GÜNEŞ PARLADI

 

Marmaris de oynanan 4’lü Final Grubu 2. Etap maçlarına başlamadan önce, geçen hafta sitemizle ilgili yazdığım yazı için çeşitli tepkiler aldım. Gerek bana mail gönderen, gerekse “Forum” sayfamızda yazılanlar ve aranan çareler beni tabii ki mutlu etti. Gerçi bazı çevrelerin suskunluğu hala sürüyor ama en azından bu sitenin yaşaması için çaba harcanacağı izlenimini de edinmiş oldum.

Bunların başında ilk somut adımda, şimdilik isminin açıklanmasını istemeyen şirketi olan bir voleybol dostu çift ten geldi. Bu duyarlılıkları için onlara çok teşekkür ediyorum.

Ancak bu arada yanlış anlaşılmaktan da korktuğum için bir küçük açıklamada bulunmak istiyorum;

Değerli dostlar, benim, sitemizin sıkıntısına çare bulma konusundaki ricam hiçbir zaman “Bağış” ve “Para toplama içermiyor. Bizler sizin bu davranışlarınız için gerçekten çok duygulandık ama sizlerden özellikle rica ediyorum, bu yardım konusunu çevrenizdeki iş sahibi, voleybola ilgi duyan dostlardan reklam karşılığında alınacak bedel olarak değerlendirin ve çabalarınızı, araştırmalarınızı lütfen bu yönde yoğunlaştırmaya çalışın.

Bu arada yazdığım yazıya ve yardım çağrısına olumlu tepkiler alırken, arada hoş olmayan bir mail de geldi.

Bu arkadaşa affınıza sığınarak küçük bir cevap vermek istiyorum.

Sevgili arkadaşım, ben yaklaşık 3 yıldır bu siteye yazı yazıyorum. Bu güne kadar bir kuruş para almadım. Bu yazılar karşılığında aldığım tek şey, Burhan Felek Spor Salonu’ndaki büfeden Suat ile birlikte içtiğim iki-üç bardak kahvedir. Sanırım sana da bir arkadaşın orada bir kahve ikram etmiştir. Onun için merak etme, eğer siteye reklâm alınabilse o paradan benim cebime bir şey girmeyecek. Gönlün ferah olsun. Ben yaptığım işler ve yazdığım yazılar için bu güne kadar hiç kimseden bir şey talep etmedim. Ama salonda bir kahve ikram ettiklerinde de en azından saygısızlık olmasın diye geri çevirmedim. Hepsi bu. Ancak bir kahveyi de çok görüyorsan, emin ol sen ve senin gibiler yanlış düşünmesin diye artık onu da içmemeye gayret ederim.

Anlaştık mı? Sevgili dostum.

 

MARMARİS

 

4’lü Finallerin 2. etabı hafta sonu oynandı ve bilindiği gibi Vakıfbank Güneş Sigorta mutlu sona ulaştı.

Güneş’in üst üste ikinci, Vakıfbank ile birleşmeleri sonucunda toplamda 6. şampiyonluğu hak ettiğini düşünüyorum. Her ne kadar zaman zaman oyunlarını,  sistemlerini, yabancı oyuncularını eleştirsem de, sizlerinde bildiği gibi favorim bu takımdı. Onun için beklentilerimde bir anlamda gerçekleşmiş oldu. Aslında beni yanıltan TOKİ oldu. Ankara ekibi gerek Antalya da, gerekse Marmaris de çok güzel müsabakalar oynadılar ve sonunda Güneş gibi onlar da hak ettikleri dereceyi yakaladılar. Bu arada son sırada kalmasına karşın Beşiktaş’ında iki bölümde ortaya koyduğu oyunları beğendim. Gözüme giremeyen tek takım ise Eczacıbaşı oldu. Zaten aldıkları sonuçlar da bunun kanıtı.

Karşılaşmaların yorumuna geçmeden önce, 4’lü Finallerin iki etabından genel olarak bazı şeylerden söz etmek istiyorum.

 

Bayanlarda 4 takım toplam 12 maç oynadılar. Bir bütün olarak düşündüğümde ilginç ve heyecanı yüksek karşılaşmalar izledik. Set sayılarının yakın bitmesi, seyirciyi mutlu etti. Ancak bu 12 maçlık maratonun özellikle kalite açısından beni tatmin etmediğini de ilave etmeliyim. Öncelikle takımlar çok inişli çıkışlı grafikler çizdiler. Ayrıca ekiplerin taktiksel anlamda planları çok sınırlıydı. Böylesine üst düzey bir organizasyonda ve ülkemizin en iyi 4 ekibinin ortaya koyduğu voleybol bu olmamalıydı. Ne teknik adamlar, ne de oyuncular bu 12 maçlık periyotta işler kötü gitmeye başladığında çareler arayacak, oyunun ritmini değiştirecek hamleleri yapamadılar. Sadece aksayan oyuncuları değiştirmeyi düşündüler. Bir de başlangıç pozisyonlarıyla bir-iki tur oynadılar. Hepsi o kadar. Bu değişiklikler de o kadar kalıplaşmıştı ki bir gün sonra hangi oyuncunun kimin yerine gireceğini tüm seyirciler bile bilir oldular. Bence teknik adamlar maçları sadece seyrettiler ve zaman zaman da oyuncu değiştirip mola aldılar. Taktiksel olarak hiçbir atılım yapamadılar. Manşet hatası yapan oyuncularının yerleriyle oynamak, O’nu saklamak, başka oyunculara ekstra görevler yükleyerek sorunları kısa sürede aşmak yoluna gidemediler.   Oyuncuların becerilerinden yarar umdular. Nasıl bir plan ile sahaya çıkmışlarsa maçları o doğrultuda bitirdiler. Eğer oyuncu becerisiyle puan alındıysa hoşnut oldular, alamadıysa hayıflandılar.  Tüm yükü liberoların üstüne yıktılar ve onlardan zaman zaman 9 metrelik alanın yaklaşık 7 metresinde görev yüklenmelerini istediler. Allah tan liberoların hepsi iyi oynadı da, bu düşünceleri fazla sırıtmadı. Ayni atakları kopya kâğıdı koymuş gibi ısrarla yaptırdılar. Rakip bloğu zorlayacak girişler, değişik hücum çeşitlemeleri yapamadılar. 12 maçta toplasak beldi de iki elin parmaklarını geçmeyecek sayı da 2’ deki oyuncuyu ortaya dolaştırdılar. Hepsi bu. Birkaç kez de pasörler, orta oyuncuyu tek ayak antene yakın göndermek yerine hemen bir metre arkalarından bombe topa soktular. Her şeyin oyuncuların kişisel becerilerine ve kuvvetli hücumlarına kaldığı maçlarda voleybolun kalitesinin yükselmesini beklemek de zaten olanaksızdı.

Takımların taktiksel yoksunlukları kadar, yabancı oyuncuların hata yapmakta birbirleriyle yarışması da maçların kalitesiz olmasındaki bir başka etkendi.  Eğer voleybolumuzun seviyesini artırmak istiyorsak, gelecek sezon teknik adamlarımız ve yöneticiler mutlaka takımlarındaki yabancı oyuncuların kalitesini de yükseltmek zorunda olduklarını bilmeliler. (Bu sadece 4’lü Finallerde mücadele eden bayan takımlarının antrenörleri için söylenmiş bir söz değil. Liglerde görev alan tüm bayan ve erkek takım antrenörleri ve yöneticileri de bunlara dâhildir). Eğer seneye de böyle İkinci, üçüncü sınıf yabancılarla liglerimiz oynanacaksa, bugün olduğu gibi, ortada biraz çekişme ve sadece yakın sayılı biten setlerin heyecanı olur. Geriye keçiboynuzu tadında voleybol, tüm sezonu ayakta bekleyerek tamamlayan gençlerimiz ve Ulusal Takımlarımızın yakaladığı imajı devam ettirebilmeleri için dualardan medet ummaya çalışan bizler kalırız.

Belki eleştiriler biraz ağır oldu. Ama bence kızacaklarına başlarını ellerinin arasına alıp neler yaptıklarını biraz düşünürlerse, oynadıkları maçların kasetlerini izlerlerse, sinirlenip söyleneceklerine beni daha iyi anlayacaklardır.

Şunu asla unutmamalılar ki, voleybolumuzun ilerlemesi, yani geleceği teknik adamların  elinde. Ve Onlar da bizlere bunu göstermek, bu branşımızın çıtasını yükseltmek zorundalar. Yoksa ayakta ellerini ceplerine sokarak, ya da kollarını birbirine kavuşturarak bizler gibi oyunu seyretmeye, sadece günü kurtarmak için çaba harcamaya hakları yok. Çünkü gelecek nesiller voleybolun pastasını küçülten,  antrenörlerden de, onları bu görevlerinde sorgulamadan, rahat bırakan yöneticilerden de mutlaka hesap sorarlar.

 

VE MAÇLAR

 

Marmaris’e 11 puanla gelen ve en yakın rakibini 4 puan geçen Güneş Sigorta’nın bir mucize olmazsa şampiyonluğu yakalayacağını hepimiz biliyorduk. Onun için asıl mücadele Eczacıbaşı ve Emlak TOKİ arasında geçecek olan ikincilik yarışıydı. Bu ayni zamanda Şampiyonlar Ligi biletinin de alınması anlamını da taşıyordu. İşte ilk günün, ilk maçında bu iki takımın kozların paylaşacak olması, üç aşağı, beş yukarı bu sorunun yanıtının da belli olmasını sağlayacaktı.

 

Karşılaşmaya TOKİ 1-3 önde başladı. Eczacıbaşı topu öldürdü ve servise Bahar geldi. O’nun 1’deki Melis’i bulan servisleri, hücumdaki sıkışıklık ve bloklar derken bir anda sayılar 5-3 oldu. Mavi-Beyazlıların servisleri ve blokları devam etti ve ilk teknik molaya 8-4 girildi. Teneva ve Melis’i oyundan düşüren servisler devam edince ara açılmaya başladı: 10-5, 14-7, 16-8, 21-11 ve sette açık farkla bitti: 25-13. 

 

İkinci set, birincinin kopyası gibiydi. Ancak Eczacıbaşı ilk sette rakibini erken yakalamıştı ama bu kez hücumda yapılan hatalar nedeniyle setin ortalarına kadar TOKİ önde geldi: 1-6, 5-8, 6-10, 9-14. Ne var ki Bahar bir kez daha ortaya çıktı. 1’de Melis’i bulan servisleri, ilk sette olduğu gibi sorunlar yaratınca sayılar gelmeye başladı ve 15-14 oldu (6 sayı üst üste). Sonunda Teneva 4’den vurduğu topla bu krize bir son verdi: 15-15. İkinci teknik molaya 16-15 girildi, sonra 19-16 oldu. Ankara ekibi arayı kapatmayı başardı: 19-18, 20-19, 21-19 ve sonunda 21-21 de eşitliği sağladı. Eczacıbaşı Oxana’ya yaptığı blokla tekrar öne çıktı: 22-21. Melis öldürdü: 22-22. Mira 6 dan sayıyı buldu: 23-22. Bahar servise geldi. 1 de yine Melis vardı ama bu kez Melis’in manşeti iyiydi ve Ayşe takımına sayıyı getirdi: 23-23. Ayşe’nin servisi, Eczacıbaşı topu hücuma soktu ama öldüremedi, dönen bu topu Teneva sayıya dönüştürdü: 23-24. Ayşe’nin ikinci servisi ve 4’den bir türlü top öldürmeyi başaramayan Çinli Aihua bir kez daha blokta kalınca set TOKİ’nin oldu: 23-25.

 

Üçüncü sette bu kez Ankara ekibinin etkili servisleri vardı. Önce Oxana, sonra Teneva’nın önden manşet için açılan Mira’ya attıkları servisler sorun yaratmaya başladı, bloklarda kalan ataklar derken, ilk teknik molaya 4-8 girildi. Manşet ve hücum sorununu çözmeyi bir türlü başaramayan Mavi- Beyazlılar karşında, Ankara ekibi hep önde götürdüğü seti 17-25 aldı.

 

4. sete bu kez iyi başlayan Eczacıbaşı oldu: 6-1. Ve bu üstünlüğünü 11-7 ye kadar sürdürdü. Ama Nilay’ın servisleri, Mavi-Beyazlıların Mesude 4- Bahar 3- Gökçen 2, turunda top öldürememesi önce aranın kapanmasına, sonra da TOKİ’nin 2 sayı öne geçmesine yol açtı: 11-13 (Üst üste 6 sayı). Bu krize 1’den Çinli’nin öldürdüğü top son verdi. Sonra Ankara takımı kaçtı, Eczacıbaşı kovaladı ve bu takip 18-18 de eşitliği getirdiği gibi İstanbul ekibinin bir sayı da öne geçmesine yol açtı: 19-18. Bir ara Mavi-Beyazlılar iki sayılık bir fark da yakaladılar: 22-20.  Ancak Melis aldığı topları sayıya dönüştürmeye başladı: 22-22. Mira’nın atağıyla Eczacıbaşı tekrar öne geçmeyi başardı: 23-22. Melis yine öldürdü: 23-23. Bu arada setin ortalarında attığı servislerle takımına hayat veren ve aradaki farkın kapanmasına sağlayan Nilay tekrar servise geldi. Arada ki farkın kapanmasına yol açan Eczacıbaşı’nın en çok sayı veren ikili hücum turu da karşısındaydı. Nilay’ın servisi ve Mesude blokta kaldı: 23-24. Nilay’ın ikinci servisi, Mesude’nin atağı bloktan sekti TOKİ fırsatı kaçırmadı Melis sayıyı, seti 23-25 ve maçı takımına kazandırdı: 1-3.

 

NOT: Yazımın başında antrenörlerin hiçbir şey yapmadıklarını ve maçları seyrettiklerini ve sadece oyuncu değiştirdiklerini yazmıştım. İşte buna en güzel örnek de bu karşılaşma. Eczacıbaşı servisleri 1’de ki Melis’e veya Teneva’ ya attıkça sayılar buldu. Buna karşın TOKİ, Eczacıbaşı’nın ikili hücum turunda ne zaman servisi yerine attıysa, rakip atakları blok ve defansıyla durdurdu. Ama bu kriz pozisyonları herkes görmesine karşın, antrenörler tedbir almayı akıllarına bile getirmediler ve sonunda böylesine garip ve üst üste verilen sayı ritimleri ortaya çıktı. Şimdi lütfen yukarı da kısaca yazdığım setlerin gidişlerini bir kez daha okuyun. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

 

İSTATİSTİKLER:

 

(Antalya da olduğu gibi tüm karşılaşmaların istatistik bilgilerini bana ve gazeteci arkadaşlarıma veren Salih Tavacı’ya teşekkür ederim. İyi ki varsın Salih)

 

Eczacıbaşı: 89 servis attılar, 5 hata yaptılar, 4 sayı buldular. 80 kez servise karşı manşet aldılar, 3 hata yaptılar, yüzdeleri 76. Exc: % 65. 121 ataktan, sadece 40 sayı üretebildiler, yüzdeleri 33. Bloktan 17 sayı aldılar.

 

TOKİ: 87 servis attılar, 7 hata yaptılar, 2 sayı kazandılar. Servise karşı 84 kez topla buluştular, yüzdeleri 67. Exc: % 48. 135 ataktan 44 sayı alabildiler, yüzdeleri 33. 12 blok sayıları var.

 

Skorerler:

Aihua 24, Mira 10, Özlem 9 (Eczacıbaşı).

Melis 26, Teneva, 10, Oxana 10 (TOKİ)

 

Bir kaç not daha:

 

TOKİ neden servisleri Eczacıbaşı’nın en iyi manşet alan iki oyuncusuna atmakta ısrar etti ve buna karşın nasıl kazandı?

Aihua: 33 manşet, 2 hata, yüzdesi 76. Exc: % 70.

Gülden: 34 manşet, hata yok, yüzdesi 82. Exc: % 65.

Bu kadar iyi manşet getiren Eczacıbaşı, nasıl 121 toptan ancak 40’ını öldürdü? Yüzdesi 33.

Bu, akla iki şey getiriyor. Ya pasör Bahar kötü pas attı, ya da Mavi-Beyazlıların smaçörleri kötüydü. Siz ne düşünürsünüz bilmem ama bana göre, Eczacıbaşı’nı yıkan smaçörler ve buna çözüm bulamayan, klasik voleybolun ötesinde takımı atağa sokacak varyasyonları üretemeyen, ayni hataları elleri cebinde seyretmekten başka bir şey yapmayan Brezilyalı antrenör Motta dır. Bu arada yeri gelmişken anlayamadığım bir şeyden daha söz etmek istiyorum. Antalya da, Motta, tüm maçlara Gökçen ile başladı. Bu oyuncu servise geldiğinde her sette bir kez yerine Sinem’i soktu. Ve Sinem öne geldiğinde de yerini Gökçen’e bıraktı. Şansı yardım ettiği için diğer bölümlerde Özlem ve Gökçen de her hangi bir sakatlık yaşanmadı. Eğer böyle bir durum ile karşılaşılsaydı çok merak ediyorum, Brezilya’lı antrenör ne yapacaktı? Bu zor durum için B Planı neydi?

Bir başka sorulması gerekende şu: Biliyorsunuz Gökçen, ülkemizde sayıları çok az olan smaç servis atabilen oyunculardan biriydi. Sezon başındaki maçlarda bu oyuncunun smaç servis atmadığını görünce, nedenini sormuştum. Aldığım yanıt, “Gökçen’in belinde bir sakatlık var. Onun için zorlanmasın diye smaç servis attırmıyoruz, ilerleyen haftalarda bu sorunu bitince yine atacak” olmuştu. Aradan zaman geçti, sezonun sonuna geldik ama değişen bir şey olmadı. O güzelim smaç servis atan ve rakiplerine kabus olan Gökçen, 4’lü Finaller de biraz önce değindiğim gibi servise geldiğinde Sinem ile değiştirilir oldu. Bu nasıl bir sakatlıktı ki 7 ay geçmedi?  

Gelelim TOKİ’ye; Gerek ligde, gerekse 4’lü Finallerde oynadığı tüm maçlarda servise karşı manşet sorununa çözüm bulamayan ve bu yüzden hücumda, kazandığı maçlarda bile sıkışan Ankara ekibinin aldığı sonuçları ve dereceyi onun için çok başarılı buluyorum.

Düşünün, takımın iki tane köşe oyuncusunun yapısı adeta bir birinin kopyası. Servise karşı manşetlerde Melis ve Teneva sorun yaşanlarsa, öne geldiklerinde hücumda da bu sıkıntının psikolojik düşüşünü yaşıyorlar. İşte örnek: 24 manşet alan, 3 hata yapan, yüzdesi 46. Exc: % 25 olan Teneva, 33 ataktan ancak 7 sayı üretebiliyor ve yüzdesi 21.

Melis; 32 manşette 3 hata yapıyor, yüzdesi 69. Exc: % 53. 51 ataktan 23 sayı alıyor, yüzdesi 45. Kaldı ki Melis, Marmaris de bu sezon oynadığı zor maçlar göz önüne alındığında bana göre manşette en iyi yüzdeleri tutturdu. Buna karşın ilk iki sette Eczacıbaşı’nın arayı açması O’nun iyi manşet alamadığı bölümlere rastlar.

Peki tüm sezona yansıyan bu ikilinin manşet sorunu için antrenör Doğanyüz ne yaptı? Yanıtını “Takımı ikinci yaptı daha ne istiyorsun ?” diye vereceğinizden eminim. Ama ben sizin gibi düşünmüyorum ve ayni hatalara çözüm üretememesine cevap arıyorum.        

 

GÜNEŞ SİGORTA-BEŞİKTAŞ

 

Hedefe doğru adım adım koşan Güneş Sigorta ilk maçını Beşiktaş ile oynadı. Karşılaşmaya Güneş iyi başladı ve hemen de üstünlüğü ele geçirdi: 4-2, 6-3, 8-6, 9-7. Siyah-Beyazlılar topu öldürdüler. Arzu servise geldi. Bu sırada Sigorta’nın ön pozisyonunda Elif 2- Tatyana 3- Samsonova 4 vardı. Arzu’nun servisleri, ikili hücum turunda yaşanan sıkıntılar, 6’ dan Neslihan’ın atakları da soruna çözüm olamayınca Beşiktaş üst üste 6 sayı kazanarak 9-14 öne geçti (Buna benzer iki olayı da Eczacıbaşı-TOki maçının 1. ve 3. setlerinde yaşamıştık). Sonunda Samsonova bu krize son verdi: 10-14. Siyah-Beyazlılar bu avantajı 14-18’e kadar sürdürdüler. Ancak bu kez de Aysun’un İlona’yı bulan servisleri,  Deniz 2- Eda 3- Arzu 4 turunda ki Beşiktaş’ın hücumda sıkışmasına yol açınca bu kez Sarı-Kırmızılı takım önce aradaki farkı kapatıp bir sayı da öne geçti: 19-18. Eda’nın sayısıyla 19-19 oldu. Deniz servise döndü, O’nun yerine öne İlona geldi. Manşet için açılan bu oyuncuya atılan servisler ve takımın hala ikili hücum turunda olmasını iyi değerlendiren Güneş Sigorta arayı yavaş yavaş açarak seti 25-19 aldı. Böylece Beşiktaş 14-18 den yani iki turda, önce Deniz- Eda- Arzu, sonra Eda- Arzu- İlona turlarında 25-19 seti verdi (1 Sayıya karşılık giden 9 sayı).

 

Geriden gelip kazanılan setin moraliyle Güneş oyuna tekrar iyi başladı: 4-0, 6-2, 8-4, 13-8, 16-11. Beşiktaş toparlanıp sayıları 19-19 da eşitlese de, üst üste dışarı vurulan toplar ortak olduğu seti 25-22 kaybetmesine neden oldu.

 

3. set karşılıklı sayılarla başladı: 4-4, 6-6. İlk teknik molaya 8-6 önde giren Sigorta bir ara 13-8 öne geçti. Beşiktaş arayı kapattı: 13-12. Bu sayıdan sonra Güneş kaçtı, Siyah- Beyazlılar kovaladılar ama 18-17 den sonra kontrolü eline alan Güneş Sigorta seti 25-20 karşılaşmayı da 3-0 kazandı.

 

İSTATİSTİKLER:

 

Güneş Sigorta: 72 servis, 6 hata, 4 sayı. 53 manşet, 3 hata, yüzdesi 58. Exc: % 45. 73 atak, 37 sayı, yüzdesi 51. 11 blok.

 

Beşiktaş: 60 servis, 7 hata, 2 sayı. 68 manşet, 4 hata, yüzdesi 71. Exc: % 52. 80 hücum, 34 sayı, yüzdesi 42. Bloktan 7 sayı (Güneş den daha iyi bir manşet yüzdesi ama hücum ve blok farkı var).

 

Skorerler:

Neslihan 15, Samsonova 12 (Güneş),

İlona 11, Deniz 9 (Beşiktaş).

 

BEŞİKTAŞ-ECZACIBAŞI

 

Güzel bir karşılaşma oldu. Özellikle 29-31 biten sette heyecan doruktaydı. Ama yapılan hataların çokluğu da gözlerden kaçmadı.

Mücadeleye Eczacıbaşı iyi başladı: 1-3, 2-5. Beşiktaş bırakmadı: 5-5. İlk teknik mola 6-8 geçildi. Sonra Mavi- Beyazlılar daha iyi atak yapmaya başlayınca üstünlüğü ele geçirdiler ve önce 8-11, sonra 11-14, 12-16 öne geçtiler. Siyah- Beyazlılar kıpırdadılar: 15-16. Ancak bu bir şey ifade etmedi ve Eczacıbaşı arayı açarak seti kazandı: 17-20, 19-22, 22-25.

 

2. set roller değişti. Beşiktaş daha iyi oynamaya başlarken, Eczacıbaşı durdu. Siyah-Beyazlılar ilk sete oranla daha etkili servis atarken, bloklar başladı, defanstan çıkan topların sayıları fazlalaştı, hücumlardan daha kolay sayılar gelmeye başladı. Böyle olunca da Beşiktaş ikinci teknik molaya kadar rahat geldi: 6-3, 8-6, 12-7, 14-8, 16-12. Sonra 18-13 oldu. Bir ara ilk gün oynadıkları Güneş Sigorta maçında ki kriz pozisyonunda yani Eda 2- Arzu 3- İlona 4 turunda yine sıkışsalar da (18-16, 19-17), Eczacıbaşı’nın bunu değerlendirecek gücü ve istedi yoktu. Sonuç da sette 25-19 bitti.

 

Üçüncü sete daha derli toplu başlayan taraf Beşiktaş : 4-2, 6-3, 8-5, 9-6. Eczacıbaşı Çinli’nin 2’den vurduğu toplardan gelen sayılarla toparlandı ve bir sayı da öne geçti: 9-10. (Ancak bunda Aihua’nın smaçları kadar 1’de defans yapan Arzu’nun da hatalar vardı. Çünkü bu tur ne zaman gelse Arzu defansı çizgiye yakın yapmak yerine hep içeri girip topu bekliyordu. Doğal olarak bu da defanstan top çıkmamasına yol açarken, Çinli de öldürdüğü toplarla kendine güvenini kazanıyordu). 10-10 dan sonra Özlem’in servisleri, Siyah-Beyazlılar da yaşanan manşet ve hücum sıkıntısı Mavi- Beyazlıların öne geçmesine yol açtı: 10-14. Eczacıbaşı bu 4 sayılık farkı ikinci teknik molaya kadar korudu: 12-16. Ne var ki Eda’nın servisleri, Eczacıbaşı’nın Sinem 2- Bahar 3- Mesude 4, turunda yaşadığı hücum sıkıntısını (Bu arada Bahar’ın Mesude’ye attığı topları, bu oyuncu önünde Arzu olmasına karşın paralel ataklar yerine ısrarla çapraza, yani libero Nihan’ın vurduğu bölgeye yapması da sıkışmanın bir başka nedeniydi) Kartal çok iyi değerlendirdi ve rakibini yakaladığı gibi 6 sayılık bu periyot ile 18-16 da öne geçti. Ama İlona’nın avuta giden vuruşu, ardından Özlem’in bloğu ile sayılara eşitlik geldi: 18-18. Sonra Marmaris etabının en güzel ve heyecanı en yüksek seti ortaya çıktı. Karşılıklı sayılarla 29-29 gelindi. Mesude’nin hücumu ile 29-30 Eczacıbaşı öne geçti. Sayıyı takımına kazandıran Mesude’nin servisi, Arzu ortada ki Duygu’ya kurşun bir pas attı. Ama bu pasın yüksekliği az olunca, Özlem’in bloğu 30 dakika süren seti 29-31 takımına getirdi.    

 

Son anda kazanmanın moraliyle 4. sete iyi başlayan Mavi- Beyazlılar oldu: 1-4, 2-5, 5-8, 6-9, 7-10, 11-14. Beşiktaş rakibini 14-14 yakaladı. İkinci teknik molaya 16-15 girildi. 17-16 da Mesude’nin avuta vurduğu bir top ve ardından Arzu’nun yaptığı blokla 19-16 oldu. Siyah- Beyazlılar bu farkı korumayı bilince sette 25-21 geldi.

 

5. sete Eczacıbaşılı oyuncuların, ataklardan sayı çıkaramamasını iyi değerlendiren Beşiktaş 4-1 öne geçti. Mavi-Beyazlıların arayı kapatma çabaları sonuç vermeyince saha değişimini Kartal, 8-4 önde geçti. Sonra da set 15-10 geldi ve bu sonuçla Siyah- Beyazlılar karşılaşmayı 3-2 kazanırken iki etaplı 4’lü Final Grubu maçlarında ki ilk galibiyetlerini de almış oldular.

 

İSTATİSTİKLER:

 

Beşiktaş: 116 servis, 7 hata, 4 sayı. Servise karşı 98 manşet, 4 hata, yüzdeleri 67. Exc: % 46. 148 atak, 65 sayı, yüzde 44. Bloktan 17 sayı kazandılar.

 

Eczacıbaşı: 105 servis, 7 hata, 3 sayı. 108 manşet, 3 hata, yüzdeleri 81. Exc: % 64. 166 hücum, 67 sayı, yüzde 40. (Diğer maçlarda olduğu gibi servise karşı manşetleri iyi, buna karşın ataklardan yine kötü. Ayrıca bu kez blokta az: 9.)

 

Skorerler:

Mesude 26, Aihua 15, Mira 15, Özlem 13 (Eczacıbaşı).

İlona 24, Eda 20, Duygu, 13, Deniz 13 Sarah 12 (Beşiktaş).

 

TOKİ-GÜNEŞ SİGORTA

 

Lider için en önemli karşılaşma gelip çatmıştı. Çünkü Güneş, maçtan iki set çıkarır ve 1 puan alırsa şampiyonluğunu ilan edecekti. Bunun bilinciyle Güneş maça iyi başladı, bunun semeresini de gördü: 1-3, 3-6, 4-8, 9-13, 11-16, 11-18. Ancak ne olduysa burada oldu. Topu TOKİ öldürdü: 12-18. Teneva servisi Tatyana’ya yıktı. O’nun pasörü zorlayan manşetleri, bu arada ikili hücum turunda olan Güneş’in (Neslihan 2- Mayboroda 3- Elif 4) bloklarda kalan ve ölmeyen topları derken aradaki fark kapandığı gibi Ankara takımı 20-18 de öne geçti. (Üst üste alınan 9 sayı, hatalara devam eden Güneş Sigortalı oyuncular ve bunu seyreden antrenör Buzayev)  Bu büyük farkı kapatan TOKİ’li oyuncuların seti artık vermesi olası değildi. Öyle de oldu: 25-22.

 

Çok önde oldukları seti kaybetmelerine karşın ikinci sete iyi başlayan Güneş oldu: 0-2. Bir önceki sette 11-18’lik farkın kapanmasına neden olan Tatyana bu kez, 1’deki Melis’e attığı servislerle kendini affettirdi ve bir anda sayılar 1-7 oldu. Ankara ekibi toparlansa da (5-7) ilk teknik molaya 5-8 girildi. TOKİ bir hamle daha yaptı: 7-8. Güneş hızlandı: 8-11, Emlak farkı kapattı: 10-11. Sigorta bir daha asıldı: 11-14, 11-16, 14-18, 16-20. TOKİ mücadeleyi bırakmadı ve bu kez etkili servislerle Sigorta’nın Elif 2- Tatyana 3- Samsonova 4, turunu iyi değerlendirerek önce rakibini yakaladı ve 1 sayıda öne geçti: 23-22. Samsonova öldürdü: 23-23. Elif’in pas hatası: 24-23. Samsonova bir kez daha sayıyı buldu: 24-24. Tatyana servise geldi. Setin başında ki gibi servisi 1’de ki Melis’e attı. Manşet iyi çıktı ama Oxana 2’den yaptığı atakta blokta kaldı: 24-25. Tatyana’nın ikinci servisi yine Melis’e, çıkan top ve pas da yine ayni yere yani 2’ye. Bir önceki atağı blokta kalan Oxana bu kez avuta vurunca seti Güneş 24-26 kazanmayı başardı.

 

3. set başa baş başladı: 3-3, 5-5, 8-7, 9-9. Bu sayıdan Sigorta oyuna ağırlığını koydu ve etkili servisleriyle, hücumda ki başarısıyla da yavaş yavaş arayı açmaya başladı: 12-16, 13-19, 15-20, 19-23, 21-25. Alınan bu setle birlikte Vakıfbank Güneş Sigorta 2004-2005 sezonu şampiyonluğunu da ilan etmiş oldu.

 

Yakalanan hedefin getirdiği rahatlık, TOKİ’nin hiç değilse maçı kazanıp şampiyonu yenmenin keyfini yaşama isteği, oyunun dengesini Ankara ekibinin lehine çevirdi. İlk 3 sette iyi servis atanın ve hedefte ki oyuncuyu bulanın kolay sayı üretmesi bu sette de değişmedi. TOKİ bunu daha iyi yapınca da seti kolayca kazandı: 25-18 ( 5-0, 8-3, 10-5, 14-7, 16-10, 18-11, 20-11).

 

5. sette de değişen bir şey yoktu. Ankara takımı hep önde götürdüğü sayılarla seti 15-12 maçı da 3-2 kazandı. Bu sonuçla iki takımda istediğini alarak sahadan ayrılmış oldular.

 

İSTATİSTİKLER:

 

Güneş Sigorta: 103 servis, 6 hata, 7 sayı. 101 manşet, 8 hata, yüzdesi 61. Exc: % 42. 127 atak, 52 sayı, yüzdesi 41. 20 blok.

 

TOKİ: 110 servis, 9 hata, 7 sayı. 97 manşet, 8 hata, yüzdesi 69. Exc: 57. 121 hücum, 60 sayı, yüzdesi 50. 12 blok.

 

Skorerler:

Neslihan 24, Samsonova 22, Mayboroda 11 (Güneş Sigorta).

Melis 22, İnessa 20, Oxana 15 (TOKİ).

 

TOKİ-BEŞİKTAŞ

 

(Bu ve bundan sonraki karşılaşmaların TRT de yorumuna girdiğim için çok az not tutabildim. Bu nedenle setlerin açıklaması kısa olacak.)

 

Maçın geneli güzeldi. İki takımda sonuca gitmek için büyük bir çaba harcadılar. Bunun sonucunda da heyecan hep vardı. İlk setin 15-16 girilen ikinci teknik molasından sonra hücumda daha başarılı olan Siyah-Beyazlılar 21-25 ile öne geçtiler.

 

İkinci sete iyi başlayan Beşiktaş oldu: 4-7, 6-8. Ama sonunu getiremediler ve üst üste verilen 4 sayı ile 10-8 geriye düştüler. Sonra Ankara ekibi arayı açtı: 13-9. Beşiktaş bırakmadı: 13-12. TOKİ tekrar atak yaptı, 15-12. Kartal dan bir hamle daha geldi: 15-15. 18-18 den sonra daha kontrollü oynayan TOKİ seti 25-22 kazandı.

 

3. setin başlarında yine Beşiktaş’ın üstünlüğü vardı: 2-5, 5-8. Ankara takımı çabuk toparlandı: 8-8. Sonra da oyuna ağırlığını koydu: 14-11, 16-12, 20-13, 23-17 ve 25-19.

 

Bundan önceki setlerde olduğu gibi bir kez daha Beşiktaş ilk teknik molaya önde girdi: 4-8. Ancak 2. ve 3. setlerde yaptığı hatayı tekrarlamadı ve bu kez sonunu getirmeye başardı: 5-13, 8-16, 10-18, 12-21, 14-25.

 

5. sette başa baş bir mücadele vardı. 11-10’a kadar takımlar birbirlerine üstünlük sağlayamadılar. Bu sayı da Melis servis kaçırınca 11-11 oldu. Ardından Deniz’in servisten direk sayısıyla Beşiktaş 11-12 öne geçti. TOKİ bulduğu sayılarla 14-12’lik bir avantaj yakaladı. Eda öldürdü: 14-13. Servisi Siyah-Beyazlılar kullandı, oyunda kalan topa Teneva vurdu ama defans dan çıktı, ne var ki Sarah ile Arzu’nun ayni anda topa yaptığı hamle hataya neden olunca, sayıyı alan ve seti 15-13 kazanan Ankara takımı mücadeleden de 3-2 galip ayrılan taraf oldu.

 

Böylece 4’lü Finallerde oynadığı 6 maçtan 5’ini 3-2 oynayan ve bunlardan 3’ü kazanan Emlak TOKİ ikinciliği yakalayarak, gelecek sezon Güneş Sigorta ile birlikte ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde temsil etme hakkını elde etmiş oldu.

 

Skorerler: 

Melis 16, Oxana 15, Teneva 13 (TOKİ),

Eda 19, Deniz 17 (Beşiktaş).

 

GÜNEŞ SİGORTA-ECZACIBAŞI

 

Mesude’nin sakatlığı nedeniyle oynamadığı 4’lü Finallerin son maçında Şampiyon, ezeli rakibini 3-0 yendi.

İlk seti Güneş Sigorta rahat kazandı: 25-16.

İkinci sete bu kez iyi başlayan Eczacıbaşı oldu: 1-5, 2-7, 4-8, 6-10. Sigorta arayı kapattı:

10-11. Mavi- Beyazlılar 3 sayılık bir fark yakaladılar: 12-15, 13-16, 15-18. Sonra 16-20 oldu.

Ama Sinem 2- Bahar 3- Neriman 4 turunda olan Eczacıbaşı yine hücumda takıldı ve üst üste verilen 6 sayı ile Sigorta 22-20 öne geçti. Özlem’in öldürdüğü 2 topla bir ara sayılar 23-23 olduysa da Güneş bu seti de 26-24 kazandı.

3.sette 8-6 dan sonra oyuna ağırlığını iyice koyan Güneş Sigorta, 25-12 ile maçı 3-0 aldığını ilan etti.

 

İSTATİSTİKLER:

 

Güneş sigorta: 74 servis, 5 hata, 5 sayı. 47 manşet, 3 hata, yüzdesi 64. Exc: % 47. 76 hücum, 44 sayı, yüzdesi 58. 8 blok.

 

Eczacıbaşı: 54 servis, 7 hata, 3 sayı. 69 manşet, 6 hata, yüzdesi 72, Exc: % 59. 88 atak, 33 sayı, yüzdesi 38. 3 blok.

 

Skorerler: Neslihan 22, Samsonova 15 (Güneş). Neriman 10, Aihua 9, Özlem 7 (Eczacıbaşı).

 

ENLER:

 

Servisten en çok sayı:

Güneş  Sigorta 16 sayı.

En çok servis hatası:

TOKİ: 21, Eczacıbaşı 19, Güneş 17.

Hücumda en çok sayı:

TOKİ (159)

Bloktan en çok sayı kazanan takım:

Güneş  Sigorta (39)

Bir maçta en çok blok yapan takım:

Güneş Sigorta (20) TOKİ maçında.

En çok blok yapılan maç:

Güneş: 20- TOKİ: 12. Toplam 32 blok.

En az blok yapılan maç:

Güneş: 8- Eczacıbaşı: 3. Toplam 11 blok.

Bir maçta en çok blok yapan oyuncular:

Samsonova 7 (Güneş), Özlem 6 (Eczacıbaşı), Neslihan 6 (Güneş), İnessa 6 (TOKİ), Eda 6 (Beşiktaş).

En çok blok yapan oyuncu:

Özlem 11 (Eczacıbaşı), Samsonova 11 (Güneş), İnessa 11 (TOKİ), Neslihan 10 (Güneş).

Servise karşı en iyi manşet alan takım:

Eczacıbaşı: Yüzdesi 76. Exc: % 62.

Servise karşı bir maçta en iyi manşet alan oyuncu:

Gülden (Eczacıbaşı) 41 manşet, 1 hata, yüzdesi 90. Exc: % 78. (Eczacıbaşı-Beşiktaş maçı)

En iyi hücum yüzdesi:

Güneş Sigorta. 76 atak, 44 sayı, yüzdesi 58. (Eczacıbaşı maçında)

En kısa set:

Eczacıbaşı-TOKİ 25-13, 18 dakika.

En az sayılı set:

Güneş Sigorta-Eczacıbaşı: 25-12.

En uzun set:

Beşiktaş-Eczacıbaşı: 29-31.

En uzun süreli set:

Beşiktaş-Eczacıbaşı: 29-31. 30 dakika.

En iyi libero:

Gülden (Eczacıbaşı)  Yüzdesi 82. Exc: % 69.

En skorer oyuncular:

Melis 64 (TOKİ), Neslihan 61 (Güneş Sigorta), Samsonova 49 (Güneş Sigorta), Aihua 48 (Eczacıbaşı), Eda 45 (Beşiktaş).

 

ÖDÜL TÖRENİ

 

Maçlar sonrasında şampiyon olan Güneş Sigorta’ya  kupa ve madalyalarını Voleybol Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can ve Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Togay Bayatlı verdi.

İkinci olan Emlak Toki, kupa ve madalyalarını Muğla İl Müdürü Muzaffer Çintımar ve Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar dan aldı.

Üçüncülüğü elde eden Eczacıbaşı’na kupa ve madalyalarını Voleybol Federasyonu Başkan Vekilleri Oral Yılmaz ve Kurtaran Mumcu verdiler.

4. olan Beşiktaş ise madalyalarını Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Gökalp ve Eşref Baltalı dan aldılar.

Kupa töreninden önce ise çeşitli plaketler verildi;

İlk olarak maçın baş hakemi İbrahim Tarum ve yardımcısı Bülent Bozkurt’a müsabakalarda görev yapan tüm hakemler adına Halkbank Halkla İlişkiler Bölüm Müdürü Hakan Dikmen birer plaket verdi.

3. olan Eczacıbaşı ve 4. lüğü elde eden Beşiktaş, şiltlerini Halkbank Halkla İlişkiler ve Tanıtım Müdürü Yusuf Cuhadar dan aldılar.

Şampiyon olan Güneş Sigorta ve 2. olan Emlak TOKİ’ ye şiltlerini ise Halkbank Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yarımoğlu verdi.

Ayrıca Eczacıbaşı ve Beşiktaş, Marmaris Belediyesi özel ödüllerini Marmaris Spor Kulübü Başkanı Ercüment Aydın dan aldılar.

Güneş Sigorta ve TOKİ’ye ise, Marmaris Belediyesi Özel ödülünü Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar verdi.

Bu arada Voleybol Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can da, Marmaris Belediyesi Başkanı Ali Acar’a bu organizasyonu gerçekleştirdiği için teşekkür plaketi verdi.

 

TMOK SPOR OKULLARI BROJESİ

 

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Bayanlar Komisyonu’nca spor yapma olanağından yoksun çocuklar için 1996 yılında İstanbul da başlatılan ve daha sonra diğer bölgelere ve şehirlerde de yapılan Ücretsiz Spor Okulları çalışmalarının son durağı Dalaman oldu.

Pazar günü açılışı yapılan okulun açılış konuşmasını TMOK- Bayanlar Komisyonu Başkanı Alev Ercins yaptı.

Daha sonra Muğla İl Müdürü Muzaffer Çintımar, Voleybol Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can ve TMOK Başkanı Togay Bayatlı da birer konuşma yaptılar.

350 yi aşkın küçüğün kayıt yaptırdığı okulun açılışında, çeşitli etkinliklerde yer aldı.

 

İZNİNİZİ İSTİYORUM

 

Bu yazıyla birlikte tatil havasına da artık girdim. Bundan böyle sizlerle her hafta birlikte olamayacağım. Eğer Ulusal Takımlarımızın karşılaşmalarını izleme şansını yakalarsam,  gözüme takılanları zaman zaman iletmeye ve paylaşmaya çalışacağım. Sanırım bu, hem beni, hem de her hafta uzun uzun yayınlanan bu yazılardan kurtulan sizlere nefes aldırır.

Sertap Erener’in bir şarkısında geçen “Uzanmışım kumsala” cümlesi gibi, bende artık tüm planlarımı böyle günler için yapıyorum. Umarım bu beklentim fazla uzun sürmez.

 

Tekrar birlikte olmak dileğiyle, hoşça kalın.

 

 

A  L  E  V    A  N  A  K  Ö  K