İTALYANLARA TESLİM OLDUK

 

Bu hafta salı ve çarşamba günü ülkemizi Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde  temsil eden Eczacıbaşı, Vakıfbank Güneş Sigorta, Arçelik ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi büyük bir rastlantı eseri gruplarındaki 3. maçlarını İtalyan ekipleriyle oynadılar ama ne yazık ki 4 takımımızda rakiplerine yenilmekten kurtulamadı.

Oysa İstanbul’ da oynanan maçlarda  Arçelik, Lube Banca Macerata’yı elinden kaçırırken, Vakıfbank Güneş Sigorta da beklenen oyununu ortaya koyamayınca kazanabileceği bir maçı rakibi Caposud Reggio Calabria’ya hediye etti.

 

Aslında Arçelik evinde oynamanın avantajıyla karşılaşmaya çok iyi başlamıştı.

İlk iki sette fırtına gibi esen ekibimiz 25/20, 25/21 ile 2-0 öne geçerken voleybol adına her şeyi sahaya yansıttı.

Şu anda İtalya Ligi lideri Lube Banca Macerata, Arçelik’in bu güzel oyunu karşısında çaresiz kalırken antrenör ne yapacağını şaşırdı. Özellikle Gökhan’ın 5 numaraya attığı paralel smaç servisler önce Belçikalı Wıjsmans’ı dağıttı, ardından da bir tur sonra bu oyuncunun yerine giren Amerikalı Barnett’e sahayı dar etti. Bu arada Gökhan’a diğer oyuncuların etkili servisleri de eklenince İtalyanlar bir türlü oyun kuramadılar. Sayı getiren servislerimize, blok ve hücumu da ekleyince bu takımın ünlü oyuncularını izlemeye gelenler bizim sporcularımızı keyifle ve gururla seyrettiler.

Ama daha  sonra işler tersine döndü. Takımımızın temposu düşmeye başladı. servisler yumuşadı, blok düzeni bozuldu, İtalyanlar rahatladılar ve oyunun kontrolünü eline geçiren Lube Banca’nın tecrübeli oyuncuları, bu avantajı iyi değerlendirerek önce setleri 16/25, 18/25, 8/15 sonra da maçı ahlar, vahlar arasında  3-2 koparıp gittiler.

 

Vakıfbank Güneş Sigorta ise, Haldun Alagaş Spor Salonu’nda, karşısında iyi oynamayan ve hatalar yapan bir takım bulmasına karşın, rakibinden daha da kötü ve isteksiz bir mücadele ortaya koyunca kazanabileceği karşılaşmayı adeta Reggio Calabria’ya hediye etti: 1-3 (20/15, 25/19, 15/25, 22/25).

Aslında kağıt üzerinde italyan takımı zaten karşılaşmanın favorisi olarak gösteriliyordu. Ancak maçı izleyince düşüncelerimizde çok yanıldığımızı  gördük. İtalyan takımında 4 numaradan oynayan Patachova’nın ahı gitmiş, sadece boyu kalmış. Diğer 4 numarada ise, hamileliği sırasında çok kilo alan ve bunu bir türlü atamayan bu nedenle de 3 yıldır Uralochka’ da libero olarak  görev yapan Tiourina vardı. Ortadan oynayan Çinli Su Li Quin ve Galastri çok etkili oyuncular değiller ama karşılarında blokta ellerine top değmeyen pasör İryna ve Burçin’ı bulunca teknikleri sayesinde belki de en rahat ve kolay maçlarını oynama fırsatını buldular. İşte böyle bir kadrosu olan ve bu arada iyi de oynamayan bir İtalyan takımı yakalamasına karşın Vakıf Güneş ne yazık ki rakibinden daha da kötü olunca büyük bir fırsatı kaçırdı.

Aslında Vakıf Güneş’in sistemini yıllardır eleştiriyoruz; ancak zaafı bol bu sisteme karşın yine de oyuncular ortaya koydukları başarılı performanslarıyla ve yardımlaşmayla açıklarını bu güne kadar kapatabildiler. Ama çarşamba günü iyi bir günlerinde olmamaları bu yanlış sistemin aksaklıklarını iyice gözler önüne sermeye yetti.

2.04’lük Potachova blok üstünden çıktı, pasörün kaçtığı 6 numaraya vurdu da vurdu. Ama kimse buna çözüm bulamadı. Pasör İryna öne geldiğinde bu kez köşelerden çapraza vurulan toplar hep sayıya dönüştü. Ortadan  bir 5’e, bir 1’e vurulan güçlü olmayan ama sayı getiren akıllı hücumlar, Çinli Su Li Quin’in 2’ye dönerek vurduğu tek ayak smaçlar Vakıf Güneş’in bloğunu ve defansını allak bullak etti. Sonuçta takımımız kazanabileceği bir maçı şaşkın bakışlar arasında Reggio Calabria’ya teslim ediverdi.

 

Şampiyonlar Ligi’ndeki bir diğer temsilcimiz İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İtalya’ da Sisley Treviso’ya 3-0 (25/12, 25/18, 25/18) yenilirken, bir gün sonra yine deplasmanda Eczacıbaşı’ da çok iyi bir oyun ortaya koymasına karşın Foppapedretti Bergamo’ya 3-1 (25/23, 19/25, 27/25, 25/18) mağlup oldu.

Böylece 4 takımımızın iki gün içinde İtalyanlarla oynadığı 4 karşılaşmayı da kaybetmesi voleybola gönül verenleri üzdü.

 

LİGDE ZİRVE MÜCADELESİ

 

Hafta sonu ise, hem bayanlarda, hem de erkeklerde zirve mücadelesi yapan takımlar karşı karşıya geldiler. Bayanlar Ligi’nde Eczacıbaşı, Vakıf Güneş’i misafir etti. Karşılaşma öncesi çok kaliteli ve voleybol dolu bir mücadele bekliyorduk.

Çünkü bu iki ekipte forma giyen oyuncular milli takımımızın liberoları da dahil 12 kişilik kadrosunun 10’unu bünyelerinde barındırıyordu. Ayrıca şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcilerimizdi ve ülkemizin en iyi iki takımıydı. Bunlar üst üste konduğunda  tabii ki kaliteli ve voleybol adına tüm güzelliklerin yansıyacağı bir  mücadele beklentisi artırıyordu. Ancak 4 sete ve yakın biten set sayılarına karşın bu maç beklentilere cevap vermekten uzak kaldı.

Evet, belki yorgundular, belki de stresin getirdiği tutukluk vardı. Ama tüm bunlar bir mazeret olmamalıydı.

Düşünün bu seviyedeki iki takımın karşılaşmasının ilk setinde Eczacıbaşı bir ara 11-7, 14-11 öne geçti. Ardından Güneş, üst üste aldığı sayılarla ikinci teknik molaya 16-15 yani bir sayı önde girdi. Sonra Eczacıbaşı tekrar 20-19 öne geçti ve seti de kazandı.

2. sette Eczacıbaşı 10-4, 11-6 öne geçti. Güneş sayıları 13-12’ye getirdi. Yani bu kadar kısa bir süre içinde Eczacıbaşı 5-6 sayılık farkı kolayca kapattırdı. Veya bir başka açıdan Güneş, Eczacıbaşı’nın 2 sayısına karşın 6 sayı alarak farkı kapattı.

3. sette bu kez Güneş 14-10 öne geçti. Üst üste 5 sayı verdi önce 14-15 oldu. Sonra da 17-20. Arkasından bu kez Güneş yine 5 sayı birden alarak 22-20 yaptı ve seti aldı.

Bu kadar kaliteli iki takımın bu kadar istikrarsız bir mücadele ortaya koymaları

açıkçası hiç hoş değildi. Umarım ikinci devredeki mücadele ve play- off maçları daha kaliteli geçer.

Oyunun kaderini servisler belirledi diyebiliriz. Etkili ve akıllı taktik servis atan her zaman rakibine üstünlük sağladı. Vakıf Güneş’in servislerinin hedefi genelde Özlem oldu. Özellikle bu oyuncunun önüne atılan kısa servisler kolay sayılara dönüştü. Yuliya ve Pelin, Güneş’in hücumda en etkili oyuncularıydı. Pelin’in bu oyununu gördükten sonra Buzayev’in bu oyuncuya Reggio Calabria karşısında neden şans tanımadığını bir kez daha düşünmekten kendimi alamadım. Burçin gerek manşetiyle, gerekse bloklarıyla çok iş yaptı. Her zaman iyi oynamasına alıştığımız Iryna bu kez  pas dağıtımında yanlış tercihler yaptı. Aysun, Aycan ve Necla  vasattı.

Eczacıbaşı’na gelince;

Çarşamba günü İtalyan takımı Reggio Calabria karşısında hatalar yapan ve bundan hiç ders almayan Vakıf Güneş’i, kontrol altında tutmayı başardığında kolay sayılar üretti. Akıllı oynadığı, yani  ortadan ve 4’den 6 numaraya yüklendiği zaman rakibini çaresiz bıraktı. Ama bunu tüm maça yansıtamadı. Servise manşet sorununu hala çözemediğini üst üste verdiği sayılarla gösterdi. Blokları istikrarlı değildi. Niemczyk, oyun sıkıştığında yedek oyuncularını sahaya süremedi. Kimbilir belki de onlara güvenemedi. Ama bilmeli ki 7 kişi ile hem uzun lig maratonu, hem de Avrupa sınavı biraz zor geçer.

Takımın itici gücü yine Elena oldu. Pasör Tatiana eski maçlarına oranla daha tutuktu. O da İryna gibi oyuncu tercihlerinde yanlışlıklar yaptı. Özlem ve Çiğdem iyi, Mesude, Zeycan vasat, Natalia iyi değildi.

Karşılaşmanın en ilginç olayı 2. setin sonlarında yaşandı. Eczacıbaşı 24-23 öndeydi. Pelin’in 4’den vurduğu top, ikili bloktan sekerek yükseldi ve arka alandan dışarı düştü. Ancak herkesin gördüğü bu topu hakemler göremediler ve avut kararıyla seti bitirdiler.

Bayanlar liginin diğer karşılaşmalarında; Kocaelispor- Beşiktaş’ı 5 setlik bir mücadeleden sonra 3-2 yenerken, Yeşilyurt Ankara da İnterfarma’yı 3-0 mağlup etti.

 

ERKEKLERDE İLK DEVRENİN LİDERİ ARÇELİK

 

Erkekler liginde bu hafta da önemli karşılaşmalar vardı. Bunlardan en ilginç olanı da Ziraat Bankası- Arçelik mücadelesiydi. Çünkü maçı kazanan takım ilk devrenin lideri olacaktı.

4 gün önce Lube Banca’yı elinden kaçırmanın moralsizliğine ve üst üste oynadığı maçların yorgunluğunu da ekleyen Arçelik’in güçlü Ziraat Bankası önünde  ne yapacağı merak konusuydu.

İki takım açısındanda inişli çıkışlı bir karşılaşma oldu. File üstünde daha başarılı olan Arçelik ilk seti (25/16) farklı kazandı. İkinci set, rakibine manşet hataları yaptıran ve Aykut’un bloklarıyla sayılar toplayan Ziraat Bankası’nın (25/21) oldu.

3. sette özellikle Ahmet’in etkili smaç servislerinden gelen sayılarla Arçelik üstünlük sağladı: 25/16.

Başa baş giden 4. setin son sayılarına 22-21 geride giren Ankara takımı Tolga’nin servislerine Bedulin’in hücumlarını da ekleyince Arçelik’e 25/23 üstünlük sağladı.

5. set beklenenin aksine çekişmeye sahne olmadı. Arçelik  bir anda 5-1 öne geçti ve Gökhan’ın etkili oyunuyla bu farkı kapattırmadan da seti 15/7 bitirdi.

Bu setin en ilginç olayı, Hüseyin’in Bedulin gibi bir silah yerine başka arkadaşlarını topla buluşturmasıydı. Arçelik gibi file üstünde yüksek olan bir takım tabii ki fırsatı kaçırmadı. Halbuki daha önceki 5 setlik maçların çoğunda yani kader anlarında Hüseyin topların % 80’ini Beduline atardı. Bu maçın 5. setinde  Bedulin’e 6 pas attı. Bunların 4’ü kötü manşetten gelen zor toptu ve 4’den başka bir yere atılamazdı. O sırada da 4’de Bedulin vardı. Yani zoraki atılan adresi belli yüksek toplardı.  Böyle olunca da, bu oyuncu bunlardan birinde hata yaptı, 3’ü çabuk yerleşen Arçelik bloğundan sekti. 2 top ise öldü. Sonuçta  Bedulin’in, diğer setlere oranla en az pas aldığı ve top öldürdüğü set bu olunca maçı kazanan da Arçelik oldu.

Günün önemli diğer 2 maçında ise, Beşiktaş, Ankara’ da Çankaya Belediyesi’ni

3-2 yenerek galibiyet sayısını 4’e çıkardı ve az da olsa hem nefes aldı, hem de kümede kalma mücadelesinde avantaj yakaladı.

İstanbulda’ ki maçta, bu sezon beklentilerin oldukça uzağına düşen Galatasaray, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne 3-1 yenilmekten kurtulamadı. Maçı kazanan Belediye bu güzel sonuçla 6. sıraya yükseldi.

Bu haftalık da bu kadar. Her gününüz voleybol dolu olsun.

Hoşçakalın.

 

 

A  L  E V    A  N  A  K  Ö  K