BAYRAMDA VOLEYBOL

 

Öncelikle tüm voleybol dostlarının geçmiş bayramlarını kutlarım. Geçen haftaki yazımın sonuna bayram mesajını eklediğimi sanıyordum. Ancak yazı salı günü ekrana yansıdığında bu önemli günleri unuttuğumu gördüm. Onun için yazıma böyle başladım.

Aslında bayram biz voleybol yazarları için çok yoğun geçti. Arife günü Eczacıbaşı-Azerraıl Baku mücadelesini izledik. Bayramın birinci günü Ankara'da oynanan SSK-Lokomotıv Belgorod maçını seyrettik. (Bu arada televizyondan yaptığım yorum için Sayın Ahu Dilan Sönmez'in forum sayfalarımızda çıkan nazik düşünceleri için teşekkür ederim. İnsanın arada sırada güzel eleştiriler alması hiç de fena olmuyor.)

İkinci günümüz dönüş yolunda geçti. Akşam ise, CEV Kupası'nda oynanan maçların sonuçlarını gazetelerimize bildirebilmek için telefon başında saatleri tükettik.

Bayramın üçüncü günü, yani cumartesi, bu kez CCN de Metin Görgün'ün her hafta yayınlanan voleybol programına Dünya Baltacıoğlu ile birlikte katıldık. Gidiş ve dönüşde yaşadığımız yoğun trafiğin bizi canımızdan bezdirmesine karşın, iyi olduğunu düşündüğüm bir program yaptığımız için yorgunluk bizi fazla etkilemedi. Saat 20.00 den sonra CEV'de mücadele eden takımlarımızın maçlarının sonuçlarını alabilmek için yine yoğun bir telefon trafiği içine girdik.

Yeşilyurt'dan, Ziraat Bankasi'ndan, Karşıyaka’dan aldığımız erken tur haberleri herşeye değdi doğrusu. Pazar gününün büyük bir bölümünü gazete ve kitap okuyarak, müzik dinleyerek geçirdim. Yani 4 günlük bayram tatilinin son gününün keyfini çıkarmaya çalıştım. Akşam ise, yine takımlarımızın gruplarındaki son maçlarının sonuçlarını alabilmek için çaba harcadım. Ve sonuçta voleybol dolu bir haftayı daha geride bırakmış oldum.

Bayram sonrası voleybol trafiği önce Şampiyonlar Ligi maçlarıyla başlayacak, ardından da liglerimizin ikinci yarısına "Merhaba" diyeceğiz.

 

ECZACIBAŞI VE SSK’YA  ÜZÜLDÜK

 

Yaşadığımız yoğun haftanın maçlarına Eczacıbaşı-Azerrail Baku maçıyla başlayayım.

Yıllarca ülkemizde antrenörlük yapan Faig Garayev'in (Bizde Faik Karayev olarak biliniyor) takımının oyun tarzını ve bu arada yine Türkiye 'de çeşitli takımlarımızda görev yapan Alla Hasonova, Oksana Parkhomenko, Oksana Mammadyarova ve gelinlerimiz Yelena Shabovta (Söz) ile İnessa Korkmaz'ın ortaya koyacakları oyunu çok merak ediyordum.

Garayev'in ekibi beklediğimden farklı çıkmadı. İyi defans yapan, çabuk oynamaya çalışan bir takım Azerrail. Özellikle önde hücum yapan oyuncuların değişik giriş zenginliklerini keyifle izledim. Bu arada sadece bizler değil, Eczacıbaşılı oyuncularda maçın büyük bir bölümünde onların çabuk oyunlarını seyretmekle yetindiler. Böyle olunca da kazanabilecekleri bir mücadeleyi kaybetmiş oldular.

Maça geçmeden biraz öncesine gitmekte yarar var. Öncelikle Şampiyonlar Ligi kuraları çekildiğinde Eczacıbaşı’nın çok zorlu bir gruba düştüğünü ve buradan çeyrek final kapısını aralamasının zor olduğunu düşünmüştük. Bizler gibi Eczacıbaşılı yöneticilerde aynı şeyi düşünmüş olsalar gerek, yabancı oyuncu transferi konusunda eski yıllara oranla farklı bir uygulamaya gittiler ve takımı sırtlayan o büyük oyuncular yerine Bulgaristan’dan (Almasalar daha iyi olurdu, hiç değilse yorumlarda yabancı oyuncusuz cümlesini kullanırdık) sıradan bir voleybolcu aldılar.

Bunun gerekçesini de, 2003 yılında A Bayan Milli Takımımızın Ankara’ da oynayacağı Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne kendi takımlarında oynayan oyuncuların daha iyi hazırlanması olarak gösterdiler.

Bu düşüncede belki haklıydılar ama haftalar ilerleyip takım kadroları ortaya çıkmaya başladığında bunun doğruluğu tartışılır hale geldi. Hele Azerrail takımıyla yaptığımız ve 3-1 yenildiğimiz maçı gördükten bunun iyi bir tercih olmadığı ortaya çıktı.

Eğer Eczacıbaşı daha önceki yıllarda olduğu gibi İltchenko, Artamonova, Chachkova, hatta geçen sezon pek beğenmediğimiz Godina gibi bir smaçör transfer edebilseydi, Baku’yü kesinlikle yener ve eski gücünde olmayan Uralochka ile, hatta İtalya liginde 5. sıralarda dolaşan Modena ile başabaş bir mücadelenin içine girerdi. ( Eczacıbaşı'nın bu sezon ki yabancı oyuncu tutumu antrenör Mehmet Bedestenlioğlu'nun şanssızlığı olsa gerek.)

Avrupa da bile az bulunur bir fiziki üstünlüğe sahip Eczacıbaşı'nın yenilmesi gerçekten üzücüydü. Evet, Azerraıl hızlı oynuyordu, iyi defans yapıyordu ama hataları da çoktu. Ayrıca blokları ve hızlı oynadıkları için file üstündeki yükseklikleri de fazla değildi.  Onların yüksek olmayan atakları iyi bir yerleşme ve iyi bir top takibi ile bloklarla çok kolay yok edilebilirdi. Ne var ki takımımız, son sayılarda bir türlü sorumluluk yüklenip topu öldürecek bir oyuncuyu bulamadığı için sonuca da gidemedi. Bunun en güzel göstergesi de daha sonra vereceğim istatistik bilgileri olacak. Bu arada 4 setlik mücadelenin sayılarının toplamıda ilginçti. 3-1 biten karşılaşmadaki fark 3 sayıydı.(89-92)

Gerçi bu fark bizim için bir teselli oldu ama sonuçta göz göre maçın kaçtığını söylemeliyim.

Maçın set set gidişini sizlere yazmayacağım. Sadece istatistiki bilgileri vereceğim. Ancak alt alta yazacağım ki değerlendirmeyi daha kolay yapın ve daha çok hayıflanın.

 

Eczacıbaşı: 90 servis attı, 6 hata yaptı 4 sayı aldı.

Azerraıl:     91 servis attı 8 hata yaptı 6 sayı aldı.   

 

Eczacıbaşı: Servise karşı 82 kez manşet aldı. 8 hata yaptı. Yüzdesi 83, Exc: %63

Azerrail:     Servise karşi 84 kez topla buluştu. 6 hata yapti. Yüzdesi: 82. Exc: 61

 

Eczacıbaşı: 120 atak yaptı. 8 hatası, 4'de blokta kalan topu var. 52 sayı aldı. Yüzdesi 43.

Azerraıl:     130 hücumu var. 7 hata yaptı, 12 topu blokta kaldı. 61 sayı üretti. Yüzdesi 47.

 

Eczacıbaşı: Blokta 12 sayı aldı, 2 hata yaptı.

Azerrail:     Bloktan 4 sayı kazandı, 2 hata yaptı.

 

Buyurun bakalım bu veriler sonrası ne düşünüyorsunuz?

Oyuncularında istatistiki bilgilerini vereyim:

 

ECZACIBAŞI:

 

BAHAR: 16 servis, hata yok, 2 sayı, 2 blok. (İyi)

ÖZLEM: 9 servis, 1 hata, sayı yok. Manşet % 50. 17 atak, 10 sayı, yüzdesi 59. Blokta 1 sayı, 1 hata.      (Beklenenin altında. Servisten sayısı olmaması ilginç. Manşet iyi değil. Ayrıca 1.92'lik Özlem'in blokları nerede?)

NATALİA: 17 servis, 1 sayı. 25 manşet, 1 hata, yüzdesi 88. Exc: %72. 28 hücum, 2 hata, 3 blokta kalan top, 6 sayı, yüzdesi 21. (Servisten sayısı az. Manşet yüzdesi çok iyi, ama hücumda sınıfta kalmış.3 blok, ehh işte)

MESUDE: 10 servis, 2 hata, sayı yok. 36 atağı var. 5 hata yapmış, 19 sayı almış, yüzdesi 53. Blok sayısı 4. (Servisten sayısı olmaması düşündürücü. Ataklarda Özlem den sonra en iyi yüzdeyi tutturdu. (53) Ancak bir pasör çaprazının takımına daha çok sayı kazandırması gerekir. 4 blok sayısı fena sayılmaz.)

DENİZ: 13 servis, 1 hata, 1 sayı. 6 kez servise karşı manşet almış, 1 hatası var. Yüzdesi 67. Exc: %33. 11 hücuma karşın 1 hata yapmış, 4 topu ölmüş, yüzdesi 36. 1 bloktan sayısı var. (Servisi etkili olamamış. Manşetlerde topu pasörün istediği yere yönlendirememiş, Exc: 33 olması bunun ifadesi. Hücum yüzdesi de iyi değil.)

KOUNOVA: 4 servis, 1 hata. 1 manşet, hata yok. Yüzdesi 100. 2 hücum 1 sayi, yüzdesi 50, 1 blok hatası. (Az oynadığı için istatistik değerleri düşük.)

ÇİĞDEM: 20 servis, 1 hata. 28 manşet, 2 hata, yüzdesi 89. Exc: %71. 23 atak, 1 kez blokta kalmış, 10 sayısı var. Yüzdesi 50. Blok 1. (Servis hatası yok denecek ölçüde. Ancak sayı alamaması bu becerisini biraz gölgelemiş. Manşetleri çok iyi. Natalia ile birlikte takımın tüm yükünü çekmişler. Ne varki hücum da fazla etkili olamamış. Çiğdem gibi bir oyuncu için yüzde 43 iyi bir performans değil.)

İZOLDA: Servise karşı 20 kez topla buluşmuş, 4 hatası var. Yüzdesi 75. Exc: %50. (İyi bir libero için manşet değerleri göz doldurmuyor. 4 numara oyuncularının altında bir yüzdesi var. Özellikle bu tür maçlarda takımına daha çok katkı sağlamak zorunda.)

 

Gruptaki ikinci maçını salı günü Rusya da Uralochka ile yerel saatle 19.00 da oynayacağını yazıya ilave ederek, Eczacıbaşı’nı noktalayalım.

 

SSK-LOKOMOTİV BELGOROD

 

Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez mücadele etmesine ve seyirci avantajını arkasına alamamasına karşın, (İstanbul gibi Ankara'da da seyirci artık voleybolu unutmuş. Avrupa’nın en iyi takımları arasında gösterilen Rus ekibini bu kadar az kişinin izlemesi şaşırtıcı. Öte yandan altyapı antrenörleri herhalde bayram tatilinde oldukları için oyuncularını salona getirip onlara görsel bir ders vermek fırsatını kaçırdılar.) SSK güçlü rakibiyle zaman zaman çok iyi mücadele etti. Ama Türk Sporu’nun istikrarsızlığının burada da ortaya çıkması nedeniyle rakibini yenme fırsatını biraz da basit hatalardan kaçırdı.

Maça gelirken Şampiyonlar Ligi'nin Final Four adayı Lokomotiv'in SSK'yı zorlanmadan yeneceğini tahmin ediyorduk. Rus takımı oyuncuları da her halde bizim gibi düşünmüş olmalılar ki, karşılaşmaya çıktıklarında kendilerinden çok emin tavırları açık bir şekilde gözleniyordu. Ancak mücadelenin ilk seti bittiğinde işin şakaya gelir tarafının olmadığını anladılar. Ondan sonra işi ciddiye aldılar ama yine de maçı zor kurtardılar. Eğer SSK, hatalarını azaltabilse ve oyuncular biraz daha kendilerini zorlayabilselerdi Ankara, çok güzel bir galibiyetin tadını çıkaracak, çifte bayram yapabilecekti.

Peki, SSK’nın Lokomotiv’e göre eksiklikleri nelerdi?

Öncelikle fizik olarak takımımız  Rus rakibi karşısında kısa kaldı. Hücumlarımız onların sertliğinde değildi. Servislerimiz etkisiz, bloklarımız zayıftı. Yani voleybolun sayı kazandıracak öğeleri onlar kadar iyi değildi. Ancak bunlara karşın daha önceden de yazdığım gibi kazanma fırsatı geldi-gitti. Son sayılardaki beceri noksanlığımız sonuca noktayı koydu.

Bu arada şunu da hemen belirtmeliyim ki, Rus takımı servis silahının ne olduğunu bir kez daha kafamıza vurdu. Hem çok sert smaç servisler attılar, hem de servislerin gelişi güzel değil seçilen hedefe nasıl yönlendirildiğini gösterdiler. Atılan smaç servislerinin büyük bir bölümü taktiksel bir değer taşıdı. Bizler, sert attığımızda top karşıya geçsin yeter düşüncesinden sıyrılamadık. Taktik servislere yöneldiğimizde ise topu çok yumuşatarak onlara rahat hücum yapma şansını yarattık.

Bir küçük not da liberolar konusunda düşeyim. Avrupa’nın en iyi takımları arasında gösterilen Lokomotiv’in kadrosunda yer alan tek yabancı oyuncu Arjantinli libero Meana idi. Düşünebiliyormusunuz, Rusya gibi bir ülke bile,  yabancı oyuncu konusundaki kapılarını artık Güney Amerikalı bir voleybolcu için açabiliyor.

Ama bizler liberonun bir ekip için ne kadar önemli olduğunu hala kavrayabilmiş değiliz. (Bu arada hemen belirtmeliyim ki, SSK’nın liberosu Taylan bu karşılaşmada, lig maçlarına oranla daha iyi oynadı. Ancak servislerin çok etkili gelmesi manşetten çıkan topların pasör ile buluşmasını engelleyince Exc: % 59’un üstüne çıkamadı.)

 

İlk seti özellikle son sayılarda yaşanan büyük çekişmeden sonra 28-26 koparmayı başardık. Zor da olsa kazanılan setin verdiği moral bizi umutlandırmıştı. Ne var ki işler birden tersine dönüverdi. Bir anda sayılar önce 0-8, sonra 1-12 oldu. Ardından da 12-25  bitti.

3. Sette tekrar SSK oynamaya başladı. Bunun sonucunda da 25-23 ile 2-1 öne geçti.

Sonra ikinci setin tekrarını yaşadık: 12-25.

5. Sette işler istediğimiz gibi gidiyordu. 6-6’dan sonra SSK 10-7 ve 11-8 öne geçti. Ne var ki Bülent servisi kaçırdı: 11-9 oldu. Ardından önce Berezin, sonra Erkan bloklara takılınca eşitlik geldi: 11-11. SSK topu çevirdi, bir de sayı kazanınca bu kez iki sayı öne geçtik. Ama bu büyük avantajı da kullanamadık ve 11-9 da başımıza gelenin tekrarını yaşadık. Berezin avuta vurdu: 13-12, Erkan blokta kaldı: 13-13 ve servisten direk sayı: 13-14.  Servisi çevirdik: 14-14. Manşetten çıkan topu Kossarev blok avut yaptırdı: 14-15. ve Vadim’in servisi bir kez daha direkt sayi ve setin sonu 14-16. Maçta böylece ellerimizin arasından uçup gitmiş oldu.

Şimdi geriye doğru bir dönüş yapalım. 11-8 öndeyiz. 1 kaçan servis, 3 blokta kalan top, 1 avuta giden hücum ve servisten verilen 2 direkt sayi. Toplam hatamız 7 sayı ve set skoru: 14-16. İşte söylemek istediğimiz de bu. Final sayılarında 7 hata. Peki maçı nasıl kazanacağız? Eksiklik nerede ?. Yorum sizlerin.

 

Gelelim mücadelenin istatistiklerine;

 

SSK:  93 servis attı. 18 hata, 9 sayı.

LOKOMOTİV: 115 servisi var. 22 hata yaptılar, 14 sayı aldılar.

 

SSK: Servise karşı  93 manşet aldı. 15 hata yaptı, yüzdesi 60, Exc: %56 

LOKOMOTİV: 75 manşet aldı. 10 hata yaptı, yüzdesi 71. Exc: %57

 

SSK: 112 hücumda 8 hata yaptı. 17 top blokta kaldı. 37 sayı aldı. Yüzdesi 33.

LOKOMOTİV: 111 atak yaptı. 15’i hata. Bloktan 6 sayı verdi. 55 sayısı var. Yüzdesi 50.

 

SSK: Bloktan 7 sayı aldı, 5 hata yaptı.

LOKOMOTİV: 18 sayı kazanırken, 2 hatası var.

 

Oyuncuların istatistiki bilgilerine de bir göz atalım:

 

BEREZİN: 14 servis, 4 hata, 3 sayı. 26 manşet, 3 hata, yüzdesi 58. Exc: %54. 21 atak, 4 hata, 6 kez blokta kaldı, 6 sayısı var. Yüzdesi 29. 2 blok.

BÜLENT: 6 servis, 2 hata. 16 manşet, 5 hata, yüzdesi 56. Exc:%56. 13 atak, 6 hata, yüzdesi 46. 1 blok.

ERKAN: 10 servis, 2 hata. 33 hücum, 1 hata, 8 kez blokta kaldı, 12 sayı, yüzdesi 36.

1 blok.

ENDER: 7 servis, 2 hata. 18 manşet, 4 hata, yüzdesi 61. Exc: 56. 11 atak, 2 hata, 1 blokta kalan top. 1 blok.

GÜRSEL: 15 servis, 1 hata, 1 sayı. 10 hücum, 1 blokta kalan atak, 4 sayı,yüzdesi 40,

1 blok.

MARİC: 18 servis 3 hata. 13 hücum 1 blokta kalan top, 6 sayı, yüzdesi 46. 1 blok.

TAYLAN: 32 servise karşı manşet, 2 hata, yüzdesi: 66. Exc: %59.

 

Peki Rus takımımın oyuncuları ne yapmışlar? Merak edenler için onları da yazayım.

 

1- KOZLOV: 8 servis, 2 hata, 12 atak, 1 hata, 6 sayı.

3- KOSSAREV: 16 servis, 2 hata, 2 sayı. 26 manşet, 7 hata, yüzdesi: 54. Exc: %42.

22 atak, 3 hata, 1 blokta kalan hücum, 10 sayı, yüzdesi 45.

8- TETYUKHİNE: 27 servis, 5 hata, 6 sayı. 20 manşet 2 hata, yüzdesi 85, Exc:% 75.

33 atak, 5 hata, bir kez blokta takılmış, 20 sayı, yüzdesi 61.

12- BARANOV: 18 servis, 5 hata, 3 sayı. 29 atak, 4 hata, 3 blokta kalan top, 11 sayı,

yüzdesi 38.

14- EGORCHEV: 24 servis, 3 hata, 1 sayı. 11 hücum, 2 hata, 6 sayı, yüzdesi 55.

 

SSK gruptaki ikinci maçını Yunanistan’ da Iraklis Thessaloniki ile oynayacak. Selanik takımı ilk maçını Fransa da Stade Poitevin’e 3-2 kaybetmişti.

 

GÜNEŞ SIGORTA ŞAŞIRTTI

 

Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcilerimizden Vakıfbank Güneş Sigorta grubundaki ilk maçında Yugoslavya da Jedinstvo Uzice’ye 3-2 yenilerek voleybolseverleri şaşırttı.

Genç bir takım olan Jedinstvo karşısında ilk sette öne geçmesine ve bir ara 5 sayılık bir farka ulaşmasına karşın ekibimiz sonunu getirememiş ve 2-0 (26-24, 25-22) yenik duruma düşmüş. Daha sonra toparlanıp skoru 2-2’ye (18-25, 20-25) taşımış ama 5. seti de 17-15 kaybetmekten kurtulamayınca maçı da 3-2 vermiş. Güneş de, Aysun iyi bir oyun ortaya koyarken, genç oyuncular Elif ve Neslihan bekleneni verememiş.

Şimdi takımımız gruptaki şansını devam ettirebilmek için İstanbul’ da misafir edeceği Marichal Tenerife’yi mutlaka yenmesi gerekiyor. Güneş Sigorta’nın bu zorlu mücadelede büyük seyirci desteğine ihtiyacı var. Eğer ekibimizi seyirci yalnız bırakmazsa evinde oynadığı ilk maçta Bulgar Levski Siconco’yu 3-0 yenen İspanyol ekibini mağlup ederek iddiamızı artırırız.  

 

ERDEMİR, İSPANYA’DA 3-0 YENİLDİ

 

Şampiyonlar Ligi’nde ülkemizi temsil eden Erdemirspor, grubundaki ilk maçında İspanyol ekibi Unicaja Almeria’ya 3-0 (25-23, 25-20, 25-20) yenildi.

Takımımızın çarşamba günkü rakibi İtalya’nın güçlü temsilcisi Kerakoll Modena.

Güçlü kadrosuyla ilgi çeken Modena ile Erdemirspor Arçelik’in Çayırova’daki tesislerinde saat 19.00 da karşılaşacak. Güzel görüntülerin yaşanmasının beklendiği bu maçı voleybolseverlerin izlemesini öneriyorum.

 

CEV’ DE 3 TAKIMIMIZ 3. TURA YÜKSELDİ

 

4 ekibimiz Şampiyonlar Ligi’nde ilk maçlarını oynarken, CEV Kupası’nda ülkemizi temsil eden 3 bayan, 2 erkek takımımızda 2. tur grup karşılaşmaları için ter döktüler.

Yaptığım araştırmalar sonucunda ekiplerimizin oynayacağı bu zorlu maçlar için geçen hafta özetle şunları söylemiştim:

Karşıyaka’nın gücünün bu 3 ekibi de geçmeye yeterli olduğunu düşünüyorum.”

Bence sakatları iyileşen ve formu yükselen Yeşilyurt’un bu gruptan çıkma şansı fazla

Ljubljana (Slovenya), Ravenna (İtalya), ve Playas (İspanya) takımlarıyla oynayacak Kocaelispor’un şansı fazla değil

Ziraat Bankası Portekiz ve Belçika ekiplerini geçer. Evsahibini yenerse bu gruptan çıkar. Rakibiyle daha önce turnuvada karşılaştığı için onları iyi tanıyor, bu da avantaj

Aris zor bir ekip, takımımızın evsahibiyle ilk gün oynaması işi zorlaştırıyor.”

 

Aşağı yukarı  tahminlerimde fazla yanılmadım. Sonuçlar düşündüğüm gibi oldu. Gelelim takımlarımızın grup maçlarının sonuçlarına; (Gerçi ana sayfamızda bunların sonuçlarını bulabilirsiniz ama ben yazının bütünlüğünü bölmemek ve size daha kolaylık sağlasın diye sonuçların yanı sıra setleri de yazacağım.) 

 

İzmir de maçlarını oynayan KARŞIYAKA; ilk gün Igman Ilıdza  (Bosna Hersek) 3-0 (25-23, 25-10, 25-6), ikinci gün TI TWK Innsburuck’u (Avusturya) yine aynı skorla 3-0 (25-15, 25-13, 25- 17) yendi. Son gün ise, Kometal Student’i (Makedonya) zorlu bir mücadeleden sonra 3-2 (25-18, 26-28, 16-25, 25-22, 15-13) mağlup ederek grubunda birinci olmayı başardı ve bu sonuçla 3. tura adını yazdırdı.

 

YEŞILYURT ISTEDIGINI ELDE ETTI

 

Karşıyaka gibi, 3. tura çıkma başarısını gösteren bir başka takımımızda Yeşilyurt oldu. Hırvatistan’ın Rijeya kentinde 5. grupta mücadele eden ekibimiz, ilk gün ev sahibi ZOK Rijeka’yi 3-0 (25-17, 25-22, 27-25) ile geçti. Daha sonra Romen Univensitatea’yi 3-1 (18-25, 25-18, 25-16, 25-23) yenip turu daha bir maçı kalmasına karşın garantilemiş oldu. Son gün Bosna Hersek ekibi karşısında formalite mücadelesi yapan takımımız rakibini 3-0 (25-15, 25-14, 25-14) geçerek hedefi yakalamış oldu.

 

KOCAELİSPOR ELENDİ

 

CEV Kupası’nda 2. tur grup maçlarını Slovenya’da oynayan Kocaelispor, 1 galibiyet, 2 yenilgi alarak Avrupa’ya veda etti.

Zor bir grupta mücadele eden ekibimiz ilk maçında ev sahibi OK Ljubljana’yı 3-1 (25-23, 26-24, 18-25, 25-16) yenmeyi başardı. Ancak ikinci gün İtalyan Teodora Ravena’ya 3-0 (17-25, 15-25, 11-25 ) mağlup oldu. Pazar günü de İspanyol Playas Benidom’a da 3-0 (25-14, 25-20, 25-20) yenildi ve grupta üçüncü sırayı alarak elendi.

 

ZİRAAT TURLADI

 

Erkek takımlarımızdan Ziraat Bankası, Yugoslavya’daki grup maçlarında tüm rakiplerini dize getirerek  3. tura adını yazdırdı.

Takımımız ilk gün Portekiz ekibi Vıtoria’yı 3-1 (25-21, 25-23, 27-29, 26-24) yenerek gruba iyi bir başlangıç yaptı.

İkinci gün karşımızda evsahibi vardı ve bu Ankara ekibinin kader karşılaşmasıydı. Zorlu mücadeleye iyi başlayan Bambi Mladi oldu ama sonunu getiren ekibimizdi. Maçtan 3-1 (19-25, 25-21, 25-17, 25-18) galip çıkmayı başaran Ziraat son güne çok rahat çıktı. 

Belçika ekibi Amber’i de 3-0 (25-19, 25-14, 25-19) ile geçmeyi başaran takımımız böylece tura adını yazdıran taraf oldu.

 

ARÇELİK TAKILDI

 

CEV’deki bir başka temsilcimiz Arçelik, Yunanistan’ da oynadığı 3 maçtan ikisini kazandı ama ilk gün ev sahibi Aris’e yenilince Avrupa’ya veda etmek zorunda kaldı.

Atina Havaalanında’ ki grev nedeniyle son anda Yunanistan’a otobüsle gitmek zorunda kalan ve maç sabahı Selanik’e ulaşan Arçelik,  bu yorgunluğunu üstünden atamadan Aris maçına çıkmak zorunda kaldı. Bu olumsuzluğa bir de Gökhan’ın ameliyat olması nedeniyle yokluğu eklenince evsahibi bundan çok iyi yararlandı ve böylece karşılaşmayı 3-0 (25-19, 28-26, 25-22) kazandı.

2. gün Sloven Salonit’i 3-1 (25-19, 24-26, 25-20, 25-19), pazar günüde Macar Vegyesz’i 3-0 (25-23, 25-22, 25-20) yenmesine karşın grup ikincisi olarak elendi.

 

LİGİN İKİNCİ DEVRESİ BAŞLIYOR

 

Avrupa Şampiyonlar Ligi, CEV Kupası maçları derken sıra ligimizin ikinci devresine geldi. Cuma gününden itibaren yine sıkı bir temponun içine gireceğiz. Bir tarafta zirveyi kovalayan ekipler, diğer yanda kümede kalma çabaları heyecanı yine doruğa taşıyacak.

Bu arada küme düşmenin kaldırılması için çabalar sürüyor. Ayrıca gelecek yılla ilgili  çeşitli lig önerileri de var. Bunlardan biri elime geçti. Gelecek hafta o önerileri de sizlere yansıtmaya çalışacağım. Bu arada sizlerde lig sistemleri için çalışmalar yapıp forum köşesine yollayabilirsiniz. Böylece seçenekler çoğalabilir.

 

Bu haftaki yazımında sonuna geldim. Güzel ve kaliteli voleybol karşılaşmaları izlemeniz dileğiyle, hoşçakalın.  

 

 

  

A   L  E  V       A  N  A  K  Ö  K