İLGİNÇ MAÇLAR!...

 

Bu hafta Avrupa Kupası maçları, ligdeki mücadeleler derken yine hızlı ve ilginç müsabakalar yaşadık. Bu karşılaşmalar ile bilgiler vermeden önce bir kaç konuya kısaca değinmek istiyorum.

Daha önceden de zaman zaman dile getirmiştim, hatta Cengiz Tokgöz bu konuda ağır eleştiriler yapmıştı. Ama ne yazık ki, “biz yazdık, biz okuduk”örneği değişen hiç bir şey olmadı.

Pazar günü İstanbul da Burhan Felek Spor Salonu’nda yine tek maç vardı. Beşiktaş-Güneş Sigorta karşılaşması televizyon yayını nedeniyle cuma gününe kaydırılınca  75. Yıl-Eczacıbaşı mücadelesi tek kaldı.

Havanın çok soğuk, maç saatinin 17.00 olmasına karşın (Üstelik de iki takım arasında ki güç farkı nedeniyle bu karşılaşmanın ilgi görmeyeceği kesindi) yine de 200 civarında bir seyirci topluluğu müsabakayı izledi. Eğer bu maçın önünde başka bir karşılaşma daha olsaydı, eminim ki  bir tatil gününde insanlar evlerinde oturmak yerine voleybol izlemeye gelirlerdi. Ama bu sezon, İstanbul gibi, voleybolun kalbi sayılan bir il de, federasyonun hafta sonu tek müsabaka oynatma ısrarı sürünce bu fırsatlarda ne yazık ki kaçıyor.

Bizler televizyon yayınları için maçların günlerinin değişmesine hiç bir zaman karşı olmadık. Ama bu tek karşılaşma oynatma beceriksizliğine de pek bir anlam veremiyoruz. Bu değişiklik belli olduğu andan itibaren cumartesi günü oynanması gereken bir maç buraya kaydırılır, pazar gibi önemli bir tatil günü seyircinin salona çekilmesi sağlanabilir. Ama bunu nedense bir türlü çözemedik.

Diyelim ki bu işi yapmak olanaksız. O zaman neden maçın saati 17.00 olarak kalır? Alırsın maçı 13.00’e, hem takımlar rahat eder, hem de erken olduğu için karşılaşma basında daha kolay ve çok yer alır. Ayrıca Saat 17.00 de hava karardığına göre de, insanlar vakitlice evlerinin yolunu tutarlar, böylece bir hafta sonu öğleden sonra da değerlenmiş olur. Bu iş bu kadar zor mu?

Ayrıca, Burhan Felek’in alt salonunda her hafta sonu ikinci lig maçları oynanıyor. Böyle günlerde, yani tek maçın üst salonda kaldığı günlerde, aşağıdaki maçları çekersin yukarıya yine seyircinin voleybola ilgisini sıcak tutarsın.

75. Yıl-Eczacıbaşı maçının olduğu gün, alt salonda saat 16.00 da Yeniköy-Bursa BESK kulüplerinin mücadelesi vardı. İnanın, iki setini seyrettiğim karşılaşma çok heyecanlı ve keyifliydi. Seyirci ise, bu karşılaşmanın önemini bildiği için, salonu tıklım tıklım doldurmuştu. Eğer bu maç yukarı alınmış ve iki seyirci birleştirilmiş olsaydı çok daha güzel ve sıcak bir ortam doğar, oyuncularda kalabalık bir seyirci önünde oynamanın tadını çıkarırlardı.

Bu kadar küçük organizasyonları, ayarlamaları düşünemeyen insanların, eylül ayında Ankara’da ki Avrupa Bayanlar Şampiyonası Finalleri’ni nasıl yapacaklarını açıkçası çok merak eder hale geldim.

 

HAKEM TAYİNLERİ

 

Bu sezon yine zaman zaman dile getirdiğimiz bir başka konuda, uluslararası deneyimi olan ve zor maçlar yönetmeye alışmış olan hakemlerimizin, liglerimizde neden az düdük çaldığıydı. Bunu yetkililere sorduğumuzda aldığımız cevap hep,”Hakemler arasında ayırım yapamayız, ayrıca maç sayılarının birbirine denk olması bizim için çok önemli” oluyordu.

Bu düşünceye katılmamama karşın "Prensip" diyerek yine de hak vermek zorunda kalıyordum. Ama duyduğuma göre durum söylenenden farklıymış.

Ülkemizin Dünya çapında isim yapmış  hakemi Ümit Sokullu, bu güne kadar liglerimizde ancak 5 karşılaşma yönetirken, yine uluslararası hakemlerimizden Kadir İlbeyli 5, İlhami Şenyurt 4 maçta düdük çalmış. Ama bazı hakemlerimiz bu 3’lü den daha çok karşılaşma yönetmişler. Ayrıca bu 3 hakemimizin  Avrupa Kupaları’nda bile bu sayıya yakın  müsabakada görev yapmış oldukları belirtiliyor. Bu bana çok ilginç geldi. (Eğer bu konuda bilgisi olan varsa lütfen beni ve benim gibi bu konuyu merak edenleri bilgilendirsin) Çünkü şu ana kadar Türkiye 1. Voleybol Ligi’nde bu 3 hakemimizin yaklaşık 14 karşılaşma yönetmesi beni şaşırttı. O zaman uluslararası hakem olmanın ülkemizde hiç bir  önemi  ve özelliği yok demek ki!

 

İMZALAR TOPLANDI

 

Sık sık sizlere küme düşmenin dondurulmasıyla ilgili yapılan girişimleri yazıyorum. Sonunda bu konu son aşamaya geldi.

Erkekler ve bayanlar ligi’nde mücadele eden 27 takımdan 26’sı Federasyona sunulmak üzere hazırlanan metne imzayı attılar. Sadece Ankara ekibi Numune İnterfarma bu girişime destek vermedi.

Şimdi hazırlanan dilekçe ve gelecek sezon için önerilen lig sistemi, seçilecek bir komite tarafından Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Hüsnü Can’a sunulacak.

26 kulübün imzalarını taşıyan bu isteğin federasyonumuz tarafından da benimsenmesini diliyorum. Bu konuda ki bilgiler bana ulaştıkça sizlere yansıtmaya çalışacağım.

 

ŞAMPIYONLAR LIGI’NDE ILK GALIBIYET

 

Şampiyonlar Ligi’nde nihayet galibiyetle bu hafta çarşamba günü tanıştık.

Bu günü kadar 4 takımımız bilindiği gibi 16 karşılaşma oynadı ve sonunda sadece Güneş Sigorta Bulgar Levski Siconco’yu yenme başarısını göstermiş oldu.

Aslında Levski’yi gördükten sonra takımımız, Bulgaristan’daki ilk maçı da kaybetmemeliydi diye düşünmekten kendimi alamadım. Sonuçta Güneş bu galibiyetle çeyrek final için azda olsa umutlandı ama ortaya koyduğu inişli çıkışlı grafik pek de hoş değildi.

Hele ilk sette ikinci teknik molaya 16-7 önde girmesine karşın sonradan rakibin servisleri karşısında bocalanması ve farkın bir anda kapanarak bir sayıya düşmesi (18-17) yadırgandı. Ama sonuçta “önemli olan kazanmak” diyerek Güneş Sigorta’yı kutlayalım.

 

ERDEMİR KAZANAMADI

 

Şampiyonlar ligi’ndeki bir başka temsilcimiz Erdemirspor eline geçen fırsatı kullanamayarak 4. maçında da galibiyet sevinci yaşayamadı.

Oysa şans Erdemir’e gülmüştü. Pasör Koch’un sakatlanıp çıkmasına karşın onun yerine giren Adem son setin son sayılarına kadar hiç aksamadı. Hatta zaman zaman Koch’dan daha iyi paslar attı. Orta oyuncular onun oyuna girmesiyle çok top öldürdüler ama 5. setin sonlarında işler tersine döndü. Erdemir 11-7 öne geçmesine karşın, bu 4 sayılık farkı manşet ve hücum hataları nedeniyle koruyamayınca, çok yaklaştığı galibiyetin avuçlarının içinden uçup gitmesini üzüntüyle seyretti.

Diğer temsilcilerimizden SSK, Fransa da Stade Poitevin’e, Eczacıbaşı da İtalya da Modena'ya ayni sonuçla 3-1 yenildiler.

Bu hafta çarşamba ve perşembe günü ekiplerimiz gruplarında 5. maçlarını oynayacaklar. Eczacıbaşı, Uralochka’yi, SSK’da Yunan Iraklis’i misafir ederken, Güneş Sigorta İspanya da, Erdemir İtalya da  oynayacaklar.

CEV’de ise, Ziraat Bankası evinde oynamanın avantajını çok iyi değerlendirerek Belerus Gomel’i 3-0 yendi ve perşembe günkü rövanşı  kolayladı.

CEV’de ki diğer iki temsilcilerimizden Yeşilyurt, İtalya da Ravenna’ya 3-0 yenilirken toplam 66 sayı aldı ve Perşembe günkü rövanş için umutlarını canlı tuttu.

Bu arada Karşıyaka, İspanya dan rövanş için istediği avantajlı sonucu çıkartamadı ve şansını yok denecek kadar azalttı.

 

LİG DE İKİ SÜRPRİZ

 

Bu hafta bayanlar ligi iki ilginç karşılaşmaya sahne oldu. Cuma günü İstanbul da, küme de kalmak için yoğun bir çaba harcayan Beşiktaş, zirve yarışının iddialı ekibi Güneş Sigorta’yı 3-2 yenmeyi başardı.

Şampiyonlar Ligi yorgunu Güneş Sigorta, dağınık ve isteksiz bir oyun ortaya koyunca, Siyah-Beyazlıların işi kolaylaştı ve böylece kendileri için çok önemli bir galibiyete  imza atmış oldular.

5 setlik bir mücadele olmasına karşın, ortaya koyan voleybolun kalitesi iyi değildi. Sonucu daha çok iki takımın oyuncularının hataları belirledi. Güneş Sigorta da sadece Neslihan bir şeyler yapmaya çalıştı. Ancak tüm yük onun üstüne binince, O da sonunda çaresiz kaldı ve böylece Güneş’in yapacak bir şeyi kalmadı.

Aslında Beşiktaş’ın da çok iyi oynadığı söylenemez. Ancak rakibinden daha çok maçı kazanmak istediler. Onlardan daha iyi defans yaptılar ve Brezilyalı oyuncunun  etkili oyunuyla da önemli bir galibiyet elde ettiler. Bu arada maça damgasını vuran bir başka oyuncu da pasör Arzu oldu. Sezon başından bu yana sıkıntılar yaşayan Arzu, sonunda yanında iyi oyuncular bulunca rahatladı ve smaçörleri istediği gibi yönlendirme şansını da yakalamış oldu.

Bu güzel galibiyete karşın  Beşiktaş’ın manşet sıkıntısının devam ettiğini, 4’den oynayan Maria’nın takıma fazla bir katkısı olmadığını da eklemek zorundayım.

 

TELEKOM ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDIYOR

 

Hemen hemen her yazım da Telekomlu oyuncular beni kendilerinden söz etmem için adeta zorluyorlar. Bu hafta da İller Bankası’nı hem de 3-0 gibi net bir skorla yenerek gündeme oturdular. 

Maçı izleme şansım olmadı. Ama eminim ki geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi yine canla başla, kapasitelerinin üstüne çıkarak oynamışlardır. Yoksa İller gibi bir takımı 3-0 yenmek  her baba yiğitin harcı değil.

 

BEŞIKTAŞ, MARMARA’YI YENDI

 

Kümede kalma mücadelesi veren iki takımın karşı karşıya geldiği maçta Beşiktaş, Marmara Koleji’ni 3-2 yenerek 3. galibiyetini aldı. Bu maçı kazanmalarına karşın Siyah-Beyazlılar için ligde kalma umutları hala çok uzakta.

Cumartesi günü Burhan Felek de, zirve yarışının 3 iddialı takımı peş peşe seyircinin önüne çıktı.

İlk maçta Fenerbahçe, Ziraat Bankası’nı  misafir etti. Zevkli bir mücadele oldu. Ancak Ankara ekibi yorgun bir görüntü çizdi. Hüseyin, Fatih ve Beduline her zaman olduğu gibi takımın  yine itici güçleriydi. Ancak Ziraat’ın köşelerden zaman zaman yüksek toplarla oynaması rakip bloklara kolaylık sağlıyor. Eğer Hüseyin smaçörleri biraz daha yatık toplarla hücuma sokarsa işleri kolaylaşacak, çok daha rahat sayı üretebilecek.

Arkas maçı sonrası hakemlere yaptıkları itirazlar nedeniyle antrenör Deniz Esinduy ve  libero Atilla’dan yoksun sahaya çıkan Fenerbahçe ise, iyi mücadele etti. Oyuncular maça ortak olmak için çaba sarfettiler ama güçleri ve kapasiteleri Ziraat Bankası’ndan bir setten daha fazlasını almaya yetmedi.

 

SSK, GALATASARAY’DAN ZOR SIYRILDI

 

Günün ikinci karşılaşmasında Galatasaray, SSK’yı ağırladı. İlginç bir maç oldu. Sarı- Kırmızılı takım iyi mücadele etti. Ama sonunu getiremedi ve  3-2 yenilmekten kurtulamadı.

Sahanın iyileri Galatasaray da Selçuk, Chmil, Bekir, SSK’da ise, Erkan, Maric ve Ouchakov du.

 

ARÇELİK SON SET ZORLANDI

 

Zirve yarışının diğer bir adayı Arçelik de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile oynadı. İlk iki seti rahat kazanan Arçelik, 3. sette oyuna çok asılan Belediye karşısında çok zor anlar yaşadı. Bir ara Belediye 21-18 öne geçmeyi başardı. Ancak bu 3 sayılık farkı koruyamadı ve 23-24 geri düştü. Arçelik maç sayısı attı, Belediye bırakmadığı gibi, üst üste 4 kez set sayısı servisi atma şansını yakaladı ama olmadı. 28-29 da Arçelik tekrar maç servisi atma şansını yakaladı. Ne var ki Belediye yine direndi.  Ancak sonunda Arçelik 5. kez attığı maç servisini değerlendirerek seti 31-33 kazandı ve sahadan 3-0 galip ayrılmayı başardı.

Geçtiğimiz hafta sitemizin forum köşesine yazı gönderen okurumuz bana sitem etmiş ve Tokat Belediyesi oyuncularından söz ederken neden libero Alper’e değinmediğimi sormuş.

Sayın Candan, Tokat Belediyesi’nin liberosu Alper’i herkes gibi bende beğeniyorum ve onun takıma ne kadar fazla katkı sağladığını da görüyorum. O gün Tokat ile ilgili yazdığım yazıda onun adını gerçekten unutmuşum. Bunda her hangi bir art niyet  olmadığını bilmenizi isterim. Zaman zaman yaptığım  bu tür hataları da umarım hoşgörüyle karşılarsınız.

Bu hafta da yazımın sonuna geldik. Hepinize kaliteli, voleybol dolu günler dileyerek, hoşçakalın diyorum.     

 

 

A  L  E  V     A  N  A  K  Ö  K