RÜYA KÖTÜ BİTTİ

 

 

Evet, sevgili voleybol dostları, bir aydır hayaller kurduğumuz ve 32 yıl sonra Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılabileceğimizi düşündüğümüz A Erkek Milli Takımımızın grup eleme maçları sona erdi. Ne var ki ekibimiz beklenen performansını ortaya koyamadı ve grup sonuncusu olarak tatlı rüyamıza son verdi.

Tabii ki beklemediğimiz bu sonuç bizi üzdü. Özellikle rakiplerimizi gördükten sonra üzüntümüz bir kat daha arttı. Çünkü bir çok kişinin düşündüğü gibi ben de bu 3 takımı yener, en azından grup ikinciliği şansımızı sürdürürüz görüşündeydim.

Ama sonuçlar istediğimiz gibi olmadı.

Sonunda 3 gün süren karşılaşmalar bitti. Şimdi tüm voleybol dostları eleştiri palalarını sıyırıp saldırıya geçecekler. Çünkü bizler, başarıya da, başarısızlığa da aşırı tepki koymayı seven bir milletiz. Onun için eleştiri okları hedeflere yönlendi bile.

Kimimiz oyuncuları yerden yere vuracağız, kimimiz teknik kadroyu hedef alacağız, kimimiz de hataları federasyonda veya daha başka yerlerde arayacağız.

Bu eleştirilerin bir kısmı doğru ve yön gösterici olacak ama arkadaşlarımızın bir kısmı da dozu biraz fazla kaçıracak. Kısa bir zaman dilimi içinde de herşey unutulup gidecek.

Bundan önceki yıllarda olduğu gibi.

Günlük başarılarla ve kişisel hesaplarla yatıp kalkan bizler, gerçek ve doğru yaklaşımlardan voleybolumuzu uzak tuttuğumuz sürece de bu devam edecek.

Ne zamana kadar?

Ben senden daha çok bilirim, ben daha iyisini yaparım” düşüncesinden, bireysellikten kendini soyutlamayı başaran insanlarla, üreten beyinlerin bir araya gelerek, gerçekleri masaya yatırıp, ortak bir nokta da birleşip, elele verdikleri zamana kadar.

Bunu yapmak sizce çok mu zor?

İşte bütün sorun ve cevap burada.

Bunu çözdüğümüz an geleceğe dönük ilk adım atılmış olacak.

Umarım bu zaman, eylül ayında yapılacak Avrupa Şampiyonası Finalleri sonrasına kalmaz. Çünkü o zaman gerçekten artık çok geç olacak.

 

GELELİM BİZİ RÜYADAN UYANDIRAN MAÇLARA

 

Turnuvanın bir gün öncesi, yani perşembe günü takımların yaptıkları tüm antrenmanları seyretme şansını yakaladım.

İlk izlenimime göre, en sert ekibin 2 önemli oyuncusundan yoksun olmasına karşın (Söylendiğine göre, Peter Divis ve Richard Nemec takımları İtalya da Play- Off oynadıkları için gelememişler) Slovakya oldu. Sonra 4 oyuncusu değişen Ukrayna ilgimi çekti. Portekiz’i ise beğenmedim.

Maç günü 4 ekibi son antrenmanlarında bir kez daha seyrettim ve “Biz bu 3 takımı da seyircimizin desteğiyle yeneriz” diye düşündüm.

Ancak yanılmışım. Oyuncularımızın bu kadar durgun ve isteksiz olacakları aklıma bile gelmemişti.

Gerçekten de beklemediğim kadar hatalar dolu bir turnuva oynadık. Bloklarda hiç görünmedik. Servisler ya kaçtı, ya da rakibi yıpratacak zenginlikten yoksundu. Manşetler çoğunlukla problem oldu. Böyle olunca hücumda da bir varlık  gösteremedik. Hele bitiş sayıları. Bu sorunları daha da fazlalaştı. Hadi biraz da bahane bulalım ve "Canım şans da bizden yana değildi" diyelim. Böyle olunca da sonuç kaçınılmaz oldu.

Oysa Ukrayna maçına iyi başlamıştık. Manşet geldiğinde ortadan kolay sayılar ürettik. 17-17'ye kadar başa baş geldik.  İşte bu sırada attığımız servisi çevirip 1'den yaptıkları hücumla 17-18 öne geçtiler. Servisi çevirdik ama öldüremedik. Dönen topu havuza smaç plaseyle gönderdiler. İki oyuncumuz birbirine girdi: 17-19. Osman'ın manşetinden gelen topu Hüseyin ortaya attı, Fatih filenin göbeğine vurdu: 17-20. Düşünün kopma sayılarında 3 hata üst üste. Ukraynalı oyuncular bu avantajla 21-23'e önde girdiler. 20-22 de Hüseyin'in yerine ön pozisyona Sinan'ı alan teknik adamlarımız, bu sayıda 1'deki Erkan'ı çıkarıp Ufuk'u soktular. Servisi karşılayıp Sinan ile sayıya dönüştürdük: 22-23. Servisi Barış attı, Sinan'ın bloğu eşitliği getirdi: 23-23. Tabii ki umutlandık ama 25-25'de attığımız servisi sayıya dönüştürdüler: 25-26. Buna bir de Nuri' nin direkt manşet hatası eklenince 25-27 ile set gidiverdi.

İkinci sete sorunlarımızı biraz çözmüş olarak başladık. Servisimizi ve manşetimizi düzelttik. Erkan ve Barış'ın sayı getiren hücumlarıyla da  ikinci teknik molaya 16-13 önde girdik. Ukraynalı oyuncuların ilk sette başımıza bela olan, 4'den yatık toplarla çapraza ataklarını ve 2’ den yine çapraza çabuk hücumlarını blok ve defansımızla oyunda tutmayı başarınca sayı farkını 5'e çıkarmayı başardık: 20-15. Sonra da seti 25-19 alarak skoru eşitledik: 1-1.

Artık toparlandık diye düşünürken Flipov'un 5'e attığı smaç servisler bize direkt hatalar yaptırınca ilk teknik molaya 5-8 geride girdik.  Zaman zaman toparlansak da Ukrayna'nın çapraza atakları yine başımıza bela oldu. Bu arada 4'de oynayan Barış ve Bülent'in üstünden sayıları 14-19 yaptılar. Setin peşini bırakmadık ve etkili servislerimize eklenen bloklarla farkı kapattık: 18-19. Ukrayna 2 sayılık bir fark yakalasa da 23-23’ de tekrar sayıları eşitledik. Erkan'ın attığı servisi oyunda tuttular ama öldüremediler. Dönen topu 4'den Barış affetmedi: 24-23. Bu sırada ön pozisyonumuz Barış (2), Aykut (3), Ufuk (4) şeklindeydi. Erkan'ın ikinci servisini sayıya dönüştürmeyi başardılar: 24-24. Servisi çevirdik ama Barış bu kez öldüremedi. Bloktan yansıyan topu çıkardılar, ne var ki şans bizden yanaydı ve atakları banttan avuta gitti: 25-24. Sinan'ın attığı servisi çıkardılar ve sayı: 25-25. Servisi attılar, içeri kaçan manşetimiz sayı olarak bize döndü: 25-26. Ardından bir de blokta kalan hücumumuz, set yine elimizden uçup gitti: 25-27.

4. sette ilk teknik molayı yine 5-8 önde geçtiler. Bir ara sayı farkını 4'e çıkardılar: 8-12. Bu arada 2'den Erkan topu öldürdü: 9-12. Ardından etkili servisleri ve bloklarımız derken eşitlik geldi: 12-12.

Ancak köşelerden yatık toplarla yaptıkları ataklara bir de 12 numaralı solak oyuncuları Hulin'in 2 ile 3 arasından çapraza hücumlarına engel olamayınca ikinci teknik molaya 14-16 geride girdik. Daha sonra da 15-18 oldu. Yine servise gelen Erkan ve onun hücumu yapılamayan toplarını sayıya dönüştüren Barış, tekrar sete dengeyi getirdi. Ve onlar eşitliği bozdular biz yakaladık derken 22-22'e gelindi. Bu kritik bitiş sayılarında bir türlü becerikli olamayan ve hatalarının çoğunluğunu buralara saklamayı adet edinen oyuncularımız bu seti de 23-25 rakibine vermekte gecikmedi ve seti alan Ukrayna maçı da 3-1 kazandı.

Maç sonrası istatistikler geldiğinde Erkan karşılaşmanın en skorer oyuncusuydu. 66 kez topla buluşan oyuncumuz bunlardan 27'sini sayıya dönüştürmeyi başarmıştı. Diğer oyuncularımızdan Barış 25 toptan 13'ünü, Aykut da 13 toptan 7'sini sayı yaparak takımın diğer skorer voleybolcularıydı. (Bu maçlarda istatistikler Data Volley ile tutulmadı. Onun için sporcularımızın yüzdelerini sizlere yansıtamıyorum).

 

PORTEKİZ'E DE YENİLDİK

 

İkinci günün ilk maçında Ukrayna, Slovakya'yı yenince grup allak bullak oldu.

Şans yardımcı olursa grup birinciliği, beklenen olmaz ise  bu kez en azından grup ikinciliği şansımız doğmuştu. Üstelik de karşımızda  ilk maçında Slovakya'ya 3-0 yenilen Portekiz vardı.

İşte bunun bilinciyle mücadeleye giren oyuncularımızın istekli ve hırslı olmaları oyunun kontrolünü ele geçirmelerini sağladı. Servislerimiz, bloklarımız ve hücumdaki başarımız ikinci teknik molaya 16-11 önde girmemizi sağladı. Daha sonra sayılar 18-12 oldu. Portekiz biraz da bizim rahatlığımızdan yararlanarak kıpırdanmaya başladıysa da 4 sayılık farkla 21-17'ye geldik. Birden başlayan manşet hatalarıyla fark 1’e düştü: 21-20. Tekrar toparlandık ve 23-21 öne geçtik ama rakibimizi de umutlandırmıştık. Karşılıklı sayılar derken sonunda 24-25’ de geriye düştük. Müthiş bir mücadele başladı. 31-32 de Erkan vurdu top avuta gitti ama hakem elden işaretiyle topu bize verdi: 32-32. Ama Barış servisi dışarı attı: 32-33. Onlarda avuta attılar: 33-33. Bu kez Aykut kaçırdı: 33-34. Erkan'ın 2'den vurduğu top çaprazdan avuta gitti ama çizgi hakemimizin içerde kararına Yunanlı Varthalitis komşu hatırı diyerek uyunca 34-34 oldu. Ama hakemlerin güzel kararlarına karşın bu kez Ufuk servisi kaçırdı: 34-35. Erkan'ın ölen atağı sayılara tekrar denge getirdi: 35-35.  Servisimizi oyunda tutup 2'den öldürdüler: 35-36. İlk günde olduğu gibi, yine setin bitiş sayısını Nuri'nin servise karşı manşet hatasıyla başlayan ve Barış'ın ancak içeriye atabildiği, onlarında bu avantaj topu sayıya kolayca dönüştürmesiyle verdik: 35-37.

Bu zorlu setin kaybedilmesiyle moraller bir anda sıfırlandı. Portekiz tabii ki bu fırsatı kaçırmadı: 18-25.

3. sete biraz daha toparlanmış başladık. İkinci teknik molaya da 16-13 önde girdik. Ama 20-20 de yakalandık. Sonuçta seti 23-25 maçı da 3-0 vererek grubun dibine çöktük.

İstatistik geldiğinde Erkan ilk günde olduğu gibi yine takımımızın en çok sayı (11) kazandıran  oyuncusuydu. O’ nu Bülent (9) ve Barış (8) izliyordu. Portekiz’ de 8 numaralı Gaspar'ın tek başına ekibine kazandırdığı sayılar (21) yani Erkan ve Bülent'in sayılarından bir fazlaydı.

 

MAÇ KAZANMAYI UNUTTUK

 

Son gün  sahaya çıktığımızda ilginç bir durum vardı. Ukrayna'nın Portekiz'i yenmesiyle bizim, Slovakya ile oynayacağımız karşılaşma büyük önem kazanmıştı. Çünkü Slovakya takımımızı 3-0 yenerse grup birincisi olacaktı. Diğer her sonuç da Ukrayna final vizesini alacaktı.

Bu iki takım oyuncuları, teknik kadrosu, yöneticileri yani herkes nefeslerini tutmuş maçın sonucunu bekliyordu. Özellikle Slovakya çok stresliydi. Başa baş mücadelenin ilk setini son sayılarda yaptığımız iki hata ile zor da olsa Slovakya 25-27 kazanmayı başardı.

Giden set bizi oyundan düşürürken, Slovaklar'ı cesaretlendi. Bunun sonucunda da seti 20-25 alarak durumu 2-0 yaptılar.

Artık kader seti gelip çatmıştı.

Takımımızın ilk iki sete oranla daha iyi oynadığı göze çarpıyordu. İlk teknik molaya 8-7 önde giren biz olduk. İkinci teknik molaya bu kez Slovaklar 2 sayı farkla girdiler: 14-16. 19-19 da eşitlik geldi. İşte ne olduysa burada oldu. Hüseyin'in servisleri, Slovaklara manşet ve hücum hataları getirince bir anda 22-19 öne geçtik. Kazandığımız 22. sayı için Slovaklar itiraz etmeye başladılar. Bu itirazların dozu artınca İsrailli Safir sarı kartını çıkarmakta gecikmedi: 23-19. Servisi kullandık ama topu öldürdüler: 23-20. Bu kez onların servisini atağa dönüştürdük ve Erkan 4'den sayıyı getirdi: 24-20.

Antrenörlük yaptığım dönemlerde oyuncularıma her zaman söylediğim bir şey vardı: "Hakem düdüğünü çalıp maçı bitirmediği sürece kazandık havasına girmeyin" (Gerçi maçı bitirip hakemin seremoni için aşağıya indiği ve sonra kararını değiştirip, karşılaşmaya yeniden başlattığı anları da zaman zaman yaşadığımız günler olmadı değil)        

Neyse devam edelim;

Sinan servisi kaçırdı: 24-21. 7 numaralı Slovak oyuncu Jankovic'in kaçırmamak için yumuşak attığı servisi hücuma dönüştürdük ama Fatih ortadan blokta kaldı: 24-22. Ardından Erkan'ın avuta giden hücumuyla sayılar 24-23 oldu. Jankovic'in servisini düzgün manşetle Hüseyin'e getirdik. Onun pası 2'de ki Erkan'a ama bu oyuncumuzun atağı ikili blokta kaldı: 24-24. Jankovic'in servisine Sinan'ın direkt manşet hatası:24-25. Teknik adamlarımız Sinan'ı çıkardılar,onun yerine Bülent manşete girdi ancak O’nunda manşetinden çıkan top içeri kaçınca Slovaklar fırsatı kaçırmadı: 24-26.

24-20 den seti çeviren Slovaklar'ın yaşadıkları sevinci ve buradan seti kaybeden bizlerin ve Ukraynalıların şaşkınlığını sanırım anlatmaya gerek yok.

Bu sonuçla Slovaklar finallerin yolunu tutarken, büyük bir olasılıkla biz de artık ikinci lig de mücadele edeceğiz. (Henüz bu netleşmedi. Çünkü takım sayısında bir artma olacağı söyleniyor. O zaman  inşallah küme düşmekten kurtulacağız. Yoksa tekrar geriye dönüş için en iyi olasılıkla 2 yıl bekleyeceğiz. Başarırsak da tekrar birinci ligde takımımızı ancak 4 yıl sonra görebileceğiz. Evimizdeki 3 maçı kaybetmenin bize nerelere ittiğini düşündükçe adeta saçlarım diken diken oluyor)    

Daha fazla uzatmadan  babasını kaybeden Hakan'a baş sağlığı dileyerek yazımı noktalayayım.

 

Hoşçakalın.

 

 

A   L   E   V       A   N   A   K   Ö   K