2. BORİS YELTSİN TURNUVASI

 

Sizlere geçen yazımda söz ettiğim gibi Ulusal Bayan Voleybol Takımımızı 2. Boris Yeltsin Turnuvası’ nda izlemek üzere Ekaterinburg’ a gittim. (Oradan söz edilecek tek şey havanın çok  soğuk olmasıydı. Şehrin ortasından geçen Dinyeper Nehri’ nin buzları bile çözülmemişti. Üstüne çıktık. Resim çektirdik. Çarşamba sıkı bir kar yağdı ve her yer beyaza büründü. Neredeyse karın yüksekliği iki karışa yaklaştı. Ertesi günü yağış durdu da  kar en azından yavaş da olsa erimeye başladı)

 

Maçların yorumlarına geçmeden önce sizin de bildiğiniz bazı genel konulara değineceğim. Ekibimiz bu turnuvaya ne yazık ki çok az bir hazırlık yaparak gitti. Bahar yoktu. Üstelik de bazı oyuncularımızın sakatlığı sürüyordu. Kimdi bunlar? Özlem (Belinde ağrılar devam ediyor), Natalia (Omzundaki sorun iyice büyümüş), Aysun (Baldırında çekme var), Neslihan ve Esra (dizleri).

 

İşte bu sakatlıklara karşın ilk iki maç dışında takımımız iyi mücadele  etti. Hele kaybettiğimiz Rusya ve açık farkla kazandığımız ABD karşılaşmalarında çok iyi oynadık. Eğer 3 basit hata ile Dominik maçını 3-2 kaybetmeseydik ve yarı finale çıkabilseydik Küba’ yı da yener, Rusya ile finali oynardık.

 

İstanbul’ a döndükten sonra sitemizin forum sayfasına girerek oradaki yazıları ve maçlar hakkındaki çeşitli görüşlerinizi okudum. Tabii ki hepinizin düşüncelerine saygım var. Ama şunu açık yüreklilikle söyleyeyim ki kızlarımız gerçekten iyi oynuyorlar. Daha iyi bir hazırlık yaparak, sakatlık sorunları olmadan gidebilseydik yukarıda da değindiğim gibi çok daha iyi sonuç alacaktık. Hepimiz bilmeliyiz ki bu takımda hayat var. Herkes iyi oynamak için çaba harcıyor. Ama Türk voleybolunun genel sorunlarının da hala devam ettiği  bir gerçek. Etkili servis atıyoruz, hücumlarımız iyi, defansımız iyi, taktik olarak rakipleri yıpratıyoruz ama “BLOK” yapmayı hala öğrenemedik. Hele rakip biraz çabuk oynarsa hemen file üstündeki zaafımız iyice ortaya çıkıyor. Bu sorunu kulüp antrenörlerimizle birlikte el ele verip çözebilirsek, biraz daha çabuk oynayabilirsek, voleybolumuz çok daha iyi yerlere gelecektir.

 

6 bini aşkın bir seyirci desteğine karşın Rusya karşısındaki oyunumuz, karşılaşmadan sonra takımımız için söylenenleri ve bir gün sonra ABD maçında fırtına gibi esen bayanlarımız için basın toplantısında Çinli koçun övgü dolu cümlelerini duysaydınız eminim ki bu takımla çok daha fazla gurur duyardınız.

 

Bu yazdıklarımı abartılı bulanlar olabilir. Rakiplerimizin tam kadrolarıyla bu turnuvaya katılmadığını ileri sürebilirsiniz. Ama grubumuzdaki Tayland, Dominik Cumhuriyeti (Japonya’ daki Dünya Kupası’ nda mücadele eden kadrodan sadece dopingli olduğu için ceza alan Arias yoktu), Rusya  tam kadrolarıyla mücadele ettiler. ABD’ de Japonya da oynayan kadrodan 4 oyuncu yoktu. Bunların 3’ ü yani Tom, Phipps, Metcalf  önemli isimlerdi. Azerbaycan da İnessa oynamadı. Küba tam kadroyla mücadele etti. (Japonya’ nın aynısı).

 

Bizde ise takımımızın beyni Bahar ve Seda yoktu. Tüm bunlar düşünüldüğünde belki beşincilik size iyi bir sonuç olarak görünmeyebilir ama Rusya ve ABD maçlarındaki oyun beni fazlasıyla mutlu etti.

 

Tüm bunlara karşın her şeyin iyi olduğunu söylemek de doğru olmaz. Bizimde sorunlarımız var. Blokdan söz etmiştim. Onun dışında inişli çıkışlı grafikler çizdiğimiz anlar da az değil.

 

Özellikle Pelin ve Esra’ nın önde oldukları bölümlerde rakiplerimiz oyunu hep onların bulundukları bölgelerden kurdular. Yani bu iki oyuncumuz kısa kaldılar. Bu nedenle defansımız da çok zorlandı. Bahar’ ı çok aradık.

 

Pelin iyi niyetli ama üst düzey voleybol oynanan arenalarda zayıf kalıyor. Öncelikle dışarıyla oynamaya çok alışmış. Bu yüzden bir türlü oyuna ağırlığını koyamıyor. Gözü dışarıda. Hep hata yaparım korkusu içinde. Böyle olunca da hata yapması kaçınılmaz oluyor. Biraz kendine güvense olayın şekli değişecek. İşler iyi giderken fazla sorun yok ama sıkıntılar fazlalaştığında oyunu açacak kıvraklığı da gösteremiyor. Beni en çok şaşırtan şey, toplara yavaş gitmesi. Bu nedenle de topun altına girmekte zorlanıyor. Böyle olunca da manşetle pas atıyor. Bu turnuva da onun kadar manşetle pas atan başka bir pasör yoktu. Tabii ki kötü gelen toplar parmakla atılamıyorsa manşete başvurulur ama Pelin bunu biraz abarttı. Bu da bana göre kendine, yani parmaklarına güvenemediğinden kaynaklandı. Ayrıca topların altına girmekte gecikmesi nedeniyle ortadan giriş yapan oyunculara az pas attı. Ama 2’ ye tek ayak dönen Aysun,  Sinem gibi ortadan oynayanları gerektiği kadar kullandı. 4’ e attığı toplarda ise istikrar yoktu. Toplar genelde değişik alanlara gitti. Bir de 2’ den rakibin çapraza vurduğu toplarda çok içeri girdi. Ben Pelin’ i sadece Tayland ve ABD maçlarında iyi buldum. Diğer 3 karşılaşmada  vasattı. Ancak  hemen şunu belirtmekte yarar var. Pelin asla kötü bir pasör değil. Ama bu turnuvada O’ nu beğenmedim. Bahar’ ın açığını kapatamadı. Bazı hatalarında ısrar etmesi olumsuz yönleri. Eğer eleştirilerden dersler çıkarabilirse kazanır. Yoksa eleştirildim diyerek bizlere kin duyarsa kaybeden kendisi olur. Şunu mutlaka bilmeli ki O’ nu eleştiren bizler bunu hiçbir zaman art niyetli yapmıyoruz. Sadece gördüklerimizi yazıyoruz ve söylüyoruz. Bu arada bizimde yanlış değerlendirmelerimiz olabilir. Onun için birbirimize kırılmamıza neden yok. Bu turnuvada iyi oynamadığını düşündüğüm için böyle yazdım. Belki bir başka organizasyonda çok daha iyi olacak. O zamanda ondan övgüyle söz edeceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın.

 

Nilay’ a gelince, beni çok şaşırttı. Gerek Ulusal Genç Takımda, gerekse Karşıyaka maçlarında O’ nu defalarca izledim.İyi olduğunu da zaman zaman dile getirdim. Ancak bu turnuvada çok az da olsa oyuna girdiği anlarda yaptıklarını anlatmak bile zor. Nasıl bu kadar dağıldı anlayamadım. (Rusya maçının ilk setinde 15-16 da 1’ e girdi. İyi manşet çıkmasına karşın 2’ ye Aysun’ a çok kötü bir pas attı. Aysun bloktan topu kurtaramadı. Hemen ardından yine iyi manşet aldık ama bu kez de 4’ e attığı top direkt antenin ortasına  vurdu. Böylesine iki pastan sonra antrenörler O’ na bir daha nasıl güvenecekler ki?) Umarım bir an önce kendini toparlar.

 

Diğer oyunculara gelince;

 

Takımımızın en istikrarlı oyuncusu Aysun du. Görev aldığı her maçta iyi oynadı. Hele Tayland maçının yıldızıydı.

 

Natalia omuzundaki ağrılara karşın belirli bir çizginin altına düşmedi. Rusya, Hırvatistan ve ABD karşılaşmalarında Tayland ve Dominik maçlarına oranla çok daha iyiydi.

 

Esra ile birlikte takımın tüm manşet yükünü çektiler. Esra da Natalia gibi ayni karşılaşmalarda iyi bir performans ortaya koydu. Bloklarda kısa kaldı.

 

Özlem az pas aldığı için hücumda fazla etkili değildi. Tayland karşılaşmasında vasat, Dominik ve Rusya maçlarında iyi değildi. Hırvatistan ve ABD karşılaşmalarında çok iyi mücadele etti. Özellikle blok ve taktik servisleriyle çok alkış topladı.

 

Takımımızın hücum silahı Neslihan eski gücünden biraz uzaktı. Tayland, Hırvatistan maçlarında vasat, Rusya, Dominik Cumhuriyeti karşılaşmalarında iyiydi. Ama ABD maçında her zaman görmeye alıştığımız Neslihan sahadaydı. Maçın adeta yıldızıydı. Bizler ve Rus seyirciler onu alkışlamaktan adeta yorulduk.

 

Libero Gülden, ABD karşılaşması dışında vasatın üstüne çıkamadı.

 

Görev aldıkları bölümlerde Gökçen ve Sinem, Gözde’ ye oranla daha iyi oynadılar.

 

Gelelim maçların seyrine;

 

TÜRKİYE - TAYLAND

 

Tayland’ ı oyuncularımızda, bizlerde ilk kez gördük. Tipik bir Asya takımı. Kısa bir ekip olmalarına karşın özellikle ortadan çok top öldürüyorlar. Tüm Asya takımları gibi çabuk voleybol oynuyorlar. Defansları inanılmaz. Ama bloktaki zaafları, iyi ve yüksekten hücum eden takımlar karşısında çaresiz kalmalarına yol açıyor. Sayılar kaç kaç olursa olsun mücadeleyi asla bırakmıyorlar ve rakiplerini sonuna kadar didikliyorlar.

 

Tanımadığımız rakibimiz karşısında oyuna dikkatli  başladık. İlk teknik molaya da 8-6 önde girdik. Yavaş yavaş kontrolü elimize geçirdik. Bunun başlıca nedeni çabuk oynamamaları için attığımız etkili ve taktik servislerdi. Oyun kurmakta zorlandıkları bu bölümlerde önce 12-7, sonra da 16-9 ve 20-11 öne geçtik. Ancak  daha önceden de yazdığım gibi oyunu hiç bir zaman bırakmamayı prensip edinen Tayland bizi sıkıştırmaya başladı. Bu arada  Pelin’ in 5’ den kaçtığı pozisyonumuz (Aysun 4, Esra 3, Neslihan 2 ) sıkıntı yaratmaya başladı. 3’ den 5’ e manşete açılan Esra’ ya atılan servisler ve onun yaptığı atakların sayı getirmemesi (Burada Pelin’ in paslarında da sorun vardı. 4’ e attığı pasların uzamaması nedeniyle Esra bir türlü paralele hücum yapamadı. Böyle olunca da çapraza vurduğu topların çoğu ya bloktan sekti, ya da defanstan çıkarak ataklara dönüştü) bize 4 sayıya patladı: 20-15.

Neslihan sonunda krizi aştı: 21-15.

Ama Pasör Pelin’in oyun kurmasını zora sokan manşetlerimiz,  Natalia 4, Pelin 3, Aysun 2 pozisyonumuz aradaki farkın azalmasına yol açtı: 22-20.

Natalia’ nın sayısıyla 23-20 olduk.

Servisi çevirdiler ama defansımızdan çıktı, Natalia vurdu bloktan geri geldi, O’ nun ikinci atağı sayı: 24-20.

Servisi sayıya dönüştürdüler: 24-21, 

Ardından bir sayı daha: 24-22.

Servisi çevirdik, Natalia vurdu ölmedi, dönen topa Natalia’ nın ikinci atağı yine ölmedi, onların hücumunu defanstan çıkardık. Pelin bir kez daha Natalia’ ya attı (Üst üste 3 top) bu defa sayı bizim: 25-22.

 

İkinci sete de iyi başladık. Servislerimiz, defanstan çıkan topların hücuma dönüşmesi hep artılarımızdı ama hızlı atak yapan Tayland karşısında bloklarımız  hemen hemen çok az ortalarda göründü. İlk teknik molaya 8-4 girdik.

Daha sonra 13-7, 15-10 oldu.

Pelin’ in yine 5’ deki pozisyonu bize 3 sayı üst üste kaybettirmesine karşın ikinci teknik molaya da 16-13 girdik.

Ancak Pelin’ in önde olmasını iyi değerlendiren Tayland aradaki farkı kapattı. 18-18, Topu öldürdük ve Pelin arkaya döndü: 19-18.

Pelin’ in servisi etkili, topu öldüremediler, Natalia sayı: 20-18.

Özlem den bir blok: 21-18.

Bu 3 sayılık farkı setin sonuna kadar korumayı bildik: 25-22.

 

Üçüncü set 4-4’ den sonra Pelin’ in öne gelmesiyle sıkıntılar başladı. Pelin 4, Esra 3,  Aysun 2.  Tayland’ ın servisleri 3’ den 5’ e açılan Esra’ ya. Onun manşetleri çok iyi değil. Bu arada Pelin’ in 4’ den hücum eden Esra’ ya fileden açık attığı topların sayıya dönüşmemesi ilk kezTayland’ ı öne geçirdi: 4-6, 5-8.

Geriye düşmenin getirdiği durgunluk, hatalar, rakibin Pelin ve Esra’ nın üstünden vurdukları topların sayıya dönüşmesi derken 6-11 oldu. Biraz kıpırdandık: 9-12  ama sonu gelmedi: 10-16, 14-20.

Natalia’nin sayısıyla 15-20 olurken,

Pelin de arkaya döndü. Önce Özlem’ in bloğu: 16-20,

sonra Natalia’nın hücumu: 17-20.

Farkın 3’ e düşmesiyle tekrar kıpırdandık ve 19-22’ den sonra da hızlandık.

Özlem’ in servisi, dönen topa Neslihan’ ın plasesi: 20-22.

Özlem’ in ikinci servisi, auta vurdular: 21-22.

Özlem servis, ataklarına Natalia’ nın defansı ve Esra 4’ den sayı: 22-22.

Esra’ nın bölgesinden hücum ve O’ nun bloğundan dışarı giden top: 22-23.

Bu arada Pelin yine 5’ de. Servis Esra’ ya manşeti iyi değil, Neslihan plase çıktı, onların hücumunu biz çıkardık ama Neslihan blokta kaldı: 22-24.

Aysun öldürdü: 23-24.

Neslihan’ ın servisi etkili ancak hücumları sayıya dönüştü: 23-25.

 

Seti almanın moraliyle Tayland maça daha çok asılmaya başladı. Taktik servisleri, çabuk hücumları ve bizden daha iyi yaptıkları bloklarıyla da ilk teknik molaya 4-8 girdiler. Sonra aradaki sayı farkını açtılar: 5-11, 7-14, 8-16.

Bu ana kadar ortalarda pek görünmeyen oyuncularımız kıpırdandılar. Önce Neslihan, sonra da Özlem’ in servisleriyle Tayland’ ın manşetini ve atak düzenini bozmayı başardık. Sayılar 13-16 oldu.

Sonra eşitlik geldi:18-18.

Sayılara dengeyi getirdik ama bizimde sıkıntılı pozisyonumuz öndeydi. Tayland her zaman olduğu gibi yine 3’ den 5’ e açılan Esra’ ya servisleri yıktı ve bu bizi 3 sayı geriye düşürdü: 18-21.

Krizi onların kaçırdıkları servisle aştık: 19-21.

Sonra 20-21 oldu.

Aysun servisi kaçırdı: 20-22.

Natalia blokta kaldı: 20-23.

Natalia bu kez öldürdü: 21-23.

Yaptıkları hücum bloktan sekti, vurduk ölmedi, onların atağını Gülden çıkardı, Natalia’ dan sayı: 22-23.

Öldürdüler: 22-24.

Natalia’ nın sayısıyla 23-24 oldu ama bu seti kurtarmaya yetmedi: 23-25.

 

5 setin ortalarına kadar biz kaçtık, onlar kovaladı ve 8-6 önde dönmeyi başardık.

Bir ara 10-7, 11-8 öne geçtik ama bu farkı koruyamadık: 11-10 oldu. 13-11 yaptık. Neslihan’ ın servisi çıktı. Onlar vurdu biz çıkardık, biz vurduk onlar çıkardı derken çok uzun süren bir rally onlara sayı getirdi: 13-12.

5 numaralı Pleumjit’ in smaç servisi Natalia ile Gülden’ in arasına düştü: 13-13.

Bu oyuncunun ikinci smaç servisini Esra karşıladı, Aysun 2’ ye dolaştı: 14-13.

Esra’ nın servisi, hücumları Pelin’ in bloğundan sekti, Natalia’ nın atağı ölmedi, Tayland hücumu tekrar bloğumuzdan yansıdı. Defanstan çıkan top Pelin’ e, O da dolaşan Aysun’ a attı ve 15-13.

Bu maçtaki dizilişimiz, oynayan oyuncuların notları, turnuvayla ilgili bölümde var. Onun için bir kez daha yazmayacağım.

 

Günün diğer maçları: Rusya-Dominik: 3-0, ABD-Hırvatistan: 3-1, Küba-Azerbaycan: 3-0

 

TÜRKİYE - DOMİNİK CUMHURİYETİ

 

Bu karşılaşmaya temposuz ve hatalarla başladık. Manşetler, ölmeyen hücumlar, blok ve defans yokluğuna karşın yine de 13-13 de rakibimizi yakaladık. (Dominik, iki kez 3’ er sayılık üstünlük sağlayabildi: 2-5, 9-12) Ancak hatalardan bir türlü arınamamanın bedelini 17-27 seti vererek ödedik.

 

İkinci sete iyi başladık önce 4-1, sonra da 6-3 öne geçtik. Ama bunu koruyamadık. Rakibimiz toparlandı. 8-9’ a kadar karşılaşma dengede geldi. Ancak  tempomuz yine düştü, hatalar arttı ve Dominik oyunu istediği gibi yönlendirirken biz seyretmeye başladık: 9-13, 9-16,  9-18 ve 12-22. Ardından set 16-25 bitti.

 

3. sete yine iyi başladık. Gökçen’ in üst üste iyi 5 servisi, (2’ si direkt sayı) dönen toplara hücumlar derken 6-1 oldu.

Bu moralle tempomuz yükseldi. Aysun’ un peş peşe  sayı getiren atalarıyla 8-3 oldu. Artık sahada adeta show yapan bir takım vardı. Bu kez Pelin’ in 4 etkili servisiyle 14-5 oldu. 

İkinci teknik molaya 16-8 girdik.

Sonra 18-9 ve 19-11 oldu.

Topu öldürdük: 20-11.

Bu arada servise Neslihan geldi. 5 iyi servis attı. 2 direkt sayı aldı, birinde içeri kaçırdılar ama Aysun fırsatı tepmedi. 1 topu auta vurdular, bir de çıkan top file de kalınca set geldi: 25-11.

 

4. set büyük bir çekişmeye sahne oldu. Bir ara 9-6 öne geçtik ama sıkıntılı manşetler, hücum hataları derken 4 sayı verdik: 9-10.

İkinci teknik molaya 15-16 girildi.

Sonra 2 sayı geri düştük: 17-19.

Yakaladık: 19-19.

21-21 de Dominikli oyuncunun adeta tutarak iki elle içeri attığı bu bariz faullü topa zaten karşılaşmanın başından itibaren taraflı bir yönetim gösteren  Hırvat hakem Pradonivic Zoran düdük çalmayınca sayılar 21-22 oldu.

Esra öldürdü: 22-22.

Esra’ nın servisini oyunda zor tuttular ve ancak içeri atabildiler. Aysun Pelin’ in pasını iyi değerlendirdi: 23-22.

Esra’ nın ikinci servisi, Aysun’ un bloğu: 24-22.

Esra’ nın servisi, bu kez atakları bloktan içeri düştü: 24-23.

Servislerini oyuna soktuk, Natalia öldüremedi. Çıkardılar hücum yaptılar Esra’ nın defansı, Pelin yine Natalia’ ya attı, yine ölmedi, vurdular, Neslihan çıkardı. Pelin topu 3. kez Natalia’ ya gönderdi. Ve sayı: 25-23.

 

Başa baş bir 5. set yaşadık. Bu arada şans hep onlardan yana oldu. Setin ortalarında önce Esra, sonra Aysun peş peşe iki servis kaçırdı. Neslihan’ ın öldürdüğü topla son sayılara 11-11 girdik.

Gökçen’ in servisini etkili çıkardılar ancak auta vurdular: 12-11.

Gökçen’ in ikinci smaç servisi ama topu havaya kötü attığı için çizgiye bastı: 12-12.

Bu arada her zaman bizi sıkıntılara düşüren pozisyonumuz yine gelmişti: Pelin 5, Aysun 4, Esra 3 ve Neslihan 2. Etkili servisleri, manşet iyi değil. Pelin bu zor topu Aysun’ a attı. Alçak gelen topu Aysun’ un banta vurdu: 12-13.

Servisleri yine etkili, manşet 3 metre üstüne, Pelin’ in pası Neslihan’ a, O blokta kaldı: 12-14.

Bunlara bir de Natalia’ nın direkt manşet hatası eklenince set 12-15 maç da 2-3 gidiverdi.

Böylece 12-11’ den sonra yapılan 4 hata final yolumuzu da kapatmış oldu.

 

Diğer maçlar: Rusya-Tayland: 3-0, Küba-Hırvatistan: 3-0, Azerbaycan-ABD: 3-1.

 

TÜRKİYE - RUSYA

 

Final grubu şansını kaybeden takımımız 6 bini aşkın seyircinin desteklediği Rusya maçına kötü başladı. Manşet hataları, bloksuz oyun ve Gamova gibi yüksekten hücum yapan bir smaçör karşısında adeta şaşkın bir haldeyiz. (Ruslar 10 numaralı pasörleri Tchukanova yerine 12 forma nolu Sheshenina ile tüm turnuvayı oynadılar. Karpol zaman zaman Tchukanova’ yı Platnikova’ nın yerine pasör çaprazı olarak sahaya sürdü. İlginçtir bu oyuncu ne zaman oyuna girse görevini fazlasıyla yaptı. Çok iyi manşet aldı, çok iyi defans yaptı ve atılan topların çoğunu da sayıya dönüştürdü. Bizlerde bir çok maçta pasör oynayan bu oyuncuyu zevkle biraz da bu güzel meziyetlerinden dolayı şaşkınlıkla izledik. Bu arada ilginçtir Ruslar Gamova dışında yeni pasörleriyle artık çabuk oynamaya başlamışlar. Gerçi henüz eski alışkanlıklarından tam olarak kurtulamamışlar ama bu kadarı bile Karpol açısından devrim olsa gerek) Devam edelim; Bizim bu durgun ve hatalar dolu oyunumuz karşısında Ruslar sayıları toplamaya başladılar: 3-6, 5-8, 7-12, 11-15. 

İşte bu arada Neslihan topu öldürdü: 12-15.

Bu oyuncumuz servise geldi. Smaç servisi etkili, libero Tyurina’ nın manşeti içeri kaçtı.  Esra vurdu: 13-15.

Neslihan’ ın servisi direkt sayı: 14-15.

Neslihan’ dan 3. servis zor hücum yaptılar, çıkardık ve Esra 4’ den bir sayı daha: 15-15. Neslihan servisi kaçırdı: 15-16.

16-17 de Nilay’ ı 1’ e aldık. Yazımın başlarında anlattığım gibi Nilay’ ın pas hatalarıyla  sayılar 16-19 oldu.

Bu arada bir de Natalia auta vurdu: 16-20.

4 sayılık farka karşın iyi oyunumuz devam etti. Çabalarımızın karşılığını almaya başladık ve Neslihan’ ın hücumlarıyla 22-23 oldu.

Natalia’ nın servisini çıkardılar ve maçın başından bu yana hemen hemen vurduğu her topu sayıya dönüştüren Gamova tekrar yüklendi. Gülden bu sert topu çıkarmayı başardı ama havaya yükselen bu top herkesin bakışları arasında yere düştü: 22-24. Ardından Esra da topu antene nişanlayınca set 22-25 gitti.

 

Basit iki hata ile seti kaybetmemize karşın ikinci sete iyi başladık. Gökçen’ in etkili servisleri, dönen toplara Neslihan’ ın atakları önce 3-0. Sonra 4-1. Ama maçın başından beri Rusları adeta ayakta turan Gamova yine ortaya çıktı: 4-5. Bozulmadık. Karşılıklı sayılarla 13-12’ ye kadar önde geldik ama ikinci teknik molaya 14-16 önde giren Rusya oldu.

Gamova’ nın sayıları:16-20.

Setin peşini bırakmadık. Natalia’ nın etkili servisleri, dönen toplara ataklarımızdan gelen sayılar ve 20-20.

Gamova yine sahnede: 20-23.

Esra öldürdü: 21-23.

Harika bir rally. Gamova vurdu çıkardık, Neslihan vurdu çıkardılar, Gamova-Esra, Gamova-Neslihan derken oyun adeta masa tenisine döndü. Ve Natalia 6’ dan yaptığı hücumla sayıyı buldu: 22-23.

Gökçen’ in servisini çıkardılar, Gamova vurdu, bloktan döndü, Gamova ikinci kez vurdu, defanstan çıkardık ama Neslihan’ ın atağı blokta kaldı: 22-24.

Aysun öldürdü: 23-24.

Neslihan’ ın servisi, Gamova’ nın Pelin’ in üstünden hücumu sayı: 23-25.

Eğer Reşat bu pozisyonda Pelin ile Özlem’ i veya Sinem’ i blok için değiştirseydi, belki de yorgunluktan zor nefes alan, dili bir karış dışarı çıkmış Gamova’ nın atağını blokla kesebilirdik. En azından bloktan yansıtıp hücum şansı yaratabilirdik.

 

Yakın sayılarla kaybedilen iki sete karşın, oyundan düşmedik ve 3. sete yine iyi girdik. İlk teknik molayı 8-6 geçtik. Sonra sayıları 11-7, 12-9 yaptık. Ancak bu tempo devam etmedi. Manşetler bozuldu, ataklardan sayılar gelmedi derken 12-12 de yakalandık. Ruslar Gamova ile yüklendiler: 13-16.

Yılmadık ve rakibimizi yakaladık: 17-17.

Neslihan’ ın sayısıyla 19-19 oldu.

Ne var ki bu son sayılarda ki hata yapma alışkanlığımız tekrar ortaya çıktı. Gökçen servisi kaçırdı: 19-20.

Onlarda servisi auta attılar: 20-20.

Neslihan servise dönerken, sorunlu pozisyonumuza oturduk. Pelin öne geldi. Neslihan servisi kaçırdı: 20-21. (Kaçan üst üste ikinci servis)

Servisi attılar, Pelin, Neslihan’ ı 6’ dan hücuma soktu ama bu oyuncumuz blokta kaldı: 20-22.

Servisi attılar, Natalia’ nın kötü manşetiyle zor buluşan Pelin faul yaptı: 20-23.

Esra öldürdü: 21-23. Hücumları Natali’ nin bloğundan sekti, defanstan çıkan topu Pelin, Natalia’ ya attı ama pas çok kötü olunca sayı Rusların oldu: 21-24. (19-19’ dan sonra yaptığımız hataları görüyorsunuz değil mi?) Sette 22-25 bitti.

Diğer maçlar:  Dominik Cum.-Tayland: 3-1, Azerbaycan-Hırvatistan: 3-1, ABD-Küba: 3-2   

Bu sonuçlardan sonra biz, Tayland, ABD ve Hırvatistan klasman grubuna kalırken, Rusya, Dominik Cum., Küba ve Azerbaycan finale yükseldi.

 

TÜRKİYE - HIRVATİSTAN

 

Baldırı çeken Aysun’ un oynamadığı mücadeleye takımımız çok iyi başladı. Hırvatlar daha “ne oluyor?” bile diyemeden seti 25-12 aldık.

Hep önde götürdüğümüz ikinci sette de zorlanmadan sonuca gittik: 25-21. (Bu arada 19-11 de Pelin’ in 5’ den kaçtığı pozisyonda 4 sayı üst üste verdik ama bu sadece farkın azalmasına yol açtı)

3. sette son sayılara gelindiğinde bir kez daha durduk. 4’ den Natalia’ nın sayısıyla 21-19 oldu.

Sinem servisi kaçırdı: 21-20.

Natalia’ nın atağı sayı: 22-20.

Servisi çevirip topu öldürdüler: 22-21.

Natalia 2’ den hücum bloktan döndü, ikinci atak blokta kaldı: 22-22.

Esra’ nın hücumu ölmedi, çıkan topu sayıya dönüştürdüler: 22-23.

Natalia yine 2’ den atak ölmedi: 22-24.

Neslihan blokta kaldı: 22-25.

 

4. sette  16-16’ ya kadar başa baş gelindi.

Servisi kaçırdılar: 17-16.

Esra’ nın servisi direkt sayı: 18-16.

Esra’ nın ikinci servisi de etkili, Natalia blok: 19-16.

Yine çok iyi servis, ataklarını defanstan çıkardık, Natalia hücum, ölmedi, onların atağı, Sinem blok, tekrar hücum yaptılar bu kez blok Natali’ den, 3. kez geldiler, Sinem den bir blok daha, yine hücum ettiler çıkardık ve Natalia sayıyı getirdi: 20-16.

Sonra set 25-20 geldi.

 

TÜRKİYE - ABD

 

Bu karşılaşmayı görmenizi isterdim. Takımımız sahada adeta show yaparak 58 dakika da ABD’ yi yere serdi. Tüm maç boyunca çok iyi servis attık, iyi defans yaptık, hücumda kolay sayılar ürettik. Tempolu ve az hatalı yani voleybol adına bir karşılaşmayı kazanmak için ne gerekiyorsa onu yaptık. Rus seyircilerinin desteğiyle iyi oyunumuzu 25-14, 25-14, 25-18 gibi çok güzel set skorlarıyla 3-0 kazanarak turnuvayı 5. sırada tamamladık. Bu güzel galibiyette tüm oyuncularımızın katkısı büyüktü. Ama Neslihan’ ı ayrı bir yere koymak gerekiyor. Çok iyi oynadı ve herkesin alkışını topladı.

Final maçlarını seyretmek için Pazar günü  Nizhni Tagil’ e gittik.

Önce Azerbaycan-Dominik Cumhuriyeti karşılaşmasını izledik. Çok çekişmeli ve güzel bir maç oldu. Sonunda kardeş takımımız 2-1 yenik duruma düşmesine karşın Dominik’ i 3-2 (23-25, 25-21, 20-25, 25- 18, 15-6) mağlup ederek 3. oldu.

Finalde ise, beklenenin aksine durgun, heyecanın az olduğu bir mücadeleden sonra Rusya ev sahibi olmanın, biraz da Hırvat hakemin yanlı tutumuyla (Bu maçı aslında Ümit Sokullu’ nun yönetmesi gerekiyordu. Çünkü orada görev yapan hakemlerin arasındaki en iyi  kariyere O sahipti. Ama Boris Yeltsin’ in izlediği finalde Rusya’ nın kaybetmesinin pek doğru olmayacağını düşündükleri için Ümit’ i üçüncülük karşılaşması olan Azerbaycan-Dominik maçına verdiler. Bizi, Dominik ile oynadığımız maçta da yiyen yine bu Hırvat hakemdi)

Rusya karşılaşmayı 25-19, 25-21, 25-23’ lük setlerle 3-0 kazanarak birinci oldu.

Kapanış töreni yine çok güzeldi. Boris Yeltsin tüm takımlara madalya ve kupalarını verdi.

Sıralamayı bir kez daha sizlere hatırlatayım:

1.      Rusya

2.      Küba

3.      Azerbaycan

4.      Dominik Cumhuriyeti

5.      TÜRKİYE

6.      ABD

7.      Hırvatistan

8.      Tayland

İşte 2. Boris Yeltsin Turnuvası’ nda ki gözlemlerim böyleydi.

 

Gelecek hafta Dalaman da Bayanlar 4’ lü Final Grubu ilk etap maçlarındaki izlenimlerimi yazacağım. Sonra da sizlere veda edeceğim. 3 senedir her hafta birlikte olduk. Artık yorulduğumu hissediyorum. Ayrıca her hafta ayni kişiden, ayni cümleleri, ayni görüşleri okumanın da sıkıcı olduğunu düşünüyorum. İşin tadını daha fazla kaçırmadan yerimi gençlere bırakmak da en doğrusu.  

 

Haftaya son kez birlikte olmak dileğiyle, hoşçakalın.

 

 

A  L  E  V     A  N  A  K  Ö  K