AVRUPA KUPASI VE LİG İÇ İÇE

 

 

 

 

Şampiyonlar Ligi maçları tüm hızıyla sürerken ligin 1. devresinin sonuna doğru da hızla yol alıyoruz.

Önce sizlere takımlarımızın Avrupa  maçlarından söz edeyim, sonra da ligde ki mücadelelere değineyim.

Salı günü hem Arçelik, hem de Vakıf Güneş Avrupa Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarını  kendi evlerinde oynadılar.

İlk maçında Almanya da Frıedrıcshafen’e 3-1 yenilen Arçelik, İspanyol Unicaja Almeria’yı misafir etti. Takımımızın çeyrek final şansını sürdürebilmesi için bu maçı mutlaka kazanması gerekiyordu.

Bunun bilinci ve hırsıyla Arçelik ilk sete de çok iyi başladı. Etkili servisler, bloklar, defanstan çıkan topların çabuk hücuma dönüşmesi işleri kolaylaştırdı ve set ekibimizin oldu: 25/18.

İlk setin kolay kazanılması hepimizi Arçelik’in maçı kazanacağı düşüncesine itti.

DENGELER DEĞİŞTİ

Ancak ikinci setten itibaren işler tersine dönmeye başladı. Arçelik’in attığı servislerin yumuşaması ve topun rakip oyuncuyu zorlayıcı yerler yerine kucağına gitmesi, Almeria’nın manşetlerde ki başarı oranını yükseltmeye başladı. İşte maça dengeyi getiren en önemli unsur bu oldu. Düzelen manşetlerden çıkan topların  tecrübeli pasör Prenafeta’nın istediği yerlere  gelmesi İspanyol takımının çabuk hücum yapmasını sağladı. Arçelik blokları düştü, defanstan çıkan top sayısı azaldı. Bunlara bir de rakibin servislerine manşet hataları eklenince sıkıntılar arttı. 14-14’den sonra Unicaja Almeria oyunun kontrolünü eline geçirdi ve seti 25/18 alarak skoru eşitledi: 1-1.

Kaybedilen setin moral bozukluğuna karşın 12-12’ye kadar kopma olmadı. Ne var ki Amerikalı Sorensen ve Fransız Strehlau’nun sırtladığı İspanyol takımı,  manşet hataları yapan, hücum da aksayan, blokta ise hiç ortada görünmeyen Arçelik’in bu dağınıklığından yararlanmayı iyi bildi: 15-18.  Gerçi Arçelik bir ara yani 21-21 de rakibini yakaladı ama bu seti kazanmaya yetmedi: 25/22.

Arçelik karşısına çekinerek çıkan ancak beklemediği kadar kolay sayılar bulan İspanyol ekibi, hep önde götürdüğü seti 25/20 kazanarak maçtan 3-1 galip ayrılmayı başardı.

 

SON ŞANS

 

Sahasında beklemediği bir yenilgi alan Arçelik, şimdi tüm hesaplarını bugün kendi salonunda ağırlayacağı  Lube Banca Macerata takımını yenmek üzere yapıyor.

İtalyan takımın da 4 yabancı oyuncu var. Bunlardan biri Amerikalı, biri Belçikalı ve ikisi Yugoslav. Hele Yugoslavlardan biri, yani Milinkoviç, şu anda Dünya’nın en iyi smaçörleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Japonya da geçtiğimiz haftalarda yapılan Şampiyonlar Kupası’nda en değerli oyuncu ve en iyi smaçör seçilmesi bunun kanıtı. Bunların yanına bir de İtalyan Voleybolu’nun göz bebeği  Gravina, Bracci ve Ravellino’yu eklersek Lube Banca Macerata’nın gücü daha da anlaşılacaktır.

ALT YAPI OYUNCULARI İÇİN BU MAÇ KAÇMAZ

Arçelik’in bu güçlü İtalyan takımıyla yapacağı karşılaşmayı tüm voleybol severler mutlaka izlemeliler. Çünkü böylesine yıldız oyuncuları seyretmek her zaman olası değil. İşte fırsat ayaklarına geldi. Özellikle alt yapı antrenörleri bayram nedeniyle okulların tatil olmasını iyi değerlendirerek mutlaka oyuncularını bu maça getirmeliler. Çünkü daha önceden de yazdığım gibi oyunculara en iyi eğitim maç izlettirilerek verilir. Böylesine yıldızları seyretmek, onlardan bir şeyler öğrenmelerini sağlamak bence antrenörlerin en önemli görevlerinden biridir. Ne yazık ki bu konuya antrenörlerimiz yıllardır duyarsız kaldılar. İşte onlara bu karşılaşma iyi bir eğitim fırsatı.

Ayni şekilde Çarşamba günü Vakıf Güneş maçı da bulunmaz  ikinci fırsat. O takımda da çok önemli oyuncular var. Çek asıllı İtalyan Eva Suskova’yı da sayarsak 10 yabancılı Reggio Calabria da 2 Rus Potochova, Tiourina, Çinli Su Liqun, Ukraynalı Zhukova, Bulgar Petkova, Hırvat Gligorovic, Leto, Arjantinli Romano Rosario forma giyiyor. Böyle bir takım mutlaka izlenmeli. 

 

GÜNEŞ, MARIBOR’U KOLAY YENDİ

 

 Vakıf Güneş beklenildiği gibi Salı günü zorlanmadan sonuca gitti ve Nova Branık Marıbor’u 3-0 yendi. Bu grupta ilginç şeyler olmaya başladı. İki hafta önce Vakıf Güneş hatırlanacağı gibi Cannes ile Fransa da oynamış ve hakemlerinde büyük çabasıyla takımımız karşılaşmayı kaybetmişti. Üstelik de Brezilyalı oyuncusu Hilma sakatlığı nedeniyle bu maçta yer alamamıştı. Buna karşın setler çok yakın sayılarla bitmişti. Bir de baktık Cannes bu hafta grubun favorisi Reggio Calabria’yı İtalya da 3-0 yeniverdi. Bu ilginç sonuç bizleri sevindi.

Peki şimdi ne olacak? Eğer Güneş Sigorta evinde oynamanın avantajını iyi değerlendirir ve yıldızlar topluluğu Reggio Calabria’yı yenerse, İstanbul da oynayacağı Cannes maçıyla grup birinciliğini bile yakalayabilir. Onun için bu karşılaşma çok büyük bir önem taşıyor. Bunu bilen Vakıf Güneş yönetimi Hilma’nın yerine bir de İtalya’nın Palermo takımında oynayan Çinli bir oyuncu transfer ederek  şansını arttırdı. Pan Wen Li’yi ilk kez izleyeceğiz. Ancak söylendiğine göre 4’den oynayan Çinli komple bir oyuncuymuş.

Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden diğer iki takımımız Eczacıbaşı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise gruplarında ki ikinci maçlarında beklenen sonuçları aldılar.

Eczacıbaşı Hırvatistan da Castela’yı 3-0 ile geçerken, Belediye Rusya da Luzhniki Moskow’a 3-0 yenildi.

Bu hafta Eczacıbaşı İtalya da grubun liderliği için Foppapedretti Bergamo ile oynarken, İst. B. Belediyesi’de yine İtalya da Sisley Treviso ile karşılaşacak.

Kısacası bu hafta Türk Voleybolu ile İtalyan Voleybolu karşı karşıya geliyor.

Takımlarımızın iki gün içinde  İtalyanlar ile 4 maç oynayacak olması gerçekten çok ilginç.

 

2 MAÇ VE 10 SET

 

Avrupa heyecanı iki haftadır ligi geri plana atmamıza neden oldu. Ancak liglerde de ilginç maçlar oynandığını söylemeliyim.

Haftaya damgasını vuran 4 maç vardı. Perşembe günü Burhan Felek de 10 setlik 2 maç izledik. Önce Fenerbahçe ile Ziraat Bankası kozlarını paylaştı.

3 gün önce Teknik Direktörleri İsmail Vuran’ı yitiren Sarı- Lacivertli takımın oyuncuları, hafta sonu CEV Kupası’ndan son anda elenen moralsiz Ziraat Bankası karşısında maça çok hızlı başladılar. Belki de Salı günü toprağa verdikleri İsmail Vuran’ı bir önemli galibiyet ile uğurlamak istediler. Bu hırslı ve istekli oyun  Ankara takımını hata yapmaya ve oyundan düşürmeye zorlayınca setin gelmesi de gecikmedi: 25/22.

İkinci setin başlarında da değişen bir şey yoktu. Etkili servisler, iyi bloklar ve defanstan çıkan topların akıllı hücumlarla sayıya dönüşmesi sonucunda, ikinci teknik molaya Fenerbahçe 16-13 önde girdi. Ancak Ziraat oyunu bırakmadı. Karşılıklı sayılarla setin sonuna kadar gelindi ama sonuçta 25/23 ile Sarı- Lacivertliler 2-0 öne geçtiler.

2-0 yenik duruma düşmek Ankara takımımın aklına başına getirmiş olmalı ki bir anda oynamaya başladılar. Hatalar azaldı. Etkili servisler başladı. Blok ve hücumdan kazanılan sayılarla setler açık farkla geldi: 25/15 ve 25/12.

5. set, gerçekten büyük bir çekişmeye ve heyecana sahne oldu. İki takımda maçı lehine çevirebilmek için büyük bir çaba harcadılar. Ancak Ziraat Bankası’nda Bedulin, her zaman ki gibi bu setinde kilidi oldu. Aldığı tüm topları (Saymadım ama  9- 10 civarında) öldürdü. Bu arada 2 de tekli bloktan gelen sayısı var. Sonuçta seti 16/14 alan Ziraat Bankası yenilmezliğini korudu.

 

 

NEFESLER KESİLDİ

Bu karşılaşmanı ardından bir 5 setlik maç daha yaşadık. Küme de kalmak için çaba harcayan Beşiktaş ile MÜM Koleji kozlarını paylaştı.

Başından sonuna kadar karşılaşma seyirciye heyecanlı anlar yaşattı. İki takımın oyuncularının aşırı stresli olması zaman zaman basit hataları getirdi. Ama ben çok keyifli bir maç izledim. Aslında bence keyifliydi ama oyuncular ve antrenörler için ayni şeyleri söylemek tabi ki olası değil. Stresin doruğa çıktığı bu tür maçlarda oynamak da, koçluk yapmak da gerçekten çok zor. Bu nedenle kazananı da, kaybedeni de kutlamak gerekir.

Maçın geneline bakıldığında iki takım oyuncuları da çok inişli çıkışlı bir grafik çizdiler. Bir set takımın sayı makinesi olan oyuncular, bir başka set kayboldular. Manşet hataları, hücum hataları fazlaydı. İki ekip de çok oyuncuyla oynadı. Setler 1-1 olduğunda iki takımda da 10’ar oyuncu oynamıştı. Maç bittiğinde Marmara’nın 12 oyuncusunu, Beşiktaş’ın ise 11 oyuncusunu sahaya sürdüğü görüldü. Ben bu kadar oyuncu değişikliğine genelde pek olumlu bakmıyorum. Çünkü hata yaparsam çıkarılırım düşüncesini kafasından atamayan oyuncunun verimi düşüyor, devamlılığı kalmıyor. Hata korkusu oyunun her bölümünde oyuncuya bir pranga oluyor. Servisleri istediği gibi atamıyor. Hücumlar da korkak oluyor ve manşetlerde kendini daha çok sıktığı için hataları artıyor. İşte bence bu maçta bunu fazlasıyla yaşadık.

Sonuçta 5. set iki takıma da gitti, gitti, geldi ama  sevinen 19/17 ile Beşiktaş oldu.

ACABA HATAMIYDI?

Böyle bir mücadeleden sonra oyuncuların yaptıkları hataların hepsine hoş görü ile bakıyorum. Ama Ertan’ın yaptığı bir oyuncu değişikliğini örnek olması ve tartışılması açısından yazmak istiyorum.

Sayılar 13-10 Marmara Koleji lehineydi. Ertan, o ana kadar hiç oyuna girmemiş, bu stresi ve heyecanı yaşamamış Mücahit’i servise soktu. Ve böyle bir ana hazır olmayan Mücahit servisi kaçırdı. Bu da, bir kez daha gösterdi ki, bu durumlarda servis atacak oyuncu sakat değilse  değiştirilmemeli. İşte burada Ertan mantık yerine hislerinin etkisi altında kaldı. Ben böyle düşünüyorum. Sizin yorumunuz ne?

Gerçi, bu duruma  karşın MÜM Koleji yine de 14-11 öne geçip set sayısı attı ama şans artık onlardan yana değildi.

Hatırlarsanız, buna benzer bir olayı  Galatasaray Bayan Takımı Antrenörü Fatih de yaşamıştı. O hafta ki yazımda onu da eleştirmiştim. Sizler böyle bir anda ne düşünürsünüz? Ne yaparsınız?

 

ARÇELİK YARA SARDI

 

Cuma gününün ilk maçında Arçelik, Tokat Belediyesi Plevne Spor’u 3-0 yendi.

Ligin yeni takımı olmasına karşın aldığı sonuçlarla lige renk katan Tokat takımı yorgun ve moralsiz Arçelik’e sürpriz yapmayı hedefliyordu. Ancak düşündüğü olmadı. Gökhan’ın sakatlığı nedeniyle riske edilmediği mücadelenin her setinde üstün olan ev  sahibi oldu. Özellikle Barış ve Stefanov’un sürüklediği Arçelik setleri 25/20, 25/19, 25/22 ve maçı da 3-0 alarak, Almeria maçının moralsizliğini üstünden atmış oldu.

 

YEŞİLYURT’UN YENİLGİSİ

 

Günün bayan maçlarında ise, Zaman zaman güzel görüntüler yaşadığımız karşılaşmada Vakıf Güneş, Galatasaray’ı 3-0 yenerek yenilmezliğini sürdürdü.

Ankara’da ki diğer maçta Türk Telekom, bu sezonun flaş ekibi Yeşilyurt’u 3-0 gibi net bir skorla seçerek alkış topladı.

 

HAFTA SONU İKİ BÜYÜK MAÇ VAR

 

Şimdi gözler daha önceden de yazdığım gibi Avrupa Şampiyonlar Ligi maçlarına ve 1. Lig de zirve mücadelesi veren takımların kozlarını paylaşacağı güne çevrildi.

Cumartesi günü Bayanlar Ligi’nin iki yenilgisiz takımı Eczacıbaşı ve Vakıf Güneş saat 16.00 da karşılaşırken, aynı gün TRT’nin de canlı olarak yayınlayacağı maçta Ziraat Bankası, Arçelik’i misafir edecek. Yenilgisiz Ziraat’in, 1 yenilgili Arçelik karşısında ne yapacağı merakla bekleniyor. Ankara takımı kazanırsa hem yenilmezliği sürecek, hem liderliğini perçinleyecek, hem de en yakın rakibine 2 puan fark yapacak.

Arçelik kazanırsa iki takımında birer yenilgisi olacak liderlik set averajına kalacak.

 

ERDEMİR VE G.SARAY’IN YOLLARI AÇIK GİBİ GÖRÜNÜYOR

 

İki konuya daha değinerek  bu haftaki yazımı noktalayayım.

CEV kupası Çeyrek Final Kuraları çekildi. Bayanlarda ülkemizi temsil eden Galatasaray, Rus Stinol Lıpetsk takımıyla eşleşti. İlk maç Rusya da, ikincisi İstanbul da. Sarı- Kırmızılı takım için Stinol bir şans oldu. Çünkü 2. tur grup maçlarında İller Bankası bu takım ile oynadı. Yani onları iyi tanıyor, kozlarını biliyor. İşte bu takımımız için avantaj.

Erdemirspor ise, Belerus ekibi Zapadny Bug Brest ile eşleşti. İlk karşılaşma Ereğli de.

Zapadny 2. tur grup maçlarını evinde oynadı. İlk maçında isviçre ekibi Hylte VBK’yı 3-2, sonra Macar Dunafeer’i 3-1 ve son olarak da Fin takımı Pirivolley Salo’yu 3-0 ile geçerek grup birincisi oldu.

Bu maçlara bakılınca fazla zor bir ekip gibi görünmüyor.

DAYANIŞMA GECESİ’NDE BULUŞALIM

İkinci konu, ana sayfada da okuduğunuz gibi İsmail Vuran için düzenlenecek gece. Her zaman iç içe olmuş voleybol ve basketbol camiası yine örnek bir dayanışmaya imza atttılar ve sevgili İsmail için bir veda gecesi düzenlediler.

Haldun Alagaş Spor Salonu’nda, 28 Ocak 2002, saat 17.00 de kokteyl ile başlayacak olan dayanışma gecesinin programı şöyle:

19.00  Fenerbahçe- 1. Lig Karması basketbol maçı (25 dakika)

19.45  Ödüllü basketbol 3 sayı ve faul atışı yarışması

20.15  Konser

20.45  Fenerbahçe- Galatasaray erkek voleybol maçı

21.30  Ödül Töreni ve konser

Şimdi bu güzel ve anlamlı organizasyonda İsmail’e son görevimizi yapmak için hepimiz kollarımızı sıvamalı ve el ele vermeliyiz.

O gecenin en iyi şekilde geçmesi, tribünlerin dolmasıyla orantılıdır. Bu bakımdan eşe, dosta, komşuya, yani merhabamız olan herkese davetiye satarak katkıda bulunmalıyız.

Bu dayanışma gecesi, son yıllarda vurdumduymaz olan camiamızın tekrar bir araya gelmesini dirilmesini sağlayacak bir adım olmalıdır. Bu fırsatı kaçırmamalıyız. Böylece hem tekrar camia olarak bütünleşeceğiz, hem de sevgili dostumuz İsmail’e yakışır bir dayanışma gecesi düzenleyeceğiz.

Haydi dostlar, el ele tutuşup, öne doğru, hep birlikte, bir adım atalım.

Bu haftalık da bu kadar. Voleybolu seven tüm dostların bayramını kutlarım.

Hoşça kalın...         

 

 

A  L  E  V     A  N  A  K  Ö  K