YABANCI
OYUNCULAR
Yaklaşık 15 gün önce sona
eren Bayanlar Dünya Şampiyonası'nda
İtalya'nın mutlu sona ulaşması, uzun zamandır voleybol camiamızda tartışılan
"Yabancı oyuncular" konusunu yine ön plana çıkardı.
Yabancı oyuncuların ülke
voleyboluna faydalı olduğunu savunanlar, karşı çıkan gruba "İtalya'nın şampiyon olmasıyla güzel bir
gol attık ve 1-0 öndeyiz" diyorlar. Ve görüşlerinin doğruluğunu kanıtlamak
için de hemen sıralıyorlar.
Ülkesinde en çok yabancı sporcuya
yer veren İtalya zirvede. Onun arkasında hiç yabancı oyuncusu olmayan, hatta
ligi bulunmayan ABD ikinci, liglerin de yabancı oyuncu olmayan Rusya üçüncü,
Çin dördüncü, Küba beşinci, Kore altıncı.
Bu da gösterdi ki “ülkelerin
voleybollarının üst düzeye ulaşmasında bir yabancı mı, yoksa çok yabancı mı?”
tartışması yersiz. Önemli olan başarısızlığın gerçek nedenlerini bulmak.
2003 Bayanlar Avrupa
Şampiyonası'na hızla yaklaştığımız şu günler için güzel bir tartışma konusu.
Şimdi dileğim tüm voleybolseverlerin görüşlerini
tekrar ortaya koymaları.
İtalya neden şampiyon oldu?
Yabancı oyuncuya yer vermeyen
ülkelerin başarısı nereden geliyor?
Bazı arkadaşların gülümsediğine eminim. "Biz bunları
yıllardır konuşuyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz" diyecekler. Doğrudur. Bu konu
çok tartışıldı. Ama yeniden güncellik kazandığına göre bir kez daha
tartışmaktan kimseye zarar gelmez.
YUNANİSTAN YABANCI SAYISINI 3' E
ÇIKARDI
Bu arada küçük bir not ilave
edeyim. Eczacıbaşı'nın Panellinios ile yaptığı özel
maç öncesi Yunan takımı antrenörü John Nıkolakis
gazeteci arkadaşlarımızla oturduğumuz odaya geldi ve bizlerin sorularını
yanıtladı. Bu arada Atina da yapılacak 2004 Olimpiyatları'nda voleybolun
başarılı olması için büyük bir uğraş verdiklerini ve geçen sezon 2 olan yabancı
oyuncu sayısını bu yıl 3'e çıkarttıklarını söyledi. "Böylece
oyuncuların, liglerde daha çok sayıdaki ve kaliteli yabancı oyuncuya karşı
oynayarak mücadele güçlerinin artacağını düşünüyoruz" dedi. Bu da
Yunanlıların görüşü.
BİZDE DE 3 YABANCI
2003 Avrupa şampiyonası bilindiği
gibi Türkiye de yapılacak. Bizde de Yunanlılar gibi düşünülmüş olmalı ki
2002-2003 sezonu için yönetmelikleri değiştirerek yabancı oyuncu sayısını 3'e yükseltik. Böylece, takımlarımız kadrolarında 6 yabancı oyuncu bulunduracaklar
ancak bunların 3'ü sahada yer alabilecek. Amaç güçlü bir lig ve bu ligde
yabancılara karşı mücadele edecek oyuncularımızın performansını yükseltmek. Ama
düşünülen pek olmayacağa benzer.
Lige katılan ekiplerin kadroları
elimize geçmediği için, hangi takımın kaç yabancı
oyuncu ile mücadele edeceğini bilemiyorum. Ancak, ilginçtir, bayanlar da
yabancı oyuncu sayısının en çok artmasını isteyen kulüplerden Eczacıbaşı, şu
ana kadar bir Bulgar oyuncu transfer etti. Vakıf Güneş de ise, henüz yabancı
oyuncu yok. Sadece Türk statüsünde oynayan Olga var.
Diğer ekiplerin yabancı oyuncu transferi çalışmaları ise sürüyor.
Erkekler de zirve hesapları yapan Erdemir, Arçelik, SSK, Ziraat
Bankası bu hakkı kullanacak. Bu dörtlüye büyük bir olasılıkla Tokat da
katılacak.
YENİ NESİL
Aslında ekonomik koşulların
takımlarımızı zorlaması nedeniyle, kulüplerimizin birçoğunun yabancı sayısını
düşük tutacak olmalarını ben bir şans
olarak görüyorum. Ve bu durumu, istenmeden gerçekleşen, ama ülke voleyboluna katkı sağlayacak bir
operasyon olarak değerlendiriyorum.
Son yıllarda yıldız ve genç milli
takımlarımız da çıkış yapan yeni oyuncuların gelişmesini keyifle izliyoruz.
Ancak bu gençlerin daha ileri gidebilmesi, daha çok tecrübe kazanmaları için
oynamaları gerektiği de hepimizin ortak fikri.
İşte bize özellikle bayanlarda böyle
bir şans doğdu. 2003 de Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek takımımızın
kadrosu aşağı yukarı belli. Çok
tecrübeli ve iyi bir ekibimiz var. Yıllarca bizi başarıyla temsil eden bu nesil
artık yaşlanıyor. Avrupa Şampiyonası'ndan sonra da bir çoğunun voleybola bakış
açısı değişebilir. O halde onların yerine yeni bir jenerasyona ihtiyacımız var.
Genç Milli Takımlarımız da görevini başarıyla tamamlayan ve yaşı büyüdüğü için
A takıma çıkış sırası bekleyen, yani ablalarının yerlerini dolduracağına
inanılan oyuncu sayısı hiç de az değil.
İYİ BİR PLANLAMA
İşte bu mantık ve ekonomik krizin
istemeden yarattığı yabancı oyuncu kısıtlaması,
bu yeni yetişen nesile büyük bir şans
doğuracak. Eğer iyi planlanırsa, oyuncular kulüplere iyi dağıtılabilirse, yani
bu gençler, dolu dolu bir sezon geçirebilirlerse,
yaşanan krizin olumsuzluklarını artı bir değere çevirebiliriz. Bu şansı akıllı
kullanmak ve iyi değerlendirmek için federasyona ve milli takım antrenörlerine
yardım etmek gerekir. Bu camiaya yıllarını vermiş tecrübeli kişilerin bir araya
gelerek yakalanan bu şansı iyi organize etmesi yeni bir jenerasyonun, yeni bir
çıkışın ilk adımı olabilir.
TOKAT TURNUVASI
Hafta sonu Tokat da erkekler 4' lü voleybol turnuvası düzenlendi. Ev sahibi Tokat Belediye Plevnespor, Erdemirspor, SSK ve
Polis Koleji katıldı. TRT'nin yayınladığı karşılaşmaları zamanım yettiğince
izlemeye çalıştım. Keşke imkanım olsaydı da yerinde görebilseydim. Çıplak gözle
izlemek çok daha başka oluyor. O zaman daha iyi bir değerlendirme yapma şansını
yakalayabilirdim.
Görünen o ki, erkekler liginin
zirvesinde ilginç maçlar seyredeceğiz. Şimdilik takımları pek hazır bulmadım.
Antrenörlerin sık sık oyuncu değiştirmeleri hala
gerçek altılarını bulmadıklarını gösteriyor. Bu arada SSK' nın
2 yabancı oyuncusundan yoksun mücadelesi Ankara ekibi hakkında tam bir fikir
sahibi olmamı engelledi.
Her şeye karşın sezon için iyi bir
hazırlık turnuvasıydı. 4 takım içinde çok yararlı oldu. Bu arada turnuvada en
çok ilgimi çeken şey, o her zaman alıştığımız Tokat seyircisinin salonun
uzağında kalmasıydı. Üniversitelerin henüz açılmamış olması bir neden olarak
gösterilebilir. Ancak, o zaman da ligler sırasında salonu dolduran seyircinin
büyük bir bölümünün Tokat'a okumak için gelen gençler olduğu ortaya çıkar.
Acaba Tokat seyircisi, bu üniversiteli gençlerden mi oluşuyor, yoksa Tokat'ın
yerli halkından mı?
Bu konunun, yani Tokat seyircinin
kimliğini araştırmak bence ilginç olabilir. Salonlara seyirci çekebilmek için
çare arayanlara da bir fikir verebilir.
VOLEYBOLU ÖZLEDİK
Evet, 4 aylık bir aradan sonra
voleybolumuz perdelerini yeniden açıyor. Sitenin diğer bölümlerinde fikstürü
bulabilirsiniz. Onun için bu yönde birşey yazmak
istemiyorum. Ancak yıllardır süren şikayetlerimizin bu sezon (istediğimiz gibi
olmasa da) dikkate alındığını görüyorum. Geçtiğimiz
yıllarda en çok eleştirdiğimiz konuların başında kaliteli olması beklenen ve
gazetelerde yer alması planlanan
maçların geç saatlere konmasıydı. Şimdi bu göz önüne alınmış. Gerçi bazı
karşılaşmaların saatleri yine ilginç. Örneğin, Vakıfbank
Güneş Sigorta-Eczacıbaşı mücadelesinin başlama saati 18.00. (Önündeki
Beşiktaş-Galatasaray karşılaşması zamanında biterse). Ama bunun gibi geç
saatlere konan bazı maçlar için "Mutlaka televizyondan yayınlanacaktır,
onun için konmuştur" diyelim ve iyi niyetimizi gösterelim.. Bu arada
Burhan Felek'de ki ilk karşılaşmaların 13.00 yerine
12.00 ye alınması da iyi olmuş.
(Cengiz Tokgöz'ün
kulakları çınlasın. Bu sezon için Federasyon Başkanı Hüsnü Can'dan bu
sorunların yaşanmaması için fikstürü yapanlarla birlikte çalışma sözü almıştı.
Ancak her halde başkanın unutkanlığına geldi. Başkan, Cengiz'e
verdiği sözü yerine getirmedi ama en
azından fikstürü hazırlayan yetkilileri bu konuda da uyarmayı unutmamış.)
Tüm takımlarımıza bir kez daha
başarılar dileyerek yazıma noktayı koyayım.
Salonlarda buluşmak dileğiyle, hoşçakalın.
A
L E V
A N A
K Ö K