Lig maçlarının hızına kendimizi
adapte etmeye çalışırken bu hafta bir de Avrupa
heyecanı yaşadık.
Tabii ki hepimizin gözü, takımlarımızın Avrupa kupalarında ki
mücadelelerine çevrildi.
Üç ekibimizin yaptığı
karşılaşmalara bakıldığında Vakıfbank Güneş Sigorta ve Yeşilyurt yüzümü
güldürürken Erdemirspor’un aldığı sonucun tadı ekşiydi. Gerçi deplasmanda
alınan 3-1’ lik yenilgi rövanş için bir avantaj olarak değerlendirilse de, ben
Erdemir den orada da galibiyet bekliyordum. Ama olmadı ve tur rövanşa kaldı.
GÜNEŞ SİGORTA-UNİVERSİTET BELGOROD
Kuralar çekilip de takımımız Rus
ekibiyle eşleşince tedirgin olmuştuk. Alınan bilgiler rakibin güçlü olduğu
yönündeydi. Vakıfbank Güneş Sigorta “İki maçı da İstanbul
da oynayalım” teklifine olumlu cevap alınca
iyice umutlanmıştık. Ama yine de içimizde bir tedirginlik vardı.
Burhan Felek Spor Salonu’ ndaki ilk
karşılaşmanın ısınmaları başladığında hala sıkıntılıydık. Belgorod’ un
oyuncularını inceliyorduk. Daha önceki yıllarda Güneş Sigorta forması giymiş
İryna Resthetnyak’ dan başka tanıdık oyuncu yoktu. Bunu iyiye işaret olarak
algıladık.
Sonra maç başladı. Universitet o
alışılmış yüksek Rus voleybolunun yerine hızlı oynamaya çalışan, ikili girişler
ve kombinezonlar yapan bir görüntüdeydi. Sayılar ilerledikçe ve rakibi tanımaya
başladıkça, karşılaşmanın beklediğimiz kadar zor olmadığını gördük. Nitekim
oyuncularımız çok stresli olmalarına karşın ilk seti çok rahat kazandılar:
25-18.
İkinci sete Rus ekibi, özellikle
Olga Nichutina’ nın etkili smaç servislerinden gelen sayılarla başladı. Manşet
hatalarımız, oyun kurmamızı engellerken bir de üst üste 3 direkt sayı verince
ilk teknik molaya 4-8 geride girdik.
Daha sonra toparlandık ve aradaki sayı farkını azalttık. Hatta 18-18’ de
de rakibi yakaladık ama yine başlayan manşet hataları, avuta vurulan toplar
derken sette 21-25 gidiverdi.
1-1’ den sonra hataları azaltan ve
iyi oynayan takımımız zorlanmadan sonuca gitmeyi bildi ve 25-17, 25-19 aldığı
setlerle maçtan 3-1 galip ayrıldı. Bu sonuç tabii ki bir gün sonraki rövanş
için çok avantajlıydı. Nitekim Güneş Sigorta ikinci maçını da 3-0 kazanarak
turu geçen taraf olurken, 4’ lü finale giden yolda, ilk etabı rahat aşarak 8
takım arasına girmeyi başardı.
Şimdi Güneş Sigorta 4' lü final
grubu öncesi son rakibini bekliyor. Bu ekip ya Castelo da Maia (Portekiz), ya
da Arke Pollux Oldenzaal (Hollanda) olacak. Bu iki takım arasındaki ilk maçı ev
sahibi Castelo da Maia 3-0 kazanmıştı. Çarşamba günü iki ekip Hollanda’ da
rövanşı oynayacaklar. İlk karşılaşmanın sonucuna bakıldığında rakibimizin
Portekiz takımı olma olasılığı çok daha fazla görünüyor. Güneş Sigorta yeni rakibiyle 21-28 Ocak tarihlerinde
oynayacak ve turu geçerse adını 4' lü final grubuna yazdıracak. Ekibimizin
olası bu iki rakibini de eleyecek güçte olduğunu vurgulamakta yarar var.
PEKİ GÜNEŞ NASIL OYNADI?
Takımımız Rus rakibini zorlanmadan
aştı diye yazdık. “Peki her şey yolunda mıydı? Lig
maçlarına göre ne farklar vardı?” Sorularını kendime sorduğumda
aklımda bazı değişik görüntüler kaldı. Gelin onlara kısaca bir göz atalım.
Öncelikle ilk söyleyeceğim şey,
Güneş Sigorta’ nın lige oranla daha iyi oynadığını ve bazı sıkıntılarını da
hızla aşmaya başladığını gördüm.
Lena’ da olumlu gelişmeler var.
Manşetleri yine iyi değil ama hızla
toparlıyor. Hücumda daha etkili oynamaya başladı. Aysun bildiğiniz gibi.
Eczacıbaşı karşılaşmasında tek ayak smaç vurdurulmuyor diye eleştirmiştim.
Şimdi bu eksiklik giderilmeye başlamış. Zaman zaman tek ayağa dolaşıyor. Gerçi
o dolaşmalarda 2’ de Lena oluyor ama
biraz geriye ve ortaya doğru açılarak Aysun’ un önünü boşaltıyor. Ancak yine de
Aysun’ un geniş bir dolaşım alanı yok. Sadece pasörün hemen arkasına giriyor.
Bazen ortaya doğru açılan Lena’ da antene yakın dolaşıp vuruyor. Bu güzel bir
görüntü. Ama ben yine de Aysun’ u daha geniş bir alanda oynarken görmeyi tercih
ederim. Çünkü bu kısa dönüş Aysun’ un akıllı bir orta oyuncu karşısında
bloklarda kalmasına yol açabilir.
Buzayev’ in bunu yapmayacağını ve bu dizilişi değiştirmeyeceğini
biliyorum. Onun için en azından bu kadarının bile ulusal takım açısından
yararlı olduğuna inanıyorum. Bu arada akıl vermek gibi bir niyetim yok ama
beyin jimnastiği yaptığımda Aysun’ un önünü açmak için ortaya doğru açılan
Lena’ yı pasörün önünden çeşitli yüksekliklerdeki toplarla hücuma sokmak veya
Aysun’ u antene dolaştırırken O’ nu pasörün hemen arkasına yönlendirmek sayıya
giden yollarda Güneş’ in işini kolaylaştırır diye düşünüyorum.
Bu arada bence Güneş’ in çok zor bir
pozisyonu var.
O da Elif’in 5’ den kaçtığı
pozisyon.
Burada Aysun (2), Neslihan (3),
Gözde (4), Elif (5), Tanya yerine libero Necla (6) ve Lena (1) de. Gözde 4’ den
açılıyor, Lena ve Necla ile manşete giriyor. Neslihan da 2’ ye çabuk gidebilmek
için 3 metre üstüne doğru ve 2’ ye yakın açılıyor. Aysun fileye paralel ve
yakın bekliyor. İşte bu pozisyonda eğer Neslihan’ ın bulunduğu alana kısa
servis atılırsa problem başlıyor. Üstüne gelen topu Neslihan almasa bir dert,
alsa başka bir dert. 5’ den gelen Elif’ in topa ulaşma şansı azalıyor. Biraz
yavaş hareket ederse manşet ile pas vermek zorunda. O zaman Aysun yok. Neslihan
açılamadığı için hücum etkili değil. Geriye çok iyi manşetle pas atsa, istediği
gibi olmayacak, üstelik de mesafe çok uzun. Gözde bu gelen topu nasıl
kullanacak? Çok hızlı girip parmakla
ayni şeyi yapsa yine zor.
Bunları niye yazıyorum. Tabii ki
Güneş’ in rakiplerini uyarmak onları yönlendirmek için değil. Ülke içindeki
maçlar beni fazla ilgilendirmiyor. Eskiden olduğu gibi, Sigorta yine Eczacıbaşı
ile zirve mücadelesi yapar. Benim hedefim Avrupa Kupası maçları ve 4’ lü
finalden Güneş’ in şampiyon olarak çıkması. Final grubunda rakipler sıkı
takımlar olacak. Onun için eğer bu sıkıntılarla karşılaşırsak sorunu aşabilecek
tedbirler şimdiden alınsın, en azından hemen B planına geçilebilsin.
Devam edelim;
Bu arada ilgimi çeken iki pozisyon
daha var.
Önce Necla’ nın iki pozisyon (Bir pozisyonda Aysun 1’de olduğunda) 3 metre üstüne,
blok arkasına dublaja girmesini ele alalım. Necla, tartışmasız ülkemizin en iyi
liberolarından biri. Böylesine bir liberonun en kolay defans yeri olan blok
arkası için içeri girmesi mi takım için daha faydalı, yoksa dışarıda rakibin
ataklarının defansını yapması mı daha iyi? Bana göre tabii ki dışarıda kalması.
Blok arkasına plaseye kimi soksan o görevi aksatmadan yapar. (bir pozisyon Lena, bir pozisyon Gözde olabilir) Ama arka alan defansını herkes yapamaz.
Belgorod maçında bir ara defans
aksamaya başladı. Buzayev Necla’ yı aşmak için bu kez pasör Seda’ yı oyuna
aldı. Rakip servis atıyor. Necla ve Gözde manşette, Seda onların arkasında
duruyor ve bir şeye karışmıyor. Eğer top ölmez de rakip atağa kalkarsa o zaman
Seda blok arkasına dublaja giriyor, Necla açılıyor. Bu kadar atraksiyona ne
gerek var ki. Alırsın arkaya başka oyuncuyu (Olga, Ebru gibi) Seda’ nın görevini yapar, üstelik de bu ikili en azından manşete
yardımcı olur. Peki bu arada Elif sakatlansa ne olacak? Seda girip çıktığına
göre kim pasör olacak? (Sahaya yansıyan ve eleştirdiğim
görüntüler sadece bu iki maç için geçerli olabilir. Buzayev her zaman değişik
bir şeyler yapar. Umarım bu da o karşılaşmaların bir taktik görüntüsüdür.)
Bunları söyleyince veya yazınca
Güneş Sigortalı dostlarım bana kızıyorlar. Antrenör Buzayev’ e cephe aldığımı
sanıyorlar. Kesinlikle böyle bir amacım yok. Ben maçlarda gözüme çarpanları okurlarla paylaşmaktan
başka bir düşünce taşımıyorum. Ama şunu da açık yüreklilikle söylemeliyim ki,
gönlümden tüm takımlarımız da Türk antrenörlerin görev yapması geçiyor. Bunu
sakın ola, ırkçı bir düşünce ürünü olarak algılamayın. Her kulübe, her
yönetime, her antrenöre, emek harcayan herkese, hele hele düşünceye ve fikre saygım sonsuzdur. Benim
tek istediğim maçlarda görebildiğim şeyleri (doğru veya yanlış,
sadece benim düşüncemi) sizlerle paylaşmak. Kimseyi
yermek ve önünü kesmek değil.
Devam edelim. Aysun iyi, Neslihan
hızla düzeliyor. Elif hala yavaş. Gözde’ de servise karşı manşetlerdeki sıkıntı
fazlalaştı. Blokları hala ayni, sadece hücumda ilerleme var. Ancak voleybolun
sadece atak olmadığını bilmesi ve eksikliklerini bu yaşlarda çözmesi gerekir. (Buzayev’ in O’ na verdiği şansı iyi değerlendirmeli. Oyunculara bu tür
fırsatlar çok az gelir)
Maçlarını kazanmasına ve turu
geçerek 4’ lü finale koşan Güneş Sigorta’ yı yine uzun uzun eleştirdim. Çünkü
kazanırken eleştirmek, kaybedince eleştirmekten bana daha doğru geliyor.
YEŞİLYURT' UN ÖNÜ AÇIK
Avrupa CEV Kupası’ ndaki
temsilcimiz Yeşilyurt, 3. tur ilk maçını Polonya da Stal Mielec ile oynadı ve
bu mücadeleden 3-0’ lık net bir skorla çıkmayı başardı.
Şimdi ekibimiz bu Çarşamba Stal Mielec' i misafir edecek.
Polonya’ daki ilk karşılaşmada çok
iyi oynayan ve rakibini hem de 3-0 gibi (27-25, 25-21, 25-22) hemen hemen turu garantiye alan bir skorla
aşan Yeşilyurt’ un bu rövanş mücadelesine "Formalite" demek sanırım hata olmaz.
Takımımız şimdi 4' lü final grubu öncesi
son virajdaki rakibini bekliyor. “Bu ekip kim olacak?” sorusunun yanıtı İspanya da belli olacak. Yunanistan' da ki ilk
karşılaşma da Panathinaikos, İspanyol Caja de Avila' yı 3-2 yenmişti. Ancak bu
skor, doğal olarak daha iyi bir takım olan ve şu anda İspanya liginde ikinci
sırada yer alan Caja de Avila' nın şansının fazla olduğunu gösteriyor. Yani
Yeşilyurt' un rakibi eğer bir mucize olmaz ise İspanyol ekibi olacak.
Maçlarını 21 Ocak da İstanbul da,
28 Ocak da ise deplasmanda oynayacak takımımız eğer bu engeli de aşmayı bilirse
4' lü finale adını yazdıracak.
ERDEMİRSPOR, HEDEFE KİLİTLENDİ
Avrupa Top Teams' deki temsilcimiz
Erdemirspor da ilk maçta 3-1 yenildiği
Bulgaristan' ın Lukoil Neftohimik Bourgas takımıyla Çarşamba günü
rövanşı oynayacak.
Bu kupanın favorileri arasında
gösterilen Ereğli ekibinin ilk karşılaşmada aldığı bu beklenmedik yenilgiyi
mutlaka telafi ederek turu geçmesi normal bir sonuç olacak diye düşünüyorum.
Çünkü orada alınan bir set, saha ve
seyirci avantajı göz önüne alındığında rövanş için önemli bir kazanç. Ancak
verilen setler de az sayılar alınması (15-25, 19-25, 25-23, 25-17) tur için tek
endişe olarak görülüyor. Bu arada Bulgar Ligi’nde orta sıralarda bulunan ve
Erdemirspor’ a oranla çok daha zayıf bir ekip alan Lukoil’ e nasıl
yenildiğimizi de hala anlamış değilim. Umarım takımımız orada yaptığı basit
hataları burada tekrarlamaz. Çünkü bu kupada birincilik beklediğimiz ekibimizin
elenmesi şaşırtıcı olur.
Erdemir’ i bundan sonraki turda
yani 4’ lü finalin son durağında büyük bir olasılıkla Romen Deltacons Tulcea bekliyor olacak. (Romen takımı ilk karşılaşma da evinde Letonya ekibi Lase Riga'yı 3-0 ile aşarken 3 sette toplam
41 sayı verdi)
LİGLER
Bayanlar liginde Çarşamba günü göze
çarpan tek sonuç, Şişli’ nin üst sıralar için mücadele eden İller Bankası’ nı
3-2 yenmesiydi. Bu sonuca herkes şaşırdı. Ama karşılaşmayı izleyenler İstanbul
ekibinin iyi oynadığını ve kazanmayı hak ettiğini söylediler.
Cumartesi günü Beşiktaş-Karşıyaka
ve Numune-Güneş Sigorta maçlarını izledim.
Siyah-Beyazlılar, ilk seti
vermelerine karşın Karşıyaka engelini aşmayı başardılar. İzmir takımı iyi
mücadele etti. Ancak pasör Nilay’ ın ve Meltem’ in iyi günlerinde olmaması
nedeniyle maçtan boynu bükük ayrıldı.
Bu arada Beşiktaş’ ın da iyi oynadığı
söylenemez. Cengiz Ağabey’ in annesinin vefat etmesi ve cenazesinin maç günü
kaldırılması takımı ve doğal olarak da Arzu’ yu
etkilemiş. Ama yine de Arzu’ nun Dos Santos ve Deniz ile birlikte
takımın en iyileri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
İlk iki set için söylenecek fazla
bir şey yok. Karşıyaka iyi servis attı, blokta başarılıydı, Zanette çok top
öldürdü ve seti 20-25 İzmir ekibi aldı.
İkinci sette bu kez roller değişti.
Beşiktaş iyi oynadı, kolay sayılar üretti ve 25-16 ile 1-1’ lik eşitliği yakaladı.
3. Set gerçekten ilginçti. Dos
Santos’ un Zanette’ yi bloklarla kilitlemesi, Meltem’ in top öldürememesi
Siyah-Beyazlıların işini kolaylaştırdı: 5-1. Karşıyaka toparlandı. Etkili
servislerle Beşiktaş’ ın manşetini bozarken İnna içeri kaçan topları sayıya
dönüştürmekte zorlanmadı ve 6-6 oldu. 8-7 geçilen ilk teknik moladan sonra ev
sahibi takım tekrar üstünlüğü ele geçirdi. Özellikle Karşıyaka’ nın Nilay (2),
Deniz (3), Tuğba (4) pozisyonunu iyi değerlendirerek arayı açtı. İkinci teknik
molaya 16-13 girildi. Bu kez İzmir takımı toparlandı ve önce 19-20, sonra da
19-22 ve 20-23 öne geçmeyi başardı. Ama bu sayılarda Dos Santos’ un önde olması
Beşiktaş’ ın şansı oldu. O’ nun sayı getiren atakları ve Zanette’ ye yaptığı
blok gitti gözüyle bakılan seti 26-24 çevirmesini sağladı.
Son sette artık sahada rahat
sayılar bulan Beşiktaş vardı ve bu seti 25-14 aldılar. Böylece maçta 3-1
sonuçlandı.
Bu arada baş hakem Harun
Uyguntürk’ün de iyi bir gününde olmadığını vurgulamalıyım.
İkinci karşılaşmada Güneş Sigorta,
Numune’ yi çok kolay yendi: 3-0 (25-18, 25-12, 25-13)
ERKEKLER
Pazar günü Galatasaray, SSK’ ya 3-2
yenildi. 5 setlik bu mücadelede iki takımda inişli çıkışlı bir grafik çizdiler.
Her set ilginçti. Biri oynarken, diğeri seyretti. Sonra roller değişti. Böyle
olunca da kaliteden uzak ama heyecanı yüksek bir maç ortaya çıktı. Setlerdeki sayı ritimleri her şeyi açıkça
ortaya koyuyor.
İlk set: 5-8, 7-10, 11-11, 12-15,
16-18, 19-18, 23-20, 23-23, 25-23.
İkinci set: 5-8, 5-10, 6-12, 12-16,
15-20, 19-22, 21-22, 23-23, 23-25.
Üçüncü set: 4-8, 4-12, 8-16, 9-20, 15-25.
Dördüncü set:4-4, 4-8, 6-11, 9-13,
11-16, 14-19, 18-21, 22-22, 23-24, 26-24.
Beşinci set: 3-6, 4-7, 7-7, 7-9,
8-10, 11-10, 11-13, 12-15.
İkinci karşılaşmada Beşiktaş, Polis
Akademisi’ ne 3-1 yenildi.
Siyah-Beyazlılar sakat olan Uğur ve
Lance’ den yoksun bir kadro ile mücadele ettiler. Zaman zaman iyi de oynadılar
ama sadece tek set alabildiler.
Bu hafta Çarşamba günü Yeşilyurt ve
Erdemirspor’ un Avrupa Kupası rövanş maçları var. Voleybolseverleri bu iki
takımımızı desteklemeye çağırıyorum. Gerçi Yeşilyurt’ un işi kolay. Turu
geçmesi zor olmayacak. Ama seyirci bunu düşünüp onları yalnız bırakmamalı.
Sahada ter akıtacak sporcuların tur sevincini mutlaka paylaşmalı. Onlara hak
ettikleri alkışı esirgememeli.
Gelecek hafta tekrar birlikte olmak
dileğiyle, hoşçakalın.
A
L E V
A N A
K Ö K