SINIF
ATLAMAYA DOĞRU
Değerli
voleybol dostları, hafta sonu Ulusal A Erkek Takımımız ile birlikte
Bulgaristan’ın Varna kentindeydim. Böylece ekibimizin 2006 Dünya Şampiyonası
Avrupa Elemeleri 2. Etap maçlarını izleme şansını elde ettim. Karşılaşmaların skorlarını
biliyorsunuz, ben ise kısaca gördüklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle
şunu belirtmeliyim ki, artık Bahar Kupası’nda alınan dereceler beni kesmiyor.
Bu nedenle Erkek Takımımızın da bayanlarda olduğu gibi sınıf atlaması ve Avrupa
ve Dünya’nın devleriyle boğuşması gerekiyor.
İşte bu
düşünceler içinde gittiğim Varna da iyi oynayamadık, hatalar yaptık,
oyuncularımızda yorgun ve bıkkın bir görüntü vardı, ama sonuç da gördük ki yendiğimiz Romanya ile
Slovakya bizler için bundan sonra pek sorun olmayacak.
Hatta
yenilmemize karşın Bulgaristan’ı da bu takımların kategorisine kısa bir zaman
dilimi içinde itebileceğiz.
Böyle
olunca da artık gözümüzü çok daha yukarılara dikmenin zamanı geldi. Aslında Bulgaristan’ın
ardından ikinci olarak bir sonra ki etaba çıkmakla zaten bunun ilk adımını da
atmış olduk. Çünkü rakipler artık Avrupa’nın voleybol da söz sahibi ülkeleri. Eğer
önümüze bakmayı becerebilirsek ve buralarda tutunabilirsek, işte o zaman
voleybolumuz için yeni bir dönem başlamış olacak. Önce tabi ki Selanik de ki 3.
raund var. 15-16-17 Temmuz da Sırbıstan
Karadağ, Yunanistan ve Slovenya ile mücadele edeceğiz. Eğer ilk iki içine
girebilirsek (Aslında tabi ki çok zor. Sırbıstan, Dünya devlerinden biri, Yunanistan ev sahibi
olmanın avantajı mutlaka sonuna kadar kullanacak. O zaman geriye grup
üçüncülüğü kalıyor. Bunu elde edersek, ki edeceğiz, 4 grup üçüncüleri arasında yine
Varna da oynanacak son tur da ilk sırayı alabilir ve Japonya da ki 2006 Dünya
Şampiyonası’na 9. Avrupa Takımı olarak katılabiliriz. Bu olasılık bana göre çok
da uzak değil. Çünkü ben oyuncularımızın daha iyi maçlar oynayabileceklerini
biliyorum. Bu da bizi hedefe taşır. – Yer ve tarihler konusunda aldığım
bilgiler böyle. Umarım bir yanlışlık yoktur).
Bu arada
tabi ki şimdi öncelikle şu ikinci küme belasından yani 10-12
Haziran da Ankara da oynayacağımız maçlarda hata yapmamalıyız. Danimarka dan rövanşı alıp bu işi mutlaka bitirmeliyiz. Sonrası
mutlaka gelecek.
VARNA MAÇLARI
Bilindiği
gibi takımımız ilk gün ev sahibi Bulgaristan ile oynadı. Yazımın başında da
değindiğim gibi stresten mi? Yorgunluktan mı? Yoksa kafaca biz Bulgarları
yenemeyiz düşüncesinden mi kaynaklandı bilemiyorum ama oyuncularımız hiç de iyi
oynamadılar. Ama buna karşın yine de maç ve setler ilginç bir seyir izledi.
Üstelik de sakatlığı nedeniyle Barış hiç oyuna girmedi, Gökhan da belinde oluşan spazm yüzünden
sonradan yer aldı. Ancak
zor hareket ettiği için O da
beklenen temposunu yakalayamadı. Eğer sporcularımız gerçek oyunlarını
ortaya koyabilseler di daha ilk günden işi bitirip rahat bir turnuva
geçirebilirdik.
Neyse
devam edelim; Takımımız karşılaşmaya Hüseyin, Can, Ahmet, Ali Çayır, Sinan,
Fatih altısı ile başladı. Setin başlarında iyi oynamasak da Hüseyin’in özellikle
Sinan’ı kullanması ve bu oyuncumuzun da aldığı topları kolayca sayıya
dönüştürmesiyle ilk teknik molaya 7-8 önde girdik.
Sonra da bloktan sektirdiğimiz topları defanstan oyuna sokup sayılar bulduk ve arayı
açtık: 7-10, 8-11. Bulgarlar topu öldürdüler, 3 numaralı pasörleri Shekov’un
etkili servisleri ve rakip bloklarda kalan iki atağımızla bu avantajı
koruyamadık: 11-11. Sonunda Ali Çayır topu öldürüp bir kez daha bizi öne
geçirse de (11-12) üst üste başlayan hatalar sonucunda 3 sayı kaybettik: 14-12.
İkinci teknik molaya 16-13 girildi. Bu 3 sayılır farkı 18-15’e kadar
korudularsa da, toparlanıp 19-19 da eşitliği sağladık.
Fatih’in etkili servisini manşet alan oyuncuları içeri kaçırdı ama Ahmet bu
penaltı dan yararlanamadı: 20-19. Ahmet’in
öldüremediği topu onlar sayıya dönüştürdü: 21-19. Bir de direk manşet hatası
yapınca fark üçe çıktı: 22-19. Tabi ki Bulgarlar fırsatı kaçırmadılar: 25-21.
İkinci sete
Gökhan ile başladık. 0-2 öne geçtik, ama Hüseyin’in
smaçörlerle pas uyumsuzluğu yaşaması, hücumlardan sayılar çıkartmamızı engelledi
ve üst üste 5 sayı verdik: 5-2. Antrenör Nedim Özbey,
Hüseyin- Selçuk değişikliğine gitti. Bu arada Ahmet’in servisleri ve
bloklarımız sayesinde rakibimizi yakaladık: 6-6.
9-9’a
kadar da karşılıklı sayılarla geldik. Ancak Selçuk 2- Can 3- Fatih 4 turunda
hücumda sıkışmamızı Bulgarlar iyi değerlendirdiler: 12-9.
Arayı kapattık: 13-12. Ama Selçuk’un paslarının yerini bulmamasıyla ikinci
teknik molaya 16-13 girildi. Volkan’ın atağından ve servisinden gelen sayılarla
tekrar arayı kapattık: 16-15. Bu arada 18-19 da öne
geçtik. Gökhan servisi kaçırdı: 19-19. Fatih öldürdü:
19-20. Bu kez Selçuk servisi kaçırdı: 20-20. Kaziyski’nin
servisi çok etkili, manşette hata yok ama top
3. setin
başlarında yine karşılıklı sayılar vardı ve ilk teknik molaya 7-8 girdik. Sonra İkinci sette olduğu gibi, Selçuk 2- Can 3-
Fatih 4 turunda servise karşı manşetlerin bozulması, buna bağlı olarak da
ataklardan çıkmayan sayılarla üst üste 4 sayı verdik: 11-8.
Geriye düşmekle tempomuzu da, hırsımızı da kaybettik. Böyle olunca da yapacak
bir şey kalmadı: 25-18.
Görüldüğü
gibi iyi oynamamamıza ve üst üste hatalar yapmamıza karşın ilk iki setin 20’li
sayılarda kopmasıyla maçı verdik. Eğer manşetlerimiz biraz daha iyi olsaydı ve
daha rahat hücum yapabilseydik karşılaşmanın sonucu daha değişik olabilirdi.
İSTATİSTİKLER:
(Dünya
Şampiyonası Elemelerin de ve finallerde bilindiği gibi FİVB’in
istatistik sistemi tutuluyor. Bu nedenle sadece bu karşılaşmanın istatistiki bilgilerini sizlere aktarabileceğim)
Türkiye:
62 servis, 8 hata, 4 sayı. Servise karşı 64 manşet, 7 hata, yüzdemiz 56. Exc: % 42. 77 atak, 33 sayı, yüzde 43. 8 blok sayısı.
Bulgaristan:
73 servis, 9 hata, 6 sayı. 54 manşet, 5 hata, yüzdesi 67. Exc:
% 48. 78 hücum, 40 sayı, yüzde 51. 11 blok.
Gördüğünüz
gibi iki takımında gerek manşet, gerekse hücum yüzdeleri çok az. Özellikle en
iyi atak yapan 3 oyuncunun yüzdelerine bakınca ( Kaziyski:
17 atak 10 sayı, yüzdesi 59. Nikolov: 27 hücum, 13
sayı, yüzde 48. Daha önce ülkemizde oynayan yakından tanıdığınız Konstantinov Plamen: 19 atak, 9
sayı, yüzdesi 51). Bulgarlar nasıl kazanmış? Diye insan düşünüyor. Ama bizim
yüzdelerimizi okuyunca daha net anlıyorsunuz.
Ahmet: 7
servis, 1 hata, 1 sayı. 5 hücum, 1 sayı, yüzdesi 20. 2 blok.
Volkan: 6
servis, 1 hata, 1 sayı. 22 hücum, 10 sayı, yüzdesi 45. Blok yok.
Sinan: 7
servis, 2 hata, sayı yok. Servise karşı 9 manşet, hata yok, yüzdesi 56. Exc: % 44. 12 atak, 7 sayı, yüzdesi 58.
Gökhan: 9
servis, 1 hata, 1 sayı. 12 manşet, hata yok, yüzdesi 75. Exc:
% 58. 6 hücum, 4 sayı, yüzdesi 67. 2 blok.
Fatih: 10
servis, hata yok, sayı yok. 7 hücum, 4 sayı, yüzdesi 57. 1 blok.
Can: 9
servis, 1 hata, sayı yok. 18 manşet, 2 hata, yüzdesi 56. Exc:
% 39. 15 hücum, 6 sayı, yüzdesi 40. 3 blok.
Emre: 1
servis, hata da sayı da yok. 3 manşet, 1 hata, yüzdesi 33. 1 atak, sayı yok.
Blok yok.
Ali Çayır:
3 servis, ata yok, say yok. 5 atak, 1 say, yüzdesi 20. Blok yok.
Ali Peçen:
Servise karşı 21 manşet, 4 hata, yüzdesi 48. Exc: %
38. (Ali gibi bir libero için gerçekten şaşırtıcı bir
yüzde).
Hüseyin: 5
servis, hata da, sayı da yok. 2 atak, sayı yok, blok yok.
Selçuk: 5
servis, 2 ata, 1 say. 2 hücum, sayı yok. Blok yok. (2
pasörün bloklarına dikkatinizi çekerim. 3 set boyunca tek sayı yok. Şimdi rakibin
iki 4 numara oyuncusu Kaziyski ve Konstantinov’un
yukarıda ki istatistiklerine bakın. Biri yüzde 59, diğeri 47 ile hücum yapmış.
İlginç değil mi?
Birazcık
kıpırdanmış olsaydık, birazcık hataları azaltabilseydik neler olacaktı, şimdi
daha iyi anladınız mı? Bu arada bir not daha; Bulgarların orta oyuncusu İvanov Evgeni’nin blok sayısı 6.
Bir not
daha; 3 gün boyunca 20-25 kişi civarında bir seyirci
grubumuz vardı. Varna da okuyan bu gençlerimiz takımımızı hiç yalnız
bırakmadılar ve sürekli destek verdiler. İlk gün Bulgarlara yenilince
üzülmüşlerdi ama son iki gün kazanınca çok sevindiler. Hele son gün Slovakya’yı
yenip grup ikinci olduğumuz da sahaya girerek oyuncularımızı kutladılar. Bu
destekleri için onlara yöneticilerimiz, teknik kadromuz, sporcularımız ve
bizler adına teşekkür ederim.
TÜRKİYE- ROMANYA: 3-0
Turnuvanın
ikinci günü Romanya ile oynadık. Bulgar maçına oranla biraz daha iyi oynadık ve
daha az hata yaptık. Ama yine de takımımızın oyunu galip gelmemize rağmen bu
değildi.
Maça iyi
başlayan tarafdık: 3-1, 5-2.
Top öldürmekte biraz zorlanmaya başlayınca yakalandık: 5-5. İlk teknik mola
karşılıklı sayılarla 8-7 geçildi. 8-9 dan sonra ikili
hücum turunda olmamıza karşın ( Hüseyin 2, Can 3, Ahmet 4) Gökhan’ın servisleri rakibi bunaltınca
bloklarımız, defansımız iş yaptı ve ataklardan gelen sayıla 15-9 (7 sayı) öne
geçtik. Romenler toparlanıp bu kez üst üste 4 sayı alsalar da arada ki farkı ancak iki sayıya (15-13)
kadar düşürebildiler. Kaçırdıkları servis ile ikinci teknik molaya 16-13 girdik. 17-15 de avuta vurulan topu hakemin elden göstererek rakibe
vermesi ve yaptığımız bir hata ile de 17-17 de yakalandık. Sonunda sayıyı
bulduk: 18-17. Ardından Ahmet’in servisinden gelen
direk sayıya bir de Ali Çayır’ın bloğu eklenince tekrar 20-17 öne geçtik. Sonra 22-18, 23-20
oldu. Setin sonuna 3 sayılık bir avantajla girmek bizi rahatlatmış olacak ki,
hatalarımız tekrar dengenin gelmesine yol açtı: 23-23.
Bu eşitlik biraz sıkıntı yaşamamıza neden olsa da set yine de bizim oldu:
25-23.
İkinci
sette Romenlerin oyunun temposunu düşürme çabaları sonuç verdi. Oyuncularımız
durgunlaştı. Çabuk oynamaktan uzaklaşarak, yüksek ve köşelerden klasik bir
voleybola yöneldik. Bu nedenle bir türlü oyunu kontrol altına alamadık. İkinci
teknik molaya rakibimiz 14-16 önde girdi. 17-17 de yakaladık. Ama Olteanu’nun
atağı ve Lica’nın Gökhan’ın manşetinden dışarı giden
servisiyle 17-19 geri düştük. Daha sonra sayılar 18-21 oldu. Neler oluyor? Demeğe başlıyorduk ki servisi
kaçırdılar ve bu adeta
bizim için dönüm noktası oldu: !9-21. Ali’nin servisini
çıkardılar 4’den Dumitrescu’nun atağı dışarı gitti:
20-21. Ardından 1 de ki Lica dışarı vurunca sayıları
eşitledik: 21-21. Ali’nin 3. servisi, 4 den hücum eden Dumitrescu’ya
Hüseyin’in bloğu geçit vermedi. 22-21. Ali den yine
etkili bir servis, oyunda tuttular Lica 1 den bir kez
daha şansını denedi, Ali Çayır’ın defanstan çıkardığı topu Sinan öldürdü:
23-21. Ali 5. servisinden direk sayıyı çıkardı: 24-21 ve Hüseyin’in bloğu seti
bitirdi: 25-21.
Bu arada 18-21 de üst üste 7 sayı üreterek seti çeviren takımımız ön
de ikili hücum turundaydı ( Sinan 2- Gökhan 3- Hüseyin 4) buna karşın rakibi dağıttık. Tabi ki Ali
Çayır’ın etkili servislerinin bunda rolü büyüktü. 2-0
öne geçmemize karşın, üçüncü sette de Romenlerin oyunu yavaşlatan ve bizi
yüksekten oynama zorlayan taktiğini aşamadık. Bu yüzden 17-17
ye kadar karşılıklı sayılarla geldik. Lica’nın hücum
hatasına, Gökhan’ın smaç servisten takımımıza kazandırdığı sayı eklenince 19-17 öne geçtik. Romenlerin bu iki sayılık farkı kapatma
çabalarını boşa çıkararak seti 25-21 maçı da 3-0
aldık. Bu maç da hücumdan en çok sayıyı takımımıza Sinan kazandırdı: 11. O’nu 7
sayı ile Can, 6 sayı ile Ali Çayır izledi. Bloktan ekibimize Gökhan 3, ilk gün
ortalarda görünmeyen Hüseyin 3, Ali Çayır da 2 sayı kazandırdı. Servisten ise,
Ali Çayır 3 üretti.
TÜRKİYE- SLOVAKYA: 3-1
Son gün
Bulgaristan’ın Romanya’yı 3-0 yenmesi üzerine grup
ikinciliği için Slovakya karşısında 2 sete ihtiyacımız vardı. Bu arada
rakibimizin henüz maç kazanamamış olması her halde bizi biraz rahatlatmış
olacak ki mücadeleye iyi başlayamadık. Bu arada 3-3 de
bir top öldürdüler: 3-4. Ardından servise karşı bir direk sayı verdik: 3-5. Topu
öldürdük: 4-5. Ancak 1 direk manşet hatamız, 1 pasör- orta anlaşmazlığı, 1 de
Sinan’ın avuta vurduğu top, üst üste 3 sayının gitmesine neden olunca ilk
teknik molaya 4-8 girildi. Sonra farkı 2 ye düşürsek de, manşetlerde ki
sorunlar, hücum hataları ve kaçan servisler yüzünden bir türlü Slovakları
yakalayamadık. Sette 20-25 bitti.
İkinci sete manşetinden yararlanmak için teknik kadromuz ilk setin
ortalarında oyuna aldıkları Barış ve Fatih ile başladılar. Başa baş dişe diş
bir mücadele ile oyunun devam etmesi bizi bir hayli strese soktu. Hele bir ara
Slovaklar 3 sayılık bir farka ulaşınca iyice gerildik: 14-17,
15-18, 16-19. Ne var ki Can’ın 4’den dışarı giden atağında hakemin Kmet’e file çalması, işin şeklini değiştiriverdi. Bu düdük
ile 17-19 oldu. Ardından önce Volkan’ın, sonra Can’ın
blokları geldi: 19-19. Bu 3 sayıya bir de Can’ın
rakibin file üstüne kaçırdığı manşetini plaseyle sayıya dönüştürmesi eklenince
20-19 öne geçtik. Ama bu avantajı Hüseyin’in kaçan servisiyle devam
ettiremediğimiz gibi 20-22, 21-23 de geriye düştük. Fatih
topu öldürdü: 22-23. Sayıyı getiren Fatih’in servisini
oyunda tuttular ama dışarı vurdular: 23-23. Fatih’in ikinci servisi yine oyunda
kaldı, ne var ki bu kez 1’den yaptıkları atağı 5 de defans yapan Can çıkardı,
Hüseyin pası Volkan’a attı, O da blok avut yaparak sayıyı getirdi: 24-23. Fatih’in
bu servisi de çok etkili, bu nedenle hücum yapamadılar, topu çevirdik ve Barış
4’den sete noktayı koyarak hepimize derin bir nefes aldırdı: 25-23.
3. sette 11-11 den sonra biz kaçtık, Slovaklar kovaladılar ama
Volkan- Can ikilisinin hücumda ki başarısıyla seti 25-21 aldık.
2-1
öne geçmenin moraliyle 4. sete çok iyi girdik. Etkili servisler, bloklar,
defanstan çıkan toplardan kazanılan sayılarla önce 6-3, sonra da 8-4 öne geçtik.
Artık oyunun kontrolünü iyice elinde tutan takımımız 10-5,
12-9, 16-12, 18-14, 22-18 ve 24-21 ile setin sonuna geldi. Bir anlık durgunluk
az daha bize pahalıya patlayacaktı ki (24-23) Gökhan
maçın bittiğini ilan etti: 25-23.
Karşılaşmayı
3-1 kazanan takımımız artık gözünü Selanik de
oynanacak 3. raunda dikmiş oldu.
Takımımıza
bu maçta hücumdan Volkan 10, Gökhan 7, Fatih 7 sayı kazandırırken, Can 5, Fatih
4, Volkan 2 blok sayısıyla göze çarptılar.
İşte
Ulusal Erkek Voleybol Takımımızın Varna da ki 2006 Dünya Şampiyonası Eleme
Grubunda ki maçlarının benim gözümle görünümü böyleydi.
İzleme
şansını yakalayabileceğim diğer karşılaşmalar sonrası umarım tekrar birlikte
oluruz.
DONALD’I KOMŞUYA KAPTIRDIK
Bu arada
aldığım iki küçük mail ile sizlere veda etmek istiyorum.
İlki bir haber. Bilmem duydunuz mu?
“İki
sezondur Erdemirspor’un üst üste şampiyonluğunda
büyük rol
oynayan Arnavut Asıllı Amerikan Milli Takımı kaptanı DONALD SUXHO;
Yunanistan'ın OLYMPIAKOS PIRAEUS takımına transfer oldu.”İkincisine ise küçük bir cevap vermek istiyorum. Sayın Tanıl alt yapı karşılaşmalarından tabi ki bende çok söz etmeyi istiyorum. Ancak biliyorsunuz ki izleyemediğim karşılaşmalar hakkında yorum yapamıyorum. Onun için isteğinize cevap veremedim. Ancak bu karşılaşmaların bilgilerin sitemizin diğer bölümlerinde olduğunu ve her fırsatta yayınladığımızı söyleyebilirim. Bu arada bir fırsatını bulabilirsem alt yapı takımlarımızın Türkiye Şampiyonalarını izlemeyi ve bu voleybol tutkunu küçüklerin yaptıkları mücadelelerden söz etmeyi emin olun ki bende seve seve yaparım. Saygılarımla.