İYİ OYNUYORUZ AMA…

 

 

Değerli voleybol dostları;

Son yazımda belirttiğim gibi Rusya’da düzenlenen 1. Boris Yeltsin Voleybol Turnuvasını izlemek üzere milli takımımızla birlikte  önce Nizhni Tagil’e, sonra da Ekaterinburg’ a gittim.

Bu turnuva ile ilgili haberleri sanırım gazetelerden okudunuz. Ben son yazımda belirttiğim gibi sizlere bayanlarımızın maçlarında gözüme çarpanları yansıtmaya çalışacağım.

Önce başlıktan başlayayım.

Adeta bir “Mini Dünya Kupası  olarak nitelendireceğim bu güzel organizasyon da takımımızın kadrosunun noksanlığına ve bazı oyuncularımızın sakatlıklarına karşın iyi oynadıklarını ve tüm rakipleriyle dişe diş bir mücadeleye giriştiklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Açıkçası hatalara ve aksaklıklara karşın genelde  ben takımımızı beğendim.

Eğer hemen hemen her maçtaki yaşadığımız sıkıntılarımızı aşmayı başarırsak Ankara’daki Avrupa Şampiyonası Finalleri’ nde dereceye uzanabiliriz.

Şimdi, “Bunu nereden çıkardın?” diye haklı olarak sorabilirsiniz.

Öncelikle bir kaç cümleyle neden böyle düşündüğümü sizlere toparlayayım.

Rusya’ya giderken böyle bir kadro ile devler arasında  bir varlık gösterebileceğimizi düşünmüyordum. Ancak turnuva başladığında devamlılık olmasa da ortaya koyduğumuz oyundan hepimiz hoşlandık.

Ruslar’ ı sıkıştırdık, elimize gelen setleri kaçırdık.

Amerika’ ya 2 set sahayı dar ettik ama sonunu getiremedik,

Klasman maçlarında İtalya’ yı çok zorlamamıza karşın galibiyete uzanamadık ve son gün  Hırvatistan’ ı yenerek biraz moral bulduk.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki çok çok iyi bir organizasyon (Maçlar ve salonlar açısından) yaşadık.

Bir çok ünlü oyuncuyu ve voleybolun iyi ülkelerini izledik. Hele son gün oyannan Azerbaycan-ABD ve Rusya-Çin maçlarında adeta voleybola doyduk.

Karpol’ un turnuva sonrası bizlerle yediği bir yemekte söyledikleri de bunu doğruluyor. “Ben, Sidney Olimpiyat Oyunları’ ndan bu yana, bu  kadar  kaliteli ve güzel bir final izlemedim ve yaşamadım

Gerçekten de tüm voleybol severlerin sıralamayı belirleyecek bu son gün karşılaşmalarını görmelerini isterdim. Bu kadar kaliteli, bu kadar mücadele dolu maçları izleyebildiğim için kendimi gerçekten çok şanslı sayıyorum.

Bu arada bir çoğunuz takımların kadrolarının zayıf olduğunu, gençlerle mücadele ettiklerini ve yorgun olduklarını ileri sürebilirsiniz ama bu gerçekten doğru bir düşünce olmaz. Çünkü, maçları yorumlarken  Rusya’ nın, Çin’ in, Azerbaycan’ ın tam kadro ile oynadığını, ABD’ nin son Dünya Şampiyonası’ nda ki kadrosundan sadece Phipps ve Baetle’ ni olmadığını (İlk altının 4 oyuncusu ve liberosu oynadı), İtalya’ nın Dünya Şampiyonluğu’ nu yakalayan takımdan 5 oyuncunun (3’ ü ilk altıda oynuyordu) ve Japonya’ nın yine Dünya şampiyonası’ nda mücadele eden kadrosundan 3, ilk altı oyuncusunun bulunduğunu göreceksiniz.

İşte böylesine güzel maçlara sahne olan turnuvada peki bizi zorlayan ve başlığa yansıyan “Ama” neydi?

Öncelikle takımımızın aşırı derecede yorgun olması,  bu yorgunluğun sonucunda da  sakatlıkların ortaya çıkması birinci olumsuzluktu. (Rusya ve ABD maçlarından sonra Özlem ’in sakatlanarak bir daha oynamaması, Bahar’ ın Japonya ile yaptığımız mücadelede yer alamaması ve sonraki İtalya ile Hırvatistan karşılaşmalarında sakat sakat oynaması, Natalia’ nın omuz probleminin ortaya çıkması ve son üç maçta performansının gittikçe düşmesi, Aysun’ un adale yorgunluğundan oluşan problemleri örnek olarak gösterilebilir.)

Genelde takımın oyununda bir devamlılık yoktu. Bir anda parlayan, bir anda da dağılan bir görünümden kurtulamadık. Oyuncularımız bırakın maçları, setlerde bile değişik grafikler çizdiler. Seyirciden büyük alkış alan hareketlerin yanına hep basit hatalar eklemek sanki stilimizdi.

Özellikle setlerin başlarında ve ortalarındaki güzel mücadeleyi, 20’ li sayılardan sonra hep rafa kaldırdık. Cesaretimizi kaybettik. Bunun sonucunda da servisi ve hücumları  yumuşattık, rakiplerimizin dirilmesine sebep olduk. Sonunda da bunun bize neleri kaybettirdiğini üzülerek gördük.

Sonuçta belki istediğimizi elde edemedik ama en azından kaliteli takımlara karşı ciddi maçlar oynadık ve kazanabilmek için nelerin gerektiğini bir kez daha gördük ve yaşadık.

 

GELELİM MAÇLARA

 

Turnuva 4 takımlı iki grupta başladı. Ekaterinburg’ da oynanan A Grubu’ nda Çin, Azerbaycan, İtalya ve Hırvatistan mücadele etti.

Nizhni Tagil’ deki B Grubu’nda ise, Rusya, ABD, Japonya ve Milli takımımız vardı.

İlk gün Azerbaycan, Hırvatistan’ ı 3-0 (25-19, 25-23, 25-14), Çin de İtalya’ yı 3-1

(25-22, 18-25, 25-15, 25-12) yendi.

B Grubunun ilk maçında ABD, Japonya’ yı 3-0 (25-21, 25-23, 25-14) ve Rusya da Milli Takımımızı 3-0 (26-24, 25-22, 25-19) mağlup etti.

 

ABD-Japonya maçının kadroları şöyleydi:

ABD: Flynn, Tom, Thomas, Haneef, Metcalf, Bown, Sykora (Libero), Berg, Hochevar, Noriega, Bachmann, Scott. (Haneef, İtalya da Vicenze de, Libero Sykora yine İtalya da Asshyel ve Bown, Foppapedretti Bergamo’nun formasını giyiyor)

JAPONYA: Uchida, Oyama, Suzuki, Matsuzakı, Sasakı, Sugiyama, Sada (Libero), Omura, Takeshita, Sano (Libero), Yashırara, Takahaskı.

 

Rusya ile oynadığımız karşılaşmanın kadrolarıyla maçtan notlara başlayalım:

 

RUSYA: Belikova  Artamanova (Eczacı da oynadı), Tchoukanova, Tebenikhina, Gamova, Plotnikova (Kocaeli’nde oynadı), Sennikova (Libero), Sheshenina, Safronova (Kocaeli’nde oynadı), Fateeva, Kurnosova (Kocaeli’nde oynadı).

TÜRKİYE: Bahar, Natalia, Özlem, Neslihan, Esra, Aysun, Necla (Libero), Elçin, Nisa, Ebru, Sinem

 

Takımımız mücadeleye çok iyi başladı. Rakibimizi hataya zorlayan servisler ve hücumlarla  ilk teknik molaya 8-5 önde girdik.  Daha sonra 15-10 öne geçtik. Ancak, önce Bahar (5), Aysun (4), Esra (3), Neslihan (2), Necla (1), Natalia (6) sonra Bahar (4); Aysun (3), Esra (2)  pozisyonunda başlayan manşet hatalarıyla hücumda sıkışmaya başladık. Toplar bloklara takıldı ve fark kapanmaya başladıysa da ikinci teknik molaya yine 16-15 önde girdik. 21-21’ ye kadar başa baş geldik. Bir ara önce Esra, sonra Aysun’ un sayılarıyla 23-21 de öne geçtik ama sonunu getiremedik seti 26-24 verdik.

İkinci sette de iyi oyunumuz sürdü.  İlk teknik molaya 8-6 girdik. Sonra 12-8, 14-9, 16-13, 19-14 öne geçtik. İlk setteki manşet hataları yine başladı, buna bir de avuta vurulan toplar eklenince yakalandık. 22-21‘ den sonra üst üste verilen 4 sayı ile yine set koptu: 22-25.

Bu  iki seti alamayan takımımız son set oyundan düştü: 19-25.

 

İKİNCİ GÜN

 

A Grubunda Azerbaycan, İtalya’ yı (25-23, 25-21, 25-20), Çin de Hırvatistan’ ı ayni sonuçla 3-0 ( 25-14, 25-9, 25-11) yendi.

B Grubunda Rusya, Japonya engelini 3-1 ( 26-24, 25-15, 24-26, 25-18) ile aşarken biz  2-0 öne geçmemize karşın ABD’ ye 3-2 ( 25-14, 25-17, 19-25, 19-25, 10-15) kaybettik.

 

TÜRKİYE: Bahar, Natalia, Özlem, Neslihan, Esra, Aysun, Necla (Libero), Elçin, Sinem

ABD: Metkalf, Skott, Berg, Tom, Bown, Noriega, Sykora (Libero), Hochevar, Thomas, Flynn.

 

Takımımız maça müthiş başladı.  Kusursuz bir voleybol ortaya koyarken, ABD’ ye adeta sahayı dar etti. İlk gün ortalarda pek görünmeyen Neslihan’ ın gerçek performansını yakalaması, Bahar’ ın, Aysun’ un, Natalia’ nın, Özlem’ in, Esra’ nın, Libero Necla’ nın hatasız voleybolu, turnuvaya adı verilen ve karşılaşmayı izleyen Rusya’ nın İlk Devlet Başkanı Boris Yeltsin’ in de fazlasıyla alkışını aldı.

İkinci sette de Türkiye fırtınası esmeye devam etti. Bunun sonucunda da set 25-17 geldi.

Sonra, her zamanki hastalığımız olan istikrarsızlık, yine başımıza bela oldu. Yavaş yavaş başlayan manşet hataları ve ölmeyen toplar sonucunda oyundan kopmalar başladı. Doğal olarak da set 19-25 gitti.

4. sete hatalardan arınmış başladık. Sürekli yükselen tempomuz, Neslihan’ ın rakibi oyundan düşüren smaç servisleri, Aysun’ un 2’ ye tek ayak dolaşıp vurduğu smaçlar bir anda sayıları 10-4 yaptı. ABD toparlanır gibi olduysa da 4 sayılık üstünlükle 12-8’ e ulaştık. Sonra sanki geride olan takımımızmış gibi bir telaş başladı. Üst üste yapılan hücum hatalarıyla 5 sayı birden kaybettik: 12-13. Tecrübeli Amerika bu fırsatı tabii ki kaçırmadı ve seti 19-25 alarak 2-2  yaptı.

5. sette 8-7 ile döndük. Attığımız servisi ABD’ li oyuncular atağa dönüştüremedi, dönen topa 2’ ye dolaşan Aysun vurdu, top bloğa çarpıp dışarı gitti. Rus hakem topu Amerika’ ya verdi. Eğer hakemler hata yapmasalardı 9-7 öne geçecektik. Ama bu karar sayıları 8-8 yaparken bizimde dağılmamıza yol açtı. Önce 8-12 oldu, ardından da set 10-15, 1 saat 48 dakika süren maç ta elimizden 3-2 uçup gitti.

 

ÜÇÜNCÜ GÜN

 

A Grubu:

İtalya- Hırvatistan: 3-1 ( 23-25, 25-16, 25-17, 25-17)

Çin- Azerbaycan: 3-0  ( 30-28, 25-18, 33-31)

B Grubu:          

Rusya- ABD: 3-0 (25-23, 26-24, 25-16)

Türkiye- Japonya: 1-3 (20-25, 25-13, 22-25, 17-25)

 

TÜRKİYE: Esra, Aysun, Nisa, Natalia, Sinem, Neslihan, Necla (Libero), Elçin

(Özlem ve Bahar yok)

JAPONYA: Takeshıta, Oyama, Suzuki, Takahazkı, Sasakı, Sugimaya, Sano (Libero), Omura, Yashıhara, Otomo, Ushıda

 

Çok hızlı bir oyun sistemi olan Japonlar karşısında ilk set fazla direnemedik. 8-7’ den sonra koptuk: 20-25. İkinci sete iyi başlayan takımımız özellikle etkili servislerle ve bloktan gelen sayılarla önce 8-4 öne geçti, sonra da sayı farkını büyüterek 13-6, 21-11 seti 25-13 aldı.

Üçüncü sette başa baş bir mücadele vardı. 18-18’ e kadar iki takımda birbirine üstünlük sağlayamadı. Ne var ki her maç adet haline getirdiğimiz  top öldürememe hastalığımız bir kez daha ortaya çıktı ve seti 22-25 kaybettik. Son sette Japonlar bize fazla oynama şansı tanımadı, bloklarımızı dağıtan çabuk hücumlarla set 17-25 gitti.

Bu arada 1.59’ luk pasör Takeshıta’ yı ve yine 1.58’ lik libero Sano’ yu izlemenizi çok isterdim. Bir pasörün takıma yaptığı katkıyı ve attığı topları şaşkınlıkla izledik. Ancak Japonya’ nın  klasman grubunda kalması yüzünden turnuvanın en iyi pasörlüğünü Çinli  Zhou’ ya kaptırdı.

Bu sonuçlarla A Grubu birincisi Çin ve ikincisi Azerbaycan ile B grubu birincisi Rusya ile ikinci ABD final grubuna yükselirken Biz, Japonya, İtalya ve Hırvatistan klasman grubuna kaldık.

 

FİNAL GRUBU

 

Rusya-Azerbaycan: 3-1 (23-25, 25-21, 25-16, 25-21)

Çin-ABD: 3-2 (29-27, 25-27, 25-20, 25-27, 15-13) 1 saat 56 ile turnuvanın en uzun mücadelesi oldu.

 

KLASMAN GRUBU

 

Japonya- Hırvatistan: 3-0

Türkiye- İtalya: 1-3

 

TÜRKİYE: Bahar, Natalia, Sinem, Neslihan, Esra, Aysun, Necla (Libero)

İTALYA: Songiuliano, Anzanello, Barazza, Centoni, Rinieri, Paggi, Puerari (Libero)

 

İlginç bir mücadele oldu. Özlem’ in yokluğuna karşın ilk set iyi oynadık. Başa baş geçen sette en büyük sıkıntımız bloklarda aksamamızdı. İtalyanlar ise çok iyi blok yaptılar. 22-22‘ ye kadar kopma olmadı.  Bir ara İtalyan takımı 22-24 öne geçmeyi başardı. Ancak servisi çevirip Neslihan’ ın plasesiyle sayıyı aldık: 23-24. Bahar’ ın attığı servisten çıkan topu dışarı vurdular: 24-24. Bahar’ ın ikinci servisini bu kez öldürdüler: 24-25. Ama servisi kaçırdılar: 25-25. Natalia’ nın servisini İtalyanlar hücuma dönüştürdülerse de Neslihan-Sinem bloğu sayıyı getirdi: 26-25. Natalia’ nın ikinci servisi direkt sayı ve set bizim: 27-25.

Zor da olsa kazanılan setin moraliyle etkili servislerimize eklediğimiz, blok ve ataklar ilk teknik molaya 8-4 önde girmemizi sağladı. Daha sonra 15-10 oldu. 5 sayılık fark bizi ileri iteceğine adeta frenledi. Önce blokta kalan 2 topumuz, ardından bloktan kaçmak için avuta giden atağımız farkı azalttıysa da ikinci teknik molaya yine 16-13 önde girdik. Yapılan hatalar İtalyanlar’ ın işini kolaylaştırdı ve sayılar 17-19 oldu. Bu kez biz onları yakaladık: 20-20. Sonra ilk setteki görüntüyü yine yaşamaya başladık. Önce 22-22 oldu. Natalia’ nın 4’ den avuta vurduğu top, ardından Necla’ nın direkt manşet hatasıyla 22-24 oldu. Neslihan 4’ den öldürdü: 23-24, Servisi attık, İtalyanlar bloktan kaçtılar ama Bahar defanstan çıkardı, top karşıya geçti, bir kez daha hücum ettiler bu kez Necla topu kurtardı, Esra 4’ den vurdu sayı: 24-24. tam umutlanmıştık ki tecrübeli İtalyanlar servisi oyunda tutup iyi hücumla 24-25 öne geçtiler. Bu kez servisi biz karşıladık. Bahar, Neslihan’ a attı ama öldüremedi. İtalyanlar ellerine gelen fırsatı kaçırmadılar: 24-26.

3. sete yine iyi başladık. Natalia’ nın etkili servisleri ve bloklarla 4-0 oldu. İlk teknik molaya 8-4 girdik. Sonra 14-10 oldu ve ikinci teknik molaya da önde giren bizdik: 16-13. sonra 17-14 yaptık. Ve tüm maçlarda olduğu gibi yine durduk. 17-17. sonra Natalia’ nın omuz problemi iyice ortaya çıktı. Bunun sonucunda ataklar sayıya dönüşmedi ve seti İtalyanlar 20-25 alarak durumu 1-2 yaptılar.

Maçı kaybetmemek için 4. sete oyuncularımız çok asıldılar. Kıran kırana geçen bu zorlu mücadeleyi lehine çevirmeyi başaramayan takımımız seti 25-27 maçı da 3-1 kaybetti.

Turnuvanın son günü final maçlarını izlemek için gazeteci arkadaşlarımızla birlikte Ekaterinburg’ a yollandık.  İyi ki gelmişiz. Turnuvaya adını veren Boris Yeltsin’ in de izlediği maçlar bizim gibi 5211 biletli seyircinin de nefesini kesti.

Önce kardeş takım Azerbaycan’ ın, Amerika ile yaptığı 5 setlik güzel maçı izledik. Tabii ki hepimiz Türkiye’ de daha önce çeşitli takımlarda oynayan, ayni zamanda gelinimiz olan (Kamil’in eşi Vakıfbank ve Eczacıbaşılı Elena, Necdet’ in eşi İnessa, ayrıca Yeşilyurt’ ta forma giyen Parkhomenko ile Ankara’ da oynayan Elena’ nın kardeşi Alla, daha önce yine Türkiye’ de antrenörlük yapan, Milli Takımımızda görev alan Faik Karayev sahada olunca doğal olarak ABD’ yi tutamazdık)

Heyecandan kasıldığımız bu zorlu 5 setlik mücadelenin sonunda 3-2 ( 22-25, 28-26, 25-22, 18-25, 15-11) galip çıkan Azerbaycan oldu.

Ve sonra final karşılaşması gelip çattı.

Önce karşılaşmanın hakeminden gururla söz etmemiz gerekiyor. Çünkü bu dev mücadeleyi Uluslararası hakemimiz Nihat Ermihan yönetti. Hem de ne yönetmek. Keyiften adeta dört köşe olduk.

Muhteşem bir karşılaşma izledik. Bir tarafta Artamonova ve Gamova gibi blok üstünden top vuran iki sayı makinesi, blok üstadı Tichtchenko, Türkiye’ den tanıdığımız Plotnikova. Diğer tarafta  1.96’lık Zhao, 1.90’lık Chu, 1.86’lık Liu ve iki pasörü 1.82’lik Zhou ile 1.83’lük Feng (boylarını özellikle yazdım. Çünkü Çin takımı da artık iyice uzamış. Üstelik de yine çok hızlı oynuyorlar. Yıllardır devam eden iki pasörle oynama alışkanlıklarından vazgeçememişler. Pasörden hangisi arkaya gelirse o kaçıyor, önde olan da hücuma giriyor. Liberolarına ise söylenecek söz bulmak zor)

Köşelerden kule paslarla blok üstünden hücum yapan Rus takımı karşısında Çinli’ ler çok zorlandılar. Hele Artamonova bir top oynadı ki, O’ nun Eczacıbaşı’ ndaki oyununu gören bizler adeta dilimizi yuttuk. Vurdu da vurdu. O’ nu durdurmayı başaramayan Çin çok iyi mücadele etmesine karşın maçı kaybetmekten kurtulamadı. Tabii bu sonuç karşılaşmayı izleyen Yeltsin ile Rus seyircileri çok mutlu etti.

Bu arada  Çinli seyircilerin çokluğu da bizi oldukça şaşırttı. Eğer bilet bulamayıp dışarıda kalan Çinliler içeri girme şansını yakalayabilselerdi, tribünde önemli bir güç olacaklardı.

Bu arada Çin takımı için söyleyebileceğim olumsuzluk, muhteşem tekniklerine servis ve hücumda güç ekleyememeleri. Rusların smaç servisleri karşısında beklenilmediği kadar hata yapmalarıydı.

Sonuçta Ruslar belki de son yıllardaki en iyi oyununu oynayarak Çin’ i 3-1 (25-16, 25-23, 27-29, 26-24) teslim almayı başardı.

 

Final maçının kadrolarını da vereyim:

 

RUSYA:Artamonova, Tchoukanova, Tichtchenko, Gamova, Plotnikova, Belikova, Sennikova (Libero)

ÇİN: Yang, Zhao, Feng, Chu, Liu, Zhou, Li (Libero), Li Shan, Song, Wang, Zhang.

 

YEDİNCİ OLDUK

 

Bu arada son maçta Hırvatistan’ ı 3-1 (25-20, 22-25, 25-17, 25-23) yenen Milli Takımımızda 7. oldu ve 30 bin dolar kazandı.

 

Turnuvanın başarılılarına gelince;

 

En iyi oyuncu: Artamonova (Rusya)

En iyi smaçör: Gamova (Rusya)

En iyi pasör: Zhou (Çin)

 

Toplam 1 milyon dolar ödüllü 1. Boris Yeltsin Turnuvası’ nın sıralamasını da vererek yazıma noktayı koyayım.

 

1.        Rusya

2.        Çin

3.        Azerbaycan

4.        ABD

5.        İtalya

6.        Japonya

7.        Türkiye

8.        Hırvatistan

 

Hoşça kalın…

 

 

A  L  E  V     A  N  A  K  Ö  K