SES YOK!..
Değerli voleybol dostları, birkaç
haftadır bazı konulara değindim ve bunların bilenler tarafından yanıtlanmasını
istedim. Aradan geçen zaman dilimi içinde kimse beni aramak ve bilgilendirmek
zahmetine katlanmadı. Hadi, beni direkt arayıp bire bir konuşmak istenmemiş
veya telefonumu bulamamış olabilirler ama en azından bu sitenin forum köşesine
birkaç satır yazarak hem beni, hem de siz okurları aydınlatabilirlerdi. Ama
kimseden ses çıkmadı.
Aslında konuları bilenler ve
sorumlu olanlar belki de tartışma olmasın düşüncesiyle böyle davranmış
olabilirler ama bu siteyi sık sık ziyaret eden sizlerin içinden de fikrini
söyleyenler çıkmadı.
Zaman zaman yazdığınız yazılarla
her şeyi eleştiriyor, hatta bazen biraz da ağır üslüplarla suçlamalarda
bulunuyorsunuz ama asıl tartışılması gereken konuları es geçiyorsunuz.
Tartışmaktan neden çekiniyorsunuz
ki? Üstelik de çoğunuz isimsiz yazıyorsunuz.
Bilgilerinizi dışa yansıtmamak ve kendinize saklamak sizlere de, bizlere
de bir şey kazandırmaz. Gelin bu suskunluğu aşalım.
İnsanların herşeyi bilme diye bir
zorunlulukları yok. 43 seneye yaklaşan voleybol geçmişime karşın ben de hala birçok
şeyi öğreniyorum. Bazen yanlış bildiğim
veya atladığım şeyleri burada yazılanlardan veya çeşitli gazetelerden,
dergilerden alıntılarla bilgi dağarcığımı genişletiyorum. Bu arada bildiğim,
ama unuttuğum çoğu şeyi de tekrar hatırlama fırsatını yakalıyorum. Onun için
artık hep beraber ayağa kalkıp bilgilerimizi ortaya koymalıyız, tartışmalıyız.
Bunları yaparken en azından okuyucuları da bilgilendirmiş veya unuttuklarını
hatırlatmış oluruz. Çünkü her yönü ile inişe geçen voleybolumuza bir de
suskunluğumuz eklenirse, iletişim çağının hızına, yeniliklere, o zaman nasıl
ayak uydurabiliriz ki?
İşte suskunluğu bozma yolunda salı
günü Cengiz Tokgöz, Sabah ve Fotomaç Gazeteleri adına “Voleybolun sorunlarını aşmak için neler yapılmalı” adlı bir panel
düzenledi. Güneş Sigorta’nın merkez binasında yapılan bu toplantıda neler
konuşulduğunu bu iki gazete de perşembe günü okudunuz. Okuyamayanlar ise,
Burhan Felek’te ki panoya konan bu yazıları gözden geçirebilirler.
Bu konu da asıl söylenmesi gereken
şey, katılımın neden 25 kişi civarında kaldığı olmalı.
İyi niyetle yapılmış bir
toplantıya insanların gelip fikirlerini söylememesi beni şaşırtıyor. işte
yukarıda yazdıklarım da bu.
Kıyıda, köşede, herkes voleybol
için birşeyler söylüyor. İnişi durdurmanın reçetelerini sıralıyorlar ama
konuların masaya yatırılmak istendiği yerlerden de kaçmak için bin bir bahane
buluyorlar. O günkü toplantıda ben en çok bir federasyon yetkilisini ve
akademilerde okuyan voleybol branşını seçmiş kişileri görmek isterdim. Ama her
zaman olduğu gibi yine ayni kişiler bir araya geldik. Buna da şükür ki yine de
görüşlerini paylaşmaya çalışan insanlar var.
İLGİNÇ GELİŞME
Bu haftaya damgasını vuran bir
başka olay da, erkeklerde Türkiye Kupası’nın kaldırılmasıydı.
Gerekçe olarak, Erkek Milli
Takımımızın 9-11 Mayıs tarihleri arasında Ankara da oynayacağı Avrupa
Şampiyonası Eleme Gurubu 2. Etap karşılaşmaları gösteriliyor. (Buna takımların liglerin sona ermesiyle birlikte
yabancılarla yaptıkları sözleşmelerini bitirecek olmalarını da ilave etmek
gerekir. Eğer Türkiye Kupası oynansaydı kulüpler oyuncularına bir ay daha para
ödemek zorunda kalacaklardı. Şimdi böyle bir sorun yaşanmayacak.)
Evet, Erkekler de Türkiye Kupası
kaldırıldı. Peki bayanlarda neden var?
Bir şey yapılırken farklı farklı
uygulamalar olmaz. Şimdiye kadar erkek ve bayanlarda hiç bir şey ayrılmadığına
göre bu kez de öyle olmalı.
Erkeklerde Türkiye Kupası iptal
edildi. Peki, Avrupa da gelecek sezon ülkemizi temsil edecek takımlar nasıl
belirlenecek?
İki devreli lig sonuna göre mi?
Yoksa Play-Off maçları sonuçlarına göre mi?
Bayanlar da nasıl olacak?
Daha önceki yıllarda lig statüleri
açıklanırken, kupalardaki temsilcilerimizin nasıl belirleneceğini herkes
öğrenirdi. Bu sezon bu konuda hala bir
açıklama yok. Federasyonun sitesine giriyorsunuz, konuyla ilgili her hangi bir
yazı yok. Kulüplere soruyorum böyle bir bilgi almadıklarını söylüyorlar.
En son geçen sezon 2001’in aralık
ayında bu konuyu aydınlatan bir yazı kulüplere gönderilmişti. Eğer hala o
geçerliyse, o zaman kupanın iptaliyle
değişiklik nasıl olacak?
Federasyon Başkanımız Hüsnü Can,
TV8’de katıldığı programda küme düşme konusu gündeme geldiğinde, “Federasyonun ilkelerden taviz vermem”
diyor ama geçen hafta yazdığım gibi Play-Off sisteminin değişmesini onaylıyor. Ayrıca
Play-Off’ un 1. tur eşleşmelerinin yanlışlığına sesini çıkarmıyor. Ayni
programda Türkiye Kupası’nın oynanacağını söylüyor, 10 gün sonra erkeklerin kupasının
iptal edilmesinde fayda buluyor. 2,5 ay sonra bitecek voleybol sezonunun sonunda
Avrupa da ülkemizi temsil edecek takımların nasıl belirleneceği konusunda hala
hiç bir bilgi ve belgenin neden yollanmadığını araştırmıyor veya sormuyor.
Bu arada kulüpler federasyona bu
konularda bir soru yöneltemiyor. Veya aldıkları cevap kendilerini tatmin
etmediğinde yanlışlığın üstüne gidemiyorlar, haklarını savunamıyorlar.
Federasyonun her yaptığını doğru
sayan ve kabullenenlere de çok şaşırdığım gibi, bu suskunluklarına bir anlam da
veremiyorum. Sanırsınız ki her şey yolunda.
Ama ne zamana kadar? Olayların ve
hataların ucu kendilerine dokunana kadar. Sonra bakıyorsunuz bir tepkidir
gidiyor.
Aslında yanlışlık da burada. Eğer
bir sorun varsa ve bundan voleybolumuz kaybediyorsa, ucu size dokunmasa da
düzeltilmesi için işin başından
girişimlerde bulunursunuz, doğruları söylersiniz. Hatadan dönülmesi için çaba
harcarsınız. Yoksa size dokunduğu zaman feryat ederseniz, o zaman da arkanız da
kimseye bulamazsınız.
Şunu iyice bilmek gerekir ki. Ben
federasyona da, Başkan Can’a da karşı değilim. Doğru olduğuna inandığım
konularda onu sonuna kadar desteklerim. İki
haftadır yazdığım gibi yanlışlıklarında da tepkimi gösteririm. Çünkü ben spor adamıyım,
voleybola gönül vermiş bir insan olarak inandığımı söylerim. Belki bazı
insanlara daha çok sempati duyarım ama hiç bir zaman onun yanlışlıklarına da
gözümü kapatmam. Doğru olduğuna inanıyorsam yazarım. Eğer söylediklerim yanlış
ise, karşımdaki kişiler beni bu konuda ikna edebiliyorlarsa o zaman da hatalı olduğumu
kabul ederim.
GEÇMİŞ OLSUN AHMET KAVAZ
Maç yorumlarına geçmeden önce,
rahatsızlanan arkadaşımız Rize Fındıklıspor’un Antrenörü Ahmet Hocam’a geçmiş
olsun dileklerimi iletiyorum.
TEŞEKKÜRLER AHMET BESLER
Yine eski voleybol dostlarından
Ahmet Besler’in bizi eski günlere götüren sitemizin ana sayfasından
ulaşabileceğiniz nostaljik resimleri için teşekkürlerimi sunarım.
SAYIN SHADOW
Sizinle hala görüşemedik. Elinizdeki
araştırmalara bir an önce ulaşarak, onları değerlendirmeyi arzu ediyorum.
Eminim bu sitenin gönül dostları da benim gibi araştırmalarınızı merak
ediyordur.
NUMUNE DE ZEHİRLENDİ
Geçtiğimiz hafta Galatasaraylı
oyuncular yedikleri tavuk etinden zehirlenmişlerdi. Bu hafta da ayni olayın Numune İnterfarma’nın
başına gelmesi çeşitli dedikodulara neden oldu. Ben çıkan bu söylentilere
inanmıyorum. Onun için İnterfarmalı oyunculara da geçmiş olsun dileklerimi
iletiyorum.
ZİRVEDEKİLER KOZLARINI PAYLAŞTILAR
Bu hafta erkekler liginde şampiyonluk
yarışının 4 takımı kozlarını paylaştılar.
Çarşamba günü Çayırova’da
Erdemirspor, Arçelik’i 3-1, cuma günü de SSK, Ziraat Bankası’nı 3-2 yenerek
ligin zirvesini hizaya getirdi.
Her iki maç kalite yönünden
seyredenleri voleybola doyururken, karşılaşmalar da teknik adamların çabaları
ve taktik atakları ilgiyle izlendi.
İstanbul da Erdemir, Arçelik’e
oranla daha iyi organize oldu, daha iyi mücadele etti ve tecrübeli silahlarının
çokluğu sayesinde de maçı alıp gitti.
Maça Arçelik iyi başladi. Bunda
genç Hasan’ın attığı servisler kadar, Strumilo’nun pasör Koch’u 5’de başlatmasının
ve bir pozisyon sonra da bu oyuncunun öne geldiğinde Erdemir’in ikili hücum
turuna oturarak top öldürememesi gösterilebilir. Arçelik bu fırsatı kaçırmadı ve
5-1 öne geçti. Erdemir’in rakibiyle aradaki sayı farkını kapatma çabası setin ortalarına
kadar yeterli olmadı. Böylece Arçelik 17-15’e kadar hep önde geldi. Erdemir
sonunda, ev sahibinin özellikle servise karşı manşet hatalarını iyi değerlendirerek
18-18 de yakaladı ve maçın başından bu
yana ilk kez 19-20 de öne geçti. İşte bu sıralarda, setin başlangıç pozisyonunda Erdemir’in sıkıştığı gibi, bu kez Arçelik, Ivanov’un önce 5’e, sonra da öne gelmesiyle sıkıştı.
Erdemir, Ivanov’un üstünden sayılar bulurken, Arçelik hücumları bloklarda
erimeye başladı ve bunu iyi değerlendiren Ereğli ekibi seti 25-23 aldı.
İkinci sette de karşılıklı
sayılarla 19-20’ye kadar gelindi. Arçelik pasör Koch’un blok zaafından
yararlanarak 22-20 öne geçti. Koch’un arkaya dönmesiyle Erdemir dengeyi
sağladı: 23-23. Ama seti 25-23 kazanan Arçelik oldu.
3. ve 4. setlerde Erdemirspor,
Arçelik’e oranla daha iyi oynadı. Ev sahibi manşet sorununa ve 4’den sayılar
getirmeyen ataklarına bir türlü çözüm bulamadı. Ne genç Hasan, ne Hamza, ne de
Orhan bekleneni veremeyince, teknik becerileri daha çok voleybolculara sahip olan Erdemir, setleri
25-18, 25-18 alarak önemli bir galibiyete imza atmayı başardı. Bu sonuçla
Ereğli ekibi hem ilk devrede evinde kaybettiği maçın rövanşını almış oldu, hem
de ligin zirvesini hizaya getirdi.
Bana göre, Erdemirspordan Nikolov,
Voronkov, Aykut ve sonradan oyuna giren Cengizhan ile Arçelik’den Stefanov ve
Volkan karşılaşmaya damgasını vuran oyunculardı.
İSTASİSTİKLERE GELİNCE;
ERDEMİR:
Cengizhan: servise karşı 12
manşet, hata yok. Yüzde 92. Exc: %83. 4 atak, 3 sayı % 75.
Voronkov: 31 manşet, 4 hata, yüzde
74. Exc: % 55. 23 hücum, 16 sayı % 70
Nikolov: 39 atak, 20 sayı, yüzdesi
51.
Mehmet: 6 hücum, 3 sayı, % 50.
Ali Yılmaz: 7 manşet, hata yok.
Yüzdesi 71. Exc: % 57. 12 atak, 4 sayı, % 33.
Aykut: 10 hücum, 8 sayı, % 80.
Ali Peçen: Servise karşı 20
manşet, 1 hata, yüzdesi 80. Exc: 65
ARÇELİK:
Ahmet: 5 hücum, 3 sayı, yüzdesi 60
Volkan: 22 atak, 10 sayı, yüzdesi
45
Burak: 5 hücum, 1 sayı, yüzdesi
20.
Stefanov: Servise karşı 22 manşet,
2 hata, yüzdesi 86. Exc: % 60. 24 hücum, 17 sayi, yüzdesi 71.
Hamza: 15 manşet, 1 hata, yüzdesi
53. Exc: % 27. 7 atak, 2 sayı, %29
Hasan: 19 manşet, 5 hata, yüzdesi
53. Exc: 27. 5 atak, 4 sayı, % 80.
Hakan: 6 atak, 4 sayı, yüzdesi 67.
Barış: Servise karşı 22 manşet, 1
hata, yüzdesi 86. Exc: %68.
SSK, ZİRAAT’I 3-2 YENDİ
İstanbul’dan iki gün sonra, TRT’nin
de yayınladığı maçta SSK, Ziraat Bankası’nı 3-2 yenmeyi başardı.
Çok zevkli ve kaliteli bir
mücadele oldu. Erkan Toğan, televizyondan izleyebildiğim kadarıyla sahanın en
iyi oyuncusuydu. Sonuçta onun bu başarısı maçı SSK’ya getirdi.
Cuma günü İstanbul’da ki maçta
Erdemirspor, Marmara Koleji’ne bir set kaptırdı.
Koch yerine, Yugoslav pasörü
Petkovic ile oynayan Erdemir, Arçelik’i yenmenin getirdiği rahatlıktan olsa
gerek, orta karar bir voleybol oynadı.Bu da Erdemir'e 1 sete patladı.
Cumartesi günü erkeklerde 4 karşılaşma vardı.
Ligde kalabilmek için çaba
harcayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Tokat’a 3-2 yenilirken, sürpriz
şansını da kaçırdı.
İstanbul’da ki diğer karşılaşmada
Arçelik, beklenildiği gibi Arkas S. Joseph’i 3-0 ile geçerken, Rize Fındıklı, Fenerbahçe’yi
3-1 mağlup ederek, rahatsızlanan antrenörleri Ahmet Kavaz’ı mutlu etti.
Bursa da ise, Emniyet-Beşiktaş’ı
3-1 yenerek yerini sağlamlaştırdı.
BAYANLAR
Pazar günü bayanlar liginde
Telekom’dan Güzin’i kiralayan Numune İnterfarma, İzmir deplasmanında Karşıyaka’yı
3-2 yenerek, ligde kalma yolundaki umutlarını iyice artırdı.
İstanbul da, İnterfarma gibi lige
tutunmaya çalışan takımlardan Beşiktaş,(Tüm
maç boyunca ayni altıyla oynadı) Işıkspor’u 3-0 yendi ve galibiyet sayısını
6’ya çıkardı.
Ligde kalmak için çaba harcayan
Galatasaray ise, rakipleri gibi haftayı galibiyetle kapatmayı başaramadı, Güneş
Sigorta’ya 3-0 yenildi.
Aslında iyi mücadele eden Sarı- Kırmızılılar tüm çabalarına karşın Güneş’ten
set kopartamadı. Victoria’nın ortadan oynadığı ve başarılı olduğu
Galatasaray, birinci seti 25-23
kaybetti. İkinci sette bir ara, önce 14-9, sonra 16-11, üçüncü sette 14-8,
16-11, 22-19 öne geçmesine karşın, biraz beceriksizlikten, biraz da Güneş’in
Aysun-Neslihan ikilisinin hücumdaki sayılarından kendileri için çok önemli set
veya setleri alamadılar. Sonunda karşılaşmadan da 3-0 yenik ayrıldılar.
HAYDİ ZİRAAT
Avrupa Kupaları’ndaki tek
temsilcimiz Ziraat Bankası, CEV Cup
Çeyrek Final ilk maçını çarşamba günü Ankara da İtalyanların ünlü ekibi
Sisley Treviso ile oynayacak.
Güçlü rakibi karşısında çok zor
bir sınav verecek olan Ziraat Bankası’nı tüm kalbimle destekliyorum. Ankaralı
voleybol dostları, sizleri de o gün
ekibimizi desteklemek için salona davet ediyorum.
“Nasılsa maçı televizyon verecek” diyerek evde kalmayın. Voleybol
için biraz fedakarlık yapın. Avrupa’nın en iyi ekipleri arasında gösterilen
Sisley’i hem çıplak gözle izleyin, hem de Ziraat’a desteklerinizle güç verin.
Bu sezon Avrupa Kupaları’nda istediğimiz sonuçlara ulaşamadık. Final-Four
yolundaki son şansımızda takımımızın
yanında olun.
ZOR MAÇLAR BİZLERİ BEKLİYOR
Bu hafta da gerek erkeklerde,
gerekse bayanlarda zirveyi ve alt sıraları ilgilendiren karşılaşmalar oynanacak.
Çarşamba gününe damgasını vuracak
maç, Rize Fındıklı-Marmara Koleji arasında oynanacak. Eğer Marmara, bu karşılaşmayı
kaybederse, kümede kalma umutlarını hemen hemen yok edecek.
Cuma günü ise, Zetova’yı
renklerine bağlayarak güçlenen Eczacıbaşı, büyük bir olasılıkla Elena Chabovta’lı
ezeli rakibi Güneş Sigorta’yı misafir edecek.
İlginç bir karşılaşma olacağı
kesin. TRT 3’ün canlı olarak yayınlayacağı bu maçı kaçırmayın.
Cumartesi günü belki de bayanlar
liginde küme düşecek takımların kaderleri belli olacak.
Beşiktaş-Galatasaray ile kozlarını
paylaşırken, Ankara da Interfarma-Telekom karşı karşıya gelecek.
Belki bu iki maçta kaliteli bir
voleybol izleme şansımız olmayacak ama, heyecan hep dorukta olacak.
Pazar günü bu kez Arçelik-Ziraat
Bankası karşılaşması zirvenin iyice şekillenmesini sağlayacak.
Çok güzel bir mücadeleye sahne
olmasını beklediğim bu maçı da mutlaka izlemenizi öneririm. (Televizyon yayını yok).
Voleyboldan uzak kalmamanız
dileğiyle, hoşçakalın.
A
L E V
A N A
K Ö K