Yazımın başlığında vurguladığım
gibi 3 takımımızın Avrupa heyecanı bu hafta sonu başlayacak. Bu konuya
değinmeden önce geçen hafta yazdıklarım için aldığım olumsuz tepkilerden biraz
söz etmek istiyorum.
Değindim şeyler kısaca şöyleydi:
“Lig başladı ama
takımlar iyi hazırlık dönemi geçiremedikleri için voleybol adına fazla bir şey
seyredemiyoruz. Kaliteden uzak maçlar oynanıyor. Kazanan da kaybeden de çok
hata yapıyor. Bunun nedeni lig öncesi çalışmaların yeterli olmaması. Bunda
antrenörlerin ve yöneticilerinde hataları var. Bayanlar ligi başlıyor ama
onlardan da umutlu değilim. Eğer ekipler böyle kalitesiz voleybol oynanmaya
devam ederlerse salonlara gelen bir avuç seyirciyi de kaybederiz.”
Salı gününden itibaren birçok kişiden olumsuz tepkiler aldım. Bazı antrenörler
surat asıp selamı bile kestiler, Sporcular benim ile karşılaşmamak, göz göze
gelmemek için yollarını değiştirdiler. Bazı yöneticiler ise sitem ettiler. (Bu arada bu siteye yazı yazmaya başladığım günden bu yana
arkadaşlarımın sayılarının da azaldığını belirtmeliyim. Bu gidişle her halde
camiada hiç dostum kalmayacak) Sadece Değer Ağabey aradı ve
yazdıklarıma katıldığını söyledi. Yani yazıya olumlu tepki gösteren tek kişi o
oldu. Bir de bu konuda CNN’ de ki konuşmama
Bunları çok doğal karşılıyorum.
Çünkü hiç kimse eleştirilmekten hoşlanmaz. Bu kez de böyle oldu. Varsın olsun.
Sonuçta ben düşüncelerimi aktardım. Ancak insanlar bana tepki göstereceklerine
biraz da yaptıklarına baksınlar. Her halde takımların lige hazır girmemelerinin
ve oynanan kalitesiz voleybolun sorumlusu ben değilim.
Çarşamba günü bayanlar ligi başladı. O gün 3 maç izledim, Pazar günü de 1. Bu 4
karşılaşma sonunda gördüm ki onlarında erkeklerden bir farkı yok. Hiç biri lige
hazır değil ve hatalar diz boyu. Umarım ekiplerimiz bir an önce toparlanırlar
da biz seyredenler de voleyboldan keyif alırız.
TOP TEAMS BAŞLIYOR
Bu sezon Avrupa Kupaları’ nda ülkemizi temsil edecek 5 bayan, 4 erkek toplam 9
ekibimizden
Bayanlarda ve erkeklerde
Avrupa Kupaları’ nda mücadele edecek diğer 6 ekibimiz ise, önümüzdeki
haftalarda bu zorlu arena da sahne alacaklar. Bilindiği gibi Vakıfbank Güneş
Sigorta ve Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’ nde, Yeşilyurt, Türk Telekom, Halk Bankası ve
Polis Akademisi ise ülkemizi CEV Kupası’ nda temsil
edecekler.
Bu yıl yeni bir yapılanmanın içine
giren ve takımı yeni antrenörleri Brezilyalı Marco Aurelio Motta’ ya teslim eden Eczacıbaşı, Avrupa serüvenine hafta
sonu Moskova da oynayacağı maçlarla
başlayacak.
Henüz istediği kadroyu
oluşturamayan ve Motta’ nın
oynatmak istediği hızlı voleybola uyum sağlamaya çalışan Mavi-Beyazlıların, bir
de sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldığı düşünüldüğünde, Rusya da işlerinin ne
kadar zor olacağı kendiliğinden ortaya çıkıyor.
İyi bir ekip olduğu söylenen Dinamo
Moskova, Ukrayna Ulusal Takımı oyuncusu Polina Vergun ve Uralochka’ dan Elena Sennikova’ yı transfer ederek kadrosunu güçlendirmiş. Ayrıca son
söylentilere göre 2 Kübalı oyuncuyu da kadrolarına katmak üzereymişler. Bunlara
bir de evinde oynamanın avantajını eklersek Dinamo’ nun
doğal olarak bu grupta birinciliğe en yakın ekip olduğunu görürüz. Diğer
Dinamo, yani Arnavutluk takımı tam bir kapalı kutu. Güçleri hakkında bir bilgi
yok. Beyaz Rusya ekibi Belbusinessbank için de fazla
bir şey öğrenemedik. Ancak tüm bu sıkıntılara karşın Ulusal Takımın önemli ve
tecrübeli oyuncularını kadrosunda bulunduran Eczacıbaşı’ nın,
grupta ikinciliği yakalayacağını ve CEV de Avrupa mücadelesine devam etmesini
bekliyorum.
8.
Grup Moskova (Rusya)
22 Ekim
Cuma: (Yerel saatlere göre)
16.00 Eczacıbaşı- Belbusinessbank Minsk (B. Rus)
18.00 Dinamo Tiran (Arnavutluk)- Dinamo Moskova (Rus)
23 Ekim
Cumartesi:
16.00 Eczacıbaşı-
Dinamo Tiran
18.00 Dinamo Moskova- Belbusinessbank
Minsk
24 Ekim
Pazar:
16.00 Belbusinessbank
Minsk- Dinamo Tiran
18.00 Dinamo Moskova- Eczacıbaşı
Top Teams
de hafta sonu ülkemizi temsil edecek olan iki erkek takımımız Fenerbahçe ve
Ziraat Bankası’ nın Eczacıbaşı’ na
oranla işleri daha kolay görünüyor.
Beyaz Rusya da 5. Grupta oynayacak
olan Sarı-Lacivertli takımın Avrupa Kupası heyecanı da böylece başlamış olacak.
Yıllar sonra ülkemizi tekrar Avrupa da temsil edebilme hakkını yakalayan
ekibimizin deplasmanda oynaması, takımın bu sezon büyük ölçüde yenilenmesi,
yani bir uyum sorunu yaşaması, Barış’ ın yeni yeni toparlanması, ayrıca ilk maçının ev sahibi Gomel ile olması bir dezavantaj. Bu arada Grubun diğer iki
ekibi Mladost Zagrep (Hırvatistan) ve Piivolley Salo’nun
da (Finlandiya) kolay rakipler
olmadığını düşünüyorum. Ancak tüm bunlar bir endişe yaratsa da, güçlü
kadrosuyla ve lig de üst üste kazandığı 4 maçın getirdiği moralle Fenerbahçe’ nin bu zorlukları aşarak yoluna devam edeceğini umuyorum.
MAÇLAR
5.
Grup Gomel (Beyaz Rusya)
22 Ekim
Cuma: (Yerel saatlere göre)
17.00 GVC Gomel (B. Rus)- Fenerbahçe
19.30 Piivolley Salo
(Finlandiya)- Mladost Zagrep (Hırvat)
23 Ekim
Cumartesi:
16.00 Gomel- Piivolley Salo
18.30 Fenerbahçe- Mladost Zagrep
24 Ekim
Pazar:
16.00 Fenerbahçe- Piivolley Salo
18.30 Mladost Zagrep-
Gomel
Sarı-Lacivertli takım gibi, bu
sezona
Ancak ligin başlarında oyuncular
arasında uyum sorunu yaşayan Ankara ekibi her geçen gün daha iyiye doğru hızla
yol alıyor. Güçlü ve deneyimli kadrosuyla Ziraat Bankası’ nın
rakiplerine oranla artıları çok daha fazla. Bu arada ilk maçımızın Azerneft ile olması da bir avantaj. Bu nedenle takımımızın
mücadele edeceği 8. Grup da birinciliği elde ederek yoluna devam etmesi bence
çok normal bir sonuç olacaktır.
8.
Grup Tiran (Arnavutluk)
22 Ekim
Cuma: (Yerel saate göre)
16.00 Ziraat Bankası-
Azerneft Bakü (Azerbaycan)
18.00 Studenti Tirana (Arnavutluk)- Technopribor Mogilev
(B. Rus)
16.00 Ziraat Bankası-
Technopribor Mogilev
18.00 Studenti Tirana- Azerneft Bakü
16.00 Azerneft Bakü- Technopribor Mogilev
18.00 Studenti Tirana- Ziraat Bankası
Geldik yine liglerimize. Bu hafta bayanlar
ligi de perdelerini açtı. Çarşamba günü Burhan Felek de iki karşılaşma izledim.
Önce İstanbul Emlak Bankası-İller Bankası kozlarını paylaştı. Yabancı oyuncusuz
Emlak Bankası, Ankara ekibi karşısında fazla direnemedi ve 3-0 (20-25, 12-25, 18-25) teslim oldu. Maçla ilgili söylenecek
fazla bir şey yok. İki takımda da manşet sorunu var. Hangi ekip iyi servis
attıysa sayı kazandı. Ayrıca iki takımda top öldürmekte zorlanıyor. Emlak’ ın kadrosu zayıf. Kendi çaplarında mücadele ediyorlar ama
devamlılıkları yok. Bu yüzden sonuca gidemiyorlar.
İkinci maçta Güneş Sigorta,
Kolejlileri 49 dakika da 3-0 (25-15, 25-18, 25-9)
yendi.
Bu iki maçın setlerini özellikle
koydum. İki müsabakanın da nasıl geçtiğine dair bir fikriniz olsun.
GÜNEŞ’İN SİSTEMİ AYNİ
Aslında Güneş’i merak ediyordum.
İki yeni yabancısı nasıl oynayacaktı? Sistem de bir değişim var mıydı?
Bizimkilerin durumu nasıldı? Ama Kolej fazla direnemeyince bu soruların
yanıtları başka bir karşılaşmaya kaldı. Ancak yine de bir iki şey söylemem
gerekirse; sistem de değişiklik yok. Elif öne geldiğinde yine ortadan oynuyor. Tatyana da ikide kalıyor. Yeni Ukraynalı oyuncuları Samsonova, Mayboroda’ ya oranla
daha iyi. İlgimi çeken bu iki oyuncunun da tüm Ukraynalı bayan voleybolcular
gibi tek ayak hücumu sevmeleri. Fırsat buldukça yapıyorlar. Güneş iki kişi ile
manşet karşılamayı tercih ediyor. Elif öne geldiğinde blok sıkıntısı var. (Elif 4- Gözde 3 de. Servis atıldıktan sonra yer değişiyorlar. Rakibin
Geçtiğimiz yıl Aysun-Lena önde olduğunda yaşananlar bu yıl Aysun-Bayborada, hatta Aysun-Samsonova arasında da devam ediyor. Aysun
Neyse, Güneş’ in daha ilk maçı,
üstelik de zayıf bir rakip karşısında, bazı şeyleri yapmamış veya rakibi hafife
almış olabilirler. Onun için Sigorta’ nın daha sıkı
bir rakip ile oynadığı maçı beklemem en doğrusu.
Sonra ayni gün Haldun Alagaş’a, Fenerbahçe-Beşiktaş mücadelesine koştuk. Aslında
gitmesek de bir şey kaybetmeyecekmişiz. Her yönüyle beklentilerin altında bir
mücadele oldu.
Biz yazıya devam edelim. Bu arada
Deniz’ in de servisleri sürdü: 0-10. Sonunda
Serra öldürdü de 1-10 oldu.
Ardından 2-14.
Yanitsa öne gelince Sarı-Lacivertliler biraz
silkindiler: 7-14 (5 sayı üst üste) Ama bu farkın kapanması kolay değildi. Öyle
de oldu.
Temposuz set 13-25 bitti.
İkinci sette Fenerbahçe biraz
toparlanırken bu kez açık fakla seti alan Beşiktaş da hatalar başladı.
Manşetlerden çıkan toplar iyi olmayınca hücumlar yumuşadı. Bu
Sarı-Lacivertlilerin işini kolaylaştırdı. Bloklar başladı, defanstan çıkan
toplar, sayılara dönüştü ve ilk teknik molaya 8-6 girildi.
Sonra 11-7 oldu.
Fark azaldı: 16-14.
Fener hızlandı: 20-16, 22-18 ve 25-19.
EŞİTLİĞİ BEŞİKTAŞ BOZDU.
3. set karşılıklı hatalarla
başladı. İş o kadar büyüdü ki top oyunda kalamaz oldu. Servisi atan sayı
kazandı. Manşetlerin dağılması sonucu iki takımda sayıları rasgele yapılan
ataklardan bulmaya çalıştı. Ne bir teknik beceri, ne de göze hoş gelen bir
hareket vardı. Bir ara genç takımlar seviyesinde bile bu kadar hata
olamayacağını düşünmeye başladık. Doğal olarak seyirci de, bizler de sıkıldık.
Yerimizden kalkıp dolaşmaya başladık. Hatta dışarı çıkıp kahve bile içtik. Set
ne mi oldu? Sadece sayıları yazsam olur her halde:
3-5,
7-5,
7-8,
9-8,
10-12,
13-16,
16-17,
16-19,
19-22.
Hadi sonrasını biraz anlatayım çünkü az da olsa heyecan geldi.
19-22 de takımların ön pozisyonları
şöyleydi:
Fener de Burçin 2, Ceren 3, Didem 4.
Beşiktaş da Arzu 2, Deniz 3, Duygu
4.
Fener’ in servislerini Siyah-Beyazlılar sayıya
dönüştüremedi ve 22-22 oldu.
Karşılıklı ikişer sayı ile 24-
Ceren servis kaçırdı: 24-25.
Beşiktaş servis attı. Çıkan topu Ceren Didem’ e, ölmedi, ama Siyah-Beyazlılar
topu ancak içeri atabildiler, bir hücum daha, o da ölmedi. Beşiktaş avantajı
yine kullanamadı, bu kez Olga vurdu: 25-25.
Siyah-Beyazlıların Eda ile atağı
sayı: 25-26.
Takımını öne geçiren Eda servise geldi. Attığı smaç servise Didem kötü manşet
aldı. Ceren toptan uzak kalınca, Olga pası ancak önündeki Didem’ e attı. O’ nun arkadan yaptığı atak avut: 25-27.
4. sette de değişen bir şey yoktu. Ayni tatsız-tuzsuz, hatalarla dolu mücadele
sürdü gitti.
Bu didişmeden de sonuçta
1-4,
4-5,
7-8,
10-13,
11-15,
14-15,
14-16,
16-19,
17-21,
18-22,
21-25
(1-3) galip çıkan Beşiktaş oldu.
Hadi gelin bir de çok kısa
istatistik bilgilerini vereyim. (Korhan Gün’ e teşekkürlerimle)
Fenerbahçe: 127 atak, 18 hata, ölen
top 50, yüzdesi 39. Blokta 19 hata. Sayı: 9.
Beşiktaş: 138 hücum 27 hata, ölen top
62, yüzdesi 40. Blokta 10 hata, 10 sayı.
Hata çok, ölen top sayısı düşük.
Oyuncuların bazılarının hücum
yüzdelerini de vereyim:
Fenerbahçe’ de en çok top alan Yanitsa olmuş: 39 atak, 16 sayı, yüzdesi 41.
Sonra Didem; 30 hücum 14 sayı,
yüzdesi 47.
Ve Olga:
21 atak, 7 sayı, yüzdesi 33.
Sarı-Lacivertliler de en iyi hücum
yüzdesi Serra da. 14 top almış, 7’si ölmüş, yüzde 50.
Beşiktaş da en fazla hücumu Eda
yapmış, 51 atak, 26 sayı, yüzdesi 51.
Sonra Deniz geliyor. O da 35 hücum,
13 sayı, yüzdesi 37.
Siyah-Beyazlılar da en iyi atak
yüzdesi ise Duygu’ nun. 16 hücum yapmış, 9 sayı,
yüzdesi 56.
Bu arada Arzu’ nun
tüm karşılaşma boyunca Sara’ ya 17 pas atmasını yadırgadım. Amerikalı oyuncu
bence daha çok pas almalıydı.
Günün diğer karşılaşmalarında ilgimi
çeken sonuçlar ise şöyle:
Eczacıbaşı, Ankara da Telekom’ dan
3-2 ile sıyrıldı. Bir başka İstanbul takımı Şişli, Numune’ yi 5 setlik bir
mücadele sonunda 3-2 yendi. Gaziantep Şahinbey Belediyesi ise, İzmir de
Göztepe’ yi 3-1 ile aştı.
Cumartesi günü erkekler 4. hafta
maçlarını oynadılar. Burhan Felek güreş müsabakalarına verildiği için ancak bir
maç izleyebildim. O da Kartal’ da ki Beşiktaş-Bafra Belediyesi karşılaşmasıydı.
Keyifsiz bir maç oldu. Beşiktaş,
rahat bir oyunla, kolay bir galibiyet aldı. İki 4 numara oyuncusu Soner ve
Muhittin iyi bir grafik çizdiler. Ancak Umut da, ayni Arzu gibi iki Kanadalı Timothy ve Peter’ e az top attı.
Bafra fizik olarak yüksek bir takım
değil. Bu nedenle bazı oyuncuların teknik becerileri fazla olmasına karşın zor
top öldürüyorlar. Manşetleri ise kötü. Çabuk teslim olmalarının en büyük nedeni
de zaten bu. Sadece Sezai ve Aytekin, biraz da Rıdvan
ile bu iş gitmez.
Erkekler liginde Cumartesi
favorilerin günüydü. Zorlanmadan sonuca gittiler. Sadece Hatay Polisgücü’ nün, Ankara da Halk Bankası’ ndan
set koparması ilginçti.
Pazar günü sonucunu merakla
beklediğim iki karşılaşma vardı. Beşiktaş-Emlak TOKİ ve Karşıyaka-Türk Telekom. İzmir takımı Çarşamba
günü Diyarbakır dan çıkardığı 3-
Kartal’ da oynanan Beşiktaş-Emlak
mücadelesi gerçekten ilginç bir karşılaşmaydı. Gerçi beklenen kaliteyi bulamadık
ama, en azından üst sıraları hedefleyen (Hatta kendilerinin
deyişiyle şampiyonluk hesapları yapan) iki ekibin
çekişmesini izledik.
Maçın geneline bakıldığında sahada
temposuz ve hataların çoğunlukta olduğu bir mücadele vardı. “Gerçi voleybol hatalar oyunu, hata olmaz ise sayı nasıl olur?” diyeceksiniz. Ancak benim söylemek istediğim zirveyi hedefleyen bu
iki takımın basit hatalarının çokluğuydu. İki tarafında manşetleri iyi değildi.
Çok servis kaçırdılar. Hele Emlaklı oyuncuların bu
kadar yumuşak attıkları servisleri sıkça kaçırmaları ilginçti. Bloklar ise çok
azdı. O da pasörlerin iyi pas atamamalarının yanı sıra, topu fileye
yaklaştırmalarından da kaynaklandı.
Bu arada Beşiktaş Turnuvası’ nda izlediğim Ankara takımında oradaki hatalar aynen devam
ediyor. Hiçbir düzelme yok. Bu da gösteriyor ki Emlak gerçek kimliğini ancak
Melis’ in iyileşip oynamasıyla kazanacak. Yine daha önce yazdığım gibi Doğanyüz iki pasör konusunda hala kararsız. Nilay ile
Nihal’ i çok sık değiştirdiği için hem
iki pasör oyuna ağırlığını koyamıyor, hem de oyuncular iki değişik pas atan
pasöre alışmakta zorlanıyorlar. Hüseyin artık bir karar vermek zorunda. Bence
Nihal tercihi, bu takıma daha çok artılar kazandırır.
Bir küçük hatırlatma daha yapayım.
Beşiktaş servislerin çoğunu önden manşet için açılan Teneva’
ya attı. Bulgar oyuncu bu kadar çok servisi karşılamaktan sonunda bunaldı ve
hücumda da hatalar yapmaya başladı. Ya avuta vurdu, ya da blokta kaldı. Hâlbuki
bu oyuncuyu yan çizgiye yaklaştırıp biraz saklayabilselerdi, yani başka bir
oyuncuyu yardımcı olarak devreye sokabilselerdi, en azından nefes alması
sağlanabilir, diri kalan Teneva da takımı sırtlar
götürürdü. Çünkü tekniği kuvvetli, ayni zaman da çok yönlü Bulgar oyuncu için
paralel veya çapraz hücum hiç fark etmiyor.
Henüz ligin başı olduğu için iki
takımı da fazla eleştirmek istemiyorum. Onun için setlere de kısaca değinerek
yazıyı noktalayayım.
Başa baş mücadele ile ilk teknik
molaya 8-7, ikincisine 16-14 girildi.
17-14 de Emlak mola aldı.
Sonra 18-14 oldu. Tamam set koptu,
diye düşünürken Beşiktaş ikili değişiklik yaptı. Arzu-Sara çıktı, yerlerine
Emel öne, ikinci pasör Sinem arkaya girdi.
Bu arada Emlak topu öldürdü ve Ayşe
servise geldi.
Servisleri
Ayşe 4. servisi kaçırmasa belki de
set burada kopacaktı. (Yani işler iyi giderken Beşiktaş’ ın yaptığı ikili değişiklik onlara pahalıya patladı)
21-21 de ikili değişiklikle
Arzu-Sara tekrar girdi.
Arzu dan servis,
Arzu’ nun
ikinci servisini Teneva 4’den öldürdü: 22-22.
İnessa’nın servisini Beşiktaş sayıya dönüştüremedi, dönen topu ortadan
İnessa’ nın ikinci servisini libero Nihan içeri
kaçırdı, Teneva aldı ve vurdu: 22-24.
İnessa’ dan bir servis daha. Nihan yine içeri kaçırdı ama Teneva penaltıyı kaçırmadı: 22-25.
2. sete Beşiktaş 6-2 başladı.
Ne var ki Arzu 4, Tuba 3, Eda 2
pozisyonun da sıkıştılar. Hücumlar İnessa’ nın bloklarında kalmaya başlayınca da Emlak 5 sayı üst üste
alarak 6-7 öne geçti.
Beşiktaş çabuk toparlandı: 10-8,
13-10, 16-12, 18-14, 20-17.
Ankara ekibi bırakmadı. Önce Teneva öldürdü: 20-18.
İnessa’an direkt 1 servis sayısı: 20-19.
İnessa’ nın servisi hücum yok, dönen top Ayşe ve
sayı: 20-20.
İlk setin tekrarını mı yaşayacağız
diye düşünürken, bu kez Siyah-Beyazlılar işi sıkı tuttular: 25-21.
3. sete bu kez iyi başlayan Emlak
oldu: 3-6, 6-8, 7-10.
Ama Beşiktaş önce sayıları
eşitledi, sonra da üstünlüğü ele aldı:
10-10, 16-13, 19-14, 21-16, 25-18.
4. sete yine Ankara ekibi iyi
girdi. Ayşe’ nin servisleri, bloklar derken, önce
3-6, sonra 4-7 oldu. Bu sayıya kadar Emlak 3 servis kaçırdı. Yani
Siyah-Beyazlılar 4 sayının 3 ünü rakibin hatalarından kazanmış oldu. İlk teknik
molaya 5-8 girildi. Ancak Emlak’ ın devam eden
hataları, Beşiktaş’ ın hedefi bulan servisleriyle 8-8
de eşitlik geldi.
13-13’e kadar karşılıklı sayılarla
gelindi.
Siyah-Beyazlılar iki sayılık bir
avantaj yakalamayı başardı: 15-13.
Emlak molaya girdi. Ancak Beşiktaş
bu iki sayılık farkı 21-
Sonra da maçın başından beri az top
alan Sara ortaya çıktı ve seti 25-21 takımına kazandırınca maçı da almayı
başaran ev sahibi oldu.
İşte geride kalan bir hafta benim
gözümle böyle geçti.
Tekrar buluşmak dileğiyle şimdilik
hoşça kalın.
A L E
V A N A K Ö K