Özerk olan voleybolumuz, Perşembe
günü ilk başkanını seçecek olmanın heyecanını yaşıyor. Bilindiği gibi başkanlık
için Prof. Dr. Hüsnü Can, Tanju Argun ve Mete Döğüşçü
yarışıyor.
Bu 3 aday ve ekipleri, haftalardır
oy kullanma hakkı olanlarla görüşüyor, programlarını anlatıyor ve kendilerini
tercih etmeleri yönünde girişimlerde bulunuyorlar.
Bu çalışmaların ne derecede etkili
olduğu ve hangi adayın başkan olacağına ilişkin bir tahmin yapmak zor. 3 aday
da doğal olarak kazanacağını düşündüğü için iddialı konuşuyor. Bakalım bu
yarıştan kim galip ayrılacak? Hep birlikte göreceğiz.
Ancak benim sıkıntım, demokratik
bir seçim gibi görünse de, birçok
kişinin hür iradesiyle oy kullanamayacak olması. Çünkü kulüpler adına katılacak
olanlar, mutlaka yönetimlerinin aldıkları kararlar doğrultusunda hareket
edeceklerdir.
Ayrıca seçime “Devlet” elinin de değeceğine inanıyorum. Gerçi oy dağılımlarına
bakıldığında, Genel Müdür 1,
Yardımcıları 3, İl Müdürleri 10, hadi Merkez Danışma Kurulu Üyelerini de ilave
edersek, 24 oy ediyor. 201 oyluk bir seçimde bu rakam fazla değilse de, asıl
etki, devlet destekli kulüplerin tercihlerinde görülecek.
Bugün oyların çoğunu elinde
bulunduran kulüplerin yarıya yakını, devletle bağları olan kuruluşlar. Bu da
201 oyun yaklaşık 75 tanesi demek. Yani oyların 3 de
Bunun dışında seçim için bizleri
yorum yapmakta zorlayan bir başka konu da, adayların yönetimlerine alacakları
kişileri bir sır gibi saklama çabaları. O gün açıklanacak isimlerin yaratacağı
şok dan yararlanacaklarını düşünüyorlar. Aslında bu
konuda yanılıyorlar. Çünkü oy atmaya gelenlerin büyük çoğunluğu,
başkanlarından, ya da yöneticilerinden aldıkları talimata göre hareket
edecekler. Bu nedenle onlar için yönetime girecek isimlerin hiçbir önemi yok.
Ama kamuoyu ve az sayıda da olsa, kendi
iradesiyle oy kullanacakların bu isimleri bilmesi ve tartışması daha doğru
olurdu. En azından parti seçimleriyle benzerliğimiz olmazdı.
Bu arada adayların broşürlerine
bakıldığında fazla bir farklılık yok. 3’ü de ayni şeylerden söz ediyorlar.
Birbirlerine yakın vaatler de bulunuyorlar. Bu da, oy kaybetmemek için radikal
çıkışlardan ve düşüncelerden kaçındıklarını gösteriyor.
KİMİ DESTEKLİYORUM?
Bana son günlerde en çok sorulan
soru bu. Ancak bugüne kadar yazılarımda, seçim ve adaylarla ilgili bir şeyler
yazmamaya özen göstermem nedeniyle her halde tarafsız kalmaya çalıştığımı
anlamışsınızdır. Bu renksizlikten değil, tamamen bir karara varamamamdan
kaynaklanıyor. Çünkü 3 adayın ekibinde de kendime çok yakın bulduğum ve iyi
anlaştığım, hatta ayni takımda birlikte antrenörlük
yaptığım kişiler var. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi, 3 adayın yapmak
istediği şeylerin bir birine çok yakın olması, yönetimlerine alacakları
kişileri açıklamamaları tercihimi iyice zorlaştırdı. Doğal olarak da bunlar beni kararsızlığı
itti. İyi ki oyum yok. Yoksa hangi grubu tercih etsem, diğerlerine haksızlık
yaptığımı düşünüp kendimi yiyecektim.
Netice de 3 adaya da iyi şanslar
diliyorum. Sonuç, voleybolumuza şimdiden hayırlı olsun. Bana güvenip oylarının
renklerini açık açık söyleyen dostlarıma da teşekkür
ederim.
Seçim heyecanının tüm camiayı
sardığı şu günler bile, lig maçlarımızın hızını kesmedi. Buna kar yağışını da
ekleyebiliriz. Ancak karşılaşmaların değişik salonlara dağılması nedeniyle
izleyebildiğim müsabaka sayısı da düşük oldu.
Önce Çarşamba günü Burhan Felek de,
Vakıfbank Güneş Sigorta-Şahinbey Belediyesi maçını izledim. Favori ev sahibi
Sigorta, beklenildiği gibi zorlanmadan sonuca gitti ve 3-0
kazandı. Karşılaşmayı kaybedeceğine baştan inanmış olan ve bu nedenle fazla bir
direnç göstermeyen Gaziantep ekibini bir yana bırakarak, (Bu arada Şahinbey takımı antrenörü Üzeyir Özdurak
ile birlikte iki sezon Arçelik de görev yapan Zoran
Gajic, Rusya Ulusal Erkek Takımı antrenörü oldu. Gajic daha önce yine Arçelik de
görev yapan Nejat Osmankac’ı da yardımcısı yaptı.
Yeri gelmişken bu bilgiyi de eklemiş oldum) Güneş Sigorta ile ilgili birkaç
küçük not vereyim:
Biliyorsunuz Sigorta ortadan pek
hücum yapmazdı. Elif önde olduğunda ve ortada kaldığından bu bölgeyi
kullanmazlardı. Aysun’u ise sürekli 2’ye tek ayağa
dolaştıran bir sistemleri vardı. Bu onların zaman zaman
sıkışmalarına da yol açıyordu. Şimdi çok olmasa da bu düşüncelerinden vazgeçmiş
bir görüntüleri var. Daha önceki birkaç maçta bunu gözlemiştim. Şimdi daha da belirginleşmiş.
Aysun, 4 de olduğunda kurşun karışımı ortadan
atakları arttı. Ayrıca Aysun ve Tatyana’yı
da ortadan hücuma daha çok sokuyorlar. Elif 2, Tatyana
3, Samsonova 4 önde oldukları turda Tatyana 2 ye açılıyor. Elif de O’ nun
arkasından kaçarmış gibi pozisyon feyki yapıyor.
Eskiden hatırlayacağınız gibi Tatyana hep 2’den atağa
gelirdi. Şimdi ortadan da hücum yapıyor. Bu arada Elif’in rakip ataklarda Las Palmas da ki Hotel Cantur karşılaşmasında 2’de
Tatyana’nın da
Denk güçteki iki takımın kozlarını
paylaştığı Emlak Bankası-Kolejliler maçı Güneş-Şahinbey karşılaşmasından daha
hareketli ve güzeldi. Bazı basit hatalara karşın topun oyunda çok kalması
heyecanı artırdı. Sadece iki ekibinde servise fazla yüklenmeleri ve bunun
sonucunda da çok kaçması biraz tempoyu düşürdü. Sonunda 0-2
geriye düşmesine karşın, toparlanan İstanbul ekibi maçtan 3-2 galip çıkmayı
başardı.
Cumartesi günü eski kulübüm Arçelik’in ligin yenilgisiz lideri Erdemir
ile oynadığı maçı izlemek için Çayırova ya gittim.
İyi ki de gitmişim. Güzel ve heyecan dozu yüksek bir müsabaka seyrettim. Lider,
biraz rahat çıktığı Arçelik karşısında az daha bunun
bedelini yenilmezliğini kaybederek ödeyecekti. Ama Erdemir’in
silahları o kadar çok ki, sonunda tek puan vererek bu kabustan
sıyrıldılar.
İlk sette Erdemir,
iyi servis attı, iyi blok yaptı, hücumlardan da kolay sayılar üretince seti
rahat kazandı: 18-25.
İkinci setten itibaren roller
değişti. Arçelik iyi oynamaya başladı. Arslan’ın düzgün ve akıllı pasları, Volkan’ın adeta
yıldızlaşması, Libero Hasan’ın defanstaki başarısı ev
sahibini ateşledi. 8-
1-1’lik eşitlik Arçelikli
oyuncuları daha da ateşledi: 3-0, 8-3, 10-4, 10-7,
12-8, 13-10, 16-11, 20-15, 23-19 ve 25-21.
Dördüncü sete de Arçelik’in iyi girmesi ve önce 6-2, 7-4 öne geçmesiyle, “acaba lider yenilgi ile tanışacak mı?” Sorusunu aklımıza
takmıştı ki, ilk teknik molaya 2 sayı
farkla girildi: 8-6.
Ancak Erdemir’in tecrübeli oyuncuları Arçelik’in bu gidişine “Dur” demekte
gecikmediler. Buna bir de Orhan’ın hücum hataları eklenince, Erdemir kontrolü eline geçirmeyi başardı. Bu da ev
sahibinin genç oyuncularının hızını kesmeye yetti: 9-13.
10-16. Arçelik Antrenörü Ata baktık ki takımı durdu,
ilk altı oyuncularını (Volkan, Orhan, Arslan, Murat) dışarı alarak 5. sete hazırlamaya başladı. Böyle olunca da zaten iyi
oynamaya başlayan Erdemir karşısında gençlerin
yapacak bir şeyi kalmadı:15-25.
Skoru 2-2
ye getiren ve korkulu rüyadan uyanan Erdemir, 5 sette
Arçelik’e göz bile açtırmadı: 1-3, 2-5, 3-8, 4-10 ve
7-15.
ARÇELİK:
97 servis attı, 15 hata yaptı, 4
sayı aldı. 87 kez servise karşı manşet aldılar, 16 direkt hata yaptılar,
yüzdesi 69. Exc: % 34. 115 hücumdan 46 sayı
ürettiler. Yüzdesi 40. 7 blokları var.
ERDEMİR:
112 servis attı, 23 hata yaptı, 16
sayı kazandı. Servise karşı 82 manşet aldılar, 8 hata yaptılar, yüzdesi 79. Exc: % 39. 122 ataktan 61 sayı ürettiler, yüzdesi 50. 8
bloktan sayıları var.
Yukarıdaki istatistikler de görüldüğü
gibi oldukça ilginç. 5 sette toplam 38 servis kaçmış. Özellikle Erdemir’in 23 servis kaçırması onlar için tehlike. Arçelik’in ise servise karşı 16 manşet hatası yapması da en
büyük sıkıntıları olmuş. Başka bir ilginç olan istatistik de bloklarda. 5
setlik bir maçta toplam 15 blok
(7 Arçelik, 8 Erdemir) çok az. (Bu blok azlığının smaçörlerin
hücum becerisinden kaynaklandığını düşünmüyorum)
OYUNCULAR;
ARÇELİK:
Orhan:
16 servis, 5 hata, sayı yok. 24
manşet, 5 hata, yüzdesi 70. Exc: % 29. 28 hücum, 8
sayı, yüzdesi 29. 2 blok.
Volkan:
15 servis, 3 hata, 2 sayı. 43 atak,
24 sayı, yüzdesi 56. 1 blok.
Resül: 13 servis, 2 hata, sayı yok. 6
hücum, 4 sayı, yüzdesi 67. 2 blok.
Murat:
13 servis, hata da, sayı da yok. 20
manşet, 4 hata, yüzdesi 65. Exc: % 35.
Emin:
19 servis, 1 hata, sayı yok. 6
atak, 2 sayı, yüzdesi 33. Blok yok.
Arslan:
17 servis, 2 hata, 2 sayı. 4 hücum,
1 sayı, yüzdesi 25. Blok yok.
Hasan:
33 manşet, 3 hata, yüzdesi 70. Exc: % 36.
Furkan:
2 servis, 1 hata, sayı yok. 4
manşet, hata yok, yüzdesi 100. Exc: % 75. 4 atak, 1
sayı, yüzdesi 25.
ERDEMİR:
Yasin:
6 servis, 4 hata, sayı yok. 3
hücum, 3 sayı, yüzdesi 100. Blok yok.
Barış:
18 servis, 4 hata, 3 sayı. 8 atak,
3 sayı, yüzdesi 33. 1 blok.
Gardner:
14 servis, 3 hata, 2 sayı. 28
manşet,1 hata, yüzdesi 86. Exc: % 39. 43 hücum, 22
sayı, yüzdesi 51. 2 blok.
Bilings:
25 servis, 4 hata, 5 sayı. 5
manşet, 2 hata, yüzdesi 60. Exc: % 40. 32 atak, 20 sayı,
yüzdesi 62. 1 blok.
Emre:
14 servis, 2 hata, 4 sayı. 25
manşet, 2 hata, yüzdesi 76. Exc: % 28. 9 hücum, 5
sayı, yüzdesi: 56. Blok yok.
Donalt:
19 servis, 2 hata, 2 sayı. 3 atak,
3 sayı, yüzdesi 100. 3 blok.
Ersin:
9 servis, 2 hata, sayı yok. 3 atak,
1 sayı, yüzdesi 33. 1 blok.
Ali
Yılmaz:
7 servis, 2 hata, sayı yok. 5
manşet, hata yok, yüzdesi 80. Exc: % 40. 7 atak, 4
sayı, yüzdesi 57. 1 blok.
Ali
Peçen:
18 manşet, 3 hata, yüzdesi 78. Exc: % 56.
(Bu istatistik
bilgileri için Arda Yolaç’a teşekkür ederim)
Öte yandan son haftaların flaş
ekibi SSK, Tokat engelini 3-0 ile aşarken, Ziraat Bankası da zirve yarışının iddialı takımlarından
Fenerbahçe’yi 3-0 gibi net bir skorla yenmeyi başardı.
İstanbul da ki bir başka mücadele
de ise, Arkas Saint Joseph, Belediye den 1 puan vererek
sıyrıldı.
Yoğun kar yağışına ve zorluklara
karşın Üsküdar dan motorla geçerek Akatlar’a
gidebildik. Oyuncularda bu hava koşullarından etkilenmiş olacaklar ki çok hata
yaptılar. Dicle, İstanbul da ki diğer maçlarına oranla daha iyi oynadı.
Özellikle Violet ve Anya
etkiliydiler.
Siyah-Beyazlıların zaman zaman bocalamasındaki en büyük etken belindeki ağrıları
süren Arzu’nun çok sıkıştıkları anlar dışında oynatılmamasıydı. Cengiz Ağabey
önce, Sinem ile başladı. Olmadı. Sonunda Emel’i pasör
olarak oynatmak zorunda kaldı.
25-22, 25-15 ile 2-0 öne geçen Beşiktaş’ı son sette Üniversite bir hayli
sıkıştırdı, hatta 17-19’a kadar da önde geldiler. Ancak bu avantajı
koruyamadılar. Önce yakalandılar, sonra da 3 sayı geri düştüler: 23-20. Setin peşini bırakmasalar da sonunu getiremediler ve
25-23 ile Siyah-Beyazlılar’a teslim oldular.
Şimdi gözler Çarşamba günü
oynanacak olan Fenerbahçe-Beşiktaş, Galatasaray-Arçelik,
Ankara da ki Ziraat Bankası-SSK ve Tokat Belediye-Polis Akademisi, Cumartesi
günkü Türk Telekom-Beşiktaş, Eczacıbaşı-Karşıyaka, Pazar ise, Halk Bankası-Fenerbahçe,
Polis Akademisi-SSK maçlarına çevrildi. Bakalım hangi takımlar bu zorlu
mücadelelerden galip çıkmayı başaracaklar?
Gelecek hafta tekrar buluşmak
dileğiyle, hoşça kalın.
A
L
E V A
N A K
Ö K