlu maçlarda sıkıntılar yaratacak gibi. Bunun küçük bir örneğini son sette Sarı-Lacivertli oyuncuların attıkları taktik servislerle yaşadık. (Ayni görüntü Emlak Toki ile oynadıkları maçta da vardı. Ona Pazar günkü maçları anlatırken değineceğim) Az daha set gidiyordu. 24-22 geriye düştüklerinde rakibin yaptığı basit hatalar şansları oldu. (Hele sayılar 25-24 ev sahibinin lehineyken bloktan seken topa Yanitsa ve Aslıhan’ ın birlikte müdahale etmesi ve topun yere düşmesi, ardından pozisyon hatası ve Didem’ in iyi olmayan manşetinin blokla noktalanması olası bir set kaybını önledi) Devam edelim; Servisi Necla-Samsonova veya Necla-Mayborada karşılıyor. Libero Necla kendi alanının yaklaşık 6 metresini kontrol etmeye çalışıyor. Çoğunlukla bunu beceriyor ama etkili gelen veya taktik servislerde bazen zorlanıyor. Belki hata yapmıyor ama topun çıktığı nokta Elif’ in rahat pas dağıtımını engelliyor. Ataklarda kayıplar ve hatalar başlıyor. Bunları düşününce, 2 kişi ile manşet düzeni beni açıkçası mutlu etmiyor ve Şampiyonlar Ligi’ nde tehlike sinyalleri veriyor. Gerçi 3 yabancıyla oynayınca bu iki kişilik bekleyiş kaçınılmaz oluyor ama bunun mutlaka bir çözümü olacak. Çünkü smaç servisleri 3 kişi ile karşılama zorunluluğu var. Üstelik de rakiplerin attıkları smaç servislerin bile hedeflenen oyuncularla buluştuğunu düşündüğüm de bu üçüncü oyuncunun kim olacağı sorusuna yanıt bulmakta zorlanıyorum. Neslihan geçen sezon bazen bu görevi yüklenmişti. Bakalım bu kez de O’ mu manşete girecek? Gerçi her sette 1- 2 pozisyon Gözde, Ebru veya Yasemin bu görevi yüklenebilir ama bu değişiklikler her zaman tutar mı?  Bilemiyorum? Bekleyip, göreceğiz.

Bu arada Güneş’ in 3 yabancı ile oynaması Gözde veya Ebru’ nun önünü kesti. Gerçi hedefe giden, hele Avrupa Şampiyonlar Ligi’ ni düşünen bir takımda bunlar normal. Ancak gönlümüz Ebru’ nun özellikle de Ulusal Takımı düşündüğümüzde Gözde’ nin oynamasından yana.

 

FENER DE DEĞİŞİKLİK YOK

 

Fenerbahçe’ ye gelince, diğer karşılaşmalarına oranla fazla bir değişiklik yok. Özellikle servise karşı manşetlerde hataları çok fazla. Hücumda da top öldürmekte hala zorlanıyorlar. İyi bir köşe oyuncusuna acil ihtiyaçları var.


Karşılaşmanın ilk iki setinde Güneş oyunun kontrolünü elinde tuttu ve 17-25, 13-25 ile 0-2 öne geçti.


3. sette oyuna biraz denge geldi. Bunun tek nedeni, Sarı-Lacivertli oyuncuların taktik servisleriydi. (
İki set Didem ve Tülin, Necla’ ya servis atmakta ısrar ettiler. Üstelik de O’ nu zorlayacak yerlere değil tam kucağına) Özellikle Yanitsa ve Burçin’ in servisleri Güneş’ e problem oldu.

5-8’ den sonra Yanitsanın, Elif 2, Tatyana 3, Samsonova 4 pozisyonunda olduğu bölümlerde attığı taktik servisleri çok iş yaptı. İyi manşet çıkmayınca 2’ li hücum turundaki Güneş top öldüremedi ve 5 sayı verdi: 10-8. (Yukarıda anlattığım 2 kişi ile manşet beklemenin doğurduğu sıkıntının bir örneği). Sayılar 10-9 idi.

Bu kez Burçin servise geldi ve 12-9 oldu.
İkinci teknik molaya kadar Fener iki sayılık avantajını korudu.
16-14 den sonra 16-16 da eşitlik geldi.
Bu arada Sarı-Lacivertliler topu öldürdü 17-16 ve servise de yine Yanitsa geldi.
5’ den paralel servisler, manşet iyi değil, ona bağlı olarak Elif’ in pası da iyi değil ve Tatyana 2’ den antene vurdu: 18-16.
Yanitsanın ikinci servisi yine paralele, manşet iyi değil, Elif’ in pası 4’ de Samsonova ikili blokta kaldı: 19-16.
Üçüncü servis de ilk ikinin tekrarı, manşet iyi değil, ama hücum zayıf olmasına karşın bloktan sekti ve sayı oldu: 19-17.
1’ den atak yapan Olganın sayısı: 20-17. (
Bu arada Olgadan söz açılmışken bir küçük not. Olga yavaş yavaş pasör çaprazına ısınmaya başlamış. Şimdi daha iyi oynuyor, önden ve arkadan daha etkili hücum yapıyor, böyle olunca da takımına katkı sağlıyor. Ama ayni başarıyı ben 4’ den yaptığı ataklarda göremedim. Ayrıca yükselen performansına karşın ben yine de ortadan oynasa daha faydalı olur düşüncesindeyim)

Fener’ in rakibi bozan servisleri devam etti.
Böylece 21-18, 21-20, 23-21, 23-22 ve 24-22’ye kadar gelindi.
Tatyana 4’ den öldürdü. Ardından da Didem direkt bir manşet hatası yapınca sayılar eşitlendi: 24-24.
Sonrasını yukarıda anlatmıştım ama yine tekrarlayayım, kopukluk olmasın. Yanitsanın öldürdüğü topla 25-24 oldu.
Ev sahibinin servisi, Samsonavanın atağı bloktan sekti. Yanitsa ve Aslıhan’ ın birlikte müdahale etmesi ve topun  yere düşmesiyle 25-25 oldu.
Fenerli oyuncular pozisyon hatası yaptılar: 25-26.
Didem’ in iyi olmayan manşeti ve blokta kalan hücumla Güneş seti 25-27 kurtardı.

 

BEŞİKTAŞ YENİLDİ

 

Günün ikinci maçında ev sahibi Beşiktaş favoriydi. Nitekim ilk seti de  rahat bir tempoda götürerek 25-20 (3-3, 5-5, 8-6, 14-10, 14-13. 16-13, 18-13, 18-16, 20-16, 22-17) kazandılar.


İkinci sette bu kez Türk Telekom üstünlüğü eline getirdi. 10-13’ e kadar önde geldi. Ancak Betül’ ün servisleri ve Germanovanın hatalarından iyi yararlanan Siyah-Beyazlılar farkı kapatıp 14-13 de öne geçtiler ama pasör Pelin’ in arkaya dönmesi, O’ nun etkili servisleriyle Ankara takımı tekrar toparlandı: 14-16, 16-19 18-22 ve 19-25.


Sonra 3. set başladı. İlk teknik molaya 8-7 Beşiktaş önde girdi. Bu arada Arzu’ nun Eda’ ya attığı etkili servisler iş yapmaya başladı. Eda’ nın manşetinden çıkan topların pasörü zorlaması ve Pelin’ in köşelerden özellikle de 4’ den yüksek top oynamak zorunda kalması Siyah-Beyazlıların işini kolaylaştırdı. Bloklar, defanstan çıkan topların sayıya dönüşmesi derken önce 13-8, sonra da 16-10 oldu. Deniz’ in, Arzu gibi Germanova bunaltan servisleriyle 20-14’ e gelindi. 21-16’ dan sonra Telekom, Beşiktaşlı oyuncuların olayların etkisiyle duraklamalarını çok iyi değerlendirdi ve üst üste aldığı sayılarla farkı kapattı: 22-21. Sonra da seti 23-25 alarak 1-2 öne geçti.


Farklı önde götürdüğü seti kaybetmenin moralsizliği, büyük avantaj yakalayan Telekom’ un canlı oyunu ile 11-10’ a kadar gelindi. Ankara takımı ikinci teknik molaya 13-16 önde girdi. Sonra 15-18 oldu. Deniz’ in smaç servislerine Germanovanın hataları da eklenince Siyah-Beyazlılar farkı kapatıp öne de geçtiler: 19-18. (
4 sayı üst üste) Sonra başa baş bir mücadele ile 22-23’ e gelindi. Heval’ in rakibin 2. topuna dokunmasıyla avantaj Telekom’ a geçti. Ankara ekibi servisi attı, bir türlü ölmeyen top defalarca gitti geldi, sonunda Nuray sayıyı, seti 22-25, maçı da takımına 1-3 kazandırdı.

 

İKİ TAKIM DA İYİ DEĞİLDİ

 

Karşılaşmanın geneline bakıldığında iki ekip de iyi oynayamadı. Hatalar çoktu. Telekom yeni bir oyuncu almış, adı İryna. Ortadan oynuyor. Hâlbuki bu takımın bir köşe oyuncusuna ihtiyacı vardı. Böyle olunca Nuray pasör çaprazına çekilmiş. Bence iyi olmamış. Zaten iyi olmadığı maçta da görüldü. Nuray’ ın mutlaka yerine dönmesi gerekiyor. Pasör çaprazı için başka bir çözüm düşünülmeli. Zaman zaman Gizem orada görev yaptı. Ancak fazla etkili olduğu da söylenemez. Telekom Pelin ve Eda dışında çok yüksek bir ekip, ama blokları beklenildiği kadar iyi değil. Tüm oyuncular taktik servis atabiliyorlar. Ancak hedefi tutturabilmek için topun altına vurmaları, yani servisi yumuşatmaları etkilerini azaltıyor. Gerçi arka çizgiye yakın atılan toplar rakibin çabuk hücum yapmasını engelliyor ama neticede bu servisler manşet alanları da fazla bunaltmıyor.         

 

Beşiktaş da ise fazla bir değişiklik yok. Yine çok hata yapıyorlar, Hücumlarda top öldürmekteki sıkıntıları sürüyor. (Bu sorunu aşmak için iki yeni yabancı almak üzere olduklarını duydum. İlki daha önce Enka’ da ve Kocaelispor da oynayan İrina Ouioutova. İkincisinin ise Rus olduğu söyleniyor. İrina eskiden çok beğenirdim. Komple ve takım için oynayan bir oyuncu. Özellikle defansı beni etkilerdi. Ancak tekniği kuvvetli bir voleybolcu olmasına karşın çok etkili hücumları yoktu. Çabuk oyunda becerisiyle top öldürürdü. Bu arada şu andaki form durumunu da bilmiyorum. Her şeye karşın Siyah-Beyazlıların hücum gücünü sırtlanmayacak olsa da takıma mutlaka katkısı olacaktır.)

Devam edelim; Arzu, Deniz, Noriega dışında kalanların sürekli değişmesinin oyuncularda bir tedirginlik yarattığını, ayrıca Eda için de artık nerede oynayacağına bir karar verilmeli diye düşünüyorum.

 

DİĞER MAÇLAR

 

Çarşamba gününe İstanbul dışında damgasını vuran iki karşılaşma daha vardı. İller Bankası, Gaziantep de Şahinbey Belediyesi’ ni hem de 3-0 gibi net bir skorla yendi. İzmir de ise, Karşıyaka, geçtiğimiz hafta sonu Moskova’ da oynanan Top Teams Kupası’ nda  birçok kişinin beklemediği sonuçlara imza atarak grup birincisi olan ve bu başarının getirdiği  psikolojik rahatlıktan kendini sıyıramayan, Özlem’ siz Eczacıbaşı’ 3-1 yendi.

 

GALATASARAY-MANAVGAT

 

Cumartesi gününün ilk karşılaşması Burhan Felek de Galatasaray-Manavgat arasında oynandı. 5 setlik güzel bir mücadele oldu. Maça Sarı-Kırmızılı takım Ulaşın etkili servisleriyle girdi. Manavgat’ ın sete pasörü önde, yani ikili hücum turuyla başlatmasının da avantajını iyi kullanarak bir anda 5-0 öne geçtiler.

Ancak bunu devam ettiremediler. Bu kez Şenol’ un 4’ deki Erkan ve 5’ deki Levent’ e attığı servislerin manşetlerde sorun yaratması, çıkan topların hücum da ölmemesi derken fark azaldı: 7-5.

İlk teknik molaya da 8-5 girildi.

Sonra 8-7 oldu.

Manavgat da pasör Cihan’ ın öne gelmesiyle Galatasaray’ ın atak ve bloklardaki başarısı tekrar aranın açılmasını sağladı: 13-8, 16-11, 18-12. 21-16 ve 25-20.

 

İkinci sete Sarı-Kırmızılılar yine iyi başladılar: 5-1.

Ancak toparlanan Manavgat sayıları eşitledi: 5-5.

Bunda biraz da Ulaşın 5’ den kaçtığı (Ulaş, Şevki, Erkan 4’ de toplanıyorlar. Levent de 5’ de manşete giriyor. Rakibin bu grubun bulunduğu bölgeye attığı kısa servisler sıkışıklık yaratıyor) pozisyondaki atakların ölmemesinin de nedeni büyüktü. İlk teknik molaya bu kez 8-7 girildi. İlk sette olduğu gibi misafir ekip, pasör Cihan’ ın yine önde olduğu turda sıkıştı. Şevki’ nin servisleri ve bloklar, sayı farkı 4’ e çıktı: 11-7. Manavgat toparlandı: 12-11.

Ulaş’ ın servisleri libero Güray’ a. O’ nun oyunda kalan ama pasörü zorlayan manşetleri, atak zorluğu derken önce 16-11, sonra 18-14 oldu. Bu arada Ulaş’ ın 5 de olduğu turda Fırat servis kaçırdı: 18-15.  Şevki’ nin avuta giden hücumu: 18-16, Gürsel’ den Bekir’ e blok: 18-17. Manavgat’ ın servisine kötü manşet alınmasına karşın Ulaş’ ın iyi pasını Bekir de  iyi değerlendi: 19-17 ve sıkışıklık aşıldı.

19-18’ de Galatasaray topu öldürdü ve servise Erkan geldi. Bu arada pasör Cihan 4’ de idi. Erkan’ ın 2’ye attığı kısa servisleri, Manavgatlı oyuncular manşeti ancak 2-3 arasına çıkarabildiler. Toplar 4’ den gelen Cihan’ ın arkasında kalınca hücumda sıkıştılar. Sarı-Kırmızılı oyuncular bu fırsatı yaptıkları bloklarla iyi değerlendirince sayılar 24-18 oldu. (5 sayı üst üste) Set de 25-19 bitti.

 

MEHMET’ İN GAYRETİ

 

Manavgat’ ın antrenör-oyuncusu Mehmet, baktı ki işler iyi gitmiyor, 3. sete ilk 6’ da başladı. Bu bir anda takımın çehresini değiştirdi. İçeriden takımı daha iyi yönetmeye başlayan Mehmet’ in yumuşak yapısı ve hoşgörülü tavrı oyuncuları sakinleştirdi. Böyle olunca da iki setin dağınık ve üst üste hatalar yapan takımı gitti, yerine direnen ve oyuna asılan bir ekip geldi. Bir de buna Mehmet’ in özellikle hücumdaki başarısı da eklenince Manavgat mücadeleye denge getirdi. İlk teknik molaya 6-8 giren konuk takım bir ara 4 sayılık bir avantaj yakaladı: 7-11. Galatasaray farkı azalttı: 12-13. Manavgat tekrar açtı: 13-16. Sarı-Kırmızılılar arayı kapattı: 18-19.

Ama Ulaş’ ın 5’ e gelmesiyle daha önceden olduğu gibi yaşanan sıkışıklığı misafir ekip iyi değerlendirdi: 18-22 ve seti de 21-25 kazandı.

 

Seti almanın morali Manavgat’ ı daha iyi oynamaya iterken, Galatasaray iyice oyundan düştü. Manşet ve hücum hataları çoğaldı. 6-8 girilen ilk teknik moladan sonra Manavgat topladığı sayılarla farkı büyüttü: 7-12, 8-16, 11-22 ve 14-25.

 

5. sette iki takım da maçı kazanmak için her şeyi yaptılar. Başa baş bir mücadele yaşandı.

4-6’ya kadar Manavgat önde geldi.

Saha değişiminde Galatasaray 8-7 öndeydi. Sonra 9-10 oldu. Sarı-Kırmızılılar 2 sayılık bir avantaj yakaladılar: 12-10. Bekir’ in avuta giden atağıyla tekrar eşitlik geldi:12-12. Erkan 4’ den öldürdü: 13-12. Bekir’ in etkili servisi, iyi olmayan manşete bir de kötü pas eklenince Mehmet topu ancak içeri atabildi. Galatasaray ve Bekir bu avantajı geri çevirmedi: 14-12. Chmil (Bu oyuncuyu eskiler hatırlarlar, daha önce Sarı-Kırmızılı formayı giymişti) topu öldürdü: 14-13. Manavgat’ ın servisini ev sahibi ekip öldüremedi. Top gitti-geldi. Sonunda Cihan, 2’ ye çok kötü bir pas attı. Sahanın dışına giden topa Mehmet’ in yapacak bir şeyi yoktu. Yine de son bir gayretle topu içeri atmaya çalıştı ama çabası yeterli olmadı ve antene değen topla Galatasaray seti 15-13, maçı da 3-2 kazandı.

 

FENERBAHÇE-HALK BANKASI

 

Şampiyonluk yarışının iki adayının kozlarını paylaştığı maçta, ortaya konan mücadeleden çok,  hakemlere söylenenler, saha içindeki (buna kenar yönetimler de dahil) tartışmalar ve sözler damgasını vurdu.

Hakemlerin yaptığı hataların üstüne bu kadar çok gidilmesi, hatta hakarete varan sözler sarf edilmesi haklı olsalar bile açıkçası hiç kimseye yakışmadı. Hoşgörü sınırlarını aşan davranışlar seyreden birçok kişiyi üzdü. Hele bir eğitimci olan ve sahada mücadele eden, tribünlerde maçı izleyen birçok kişinin yıllarca öğretmenliğini yapan Abdullah Paşaoğlunun yapılan hakem hatalarına bu kadar çok tepki göstermesi hoş bir görüntü oluşturmadı.

 

Neyse bunları bir kenara bırakalım ve maça geçelim.

Az sayıda bir seyirci grubunun izlediği maçta heyecan hep vardı ama set sayılarının çok yakın olmasına karşın kalite yine yoktu. Bunun en büyük nedeni iki takımında çok servis kaçırması, manşet ve hücum hatalarının çok oluşu ve blokların azlığıydı. Halk Bankası’ nda sakatlığı geçen pasör Krnic yer alırken, Fenerbahçe’ nin Arjantinli köşe oyuncusu Porello, zaman zaman oyuna birkaç pozisyon girdi.

Ankara takımımın kadrosu çok iyi ve geniş. Yedekte bekleyenlerden ( Mehmet Yılmaz, Sinan, Semih, İhsan, Vadims) bir takım yapıp sahaya sürseler lige renk katan bir ekip olur.

 

Buna karşın Sarı-Lacivertlilerin kadrosu daha dar. Arjantinli pasörü çok fazla beğenmedim. Öncelikle oyuncu tercihleri yanlış. Özellikle maça çok iyi giren ve aldığı topların çoğunu öldüren Barış’ ı bile çoğunlukla unuttu. En iyi tarafı kötü çıkan manşetleri topu az da olsa dinlendirip düzeltebiliyor. Öne geldiğinde yani ikili hücum turlarında Fenerbahçe hep sıkıntılar yaşadı. (Özellikle Hakan 2, Camilo 3, Barış 4 ve bir tur sonra  Camilo 2, Barış 3 ve Burak 4, pozisyonlarında sıkıntılar arttı. Aslında Ankara ekibi de Krnic 2, Stefanov 3, Ömer 4 turunda hep zorlandı) Ayrıca blokları da yüksek değil. Bu nedenle Halk Bankası genelde O’ nun bölgesinden atak yapmaya çalıştı. Pasör çaprazı Arjantinli, iyi oyuncu. Takıma da katkısı fazla.

 

İlk setin başlarında Halk Bankası 2 sayılık bir üstünlük yakaladı ve bunu 7-9’ a kadar sürdürdü. Fenerbahçe 11-11 de eşitliği sağladı ve Burak’ ın etkili servislerine, eklenen bloklarla önce 14-11 öne geçti. Sonra da ikinci teknik molaya  16-13 girdi. Camilonun öne geldiği anlarda sayılar tekrar eşitlendi: 17-17. Sarı-Lacivertliler bir daha sıçrama yaptı: 19-17. Halk yakaladı:19-19. Sonra büyük bir çekişme başladı. Ankara takımı kaçtı, Fenerbahçe yakaladı ve 26-27 kadar gelindi. Halk set sayısı için servisi attı, Santiago’ nun atağı bloktan sekti ama Osman file: 27-27. Burak servisi kullandı, Osman 4’ den hücum blokta kaldı: 28-27. Ali 2’ den sayı: 28-28. Ali’ nin servisi, bu kez Santiago 2’ den öldürdü: 29-28. Halk servisi karşıladı, Krnic 1’ deki Ali’ ye attı. O’ nun hücumu Rıdvan’ın bloğunda kaldı: 30-28.

 

İkinci sete Ankara ekibi iyi başladı: 1-3. 2-6, Fener arayı kapattı: 5-6 ve ilk teknik molaya 8-7  ikinciye 16-14 girdi. Halk, Camilonun önde olmasını iyi değerlendirdi ve önce yakaladı sonra da 16-18 öne geçti. Bu kez ev sahibi eşitledi: 19-19. 22-22’ ye kadar eşitlik sürdü. Bu sayıda Burak servis kaçırdı: 22-23. Servise gelen Mehmet takımına direkt bir sayı kazandırdı: 22-24. Santiago öldürdü: 23-24. Ama ayni oyuncu bu kez servisi kaçırarak seti verdi: 23-25.

 

3. sete bu kez iyi başlayan Fenerbahçe oldu: 4-1, 7-4. Devam etmedi: 7-7. Sonra 8-8 ve bir hamle 11-8. Halk bırakmadı: 11-11. Bu sayıdan büyük bir çekişme başladı. Sarı-Lacivertliler 23-21’ e kadar kaçtı. Ancak önce Santiago’ nun kaçan servisi sete Halk Bankası’ ortak etmeye yetti: 23-22. Vadims servisi attı, Rıdvan’ ın atağı ölmedi ama zor çıkan topu Stefanov ancak içeri itebildi. Fener’ in ikinci atağı yine ölmedi. Ne var ki bu kez çıkan topu Stefanov sayıya dönüştürdü: 23-23. Atılan servisi Fener oyuna soktu. Camilo, Santiago’ ya attı. Top ikili blokta kaldı: 23-24. Servis, top oyunda, Camilo, bir kez daha vatandaşına attı. Fileye yakın topu Arjantinli sayıya dönüştürdü ama top öldükten sonra hızını alamayıp karşı sahaya girdi ve Stefanov ile çarpıştı. Bulgar oyuncu özür dileyen Santiago’ ya “Az daha sakatlanıyordum” diye çıkıştı. Bu iki oyuncu arasındaki kısa dialoğa diğerleri de katıldı. Kenar yönetimler durur mu? Tartışmaya onlarda girdi. Gerginlik arttı ama büyümedi. Oyun tekrar Halk Bankası’ nın attığı servisle başladı. Hakan ortadan öldürdü: 24-24. Stefanov, öndeki Camilonun üstünden vurdu, sayı: 24-25. Gökhan servis, Barış’ ın atağı 2’ li blokta kaldı: 24-26.

 

4. sette Halk kaçtı, Fener kovaladı ve 10-11’ e gelindi. Sarı-Lacivertliler 12-11 öne geçti,

Ankara ekibi cevap verdi: 12-13. Santiago vurdu ve öldürdü. Ancak sevinç gösterisine ve yaptığı harekete hakem Cihat Fırıncıoğlu sarı kart gösterdi. Ve kıyamet koptu. İtirazlar, tribünlerden hakeme sarf edilen hoş olmayan sözler, Paşaoğlunun tepkileri ve bağırarak söylediği cümleler....

Oyun 13-14’ den itibaren tekrar başladı. Sarı kart ve tepkiler sanki Fenerbahçeli oyuncuları ateşledi ve üst üste gelen 3 sayı ile 16-14 öne geçtiler. Sonra 17-15 oldu. 2 sayılık fark devam etmedi: 17-18. 23-23’ e kadar başa baş gelindi. Rıdvan bu sayıda servis kaçırdı: 23-24. Barış’ ın sayısı: 24-24. Hakan’ ın servisini oyuna sokan Halk, Stefanov ile atak yaptı, ölmedi. Fener bu gelen topu avantaja dönüştüremedi, Gökhan dan sayı: 24-25. Gökhan’ ın servisi, Barış avuta vurdu: 24-26.

 

Bu sonuçla Ankara takımı maçı 1-3 kazanırken, Sarı-Lacivertliler 5. maçında yenilgi ile tanışmış oldu.

 

Diğer karşılaşmalarda ise favoriler kazanmayı bildiler.

 

GÜNEŞ SİGORTA-EMLAK TOKİ

 

Pazar günü Burhan Felek deki  4 maçlık maratonun ilk mücadelesinde şampiyonluk yarışının favorisi Güneş Sigorta, zirve hesapları yaparak sezona başlayan Emlak TOKİ’ yi misafir etti.

Daha önceden de yazdığım gibi her geçen gün üstüne koyan ve takım olma yolunda önemli ve sağlam adımlar atan Güneş, akıllı ve iyi bir oyunla sonuca gitti. Yani Güneş iyi kadrosunun hakkını oyuna yansıtmaya başladı. Eğer taşlar yerine oturtulursa iki kişi ile manşetten vazgeçilirse, Aysun’ un sadece 2’ ye dolaşarak smaç vurması, yani tek yönlü bir hücum  oyuncusu olması önlenip, eskiden olduğu gibi ortadan da atak yaptırılırsa, yenilmesi çok zor bir takım olur. Biraz iddialı olacak ama o zaman Sigorta, maç bile kaybetmeden ligi tamamlar, ayrıca Şampiyonlar Ligi’ nde 4’ Finale de adını yazdırır.

Setlere geçmeden önce maçın geneliyle ilgili birkaç cümle yazayım.

Öncelikle iki takımda maçın kilidinin iyi servisten geçtiğini bildikleri için rakibi çok zorlayan taktik servisler attılar. Güneş’ in iki kişilik manşet karşılama sistemini bir hayli zorlayan Emlak, 3 kişi ile servis karşılamasına karşın rakibinden daha çok hata yapınca bu avantajını kullanamadı.

Güneş’ in servislerdeki hedefi, öncelikle sakatlığı yeni geçen Melis di. Uzun zamandır oynamamanın getirdiği tutukluk ve rakibin üstüne yıktığı servisin yarattığı tedirginlik bu oyuncunun hatalar yapmasına yol açtı. Ayrıca buna Ayşe’ nin de zaten çok iyi olmayan manşeti ve hataları eklenince tüm yük Teneva ve İzoldanın üstüne bindi. İzolda iyi bir gününde olmasına ve iyi manşet getirmesine karşın bu kez Nilay’ ın beklenenden uzak pas dağıtımı İstanbul Takımının yüksek bloklarının geçilmez bir hale gelmesine yol açtı.

Bu arada paslar yüzünden ne İnessa, ne de Oxana iş yapabildi. Beşiktaş maçından sonra bu takımda pasör olarak Nihal’ in oynaması daha iyi olur diye yazmıştım. Herhalde Doğanyüz bana kızmış olmalı ki tepkisini Nilay ile oynayarak gösterdi. Ama eğer öyle düşündüyse hem kendine, hem takıma , hem de Nihal’ e yazık etti.  Bu maçın kasetini bir daha izlerse ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır.                 

Emlak’ ın servislerdeki hedefi ise, Necla’ ya eşlik eden ikinci oyuncuydu. Bunu zaman zaman çok iyi başardılar. Servisleri Necla’ nın yanına gelen Mayboroda ve Samsonovanın üstüne yıktılar. Böylece önce Mayboroda yok ettiler. Güneş baktı ki işler kötü gidiyor, bu kez Tatyana-Necla değişikliğinden vazgeçerek, Mayboroda Necla ile değiştirdiler. Emlak bu kez Tatyana’ ya yöneldi. Hem Samsonovanın, hem de Tatyananın servisler karşısında bocalaması iyi bir oyun ortaya koymamalarına karşın 3. set dışında Ankara takımının maça ortak olmasını sağladı. Bu arada 3. seti de 14-25 gibi açık bir farkla kazanmalarına yol açtı.

İki takımın pasörlerinin önde olduğu pozisyonlar hücumlarda hep sıkıntı yarattı. Hele Nilay’ ın önde olduğunda atakların büyük bölümünü Güneş, O’ nun bulunduğu yerden, yani 4’ den yaptı. Bu nedenle bundan önceki maçlarda pek ortalarda görünmeyen Mayboroda aldığı topların büyük birçoğunu sayıya dönüştürdü.

Elif öne geldiğinde ise Emlak O’ nun blok zaafını iyi değerlendirdi. Hatta Teneva 6’ dan atağa sokarak sayılar buldular. 

 

SETLER

 

Oyuna Emlak iyi başladı. Melis’ in hedefi bulan etkili servisleri, Güneş’ in hücumdaki sıkıntısı derken bir anda 0-5 oldu. Ardından da ilk teknik molaya 2-8 girildi. Ankara ekibinin üstünlüğü sürdü: 4-11, 7-12, 8-15, 10-16. Ancak manşet sorununu azaltan ve ataklardan sayı bulmaya başlayan Güneş toparlandı: 15-16. Emlak tekrar yüklendi: 16-19. İnessanın kaçan servisi: 17-19. Ardından atılan servisi birde parmakla karşılamaya kalkınca 18-19. Başkent takımı yakalanmasına karşın mücadeleyi bırakmadı ve tekrar 22-24 öne geçmeyi başardı. Samsonovanın 2’ den ortaya dolaşarak yaptığı hücum: 23-24. Samsonovanın servisi, İzolda dan çok iyi manşet 2-3 arasına ve fileye yakın, ama Nilay bu güzel topu, 4’ de, bekleyen Teneva’ ya kötü attı. Bulgar oyuncu arkasında kalan topa vurdu ancak filenin göbeğine: 24-24. Samsonovanın ikinci servisi, İzoldanın yine iyi manşeti ayni yere, Nilay bu kez 2’ ye dolaşan İnessa’ ya alçak bir top attı ve blok: 25-24. Samsonovanın üçüncü servisi Teneva 4’ den öldüremedi, dönen top ve Neslihan fırsatı kaçırmadı: 26-24.

 

Gitti gözüyle bakılan seti kazanmanın moraliyle Güneş çok güzel oynamaya başladı. Hataları azalttı ve adeta rakibinin üstüne çöktü: 8-5, 14-8, 16-11, 20-13 ve 25-16.

 

3. sette ilk teknik molaya 6-8 Emlak önde girdi. Teneva’nın Samsonova sıkıştıran servisleri, Mayboroda 2, Elif 3, Tatyana 4 pozisyonunun hücumda tıkanmasıyla 6-11 oldu.

Bu fark Güneş’ i oyundan düşürüp, hataları artırırken, Ankara ekibi daha da yüklendi: 8- 13, 9-15’ de Güneş molaya girdi ama Tokinin hızını kesemedi: 9-16, 11-19, 14-22 ve 14-25.

 

4. set başa baş başladı. Ne var ki Emlak’ ın kaçırdığı servisler (6-4’ e gelindiğinde Başkent ekibi 3 servis kaçırmıştı. Yani verdiği 6 sayının 3’ ü kendi servis hatalarından kaynaklanıyordu) oyunun kontrolünün Güneş’ e geçmesine yol açtı: 8-6, 13-7, 16-11, 18-14, 22-18.

Bu arada İstanbul takımımın sıkıntılı turu gelmişti. Yani Elif 5, Mayboroda 4, Neslihan 3, Aysun 2. Bu posizyonda 4 oyuncu da 4 civarında toplanıyorlar. Manşeti Samsonava ve Tatyananın yerine Necla alıyor. Ayşe servisi attı, kötü manşet, arkalarda kalan topu Samsonava içeri atmak istedi ama file: 22-19. Servis Samsonava’ ya O’ nun manşeti filenin içine, Elif topa hakim olamadı ve faul: 22-20. Ayşe’ nin servisi yine iyi, Güneş’ den bir hata daha: 22-21. Ama Sigorta bir daha hata yapmadı. Önce topu çevirdi, sonra da seti 25-21, maçı da 3-1 bitirdi.

 

ECZACIBAŞI-SKK

 

İzmir’ den yaralı dönen Eczacıbaşı, SSK engelini 3-0’ la aştı.

Aslında Özlem’ in oynamadığı ev sahibi iyi bir gününde değildi ama rakip hiç değildi.

 

Ankara ekibi gücü oranında mücadele vermeye çalışıyor ama çok da hata yapıyor. Servise karşı manşet sorunu büyük. Yeni bir Kolombiyalı oyuncu alıyorlar, belki o zaman özellikle de manşet (mutlaka 3 kişi ile servis karşılamalılar, yoksa yeni transferde bu soruna çözüm olmaz) ve hücumdaki sıkıntılarını aşabilirler. Çünkü Elisangela çok yalnız kalıyor ve bütün yük O’ nun üstüne biniyor. Ayrıca çok da servis kaçırıyorlar.

 

Eczacıbaşı’ nın servisleri ise etkili. Rakibi hataya zorluyor. Hücumda Mesude ile 4’ den yüksek toplarla oynamalarına karşın sayı üretebildiler. Ancak sıkı bir rakip blokla işi zora sokabilir. Mavi-Beyazlılarda manşetler de zaman zaman aksıyor. SSK’ nın attığı servisler genelde Gülden’ in üstüne gitti ve son set dışında sorun olmadı. Karşılarında hedefe servis atan bir takım bulurlarsa işler karışabilir.

 

İlk set 25-17, ikinci set 25-20 bitti.

 

3. sette SSK toparlanırken, Eczacıbaşı’ nda hatalar başladı. Bunun sonucunda da bir ara SSK 9-11 öne de geçti. Toparlanan ev sahibi ikinci teknik molaya 16-13 önde girdi. Sonra 18-13 oldu. Ya daha sonra? Yine hatalar başladı, bu arada maçın başından beri İstanbul takımına kök söktüren Elisangela tekrar ortaya çıktı: 21-21. Ankara ekibinin pasörü Tayisiyanın servisleri, manşet hatası, blok derken 21-23 oldu. Bu oyuncu 3. servisi kaçırdı: 22-23. Eczacı’nın attığı servise kötü manşet, SSK’ oyuncular topu     

ancak içeri atabildiler, Mavi-Beyazlılar bu avantajı kullanamadılar: 22-24. Ama yine de SSK’ ya seti vermediler: 25-27.

 

ŞİŞLİ-BEŞİKTAŞ

 

Güç dengeleri farklı olan iki takımın mücadelesini doğal olarak favori ekip kazandı.

Siyah-Beyazlılar tüm maç boyunca oyunun kontrolünü ellerinde tutmayı başardılar ve 25-18, 25-13, 25-19 setlerle karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldılar.

 

Şişli gücü oranında mücadele ediyor. En büyük sıkıntısı birçok takımda olduğu gibi servise karşı manşetleri. Bu arada hücumda da top öldürmekte zorlanıyorlar.

Şişli’ nin en çok hoşuma giden tarafı, renkli ve reklamı çok formaları. Birçok takım formasına reklam bulamazken, Şişli hepsine fark atıyor. Belki reklâmlardan fazla bir rakam elde edemiyorlar ama bir çaba gösterdikleri ve bunun da karşılığını aldıkları bir gerçek.

Formalarını ve eşofmanlarını Molten’ den reklam karşılığı almışlar. Ayrıca forma ve taytlarında Kom, Dük Kravatları, Galata Taşımacılık, Çağdaş Factoring ve Ser Optik Silüet reklamları var. Şişli umarım diğer kulüplere de örnek olur. Bu arada Eczacıbaşı’ da unutmamalıyım. Onların formasında da (kendi kuruluşlarını yansıtsa da) reklamlar var.

 

Darısı diğer kulüplerin başına diyerek, yazımı noktalayayım.

 

Sevgiyle ve de hoşça kalın.       

 

 

A L E V    A N A K Ö K