AVRUPA HEYECANI BAŞLIYOR

 

Yazımın başlığında vurguladığım gibi 3 takımımızın Avrupa heyecanı bu hafta sonu başlayacak. Bu konuya değinmeden önce geçen hafta yazdıklarım için aldığım olumsuz tepkilerden biraz söz etmek istiyorum.


Değindim şeyler kısaca şöyleydi:

Lig başladı ama takımlar iyi hazırlık dönemi geçiremedikleri için voleybol adına fazla bir şey seyredemiyoruz. Kaliteden uzak maçlar oynanıyor. Kazanan da kaybeden de çok hata yapıyor. Bunun nedeni lig öncesi çalışmaların yeterli olmaması. Bunda antrenörlerin ve yöneticilerinde hataları var. Bayanlar ligi başlıyor ama onlardan da umutlu değilim. Eğer ekipler böyle kalitesiz voleybol oynanmaya devam ederlerse salonlara gelen bir avuç seyirciyi de kaybederiz.”


Salı gününden itibaren birçok kişiden olumsuz tepkiler aldım. Bazı antrenörler surat asıp selamı bile kestiler, Sporcular benim ile karşılaşmamak, göz göze gelmemek için yollarını değiştirdiler. Bazı yöneticiler ise sitem ettiler. (
Bu arada bu siteye yazı yazmaya başladığım günden bu yana arkadaşlarımın sayılarının da azaldığını belirtmeliyim. Bu gidişle her halde camiada hiç dostum kalmayacak) Sadece Değer Ağabey aradı ve yazdıklarıma katıldığını söyledi. Yani yazıya olumlu tepki gösteren tek kişi o oldu. Bir de bu konuda CNN’ de ki konuşmama Metin Görgün den destek geldi.

Bunları çok doğal karşılıyorum. Çünkü hiç kimse eleştirilmekten hoşlanmaz. Bu kez de böyle oldu. Varsın olsun. Sonuçta ben düşüncelerimi aktardım. Ancak insanlar bana tepki göstereceklerine biraz da yaptıklarına baksınlar. Her halde takımların lige hazır girmemelerinin ve oynanan kalitesiz voleybolun sorumlusu ben değilim. 


Çarşamba günü bayanlar ligi başladı. O gün 3 maç izledim, Pazar günü de 1. Bu 4 karşılaşma sonunda gördüm ki onlarında erkeklerden bir farkı yok. Hiç biri lige hazır değil ve hatalar diz boyu. Umarım ekiplerimiz bir an önce toparlanırlar da biz seyredenler de voleyboldan keyif alırız.

 

TOP TEAMS BAŞLIYOR

 

Bu sezon Avrupa Kupaları’ nda ülkemizi temsil edecek 5 bayan, 4 erkek toplam 9 ekibimizden 3’ ü, Eczacıbaşı, Fenerbahçe ve Ziraat Bankası Top Teams Kupası grup maçlarını hafta sonu oynayacaklar.

Bayanlarda ve erkeklerde 4’ er takımlı 10 grupta başlayacak olan mücadeleler sonucunda, ilk sırayı alan ekipler bir üst tura çıkarken, ikinci olanlar  CEV’ de (Avrupa Konfederasyon Kupası) yollarına devam edecekler. İlk ikiye giremeyenler  elenecekler.

Avrupa Kupaları’ nda mücadele edecek diğer 6 ekibimiz ise, önümüzdeki haftalarda bu zorlu arena da sahne alacaklar. Bilindiği gibi Vakıfbank Güneş Sigorta ve Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’ nde,  Yeşilyurt, Türk Telekom, Halk Bankası ve Polis Akademisi ise ülkemizi CEV Kupası’ nda temsil edecekler. 

 

ECZACIBAŞI’ NIN İŞİ ZOR

 

Bu yıl yeni bir yapılanmanın içine giren ve takımı yeni antrenörleri Brezilyalı Marco  Aurelio Motta’ ya teslim eden Eczacıbaşı, Avrupa serüvenine hafta sonu Moskova  da oynayacağı maçlarla başlayacak.

Henüz istediği kadroyu oluşturamayan ve Mottanın oynatmak istediği hızlı voleybola uyum sağlamaya çalışan Mavi-Beyazlıların, bir de sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldığı düşünüldüğünde, Rusya da işlerinin ne kadar zor olacağı kendiliğinden ortaya çıkıyor.

İyi bir ekip olduğu söylenen Dinamo Moskova, Ukrayna Ulusal Takımı oyuncusu Polina Vergun ve Uralochka’ dan Elena Sennikova transfer ederek kadrosunu güçlendirmiş. Ayrıca son söylentilere göre 2 Kübalı oyuncuyu da kadrolarına katmak üzereymişler. Bunlara bir de evinde oynamanın avantajını eklersek Dinamo’ nun doğal olarak bu grupta birinciliğe en yakın ekip olduğunu görürüz. Diğer Dinamo, yani Arnavutluk takımı tam bir kapalı kutu. Güçleri hakkında bir bilgi yok. Beyaz Rusya ekibi Belbusinessbank için de fazla bir şey öğrenemedik. Ancak tüm bu sıkıntılara karşın Ulusal Takımın önemli ve tecrübeli oyuncularını kadrosunda bulunduran Eczacıbaşı’ nın, grupta ikinciliği yakalayacağını ve CEV de Avrupa mücadelesine devam etmesini bekliyorum.

 

MAÇLARIN PROGRAMI

 

8. Grup Moskova (Rusya)


22 Ekim Cuma: (Yerel saatlere göre)

 

16.00  Eczacıbaşı- Belbusinessbank Minsk (B. Rus)

18.00 Dinamo Tiran (Arnavutluk)- Dinamo Moskova (Rus)

 

23 Ekim Cumartesi:

 

16.00  Eczacıbaşı- Dinamo Tiran

18.00  Dinamo Moskova- Belbusinessbank Minsk

 

24 Ekim Pazar:

 

16.00  Belbusinessbank Minsk- Dinamo Tiran

18.00  Dinamo Moskova- Eczacıbaşı

 

F. BAHÇE VE ZİRAAT’ İN YOLU AÇIK

 

Top Teams de hafta sonu ülkemizi temsil edecek olan iki erkek takımımız Fenerbahçe ve Ziraat Bankası’ nın Eczacıbaşı’ na oranla işleri daha kolay görünüyor.

Beyaz Rusya da 5. Grupta oynayacak olan Sarı-Lacivertli takımın Avrupa Kupası heyecanı da böylece başlamış olacak. Yıllar sonra ülkemizi tekrar Avrupa da temsil edebilme hakkını yakalayan ekibimizin deplasmanda oynaması, takımın bu sezon büyük ölçüde yenilenmesi, yani bir uyum sorunu yaşaması, Barış’ ın yeni yeni toparlanması, ayrıca ilk maçının ev sahibi Gomel ile olması bir dezavantaj. Bu arada Grubun diğer iki ekibi Mladost Zagrep (Hırvatistan) ve Piivolley Salo’nun da (Finlandiya) kolay rakipler olmadığını düşünüyorum. Ancak tüm bunlar bir endişe yaratsa da, güçlü kadrosuyla ve lig de üst üste kazandığı 4 maçın getirdiği moralle Fenerbahçe’ nin bu zorlukları aşarak yoluna devam edeceğini umuyorum.

 

MAÇLAR

 

5. Grup Gomel (Beyaz Rusya)

 

22 Ekim Cuma: (Yerel saatlere göre)

 

17.00  GVC Gomel (B. Rus)- Fenerbahçe

19.30  Piivolley Salo (Finlandiya)- Mladost Zagrep (Hırvat)

 

23 Ekim Cumartesi:

 

16.00  Gomel- Piivolley Salo

18.30  Fenerbahçe- Mladost Zagrep

 

24 Ekim Pazar:

 

16.00  Fenerbahçe- Piivolley Salo

18.30  Mladost Zagrep- Gomel

 

ZİRAAT AVANTAJLI

 

Sarı-Lacivertli takım gibi, bu sezona 3’ ü yabancı ilk 6 dan 4 oyuncusunu değiştirerek başlayan Ziraat Bankası, Top Teams Kupası maçlarını Arnavutluk’ un Tiran kentinde oynayacak. Ev sahibi Studenti Tiran, yabancı oyuncusu olmayan bir ekip. Azerbaycan Azerneft Bakü takımının da gücü belli. Ama 4 Ukraynalı oyuncu transfer edebilmek için çaba harcadıkları söyleniyor.  Belerus Technopribor Mogilev geçen sezonun lig ikincisi.

Ancak ligin başlarında oyuncular arasında uyum sorunu yaşayan Ankara ekibi her geçen gün daha iyiye doğru hızla yol alıyor. Güçlü ve deneyimli kadrosuyla Ziraat Bankası’ nın rakiplerine oranla artıları çok daha fazla. Bu arada ilk maçımızın Azerneft ile olması da bir avantaj. Bu nedenle takımımızın mücadele edeceği 8. Grup da birinciliği elde ederek yoluna devam etmesi bence çok normal bir sonuç olacaktır. 

 

MAÇLAR

 

8. Grup Tiran (Arnavutluk)

 

22 Ekim Cuma: (Yerel saate göre)

16.00  Ziraat Bankası- Azerneft Bakü (Azerbaycan)

18.00  Studenti Tirana (Arnavutluk)- Technopribor Mogilev (B. Rus)

 

23 Ekim Cumartesi

 

16.00  Ziraat Bankası- Technopribor Mogilev

18.00  Studenti Tirana- Azerneft Bakü

 

24 Ekim Pazar

 

16.00  Azerneft Bakü- Technopribor Mogilev

18.00  Studenti Tirana- Ziraat Bankası  

 

VE YİNE LİGLER

 

Geldik yine liglerimize. Bu hafta bayanlar ligi de perdelerini açtı. Çarşamba günü Burhan Felek de iki karşılaşma izledim. Önce İstanbul Emlak Bankası-İller Bankası kozlarını paylaştı. Yabancı oyuncusuz Emlak Bankası, Ankara ekibi karşısında fazla direnemedi ve 3-0 (20-25, 12-25, 18-25) teslim oldu. Maçla ilgili söylenecek fazla bir şey yok. İki takımda da manşet sorunu var. Hangi ekip iyi servis attıysa sayı kazandı. Ayrıca iki takımda top öldürmekte zorlanıyor. Emlak’ ın kadrosu zayıf. Kendi çaplarında mücadele ediyorlar ama devamlılıkları yok. Bu yüzden sonuca gidemiyorlar.

 

İkinci maçta Güneş Sigorta, Kolejlileri 49 dakika da 3-0 (25-15, 25-18, 25-9) yendi.

Bu iki maçın setlerini özellikle koydum. İki müsabakanın da nasıl geçtiğine dair bir fikriniz olsun.

 

GÜNEŞ’İN SİSTEMİ AYNİ

 

Aslında Güneş’i merak ediyordum. İki yeni yabancısı nasıl oynayacaktı? Sistem de bir değişim var mıydı? Bizimkilerin durumu nasıldı? Ama Kolej fazla direnemeyince bu soruların yanıtları başka bir karşılaşmaya kaldı. Ancak yine de bir iki şey söylemem gerekirse; sistem de değişiklik yok. Elif öne geldiğinde yine ortadan oynuyor. Tatyana da ikide kalıyor. Yeni Ukraynalı oyuncuları Samsonova, Mayboroda’ ya oranla daha iyi. İlgimi çeken bu iki oyuncunun da tüm Ukraynalı bayan voleybolcular gibi tek ayak hücumu sevmeleri. Fırsat buldukça yapıyorlar. Güneş iki kişi ile manşet karşılamayı tercih ediyor. Elif öne geldiğinde blok sıkıntısı var. (Elif 4- Gözde 3 de. Servis atıldıktan sonra yer değişiyorlar. Rakibin 2’ den hücumlarında, ya da Elif 3- Gözde 2’deyken böyle kalırlarsa 4’ den ataklarda blok sorunu fazlalaşıyor. Bu arada Mayboradanın da blokları bana fazla güven vermedi. Gerçi Tatyana 2- Elif 3 olduğunda da rakip 4’ den atak yaptığında bu iki oyuncu elleri içeri sokmadığı için yine sıkıntı yaşanıyor. Üstelik de Kolej gibi zayıf bir takım karşısında) 

Geçtiğimiz yıl Aysun-Lena önde olduğunda yaşananlar bu yıl Aysun-Bayborada, hatta Aysun-Samsonova arasında da devam ediyor. Aysun 2’ ye tek ayağa dolaştığında orada kim varsa devre dışı kalıyor. Gerçi iki oyuncu da 2’ den ortaya dolaşmak için bir hamle içine giriyorlar ama Elif pas atmıyor. Ayrıca atarsa ne olacağını da görme şansımız olmadı. Ama ayni Elif, 2’ den ortaya dolaşan Gözde’ ye pas atıyor, bu da ilginç.

Neyse, Güneş’ in daha ilk maçı, üstelik de zayıf bir rakip karşısında, bazı şeyleri yapmamış veya rakibi hafife almış olabilirler. Onun için Sigorta’ nın daha sıkı bir rakip ile oynadığı maçı beklemem en doğrusu.     

 

ZEVKSİZ DERBİ

 

Sonra ayni gün Haldun Alagaş’a, Fenerbahçe-Beşiktaş mücadelesine koştuk. Aslında gitmesek de bir şey kaybetmeyecekmişiz. Her yönüyle beklentilerin altında bir mücadele oldu.

150’ ye yakın seyircinin izlediği maç ilginçti. Gerçi Beşiktaş favoriydi ama böyle bir başlangıç da kimse beklemiyordu. Deniz’ in smaç servislerini Sarı-Lacivertliler bir türlü oyunu sokamadılar. Ya hata yaptılar, ya da vurdukları toplar ölmedi. Böyle olunca ilk teknik molaya 0-8 girildi. (Bu arada Fenerbahçe antrenörü Jesus Savignenin  0-7 de neden mola aldığını da anlayamadım. Buna benzer molaları Emlak Toki Antrenörü Hüseyin Doğanyüz de Beşiktaş maçında aldı. Mesela 1. sette 17-14’ de, yani 16-14 biten ikinci teknik molanın hemen ardından. 4. sette ise ikinci teknik molanın bir sayı öncesinde 15-13 de aldı. Her halde bir düşündükleri olsa gerek)

Biz yazıya devam edelim. Bu arada Deniz’ in de servisleri sürdü: 0-10. Sonunda
Serra öldürdü de 1-10 oldu.
Ardından 2-14.
Yanitsa öne gelince Sarı-Lacivertliler biraz silkindiler: 7-14 (5 sayı üst üste) Ama bu farkın kapanması kolay değildi. Öyle de oldu.
Temposuz set 13-25 bitti.

 

İkinci sette Fenerbahçe biraz toparlanırken bu kez açık fakla seti alan Beşiktaş da hatalar başladı. Manşetlerden çıkan toplar iyi olmayınca hücumlar yumuşadı. Bu Sarı-Lacivertlilerin işini kolaylaştırdı. Bloklar başladı, defanstan çıkan toplar, sayılara dönüştü ve ilk teknik molaya 8-6 girildi.
Sonra 11-7 oldu.
Fark azaldı: 16-14.
Fener hızlandı: 20-16, 22-18 ve 25-19.

 

EŞİTLİĞİ BEŞİKTAŞ BOZDU.

 

3. set karşılıklı hatalarla başladı. İş o kadar büyüdü ki top oyunda kalamaz oldu. Servisi atan sayı kazandı. Manşetlerin dağılması sonucu iki takımda sayıları rasgele yapılan ataklardan bulmaya çalıştı. Ne bir teknik beceri, ne de göze hoş gelen bir hareket vardı. Bir ara genç takımlar seviyesinde bile bu kadar hata olamayacağını düşünmeye başladık. Doğal olarak seyirci de, bizler de sıkıldık. Yerimizden kalkıp dolaşmaya başladık. Hatta dışarı çıkıp kahve bile içtik. Set ne mi oldu? Sadece sayıları yazsam olur her halde:
3-5,
7-5,
7-8,
9-8,
10-12,

13-16,
16-17,
16-19,
19-22.
Hadi sonrasını biraz anlatayım çünkü az da olsa heyecan geldi.

19-22 de takımların ön pozisyonları şöyleydi:
Fener de Burçin 2, Ceren 3, Didem 4.

Beşiktaş da Arzu 2, Deniz 3, Duygu 4.

Fener’ in  servislerini Siyah-Beyazlılar sayıya dönüştüremedi ve 22-22 oldu.
Karşılıklı ikişer sayı ile 24-24’ e gelindi.
Ceren servis kaçırdı: 24-25.
Beşiktaş servis attı. Çıkan topu Ceren Didem’ e, ölmedi, ama Siyah-Beyazlılar topu ancak içeri atabildiler, bir hücum daha, o da ölmedi. Beşiktaş avantajı yine kullanamadı, bu kez Olga vurdu: 25-25.

Siyah-Beyazlıların Eda ile atağı sayı: 25-26.
Takımını öne geçiren Eda servise geldi. Attığı smaç servise Didem kötü manşet aldı. Ceren toptan uzak kalınca,  Olga pası ancak önündeki Didem’ e attı. O’ nun arkadan yaptığı atak avut: 25-27.


4. sette de değişen bir şey yoktu. Ayni tatsız-tuzsuz, hatalarla dolu mücadele sürdü gitti.    

Bu didişmeden de sonuçta
1-4,

4-5,

7-8,

10-13,

11-15,

14-15,

14-16,

16-19,

17-21,

18-22,

21-25

(1-3) galip çıkan Beşiktaş oldu.

 

BİR KAÇ İSTATİSTİK

 

Hadi gelin bir de çok kısa istatistik bilgilerini vereyim. (Korhan Gün’ e teşekkürlerimle)

 

Fenerbahçe: 127 atak, 18 hata, ölen top 50, yüzdesi 39. Blokta 19 hata. Sayı: 9.

 

Beşiktaş: 138 hücum 27 hata, ölen top 62, yüzdesi 40. Blokta 10 hata, 10 sayı.

Hata çok, ölen top sayısı düşük.

 

Oyuncuların bazılarının hücum yüzdelerini de vereyim:

 

Fenerbahçe’ de en çok top alan Yanitsa olmuş: 39 atak, 16 sayı, yüzdesi 41.

Sonra Didem; 30 hücum 14 sayı, yüzdesi 47.

Ve Olga: 21 atak, 7  sayı, yüzdesi 33.

Sarı-Lacivertliler de en iyi hücum yüzdesi Serra da. 14 top almış, 7’si ölmüş, yüzde 50.

 

Beşiktaş da en fazla hücumu Eda yapmış, 51 atak, 26 sayı, yüzdesi 51.

Sonra Deniz geliyor. O da 35 hücum, 13 sayı, yüzdesi 37.

Siyah-Beyazlılar da en iyi atak yüzdesi ise Duygu’ nun. 16 hücum yapmış, 9 sayı, yüzdesi 56.

Bu arada Arzu’ nun tüm karşılaşma boyunca Sara’ ya 17 pas atmasını yadırgadım. Amerikalı oyuncu bence daha çok pas almalıydı.

 

Günün diğer karşılaşmalarında ilgimi çeken sonuçlar ise şöyle:

 

Eczacıbaşı, Ankara da Telekom’ dan 3-2 ile sıyrıldı. Bir başka İstanbul takımı Şişli, Numune’ yi 5 setlik bir mücadele sonunda 3-2 yendi. Gaziantep Şahinbey Belediyesi ise, İzmir de Göztepe’ yi 3-1 ile aştı.

 

ERKEKLER SAHNE DE

 

Cumartesi günü erkekler 4. hafta maçlarını oynadılar. Burhan Felek güreş müsabakalarına verildiği için ancak bir maç izleyebildim. O da Kartal’ da ki Beşiktaş-Bafra Belediyesi karşılaşmasıydı.

Keyifsiz bir maç oldu. Beşiktaş, rahat bir oyunla, kolay bir galibiyet aldı. İki 4 numara oyuncusu Soner ve Muhittin iyi bir grafik çizdiler. Ancak Umut da, ayni Arzu gibi iki Kanadalı Timothy ve Peter’ e az top attı.

Bafra fizik olarak yüksek bir takım değil. Bu nedenle bazı oyuncuların teknik becerileri fazla olmasına karşın zor top öldürüyorlar. Manşetleri ise kötü. Çabuk teslim olmalarının en büyük nedeni de zaten bu. Sadece Sezai ve Aytekin, biraz da Rıdvan ile bu iş gitmez.

Erkekler liginde Cumartesi favorilerin günüydü. Zorlanmadan sonuca gittiler. Sadece Hatay Polisgücü’ nün, Ankara da Halk Bankası’ ndan set koparması ilginçti.

 

BEŞİKTAŞ-EMLAK TOKİ

 

Pazar günü sonucunu merakla beklediğim iki karşılaşma vardı. Beşiktaş-Emlak TOKİ ve  Karşıyaka-Türk Telekom. İzmir takımı Çarşamba günü Diyarbakır dan çıkardığı 3-1’ lik galibiyetin moraliyle evinde misafir ettiği Türk Telekom’ u da, hem de net bir skorla 3-0 yenerek ilk 4’ ün adayları içinde olduğunu gösterdi.

 

Kartal’ da oynanan Beşiktaş-Emlak mücadelesi gerçekten ilginç bir karşılaşmaydı. Gerçi beklenen kaliteyi bulamadık ama, en azından üst sıraları hedefleyen (Hatta kendilerinin deyişiyle şampiyonluk hesapları yapan) iki ekibin çekişmesini izledik.

Maçın geneline bakıldığında sahada temposuz ve hataların çoğunlukta olduğu bir mücadele vardı. “Gerçi voleybol hatalar oyunu, hata olmaz ise sayı nasıl olur?” diyeceksiniz. Ancak benim söylemek istediğim zirveyi hedefleyen bu iki takımın basit hatalarının çokluğuydu. İki tarafında manşetleri iyi değildi. Çok servis kaçırdılar. Hele Emlaklı oyuncuların bu kadar yumuşak attıkları servisleri sıkça kaçırmaları ilginçti. Bloklar ise çok azdı. O da pasörlerin iyi pas atamamalarının yanı sıra, topu fileye yaklaştırmalarından da kaynaklandı.

Bu arada Beşiktaş Turnuvası’ nda izlediğim Ankara takımında oradaki hatalar aynen devam ediyor. Hiçbir düzelme yok. Bu da gösteriyor ki Emlak gerçek kimliğini ancak Melis’ in iyileşip oynamasıyla kazanacak. Yine daha önce yazdığım gibi Doğanyüz iki pasör konusunda hala kararsız. Nilay ile Nihal’ i  çok sık değiştirdiği için hem iki pasör oyuna ağırlığını koyamıyor, hem de oyuncular iki değişik pas atan pasöre alışmakta zorlanıyorlar. Hüseyin artık bir karar vermek zorunda. Bence Nihal tercihi, bu takıma daha çok artılar kazandırır.

Bir küçük hatırlatma daha yapayım. Beşiktaş servislerin çoğunu önden manşet için açılan Teneva’ ya attı. Bulgar oyuncu bu kadar çok servisi karşılamaktan sonunda bunaldı ve hücumda da hatalar yapmaya başladı. Ya avuta vurdu, ya da blokta kaldı. Hâlbuki bu oyuncuyu yan çizgiye yaklaştırıp biraz saklayabilselerdi, yani başka bir oyuncuyu yardımcı olarak devreye sokabilselerdi, en azından nefes alması sağlanabilir, diri kalan Teneva da takımı sırtlar götürürdü. Çünkü tekniği kuvvetli, ayni zaman da çok yönlü Bulgar oyuncu için paralel veya çapraz hücum hiç fark etmiyor.

Henüz ligin başı olduğu için iki takımı da fazla eleştirmek istemiyorum. Onun için setlere de kısaca değinerek yazıyı noktalayayım.

 

Başa baş mücadele ile ilk teknik molaya 8-7, ikincisine 16-14 girildi.

17-14 de Emlak mola aldı.

Sonra 18-14 oldu. Tamam set koptu, diye düşünürken Beşiktaş ikili değişiklik yaptı. Arzu-Sara çıktı, yerlerine Emel öne, ikinci pasör Sinem arkaya girdi. 

Bu arada Emlak topu öldürdü ve Ayşe servise geldi.

Servisleri 1’ e attı ve 2 direkt sayı aldı. Bir de blok gelince sayılar eşitlendi: 18-18.

Ayşe 4. servisi kaçırmasa belki de set burada kopacaktı. (Yani işler iyi giderken Beşiktaş’ ın yaptığı ikili değişiklik onlara pahalıya patladı)

21-21 de ikili değişiklikle Arzu-Sara tekrar girdi.

Arzu dan servis, 2’ ye dolaşan İnessa’ ya blok: 22-21.

Arzu’ nun ikinci servisini Teneva 4’den öldürdü: 22-22.

İnessa’nın servisini Beşiktaş sayıya dönüştüremedi, dönen topu ortadan 2’ ye dolaşan Ayşe, 5 numaradaki boşluğa plaseledi: 22-23.

İnessanın ikinci servisini libero Nihan içeri kaçırdı, Teneva aldı ve vurdu: 22-24.

İnessa’ dan bir servis daha. Nihan yine içeri kaçırdı ama Teneva penaltıyı kaçırmadı: 22-25.

2. sete Beşiktaş 6-2 başladı.

Ne var ki Arzu 4, Tuba 3, Eda 2 pozisyonun da sıkıştılar. Hücumlar İnessanın bloklarında kalmaya başlayınca da Emlak 5 sayı üst üste alarak 6-7 öne geçti.

Beşiktaş çabuk toparlandı: 10-8, 13-10, 16-12, 18-14, 20-17.

Ankara ekibi bırakmadı. Önce Teneva öldürdü: 20-18.

İnessa’an direkt 1 servis sayısı: 20-19.

İnessanın servisi hücum yok, dönen top Ayşe ve sayı: 20-20.

İlk setin tekrarını mı yaşayacağız diye düşünürken, bu kez Siyah-Beyazlılar işi sıkı tuttular: 25-21.

 

3. sete bu kez iyi başlayan Emlak oldu: 3-6, 6-8, 7-10.

Ama Beşiktaş önce sayıları eşitledi, sonra da üstünlüğü ele aldı:

10-10, 16-13, 19-14, 21-16, 25-18.

 

4. sete yine Ankara ekibi iyi girdi. Ayşe’ nin servisleri, bloklar derken, önce 3-6, sonra 4-7 oldu. Bu sayıya kadar Emlak 3 servis kaçırdı. Yani Siyah-Beyazlılar 4 sayının 3 ünü rakibin hatalarından kazanmış oldu. İlk teknik molaya 5-8 girildi. Ancak Emlak’ ın devam eden hataları, Beşiktaş’ ın hedefi bulan servisleriyle 8-8 de eşitlik geldi.

13-13’e kadar karşılıklı sayılarla gelindi.

Siyah-Beyazlılar iki sayılık bir avantaj yakalamayı başardı: 15-13.

Emlak molaya girdi. Ancak Beşiktaş bu iki sayılık farkı 21-19’ a kadar korudu.

Sonra da maçın başından beri az top alan Sara ortaya çıktı ve seti 25-21 takımına kazandırınca maçı da almayı başaran ev sahibi oldu.

 

İşte geride kalan bir hafta benim gözümle böyle geçti.

 

Tekrar buluşmak dileğiyle şimdilik hoşça kalın.       

 

 

A L E V    A N A K Ö K