NEREDE
KALMIŞTIK
İki haftadır asıl görevimizi unutup, eleştirilerle
boğuşmak zorunda kalmıştım. Bazı şeyleri insanlara anlatmak çok zor oluyor.
Düşünceler ve fikirler kendilerine ters geldiğinde hemen tepki gösteriyorlar. Ancak
bunlar yanlış da olsa, o kişinin görüşleri olduğunu, düşüncelerini özgürce
söyleyebileceklerini ve yazdıklarının ancak onları bağlayacağını göz ardı
ediyorlar. Bu arada tartışmalara, mutlaka O’nu susturmalıyım, ben daha
doğrusunu bilirim, O’na haddini mutlaka göstermeliyim mantığıyla yaklaşıyorlar.
Bunlara gerek yok. Bırakın herkes düşündüğünü yazsın. Hoşuna gitmiyorsa
okumazsın olur biter.
İki haftadır bunu yaşıyoruz.
Son eleştirilerine verdiğim yanıtlara Kayhan Kösem yine
çok sinirlenmiş.
O’na iki önerim var:
- Eleştirdiğin insanların sana yanıt verme hakları
vardır. Eleştirirken bunu unutma.
- "İhtiyar
Heyeti" nin ne demek olduğunu büyüklerine
sor.
Bu arada küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum.
Benim özel mail adresim yok. Çalıştığım iş yerinin var.
problem yaratmaması için veremiyorum.
Yazılarımı da zamanım el verdiği ölçüde orada yazmaya çalışıyorum. Bana
bir şey söylemek isteyen, ya form sayfasına yazmalı, ya da benim ile karşılaştığında konuşmalı. (Onun için beni
Burhan Felek de yakalayın diyorum)
Sayın Psycho, eğer ismini
yazarsan eleştirilerine yanıt alabilirsin.
Sivri dilli dostum Hançer, ben de tartışmaların
uzadığını ve destana dönüştüğünün farkındayım. Burhan Felek de oturup
konuştuğumuzda birbirimizi daha iyi anlayacağımıza eminim.
İLK DEVREYİ KAPATTIK
Daha önce çok
hızlı bir lig temposu içinde olduğumuzu ve her hafta yaklaşık 20 civarında lig
maçı oynandığını yazmıştım. Türkiye Bayanlar ve Erkekler 1. Voleybol
Ligi’nin ilk devresini pazar günü
tamamladık. Böylece 5 Ekim de başlayan liglerimiz, 1 Aralık günü sona ermiş
oldu. Yani iki ay (58 gün) içinde bayanlarda 182, erkeklerde 156 olmak
üzere toplam 338 müsabaka oynadık.
Bu kadar hızlı bir maç trafiği içinde doğal olarak
beklenen kalite ve heyecana bir kaç karşılaşma dışında ulaşamadık. Öte yandan
ilk devre sonunda gerek bayanlarda, gerekse erkeklerde yenilgisiz takımın
kalmamış olması da ilginç.
Hafta, salı günü oynanan bayan maçlarıyla start aldı.
Favorilerin genelde kazandığı güne damgasını vuran iki karşılaşma vardı: İller
Bankası-Kocaelispor ve Galatasaray-Türk Telekom.
Eczacıbaşı'nı yenerek tüm dikkatleri üzerine çeken ve
zirve yarışında ben de varım diyen İller Bankası’nın, Kocaelispor
önünde ummadığı bir yenilgi ile karşılaşması günün en ilgi çeken sonucuydu. Körfez
takımı iyi oyununun semeresini hem de 3-0 gibi net bir skorla almayı
başarırken, öğrendiğime göre pasör Elena ve Rodostina karşılaşmaya
damgasını vuran oyuncular olmuş. Diğer karşılaşmayı yani Galatasaray-Türk Telekom mücadelesini daha sonra yazacağım.
İstanbul da günün ilk maçı Eczacıbaşı ile Şanlıurfa Gençlikspor arasında oynandı.
Ev sahibini eski maçlarına oranla çok daha iyi buldum.
Güneş Sigorta karşılaşmasından bu yana geçen 10 gün içinde bu kadar değişmesi
ilginç. Yüksek oyunculardan kurulu bir ekip olmasının avantajını iyi
kullanıyor. Hele Natalia (2), Özlem (3), Mesude (4) üçlüsünün öne geldiği pozisyon gerçekten
rakipler için bir kabus oluyor. Servisler etkili ve hedefi buluyor, ancak
manşetlerde zaman zaman sıkışıyorlar. Bu kadar yüksek
bir takımın hücumunu ise, yeterli bulmadım.(İstatistiki
bilgilerini verince daha iyi anlaşılacak.) Üstelik de karşılarında orta sıralar
için mücadele eden ve pasör Ayşen
gibi, Müge gibi, İnna gibi (Bu 2 oyuncu ortadan
oynadığı için özellikle köşe hücumlara gidemiyorlar. Gitseler bile hem blok
yüksekliğini kaybediyorlar, hem de vücutları -doğal olarak elleri de- dışarı dönük oluyor) bloğu çok iyi olmayan
oyuncular vardı. Sanırım rakibi biraz küçümsediler. Bunun yanı sıra Bahar'ın
köşelere attığı topların fileye yakın ve alçak olması da bu görüntüde etkili
oldu.
Genç Deniz hala tutukluğunu üstünden atamamış. O’nun bu
tedirginliği performansını da etkiliyor.
Hücumlarda bir sıkıntısı yok. Ama blokları iyi değil. Zıplamadığı için ellerini
içeri sokamıyor. Böyle olunca da rakip pasör, smaçörlerini onun bulunduğu bölgelerden hücuma sokarak
takımına sayılar kazandırıyor. Ayrıca 4'den bir kaç adım açıldığında ve
servisler O’na doğru yönlendiğinde "Acaba
hata yaparmıyım?" korkusu ve telaşından
kendini sıyıramıyor.
Urfa'yı ilk kez seyrettim. Gerçi Ankara da
Ziraat Bankası-SKK karşılaşması öncesi Telekom ile
yaptıkları mücadelenin bir setini göz ucuyla izlemiştim, televizyonda da
görmüştüm ama dikkat etmemiştim. Eczacıbaşı karşısında bu fırsatı yakalamış
oldum. Gerçi güçlü rakibi karşısında tam bir fikir sahibi olamadım ama yine de
göze çarpan bazı şeyler vardı.
Bana göre, en büyük sorunları blok (yukarıda bundan söz etmiştim) ve
manşetleri. 2 kişi ile (libero Gülden- Eda, yine libero Gülden- Yanıtsa) manşet
karşılamayı tercih etmeleri doğal olarak hücumdaki performanslarını da
düşürüyor. Hele karşılarında Eczacıbaşı gibi servis atan bir rakip de
bulurlarsa işleri hep zor olur.
Yanıtsa'yı ilk kez bu kadar tutuk gördüm. Teknik
kadro ikinci sette onu oyundan aldı bir daha da kullanmadı. Yerine Sevtun'u oynattı. Sevtun genç ve
iyi niyetli. Ne var ki Yanıtsa'nın tecrübesi hiç bir zaman göz ardı edilemez. Belki Osman
O’nu hedefi olmayan bu mücadelede
oynatarak deneyim kazandırmak istemiş olabilir ama bu tür oyuncuların tecrübe
kazanacakları karşılaşmalar Eczacıbaşı ve Güneş Sigorta maçları olmamalı diye
düşünüyorum.. Çünkü rakibin gücü genç oyuncuları korkutup, sindirebilir. Bu
arada hücumda etkili olan Müge ve İnna'nın blok
sıkıntısını mutlaka halletmeliler.
En güzel yönleri canla başla oynamaya çalışmaları,
ligin her yeni takımı gibi yöneticilerin gösterdikleri destek ve ilgi. İkinci
yarıda özellikle Urfa'daki maçlarda rakiplerinin
işleri hiç kolay olmayacak.
İŞTE İKİ TAKIMIN İSTATİSTİKLERİ
3 setlik karşılaşma da
*Eczacıbaşı 73 servis attı. 7 direk sayı aldı. Hata
yok.
*Urfa Gençlik 44 servis attı.
Direk sayısı yok. 5 hata yaptı.
*Servis karşılama da Eczacıbaşı, 39 manşete karşılık 3
direk hata yaptı. Yüzdesi 79. Exc: %56
*Urfa, 73 manşete karşın 10
direk hatası var. Yüzde 53 ile oynadılar. Exc: % 34.
Bu da gösteriyor ki, iki takımında iyi manşet yüzdesi
çok düşüktü.
Oyunculara göz atıldığında şu sonuç çıktı:
ECZACIBAŞI:
*Libero İzolda: 9 manşet, 1
direk hata. Yüzdesi 78. Exc: % 56
*Natalia: 10 manşet, hata yok.
Yüzdesi 90. Exc: % 60
*Deniz: 6 manşet, 1 direk hata. Yüzdesi 83. Exc: % 67
*Çiğdem: 14 manşet, 1 direk hata. Yüzdesi 71. Exc: %50
URFA GENÇLİK:
*Libero Gülden: 18 manşet, 3 direk hata. Yüzdesi 61. Exc: % 26
*Eda: 31 manşet, 6 direk hata. Yüzdesi 45. Exc: % 26
*Hanna: 13 manşet, 1 direk
hata. Yüzdesi 69. Exc: % 54
*Yanıtsa: 9 manşet, hata yok. Yüzdesi 44. Exc: % 44
Ataklara gelince;
Eczacıbaşı:
73 hücum yaptı. 5 hatası, 3 blokta kalan topu, 39
sayısı var. Yüzdesi 53.
Urfa:
87 atak yaptı. 10 hatası, 8 blokta kalan topu var. 27
sayı aldı. Yüzdesi 31.
Blokta ise;
Eczacıbaşı'nın 10,
Urfa'nın 4 sayısı var.
(İstatistikler
için Eczacıbaşı'na ve Alper'e teşekkürler)
GALATASARAY- TÜRK TELEKOM
Eczacıbaşı karşılaşmasından sonra Burhan Felek'e geldik
ve Galatasaray ile Telekom'un 5 setlik keyif veren
mücadelesini izledik.
İki takımda sonucu lehine çevirebilmek için tüm
güçlerini ortaya koydu. Ancak bu heyecanlı mücadeleden galip çıkmayı başaran
Ankara ekibi oldu.
Aslında kadrolar ve oyuncu kapasiteleri göz önüne
alındığında Sarı-Kırmızılıların Telekom'a oranla daha
iyi olduğu bir gerçek. Ama bir maçı kazanmak için sadece takımın kapasitesi
yeterli olmuyor. Bunun son örneğini de bu maçta yaşadık. Telekom'u
ısınırken gördüğünüzde pek iyi bir izlenim edinemiyorsunuz. Ama müsabakada
ortaya koydukları direnç ve defansları insanı şaşırtıyor.
Telekom'un ilk altısında göze ilk çarpan; Kısa bir pasör, 35'lik kısa bir Güzin, blokta ve hücumda vasat olan
Fulya, ağır hareket eden Nuray ve iyi hücum eden Tatiana
ve hiç bir zaman kötü oynamayan Eda. Ama yazdığım gibi öylesine bir mücadele
veriyorlar ki bu takım kazanmayı hak ediyor demekten kendinizi alamıyorsunuz.
İşte sezon başından beri Telekom
beklenenin ötesinde oynayarak maçlar kazanıyor ve tabii ki takdir topluyor.
Oyunun genelinde iki takımda pasörlerin
üstünden vurulacak toplardan gelecek sayıları hedeflemişti. Telekom
da Eda bunu başarıyla yaparken, Galatasaray da Neslihan istenen sayıları bulamadı. Buna karşın
Sarı-Kırmızılı takımın en kolay sayı kazandığı turlar Telekom
da Fulya'nın önde olduğu anlardı. Öte yandan Ankara ekibinin oyunu hep forse ettiği pozisyon, Galatasaray da Nihal (2), Neslihan
(3), Zehra (4) üçlüsünün önde olduğu bölümlerdi. Bu üçlü hem blok yapamadı, hem
de top öldürmekte zorlandı. (Ya rakip blokta
kaldılar, ya avuta vurdular, ya
da içeri attıkları toplarla rakip defansın işini kolaylaştırdılar)
İlk seti 25-22 Galatasaray, ikinci seti 25-19 Telekom aldı. Üçüncü set gerçekten büyük bir heyecana ve
mücadeleye sahne oldu. İlk teknik molaya Ankara ekibi 8-7 önde girdi. Hücumda
etkili olan Sarı- Kırmızılılar önce 12-9, sonra da 14-10 öne geçti. Yani 4 sayılık bir fark yakaladı. Ama Telekom'un bıktırıcı defansı aranın kapanmasına sağladı:
16-15. Galatasaray tekrar farkı büyüttü: 21-18. Ankara ekibi topu öldürdü ve
Fulya'nın servisleri eşitliği getirdi: 21-21.
Bu andan sonra hakem Çetin Acar'ın da hatalarıyla
birleşen ilginç anlar yaşadık. 23-22 de Fatih, öndeki Nihal'i
çıkardı yerine Maryna'yı soktu. Telekom'un
sayıya dönüştüremediği atağı, Maryna sayıya çevirince
Sarı- Kırmızılılar 24-22 öne geçtiler ve set sayısı atma hakkını kazandılar.
Servis atıldı, top geri geldi ama bu kez Maryna topu
bloğa vurdu:
24-23. Ankara takımının servisini Galatasaray sayıya
dönüştüremedi ama çıkan topu Telekom da kullanamadı
ve 3. pası Tuğba zorla içeri attı. Ancak top yan
çizginin dışına düştü. Hakem dahil verince sayılara eşitlik geldi: 24-24.
Servisi Güzin attı. Doğa blokta kalınca Ankara takımı avantaj yakaladı: 24-25.
Güzin ikinci servisini attı. Maryna öldürdü: 25-25.
Sonunda heyecan verici bu büyük çekişmeden galip çıkmayı başaran Galatasaray
oldu: 28-26.
4. seti 25-18 alan Telekom
durumu eşitledi: 2-2.
5. sette dönüşe kadar başa baş mücadele sürdü. Ankara
ekibi 6-8 önde döndü. Sonra farkı 3 sayıya çıkardı: 8-11. Sarı- Kırmızılılar
toparlandı: 10-11. Ancak Zehra'nın kaçan servisi ve ardından Julia'nın avuta vurduğu top tekrar farkı 3 sayıya çıkardı:
10-13. Bu avantajı yakalayan Telekom fırsatı
kaçırmadı ve üst üste aldığı iki sayı ile seti 10-15, maçı da 2-3 kazandı.
ÇARŞAMBA’NIN MAÇLARI
Çarşamba günü
erkeklerde 6, bayanlarda 1
mücadele vardı.
O gün Arçelik-Marmara Koleji
karşılaşmasında olduğum için günün en güzel mücadelesi olan Galatasaray-Arkas S. Joseph maçını izleyemedim. Kaliteli değil ama çok
heyecanlı ve başa baş bir karşılaşma olmuş. İzmir takımı daha iyi bir kadrosu
olmasına karşın sezon başından bu yana gelen manşet sorununu çözemediği için
yenilgiden yine kurtulamamış. Sonuçta mücadeleyi kazanan Sarı-Kırmızılılar ilk
yarıyı 3 galibiyetle 11 sırada tamamlarken, İzmir ekibi 2 galibiyetle son
sıradan kendini kurtaramamış oldu.
Günün ilginç iki maçı daha vardı. İlki Rize de oynandı.
Fındıklıspor evinde oynamanın avantajını çok iyi
değerlendirerek babasını kaybeden pasör Ufuk’tan
yoksun çıkan Bursa Emniyet’i 5 setlik bir mücadele sonunda 3-2 yenmeyi başardı
ve ilk devreyi 7. sırada bitirerek derin bir “Oh” çekti.
ERDEMİR, SSK ENGELİNİ 3-0 İLE AŞTI
Ligin zirvesi için mücadele eden Erdemirspor
ve SSK çarşamba günü Ereğli de karşı karşıya geldiler. Doğal olarak beklenti
çok kalite bir mücadelenin yaşanacağı yönündeydi. Ancak seyredenlerin
anlattığına göre, umulan olmamış. Gerçi
ilk set dışında heyecan hep varmış ama sayıların çoğu, iki takımında yaptığı
hatalardan kazanılmış. İlk seti koparan Bulgar oyuncu Nikolov’un
etkili smaç servisleriymiş. 2. ve 3. setlerin son
sayılarında daha iyi olan Erdemir karşılaşmadan 3-0
galip ayrılan taraf olmuş. Bu arada SSK tüm maç boyunca servise karşı
manşetlerinde sıkıntılar yaşamış.
MİLLİ TAKIM-YABANCILAR KARMASI
Mayıs ayında ülkemizde oynanacak olan Avrupa Şampiyonası Grup Elemeleri’ne
hazırlanmak amacıyla organize edilen Milli Takım-Yabancılar Karması maçlarından
ikisi Burhan Felek de oynandı.
Cuma günü Milli takımımız-Türkiye de forma giyen
yabancı oyuncular karşısında zaman zaman iyi
oynamasına karşın 3-2 yenilmekten kurtulamadı.
Aslında bu tür karşılaşmalarda genelde yabancılar ilk
kez bir araya geldikleri için daha çok hata yapar ve sonuçta birbirlerini
tanıyan oyunculardan kurulu milli takımlar üstünlük sağlarlar. Ama bu kez (Klimkine’nin
ortadan oynamasına karşın) böyle olmadı. Manşet ve hücum sorunları nedeniyle
milliler başarıya uzanamadı. Bu arada takımlarımızın Avrupa Kupaları’ndaki
maçları nedeniyle oyuncuların çoğunun sakatlanmamak için biraz rölanti
oynamaları, beklenen güzelliklerin ortaya çıkmasını engelledi.
Aslında maçtan çok üzerinde durulması gereken şey,
kulüplerin ve antrenörlerin bu organizasyona ilgi göstermemeleriydi. Ülkemizin
en iyi ve kaliteli oyuncuları maç oynuyorlar, tribünde 200 kişiyi geçmeyen bir seyirci grubu. Üstelik de voleybolu seven,
yani her zaman maçları izleyen kişiler çoğunlukta. Ama asıl seyretmesi
gerekenler ortada yok. Nerede alt yapılarda oynayan sporcular ve nerede Türk
Voleybolu’na oyuncu yetiştirmek için kolları sıvamış antrenörler?
Bu kadar kaliteli oyuncuları bir daha nasıl bir arada
bulacaksınız ki?
Büyük bir fırsatı kaçırdınız. Geçen yıllarda da bu konuda
bir yazı yazmış ve alt yapı antrenörlerine, Avrupa Kupaları’nda ülkemize
gelen voleybolun starlarını oyuncularına
izlettirmemelerinin hata olduğunu, en
iyi öğrenmenin seyretmekten geçtiğini yazmıştım. Ama
o günden bu yana bir çok takım geldi gitti, ne yazık ki değişen bir şey olmadı.
Hafta sonu bir kez daha fırsatı kaçırdılar. Şimdi önümüzde Şampiyonlar Ligi
maçları var. Umarım bu kez fırsatı kaçırmazlar.
Şimdi mücadeleyi izleyemeyenler için öncelikle takım
kadrolarını, oyuncuların hangi ekiplerin formalarını giydiğini ve dizilişleri
vereceğim. Sonra da istatistikleri yazacağım. (Cumartesi günü eşimin
rahatsızlığı nedeniyle ikinci maçı izleme şansım olmadı. Onun için vereceğim
kadroların başlangıç pozisyonunda hata yapmış olabilirim.)
Böylece iki maçtaki oyuncuların performanslarını daha
iyi görme şansını bulacaksınız. (Bu arada
bu istatistikleri bana ulaştıran Salih Tavacı’ya
teşekkür ederim.)
A MİLLİ TAKIM:
(Başlangıç pozisyonu)
Fatih (Ziraat), Hüseyin (Ziraat), Bülent (SSK), Ahmet (Arçelik), Erkan (SSK), Sinan (Erdemir),
Barış (Libero) (Arçelik).
Görüldüğü gibi Fatih-Ahmet ortadan, Bülent-Sinan 4’den,
pasör Hüseyin ve çaprazı Erkan ilk altı başladı. Daha
sonra Sinan-Ender, Ahmet-Yasin, Erkan-Hakan değişiklikleri yapıldı.
YABANCILAR KARMASI:
İvanov (Arçelik), Stefanov (Arçelik), Klimkine (Arçelik), Buduline (Ziraat), Voronkov (Erdemir), Maric (SSK), Sidenko (Libero) (Ziraat).
Burada ortadan Klimkine-Maric, 4’den Stefanov-Voronkov, pasör İvanov ve çaprazı Bedulin oynadı.
Daha sonraki setlerde Berezin (Ziraat), Kırchev (Bursa Emniyet), Stanicki
(Fenerbahçe) ve Kouravkine (İstanbul B.Bel.) görev
aldı.
SONUÇ: 2-3.
SETLER: 20-25, 25-17, 25-2/0, 19-25,
11-15.
Klimkine’nin ortadan ve Sidenko’nun
libero oynamasına dikkatinizi çekerim. Bu arada ben “Alışmadığım yerde nasıl oynarım?” diye antrenörüne karşı çıkan
oyunculara da selamlarımı yollarım. Demek ki insan sıkışırsa her yerde görev
üstlenebilir. Belki performansı her zaman oynadığı yerdeki kadar iyi olmaz ama
en azından elinden geleni yaparak, yaşanan sıkıntının aşılmasına yardımcı
olunur. Bu her sporcunun görevidir.
İSTATİSTİKLER (Cuma):
Milli Takım,
*100 servis attı, 25 hata yaptı (4’de bir), 5 sayı aldı
*Servise manşette oyuncularımız 83 kez topla buluştu. 6
hata yaptılar. Manşet yüzdesi: 76, Exc: % 57
*102 hücum yaptılar. 13 hataları var. 6 top bloklarda
kaldı. 54 sayı ürettiler. Yüzdeleri 62.
*24 bloğun 12’si sayı oldu.
Yabancılar
*101 servisin 18’inde hata yaptılar 5 sayı aldılar.
*Servise karşı manşetlerde, 75 kez topla buluştular 14
hata yaptılar. Yüzdeleri 63. Exc: 43.
*72 hücumları var. 4 hata yaptılar, 12 kez blokta
kaldılar 40 sayı aldılar ve yüzdeleri 56.
*28 blok yaptılar 6 sayı alabildiler.
OYUNCULAR:
AHMET: 12 servis, 4 hata. 9 hücum, 1 hata, 5 sayı aldı.
Yüzdesi: 56. 6 blok 1 sayı.
FATİH: 14 servis, 2 hata, 1 sayı. 11 atak, 5 sayı.
Yüzdesi: 45. 4 blok, 4 sayı.
SİNAN: 4 servis 2 hata. 5 manşet, 2 hata. Yüzdesi: 40. Exc: 20, 7 hücum 5 sayı. Blok yok.
BÜLENT: 17 servis, 6 hata. 37 manşet, 2 hata. Yüzdesi
76. Exc: 51. 23 atak, 2 hata, 1 blokta kalan top, 12
sayı. Yüzdesi: 52. 3 blok, 3 sayı.
ERKAN: 13 servis, 5 hata. 21 hücum, 4 hata, 4 blokta
kalan top, 9 sayı. Yüzdesi: 43.
2. blok, 1 sayı.
BARIŞ (Libero): 22 manşet, hata yok. Yüzdesi: 86. Exc: 68.
ENDER: 14 servis, 2 hata, 3 sayı. 27 manşet, 2 hata.
Yüzdesi: 82. Exc: 65. 16 atak,
3 hata, 1 sayı. Yüzdesi 62. 3 blok, 2 sayı.
YASİN: 4 servis,
1 hata. 6 hücum, 2 hata, 3 sayı. Yüzdesi: 50. 2 blok, sayı yok.
HAKAN: 4 servis,
hata yok. 5 hücum, 1 hata, 1 blokta kalan top. Yüzdesi: 60. 3 blok, sayı yok.
:::::::::::::
STEFANOV: 14 servis, 2 hata, 2 sayı. Manşet 20, 4 hata.
Yüzdesi: 60. Exc: 35. 16 atak, 1 hata, 4 blokta kalan
top. 9 sayı. Yüzdesi: 56. 4 blok, 1 sayı.
VORONKOV: 16 servis, 5 hata. 12 manşet, 3 hata.
Yüzdesi: 42. Exc: 25. 11 hücum, 2 hata, 2 blokta
kalan top ve 3 sayı. Yüzdesi: 27. 2 blok, 2 sayı.
KLİMKİNE: 14 servis, 2 hata, 2 sayı. 6 hücum, 1 kez
blokta kaldı. 2 sayı. Yüzdesi: 33. 8 blok 1 sayı.
MARİC: 17 servis, 4 hata, 1 sayı. 7 hücum, 7 sayı.
Yüzdesi: 100. 4 blok, 2 sayı.
BEDULİN: 12 servis, 2 sayı, hata yok. 25 hücum, 4 topu blokta kaldı, 15 sayı aldı. Yüzdesi:
60. 4 blok, sayı yok.
SİDENKO: 34 manşet, 3 hata. Yüzdesi: 76. Exc: 56.
BEREZİN: 2 servis 1 hata. 6 manşet, 3 hata. Yüzdesi:
50. Exc: 35. 4 atak, 1 hata, 1 blokta kaldı, 1 sayı.
Yüzdesi: 25.
KIRCHEV: 5
servis, 1 hata. 2 atak, 2 sayı. Yüzdesi: 100. 4 blok, 1 sayı.
KOURAVKİNE: 1 servis, hata yok. 3 manşet, 1 hata.
Yüzdesi: 33. Exc: 33.
CUMARTESİ:
MİLLİ TAKIM:
Hüseyin (Ziraat), Bülent (SSK), Hakan (Arçelik), Erkan (SSK), Ender (SSK), Fatih (Ziraat), Ali
(Libero) (Erdemir).
Değişiklikler: Sinan, Hakan Akışık,
Ahmet.
YABANCILAR KARMASI:
İvanov (Arçelik), Stefanov (Arçelik), Klimkine (Arçelik), Nikolov (Erdemir), Voronkov (Erdemir), Kırchev (Bursa Emniyet), Sidenko
(Libero) (Ziraat). Değişiklik: Bedulin (Çok kısa).
SONUÇ: 0-3.
SETLER: 23-25, 19-25, 18-25.
*61 servis attık 11 hata yaptık 4 sayı alabildik.
*Servise manşetlerde topla buluşma sayımız 63, 7
hatamız var. Yüzdemiz 71. Exc: 51
*76 hücum yaptık, 7 hata yaptık 10 topumuz blokta
kaldı. 37 sayı ürettik. Yüzdemiz 49.
*18 bloğumuza karşın 5 sayımız var.
Yabancılar ise,
*73 servis attılar 10 hataya karşın 6 sayı aldılar.
*50 manşetin 6’sında hata yaptılar. Yüzdeleri 80. Exc: 64.
*62 kez hücum ettiler. 1 hataları var. 5 topları blokta
kaldı 37 sayı aldılar. Yüzdesi 60.
*15 bloktan 11 sayı aldılar.
OYUNCULAR:
FATİH: 10 servis, hata yok, 1 sayı. 10 hücum, 9 sayı.
Yüzdesi: 90. 2 blok, 1 sayı.
HAKAN: 9 servis,1 hata, 1 sayı. 8 atak, 2 hata, 3 sayı.
Yüzdesi: 38. 5 blok, 1 sayı.
BÜLENT: 9 servis,3 hata. 22 manşet, 2 hata. Yüzdesi:
73. Exc:45. 9 hücum, 1 hata, 4 sayı.Yüzdesi: 44. 1
blok, 1 sayı.
ENDER: 6 servis, 2 hata. 13 manşet, 3 hata. Yüzdesi:
54. Exc: 38. 18 atak, 3 blokta kalan top, 7 sayı.
Yüzdesi: 39. 2 blok, 1 sayı.
ERKAN: 4 servis, 1hata. 8 hücum. 2 blokta kalan top. 3
sayı. Yüzdesi: 38. 5 blok, 1 sayı.
ALİ (Libero): 27 manşet, 2 hata. Yüzdesi: 78. Exc: 59.
HAKAN: 6 servis, 1 hata. 17 atak, 4 hata, 3 blokta
kalan top, 8 sayı.Yüzdesi:47. 2 blok.
SİNAN: 3 servis, 1 hata. 1 manşet. Yüzdesi: 100. 3
hücum, 1 blokta kalan top, 1 sayı. Yüzdesi: 33.
:::::::::::::::::::::::::
KIRCHEV:12 servis, 1 hata. 9 hücum, 5 sayı. Yüzdesi:
56. 3 blok, 3 sayı.
KLİMKİNE: 11 servis, 4 hata, 1 sayı. 8 atak, 1 blokta
kalan top, 4 sayı. Yüzdesi: 50.
2 blok, 2 sayı.
STEFANOV: 8 servis, 1 hata. 14 manşet, hata yok.
Yüzdesi: 100. Exc: 71. 11 hücum 1 hata, 1 blokta
kalan top, 8 sayı.Yüzdesi: 73. 2 blok, 1 sayı.
VORONKOV: 13 servis, 2 hata, 2 sayı. 7 manşet, 1 hata.
Yüzdesi: 86. Exc: 57. 14 atak, 1 blokta kalan ton, 10
sayı. Yüzdesi:71. 2 blok, 2 sayı.
NİKOLOV: 19 servis, 2 hata, 3 sayı. 19 atak, 2 blokta
kalan top. 10 sayı. Yüzdesi: 53. 2 blok, 1 sayı.
SİDENKO: 29 manşet, 5 hata. Yüzdesi: 69. Exc: 62.
Rakamlarla boğuşurken bir hayli zorlandım. Umarım
sizler okurken sıkılmazsınız ve bu uğraşı bir işe yarar.
75.
YIL-BEŞİKTAŞ
Pazar günü bayanlar liginin son sıralarını ilgilendiren
75.Yıl-Beşiktaş mücadelesini izleyebildim. İki takım içinde çok önemli bu zorlu
maçı, sonuçta hiç yabancısı olmayan ve kapasite olarak Siyah-Beyazlılara oranla
daha aşağıda olan 75.Yıl 3-2 kazanmayı başardı.
Böylece, ligin ilk devresini 75.Yıl 3 galibiyetle 11
sırada tamamlarken, 1 galibiyeti olan Siyah-Beyazlılar 13. sırada tamamladılar.
İlginç bir karşılaşmaydı. Yukarıdaki satırlarda da
belirttiğim gibi kadro olarak rakibinden üstün olan 2 yabancılı Beşiktaş’ın
maçı kazanması bekleniyordu. Ama yabancısız 75.Yıl, oyuncularının
kapasitelerinin üstüne çıkması nedeniyle zoru başardı ve önemli bir galibiyete
imza attı.
Daha az hata yapan ve rakibine oranla maçı daha çok
isteyen 75.Yıl Takımı’nda özellikle Banu çok iyi oynadı. Pınar ve libero Nihan O’na destek olurlarken, vasatın üstüne çıkamamalarına
karşın diğer oyuncularında zaman zaman gösterdikleri
çaba sonucu getirdi.
Galibiyete karşın, bu takımın servise karşı manşet
sorunu var. Gerçi çok iyi defans yapıyorlar, iyi servis atıyorlar ama manşet
hataları her zaman başlarına bela oluyor. Sezon başından bu yana vasatın üstüne
çıkamayan pasör Berna’nın bu zor topları smaçöre yönlendirme çabası da yeterli olmayınca, bu kez top
öldürme problemi iyice yoğunlaşıyor.
Beşiktaş’a gelince, 2 yabancısından yeni alınan Tatjana iyi oyuncu. Servisi etkili, manşeti, bloğu, hücumu
iyi. Ama diğer yabancıları Maria vasat. Pasör Arzu gibi, Aysun gibi, libero Melek gibi tecrübeli oyuncuları var. Ancak
Emel, Serra, Tuğba gibi
henüz istenen seviyeye gelememiş sporcularında bulunması dengelerin her an
değişmesine yol açabiliyor. Ayrıca iki kişi ile manşet karşıladıkları için
büyük problem yaşıyorlar. (Maria-Tajana,
Melek-Tatjana, Melek-Maria.
Zaman zaman Aysun arkaya
dönünce 3. kişi olarak manşete giriyor. Ancak Berat’ı alıp Arzu’nun hücumundan
yararlanmaya kalktıklarında Aysun çıkıyor ve tekrar
2’li manşete dönülüyor.) Öte yandan Beşiktaş gibi uzun bir takımın bloklardan sayı üretememesi de yadırganıyor.
Sonuçta sıkıntıları devam eden Siyah-Beyazlılar için tehlike çanları daha hızlı
çalmaya başladı.
TAKIMLARIMIZ AVRUPA KANTARINDA
Avrupa Kupaları’nda mücadele edecek ekiplerimiz için
zorlu günler başlıyor.
Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden 4 takımımızın startı
verildi. Ayrıca CEV Kupası’ndaki 3 bayan, 2 erkek toplam 5 ekibimiz de
gruplarından çıkabilmenin uğraşını verecekler.
Önce çarşamba günü Eczacıbaşı kantara çıkacak. Rakibi Azerrail Baku. Bu takımın antrenörü Faik Karayev’ı yakından tanıyorsunuz. Yıllarca ülkemizde görev
yaptı. Yani Türk voleybolunu ve oyuncularını iyi tanıyor. Geçen sezon Top Team de birinci olan kadrosunu daha da güçlendirdi. Ancak
Eczacıbaşı’nın ondan hiç bir eksiği yok. Fazlası da evinde oynaması. Eğer
takımımız manşet sorununu çözüp, topu file üstüne getirebilirse Şampiyonlar
Ligi’ne galibiyetle başlayabilir.
Perşembe günü ise 3 takımımızın Avrupa arenasında
mücadelesi var. Bayanlarda Güneş Sigorta, Yugoslavya da Jedinstvo
Uzice ile oynayacak. Uzice
çok iyi olmamakla birlikte kolay takım değil. Evinde oynaması en büyük
avantajı. Geçen sezon kadroda yer alan
tecrübeli oyuncularını kaybetti. Onların yerine genç ama dinamik bir grup ile
yola çıktılar. 3 oyuncusu milli takım forması giyiyor. Ancak Güneş Sigorta’nın
deplasmanda da olsa maçı kazanarak guruba galibiyetle başlamasını
bekliyorum.
SSK-LOKOMOTİV BELGOROD
Ankara Taner Kışlalı Spor Salonu’nda saat 19.00 da
başlayacak maçta, SSK çok zorlu bir rakiple mücadele edecek. Rus Milli Takımı’nın 5 oyuncusunu kadrosunda
bulunduran Lokomotiv karşısında işimiz hiç kolay
değil. Büyük seyirci desteğini arkasına almasını beklediğimiz ekibimizin
galibiyete uzanabilmesi için çok iyi oynaması şart.
UNİCAJA ALMERİA-ERDEMİRSPOR
Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden bir başka takımımız Erdemirspor ise, grup maçlarına İspanya da başlayacak.
Rakip Unicaja Almeria. Hiç
yabancı oyuncusu bulunmamasına karşın zor bir takım. 5 oyuncusu milli takımda
görev yapıyor. Özellikle evindeki maçlarda kolay kolay
yenilmiyor. Tüm bunlara karşın iyi gününde bir Erdemirspor’un
şansı da yok değil. Mücadele yerel saatle 20.30 da başlayacak.
CEV’DE 5 TAKIM TUR İÇİN MÜCADELE EDECEK
CEV’de ülkemizi temsil eden 3 bayan, 2 erkek
takımımız ikinci tur grup maçlarını 6-8 Aralık tarihleri arasında oynayacaklar.
Bu 5 ekibimizden 4’ü Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde
tur şansı ararken, Karşıyaka Igmar Ilıdza (Bosna Hersek), TI TWK Innsbruck
(Avusturya), Kometal Student
Skopje (Makedonya) takımlarına İzmir de ev sahipliği
yapacak.
Karşıyaka’nın gücünün bu üç ekibi de geçmeye yeterli olduğunu düşünüyorum.
Diğer temsilcilerimizden Yeşilyurt 5. Grupta ev sahibi Hırvat Zok Rıjeka, Romen Universitatea Famalıcao ve Bosna
Hersek ekibi Sarajevo ile mücadele edecek.
Bence sakatları iyileşen ve formu yükselen Yeşilyurt’un
gruptan çıkma şansı fazla.
CEV’de ki 3. ekibimiz ise Kocaelispor.
Slovakya da ev sahibi OK Ljubljana,
İtalyan Teodora Ravenna ve
İspanyol Benidom ile oynayacak takımımızın işi kolay değil.
İtalyan Ravenna şu anda ligde
orta sıralarda yer alıyor ama kadrosunda 7 yabancı oyuncu var. ( 2 ABD, Rus,
Brezilya, Peru, Hırvat, Hollanda) Ve grubun tabi ki favorisi.
Erkek takımlarımıza gelince;
Arçelik, Selanik de çok zor bir grupta
oynayacak. Ev sahibi Aris zirve için mücadele eden
bir ekip. Kadrosunda 3 Amerikalı oyuncu var. Ayrıca Lapaz
gibi Yunan Milli Takımı’nın formasını giyen bir ası bulunuyor. Arçelik’in grupta ki ilk maçını ateşli taraftarının
desteğini arkasında bulacak ev
sahibi ile oynaması işi zorlaştırıyor.
Ancak bu grupta diğer takımlarda yabana atılacak
cinsten değil. Arçelik, gruptaki ikinci maçını Salonit Anhova (Sloven) ile
yapacak. Bu ekibin yabancısı yok ama 7 oyuncusu milli takımda oynuyor. Grubun
diğer takımı Vegyesz Kazancbarcıka.
Macar ekibinin kadrosunda Rus, Slovak ve Yugoslav 3 yabancının yanı sıra 3 de
milli takım oyuncusu var.
CEV’de ki 5. temsilcimiz Ziraat Bankası grup
maçlarını Yugoslavya da Pozarevac da oynayacak. Rakipleri ev sahibi Bambi Mladi Radnik,
Vıtorıa (Portekiz) ve Amber Antwerp.
Ziraat’in ilk gün oynayacağı Portekiz ekibini ve
daha sonra Belçika liginin son sıralarında yer alan Amber’ı
yenmesi zor olmacak. Ancak son gün işi kolay değil.
Çünkü Yugoslav takımı ev sahibi olmanın tüm avantajlarını mutlaka kullanacak.
İyi bir ekip olan Bambi Mladi
Radnik’in en büyük özelliği, kapasitesi birbirine çok
yakın oyunculardan kurulu olması. Belki starı yok ama çok iyi mücadele
ediyorlar. Makedonyalı pasörü ise çok akıllı ve
takımın tüm oyuncularını iyi kullanmayı biliyor.
Sezon öncesi Ziraat Bankası katıldığı bir turnuvada bu
takım ile oynadı. Bu bakımdan rakiplerini iyi tanımaları bir avantaj.
Avrupa Kupaları’nda mücadele edecek tüm takımlarımıza
başarı dileklerimi ileterek bu haftaki yazıma da noktayı koyayım. Tekrar
buluşmak dileğiyle hoşçakalın.
A L E
V A N A
K Ö K