PLAY-OFF HEYECANI
Geçtiğimiz hafta ön eleme maçları oynanmıştı. Bu hafta
ise Play-Off’un ilk etabı için takımlar kozlarını paylaştılar.
Play-Off Cumartesi günü erkek maçlarıyla başladı.
İstanbul’da ki tek karşılaşmada Arçelik, Galatasaray’ı rahat yendi.
Tüm maç boyunca iyi bir oyun ortaya koyan Arçelik,
zorlanmadan sonuca giderken 4’lü finale en hazır takım görünümünü de vermiş
oldu.
Bunun en büyük nedeni çok iyi bir hazırlık dönemi
geçirmeleriydi. Önce Yugoslav ekibi Smederevo’yu davet ettiler. Çayırova da bu
ekip ile 3 gün üst üste hazırlık maçı oynadılar. Kazanılan bu 3 karşılaşmanın
ardından iki gün sonra , bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden ve A Grubunu ikinci bitirmelerine karşın set
averajı ile Çeyrek Finali kaçıran Bulgarların güçlü ekibi Levski Sıconco’yu
misafir ettiler. 3 gün üst üste oynanan bu maçlardan ikisini kazanıp birini
kaybettiler. Böylece iyi takımlarla oynanan 6 hazırlık karşılaşması doğal
olarak Galatasaray ile yapılan maça da
yansımış oldu. Gerçi sizler bu yazıyı okuduğunuz sıralarda serinin diğer
müsabakası da oynanmış olacak. Belki Arçelik Sarı-Kırmızılıları yenerek 4’lü
finale yükselecek, belki de Galatasaray Burhan Felek’de seriyi uzatacak. Hangi
sonuç olursa olsun yine de Arçelik’in diğer ekiplere oranla daha iyi
hazırlanmış olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.
Cumartesi gününün diğer maçlarında hatırlanacağı gibi
seriye 1-0 önde başlayan Ziraat Bankası, Bursa Emniyet’i 3-0 yendi ve 4’lü
Final’in vizesini iyice kolayladı.
Seriye 1-1 başlayan diğer iki mücadele de, ev sahipleri
bir adım öne geçmeyi başardılar.
Erdemirspor, Fenerbahçe’yi 3-1 yendi. Ancak Sarı-Lacivertliler
karşılaşmayı kaybetmelerine karşın iyi oynadıklarını, İstanbul’da ki
mücadeleden galip çıkarlarsa kimsenin şaşırmaması gerektiğini söylediler.
Diğer maçta ise SSK, Tokat Belediyesi’ni 3-1 ile
geçerek seride durumu 2-1 yaptı. Sarı-Lacivertliler
gibi, Tokatlılar da ikinci maçtan çok umutlular. Sonucu hep birlikte
göreceğiz.
ECZACI’YA KARTAL SÜRPRİZİ
Ön eleme mücadelesinde Urfa Gençlik’i iki maçta da 3-2
yenerek Play-Off’a yükselen Beşiktaş, bu hızla Eczacıbaşı’nı, hem de evinde
mağlup ederek sürpriz yaptı.
Aslında hiç birimiz Siyah-Beyazlıların böyle bir sonuca
imza atacağını beklemiyorduk. Çünkü stresli günler geçiren, set averajı ile 10.
sırayı yakalayabilen ve Urfa deplasmanından galibiyet çıkararak Play-Off’a
adını yazdıran Beşiktaş’ın beklentilerinin üstüne çıkan başarılarının onları
doyurduğunu düşünüyorduk.
Her halde ev sahibi Eczacıbaşı da bizim gibi düşünmüş
olmalı ki, maça isteksiz, bir an önce bitse de gitsek havasında başladı.
Sıkıcı ve kaliteden uzak bir mücadele yaşanıyordu ki,
ev sahibi hatalar yapmaya başladı. Manşetler pasöre ulaşmıyor, onun attığı
topları ise smaçörler öldürmek de zorlanıyorlardı. Buna bir de Siyah-Beyazlıların defanstan topladıkları ve
atağa dönüştürdükleri topların file üstünde durdurulamaması eklenince ilk
teknik molaya 5-8 girildi.
Beşiktaşlılar baktılar ki Eczacıbaşılı oyuncular
özellikle servise karşı manşette çok hata yapıyorlar, oyunu zorlamaya başladılar.
(Eczacı sakatlığı nedeniyle ameliyat olan
ve arkadaşlarından ayrı kalan Çiğdem’in yokluğunu hemen hemen her maçta
hissediyordu ama bu mücadelede diğer karşılaşmalara oranla O’nu çok daha fazla
aradı. Bu oyuncunun manşetleriyle takıma ne kadar katkı sağladığı gerçeğini de
bir kez daha böylece görmüş olduk. Eğer,
Eczacı bu turu geçerse 4’lü Finallere Çiğdem’i mutlaka yetiştirmek zorunda.
Yoksa Karşıyaka karşısında 1.5 set seyredebildiğim, ancak tempolu, istekli,
kombinezonlu bir oyun oynayan Güneş Sigorta karşısında işi çok zor olur.)
Bu arada Dos Santos’un hemen hemen her topu sayıya dönüştürmesi, atılan
servislerin cevap bulması bir anda sayıları 8-14’e getirdi. İkinci teknik
molaya Siyah-Beyazlı takım 9-16 (7 sayı)
önde girdi.
Eczacıbaşı’nın devam eden manşet hataları, Deniz (2),
Kounova (3), Bahar (4) turlarının hücumdaki etkisizliği, farkın gittikçe
açılmasına yol açınca seti 25-16 alan Beşiktaş oldu.
İkinci sete Siyah-Beyazlılar servis hatalarıyla
başladılar. Önce Maria, arkasından
Tatjana, sonra da Arzu üst üste kaçırınca Eczacıbaşı fırsatı tepmedi ve ilk
teknik molaya 8-5 girdi.
Artık sahada bu kez ev sahibi vardı. Gerçek voleyboluna
dönen Eczacıbaşı, bir anda rakibini oyundan kopardı ve çok az hatalı bir oyunla
seti 25-14 alarak, eşitliği yakaladı. (Bu
arada Eczacıbaşı, işler iyi giderken bile köşelerden yüksek toplarla atak
yapıyor. Bu şekildeki hücumlar belki Zetova ve Natalia’nın blok üstünden sayıya gitmesi için düşünülmüş olabilir. Ama
Beşiktaşlı oyuncular bu ikilinin bir çok topunu bloklarıyla yansıtınca, yatık
topların daha mı iyi olacağı sorusu kafama takıldı)
3. sete ev sahibi iyi başladı. Natalia’nın 5’de ki
Didem’i servisleriyle sıkıştırması, O’nu hataya zorlaması, kötü çıkan topların
zorlukla hücuma dönüşmesi, Özlem ile Zetova’nın 4’de ki Dos Santos’u bloklarla
kilitlemesi sonucu sayılar bir anda 6-2 oldu. Bu bölümde Beşiktaş’ın ön
pozisyonu şöyleydi: Arzu (2), Dos Santos (3), Emel (4). Cengiz ağabey Emel’i çıkardı, yerine Aysun’u aldı. Bu
değişiklik işe yaradı ve aradaki fark önce 2 sayıya (8-6) düştü, sonra da iyi
servislere eklenen iyi bloklar Siyah-Beyazlıları öne geçirdi: 9-10.
Eczacıbaşı çabuk toparlandı ve Zetova’nın hücumlarına
diğer oyuncuların bloklarda ki katkıları da eklenince üst üste 6 sayı geldi:
15-10. Teknik moladan sonra Beşiktaş biraz kıpırdandı (17-15) ama Eczacıbaşı
tekrar yüklendi. Bu arada Siyah-Beyazlıların ön pozisyonunun Didem (2), Aysun
(3), Maria (4) dan oluşması seti koparttı: 25-16.
Eczacıbaşı’nın oyununun normale dönmesi ve durumun
2-1’e gelmesi hepimizin maç bitiyor hissine kapılmasına yol açtı. Ama set
başladığında bir kez daha yanıldığımızı anladık. Çünkü sahada mücadele eden,
rakibine kolay teslim olmayacağını gösteren bir Beşiktaş vardı. İyi servis
atarak Eczacıbaşı’nı manşet hatalarına zorladılar. Onların güçlükle yaptıkları
hücumları, canlı defanslarıyla toplayıp çabuk hücuma soktular ve rakip bloğun
yerleşmesine fırsat tanımadan da sayılara dönüştürmeyi başardılar. Maçın
başından beri iyi oynayan Dos Santos tekrar sahnede ki yerini aldı: 8-13,
12-16, 14-20 derken seti 16-25 alan Siyah- Beyazlılar 2-2’lik eşitliği
yakaladılar.
Eczacıbaşı’nı kötü bir gününde yakalayan Beşiktaşlı
oyuncularda “maçı kazanabiliriz”
düşüncesi hakim olunca, 4. setteki iyi oyunlarına devam ettiler ve sahanın yıldızı
Dos Santos’un yüksek performansıyla da sayıları 10-14’e getirdiler.
Ancak bu sayıda Brezilyalı oyuncu arkaya döndü.
Servisini Eczacıbaşı Zetova ile çevirdi. 11-14. Topu öldüren Bulgar oyuncu
servise geldi.
Bu arada Beşiktaş’ın maçın başından beri top öldürmekte
zorlandığı pozisyonu yine öne oturdu: Aysun (2), Didem (3), Emel (4).
Zetova’nın servisi, blokta kalan top: 12-14. Beşiktaş
oyuncu değişikliğine gitti. 2’deki Aysun çıktı, yerine Maria girdi. Ama bu
değişiklik işe yaramadı: 13-14. Heyecan bir
anda büyüdü. Zetova servisi attı. Bu kez iyi manşet çıktı. Arzu topu ortadaki
Didem’e attı. Didem, tekli bloktan topu kaçırıp sayıyı takımına kazandırmayı
başardı. Ve seti 13-15, maçı da 2-3 alan Beşiktaş, Play-Off’ların ilk büyük
sürprizini gerçekleştirdi.
GÜNEŞ KOLAYLADI
Eczacıbaşı-Beşiktaş mücadelesinden sonra, Burhan
Felek’de ki Güneş Sigorta- Karşıyaka maçına geldim. Ancak biz salona ulaşana
kadar maçın ikinci seti başlamıştı.
Bu karşılaşmayı tam olarak izleyemediğim için fazla bir
yorum yapamayacağım. Seyredebildiğim kadarıyla Güneş Sigorta’nın iyi oyunu
hemen gözümü çarptı.
Chabovta’nın takıma katkısı büyük olmuş. Manşet ve
defansın iyi olması hücumda ki başarıyı artırmış. Çabuk oynuyorlar. Kombinezon yapıyorlar.
Özellikle Neslihan Chabovta’nın gelmesiyle çok rahatlamış. Bu da gerek hücumdaki,
gerekse servisteki başarısını yükseltmiş. Smaç servisleri daha çok istikrar
kazanmış. Ama bunların kısa bir zaman dilimine sığan izlenimler olduğunu
belirtmeliyim.
Diğer maçlarda
beklenen sonuçlar alındı. İller Bankası, bu sezon beklenenin üstünde bir
performans ortaya koyan Telekom’u 3-0 geçmeyi bildi ve seriyi 2-1’e taşıdı.
Öte yandan ligin son haftasında olduğu gibi
Kocaelispor, Yeşilyurt’u evinde yendi. Ama kez sonuç 3-0 dı. Böylece Kocaeli
evinde oynayacağı maça 2-1’lik avantaj ile çıkacak. Bu da Körfez ekibinin 4’lü
Final Grubu’na daha yakın olduğunu gösteriyor.
GAZİANTEP, İZMİR OLDU
20-21-22 Mart tarihleri arasında Gaziantep de yapılması
planlanan Play- Off 4’lü Final Grubu maçları, salonun o tarihlerde dolu olması
nedeniyle (Bana göre, bu değişikliğin tek
nedeni “Irak Savaşı) İzmir’e alındı.
Şimdilik tek değişiklik var. Yarın ne olur?
Bilinmez.
CEV KUPASI İTALYANLARIN
Bayanlar CEV Kupası Final-Four maçları hafta sonu
İtalya’nın Perugia kentinde oynandı ve İtalyan Asystel Volley Novara, İspanyol
ekibi Hotel Cantur Las Palmas’ı yenerek
mutlu sona ulaştı.
Üçüncülüğü ise, İspanyol Caja de Avila’yı yenen ev
sahibi Pallavolo Sirio Perugia kazandı.
Uzun bir zamandır voleybolun sorunlarını didikleyip
duruyorum. Artık biraz ara vermek düşünceme, bir de İstanbul’da ki
müsabakaların sayısının azlığı eklenince bu hafta kısa bir yazı yazmak amacıyla
bilgisayarın karşısına geçmiştim. Ama yine beceremedim.
Aslında her hafta kısa yazmaya niyetleniyorum. Ancak
yazının başına oturunca aklıma ne gelirse sizlere yansıtmaya çalışıyorum. Bu da
vardı, bunu da paylaşayım derken, bir de bakıyorsunuz sayfalar doluvermiş. Her
halde gevezelik etmeyi seviyorum. Bu kez kesin kararlıydım, 3 maçla yazımı noktalayacaktım. Yine
beceremedim.
Neyse, “Gönlünüz
sevgi ile dolu olsun” diyerek noktayı koyayım.
A L
E V A
N A K
Ö K