Geçtiğimiz hafta voleybolda yine
yoğun bir maç trafiği yaşadık. Çarşamba, Cumartesi, Pazar derken 22 müsabaka
geride kaldı. Ben bu yoğunluk içinde 7 maçı izleme şansını yakalayabildim.
Önce Çarşamba günü oynanan Güneş Sigorta-Yeşilyurt
karşılaşmasından söz edeyim.
Bu maça giderken heyecanı ve
kalitesi yüksek bir mücadele olacak diye düşünüyordum ama ne yazık ki
beklentilerimin uzağında bir karşılaşma oldu. İki takım da isteksiz ve hatalar
doluydu. Bunda bence en büyük etken gerek Güneş’ in, gerekse Yeşilyurt’ un
servise çok yüklenmeleriydi. Manşetten çıkan topları pasörlerin hücuma
dönüştürme zorluğu yaşamaları, doğal olarak smaçörlerin de hatalar yapmasına
neden oldu. Bu da kaliteyi azalttı.
Aslında maç başladığında Yeşilyurt
çok istekli ve canlıydı. Bu tempolu oyunları sayesinde de ikinci teknik molaya
(14-16) kadar Güneş’ e üstünlük sağladılar. Ancak Özge’ nin 5’ den kaçtığı
pozisyonda Tatyana’ nın etkili servisleri Esra-Elçin ikilisini manşet
hatalarına zorlamaya başlayınca işler de değişti. Pasör Özge uzağına düşen
topları 4’ teki Pelin’ e yönlendirmek zorunda kaldı. Böyle olunca da Güneş’ in
yüksek blokları ve defansı ortaya çıktı. Ölmeyen topları çabuk hücuma
dönüştüren Sigorta, önce rakibini yakaladı sonra da 19-16 öne geçti.
Bir pozisyonda verilen 5 sayı Yeşilyurtlu oyuncuların
temposunu da, hırsını da yok etmeye yetti. Tabii ki Güneş bu fırsatı kaçırmadı
ve seti de 25-21 aldı.
İkinci sette 10-8 Güneş Sigorta
öndeyken Neslihan servise geldi. Onun 4 servisinden 3’ ü direkt sayıya
dönüşünce 14-8 oldu. Neslihan 5. servisi kaçırdı: 14-9. Servise Esra geldi. Bu
kez onun etkili servisleri Güneş için sorun yarattı. Blokta kalan hücumlar
derken bir anda sayılar eşitlendi: 14-14. İkinci teknik molaya 16-15 girildi.
Güneş önce 18-16, sonra da 21-18 öne geçti. Yeşilyurt bırakmadı: 21-21. Ama
Neslihan’ ın bu sırada servise gelmesi Güneş’ in şansı oldu ve sayıları 24-21
yaptı. Set de 25-22 bitti.
3. sete Yeşilyurt değişiklik
yaparak başladı. 2 set ortadan oynayan Tumas’ ı
Elena’ nın yerine pasör çaprazına çekti. Bu değişiklik olumlu sonuç
verdi. Yeşilyurt tekrar canlandı. 19-19’a kadar gelindi. 2 set top öldürmekte
zorlanan Pelin ortaya çıktı. Bu arada Güneş, sorunlu pozisyonlarından
birindeydi. (Tatyana 4, Elif 3, Olga 2) Yeşilyurt’ un etkili
servisleri, manşetleri bozarken çıkan topları Elif 4’ deki Tatyana’ ya atmak
zorunda kaldı. O, atılan topları bir türlü öldüremedi. Bloktan dönen ve
defanstan çıkan bu topları Özge, 4’ deki
Pelin ile buluşturdu. Pelin karşısındaki Elif-Olga ikilisinin zayıf bloğunu iyi değerlendirerek üst üste 4 top
öldürdü ve bir anda sayıları 19-23’ e
taşıdı. Sonuçta bu farkı büyüten Yeşilyurt seti de 19-25 aldı.
4. sette 12-12’ den sonra kontrolü
eline geçiren Güneş seti 25-18, maçı da 3-1 kazandı.
AYNİ GÜN 3 ERKEK MAÇI
Bu 4 setlik bekleneni vermeyen
bayan maçından sonra sahneye erkekler çıktı. Önce Arçelik-Çankaya Belediyesi
karşı karşıya geldi. İki takımda adeta “Bir an önce bitse de
gitsek” havasında olunca, zevksiz, kalitesiz bir maç
ortaya çıktı. Sonuçta Arçelik mücadeleden 3-0 galip ayrıldı.
Daha sonra İstanbul B. Belediyesi-Ziraat
Bankası kozlarını paylaştı. Güneş Sigorta-Yeşilyurt karşılaşmasında olduğu gibi
iki takımda servise çok yüklendi. Karşılıklı kaçan servisler oyunun temposunu
düşürdü. Tabii ki bu, daha zayıf bir kadrosu olan İstanbul ekibinin işine
yaradı. Ziraat bir türlü oyuna giremeyince Belediye 23-20’ ye kadar önde geldi.
Ziraat topu öldürünce 23-21 oldu. Bu sırada Ercan servise geldi. O’ nun etkili
servisleri, libero Erdem’ in manşetinde sorunlar yarattı. Çıkan zor toplar 4’ den
hücum eden Serhat’ ın bloklarda kalmasına yol açtı ve sayılar eşitlendi: 23-23.
Ama bu kez Ercan servisi kaçırdı: 24-23. Servise Nikolai geldi. O’ nun topu
avuta gitti. Ancak çizgi hakemi içeride gösterdi. Gökhan Dağ da ona uyunca
sayıyı alan Belediye seti de 25-23 kazandı.
2. ve 3 setlerde iki takımında
oyuna asılmasıyla güzel bir mücadele ortaya çıktı. Gerçi kaçan servislerin ve
yapılan hataların çokluğu kaliteyi biraz düşürse de heyecanı çok yüksek bir maç
ortaya çıktı. Bu iki güzel seti 22-25 ve
27-29 almayı başaran Ankara ekibi oldu.
İyi mücadele etmesine karşın son sayılardaki hatalarla setleri kaybetmenin
getirdiği moralsizlik İstanbul takımımın temposunu düşürdü. Sonuçta 4. seti de
18-25 alan Başkent ekibi maçtan 3-1 galip ayrıldı.
Günün son karşılaşmasında Beşiktaş, Erdemirspor’ u konuk etti. İki
takım arasındaki güç farkı Erdemirspor lehineydi. Doğal olarak kazananda Ereğli
ekibi oldu.
Erdemir’ i uzun bir zamandır
izleyememiştim. Özellikle yeni aldıkları Arnavut asıllı Amerikalı pasörleri
Donald’ ı çok merak ediyordum. Daha önce seyredenlere sorduğumda hep değişik
yorumlar almıştım. Kimi iyi pasör derken, kimi de beğenmediğini söylüyordu.
Lafı dolaştırmadan hemen söyleyeyim
ki ben beğendim. Kısa bir zaman geçmesine karşın arkadaşlarıyla çabuk uyum
sağlamış. Takımı çabuk oynatıyor. Ortadan oynamayı da seviyor. Bu yüzden Erkan’
ı biraz az kullandığını düşünüyorum. Blokları iyi. Her türlü servis atabiliyor.
İsterse smaç servise yükleniyor. Gerektiğinde taktik tenis servisleriyle rakibi
zorluyor. Erdemir’ in gücünü arttırdığını düşünüyorum. Keşke daha önce transfer
edilseydi. O zaman Erdemir Top Teams’ e erken veda etmezdi. Ancak tüm bunlara
karşın Donald için gerçek değerlendirmeyi Ereğli ekibini daha ciddi bir rakibi
karşısında izledikten sonra yapmak daha doğru olacak.
DEVLERİN MÜCADELESİ
Bu haftaya damgasını Eczacıbaşı-Güneş
Sigorta mücadelesi vurdu. Ne yazık ki
Şampiyonluk yarışının iddialı
iki takımının 5 setlik mücadelesinde
heyecandan başka bir şey yoktu. Temposuz, hataların çoğunlukta olduğu, etkili servis atanın üstünlük kurduğu
bu karşılaşmanın bana göre en güzel tarafı, Kanal D canlı yayınladığı için
seyircilerin uzun uzun voleybol izlemeleriydi. Böylece branşımız 110 dakika
gündemde kalmış oldu.
Aslında maçın eleştirecek fazla bir
tarafı da yok. Çünkü iki takımında sistemindeki sorunlar devam ediyor. Daha
önceden de ekiplerin dizilişleri ve
antrenörlerin oyuncuları kullanış şekilleriyle ilgili düşüncelerimi çok yazdım.
Tabii ki bunlar benim görüşlerimdi. Teknik adamların düşünceleri değişmediği
için maç da alışılmış kalıpların dışına çıkamadı. İki takımda mücadeleyi
başladığı gibi bitirdi. Ne sıkıştıkları anlarda pratik çözümler aradılar, ne de
rakibin oyun sistemini bozacak girişimlerde bulundular. Maç öncesi verilen
taktikler aksasa da seyretmekle yetindiler ve oyuncuların becerilerine
sığındılar. Sadece oyuncu değişiklikleri yaptılar. Jelic, 4. setin ortalarından
itibaren iyi oynamayan Çiğdem’ in yerine Gökçen’ i sahaya sürdü. Bu arada eski
maçlarına oranla takımını biraz daha fazla ortadan oynattı. (5 sette toplam 27 top) Buzayev’ in yaptığı tek şey ise,
bir kaç pozisyon Ebru’ ya şans vermekti.
Daha çok rakibi oynatmamayı planlayan iki teknik adamın bu düşüncesi
temposuz, zevksiz, hatalar dolu bir maçın ortaya çıkmasına yol açtı. Böyle
olunca da takım oyunundan çok
oyuncuların ferdi yetenekleri karşılaşmaya damgasını vurdu.
Oyunun genelinde iki ekip de iyi ve
etkili servisler attılar. Eczacıbaşı’ nın servis hedefi
Olga-Lena ikilisi olurken, Güneş’ in
tercihi Natalia ve Radostina idi. Servisler etkili olunca manşetlerde
problemler yaşandı. Hücumlar aksadı. Maçın kalitesinin düşmesindeki nedenlerden
biri de buydu. Bu düşüncemi istatistikleri vererek destekleyeyim.
Eczacıbaşı’ nda servise karşı manşet alan oyuncuların yüzdeleri:
NATALİA: 36 manşet, 2 hata, yüzdesi: 56. Exc: % 53.
RADOSTİNA: 22 manşet, 2 hata, yüzdesi: 22. Exc: % 23.
GÜLDEN: 29 manşet, hata yok, yüzdesi: 69. Exc: 69
Güneş Sigortalı oyuncuların istatistikleri:
OLGA: 35 manşet, 3 hata, yüzdesi: 26. Exc: % 26
LENA: 30 manşet, 5 hata, yüzdesi: 37. Exc: % 33.
NECLA: 25 manşet, 1 hata, yüzdesi: 64. Exc: %60
Özellikle “Excellent” yüzdelerine bakın.
Maç hakkında fazla bir yorum
yapmayacağım. Çünkü televizyondan izlediniz. Sadece istatistiki bilgilere
girmişken devam edeyim.
Eczacıbaşı 108 servis atmış. 9 hata yaparken, 8 direkt sayı kazanmış.
Güneş Sigorta’ nın attığı servis sayısı 97. 10 hata yapmış, 3 sayı kazanmış.
Eczacıbaşı servise karşı 87 manşet almış, 4 direkt hatası var. Yüzdesi 53. Exc:
% 51
Güneş servise karşı 98 kez topla buluşmuş. 11 direk hatası var. Yüzdesi 40.
Exc: % 37
Hücumlara gelince;
Eczacıbaşı 137 hücum yapmış, 67 sayı kazanmış, yüzdesi 49.
Güneş Sigorta’nın 130 atağı var. 58 sayı
almış. Yüzdesi 45
Bloktan;
Eczacıbaşı 9,
Güneş 13 sayı kazanmış.
Hücumdaki oyuncuların
performanslarını da yansıtayım:
ÖZLEM: 14 hücum, 6 sayı, yüzdesi 43
NATALİA: 33 atak, 17 sayı, yüzdesi 52.
RADOSTİNA: 35 hücum, 16 sayı, yüzdesi 46.
ÇİĞDEM: 10 hücum6 sayı, yüzdesi 60.
BARBARA: 41 atak, 20 sayı, yüzdesi 49.
OLGA: 20 hücum, 10 sayı, yüzdesi 50.
TANYA: 33 Atak, 19 sayı, yüzdesi 58.
AYSUN: 16 hücum, 4 sayı, yüzdesi 25.
LENA: 20 atak, 7 sayı, yüzdesi 35.
NESLİHAN: 38 hücum, 18 sayı, yüzdesi 47.
Bu arada istatistikleri bana veren
ve sizlere yansımasına neden olan Hasan Çelik’ e teşekkürlerimi ve sevgilerimi
yolluyorum.
Bu maçla ilgili söyleyeceğim son
cümlelere gelince;
Güneş Sigorta da Tanya’ nın hücumdaki
başarısı beni fazlasıyla şaşırttı. Son haftalarda pek ortalarda görünmeyen
Natalia’ nın tekrar sahne alması da güzeldi. Hem servise karşı manşette liberolardan sonra en
yüksek yüzdeyi O tutturdu, hem de hücumda Barbara’ nın ve Radostina’ nın önüne
geçti.
FENERBAHÇE-ARÇELİK
Haftanın İstanbul’ daki son maçında
Fenerbahçe, Arçelik engelini 5 setlik bir mücadele sonunda zor da olsa geçmeyi
başardı.
Kadro olarak rakibinden daha güçlü
olan Sarı-Lacivertlilerin karşılaşmayı kolay kazanacağını sanıyorduk. Ancak son
haftalardaki durgunluğunu üstünden atan Arçelik maça asılınca ortaya güzel ve
heyecanı yüksek bir mücadele çıktı.
Ama tecrübeli ve kaliteli
oyuncuların yer aldığı Fenerbahçe sonuçta istediğini elde etti.
Sakatlığı nedeniyle oynamayan
Darıusz’ un görevini bu kez Uğur yüklendi. İyi de oynadığını düşünüyorum.
Özellikle orta oyuncularını ve Samaras’ ı çok kullandı. Aslında iki takımın
oyuncuları da iyi oynadı. Onun içinde maçın temposu ve heyecanı yüksekti.
Bu arada Samaras’ ın takıma katkısı
gün geçtikçe fazlalaşıyor. Daha önceden tüm yük Barış’ ın ve Gökhan’ ın üstüne
biniyordu. Şimdi Yunanlı oyuncu da oyuna ağırlığını koyuyor. Bu da takımın
performansını artırıyor, sonuca gitmelerini kolaylaştırıyor. Ancak yeni
transfer Milan’ ın iyi oynadığı söylenemez. Hala takım arkadaşlarıyla uyum
sorunu yaşıyor. Bu güçlü oyuncu da devreye girerse o zaman Sarı-Lacivertli
takımın işi daha da kolaylaşacak.
Arçelik’ e gelince güçleri
yettiğince mücadele ediyorlar. Zaman zaman kapasitelerinin de üstüne
çıkıyorlar. Ama sezon başından bu yana hala inişli çıkışlı bir grafikleri var.
Pazar günü hataları aza indirince Fenerbahçe’ ye kök söktürdüler. Aslında maçı
kazanma şansını da yakaladılar ama sonunu getiremediler. Bunda biraz da pasör
Arslan’ ın oyuncu tercihlerini yanlış kullanması da etkili oldu. Eğer ortadan
oynayan oyunculara daha çok pas atsaydı karşılaşmanın sonucu bekli de farklı
olurdu.
Çarşamba günü Eczacıbaşı
Şampiyonlar Ligi’ ndeki Çeyrek Final ilk maçını Bakü de oynayacak. Rakip
bilindiği gibi kardeş takım Azerrail. Rövanşı ise bir hafta sonra İstanbul da.
Takımımız bu turu geçerse 4’ lü Finale adını yazdıracak. Bakü’ deki bu önemli
karşılaşma için ekibimize başarılar dileyerek yazıma noktayı koyayım.
Haftaya tekrar buluşmak dileğiyle,
hoşçakalın.
A
L E V
A N A
K Ö K