İSTATİSTİKLER

 

 

Bu sezon sizlere elime geçtikçe bazı maçların istatistiklerini veriyorum. Zaman zaman Burhan Felek de karşılaştığım kişiler veya telefonla arayan dostlarım bu istatistikler konusunda çeşitli sorular soruyorlardı.

Birkaç haftadır onların sorularına bu satırlarda cevap vermeyi düşünüyordum ama değişik nedenlerle bunu bir türlü gerçekleştiremedim. Son olarak “Dallas” rumuzuyla forum sayfasına yazılar yazan arkadaşımızın bu konuda bir sitemi olunca yanıt vermem de hızlandırılmış oldu..

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, ben maçlarda herhangi bir istatistik tutmuyorum. Bu verdiklerim bazı takımların kendi maçlarındaki istatistiki bilgileri içeriyor.

Biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden 2 bayan, 2 erkek ekibimiz maçlarında CEV’in isteği doğrultusunda istatistik tutmak zorundalar.

Ayrıca Türkiye Ligi’nde mücadele eden takımlarımızın da istatistik tutmaları gerekiyor. Ancak bir kaç kulüp dışında buna ligimizde bu sezon pek uyulmuyor. Ama önümüzdeki yıl bu bir zorunluluk olarak ortaya çıkacak.

İşte zaman zaman benim sizleri bilgilendirmek için bu satırlara taşıdığım istatistikleri kulüplerden alıyorum. Yani Eczacıbaşı’na, Güneş Sigorta’ya Arçelik’e veya diğer bazı kulüplere ait istatistikleri oynadıkları maçlardan sonra istiyorum. Onlarda beni kırmayınca, aldıklarımı sizlerle paylaşıyorum. 

Öncelikle bunu sizlere ileteyim. Sonra da diğer sorulara yanıt vermeye çalışayım.

Aslında benim de istatistik konusunda geniş bir bilgim yok. Onun için size belki burada yazacaklarım biraz yüzeysel gelebilir. O zaman daha ayrıntılı bilgi için bu işin ustalarına sorularınızı yöneltmeniz gerekecek.

Yaygın olarak tutulan iki istatistik çeşidi var. bunlardan biri CEV’in istediği “Data Volley” ’in şablonu, diğeri ise “VIS”.

Takımlarımızın Avrupa Şampiyonlar Ligi maçları için tuttukları istatistik Data Volley’in.

Ancak bunlarında çeşitleri ve açılımları var. Benim bu köşede size yansıttığım, CEV’in istediği istatistik veriler. Ne var ki bazı kulüplerimizin elinde ki “Data Volley” programlarında da farklıklar var. Onlar, CEV’in istatiklerinin çok ötesinde, yani çok daha detaylı ve ilginç veriler elde ediyorlar. Size yansıyan bölümü ise fazla detaylar içermiyor. Ama sonuçda CEV’de bunu istiyor.

Gelelim sizlerle paylaştığım istatistiki değerlere;

Burada bir parantez açayım:

CEV’in istediği ve şu anda gündemde olan istatistikleri ben de yeterli bulmuyorum. Birçok eksiği olduğunu, hatta gerçek değerlere ulaşılamadığını düşünüyorum. Bu konuda birçok kişi de benimle hemfikir. Hatta A Erkek Milli Takım Antrenörümüz Kenan Bengü, CEV’e bir yazı göndererek bu ele alınan değerlendirmenin yeterli olmadığını ve  liberoların da bu tabloda yer almaları gerektiğini vurgulamış. CEV’den gelen cevapta, bu konuda çalışmaların yapıldığını ve gelecek sezon için farklı değerlendirmelerin Data Volley’in Ana Maç Raporu’nda yer alabileceğini belirtmişler.

Devam edelim;

Bu istatistiki bilgilere şöyle ulaşılıyor:

Bir takımın oyuncularının aldığı veya kaybettiği sayılar bu istatistiklere yansıyor. Yani bir oyuncu kaç servis atmış, kaç hata yapmış ve kaç sayı almış bunu görebiliyorsunuz.

Ama attığı servisin başka değerlerini görebilmeniz olası değil. Sadece sayılar ele alınıyor. Öte yandan atılan servisin iyi mi, kötü mü olduğu hakkında bir bilgi elde edinemediğiniz içinde bazen çelişkiler yaşıyorsunuz.

Eczacıbaşı- Azerrail maçından 3 oyuncu örneği:

 

                                      S E R V İ S

Tot          Err          Pts

Özlem                     9             1             -

Çiğdem                20            1             -

Natalia                   17           -              1

 

Öte yandan servise karşı manşetlerdeki değerlendirmede, topun manşet alındıktan sonraki 3 değeri var.

1- Direk hata

2- Manşet, pasörün istedigi yere ulaşmışsa “Excellent” değerlendirmesine giriyor. (Buna birinci bölgeye gelen manşet, birinci tempo manşeti gibi isimler veriyorlar. Bizim antrenörler ve sporcular arasındaki konuşmalarımızda bunu genelde “Nokta manşet” olarak söylüyoruz.) 

3- Top, pasörün istediği yere (Fileye yakın) çıkmamış ama hücumu yapılabilmişse o da yüzde değerlendirmesi içine giriyor. Ancak bu topun fileden en fazla 4 metre uzakta olması, hücum yapılabilmesi gerekiyor. Top oyunda kalıyor ama hücumu yapılamıyorsa bir değer ifade etmiyor.

İşte burada sıkıntılar başlıyor. Bazı istatistik tutanlar manşetten çıkan topun düştüğü yeri farklı şekillerde değerlendiriyor, o zamanda hatalar başlıyor. Hatta ayni maçta iki takımın istatistiki bilgilerinin birbirini tutmadığı anlar bile oluyor. Böylece yüzdeler şaşıyor, excellentlar farklılaşıyor. Bir gün denk gelirse bunu da sizlere yansıtacağım.

 Yukarıda sözünü ettiğim bu 3 değerin oyuncu bazında tabloya yansıması şöyle oluyor:

 

      R E C E P T İ O N

                                Tot          Err          Pos%    Exc%

Natalia                   25           1             88%      72%

Çiğdem                 28            2             89%      71%

İzolda                     20           4             75%      50%

 

Hücumdaki değerlendirme 4 bölümde ele alınıyor:

1- Yapılan atak sayısı 

2- Yapılan hata

3- Blokta kalan atak

4- Alınan sayı

Bu dört değerlendirmenin ayrıca yüzdesi ele alınıyor. Yine örnekleyeyim.

                                               

                                             A T A K

                                Tot          Err          Blo          Pts          Pts%

Özlem                    17           -              -              10           59%

Natalia                   28           2             3             6             21%

Mesude                  36           5             -              19          53%

Çiğdem                  23           -              1             10          43%

 

Blok için iki değerlendirme yapılıyor.

1-    Hata (Bu oyuncunun yaptığı file hatası olarak ele alınıyor. Blok yerleºim hatası, bloğa  çıkamamak,  bloktan seken top, blok avut gibi değerler yok.)

      2-   Bloktan alınan sayı.

 

Yine oyuncu örneğiyle vereyim:

 

                                        B L O K

                                       Err      Pts

Özlem                            1         1

Natalia                           -              3      

Mesude                          -              4

Çiğdem                          -              1

 

Maç sonunda oyuncuların aldıkları ile verdikleri sayılar birbirinden çıkarılıyor ve sonuçta o sporcunun karşılaşma içindeki değerlendirmesi ortaya çıkıyor.  Ben bugüne kadar istatistiklerde bu bölüme yer vermedim. Ama sizlere yine Eczacıbaşı - Azerrail maçının sayı değerlendirmesini örnek olarak yazayım. (Bir kaç hafta önce bir eleştiriye yanıt verirken şöyle bir cümle kullanmıştım.)

Bazen insanın gözü yanılabiliyor. Bir oyuncu hakkında değerlendirme yapıyorsunuz ama o arada elinize  bir istatistik geçiyor ve o oyuncunun değerlerinin sizinkiyle farklı olduğunu görüyorsunuz. Böylece gözüm amma yanılmış diyebiliyorsunuz

İstatistikte işte bu bölüm sanki bana doğruları yansıtmıyormuş gibi geliyor. Tabii bu benim düşüncem. Ama yine tekrar ediyorum CEV’in değerlendirmesi böyle.

Gelin bu konuda da bir örnekleme yapayım:

 

                                      P O İ N T S

                                Tot          Bp           W-L       

Özlem                    11           4              +9

Natalia                   10           2               +4

Mesude                  23           7              +16

Çiğdem                  11           4              +7

 

Açılımı:

 

Tot:         Toplam sayı,

Bp:          Çevirdiği servis

W-L:      +,  - değeri (total verimi)

 

Şimdi;

Maçın  en iyi oyuncusu + 16 ile Mesude görünüyor. Bu değeri nasıl almış?

Hücumda 19 sayı kazandırmış, 5 hatası var, 10 servis atmış 2 hatası var. Ayrıca bloktan 4 sayı almış. 19+4= +23.

Atakta 5 hatası ve iki servis kaçırmış toplam hatası: 7

+23 den, -7 çıktı. Geriye +16 kaldı. İşte değer bu.

 

Ancak maçın kahramanı görünen Mesude’nin servisten hiç sayısı yok. Hiç manşet almamış ve sadece hücum yapmış, 4 bloktan sayı almış.

 

Diğer taraftan Çiğdem’in sayı toplamı + 7. Mesude’den 9 sayı eksik. Ne varki Çiğdem’in maç içinde fonksiyonu çok daha farklı. 20 servis atmış 1 sayı kazandırmış. Servise karşı 28 manşet almış, 2 hata yapmış, yüzdesi 89. Exc: %71 gibi çok iyi bir performansa ulaşmış. Bu arada 23 atak yapmış, 10 sayı kazandırmış, bloktan 1 sayı almış. Ama toplam değeri +7.

 

İşte iki oyuncunun istatistik değerleri böyle. Şimdi oyunun geneline bakın. İki oyuncunun görevlerini ve yaptıkları işleri bir düşünün ve bu istatistik tablosunun  çok doğru bir değerlendirme olup olmadığı konusunda kararınızı verin.

 

Peki biz gazeteciler bu istatistiklere bakıp iki oyuncuya nasıl not vermeliyiz.?

Bunlar  sadece örnekler. Lütfen iki oyuncu arasındaki istatistiki kıyaslamayı başka yerlere çekmeyin.

Bu arada “Peki bu istatistikler doğru tutuluyor mu?” diye bir soru daha yöneltebilirsiniz. Ancak bunun doğruluk derecesi konusunda kesin bir yargıya varmak zor. Bazen tutan arkadaşlarımız da hata yapabilirler ama bu, servise karşı manşet dışında en fazla 2-3 yanlış değerlendirmenin üstüne çıkmaz. Çünkü bu konuda sezon öncesi seminerler yapıldı. Şampiyonlar Ligi’nde oynayan takımların istatistikçileri ise, CEV’in daveti üzerine yurt dışına gittiler ve orada da seminerlere katıldılar. Tüm bunlara karşın yine de “Yanlış tutuluyor” düşüncesi içindeyseniz benim yorum yapmam yanlış olur.

Bu arada yine bir not düşeyim. Bana istatistik tutanlar bu şekilde anlatıyorlar. Ancak yukarıda da değindiğim gibi servise karşı manşetlerde farklar  var. Bu nedenle biraz daha genelleme yapmak zorunda kaldım. Yani ortak noktayı yakalamaya çalıştım.

 

Data Volley’in dışında bir de VIS var demiştim. 

Bu program, Dünya Şampiyonaları’nda, Olimpiyatlarda hatta Avrupa Şampiyonası Finalleri’nde uygulanıyor. (Bu arada bir hatırlatma; Eylül ayında ülkemizde yapılacak olan Avrupa Bayanlar Şampiyonası Final maçlarında bir değişiklik olmazsa VIS istatistik programı uygulanacak.)

İşte takımlarımızın tuttuğu  istatistikler böyle. Bende bunları zaman zaman sizlere yansıtıyorum. Şampiyonlar Ligi’nde ekiplerimizin oynadığı maçların istatistiklerini sizlere fırsat buldukça yazacağım. Bazen de ligimizde zirve mücadelesi yapan ekiplerin maçlarından istatistikler elde edebilirsem bunları da sizlerle paylaşacağım. Umarım ilginizi çekiyordur.

 

AVRUPA MÜCADELESİ SÜRÜYOR

 

Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden 4 takımımız geçtiğimiz hafta gruplarındaki ikinci maçlarını oynadılar. Ne var ki hiçbiri istediğimiz sonucu çıkaramadı. Yani 4 maçın hepsini de kaybettik.

Ben İstanbul da oynanan Güneş Sigorta-Tenerife (İspanya) ve Erdemirspor-Kerakoll Modena maçlarını izleme şansını yakaladım. Ama iki karşılaşmayı da takımlarımız kaybedince açıkçası burukluk yaşadım.

Aslında gerek Güneş Sigorta, gerekse Erdemirspor gerçek güçlerini ve oyunlarını sahaya yansıtabilselerdi sonuç farklı olabilirdi. Ama iki ekibimizin oyuncuları da iyi bir günlerinde değillerdi.

Özellikle Güneş Sigorta mücadeleye çok kötü başladi. Servise karşı manşet hataları hücumda sıkıntılar doğurdu. Aysun’un tüm direncine karşın ilk iki set 18-25, 18-25 gidiverdi. 2-0 dan sonra oyuncularımızın akılları başlarına gelmiş olmalı ki, roller değişti. Etkili servisler ortaya çıktı. Manşetler düzeldi, hücumdan sayılar üretildi ve bunun sonucunda da 25-20, 25-16 alınan iki setle skora denge geldi.

Artık bu hızla maç geliyor diye düşünmeye başlamıştık ki, bir anda takımımız ilk iki setteki görünümüne yine bürünüverdi. Üst üste gelen hatalar sonucunda İspanyol takımı saha değişimini  8-4 ile döndü. Oyuncularımızın bu farkı kapatacak ne direnci, ne de isteği olmayınca maçta elimizden uçup gidiverdi.

Eğer ekibimiz 3. ve 4. setteki istekli ve hırslı oyunlarını 5. sete taşıyabilselerdi kesinlikle mücadeleden galip çıkan taraf olurlardı.

Bu sonuça karşın takımımızın çeyrek final şansı sürüyor. Ama bunu gerçekleştirebilmek için artık daha çok çaba harcamaları ve daha dikkatli olmaları gerekecek.

Bu maçla ilgili istatistiki bilgileri daha fazla üzülmemeniz için detaylamadan vermek istiyorum

 

Servise karşı 91 manşet aldık. 12 hata yaptık. Exc: %25 (Şaşırtıcı bir yüzde). 108 atak yaptık, 17 hatamız var. 10 topumuz blokta kalırken, toplam  50 sayı üretebildik. Yüzdesi 46. (Bu düşük değerlere karşın yine de 3-2 oynadık. İlginç değil mi?. Biraz kıpırdanabilseydik maçı kazanmak işten bile olmayacaktı.).

 

Oyuncuların istatistikleri:

 

Olga: Manşet 17, hata 4, Exc: %24. Atak 19, 3 hata, 2 blokta kalan top, 7 sayı, yüzdesi 37 (Manşetlerin pasörle iyi buluşma yüzdesi çok düşük. Üstelik de arka pozisyonlarda libero Necla ile değişti. 19 ataktan 7 sayı üretebilmesi şaşırtıcı.)

 

Aysun: 28 hücum, 5 hata, 3 blokta kalan top 16 sayı. Yüzdesi 57. (Takımın en iyisi. Bu arada 8 net bloğu var.)

 

Pelin: 27 manşet, 3 hata, Exc: %22. 19 atak, 1 hata, 2 blokta kalan top, 7 sayı, yüzdesi 37.

(Necla ile birlikte takımın manşetteki en büyük dayanağı ama bu maçta kötü bir excellent yüzdesi ile oynadı. Olga gibi o da top öldürmekte çok zorlandı.)

 

Burçin: 13 manşet, 2 hata, 4 atak, 1 hata, 2 blokta kalan hücum 2 sayı, yüzdesi 50. (Hücumda çok az top alıyor. 5 setlik bir maçta ortadan oynayan oyuncu toplam 4 top alıyorsa bunda bir yanlışlık var demektir.)

 

Neslihan: 36 hücum, 6 hata, 3 blokta kalan top, 18 sayı, yüzdesi 50. (Ekibin hücum silahı yüzde elli ile oynuyorsa  maçı kazanmak tabi ki çok zor olur.)

 

Necla: 33 manşet, 3 hata, Yüzdesi 88 görünüyor ama Exc: % 36. (Bu değer bir libero için çok düşük.)

 

Genelde ben Elif’ in iyi oynamadığını düşünüyorum ama bu maçta galiba biraz haksızlık yapmışım. Eğer bir pasörün eline gelen excellent top yüzdesi 25 oluyorsa, doğal olarak onun yapacak birşeyi kalmaz.

 

ERDEMİR KAZANABİLİRDİ

 

Avrupa Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Erdemirspor, Arçelik Spor Salonu’nda Italyan Kerakoll Modena ile oynadığı maçı 3-0 (22-25, 22-25, 22-25) kaybetti.

Takımımız, İtalyan takımının 4 oyuncusundan yoksun (Libero dahil 8 kişi çıktılar. Üstelik de sakatlıkları nedeniyle Arjantinli Santiago Daraidou veBrezilyalı Amaral Dante yoktu.) sahaya çıkması şansını iyi değerlendiremedi. Eğer Erdemir biraz daha dikkatli oynayabilse bu fırsatı çok iyi değerlendirerek çeyrek final için avantaj yakalayabilirdi.  

 

İstatistiklere bakılınca bunu daha iyi anlayacaksınız.

 

ERDEMİR: 68 servis attı, 12 hata yaptı, 6 sayı aldı

MODENA:  73 servis attı, 10 hatası var, 6 sayı aldı. (Arada sadece 2 servis hatası farkı var.)

ERDEMİR: 63 kez servise karşı manşet aldı. 8 hata yaptı, yüzdesi 62, exc: %44

MODENA:  56 manşet, 9 hata, yüzdesi 62, exc: % 46 (Çok az bir fark var.)

ERDEMİR: 81 atak 5 hata, 9 blokta kalan top, 38 sayı, yüzdesi 47. Bloktan 7 sayı.

MODENA:  76 atak, 6 hata, 7 blokta kalan top, 38 sayı, yüzdesi 50. Bloktan 9 sayı

İşte bu kadar küçük nüanslarla giden bir maç. Yanmayalım da ne yapalım?

Şimdi 4 takımımız Salı ve Çarşamba günü gruplarında ki 3. maçlarını oynayacaklar. Şu ana kadar 8 karşılaşmadan hiç galibiyet çıkaramadık. Bu kez de ekiplerimiz yenilgi ile haftayı kapatırlarsa, çeyrek final şanslarını yitirecekler.

 

CEV DE KURALAR ÇEKİLDİ

 

Cev de 2. tur grup maçlarını birinci olarak tamamlayan Yeşilyurt, Karşıyaka ve Ziraat Bankası’nın çeyrek finaldeki rakipleri  belli oldu.

Bu turda Yeşilyurt ilk maçını deplasmanda İtalyan Teodora Ravenna ile oynayacak. Rövanş bir hafta sonra Istanbul da. Ravenna biliyorsunuz ikinci turda Kocaelispor ile ayni gruptaydı ve ekibimizi 3-0 yenmişti. Şimdi Yeşilyurt ile eşleşti. Kadrosunda birçok yabancı oyuncu olmasına karşın, bu takımın ligde son sıralarda yer alması ilginç. Ancak Kocaelispor Antrenörü Reşat, Ravenna’nın grup maçlarında iyi oynadığını ve sert bir takım olduğunu belirtiyor.

Eğer Yeşilyurt, bu takımı elerse, yarı finalde karşısına Asystel Volley Novara (İtalya)-Bank Poczlowy (Polonya) maçının galibi gelecek.

İspanyol Caja de Avila ile eşleşen Karşıyaka ilk maçını deplasmanda oynayacak. Ekibimiz bu turu geçerse yarı finalde rakibi Metal Galatı (Romanya)-Universitet Belgorod (Rusya) karşılaşmasının galibi olacak.

Çeyrek Final de Belerus GVC Gomel ile eşleşen Ziraat Bankası ilk maçını Ankara da oynayacak.

2. tur grup maçlarında Kometa Kaposvar (Macaristan), Lase Riga (Latviya) ve Azerneft Baku (Azerbaycan) takımlarını yenerek Ziraat ile eşleşen Gomel karşısında ekibimizin tur şansının olduğunu düşünüyorum. 

Eğer Ziraat Bankası bu turu geçerse, yarı finaldeki rakibi Izumrud Ekaterinburg (Rusya)-Sisley Treviso (İtalya) maçının galibi olacak.

 

 

LİGİN İKİNCİ DEVRESİ BAŞLADI

 

Türkiye Bayanlar ve Erkekler 1. Voleybol Ligleri’nin ikinci devresi Cuma günü başladı.

Toplam 13 maçın oynandığı haftaya damgasını vuran mücadeleler bayanlarda, Galatasaray-Numune İnterfarma, Yeşilyurt-İller Bankası, SSK-Türk Telekom, erkeklerde ise, Beşiktaş-Galatasaray, Fenerbahçe-İstanbul B. Belediyesi ve İzmir’ deki Arkas Saint Joseph-Erdemirspor  karşılaşmalarıydı.

Cuma günü İstanbul da oynanan iki bayan maçını izleme şansım oldu.

 

İlk maçta Galatasaray, Numune İnterfarma’yı 3-1 yenerek ikinci yarıya iyi bir başlangıç yapmış oldu. Sarı-Kırmızılı takım nihayet gerçek gücünü sahaya yansıtmaya başladı.       

İyi servis atıyorlar, hücumları etkili. Ortadan oynadıkları bölümlerde çok kolay sayılar buldular. Victoria, özellikle de Julia çok iyi oynadı. Bu ikilinin öne geldiği pozisyonlarda Galatasaray hem iyi hücum yaptı, hem de  bloktan sayılar topladı. Nihal smaçörleri akıllı kullanarak rakip bloğu etkisiz kılınca maç da geliverdi. Ancak Sarı-Kırmızılı ekibin hala manşet sorunu var.

Numuneye gelince; iki Brezilyalı oyuncu almışlar. Elisangela güçlü bir smaçör. Sayıların çoğu onun hücumlarından geldi.  Ama diğer Brezilyalı iyi değil. Ancak yeni geldiği için yine de tam bir yorum yapabilmek için beklemek gerekir.

 

GÜNEŞ SIGORTA, KOCAELI ENGELİNİ AŞTI

 

Günün ikinci maçında Güneş Sigorta, Kocaelispor’u son set dışında zorlanmadan geçti.

Körfez ekibi uzun bir takım ama buna karşın file üstünde beklenen performansını gösteremedi. Bunun iki nedeni olabilir. Birincisi takımın manşet düzeninin üstüne kurulduğu Betül’ün ameliyat olması ve sahadaki yerini alamaması.

İkincisi de bir hafta önce CEV Kupası grup maçlarında istediği sonucu elde edememesinin verdiği moralsizlik.

Güneş Sigorta bunu çok iyi kullandı. Aysun-Neslihan ikilisinin hücumda, libero Necla’nın manşet ve defanstaki iyi oyunlarıyla set vermeden haftayı kapatmış oldular.

 

ERKEK MAÇLARI KEYİF VERDİ

 

Cumartesi günü oynanan erkek maçlarında heyecan adeta doruktaydı. Gerek Beşiktaş-Galatasaray, gerekse İstanbul B.Belediyesi-Fenerbahçe karşılaşmalarında seyirci hop oturup hop kalktı.

Günün ilginç olayı ise, Arçelik ile yollarını ayıran Alexandre Kilimkine’nin Galatasaray formasıyla Beşiktaş’a karşı oynamasıydı.

Bu transferle güçlenen Sarı-Kırmızılılar ezeli rakiplerini 3-1 yenerek 4. galibiyetlerine ulaştılar ve 10’uncu sıraya yükseldiler.

Günün Burhan Felekdeki ikinci maçında ise, İstanbul B.Belediyesi-Fenerbahçe mücadelesinden galip çıkmayı başaran Sarı-Lacivertli takım oldu. 3-2 kazandıkları bu maçla Fenerbahçe galibiyet sayısını 5’e çıkarmayı başardı. Belediye ise, 4 galibiyette kaldı.

Bir ilginç karşılaşma da İzmir’ de yaşandı. Son sıralardan kurtulmak çabası içindeki Arkas Saint Joseph, Erdemirspor’a 5. sette teslim oldu ve umudunu gelecek maçlara bıraktı.

Bu arada Arçelik, ameliyat olan Erdal’dan yoksun sahaya çıkan Rize Fındıklıspor’u 3-0 yenerek, Tokat Belediyesi’ne set kaptıran Ziraat Bankası’ndan liderliği aldı.

Öte yandan SSK da, Bursa da Emniyet’i 3-0 geçerek haftayı 2 puanla kapattı.

 

YEŞILYURT-ILLER BANKASI

 

Bu hafta bayanlarda sonucu merakla beklenen maçların başında Yeşilyurt-İller Bankası karşılaşması geliyordu.

Ne var ki beklenen mücadele olmadı. Yeşilyurt’un CEV’deki grubu birinci bitirerek çeyrek finale çıkması oyuncuları hem çok yormuş, hem de iyice rahatlatmış. Bu nedenle tüm karşılaşma boyunca isteksiz bir oyun ortaya koydular. Servise karşı manşet problemini bir türlü çözemediler. Manşetten iyi çıkmayan topları pasör Pelin de smaçörlere istedikleri gibi atamayınca sayı almak zorlaştı. Bu arada  köşelerden açık ve yatık toplarla hücum eden İller Bankası karşısında, ya yerleşim hataları nedeniyle, ya da geç kaldıkları için blokları da iş yapmayınca yenilgi kaçınılmaz oldu.

 

İller Bankası’na gelince;

Takım olarak iyi oynadılar. Rakibin hatalarını çok iyi değerlendirerek kolay sayılara ulaştılar. Melis sahanın en etkili oyuncusuydu. Tüm manşeti topladı, defanstan toplar çıkardı. Hücumda takımının itici gücü oldu. Kısacası Ankara ekibi bu iyi oyununun semeresini de güzel bir galibiyetle almasını bildi. 

 

LİG SİSTEMİ ÖNERİLERİ

 

Geçtiğimiz haftalarda voleybolumuzun yeniden yapılanabilmesi ve genç oyuncuların takımlarında daha çok oynama şansı bulabilmeleri amacıyla küme düşmenin bir veya iki sezon durdurulması  için çaba harcadığından söz etmiştim. Bu girişimler sürüyor. Ancak federasyonun bu konuya sıcak bakıp bakmadığı belli olmadığı için kulüpler, ligde kalmak için adeta yabancı oyuncu alma yaşına girdiler. Böylece  kulüplerin girişimlerinin gecikmesi emekli yabancı oyunculara yaradı. “Denize düşen yılana sarılır” misali herkes açığını kapatmak amacıyla önüne çıkanı transfer etti. Bir iki hafta oynattılar, baktılar işler iyi gitmiyor, bu kez onları serbest bırakıp yeni oyunculara yöneldiler. Böylece voleybolumuz da bir garip kaosun içine itiliverdi.

İnsan, iyi niyetli ve gerçekten voleybola katkı sağlayacağına inanılan bu girişimin nasıl bu noktaya geldiğine şaşmaktan kendini alamıyor.

Şimdi kaybolan zamana mı yanalım, emekli ve ikinci, hatta üçüncü sınıf yabancı oyuncuların voleybolumuzu istilasına mı şaşalım, gençlerin önünün kapanması nedeniyle arkasından bakakaldığımız zamana mı üzülelim, yoksa  uçup giden dolarların sıkıntısını mı yaşayalım? Bilemiyorum.

Neyse, ben yine de “Zararın neresinden dönülürse dönülsün kardır.” Düşüncesinden hareketle yine de küme düşmenin dondurulması için yapılan girişimleri destekliyorum. Ama kaybolan zamana da hayıflanmadan kendimi alamıyorum.

Bu arada “eğer küme düşme dondurulursa, gelecek sezonlarda liglerimiz nasıl oynanmalı? Nasıl bir sistem ülke voleybolu’na yararlı olur?” diye düşünenler sistemler üzerine çalışmalarını sürdürüyorlar. İşte bunlardan birini bana ulaştırdılar. Bende sizlere ilk öneri olarak yansıtmak istiyorum. Bu örneklerin zamanla çoğalacağını da düşünüyorum. Sonunda iyi ve yararlı bir sistem önerisi federasyona da olumlu gelebilir.

 

ÖNERİLER:

 

1. OLASILIK

 

Küme düşme dondurulsun. 1. Lig 16 takım olsun.

16 takım önce 1 devreli lig  oynasın. Elde edilecek sıralamaya göre ilk 8 ile, geriye kalan 8 takım iki gruba ayrılsın. Ve iki grup içinde yer alan takımlar iki devreli yeni bir lig oynasınlar. İlk iki sırayı alan takımlar Şampiyonlar Ligi’nde, diğer 3 takımda  CEV’de ülkemizi temsil etsin. (Türkiye Kupası kaldırılsın.)

İkinci grubun son iki sırasını alan takımlar 2003-2004 sezonunda küme düşsün, ikinci ligden iki takım yükselsin.

 

2. OLASILIK

 

16 takımlı 1 devrelik lig sonunda ilk 8 ile, son 8 iki gruba ayrılsın.

1. gruptaki ekipler:

1-8, 2-7, 3-6, 4-5 olarak eşleşsinler ve 3 maçlı seri oynasınlar.

Bu maçlar sonucunda  1-8, 4-5 ile 2-7, 3-6 dan tur atlayanlar (1-4, 2-3) tekrar 3 maç üzerinden kozlarını paylaşsınlar. Kazananlar 5 karşılaşma oynayarak şampiyonu belirlesinler, kaybedenler 3 maç üzerinden 3.’lük için karşılaşsınlar.

2 gruptaki 8 takım iki devreli lig oynasınlar, iki takım düşsün.

 

3. OLASILIK

 

Bir önceki yılda alınan derecelere göre, takımlar 1,3,5,7,9,11,13 ve 2,4,6,8,10,12,14 olarak ayrılsınlar. 2. ligden çıkan 1. takım çift sayılardan oluşan grupta, 2. olan tek sayılardan oluşan diğer grupta yer alsın.

Gruplar kendi aralarında iki devreli lig oynasınlar. İlk 3 sırayı alan 6 takım yeni bir grup oluştursun. Bunlar  kendi aralarında play-off oynasınlar.

Geriye kalan 10 takım 2 devreli lig oynayıp sıralamayı belirlesinler. Son iki takım küme düşsün.

 

Hadi bakalım sıra sizde. Yeni önerilerinizi bekliyorum.

 

Bu haftalık da bu kadar. Tüm günleriniz kaliteli maçlarla dolu geçsin.

 

Hoşçakalın.

 

 

 

A   L   E   V           A   N   A   K   Ö   K