GÖZLER 4’LÜ FİNALLER’E
ÇEVRİLDİ
Halkbank Erkekler 1. Voleybol Ligi Cumartesi günü oynanan karşılaşmalarla sona
erdi. Bayanlar ise son maçlarını Çarşamba oynayacaklar. Aslında erkeklerde 4’lü
Finale yükselecek takımlar bilindiği gibi Salı günü belli olmuştu. Onun için
hafta sonu karşılaşmalarının prestijden öte fazla bir
önemi yoktu.
Bayanlarda ise, 4’lü Final
Grubu’ndaki ekipler daha önceden de biliniyordu. Sadece Emlak TOKİ ile
Eczacıbaşı arasında bir sıralama mücadelesi vardı. O da Pazar günü oynandı ve
birçoğumuzun beklemediği bir sonuç ortaya çıktı. Evinde oynamanın avantajını
iyi değerlendireceğini düşündüğümüz son haftaların formda takımı Emlak,
Eczacıbaşı’na 3-0 gibi net bir skorla yenildi. Esra’
sız Eczacıbaşı’nın iyi bir oyunla rakibini alt etmesi 4’lü Finallerin ne kadar
zorlu geçeceğinin bir kanıtıydı. Bu arada Mavi-Beyazlılar’ın
bu galibiyetinin bir başka önemi de ligi ikinci sırada tamamlayarak (bir aksilik olmaz ve Dicle karşısında büyük bir sürpriz yaşanmazsa) finallere 2 puan ile katılacak olmalarıydı.
(Bu karşılaşmanın
yorumunu Ebru’nun gözüyle kısa da olsa sizlere daha sonra vereceğim)
Şimdi 4’lü Final karşılaşmaları
Samsun da erkeklerle başlayacak. Ardından da Antalya da devam edecek. Son etabı
ise bilindiği gibi Marmaris de. Büyük bir aksilik olmazsa gazeteci
arkadaşlarımla bu zorlu maçları izleyeceğim. Ancak Samsun dan
Pazar akşamı dönüp, Pazartesi sabahı da Antalya’ya
hareket edeceğimiz için önümüzdeki hafta sizlerle birlikte olamayacağım. Ancak
daha sonra bu karşılaşmalarla ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmaya
çalışacağım.
ERKEKLER
Samsun da başlayacak ve Antalya da
bitecek erkekler 4’lü Final karşılaşmaları için düşüncelerim şöyle;
Öncelikle çok iyi maçlar seyredeceğiz.
Takımların güçleri birbirlerine yakın görünse de sezon başından bu yana benim
favorim son karşılaşmalarında Halkbank ve Arkas Saint Joseph’e yenilse de yine de Erdemirspor.
3 Amerikalı oyuncunun sırtladığı Ereğli ekibinde bizim oyuncuların sezon içindeki
takımlarına yaptıkları katkıyı düşündüğüm de, şans ibresinin onlardan yana
olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Özellikle libero Ali Peçen’in iyi oyunu, tecrübesi, oyuncular üstündeki etkisi
bu ekip için hep iyi görüntüler oluşturdu. Bu arada yedek
oyuncuların içeridekileri tamamlaması da önemli bir artıları. Bence tek
sıkıntıları rakibin çok etkili servislerinin Emre’yi bulması. Biliyorsunuz
Emre manşet hatası yaptığında çok etkileniyor ve oyundan düşüyor. Bu, file
üstündeki etkisini de azaltıyor. Gerçi bu durumlarda devreye Ali Yılmaz giriyor
ama, O da özellikle hücumda zaman zaman
sıkışıyor. İşte Erdemir bu sorunu yaşamaz ise, bir
kez daha mutlu sona ulaşır.
HALKBANK
Ereğli ekibinin biraz sallanması
durumunda bu kez şans ibresi Halkbank’a döner. Çok iyi
bir kadrosu olan Ankara ekibi, son haftalarda ortaya koyduğu görüntü ile “Ben finallere hazırım ve şampiyonluğun da adayıyım.” Diye adeta bağırıyor. Gerçekten de Erdemir’in,
Başkent takımının nefesini son ana kadar ensesinde hissedeceğine eminim. Gökhan’ın,
Stefanov’un, Ali’nin, Krnic’in
form durumları iyi. Bench’i kuvvetli, libero Cengizhan’ın Ali Peçen gibi
takıma katkısı da çok fazla. Bana göre,
çok iyi manşet alan oyuncuları olsa da bazen onlar da sorun yaşıyorlar.
Hele rakipler, önden manşet için açılan Stefanov ve
Sinan’ı toplarla buluştururlarsa sıkıntıları daha da büyüyor. Erdemir deki Emre gibi, Sinan da servislerle bunalırsa
oyundan düşüyor ve tabii ki Ankara ekibi, bunu aşmak için çaba harcarken
oldukça zorlanıyor.
POLİS AKADEMİSİ
Ligi 3. sırada bitiren Polis
Akademisi, açıkça bizleri bu sezon çok yanılttı. Uyumlu bir ekip görüntüsü
veren Ankara takımı, tüm sezona yansıyan çok güzel bir grafik çizdiler.
Özellikle attıkları smaç servisler rakiplerinin her zaman kâbusu oldu. Bence
onları buralara getiren en büyük etkenlerin başında da bu geliyor. Ancak
ligdeki bu performanslarının
ARKAS SAİNT JOSEPH
Son anda yaptığı atakla ilk 4
içinde kendine yer bulan Arkas’ın bence en büyük
sorunu servise karşı manşetleri. Özellikle Renato’nun
bu konuda sıkıntısı var. Bülent ve libero Umut da Renato’nun
yarattığı açığı zaman zaman kapatamayınca bu kez
hücumlarda da sorunlar artıyor. Adresi belli toplarla yapılan ataklar,
rakiplerin takımın en büyük hücum silahı Barutov’u
bloklarla file üstünde kilitlemeleri, İzmir ekibini oyundan düşürüyor. Böyle
olunca da maçtan kopuyorlar.
İşte bunları düşündüğümde, favorim Erdemir, plase ise, Halkbank oluyor.
BAYANLAR
Samsonova dışındaki iki yabancı oyuncusunu beğenmesem de, oyun sistemlerini
benimseyemesem de sezon başından beri Vakıfbank Güneş Sigorta’yı favori olarak
gördüm. Bu düşüncem değişmedi. Hele son haftalarda Elif’in Neslihan’ı daha çok
topla buluşturmaya çalışması, Aysun’un tüm sezonu
kapsayan istikrarlı oyununun devam etmesi, libero
Necla’nın tecrübesi ve arkadaşlarını hep kontrol altında tutma çabaları hedefe
giden yoldaki şanslarını artırıyor. Eğer bu takım, iki kişi yerine tüm
servisleri 3 oyuncu ile karşılar, Elif’in ortada kaldığı turlarda defansıyla bu
açığı kapatır, Aysun’u sadece 2’ye tek ayak
dolaştırmak yerine son zamanlarında yaptığı gibi bolca ortadan hücuma sokarsa, Tatyana dan, bir önceki yıl yine
Antalya daki 4’lü Finaller deki verimi alabilirse,
şampiyonluk ipini göğüsler.
ECZACIBAŞI
Pazar günü Ankara deplasmanında
Emlak Toki’yi hem de 3-0
gibi net bir skorla yenerek finallere “Hazırım” diyen
Eczacıbaşı’nın ne yapacağı ve hangi dereceye uzanacağı bence iki yabancı
oyuncusu Çinli Aihua ve Hırvat Mira’nın göstereceği
performansa bağlı. Ben bu ikiliye fazla güvenemiyorum. Ancak Eczacıbaşı, en
büyük silahları olan etkili servislerini ve bloklarını bu final etaplarında
tekrar sahneye sürebilirse işin rengini değiştirebilir. Çünkü Bahar gibi, Özlem
gibi, Mesude gibi tecrübeli (Ben hala bu oyuncunun 4 yerine, pasör
çaprazında hem hücumda, hem de bloklar da daha etkili olacağını savunuyorum), Gülden gibi oyunun kaderini
değiştirebilecek yapıda bir libero ile bazı sorunların üstesinden
gelebileceğini düşünüyorum. Ama tüm bunların yine de zirve için yeterli
olabileceğine açıkçası fazla ihtimal vermiyorum.
EMLAK TOKİ
Ankara ekibine gelince; Son
haftalarda bu takımda büyük bir çıkış ve tempo var. Son olarak İstanbul da
Şişli karşısında izledim. Evet, iyi oynuyorlar. Özellikle İnessa
ve Oxsana’nın oyuna katkıları fazla, İzolda iyi. Ancak servise karşı manşetlerde hala sorun
yaşıyorlar. Özellikle rakipler, servislerini iki köşe oyuncu Melis ve Teneva’ya yıkarlarsa, sıkıntılar daha da büyüyor ve yapılan
hataların getirdiği psikolojik düşüş, bu ikilinin ataklarına da yansıyor. Eğer
Emlak, bu sıkıntıların üstesinden çabuk gelebilirse sonucu lehine çeviriyor,
ama tersi olursa işler sarpa sarıyor. Bu arada ortadan oynayan Duygu-Ayşe
ikilisi de özellikle hücumlarda pek ortalarda görünmüyorlar. Bu oyuncular önde
olduğunda köşe oyuncular Melis ve Oxana rakip
blokları aşmakta bir hayli zorlanıyorlar.
BEŞİKTAŞ
Beşiktaş da, Emlak gibi ligin
ikinci yarısında toparlanan bir ekip. Onlarında ayni Ankara
takımı gibi yumuşak karnı, servise karşı manşetler. Bu sorunu bir türlü aşmayı
başaramadılar. İlona iyi pas aldığında sonuç da
etkili oluyor. İrina’nın her zaman takıma özellikle
geri alanda katkısı fazla ama fizik gücü yeterli olmadığı için ayni performansı
file üstünde eğer yatık top alamaz ise gösteremiyor. Ayrıca blokları da yüksel
değil. Bu konuya pasör Arzu’yu da ekleyebiliriz.
Beşiktaş eğer manşeti iyi getirirse geçtiğimiz sezon yakaladığı başarıyı
tekrarlayabilir.
4’lü Finallerde mücadele edecek 8
takımımıza başarılar dileyerek bu bölüme noktayı koyayım.
MAÇLAR
Çarşamba günü oynanan bayan maçları
için fazla söylenecek bir şey yok. Beklenen sonuçlar alındı.
Erkekler Ligi’nin son günü olan
Cumartesi, kalitesi az ama çekişmeli ve güzel karşılaşmalara sahne oldu.
Özellikle İstanbul Burhan Felek de oynanan maçların üçü de 3-2
bittince seyirciler keyifli anlar yaşadılar ve kapanış gününde adata voleybola
doydular.
İlk maçta Salı günü Erdemir’i yenerek 4.lüğü
yakalayan Arkas Saint Joseph, Galatasaray’ın konuğu
oldu. Erkan ve Ulaş’ın sürüklediği yabancı oyuncusuz
Sarı-Kırmızılılar tüm maç boyunca iyi bir mücadele ortaya koyarak güçlü
rakibini devirmeyi başardı. 2-0 öne geçtikten sonra Arkas’ın servisleri karşısında sorunlar yaşayan ve üçüncü
sette 17-18 den, dördüncü sette 17-17 den sonra rakibine teslim olan
Galatasaray, 5. seti 15-12 alarak sezonu güzel bir galibiyetle kapattı.
İzmir ekibi hedefi yakalamanın
getirdiği rahatlığın ve “Finallere sakatlanmadan girelim” düşüncesinin etkisinden kurtulamamalarının bedelini yenilerek ödedi ama, dediğim gibi, bu sonuç onlar için bir şey ifade
etmiyordu. Çünkü atı alan Üsküdar’ı zaten geçmişti.
FENERBAHÇE 3-2 KAZANDI
Günün ikinci maçında hedefinin
uzağına düşmüş Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile oynadı.
Prestijden öteye bir anlamı olmamasına karşın zevkli ve heyecanı yüksek bir maç
oldu. 2-1 yenik duruma düşen Sarı-Lacivertliler, önce
skoru 2-2’ye taşıdılar. Sonra da 5. sette rakibin 8-12’lik avantajını özellikle
Santiago’nun hücumda ki başarısıyla tersine çevirip 15-13 ile son maçını
galibiyet ile kapatmayı bildiler.
Aslında, tabii ki Fenerbahçe’nin
lig bitiminde ki yeri bu ( 6.lık)
olmamalıydı. Şampiyonluk hesaplarıyla yola çıkan Sarı-Lacivertliler, yapılan
hataların bedelini böyle ödemiş oldular.
Halbuki Ulusal Takımın ilk
altısında oynayan Barış’ın, yine ilk altının iki orta oyuncusu Hakan ve
Burak’ın, liberosu Nuri’nin ayrıca tecrübeli Rıdvan’ın, bunların yanı sıra Arjantinli Santiago gibi
etkili bir smaçörün forma giydiği bu takım, ilk 4 içinde mutlaka kendine yer
bulmalıydı.
Bu sonuç, voleybolumuz açısından da
kötü oldu. Çünkü Fenerbahçe’nin yer alacağı bir 4’lü Finaller seyircinin daha
çok ilgisini çeker, ayrıca basının da voleybola bakışı mutlaka farklı olurdu.
BEŞİKTAŞ, ARÇELİK’İ
YENDİ
Günün İstanbul daki
üçüncü ve son maçında Beşiktaş ile Arçelik kozlarını paylaştı.
Karşılaşmanın Arçelik açısından prestijden
öteye bir önemi yoktu. Ama Siyah-Beyazlılar için farklıydı. Çünkü mücadeleden
galip ayrılırlarsa ligi 11. sırada ve ezeli rakipleri Galatasaray’ın bir
basamak üstünde bitireceklerdi. 5 setlik bu zorlu maçın sonunda Beşiktaş, 3-2 galip ayrılmayı başararak istediğini elde etti.
Aslında gönül, tabii ki bu iki büyük kulübümüzün de
Fenerbahçe gibi üst sıralar için mücadele etmesini istiyor. Gerçi
Siyah-Beyazlılar önümüzdeki sezon için daha güçlü bir kadro oluşturmanın
hesapları içindeler ve bunun ilk adımını da erkek takımın Antrenörü Orhan
Yavuz’u Rusya Ligi’ndeki
final karşılaşmalarını izlemek için göndererek attılar. Ancak
benim takımım Galatasaray için iyi şeyler söylemek ve umutlanmak, şimdilik çok
uzak görünüyor. Umarım tüm yaşamım boyunca özlemini çektiğimiz 3 büyüklerin hem
bayanlar da, hem de erkeklerde birlikte zirveye oynama hayallerim biraz da
Galatasaray’ın “Evet,
biz de varız” demesiyle gerçekleşir.
Acaba gerçekleşmesi çok mu zor bir hayalin peşindeyim?
Burhan Felek de 3 tane 5 setlik maç
peş peşe yaşarınken, bir 5 setlik karşılaşma haberi de Ankara dan geldi. 4’lü Finalin iki takımının kozlarını paylaştığı
mücadelede Halkbank, Polis Akademisi’ni 3-2 yendi.
Bu maçın kısaca yorumunu artık
sizlerinde benimsediğine inandığım voleybol dostu grubumuzdan Koray’ın gözüyle
vereyim:
”Bugun super bir mac
olacak, ligin 2.si ve 3.su arasinda playoff oncesi kıran kırana bir mac gececek demistim.
Hatta bu mac icin bir
randevumu da iptal edip salona gittim.
Aslinda guzel bir mac oldu ama kadrolar pak bekledigim
gibi degildi. Herkes yerini garantilemenin verdigi bir rahatlikla yedek agirlikli bir kadroyla maca basladi.
Halk Bankasi’ndan Ali Cayir
ve Sinan, Akademiden Can ilk 6'da (7'de) oynayan oyunculardi.
Bir de liberolar tabi.
Ilk iki seti 25-21, 25-17
Halk Bankası aldı. Bu arada setin sonlarinda
Akademinin yedeklerinden (kim bilmiyorum) 9 numarali
oyuncunun dizine bir sey oldu. (dizi dondu dediler).
Yerine Hakan girdi.
3. sette Akademi Hakan'in da etkisi ile costu.Yedeklerden
gelen bir smacor de 16 numara iyi cikinca
Akademi seti 25 – 22 aldi. Arkasindan
bu moralle 4. sette Akademiye gitti 25 - 23. Bu setin basinda Akademi 6 - 1 gibi one gecmisti. Bunda Can'in da buyuk katkisi var. Arti- eksi 1 olabilir ama bu macta
Can’in 12 ace'ini
sayabildim. Super smac
servis atabiliyor.
Iste ne olduysa 5. sette oldu ve Halkbank
seti 15 - 8 maci da 3 - 2 aldi. Bu arada skor 14 - 8 iken cizgi
hakemi Halk Bankasi’nin aut olan servisini belki de mac bitsin de gidelim dusuncesiyle
(!!) iceriye verince 15 -
8'de set ve mac bitmis
oldu.
Herkese iyi hafta sonlari”
Koray
PAZAR VE BAYANLAR
Cumartesi günü erkekler de 4 maç
3-2 bitince, her halde bayanlar kıskanmış olacaklar ki onlarda “Sıra bizde” dercesine
SSK-Yeşilyurt: 2-3, Karşıyaka-Fenerbahçe: 3-2 ve Gaziantep
Şahinbey Belediyesi-Beşiktaş: 2-3 ile cevap verdiler.
Günün en önemli karşılaşmasında
ise, yazımın başında değindiğim gibi,
Eczacıbaşı, Emlak Toki’yi hem de Ankara da 3-0 gibi net bir skorla yendi.
Gelin, bu mücadelenin ve Ankara da
oynanan diğer karşılaşmaların yorumunu da bizim grubun bir başka voleybol
tutkunu Ebru dan okuyalım:
“Bugun Ankara 4 mac
oynandi. Ilk macta Yesilyurt ev sahibi SSK'yi 3-2'lik cekismeli bir mac sonunda yendi. Ilk seti SSK 25-16 aldi. Bu sette Yesilyurt oyuna bir turlu giremedi. Ilk
setteki oyunlari ve set sonucu bu macin
SSK icin kolay olacagini dusunduruyordu. Ancak 2. ve 3. sette durum degisti, bu setlerde SSK'nin yaptigi hucum hatalari
Yesilyurt'a avantaj sagladi.
4. set ise basabas bir mucadele
sonunda 25-22 SSK'nin oldu. Macin gidisatindan 5. setin oldukca cekismeli ve 4. seti
alarak toparlanmis bir goruntu
cizen SSK lehine bitebilecegini
dusunurken, bu dusunce
ancak 5. sayilara kadar surdu. SSK'nin
5. sayisindan sonra Yesilyurt
farki 4 sayiya kadar
çıkartarak 9-5 yapti,
bu noktadan sonra SSK icin maci
cevirmek zor zordu ve zaten farki
kapatacak bir oyun da sergileyemediler ve set 15-9 Yesilyurt
lehine bitti.
Ikinci mac
ise E. Toki ile Eczacibasi arasinda
oynandi. Sanirim bugun salona gelenlerin cogu bu mac icin oradaydi
ve E. Tokiden VGS'yi
yendikleri mactaki gibi bir performans ve galibiyet bekliyorlardi. Galibiyet beklentisi bir yana cekismeli bir mac bekleyenler icin bile ne yazik ki tatmin
edici bir mac olmadi. 25-22 25-22 ve 25-20'lik setlerle mac Eczacinin oldu. 3-0'lik bu
sonucun en onemli sebebi Eczacinin
servisleri E. Toki'nin en etkili oyuncusu Teneva'nin uzerine yikarak oynamasina firsat vermemesiydi. Eczaci
servislerle Teneva'yi oyundan dusurunce
onun yerine hucum yapan oyuncular da etkili bir oyun cikaramadilar. Diger taraftan Eczacinin bugun gununde oldugunu da soyleyebiliriz. Ozellikle Mira bu
macta cok etkili oldu bana gore. Oyle ki 3. sette E. Toki 4-1 one
gecmisken farki kapatip Eczaci lehine ceviren butun sayilarda
Mira ismi vardi. Eczaci istedigi oyunu sahaya koymayi basaran taraf olarak mactan 3-0 ustun ayrilmayi bildi.
Gunun diger
iki macinda beklenen sonuclarla
Kolejliler Anadolu Ihtisasi 3-0
(25- 25-15 25-11), Telekom 1. setten sonra yedekleriyle oynadigi
macta Numuneyi 25-16 25-15 ve 25-19'luk setlerle 3-0
yendi.
Herkese iyi haftalar dilerim.”
Ebru
YILDIZLAR
ÜZDÜ
Yıldız
kızlarımızın Estonya daki
Avrupa Şampiyonası Finalleri’nde aldıkları sonuçlar beni hem çok şaşırttı, hem de
üzdü. Geçen haftaki yazımda onlardan çok şeyler beklediğimi yazmıştım. Ama
olmadı. Umarım gelecek sefer hedefi yakalarız.
ES
VOLEYBOL
Kuruluşundan
bu yana çok kısa bir zaman geçmesine karşın, yaptığı işlerle önemli adımlar
atmayı başaran “Es Voleybol Spor Kulübü”
geçtiğimiz hafta biz voleybol yazarlarını bir yemekte buluşturdu.
Bir
zamanlar Galatasaray da voleybol oynayan ve daha sonra alt yapılarda
antrenörlük yapan Sırma, (Benim de Galatasaray da
görev yaptığım dönemlerde oyuncum ve yardımcı antrenörüm olmuştu), bu güzel branşın zehirini
içinden atamadığından “Voleybol için ne
yapabilirim?” sorusuna kurucusu
olduğu Es Şirketler Grubu’nun (Türkiye deki en büyük
yerelleştirme şirketi. Kısa sayılabilecek geçmişine karşın Es bilgisayar,
Microsoft, Oracle ve IBM gibi lider şirketler için
birçok büyük ölçekli projeye başarıyla imza atmış) bünyesinde Es Voleybol Spor kulübü’nü kurarak yanıt vermiş.
Sonra
başına hepimizin yakından tanıdığı
NOTLAR
Bazı
voleybol dostlarının bana gönderdiği mailleri açamadığımı daha önceden de
yazmıştım. Bu kez de Tekinatesnal’ın gönderdiğini
açamadım. Sevilbuser’in yolladığını açtım ama
okuyamadım, çünkü harfler karışık. Benim bilgisayar kültürüm iyi olmadığı için
bu tür sorunları aşamıyorum. Maillere cevap veremiyorsam bilin ki
tıkandığımdandır.
Bu arada
yıllarca çeşitli kulüplerde beraber çalıştığım ve hep yakın olduğum Adil Ok,
ana sayfa da okuduğunuz gibi annesini kaybetti. Cenaze töreninde, bu acılı
gününde destek olmaya çalıştığım bu değerli dostuma, arkadaşıma bir kez daha
başsağlığı diliyorum.
İki hafta
sonra buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.
A L E V
A N A K Ö K