1. ETAP ERDEMİR' İN
Geçtiğimiz
haftayı Adana da Türkiye Erkekler 1. Voleybol ligi 4' lü Final Grubu 1. Etap
karşılaşmalarını izlemekle geçirdim. Bilindiği gibi Erdemirspor bu bölümü ilk sırada
tamamlarken, Fenerbahçe ikinci, Ziraat Bankası üçüncü, Halk Bankası da dördüncü
bitirdi.
Salı günü
Adana Adnan Menderes Spor Salonu' nda başlayan ve 3 gün süren Final Grubu' nun
ilk etabında heyecanı yüksek ama kalitesi bir maç dışında iyi olmayan karşılaşmalar
izledik.
Televizyonların
yayınlamadığı ve voleybolu seven bir şehir olmasına karşın Adanalı seyircilerin
de pek ilgi göstermediği Final Grubu' nun bu ilk bölümünde ligi tek yenilgi ile
lider tamamlayan Halk Bankası' nın galibiyet bile alamadan son sırada kalması
herkesi şaşırttı.
Final Grubu'
nun en istikrarlı ve ne istediğini en iyi bilen takımı Erdemirspor, 3 rakibini
de dize getirip bu bölümü ilk sırada tamamlarken Gaziantep de oynanacak olan
ikinci etap maçlarına da avantajlı başlayacak.
Adana' daki
karşılaşmaların en rahat ekiplerinden biri olan Fenerbahçe, defalarca
şampiyonluklar yaşamış ve çok tecrübeli oyunculardan oluşan kadrosuyla ikinci
sıraya yerleşirken, ortaya koyduğu oyunlarla da beğeni topladı. İlk gün lider
Halk Bankası karşısındaki mücadelesiyle ve 3-2' lik galibiyetiyle alkış
topladı. Bu müsabaka ayrıca 3 gün süren finallerin en güzel, en tempolu, en
heyecanlı ve en kaliteli karşılaşması olarak da akıllarda kaldı.
Ligi ilk iki
sırada tamamlayan iki Ankara takımı Halk Bankası ve Ziraat Bankası' nın Final
Grubu' nun bu ilk etabını üçüncü ve dördüncü sırada bitirmeleri, bazı
oyuncularının sakatlıklarına bağlansa da, beklenen tempolarına ulaşamamaları ve
çok hata yapmaları Gaziantep için umutlarını da oldukça azalttı.
İşte 3 günlük
yarışın genelini böyle özetlemek olası. Ama işin detayına inildiğinde maçlar
hakkında farklı şeylerde söylemek gerekiyor.
Öncelikle
belirtmem gereken şey, yukarıda da yazdığım gibi karşılaşmalarda heyecan vardı,
bazı güzellikler vardı ama tempo da, kalite de yoktu.
Sanki 4 takım
da ligle birlikte sezonu da kapatmıştı. Aslında böyle olması da çok doğaldı.
Lig biter bitmez kısa bir süre sonra oynanan final maçlarından fazla bir şeyler
beklemek gerekir. Belki Ulusal takımların sıkışık programları nedeniyle böyle
bir yol izlenmek zorunda kalındı ama bu asla bir mazeret olamaz. Büyük
yatırımlar yapan takımlar için böylesine kolay bir final olmamalıydı. Herkesin
merakla beklediği 2 etaplı maçlarda her şey doruğa çıkmalıydı. 4 takım da
ortaya koydukları mücadele ile voleybolun ilk final ayağını alkışlarla
kapatmalıydı. Seyredenler de günlerce bu heyecanı, temposu, kalitesi yüksek
karşılaşmaları konuşmalıydı. Ayrıca sadece Adana seyircisi değil tüm Türkiye (Mutlaka televizyon kanallarından biri
yayınlamalıydı) voleybola
doymalıydı. Bunların hiç biri olmadığı gibi olumsuzluklar da az değildi.
Öncelikle
benim yazılarımı okuyanlar bilirler. Ben her zaman ligin önemini vurguladım. 30
maç oynayan takımların elde ettiği derecelerin geçerli olmasını istedim. Bu tür
final organizasyonlarının ya da Play-Off’ ların her zaman bir takım
olumsuzluklara gebe olduğunu ve haksızlıklar yaşanabileceğini anlatmaya
çalıştım. Bir takımın, bir-iki oyuncusunun sakatlanmasıyla her şeyin
bitebileceğini yazdım. Ama bu güne kadar şans hep zirve için oynayan takımların
yanında oldu. Sezon başlarken de ayni konuya değinerek Final Grubu' na
ekiplerin ligde aldıkları puanlar silinerek yani "0" puan ile başlamalarının doğru
olmadığını ileri sürdüm. İşte bu kez adaletsizlik Adana da tam anlamıyla ortaya
çıktı.
Ligde 30 maç
oynayan ve bir kez yenilen Halk Bankası, Stefanov' un sakatlığı nedeniyle 3
maçta 3 yenilgi birden alarak şampiyonluk umudunu Adana' ya bıraktı. Bu
sakatlık belası Ziraat' in başında da vardı. Valov' u arada sırada oynatabildiler.
Aslında Erdemir' i de bu ikilinin arasına koyabiliriz. Yasin' in sakatlığı
onlar için de belaydı. Halk, Stefanov' un yerini Osman-Bülent ikilisi ile, Ziraat Valov' un yerini Ender-Tolga ile
doldurmaya çalıştı. Tutmadı. Erdemir, Yasin' in boşluğunu Ahmet ile doldurunca
sorunu çözdü. Bunun tersi de olabilirdi. Ahmet yerine Osman-Bülent tutsaydı
belki de ilk etabın lideri Halk olurdu.
Aslında bu
sorun bayanlarda da yaşanabilir. Eczacıbaşı ve Güneş Sigorta' nın oyuncuları
Final Grubu öncesi Ulusal Takım ile Rusya da 2. Boris Yeltsin Turnuvası' na
gidecekler. Ağır maç trafiğinden sonra dönüp 3-4 gün takımlarıyla birlikte
antrenman yapacak ve final maçlarına başlayacaklar. Üstelik de bayanlarda iki
etap arasında 4 gün de yok. Bir de bu iki takım oyuncularından bir ikisi sakat
dönerse ne olacak? Umarım bu kötümser tabloyu yaşamayız.
Tüm bunların
tabii ki çözümü var. Ulusal Takım programları Mayıs aylarında başladığına göre
liglere Ekim' in ortaları yerine Eylül' ün başında start verilebilir. Ayrıca
lig sistemi gerçekçi, adaletli bir şekle
sokulabilir. Yoksa her yıl olduğu gibi deneme yanılma metoduyla devam etmek,
sonunda voleybola onarılmaz yaralar açacak.
Adana' ya
devam edelim.
Final Gurubu'
nda 4 takımında birinci hedefi çok etkili servis atarak rakibin oyun düzenini
bozmaktı. Bunda da zaman zaman başarılı oldular ama bu düşünce, kaçan
servislerin çokluğu, manşet hataları ve
sorumsuzca yapılan hücumlar nedeniyle tempoyu da, kaliteyi de yok etti. Bu
arada 4 takımın da blokları çok kötüydü. Doğal olarak bloksuzluk, defansa da
yansıyınca voleybolun seyir zevki de kayboldu.
Böyle olunca da ilk gün dışında final grubu sıradan mücadelelere sahne
oldu. Hele ikinci gün uyumamak için neredeyse göz kapaklarımızı kaşımıza
tutturacaktık.
Çok olumsuz
bir tablo çizdiğimin farkındayım. Ama doğrusu buydu. Ülkemizin en iyi
kadrolarına sahip, en iyi 4 takımının 3 gün süren mücadelesinde çok kaliteli ve
güzel maçlar izlememiz gerekirdi diye düşünüyorum. 30-28, 25-23 biten bazı setlerden bile keyif
almadığımız zamanlar oldu.
Örneğin
finalin ilk maçı olan ZİRAAT BANKASI - ERDEMİR
buna bir örnekti.
İki takımında
etkili servis atma çabaları çok hata getirdi. Aksayan manşetler, pasörlerin
oyun kurmasını engellemesine karşın bu adresi belli toplara ne blok, ne de
doğal olarak defans yapıldı. Böyle
olunca da vuran, takımına sayı kazandırdı. Üstelik de ligin son maçlarında en
iyi blok yapan takım (Fenerbahçe ve
Arçelik karşılaşmalarını ortalama 18 net blokla oynadı) görüntüsüne ulaşan Ziraat Bankası sanki bu
özelliğini Ankara da unutmuştu. Karşılaşmanın, 28-30 biten ilk setinin
sonlarından sizlere bir kaç sayı ritmi vereyim daha iyi anlaşılsın;
Sayılar 23-23.
Hüseyin' in servisi aut: 23-24.
Erkan’ın
servisi dışarıda: 24-24,
Tomas'ın
servisi file: 24-25.
Erdemir set
sayısı servisi için Andre' yi çıkardı Barış' ı aldı. Onun vuruşu da aut: 25-25.
Aykut ortadan
hücum sayı: 26-25.
Hemen
arkasından servisi dışarıda: 26-26.
Yani 6 sayının
5' i kaçan servislerden.
Kalite yok
dedik ama takımların haklarını yemeyelim, yine de zaman zaman güzel ve göze hoş
gelen hareketler yaşadık. 3 setin yakın sayılarla bitmesi nedeniyle heyecan ise
hep vardı.
Yukarıda
yazdığım ilk setin son iki sayısına da değinmek istiyorum.
28-28’ de Erdemir,
Leandro' nun yerine servise Ali Yılmaz' ı aldı. O’ nun etkili servisini Ziraat
iyi manşetle oyuna soktu. Hüseyin topu 1' deki Bedulin' e attı (Biliyorsunuz aslında bu oyuncunun adı Beduline.
Ancak ben Bedulin diye yazıyorum. Çünkü takılar takmak gerektiğinde okurken
kulağı tırmalıyor. Örnek olarak vereyim: Topu Beduline' ye attı yerine, topu
Bedulin' e attı daha güzel geliyor. Bu isimdeki değişiklik için hoş görünüze
sığınıyorum) ama o ikili blokta kaldı. 28-29.
Ali' nin
ikinci servisi, Hüseyin yine Bedulin' e, bu kez O’ nun atağı defanstan çıktı ve
4' deki Andre sayıyı buldu: 28-30.
Burada
dikkatinizi çekmiştir. Hüseyin ligde de olduğu gibi yine son sayılarda hep
topları Bedulin' e attı. Artık tüm rakipler bunu ezberlediler. Onun için kritik
pozisyonlarda tüm blok ve defans önlemlerini bu oyuncuya alıyorlar. Gerçi bu
tür anlarda genelde toplar takımların sayı makinelerine atılır ve onların
performanslarına sığınılır. Ancak üst düzey ekipler bu kritik anlarda iyi
manşet gelmiş ise orta oyunculara ağırlık veriyorlar. Hüseyin gibi kaliteli bir
pasör de artık bu huyundan vaz geçip Bedulin dışında başka çözümler arayıp
bulmalı.
İkinci sete
ağırlığını koyan Erdemir 20-25 ile 2-0 öne geçti.
3. setin
ortalarında Ankara ekibi 3 sayılık bir fark yakaladı:
13-10, 14-11,
16-13.
Ama bunu
sürdüremedi ve 17-17 de sayılar eşitlendi. Sonra yine başa baş bir oyun 20-20'
den itibaren Hüseyin yine topları Bedulin' e atmaya başladı.
Bu şekilde
26-27' ye gelindi.
Leandro' nun
servisi çıktı ve Hüseyin bu kez ortaya Ercan' a attı: 27-27.
Ercan' ın
servisi Andre' den direkt sayı 28-27.
Ercan' ın
ikinci servisi de etkili, Andre kötü manşet, Donald' ın pası 4' deki Erkan' a,
bloktan döndü, ikinci pas 2' deki Leandro' ya sayı: 28-28.
Bedulin blok
aut: 29-28.
Bedulin' in
servisi, Erkan hücum ölmedi, çıkan top Bedulin 1' den ölmedi, Erkan ikinci
atağı da sayıya dönüştüremedi, Hüseyin bu kez Bedulin yerine 4' deki Ender' e
attı. O’ nun vuruşu blok aut: 30-28.
4. sette
Erdemir'in özellikle Erkan’ ın ataklarından gelen sayılarla hep üstünlüğü
vardı.
15-17 de
ilginç bir olay yaşandı. Bu sayıda Erkan 2’ den hücum yaptı. Top bant a çarpıp
dışarı gitti. Hakemler topun bant ile birlikte bloğa da çarptığı düşüncesiyle
sayıyı Erdemir’ e verdiler. Ziraat Bankası oyuncuları ve teknik kadrosu bu
karara itiraz etti. Hakem kararını değiştirmedi. Bu arada Şükrü Çobanoğlu önce
sarı kart gördü. İtirazlarını sürdürünce bu kez kartın rengi kırmızıya döndü.
İtirazlar devam ederken maçın gözlemcisi Ali Özarboy, Çobanoğlu’ nun küfür
ettiğini belirterek hakemi uyardı. Bunun üzerine Şükrü sarı-kırmızı kart ile
tribüne çıktı. (Maçtan sonra
salondaki bir çok kişiye bu pozisyonu sordum. Kimi değdiğini, kimi ise banttan gittiğini söyledi. Bu pozisyona biraz
çaprazda kalan yani basın tribününde oturan bizlere göre, top banttan çıktı.
Ama pozisyona daha yakın olan ve protokol tribününde oturanlar ise bloktan
çıktığını söylediler. Kısacası bu konuda net bir yorum yapamadık.)
Devam edelim;
Erdemirspor 20-23' e kadar hep önde geldi. Ancak üst üste 2 sayı alan Ziraat
farkı 1' e düşürdü: 22-23.
Ercan servisi
kaçırdı: 22-24.
Bedulin'den
sayı: 23-24.
Ama Bedulin
servisi kaçırınca set 23-25 maçta 1-3 Ereğli ekibinin oldu.
Bana göre
maçın iyileri:
Donald, Andre,
Erkan, libero Ali (Erdemir)
Ender, libero
Akif (Ziraat Bankası)
HALK
BANKASI - FENERBAHÇE
Gerçekten de
ilk 3 set çok güzel ve heyecan dozu yüksekti. Yukarıda da değindim gibi
servislere yüklenmenin getirdiği hatalar da olmasa belki de yılın karşılaşması
ünvanını verebilecektik. Ama son iki sette düşen tempo ve hataların çokluğu
bunu engelledi.
Bu arada
setleri anlatmaya geçmeden önce çok tartışılan bir olaydan söz etmek istiyorum.
Ekipler sahaya
çıktığında iki takımın forması da koyu renkliydi. Halk Bankası siyah üstüne
beyaz yazılı, Fenerbahçe'nin ise, koyu lacivert üstüne sarı yazılıydı. Dikkat
etmeseniz rahatlıkla karışabilecek bir görüntü veriyordu. Maç başlamadan önce
baş hakem Nihat Ermihan ile gözlemci Ali Özarboy bir araya geldiler görüntüyü
tartıştılar ve büyük bir olasılıkla gözlemci Özarboy müsabakayı oynatma kararı
verdi. Bence bu affedilmeyecek bir hataydı ve yönetmelikler çiğnendi. Çünkü
daha önce İstanbul da bazı maçlarda hakemler ev sahibi takımlara formalarını
değiştirmişlerdi. Bu kez göz yumuldu. O zaman forma değişikliği yapan
takımların günahı neydi. Üstelik de bir kez Güneş Sigortalı yöneticiler koştura
koştura kulübe gidip yeni forma getirmişlerdi. Peki bu çifte standart değil de
ne?
Üstelik de bu
ülkemizin en önemli organizasyonunda yapıldı. Eminim ki maçın hakemi Ermihan
veya gözlemci Özarboy bu kararı nasıl olsa televizyon yayınlamıyor diye aldı.
Ama haber amaçlı görüntü alan kameraları ve gazetelere fotoğraf çeken
arkadaşlarımızı zora soktuğunu dikkate almadı.
Evet, devam
edelim;
İlk sette dolu
dolu bir mücadele vardı. 3-3, 6-6 dan sonra Halk Bankası 9-6 öne geçti. Bu
avantajı ikinci teknik molaya kadar korudu: 16-14.
Sonra eşitlik
geldi:
16-16, 19-19.
Ankara ekibi
tekrar 2 sayı öne geçti: 21-19.
Ardından 21-21
oldu.
Sonra büyük
bir çekişme başladı.
26-26' dan
sonrasını detaylayayım.
Samaras' ın 4'
den hücumuyla 26-27 oldu.
Servisi
Fenerbahçe kullandı, Halk topu öldüremedi ama Gökhan, Maric' in bloğunda kaldı.
Eğer öldürebilse seti kazanan İstanbul ekibi olacaktı.
Halk' ın
servisi Milan 2' den sayıya dönüştürdü: 27-28.
Osman tekrar eşitliği
getirdi: 28-28.
Sarı-Lacivetliler
öldüremedi, dönen topu Maric sayıya çevirdi: 29-28.
Bu kez
eşitliği Fener sağladı: 29-29.
Gökhan servis
kaçırdı: 30-29,
Barış öldürdü:
30-30.
Bülent tekrar
takımını öne geçirdi: 31-30.
Servisi Halk
kullandı. İyi manşet Dariusz ortadaki Burak' a ama o blokta kalınca 31 dakika
süren seti alan Ankara ekibi oldu: 32-30.
Küçük bir not:
Halk Bankası 3 kez set sayısı için
servis attı. Fenerbahçe ise 5 kez bu şansı yakaladı.
İkinci sette
de güzel ve başa baş mücadele devam etti. Sayı farkı bir kez 3' e (7-10) Bir kez de ikiye (20-22) çıktı. onun dışında hep sayılar
karşılıklıydı.
22-22' de
Barış' ın öldürdüğü topla Fenerbahçe öne geçti: 23-22.
Ankara ekibi
servisi karşıladı. Maric' in atağı bloktan döndü, İnoslav yine Maric' e
yolladı, yine bloktan döndü, bu kez çıkan topu İnoslav Osman' a attı ve sayı:
23-23.
Servisi oyunda
tutan Fenerbahçe, Milan' ın 1' den hücumuyla tekrar öne geçti: 23-24. Gökhan'
ın etkili servisini libero Semih oyunda tutabildi. İnoslav topu ancak 4' deki
Bülent' e atabildi. Bülent' in vuruşu bloktan döndü, Semih çıkardı ama topu
yine öldüremediler. Sarı-Lacivetliler bu fırsatı kaçırmadı Milan' ın 1' den
atağı sayı ve 23-25.
3. sette de
çekişme devam etti. Ancak bu kez hep Fenerbahçe kaçtı, Halk Bankası
kovaladı. Ama
aradaki sayı farkı hiç bir zaman 2 sayının üstüne çıkmadı.
Kovalamaca
26-26' ya kadar sürdü. Bu arada Fenerbahçe 3 kez set sayısı için servis attı
ama bundan yararlanamadı.
26-26’ da
Osman servis attı, Milan' ın hücumuna Bülent blok yaptı: 27-26.
Osman' ın
ikinci smaç servisi, Hasan' dan direkt sayıya dönüşünce tüm set boyu geriden
gelen Ankara takımı 28-26 ile 2-1 öne
geçti.
4. sette o
güzelim mücadele ve tempo düştü. Fenerbahçe sazı eline aldı ve farkı açtı:
4-8, 5-11,
7-14.
Halk Bankası
Teknik Direktörü Mustafa Çayır, sakatlığı süren Stefenov' u 8-14’ de oyuna
aldı. Bulgar oyuncunun girişiyle takımda bir toparlanma başladı. Manşetler
düzeldi, her ne kadar sıçramakta zorluk çekse de Stefanov gerek hücumda,
gerekse bloklarda etkili olunca aradaki 7 sayılık fark azaldı ve 2' ye düştü:
14-16. Farkın kapanmasının nedeni, Stefanov' un etkili oyunu kadar Fenerbahçe' nin tıkanan Samaras (2), Gökhan (3), Darıusz (4) pozisyonunun da etkisi büyüktü. Sonunda Yunanlı
oyuncu Sarı-Lacivertlileri bu sıkıntıdan
çekip aldı. 14-17. Krizi aşan Fenerbahçe tekrar arayı açarak seti 19-25
kopardı.
5. sete Halk
Bankası, iki dışarı vurduğu, ikide blokta kalan topuyla bir anda 0-4 geride
başladı. Güç dengeleri birbirine yakın takımların bu sistemde 4 sayılık bir
farkı yakalaması tabii ki çok büyük bir avantajdı. Üstelik de bu ekip
Fenerbahçe gibi kadrosunda defalarca şampiyonluklar yaşamış tecrübeli oyuncuları bulunduruyorsa rakibin
yapacak bir şeyi kalmaz. Öyle de oldu. Farkın 3 sayının (10-13) altına
düşmesine fırsat vermeyen İstanbul takımı seti 10-15 alarak 4' lü Final Grubu’
na çok önemli bir galibiyetle başlamış oldu.
Karşılaşmanın
iyileri:
Barış,
Samaras, Darıus, Gökhan (Fenerbahçe)
İnoslav, Maric
(Halk Bankası)
Bu güzel maç
için bir küçük eleştiri de Halk Bankası Teknik Direktörü Mustafa Çayır' a
yapayım. Hocam 8-14’ de Stefanov' u oyuna alman bence hataydı. Gerçi O’ nun
girişiyle fark 2 sayıya düştü ama, O’ nun ağrılarının artması ve temposunun
düşmesi 5. sette seni zora soktu. Eğer direkt 5. sete Stefanov ile başlasaydın
belki de bu oyuncunun bir atımlık barutu işe yarayabilirdi.
Final Grubu'
nun ikinci maçının güzel bir mücadeleyle başlaması bizi keyiflendirdi. Çünkü
diğer karşılaşmaların da böyle olacağını düşündük. Ama yukarıda da sözünü
ettiğim gibi yanılmışız.
FENERBAHÇE
- ZİRAAT BANKASI
Bir gün önce
Halk Bankası gibi, ligi tek yenilgiyle lider kapatmış bir takımı yenmenin
moraliyle Ziraat Bankası maçına çıkan Fenerbahçe, tüm karşılaşma boyunca iyi
oynadı. Sarı-Lacivertli takım etkili servislerle rakibinin adeta manşetini
dağıtırken, hücumda da başarılı bir grafik çizince Ankara ekibinin yapacak bir şeyi kalmadı.
Bu arada
Ziraat Bankası ilk günkü yenilgiyle sanki inancını yitirmiş bir görüntüdeydi.
Bunda belki de bir gün önce hakemlere
itiraz eden ve bir karşılaşma cezalı olduğu için sahaya çıkamayan Şükrü
Çobanoğlu’ nun takımı tribünden yönetmek zorunda kalmasının da etkisi vardı.
Başkent ekibi maç boyunca çok hata yaptı. Topları dışarı vurdu ve özellikle de
blokları hiç çalışmadı.
Böylece
setleri 25-18, 25-22 ve 25-19 alan Fenerbahçe sahadan 3-0 galip ayrılırken 2 de
2 yaparak önemli bir avantaj da yakaladı.
Sahanın
iyileri:
Barış,
Samaras, Darıusz (Fenerbahçe)
Ziraat’ in oyuncularından
hiç biri vasatın üstüne çıkamadı.
ERDEMİR
- HALK BANKASI
Ziraat
Bankası’ nı yenmenin moraliyle sahaya çıkan Ereğli ekibi, karşısında hata
üstüne hata yapan bir Halk Bankası bulunca fazla zorlanmadan sonuca gitti.
Erdemir tüm
karşılaşma boyunca iyi oynadı. Oyuncular verilen taktikleri iyi uyguladılar.
Genelde servisleri önden manşet için açılanlara atarak, Ankara takımının
dengesini bozdular. Rakibin servislerini ise özellikle libero Ali ile etkisiz
hale getirirken, Donald’ ın rahat oyun
kurmasını sağladılar. Böyle olunca da hücum silahları kolay sayılar üretti.
Erdemir’ in bu
dengeli oyunu, Ankara takımına sürekli hata yaptırdı.
Sonuç da
setleri de 25-18, 25-18, 25-17 kazanan Ereğli ekibi maçtan 3-0 gibi net bir
skorla çıktı.
Maçın iyileri:
Donald, Erkan,
libero Ali (Erdemirspor)
Halk
Bankası’nda sivrilen oyuncu yoktu.
ERDEMİR
- FENERBAHÇE
Genelde inişli
çıkışlı bir mücadele oldu. İlk set iki takımda servise çok yüklendi. Bu yüzden
kaçan servislerin sayısı fazlaydı. Oyunda kalan servisler ise iki takımın
manşet alan oyuncularını, dolaylı olarak da pasörlerin topu smaçörlerle
buluşturmasını çok zorladı. Adresi belli bu toplara blok yapılamaması göze hoş
gelmedi. Tüm bu olumsuzluklara ve hatalara karşın yine de keyifli ve zaman
zaman tempolu bir set oldu. Sarı-Lacivertli takım bu seti daha sakin ve akıllı
oynadı. Servisleriyle, ortadan oynamayı seven Arnavut asıllı Donalt’ ın
paslarını köşelere atmasını sağlayınca da 9-9’ dan sonra hep önde götürdükleri
seti 21-25 aldılar.
Manşet getiren
takımın hücumda kolay sayıya ulaşması nedeniyle ikinci sette de takımlar
servise çok yüklendiler. Buna karşın tempolu ve başa baş set izledik. Yirmili
sayılara Fenerbahçe 20-21 önde girdi. Ancak bu sayıda ikili hücum turuna oturan
(Darıusz 2, Gökhan 3, Samaras 2) Sarı-Lacivetliler’ in sıkıntı yaratan bu pozisyonunu Erdemir Erkan’
ın servisleriyle iyi değerlendirdi. 2’ de olmasına karşın manşet için 5’ e
açılan Yunanlı oyuncuyu toplarla buluşturarak atak yapmasını engellediler.
Ortayı kullanamayan Darıusz pasları 1’ deki Milan’ a atmaya başladı ama bu
oyuncuyu da bloklar durdurunca Erdemir önce sayıları 23-21 yaptı. Ardından
da Erkan’ ın devam eden taktik
servisleriyle seti 25-21 kopardılar.
Fenerbahçe
gibi tecrübeli ve tekniği iyi oyunculardan oluşan bir ekibin bu turda
üst üste 5 sayı kaybetmesinin çok ilginç
olduğunu düşünüyordum ki, 3 sette bu kez ayni şey Erdemir’ in başına geldi.
Ereğli takımı setin başında 4-2 öne geçti. Sarı-Lacivetliler topu öldürdüler:
4-3. Servise Burak geldi. Onun etkili servisleri, bozulan manşetler, hücumda
hatalar derken bir anda üst üste verilen 6 sayı ile 4-9 oldu. Ardından Milan,
Samaras ve Gökhan ile ikinci teknik molaya
9-16 girildi. Sonra oyundan iyice kopan Erdemir üst üste 4 sayı daha
verdi: 9-20. sette açık farkla bitti: 13-25.
4. set dengeli
başladı ama 5-4’ de Milan önce servisi kaçırdı: 6-4. Ardından da Daruisz’ un
ısrarla attığı 3 toptan birini dışarı vurdu, iki kez de blokta kalınca sayılar
9-4 oldu. Bu kez Fenerbahçe’ nin direnci kırıldı, oyundan düştü ve Erdemir sayı
farkını büyüterek: 12-6, 16-8, 20-11, 22-13 ve seti de 25-17 aldı.
5. sete iyi
başlayan Ereğli takımı oldu: 3-1, 6-4, 8-6. Fener 8-8’ de Barış ile eşitliği
sağladıysa da oyunun kontrolünü elinde tutmayı başaran Erdemir 15-10 ile maça
noktayı koydu: 3-2.
Görüldüğü gibi
ilk iki set dışında yine iyi ve zevkli bir
maç olmadı.
İyilere
gelince;
Donald,
Leandro, Andre (Erdemirspor),
Barış, Gökhan,
Darıusz (Fenerbahçe)
HALK
BANKASI - ZİRAAT BANKASI
İki Ankara
takımının kozlarını paylaştığı 1. etabın son maçında zaman zaman güzel
hareketler izledik. Karşılaşmaya Ziraat Bankası iyi başladı. Etkili servislerle
Stefanov’ un da yokluğunu iyi değerlendirerek Halk’ ı adeta dağıttı:
0-5, 2-8,
8-14, 10-16, 11-18, 15-21, 18-23 ve 19-25.
İlk sette
kaybolan Halk Bankası bu görünümünden ikinci sette sıyrılarak oyunda dengeyi
sağladı. Böyle olunca da karşılaşmaya heyecan geldi. 8-7 girilen ilk teknik
moladan sonra
kontrolü eline
geçiren Halk, ikinci teknik molaya da 5 sayı farkla 16-11 girdi. Ama bunu
koruyamadı. Toparlanan Ziraat farkı 1’ e
indirdi: 18-17. Ancak 20-19’ dan sonra tekrar atak yapan Halk Bankası seti 25-21 kazandı.
3. setin ilk
teknik molasına yine Halk 8-7 önde girdi. Ziraat etkili servisler ve bloklarla üst
üste sayılar alarak arayı açtı: 8-13. 9-14. Stefanov’ un Bülent’ in yerine
oyuna girmesiyle Halk tekrar toparlandı ve farkı kapattı: 15-16. Ama bunu devam
ettiremeyince set 21-25 Ziraat’ in oldu.
4. set iki
takımda hataları aza indirince güzel ve seyri hoş bir mücadele ortaya çıktı.
22-21’ e kadar başa baş gelindi. Bu sayıda Maric etkili bir servis attı.
Ziraat’ in manşeti içeri kaçtı. Mehmet bu avantaj topu eğer öldürmüş olsaydı
sayılar 23-21 olacaktı. Ama 22-22 oldu. Hüseyin’ in servisi çıktı ancak Bülent’
in 4’ den hücumu blokta kaldı: 22-23.
Hüseyin’in
ikinci servisi bu kez İnoslav, Stefanov’ u 6’ dan atağa soktu ama bu oyuncu da
blokta kaldı: 22-24.
Hüseyin’in
üçüncü servisi, Osman’ ın 4’ den hücumu bloktan sekti, Ziraat fırsatı kaçırmadı
ve Bedulin’ in sayısı seti 22-25, maçı da
1-3 getirdi.
İyiler;
Bedulin,
Hüseyin, Tomas (Ziraat Bankası)
Maric, Kırnıc
(Halk Bankası)
İşte 3 gün
süren Adana etabı böyleydi.
Maçları uzun
uzun anlattım. Ama sözünü etmek istediğim başka şeylerde var tabii ki.
Öncelikle
ağzınızı sulandırmak için kebaplardan söz edeyim. Adana’ ya gelip de yememek
olur mu? Hele benim gibi kebabı seviyorsanız. Hemen hemen her gün şalgam
suyu-Adana kebap ile öğünlerimi geçirdim. Dönerken bile keşke bir kaç gün daha
olsaydı demekten kendimi alamadım.
Adana da büyük
ilgi gördük. Hele voleybolumuzun duayenlerinden Nevzat Karazincir ağabeyimiz
ile Fehmi Gerdan bizi bir an bile yalnız bırakmadılar. Gerdan’ ı tanıyanlar
onun maceralarını çok iyi bilirler. Onları birinci ağızdan dinlemek bol bol
gülmemize yol açtı. Bu arada Gençlik ve Spor İl Müdürü Enver Oral ve Voleybol
İl Temsilcisi Bumin Sarıkaya da bizlere çok ilgi gösterdi. Hepsine teşekkür
ediyorum.
Ancak
özellikle bir olaydan söz etmek istiyorum. Biliyorsunuz Adana’ da Çukurova
Üniversitesi var. Bir gün Nevzat ağabey ve Fehmi bizi spor salonlarını
göstermek ve rektör ile tanıştırmak için üniversitenin kampusüne götürdüler.
Rektör Prof. Dr. Yalçın Kekeç randevuları olmasına
karşın bizi odasında ağırladı. CD görüntüleri eşliğinde üniversite hakkında
bilgiler verdi. Bu görüntüler sırasında özellikle iki şey çok dikkatimi çekti.
Onları sizinle mutlaka paylaşmak istiyorum.
Kampusün
yerleşimini CD’ den izlerken bir bina görüntüsü geldi. Burada İlahiyat
Fakültesi ile Güzel Sanatlar Akademisi ayni binayı paylaşıyorlardı. Önce
şaşırdım. Sonra da çok hoşuma gitti. İşte ülkemizin gerçek mozayiği buydu.
Birbirine zıt iki grubun hiç bir sorun yaşamadan yan yana eğitim görmelerinden
daha güzel ve anlamlı ne olabilir ki. İnsanları kamplara bölmeye çalışan
siyasilerin bu güzel örneği görmelerini çok isterim. Böylesine demokratik bir
ortamı yaratanları da kutluyorum.
İlgimi çeken
bir başka şeyde; Üniversitenin içinde bir protesto alanının olmasıydı. Yuvarlak
ve yerler betonlanmış bir alan ve 3 kürsü. Hani şu Londra’nın ünlü Hyde Park’ ı
gibi. İsteyen kişi veya gruplar gidiyor, burada
neyi protesto etmek istiyorsa ediyorlar. Kimse karışmıyor.
Buranın
açılışı sırasında 10 kişilik bir grubun kürsüye konuşma yapmak için çıkan
rektör Kekeç’ i bile kendi ifadesiyle protesto ettiklerini ve bunu da hiç engel
yaşamadan yaptıklarını anlattı.
Sonra Çukorava Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor
Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Kadir Aydın ve Sağlık Kültür Daire Başkanı Sadık
Kurdak bizleri spor tesislerine götürdüler. Eski ve yeni spor salonlarını
gezdirdiler. Özellikle yeni yaptıkları spor salonunu görmenizi çok isterdim.
Türkiye de böylesine bir salon yok. Uzun araştırmalardan sonra, her şey en ince
noktasına kadar düşünülerek yapılmış. Çok amaçlı yapılan salona bayıldım. Bu
arada üniversitenin içinde her türlü sporu yapma olanağı var. Göl kenarında
kürek ve yelken tesisleri bile öğrencilerin emrinde.
Bu ziyaretin
akşamı bir de gölün kıyısındaki sosyal tesislerde yemek yiyince her şey 4- 4’
lük oldu.
Ertesi günü de
Fehmi Gerdan, bizleri antrenörlük yaptığı Bilfen Özel Okulları’ na götürüp hem
yöneticileriyle tanıştırdı, hem de spor salonunu gezdirdi. İkinci ligde
basketbol ekibi olan bu okul şimdi voleybol takımının önünü açmayı hedefliyor.
Birkaç yıl sonra liglerde Bilfen ismini duyarsanız şaşırmayın.
İşte bir hafta
daha böylesine yoğun ve voleybol dolu geçti. Şimdi sırada Gaziantep var.
Sizler yazımı
okuduğunuz sırada ben orada olacağım. TRT 3, bu kez maçları yayınlayacağı için
sizlerinde 2. etabı izleme şansınız olacak.
Haftaya
buluşmak dileğiyle, hoşçakalın.
A
L E V
A N A
K Ö K