BEŞİKTAŞ-HALK BANKASI MAÇI YARIDA
KALDI
Bu hafta lig, ilginç olaylara ve
karşılaşmalara sahne oldu. Bunlara ilaveten ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir
maili isimleri vermeden buraya alacağım. Ayrıca voleybol tutkunu genç bir grup
var. Ben onlara üye oldum. Kendi aralarındaki yazışmalarda öyle güzel şeylerden
söz ediyorlar ki şaşarsınız. Maçlar hakkında yaptıkları yorumlar, Avrupa
liglerinden özellikle de İtalyan televizyonlarından izledikleri karşılaşmalar
için görüşleri, ünlü oyuncularla yapılan röportaj çevirileri, kısaca voleybol
dolu birbirleriyle yaptıkları yazışmalar beni çok şaşırtıyor. Bu haftaki
yazımda bu gençlerden biri olan Uğur
Şahin’in Ankara da oynanan karşılaşmalarla ilgili yazısından
alıntılar yapacağım. Böylece en azından SSK- Eczacıbaşı ve Emlak Toki- Güneş
Sigorta maçları hakkında bir bilgi sahibi olacaksınız. Ayrıca “Uyark”
rumuzunu kullanan genç dostumun buraya aktaracağım yazısıyla da Selim Sırrı
önünde sık sık yaşanan bir olaydan haberinizin olmasını sağlayacağım.
YARIDA KALAN MAÇ
Haftanın maçlarını değerlendirirken bu kez
tersten başlaşacağım. Yani her zaman olduğu gibi Çarşamba gününden değil de,
Pazar dan başlayacağım. Çünkü Beşiktaş-Halk Bankası karşılaşması bir daha kolay
kolay yaşanmayacak bir olaydı.
Akatlar Spor Salonu’ndaki mücadele çok
güzel başladı. Son haftalarda özellikle evindeki maçlarda iyi oynayan,
rakiplerine kök söktüren Siyah-Beyazlılar, güçlü rakibi karşısında da direnmeye
ve oyuna ortak olmaya çalıştılar. Bunda da başarılı oldular. 15-16 ya kadar
karşılıklı sayılarla gelindi. Halk Bankası tecrübeli oyuncuları sayesinde
üstünlüğü ele geçirerek aldığı sayılarla önce 15-18, sonra da 17-21 öne geçti
ve seti de koparmış oldu: 22-25.
Seti kaybetmelerine karşın Beşiktaşlı
oyuncular mücadeleden kopmadılar. Özellikle servise karşı manşet aldıklarında
Umut’un iyi ve çabuk paslarıyla kolay
sayılar ürettiler. Etkili servisler attılar, bloklar yaptılar, defanstan güzel
toplar çıkardılar. Özellikle sahanın en hırslı ve göze batan oyuncusu Soner’in
çabalarıyla seti 25-20 alarak 1-1 lik eşitliği yakaladılar.
3. sette de bu güzel ve zevkli mücadele
sürdü. Setin başında Ankara ekibi 2-5 öne geçmesine karşın, Siyah-Beyazlılar
arayı kapattılar ve ilk teknik molaya da 8-7 önde girdiler. Daha sonra da 11-8,
12-9 13-10 gibi 3 sayılık bir avantaj da yakaladılar. Ancak Umut’un kaçırdığı
servis, ardından Stefanov’un etkili servisinin Muhittin den direkt sayı
olmasıyla fark kapandı: 13-12. İkinci teknik molaya 15-16 Halk Bankası önde
girdi. Sonra 18-18’e gelindi. Bu sırada Muhittin’in 4’den vurduğu top avuta
gitti. Ancak yardımcı hakem Barış
Sümen Ankara takımı oyuncularının yaptıkları blok sırasında
fileye temas ettiklerini işaret etti. Baş Hakem İlhami Şenyurt topu
Beşiktaş’a verdi: 19-18. Bu karara Halk Banklı oyuncular itiraz ettiler. Bu
arada başhakem Şenyurt sözlü olarak Semih’i uyarırken, diğer oyuncuların
itirazları da sürdü. Bunun üzerine İlhami, Stefanov’a sarı kart gösterdi:
20-18. İtirazlar artınca libero Cengizhan kırmızı kart görerek ceza koltuğuna
oturdu. Maç tekrar başladı. Beşiktaş’ın attığı servisi oyunda tutan Başkent
ekibi Stefanov’un 4 den yaptığı hücumla sayıyı buldu: 20-19. Bu arada İlhami Şenyurt ceza
koltuğunda oturan Cengizhan’ı “Hala
konuşuyorsun” diye sözlü olarak uyarırken, bu kez Halk Bankası
Antrenörü Mustafa Çayır, hakemin bu uyarısına sinirlendi ve tepki göstermeye
başladı. Bunun üzerine Şenyurt, sarı-kırmızı kart göstererek Çayır’ı oyundan
attı. Mustafa bu kez daha da kızdı ve sahadan çıkmayacağını söyledi. Bu arada
ben uzakta olduğum için duymadım ama olaya yakın olanların Çayır’ın “Çıkmıyorum, sıkıysa gel de çıkar”
dediğini ileri sürdüler. İlhami
Şenyurt, saha komiserinden Mustafa Çayır’ı dışarı çıkarmasını
istedi. Çayır direndi. Bunun üzerine hakem Şenyurt kürsüden indi ve soyunma
odasına doğru yürümeye başladı. Diğer hakemlerde O’nu takip etti. Ve karşılaşma
durdu. Mustafa Çayır bunun üzerine tribüne çıktı. İlhami’nin oyuna tekrar
başlatması için girişimler başladı. Ama bunlar Şenyurt’un kararını
değiştirmedi. Hatta Federasyon Başkanı Hüsnü Can, telefonla müsabakanın
gözlemcisi Ali Hikmet ile konuştu, bu arada başkanın Şenyurt ile de görüştüğü
de söylendi ama hakem İlhami
Şenyurt kararından dönmedi ve maçı tatil ettiğini açıklardı.
Müsabaka kağıdının arkasına da raporunu yazarak olaya noktayı koydu.
İşte her hangi bir yorum yapmadan yarıda
kalan maç için benim gördüklerim böyle.
Şimdi tüm gözler Voleybol Federasyonu’nda.
Ne karar çıkacağını hep birlikte göreceğiz.
ÇARŞAMBA’ YA DÖNELİM
Haftanın bu ilk gününde önce Burhan Felek
Spor Salonu’nda Fenerbahçe-TKİ Gelispor ve Arçelik-Polis Akademisi
karşılaşmalarını izledim.
Sarı-Lacivertli takım rakibi karşısına
ilginç bir altı ile çıktı. Rıdvan’ın çaprazında Barış’ın yerine Libero Nuri
smaçör, Burak’ın çaprazında da Hakan’ ın yerine Erhan başladı. Libero olarak ise
Kerem görev yaptı. Yeni transfer Brezilyalı ise dışarıdaydı. Aslında takıma
alışması açından Nuri’ nin yerine Joelson’un oynatılması belki de daha doğru
olurdu ama tabii ki bunu teknik kadro bilir. Bizimki sadece bir düşünce. Neyse,
iki takımında çok servis kaçırdığı ilk seti 25-20 Sarı-Lacivertliler aldılar.
İkinci sete Fenerbahçe çok iyi başladı ve
6-1 öne geçti. 9-2 de Santiago çıktı, yerine pasör çaprazı olarak Brezilyalı
oyuncu girdi. Bu sette adeta fırtına gibi esen ev sahibi kolay sonuca gitti: 25-14.
3. sette TKİ Gelispor direnmeye başladı.
Sayılar aldıkça da moral buldular. Bunun sonucunda da sete denge geldi: 1-3.
3-5, 6-6, 8-7, 9-9. Fenerbahçe rakibin hatalarını iyi değerlendirerek 13-9 öne
geçti. İkinci teknik molaya 16-13 girildi. Geli, bırakmadı 16-16 da eşitliği
yakaladı. 20-20’ye kadar karşılıklı sayılarla gelindi. Bu arada Ömer’in
kaçırdığı servis, ardından Fethi’nın dışarı vurduğu topla Sarı-Lacivertliler
iki sayılık bir avantaj yakaladılar: 22-20.
İş bitti derken, bir pozisyon önce avuta vuran Fethi’nin plasesiyle
22-21 oldu. Burak cevap verdi: 23-21. Mücahit ortadan sayıyı takımına
kazandırdı: 23-22. Selçuk’un servisi oyunda kaldı, ama Uğur’un Erhan’a attığı
pas kötü olunca, Erhan da topu kullanamadı: 23-23. Selçuk’un ikinci servisi de
etkili, Kerem topu zorlukla oyunda tutabildi, Uğur topu ancak köşeye
yönlendirebildi, yapılan atak ölmedi, Gelili oyuncular çıkardılar ama bu kez
Engin’in hücumu sayıyı getirmedi, Ne var ki Joelson 2’den dışarı vurunca TKİ
23-24 öne geçti. Ardından Selçuk’un servisten direk sayısıyla set 23-25
Gelispor’un oldu.
4. sete de iyi başlayan misafir ekip oldu:
0-2, 4-4, 4-6, 5-8, 5-9, 7-10, 8-11. Ancak bu avantajı devam ettiremediler ve
Fenerbahçe önce 11-11 de eşitliği yakaladı. İkinci teknik molaya 16-15 girildi.
Sonra da 18-15 öne geçerek seti kopardı: 25- 20. Maç da 3-1 sonuçlandı.
ARÇELİK-POLİS AKADEMİSİ
Uzun zamandır bu sezonun flaş takımı Polis
Akademisi’ni izleyememiştim. Ancak maçı kazanmalarına karşın, Arçelik
karşısında oldukça isteksizdiler. Servise karşı en iyi manşet getiren ekiplerin
başında gelen Polis Akademisi bu kez fazla hata yaptı. Gerçi direkt sayı az
verdiler (4 sette toplam 9 sayı) ama çıkan toplar pasörü de, smaçörleri
de zora soktu. Özellikle ilk set blok yerleşimleri de istenen düzeyde değildi.
Bu yüzden Volkan aldığı hemen hemen her topu sayıya dönüştürdü. Böyle olunca da
ilk seti Arçelik 25-19 (4-5, 5-8, 10-8, 5 sayı üst üste verdiler 11-9,
12-10, 13-11, 16-13, 18-13, 22-16) kazandı.
İkinci setin başlarında karşılıklı sayılar
vardı: 2-2, 4-6, 6-6, 7-8, 9-8. İşte bu sayıdan sonra etkili servisler ve
hücumdaki başarı, Ankara ekibinin üstünlüğü eline geçirmesine yetti: 9-13.
12-16, 12-18, 15-25.
3. sette de iyi oyununu devam ettiren
Polis Akademisi zorlanmadan sonuca gitmeyi bildi: 16-26 (0-3, 3-6, 4-8, 5-12,
7-16, 9-18).
4. setin başlarında Arçelik rakibine biraz
direnmeye çalıştı ama 12-12 den sonra başkent ekibi tekrar üstünlüğü eline
geçirerek seti 21-25, maçı da 1-3 kazandı.
İSTATİSTİKLER:
Her zaman olduğu gibi, Arçelik maçlarının
istatistik bilgilerini veren ve sizlere ulaştırmama yardımcı olan Arda Yolaç’a
teşekkür ederim. İyi ki varsın Arda.
Arçelik:
80 servis attılar, 18 hata yaptılar (Çok fazla), 7
direkt sayı kazandılar. 77 kez servise karşı manşet aldılar, 5 hataları var,
yüzdeleri 90. Exc: % 39. 77 hücuma karşın 44 sayı üretebildiler, yüzdeleri 57.
6 blokları var.
Polis Akademisi:
93 servis attılar, 12 hata yaptılar, 7
sayı kazandılar. Servise karşı 61 manşet aldılar, 9 hataları var, yüzdesi 80.
Exc: % 34. 71 ataktan 51 sayı kazandılar, yüzdeleri 72. Bloktan 7 sayıları var.
OYUNCULAR:
Arçelik:
Orhan:
13 servis, 5 hata, 1 sayı. 5 manşet, hata yok, yüzdesi 80. Exc: % 80. 12 hücum
9 sayı, yüzde 75. 1 blok.
Volkan:
12 servis, 6 hata, sayı yok. 35 atak, 19 sayı, yüzdesi 54. Blok yok.
Resul:
12 servis, 3 hata, 3 sayı. 5 hücum, 3 sayı, yüzdesi 60. 1 blok.
Murat:
11 servis, hata da, sayı da yok. 24 manşet, 1 hata, yüzdesi 96. Exc: % 25. 12
hücum, 6 sayı, yüzdesi 50. blok yok.
Emin:
12 servis, hata yok. 1 sayı. 4 hücum, 2 sayı, yüzdesi 50. 4 blok.
Arslan:
16 servis, 2 hata, 2 sayı. 6 atak, 5 sayı, yüzdesi 83. Blok yok.
Hasan:
42 manşet, 4 hata, yüzdesi 88. Exc: % 45.
Polis Akademisi:
Selçuk:
12 servis, 5 hata, 1 sayı. 2 hücum, 2 sayı, yüzdesi 100. 1 blok.
Can:
14 servis, 1 hata, sayı yok. 19 manşet, 2 hata, yüzdesi 84. Exc: % 47. 18 atak,
14 sayı, yüzdesi 78. 2 blok.
Fatih:
21 servis, 2 hata, 1 sayı. 10 manşet, 3 hata, yüzdesi 70. 10 hücum, 6 sayı,
yüzdesi 60. Blok yok.
Hakan Kurtuluş:
12 servis, 1 sayı, 1 hata. 2 atak, 2 sayı, yüzdesi 100. (Selçuk, bu oyuncuya
neden bu kadar az pas atmış anlayamadım) 2
blok.
Ender:
14 servis, 1 hata, 1 sayı. 14 manşet, 3 hata, yüzdesi 71. Exc: % 14 (Çok kötü bir yüzde). 11
hücum, 7 sayı, yüzdesi 64. Blok yok.
Hakan Akışık:
19 servis, 2 hata, 3 sayı. 28 atak, 20 sayı, yüzdesi 71. 2 blok.
Bilal:
18 manşet, 1 hata , yüzdesi 89. Exc: % 56.
BEŞİKTAŞ, BERGAMO’YU YENDİ
Bu iki lig maçından sonra Beşiktaş’ın
Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final rövanş karşılaşmasını izlemek için Haldun
Alagaş’a gittik.
İlk karşılaşmayı 3-0 kazanan Foppapedretti’nin turu atlayacağına emindik.
Nitekim de Lioubov Kılıç’ın Ameliyat olması nedeniyle forma giyememesine karşın
İtalyan ekibi, takımımıza göz dahi açtırmadan seti 15-25 (2-6, 3-8, 3-13, 6-16, 8-19) aldı.
4’lü Finali garantileyen Bergamo, ikinci sete 4 oyuncusunu değiştirerek
başladı. Bu davranış Siyah-Beyazlıları
hırslandırmaya yetti. Böyle olunca da İtalyanlara bizi seyretmek düştü:
25-16 (8-5, 10-6, 14-8, 16-10, 18-12, 20-14).
3. sette oyuna denge geldi. Karşılıklı sayılarla 14-14’e kadar gelindi. İkinci
teknik molaya Foppapedretti 14-16 önde girdi. Ama çabuk toparlanan takımımız
önce rakibi yakaladı sonra da 3 sayılık bir farka ulaştı: 20-17. Ardından da
seti 25-20 aldı.
4. Sete Bergamo, Grün’ü alarak başladı, ancak 2-1 öne geçmenin moraliyle iyi
oyununu devam ettiren Beşiktaş karşısında,
Alman oyuncu da çare olamadı ve sonuçta hep önde götürdüğümüz 3-3, 6-4,
8-5, 13-11, 16-13, 21-19 seti de alarak
maçı 3-1 ile noktaladık.
Karşılaşmadan sonra yapılan basın toplantısında Cengiz Ağabey’in sözleri
“ İtalyan
takımını 4’lü Finale çıktığı için tebrik ederim. Maçı kazandığımız için de
sevinçliyim. Ancak buraya gelen seyirciler ve televizyonları başında olanların
bu Avrupa’nın en ünlü ve güçlü ekibini tam kadro izlemelerini isterdim. Set
gittikten sonra bizde ilk altıyı değiştirebilirdik. Ama ben bunu seyirciye bir
saygısızlık olarak değerlendirdiğim için yapmadım.”
İtalyan antrenörü Cappara Giovanni’nin suratına adeta tokat gibi çarptı.
Giovanni “ Benim oyuna giren oyuncularımın
ikisi Ulusal Genç takım da oynuyor ” diyerek kendini savunmaya
çalıştıysa da pek beceremedi.
Sonuçta Beşiktaş iyi bir oyunla, güzel bir
sonuca imza atarak ilk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi defterini çeyrek final
oynayarak kapatmış oldu.
HALK BANKASI, ZİRAAT’İ 3-2 YENDİ
Bu arada iki Ankara takımımın
kozlarını paylaştığı karşılaşmada Halk Bankası ilk devrede olduğu gibi Ziraat
Bankası’nı 3-2 yenmeyi başardı. Güzel ve seyirciye keyif veren bir mücadele
olmuş. Bu sezon Başkent takımlarının kendi aralarındaki karşılaşmalar gerçekten
voleybol adına güzel görüntüler oluşturuyor. Ne yazık ki bizler bu zevkli ve
heyecanı yüksek maçları izlemek için 4’lü Finalleri beklemek zorundayız.
GÜNEŞ YENİLGİYLE TANIŞTI
Bu hafta bayanlarda en büyük
ilgiyi çeken mücadele hiç şüphesiz ki Ankara da oynanan Emlak Toki-Vakıfbank
Güneş Sigorta karşılaşmasıydı.
Hatırlayacaksınız ligin
başlarında yazdığım bir yazı da “Güneş
çok iyi oynamaya başladı, böyle giderse ligi yenilgisiz bitirirlerse şaşırmayın” demiştim. Açıkçası bu maçı da kazanacağını düşünüyordum. Ancak bir
antrenör arkadaşım bu maçla ilgili beni uyarmıştı. “Eğer Toki, Beşiktaş karşısındaki gibi oynarsa karşılaşmayı
kazanır. Çünkü o gün Siyah-Beyazlı takım iyi oynadı, etkili servis atmasına
karşın az kaçırdı, hücumu, bloğu, defansı da iyiydi ama tüm bunlara karşın
Toki, o kadar üstün ve hatasız oynadı ki Beşiktaş’ın yapacak bir şeyi kalmadı” demişti. Ben yine de çok sıkışsalar da kadro olarak daha iyi olduğunu
düşündüğüm Sigorta’nın mücadeleden galip ayrılacağını düşünüyordum. Sonuçta
Ankara takımı maçı 3-1 kazanmayı başardı. Bu sonuçla hem benim tahminimi boşa
çıkardı, hem de Güneş’in yenilmezliğine son vererek 4’lü Final de “Ben de şampiyonluğun adayıyım” dedi.
Yazımın başında Uğur Şahin’in bu maçla ilgili
düşüncelerinden söz etmiştim.
Şimdi O’nun yazdıklarına bir göz atalım:
“Bugün
2 tane güzel maç izledim. İlki olan SSK-Eczacı maçını yorumlayacağım. Maç 3-0
bitti ama maçın 2. setinden gerçekten büyük keyif aldım. Eczacı kadro olarak
SSK'dan kat kat üstün bir takım. SSK ise Eli'nin sırtında gidebildiği yere
kadar gitmeye çalışıyor. Eli'yi bu takımdan çıkarırsanız bu takım yalnızca
Anadolu İhtisas'a kafa tutar. Eli sayesinde bir yerlere geldiler. Bugünkü maçta
da bu iyice su yüzüne çıktı. Eczacı ilk seti oldukça rahat bir şekilde götürdü
ve güle oynaya kazandı. Skor 19-8 di bir ara ama set 25-18 bitti. Bu sette her
şeyi mükemmel yaptı Eczacı. 2. set ise Eli'nin seti oldu. İlk teknik mola geçildikten
sonra Eli ard arda 3 sayı aldı ve servise geçti. Serviste de üst üste iki ace
yapınca taraftarlar ve takim iyice coştu. Seti 23-20 ye kadar önde götürdü SSK
ama daha sonra çok basit hatalarla seti 25-23 kaybettiler. 3. set ise baştan
sona Eczacı'nın kontrolünde gitti. Sonunda da 25-21 bitti ve Eczacı bu kolay maçtan
3 puanı çıkardı.
Ve işte uzun suredir beklediğim ve sezonun maçı olarak
nitelendirdiğim maç sonunda oynandı, ben de rahatlamış oldum :) Çünkü beklediğim
sonuç çıktı maçtan. Toki Vakıf'ı süpürdü...
İlk sette maç
dengede gitti. Toki 2-0 öne geçti ve daha sonra Vakıf 5-2 yaptı. Ondan sonra
ise set Vakıf'ın 1-2 sayı farkıyla devam etti. Ama setin sonlarında Toki çok
iyi savunma yaptı ve Vakıf hücumda çok zorlandı. Servisi Samsonova'ya yıkan
Toki Neslihan'ı da durdurunca Vakıf'ın işi Aysun'a kaldı. O da bir yere kadar götürdü
seti ve sonunda set 25-23 Toki lehine sonuçlandı.
2. sette
ise oyun yine başa baş gitti. Ne Toki ve Vakıf farkı açamayınca set çok güzel
oldu. Bu sette de durum ilk settekinden farklı değildi. Toki servislerde
Samsonova'ya Vakıf da Teneva'ya çalıştı. Setin sonları gerçekten çok güzeldi ve
Toki savunmasını sertleştirince Vakıf hücumlardan sayı çıkaramadı ve Toki öyle
yada böyle sayılar bulup seti 30-28 aldi :)
3. set
ise en zevksiz setti. Toki 2 seti almanın verdiği rehavetle heyecanını yitirdi
ve set sürekli 2-3 farkla gitti ve setin sonucu da 25-22 bitti. Bu sette anlatılacak
hiçbişi yoktu. Toki sanki dinleneyim de 4. seti alayım diye düşünüyordu :)
Ve son set. .Toki
fırtına gibi girdiği bu sette bir anda skoru 5-0 yaptı. Bundan sonra Vakıf pek
bişi yapamadı ve oyun 19-13 e kadar gitti. O anda Buzayev mola aldı ve Toki'nin
bu maçtaki en göze batan dizilişi denk geldi. Çünkü dizilişte servisi Teneva'ya
attığınızda hücuma kaldırabileceğiniz tek oyuncu Melis oluyordu. Toki ne zaman o dizilise gelse birbirinin
kopyasi 5-6 oyun oluyordu ve Vakıf arayı kapatıyordu. Bu sefer de öyle oldu ve
servisi Teneva'ya yıkıp Melis'i beklediler. Melis de bugün hücumda gününde olmayınca
Vakıf sayıları toplamaya başladı ve 19-18 getirdi skoru ve ayni şeyi yaptılar. Servisi
Teneva'ya attılar ve Melis'i beklediler. Vakıf Melis'in topunu yine karşıladı
ama devamında çok uzun bir ralli oldu ve Vakıf'ın çok basit bir hatasında Melis
sayıyı yaptı. Ondan sonra Toki rahatladı ve seti 25-21 aldı. Maçı da 3-1 alarak
rakibinin bu sezon ligdeki yenilmezlik unvanına son verdi ve ligin en formda
takımı olduğunu ispatladı...
Maçın yıldızı
kim diye sorarsanız birkaç kişi söyleyebilirim. Ama birini seç deseydiniz tek
kelimeyle Teneva'yı söylerdim. Sene başından beri geçen sezonki performansını
aratan Teneva bu sezonki en iyi maçını çıkardı. Vakıf'ın servislerini en iyi şekilde
karşıladı ve hücumda da Toki'yi sırtlayan isim oldu. Bir parantez de İzolda için
açmak istiyorum. Libero olarak beğenmediğim İzolda bugün manşette hiç beklemediğim
kadar iyiydi ve libero oynarken çok nadir gördüğüm savunması beni gerçekten şaşırttı.
Toki takım halinde gerçekten iyi yolda. Bu formlarını kaybetmezlerse play-off
ta benim yine favorim olurlar.
Maçta bazı taraftarların
çirkin tezahüratları da vardı. Neslihan'a ''Şişko Neslihan'' Samsonova'ya da ''Şişmanova'
diye bağırdılar. Maçın sonunda Neslihan birkaç tanesini parkeye gömer diye bekledim
ama yapmadı bunu :)
Fazla söze
gerek yok değil mi? Böyle giderse Ankara dan bana bir rakip çıkıyor. Ha gayret
Uğur, hızını kesme, seneye yerim sana teslim.”
Bir başka
yazı, konu değişik ama hepimizi ilgilendiriyor:
SELİM SIRRI
“Sakine
Hanımın geçen günkü mailinden sonra ilginç bir tesadüf oldu.
Hani Ha İstanbul Ha Ankara demiştim ya! Dün Toki -
Vakıf maçı için gittiğimde benzeri bir olay oldu. Detaylar ayni değil ama sonuçta
toplum düzeni acısından SIKICI bir olay.
Maça 5 dk kala salona ulaşabildim. Selim Sırrının
park kapasitesi 10 - 15 arabalık olduğu için ve de oraya sadece oyuncu/resmi/kulüp/torpilli
kişilerin arabalarının parkına izin verdikleri için haliyle herkes gibi salonun
yanındaki, Adliyeye kadar uzanan o uzun yolun üstüne park etmek zorunda kaldım.
Bir düşünün şimdi en az 200 araba yolun sağına soluna ve de ortadaki refüje
park etmek zorunda kalıyor. Dünkü maç ta acayip kalabalıktı. Artık kaç araba vardı
bilemiyorum. Sonuçta 5 dk kala geldiğim için neredeyse
adliyeyle bitişen uca park ettim yolun kenarına. Bir Allahın kulu yok etrafta.
Daha doğrusu bir tane hırpani kılıklı sigara içen bir tip vardı. Arabayı park
ettim. Kilitledim. Baktım adam yolun kenarından bana doğru geliyor. Ön ve arka kapıyı
elimle kontrol ettim. Adam arkadan bey fendi bir bakar mısınız dedi. Bir kaç
kez göz ucuyla takip ettim. Duymamış gibi yapıp hızlı adımlarla uzaklaştım. bir
sure sonra dönüp acaba ne yapıyor, diye de baktım. Oralarda duruyordu. Herhalde
değnekçilik yapmaya gelmiş. Fırsat bu fırsat para sızdırırmıyım diyen bir tip
diye düşündüm. Mac bitişinde arabaya doğru gittim. Bir baktım arabamım olduğu
yerin yanında yerlerde cam kırıkları var. Eyvah dedim. Arabanın yanına gelince gördüm
ki, camı kırılan benim arabam değil ama hemen arkamdaki 2 aracında ön sağ yolcu
camları kırık. Arabalar da pahalı arabalardı. Bilmiyorum ne çalındı veya kim çaldı.
Ama bence o adam çaldı. Arabası soyulan ben olmadığım için herhangi bir şikâyette
bulunamıyorum. Bilmiyorum o araba sahipleri ne yaptı. Ama polisin veya salon
yetkililerinin başvurmasıyla emniyetin bir tedbir alma zamanı gelmiş galiba. Bu
kadar pahalı ve çok sayıda arabanın sahipsiz bir şekilde en az 1.5 2 saat yalnız
kaldığını fark eden hırsızlar artık oralardan kolay kolay ayrılmazlar.”
Bu yazı ile voleybol mabedi olarak nitelendirdiğim Selim Sırrı’ya
dikkatinizi çekerim ve umarım sesimiz ilgililere kadar uzanır. Teşekkürler
“Uyark”
HAKEMLER VE
GÖZLEMCİLER
“Sevgili
Alev ANAKÖK
size yazma gereği hissettim ücretlerle ilgili daha önce yazınız
olmuştu. Ama hala yeni
bir düzenleme yok. Voleybol hakemleri hala 10-15 YTL. arasında sürünüp gidiyor.
Ama Voleyboldaki
en büyük yaralardan biri müsabakalar için
görevlendirilen mutemetlerdir. ..........
bir mutemet. Hatay ilinde oynanacak ............... maçlarının mutemedi. Bu
zatialleri Hatay'a gelmezler doldurulması gereken bordroları bir şekilde bazı
ilgililerle ulaştırırlar. Gariptir bu maçların evraklarını sanırım
federasyon seçimleri için çalışmaya gelen ............ ayın 10'unda verir
ve ....... Takımı ile gönderir. Ama bu vatandaş sanki HATAY'a gelmiş
gibi önümüzdeki hafta yolluğunu yapıp yol parası dahil harcırahını alacaktır.
Sadece .............. değil tabi tüm mutemetler bu sistemi uyguluyorlar.
Bu konuya değinip takibinde olmanızı ayrıca, Hatay’da 1.ve 3. Lig olmak
üzere 2 maç vardır bilindiği gibi saha tanzimi için personel en az 1 saat
önce gelmek zorundadır. yani 14.00 de başlayacak maç için
12-13.00 arasında salonda olmak
zorundasınız. 2.maç 16.00 da başlar 17.30-18.30 gibi biter görevine
gelmeyen bu mutemet görevli personele 1 seans ücreti yazar yani bir maç
görevi ücretini tahakkuk ettirir. Bahanesi 4 saati geçmez ise ödeme tek
olur. Federasyon yetkililerine ve mutemetlere sorarım salondaki 2 maç
için saat 12.00 de göreve gelen bu insanlara sen 8 YTL ücret vereceksin sen
gelmeden 50 YTL yol + Yevmiyeni alacaksın kaldı ki bir de güzergâhta
Adana-Mersin- gibi iller varsa ve bu bölgeye tek mutemet görevi çıkarırsın
yaşadın. Ankara-Mersin. Mersin- Adana. Adana- Hatay. Hatay- Ankara yol
ücreti. Yaşadın .......... yaşadın. Buna karşılık geber personel ve
hakem.”
Yazı da geçen isimler yerine noktalar koydum. Ancak bu isimler bende saklı.
İstenirse açıklarım.
İşte benim gözümle yarıda kalan maçıyla, ilginç
sonuçlar alınan karşılaşmalarla geçen bir hafta ve 3 ilginç alıntı.
Haftaya tekrar birlikte olmak dileğiyle, hoşça kalın.
A L
E V A
N A K
Ö K