Bu haftaki yazıma Avrupa Top Teams Kupası’nda 2. tura yükselen 3 takımımız Eczacıbaşı,
Fenerbahçe ve Ziraat Bankası’na teşekkürlerimi sunarak başlamak istiyorum. Deplasmanda
oynamalarına karşın tüm maçlarını kazanarak yollarına devam ediyorlar. Böylece
Avrupa Kupaları’nda ilk etapta fire
vermemiş olduk.
Şimdi 3 ekibimiz 16 takımın 4’erli
4 grupta kozlarını paylaşacağı 2. turda mücadele edecek. 10 Kasım da başlayacak
ve deplasmanlı oynanacak karşılaşmalar 14 Aralık da
sona erecek. Gruplarında ilk iki sırayı alan 8 takım ise çeyrek finale
yükselecek.
Avrupa Kupaları’nda ki diğer 6
ekibimizden Vakıfbank Güneş Sigorta ve Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’ ndeki ilk maçlarını 10 Kasım da oynarken, CEV’ deki temsilcilerimiz Halk Bankası, Polis Akademisi, Türk Telekom grup
karşılaşmalarını 12-14 Kasım da yapacaklar. CEV’ deki
diğer temsilcimiz Yeşilyurt ise Avrupa serüvenine 3. turdan başlayacak.
Bu küçük bilgilerden sonra Top Teams’ deki takımlarımızın maçlarını ve yeni rakiplerini
kısaca hatırlatayım. Çünkü detaylı bilgileri sitemizden zaten okuyorsunuz.
Önce Eczacıbaşı’ ndan başlayalım. Henüz istediği kadroyu oluşturamayan ve
Brezilyalı antrenör Motta’ nın oynatmak istediği hızlı voleybola uyum sağlamaya
çalışan Mavi-Beyazlıların, Moskova da neler yapacağını çok merak ediyordum.
Ayrıca ev sahibi Dinamo’ nun son anda Küba Ulusal
Takımı’ nın iki iyi oyuncusunu transfer ettiğini
duyunca açıkçası grup liderliği için umutlarım azalmıştı. Hatta “grubu ikinci sırada bitirebilir miyiz?” Sorusu kafamı
kurcalayıp duruyordu. Cumartesi günü CNN’ de
Sonunda Selcan’ ın
dediği oldu ve takımımız Dinamo’ yu 3-2 devirmeyi başardı. Bu sonuçla Eczacıbaşı’ nın önü de açıldı.
İkinci turdaki rakiplere göz atıldığında ekibimizin çeyrek final şansı çok
büyük, hem de grup birincisi olarak. Tabii ki bu da çok
önemli. Çünkü grupta ilk sırayı alırsak, bu çeyrek finalde İtalyan
takımıyla karşılaşmayacağız anlamını taşıyor. O zamanda Final Grubu şansımız
çok fazla olacak.
Peki 2. turda rakiplerimiz kimler?
B Grubu’ nda
Eczacıbaşı, Longa 59 Lichtenvoorde (Hollanda), Zeiler KÖNIZ (İsviçre)ve Madeira (Portekiz) ekipleriyle biri içeride, diğeri dışarı
da 6 maç oynayacak. Grupta ilk iki sırayı alan ekipler çeyrek finale
yükselecekler.
Bu sezon kadrosunu büyük ölçüde
yenilemesine karşın, ligde başarılı bir grafik çizerek güven ve moral kazanan
Sarı-Lacivertlilerin, deplasmanda oynamasına karşın
zorlu rakiplerini devirerek ikinci tura yükselmesi hepimizi mutlu etti.
İlk gün grubun iddialı ekibi ev
sahibi Gomel’ i 3-2 yenmeyi
başaran Fenerbahçe, daha sonra Hırvat Mladost Zagrep’ i 3-0, ve Fin Piivolley Salo’ yu ayni skorla 3-0 ile
aşarak ilk hedefini yakaladı.
Şimdi takımımız 2. turda A Grubu’ nda Concordia MTV Nafels (İsviçre), Olympiacos
Piraus (Yunanistan) ve Sostanj Topolsica
(Slovenya) ekipleriyle mücadele
edecek. İlk maçını Sloven takımıyla İstanbul da oynayacak Sarı-Lacivertliler
çeyrek finale çok yakın görünüyor.
Top Teams
Kupası’ ndaki bir başka temsilcimiz Ziraat Bankası,
beklenildiği gibi, Arnavutluk’ un Tiran kentinde 8. grupta oynadığı maçlarının
üçünü de kazarak 2. tura adını yazdırdı.
Sezona
Ziraat Bankası Top Teams Kupası’ nın 2. turunda D
Grubu’ nda Deltacons Tulcea (Romanya), Arona
Tenerife (İspanya) ve Dukla Liberec
(Çek Cumhuriyeti) ile mücadele
edecek. Zor bir grup gibi görünse de güçlü kadrosuyla ekibimizin bu
rakiplerinden de sıyrılıp yoluna devam etmesini bekliyoruz.
Bu hafta önce Salı günü
Eczacıbaşı-Numune maçını izledim. İki takımı da ilk kez gördüm. Moskova’ ya
gidecek Eczacıbaşı ve yeni transfer Çinli’ ye gözümü diktim. Ancak Numune zayıf
bir ekip olduğu için fazla bir fikir sahibi de olamadım. Eczacı rahat oynadı.
Kendilerini sıkmadan kazandılar. Karşılaşmada gözüme çarpanlara gelince;
Mesude 4, Çinli ise pasör çaprazı oynuyor. Çinli’ nin hücum gücü pek iyi değil. Ama
tüm Çinli oyuncular gibi manşetleri iyi. Eczacıbaşı çabuk oynamaya çalışıyor.
Ancak yılların verdiği alışkanlıkları oyuncuların kısa sürede üstlerinden
atmaları doğal olarak kolay değil. Bu arada Eczacıbaşı fizik olarak yüksek bir
takım. Yani uzun boylu oyuncular çoğunlukta. Bilindiği gibi uzunlar biraz ağır
hareket ederler. Bu nedenle Özlem, Mesude, Sinem ve
Gökçen’ in çabuklaşmasını Motta nasıl ve ne kadar
zamanda çözebilecek bilemiyorum.
Özlem’ in diğerlerine oranla bu
sisteme daha çabuk uyacağını düşünüyorum. Zaten bunun izleri de var. Tek ayağa
dolaşmaya başlamış. (Şimdilik sadece çapraza vuruyor ama
zaman geçtikçe bunu çözer) Ayrıca arkadan da atak
yapıyor. Mesude
Bu arada Sinem’ in dışarıda
kalmasını da hoş karşılamıyorum. Eczacıbaşı’ nın Esra
gelene kadar Gökçen’ i
Eczacıbaşılı oyuncuların rakip
zayıf olmasına karşın çok iyi servis attıklarını ve iyi blok yaptıklarını da
gözledim. Ancak Gökçen’ e neden smaç servis attırılmadığını da anlamadım.
Bizler ve tüm antrenörler, Ulusal Takımda ki smaç
servis atan oyuncuların sayısının yükselmesi için çaba harcarken, Motta’ nın O’ nu engellemesini
hiç ama hiç hoş karşılamadım. Brezilyalı antrenörü bu
konuda birilerinin mutlaka ikna etmesi gerekir. Gökçen, sadece Eczacıbaşı
oyuncusu değil, O ayni zamanda Ulusal Takımın gelecekteki en önemli starı. O’ nun bu güzel ve zor
bulunan meziyetini köreltmemek herkesin ve her antrenörün
görevi olmalı.
Numune için fazla yazacak bir şey
bulamıyorum. Ancak Esra’ yı beğendim. Henüz acemi ama
iyi olacak. Bu arada Tuğçe’ nin
iyi servisleri de hemen göze çarpıyor.
Çarşamba günü Galatasaray ile Polis
Akademisi karşılaşmasını izledim. Yabancı oyuncusuz iki takımın mücadelesinde
sadece son sette biraz çekişme ve heyecan vardı. Ankara
takımı sıkı bir ekip. Servisleri iyi, (4 kişi smaç servis
atıyor) manşetleri iyi, iyi de oynuyorlar. Sadece
bloklarında biraz sıkıntı var. (Gerçi Galatasaray karşısında çok
blok yaptılar ama bu maç ölçü olmamalı) Bu arada Can takıma
“Cuk” oturmuş. Selçuk’ u, Hakan Akışık’ ı ve Ender’ i geçen sezona oranla daha iyi
bulduğumu da ilave edeyim.
Galatasaray’ a gelince iyi
değillerdi. Çok hata yaptılar. Manşetler sürekli aksadı. Bu arada Ulaş hala toparlanamadı. Yani eski Ulaş
değil. Hem pas tercihlerinde, hem topun yüksekliğinde, hem de yönünde sorun
var. Özellikle
Cumartesi günü Burhan Felek de ki 3
maçı izlemek için kendimi programlamıştım. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı.
İlginç bir mücadele oldu. 4
oyuncusunun hasta olmasına karşın Şahinbey Belediyesi ilk sette 15-
İkinci sete de iyi giren Gaziantep
takımı oldu. Bir ara sayılar 5-10 oldu. Ancak Emlaklı oyuncuların etkili servisleri, blokları ve ardından
da hücumlarının sayı dönüşmesiyle oyuna denge geldi: 11-11.
Misafir ekip toparlanarak ikinci
teknik molaya 13-16 önde girdi.
Ardından da sayılar 17-20 oldu.
Emlak farkı bir sayıya düşürdü: 19-20.
Şahinbey Belediyesi tekrar arayı
açtı: 20-23.
Emlak servisi çevirdi: 21-23.
Pınar’ ın
etkili servislerini oyuna sokmakta zorlanan Gaziantep, Gülcan’ın da 4’den
bir türlü top öldürememesiyle önce rakibine yakalandı: 23-23.
Sonra da seti 25-23
kaybetti.
1-1 den sonra oyuna renk geldi. Emlak seti almanın getirdiği moral ile
rakibini hırpalamaya başladı. Heyecan arttı. 3. seti 22-25
Şahinbey belediyesi, 4. seti 25-15 Emlak kazandı. Sonunda daha iyi bir kadrosu
olan Gaziantep ekibi 5. seti açık farkla 5-15
kazanarak mücadeleden 2-3 galip ayrılan taraf oldu.
Emlak için düşüncelerimi daha
öncede yazmıştım. Bu karşılaşmada Özlem’ in iyi bir oyun ortaya koyduğunu
belirterek daha dikkatli izlediğim Şahinbey Belediyesi’ ne biraz değinmek
istiyorum.
Öncelikle pasör
Maria’ nın takıma büyük bir
güç kattığını düşünüyorum. (İller Bankası’ nda
forma giyerken de onu beğenirdim) Oyunu yönlendirmesi, takımı çabuk
oynatması, pas tercihlerindeki denge, ortadan oynamayı da sevmesi, manşetten
çıkan hatalı topları düzeltmekte zorlanmaması onun artıları. Tek
hatası blokları. İlginç bir bloğa çıkışı var. Önce bir adım geri atıyor,
sonra adımını yerine getirip bloğa yükseliyor. Böylece güç aldığını ve daha çok
sıçradığını düşünüyor ama bu O’ na hem zaman, hem de
yerini kaybettiriyor. Hele rakip çabuk atak yaparsa yerleşim sorunu daha da
büyüyor. Ayrıca ellerini de bu nedenle içeri sokmakta zorlanıyor.
Şahinbey Belediyesi’ nde bu arada manşet sorunu da var. Rakip iyi servis
attığında hatalar fazlalaşıyor. Bu arada iyi manşet alınmadığı zaman doğal
olarak
Pazar günü Burhan Felek de genç oyuncular
ağırlıklı ve yabancısız iki takımın Arçelik ile
Galatasaray’ın mücadelesini izledim. Beklediğim gibi heyecan dozu yüksek bir
karşılaşma oldu. Maç öncesi daha tecrübeli ve daha zengin kadrosu olan
Sarı-Kırmızılıların sahadan galip ayrılacağını düşünüyordum. Ama özellikle
Volkan’ ın sürüklediği Arçelik
maçı kazanmayı başardı.
Galatasaray’ ın
teknik adamları Erkan’ ı
Sarı-Kırmızılı takımın bir başka
olumsuzluğu da çok servis kaçırması. İyi oynadıkları
zamanlarda kaçan servisler hem sayı kaybetmelerine, hem de takımın hızının
kesilmesine yol açıyor. Bu konuda biraz daha dikkatli olurlarsa iyi oyunlarının
semeresini daha kolay alırlar.
Arçelik, beklediğimden de daha iyi oynuyor. Volkan müthiş. Hücumda onu
durdurmak gerçekten sorun. (24 ataktan 23 sayı üretti) Arslan her geçen gün daha da gelişiyor. Ancak pas tercihlerinde
fazla hata yapıyor. Libero Hasan’ ın takıma katkısı
büyük. İki orta oyuncu Emin ve Resül hızla gelişiyor
ama yolları daha çok uzun. Resül’ ün köşe bloklara
giderken uçması en büyük hatası. Bu nedenle çapraz koridoru çok boş kalıyor,
rakiplerde bunu iyi değerlendiriyorlar. Tekniği çok kuvvetli olmasına karşın
Murat’ ın hala oyuna ağırlığını koyamaması yani pasif
davranması eksiği. Orhan ise, hatalarından hala kendini arındıramamış. Çok iyi bir hareket veya çok iyi bir hücum, arkasından kimsenin
beklemediği bir hata. Artık istikrarı yakalaması gerekiyor. Ata’ nın hata yapınca oyundan düşen Orhan için bir çözüm
üretmesi gerekiyor. Bu da belki O’ nun tekrar eski
yeri olan ortaya çekilmesiyle olabilir. O zaman arkada da libero
ile değiştirilen Orhan, öne hep diri ve moralli gelecek. Büyük bir olasılıkla
da verimi çok artacak. Zaten
Bu arada Resül
belki de
Karşılaşmanın kısaca seyrine
gelince;
İlk sete iyi başlayan Galatasaray
oldu. Erkan’ ın
Arçelik’ in Arslan 2, Orhan 3, Emin 4 pozisyonu bloklarıyla iyi değerlendiren
Sarı-Kırmızılılar sayı farkını
Sonra 9-13
oldu.
Arçelik toparlandı ve rakibini 15-15 de yakaladığı
gibi 18-
Hatalardan doğan karşılıklı sayılarla
23-
Ama Arçelik
bu avantajı koruyamadı: 23-23.
Ancak sonunda seti yine de 25-23 koparmayı başardı.
Kazanılan setin moraliyle oyunun
kontrolünü eline geçiren Kırmızı-Beyazlılar, hatalardan bir türlü kendini
kurtaramayan Galatasaray’ ın bu zaafından iyi
yararlanarak 25-17 ile 2-0 öne geçtiler.
Sarı-Kırmızılılar, 3. sete Bekir’ i
çıkarıp, onun yerine Erkan’ ı pasör çaprazına çekerek
başladılar. Bu arada Levent’ i de sahaya sürdüler. Bu değişiklik işe yaradı.
Önce oyunda dengeyi sağladılar, 11-
Müthiş bir 4. set yaşadık. Önce Arçelik Volkan’ ın biri hücumdan,
İlk teknik molaya 8-6 girildi.
Sonra 9-6
oldu ama 9-
Arçelik 12-10 öne geçti.
Bu 2 sayılık avantajı 19-17’ye
kadar sürdürdü ama 19-19 da tekrar sayılar eşitlerdi.
Sonrası mı? Adeta nefesleri kesen bir mücadele ve heyecan yaşandı.
Arçelik kaçtı, Galatasaray kovaladı ve 28-
Evet, sonunda Avrupa Kupaları,
ligler derken bir yazının daha sonuna geldik.
Haftaya yine birlikte olmak
dileğiyle, hoşça kalın.
A L E V A N A K Ö K