FİNALLER GELDİ ÇATTI

 

Ligler, ön elemeler, Play-Off’lar derken 4’lü Final Grubu maçları da geldi çattı. Şimdi tüm gözler hafta sonu İzmir’ de oynanacak olan Erkekler karşılaşmalarına çevrildi.

Bu 1. etap maçlarından sonra yerlerde yine değişiklik yapıldı. Daha önce 2. etap Eskişehir, 3 etap ise Dalaman olarak açıklanmıştı. Ancak 3. bölüm müsabakalarının televizyon yayını dışında kalmaması için, son iki etabın yerleri değiştirildi. Böylece ikinci etap karşılaşmaları 27-30 Mart tarihleri arasında Dalaman’ da, son etap Eskişehir de oynanacak.

Ayni gerekçeyle bayanlarda da değişiklik oldu. 2. etap Trabzon’a alındı, son etap Kastamonu oldu.

Bu bilgilerden sonra sizler doğal olarak 4’lü finallerde ne olur?, Kim şanslı? Soruları için görüşlerimi okumak isteyeceksiniz.  İnanın ki bunun yanıtını veremiyorum.

Takımların ligler ile Play-Off’ da ki performanslarına ve  kadro yapılarına  bakarak bir sonuca varmak çok zor. Çünkü ekipler bu güne kadar o kadar istikrarsız bir  tablo çizdiler ki, böylesine bir turnuva da, nasıl bir mücadele ortaya koyacaklarını tahmin edemez hale geldik. Ancak kısaca bir şeyler söylemem gerekirse; fizik olarak ayakta kalan, sakatlık yaşamayan işi götürecek. Tabii asıl önemlisi, hangi takımın yabancıları daha iyi oynarsa, o ekip ipi göğüsleyecek.

Bu son cümlem ne kadar acı değil mi?

Türkiye Şampiyonu takımı ve sıralamayı yabancıların belirleyecek olması, eminim ki benim gibi voleybola gönül veren sizleri de çok üzüyor ve derinden yaralıyordur.  Yıllardır yanlış politikaların içinde boğulan ve  günü kurtarma düşüncelerinin altında ezilen voleybolumuzun, geldiği bu noktadan kurtulduğunu görmek belki bizler için zor olacak  ama, umarım genç nesiller bizim bu duyarsız davranışlarımızın cezasını çekmezler.

 

MAÇLARI HATIRLAYALIM

 

Yazılarımı Pazartesi günleri yazdığım için, Salı gününden bu yana oynanan Play-Off maçlarına değinmek istiyorum.

Önce Salı dan başlayalım,

O gün Burhan Felek Spor Salonu’nda önce Fenerbahçe-Erdemirspor mücadelesini izledik.

Ereğli’deki karşılaşmada, yenilmesine karşın iyi oynadıklarını ve ikinci maçta Erdemirspor’u yeneceklerini söyleyen Sarı-Lacivertlileri seyretmeye gelenler hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü Fenerbahçe, bırakın mücadele etmeyi, ilk set dışında direnmedi bile.

Erdemir de, bir hedefleri olmadıkları için rahat oynayan ve bunun için de başarılı olan Sarı-Lacivertli oyuncular, bu kez maçı kazanmak için sahaya çıkınca strese girdiler. İlk set gidince de koptular.

Aslında zaman zaman rakibi bunaltan, istekli ve hırslı bir Fenerbahçe sahada olsaydı belki de iyi gününde olmayan Erdemirspor’un işi bu kadar kolay olmayabilirdi. Çünkü Voronkov’un yokluğunun onları sıkıntıya düşürdüğü gözlerden kaçmadı.

 

GALATASARAY  UZATTI

 

Günün ikinci karşılaşmasında  bu kez Fenerbahçelilerin yapamadığını Sarı-Kırmızılı takım yaptı ve 2-0’dan maçı çevirmeyi başararak seriyi uzattı.

Mücadelenin ilk setinde iyi oynayan Arçelik 10-10 dan sonra seti koparttı: 20-25.

İkinci set daha dengeli geçti. Karşılıklı sayılarla 17-17’ye kadar gelindi. Ancak Arçelik birden hızlanarak önce 17-20, sonra da 19-23 (4 sayı) öne geçti. Set bitiyor derken Chmil topu öldürdü: 20-23. Volkan (ikili değişiklik yapıldığı için İvanov’un yerine Volkan, Djuric’in yerine Mustafa oyundaydı.) ilk topu avuta, ikinci topu fileye vurunca fark bir anda kapandı 22-23. Sarı-Kırmızılıların servisini Arçelik hücuma dönüştürdü ama top yan çizginin çok yakınından avuta düştü. Çizgi hakemi dahili gösterdi, baş hakem Çetin Acar bu karara uydu. 22-24. tartışmalar derken set bitiverdi: 22-25.

Seti elinden kaçırdıklarına inanan Galatasaraylı oyuncular hırslandılar ve daha istekli oynamaya başladılar. Buna karşın Arçelik de hatalar giderek arttı. Servisler kaçarken, hücumlar ya avuta gitti, ya da bloklardan yansıyıp, G. Saray’ın atağına dönüştü. Tabi ki bu fırsatı Sarı-Kırmızılılar kaçırmadı. İkinci teknik molaya 16-14 önde girip daha sonra da sayıları 21-17 ve 23-20’e taşıdılar, seti de 25-21 kazandılar.

Seti kaybetmek bu kez Arçelik’i daha dikkatli ve hırslı oynamaya itti. Etkili servislerine ekledikleri blokları ve hücumlarıyla da önce 16-20, sonra 18-22 öne geçtiler.  Galatasaray özellikle Selçuk’un akıllı paslarıyla ve Chmil’in vurduğu her topu sayıya dönüştürmesiyle farkı kapattı: 21-22. Arçelik Stefanov ile sayıyı kazandı: 21-23. Sarı- Kırmızılı takım setin peşini bırakmadı. Servisleriyle Arçelik manşetini bozup, hücumda zorlanan smaçörleri bloklarıyla (Önce Chmil-Andrey, sonra Selçuk-Andrey) kilitleyerek seti 26-24 kazandılar ve mücadeleyi de 5. sete uzattılar.

2-0’dan maçı 2-2’ye getirmenin moraliyle daha da istekli oynayan Galatasaray, Arçelikli oyuncuların üst üste yaptıkları hataları iyi değerlendirerek seti 15-12, maçı da 3-2 kazanmayı başardılar. Böylece seri de durum 2-1 oldu.

 

ZİRAAT BİTİRDİ, SSK UZATTI

 

Bu arada ilk maçı 3-0 kazanan Ziraat Bankası, Bursa da Emniyet’i bu kez 3-1 yenerek, Erdemirden sonra adını 4’lü Final Grubu’na yazdıran ikinci takım oldu.

Tokat da ise, evinde oynamanın avantajını çok iyi değerlendiren Belediye, çok keyifli geçen bir mücadeleden sonra SSK’yı 3-2 yenmeyi başararak hem Ankara’nın rövanşını aldı, hem de seriyi 2-2 yaparak heyecanı 5. karşılaşmaya taşıdı.

Bir gün sonra, yani Çarşamba günü iki takım bir kez daha kozlarını paylaştı. Bu aşırı stres yüklü mücadelenin ilk iki setini Tokat Belediyesi 25-22, 25-18 kazanarak 4’lü Final Grubu için avantajlı bir konuma geçti. Ama  son sözü SSK’nın tecrübeli oyuncuları söyledi ve maçı 22-25, 21-25, 9-15’lik setlerle 3-2 çevirmeyi başardılar.

Bu sonuç, 4’lü Final Grubu’nun 3. takımının SSK olduğunu gösteriyordu.

 

3. MAÇI ALAN ARÇELİK 4’LÜ FİNALE YÜKSELDİ

 

Finalin 4. ekibini belirleyecek mücadele ise İstanbul’daydı. Arçelik, seriyi uzatmayı başaran Galatasaray’ı Cumartesi günü Çayırova da misafir etti.

Maça Arçelik tedirgin, Galatasaray bir kez daha kazanmak isteğiyle hırslı ve istekli başladı. Başa baş, heyecan dozu yüksek güzel bir ilk set yaşadık. Karşılıklı alınan sayılarla bazen Arçelik, bazen Galatasaray en fazla iki sayı öne geçmeyi başararak setin sonuna geldiler. 23-23’den sonra Arçelik kaçtı, Sarı-Kırmızılı takım özellikle Chmil’in hücumdaki başarısıyla rakibinin peşini bırakmadı ve 28-28’e kadar gelindi. İşte bu sırada servisi Galatasaray attı, Arçelik de Stefanov öldüremedi. Sarı-Kırmızılılar yakaladıkları bu öne geçme fırsatını kullanamadılar ve  Sergiy’in atağı sayıya dönüşmeyince dönen topu  Djuric öldürmeyi başardı: 29-28. Stefanov’un smaç servisi, Sergiy’in manşetinden dışarı gitti. Böylece seti zor da olsa ev sahibi

30-28 kazanarak öne geçti.

Seti almanın moraliyle Arçelik oyuna iyi başlarken, Galatasaray’ın hırsı da, temposu da bitti. Doğal olarak ayağına gelen bu fırsatı Arçelik, geri tepmedi ve oyunun kontrolünü eline geçirerek  seti 25-16, 3. seti de 25-20 kazanarak 4’lü Final Grubu’nun 4. takımı oldu.

 

BAYANLARDA BEKLENEN OLDU

 

Bayanlarda ise, ilk maçlarını kazanan Vakıfbank Güneş Sigorta, İller Bankası ve Kocaelispor, ikinci karşılaşmalardan da galip çıkarak 4’lü Final Grubu’na yükseldiler.

4. takım ise, Eczacıbaşı-Beşiktaş maçlarından sonra belli olacaktı.

Play-Off’un ilk maçında, Eczacıbaşı’nı hem de evinde yenmeyi başaran, Siyah-Beyazlılar’ın, Burhan Felek de ne yapacağı merak ediliyordu. Çünkü Eczacıbaşı’nın yenilgisi üzerine Teknik Direktör Mehmet Bedestenlioğlu istifa etmiş ve onun görevini Menajer Kurtaran Mumcu yüklenmişti.

Eczacıbaşı sahaya çıktığında göze ilk batan, libero İzolda’nın görevini genç Filiz’e bırakıp, smaçörlüğe dönmesiydi.

Beşiktaş, maça  Tatjana (2), Arzu (3), Dos Santos (4) dizilişiyle girerken, Eczacıbaşı’nın başlangıç pozisyonunda  Bahar serviste, Natalia (2), Kounova (3) ve Zetova (4) vardı.

Bahar’ın akıllı taktik servisleri, ikili hücum turunda yakalanan Beşiktaş da,  Didem-Nihan ikilisinin manşetlerini bozunca, Arzu toplarla istediği gibi buluşamaz oldu.   Böyle olunca da Eczacıbaşı’nın file önündeki uzun oyuncuları Dos Santos ve Tatjana’yı bloklarıyla kilitlediler. Bir anda sayılar 7-0 oldu. Arzu arkaya dönene kadar da  8 sayılık bir fark oluştu:10-2.

Siyah-Beyazlılar 3’lü hücum turuna  geldiklerinde oyunda dengeyi kurdular. Çünkü bu kez Eczacıbaşı ikili hücum turuna oturmuştu. Üstelik de sol elinin iki parmağında problem olan ve bu yüzden hiç blok yapmayan Bahar’ın bölgesinden kolay sayılar buluyorlardı: 8-14.  Ne var ki bu toparlanma fazla sürmedi ve tekrar ikili hücum turu gelip çattı. Bir anda fark tekrar büyüdü: 9-19. Eczacıbaşı’nın file üstünde  rahat olması, üstelik de çok iyi servis atmamalarına karşın, Beşiktaş’ın devam eden manşet hataları setin açık farkla kapanmasına yol açtı: 14-25.

İkinci sette bu kez roller değişti. Beşiktaş, servisleriyle Natalia’yı adeta bunalttı. Bu manşet hataları bir anda sayıları 6-0’a taşıdı. Servis kaçmasa belki de fark daha da artacaktı. ilk teknik molaya 8-2 girildi. Bir ara 11-6  oldu. Ama bu 11 sayısında Siyah-Beyazlılar adeta kilitlendiler. İzolda’nın servisleri manşetleri dağıttı. Arzu’nun pasları iyice bozuldu. Fileye yakın atılan topların bloklarda erimesiyle de sayılar gitmeye başladı. Önce 11-11’de eşitlik geldi, sonra da 11-14 oldu. (İzolda bu pozisyonda üst üste 7 servis attı.) İkinci teknik molaya Eczacıbaşı 14-16 girdi. Beşiktaş kıpırdandı, hataları azalttı: 17-16. Ama maçın başından beri iki takım içinde geçerli olan ikili hücum turu kaosunu ev sahibi daha az hasarla atlatmayı başarınca seti 21-25 aldı.

Başa baş giden 3. sette bir ara Beşiktaş 3 sayılık bir avantaj yakaladı:11-8. Ama bu sırada Eczacıbaşı yine başlangıç pozisyonuna oturdu. Yani Bahar 1’de, Natalia (2), Kounova (3), Zetova (4). Beşiktaş ise, Tatjana (2), Arzu (3), Dos Santos (4). Didem-Nihan ikilisi ise manşette. Sonuç:  ilk setin tekrarı. Üst üste 6 sayı ve 11-14.

Siyah- Beyazlılar topu öldürdü: 12-14. Tatjana 1’e gitti, Maria’nın yerine oynayan Emel 4’e geldi. İkili hücum turu sıkışıklığı: 12-20. Sonuçta set 16-25. Maç da: 0-3 koptu.

 

ECZACI ZOR KURTULDU

 

Cumartesi günü geldik yine Eczacıbaşı’nın sahasına.  Daha önceki maçlarda iki takımında ortaya koyduğu inişli çıkışlı grafik nedeniyle herkes karşılaşmanın sonucunun nasıl olacağını birbirine sorup duruyordu. Genel kanı iyi bir mücadele beklentisiydi.

İki takımda pasörlerini 1’de başlatarak maça girdiler. Ne var ki iki ekibinde durgun ve isteksiz oluşuna, bir de adeta birbirlerine nazire yaparcasına hata üstüne hata yapmaları eklenince, mücadelenin ne tadı kaldı ne de tuzu. Bir ara hata oranını aza indiren, yani servisi az kaçıran, hücumda avuta top vurmayan ve biraz da manşetini düzelten  Beşiktaş 8-13 öne geçti. Bu kez hata oranını Eczacıbaşı azalttı: 12-13. Siyah-Beyazlılar 16-18 yaptı. Bu iki sayılık farkı setin sonuna kadar sürdürmeyi başaran Beşiktaş 23-25 ile 1-0 öne geçti.

İkinci sette de değişen bir şey yoktu. Karşılıklı hatalardan doğan sayılarla 20-20’ye kadar gelindi. İşte bu arada oyuncular hareketlenmeye başladı. Hatalar azaldı ve heyecan birden arttı. 24-23 de Eczacıbaşı set sayısı attı.  Tatjana 2’ye dolaşıp vurdu ve setin bitmesini engelledi.24-24. Didem’in servisi, Natalia direk hata 24-25. Bu kez Zetova 2’den paralele vurdu: 25-25. Eczacıbaşı’nın servisi, güzel manşet, Arzu’nun pası Tatjana’ya ama top ölmedi. Çıkan topu bu kez 6’dan atak yapan Zetova filenin ortasına vurdu: 25-26. Eczacı yine eşitledi: 26-26. Dos Santos öldürdü: 26-27. Natalia’nın atağı sayı: 27-27. Dos Santos’un 4’den hücumu bloktan yansıdı, 4’den Natalia bu dönen topu sayıya dönüştürdü: 28-27. Brezilyalı bu kez hata yapmadı:

28-28.  Natalia’nın hücumu ölmedi, defanstan çıkan topun yarattığı fırsatı  Dos Santos kaçırmadı: 28-29. Natalia tekrar öldürdü: 29-29. Bahar’ın servisini Beşiktaş çevirdi, olmadı. Eczacıbaşı’nın da atağı ölmedi. Top gitti-geldi derken ev sahibi sayıyı kazandı: 30-29. Ve Siyah-Beyazlıların hücum hatası, sete noktayı koydu:

31-29.

3. sete yine iyi başlayan Eczacıbaşı oldu 4-1. Beşiktaş direndi: 5-4. Ev sahibi tekrar üstünlüğü ele geçirdi: 8-5, 16-10. 19-14. Ama yazımın başında da belirttiğim gibi tekrar karşılıklı hatalar başladı ve 20-20 de eşitlik geldi. 23-23 de Zetova’nın 2’den paralele smaçı Eczacıbaşı’na set sayısı atma şansını getirdi. Zetova bunu iyi değerlendirdi ve attığı servis libero Nihan’dan dışarı gidince de set geldi: 25-23.

4. sete ev sahibi yine iyi başladı: 7-1, 8-3, 11-6, 13-8, 16-13 ve 18-14.  Sonra Tatjana servise geldi. Eczacıbaşı’nın ön pozisyonu Bahar (2), Natalia (3), Kounova (4) şeklindeydi. Natalia’nın 3’den 5’e açılmasını iyi değerlendiren Tatjana, servisleri O’na yıktı. Hatalar derken fark kapandı:18-17.  Bir pozisyon sonra da 19-20 oldu. Daha sonra Beşiktaş 2 sayılık bir avantaj yakaladı: 20-22. Bunu değerlendiremediler ve Eczacıbaşı önce eşitliği yakaladı: 22-22. Sonra da Zetova’nın sayılarıyla seti 25-22 alarak kötü oynadığı, korkulu anlar yaşadığı  bu  garip maçı alarak derin bir “Oh” çekti.

Gerçi Eczacıbaşı Cumartesi günü kabus gibi bir karşılaşmadan galip çıkmayı başardı ama, 4’lü Final Grubu için soru işaretleri yaratmaktan da sıyrılamadı. Gerçi 31 Mart’ta Çorum’da başlayacak ilk etap maçlarına kadar 14 gün gibi çok uzun bir zaman var. O güne kadar köprülerin altından çok sular akar. Ama bu hatalar ve isteksizlik devam ederse, o zaman şans Beşiktaş maçındaki gibi gülmeyebilir.

 

BAŞKAN’IN BASIN TOPLANTISI

 

Federasyon Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can, basını bilgilendirmek için bir toplantı yaptı. Neler söylediğini ana sayfamızdan öğrenebilirsiniz.

Bana ilginç gelen bir iki konu vardı.

İlki, Eylül ayında Ankara’ da oynanacak olan Avrupa Şampiyonası Bayanlar Final maçlarında mücadele edecek takımımızın başına Çinli bir antrenörün getirilecek olması.

Çinli antrenör şu anda Avrupa’nın en iyileri arasında gösteriliyor. İtalyanların şampiyonluk kovalayan ve 10 gün önce CEV Kupası’nı kaldıran Asystel Volley Novara’nın başında görev yapıyor. Bu bayan antrenör ile ayrıca Eczacıbaşı’da gelecek sezon için anlaşmaya çalışıyor.

Buraya kadar her şey tamam. Çinli’nin başarısı da ortada. Ama gelişi çok geç olacak. Mart’ın sonunda lig bitecek. Sonra Play-Off’lar var. Takımı Asystel şampiyonluğun en güçlü adayı. İtalya da Play-Off finalleri Mayıs’ın son haftasında bitecek. Yani gelişi en erken Haziran başı. Bu arada fırsat bulabilirse bizim  4’lü Final Grubundaki etaplardan birinde 4 takımımızı izleyecek. Bilgi sahibi olacak. Yeterli mi? Yanıtını size bırakıyorum.

O halde yardımcısı olacak antrenörlerimiz takımı seçecekler. Bahar Kupası’na onlar götürecekler. Sonra onun gelişiyle çalışmalar başlayacak. Turnuvalar oynanacak. Nereden bakarsanız bakın, Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne kadar yeni antrenörümüzün 3.5- 4 aylık bir zamanı var. Daha önceki sorumu tekrar yineliyorum: Yeter mi?

Başka konuya geçelim.

Gelecek sezon puan sisteminin değişeceğini başkan duyurmuştu, bende sizlere yansıtmıştım. Tekrar hatırlatayım:

İtalya da olduğu gibi 3-0, 3-1’lik galibiyetlere 3 puan.

3-2 galibiyete 2 puan.

3-2 yenilgilere 1 puan.

1-3, 0-3 yenilgilere 0 puan verilecek. Hükmen mağlubiyette ise, 1 puan silinecek.

Gelecek sezon Türkiye’deki tüm voleybol karşılaşmaları (alt yapılar, okullar dahil) bu şekilde değerlendirilecek.

Ancak yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, İtalya’daki teknik adamlar bundan pek memnun değillermiş. Her setin öneminin  olması, antrenörlerin genç oyuncuları sahaya sürmekte zorlanmalarına neden oluyormuş.

O günkü toplantıda bu konuya değindim. Ve bu yüzden özellikle alt yapılarda bu puan sisteminin sakıncalar doğurabileceğini başkana ilettim. Not aldı. Konuyu ilgili kurullara götüreceğini söyledi.

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Sitemizin forum köşesinde görüşlerinizi bekliyorum.

Bir başka konu: 3. Lig’de mücadele eden takımların bu sezon kadrolarındaki 12 oyuncudan 4’ünün 20 yaşın altında olma zorunluluğu vardı. Gelecek yıl bu sayının 6’ya çıkarılması düşünülüyor. (Bence çok güzel, yaşı ilerlemiş olanlar kızacaklar ama, gençlerin daha çok şans bulacak olması beni sevindirecek.)

Ayrıca 3. Lig’in de 1. ve 2. Lig gibi olması düşünülüyor.

İşte ilgimi çeken açıklamalardan birkaçı böyle.

Bir aksilik olmaz ise, gelecek haftaki yazımda sizlerle İzmir’ de oynanacak, 4’lü Final Grubu’nun ilk etap maçlarındaki izlenimlerimi paylaşmaya çalışacağım.

Tekrar buluşmak dileğiyle, hoşça kalın.    

 

 

A   L   E   V       A   N   A   K   Ö   K