GÖZLER AVRUPA KUPALARINA ÇEVRİLDİ

 

 

Bu haftaki yazım 1 gün gecikti. Galatasaray-Erdemirspor maçını bekledim. Hem ligin önemli karşılaşmalarından biri olması, hem de iki takımın cuma günü başlayacak olan 2. tur maçları öncesi son durumlarını bir daha görmek istedim.

Avrupa Kupaları’nda ülkemizi temsil eden 10 takımdan 9’u bu hafta kantara çıkıyor. Bilindiği gibi 2 bayan, 2 erkek ekibimiz Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde, geri kalan takımlarımızda CEV Kupası’nda grup maçları oynayacaklar.

Geçtiğimiz hafta sizlere Avrupa Kupaları’ndaki maçlarımızla ilgili bilgiler vereceğimi ve ekiplerimiz ile ilgili yorumlar yapacağımı yazmıştım.

Aslında doğru bir cümle kullanmadığımı bilgisayarın başına oturunca anladım.

Neden mi?

Öncelikle benim, takımlarımız ve rakiplerimiz hakkında yapacağım yorumlar sadece kağıt üzerindeki değerlendirmeler. Evet, takımlarımızı lig maçlarımızda izleme şansı buluyorum. Ve sonrada oynadıkları karşılaşmalar sonrası gördüklerimi sizlere doğru ve yanlış yansıtıyorum. Sonuçta bu benim düşüncem. Katılırsınız, katılmazsınız bu bir görüş. Bu çok doğal.

Ancak Avrupa takımlarıyla yapacağımız maçlara gelince açıkçası biraz karışık duygular içine giriverdim. Öncelikle ben bu takımların hiçbirini bu sezon izlemedim ki. Geçen yıl bu ekiplerden bazılarını gördüm. Ancak bu sezon bu ekipler ne yaptılar? Gerçi oyuncu değişikliklerini kağıt üzerinde görebiliyorsunuz. Üstelik de çeşitli zamanlarda bunları izleyerek haklarında az da olsa bilgi  sahibiyim. Ama yeterli mi? Tabii ki hayır.

Yeni yapılan transferler, belki antrenör ve sistem değişiklikleri var. Bu değişiklikler yerine oturmuş mu? Uyum sağlanmış mı? Sakat oyuncu var mı? Daha bir çok soru peşpeşe gelebilir. Peki tüm bunların yanıtını ben nasıl vereceğim? İzlemediğim bir takım hakkında nasıl yorum yapacağım? İşte böyle olunca da ahkam kesmekten başka çare kalmıyor. Şimdi bizim X takım şu rakibini yener, buna yenilir diye yorumlar yapacağım. Dediklerim tutarsa yaşadım. Al sana öğünme payı. Ben demiştim canım... Bu işi ben iyi bilirim...Haksızmıyım?

Peki tutmadı. En kolay şey kıvırmak. Ben böyle demiştim ama takımımızın bu kadar kötü oynayacağını düşünmemiştim. Üstelik de şansızdık. Var mı itirazı olan?

Sonuçta iki şekilde de ben haklıyım. Ama yine de sizlere bir şeyler yazarak fikirlerimi açıklayayım. Rakiplerimizin yabancıları hakkında elde ettiğim bilgileri sizlerle paylaşayım. Ama tüm bunların kağıt üzerindeki veriler olduğunu unutmayalım. Bu arada bu yorumların mantıktan çok iyimserlik duyguları taşıdığını da açık yüreklilikle yazmalıyım. Ne de olsa bizler voleybol konusu gündeme geldiğinde genelde duygularımızın bizi yönlendirmesine daha çok izin veririz.

 

ŞAMPİYONLAR LİGİ

 

Bilindiği gibi şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden takımlarımızın maçları çarşamba günü başlıyor. Sizler bu yazıyı okuduğunuzda belki sonuçları öğrenmiş bile olacaksınız. Yani güncelliği hemen kaybolmuş ve yazdıklarım hava da kalmış olacak. Ama yapacak bir şey yok.

Bu sezon bayanlarda işler çok karışık. Bir kez 3 grup olması nedeniyle çeyrek final maçlarının nasıl oynanacağını bilmeden ekiplerimiz maçlara başlıyorlar. 3 grupda 4 takım kozlarını paylaşacak. Sonra iki bilinmeyenli denklem. CEV’dekiler hala bir açıklama yapamadılar. bu nedenle ne Eczacıbaşı, ne de Vakıf Güneş önünü göremiyor, geleceğe ait planlar yapamıyorlar. Bu da hedefe yönelme açısından sıkıntılar yaratıyor.

 

GELELİM GRUPLARA

 

Eczacıbaşı A Grubu’nda mücadele edecek. Rakipleri Foppapedretti Bergamo (İtalya), Marichal Airtel Tenerife (İspanya), Kastela (Hırvatistan).

Kısaca kadrolara bir göz atarsak grubun en güçlü ekibi tabii ki İtalyanlar. Şu anda ligde üçüncü sırada bulunan Foppapedretti Bergamo 5 maç oynadı. 4 galibiyet 1 yenilgi aldı.

Kadrosunda 4 yabancı oyuncu var. Bunlar Amerikalı ünlü Phipps, Romen Turlea, Çek Ritschelova ve bir de Çinli Dan Wu. Ayrıca İtalyan Milli Takımı’nın pasörü Caccıatori de bu takımda. Görüldüğü gibi iyi bir kadrosu olan ve hızlı voleybol oynayan bir ekip.

Tenerife şu anda İspanya Ligi’nde ilk sırada. 11 maç oynadı. 10 galibiyeti 1 yenilgisi var.

Kadrosunda 5 yabancı oyuncu yer alıyor. Ayrıca İspanyol vatandaşı olmuş 2 de Kübalı var. Özellikle Macar Nagy, İtalyan Biamonte ve Küba asıllı Carvajal gerçekten iyi oyuncular.

Kastela’ya gelince; Hırvat takımı çok genç bir ekip, yabancı oyuncusu ise yok.

Sonuç: Eczacıbaşı Kastela’yı çok kolay yener. Tenerife karşısında belki zorlanır ama sonuç da kazanan takımımız olur. Foppapedretti maçına gelince. İtalyanların daha şanlı olduğunu düşünüyorum. Gerçi Nıemczyk’nin gelmesiyle Eczacıbaşı’nın da oyun sistemi değişti. Daha hızlı, kombinezonlu, sonuca giden ve göze hoş gelen bir voleybol oynuyorlar ama henüz takım tam oturmadı. Bu nedenle şans Bergamo’dan yana. Yani ekibimiz çeyrek finale mutlaka adını yazdıracak.

 

VAKIF GÜNEŞ ZOR GRUPDA

 

Şampiyonlar ligi’nde ki diğer takımımız vakıf Güneş ise gerçekten zor bir grupta oynayacak. Gerek İtalyan Reggi Calabria, gerekse Cannes çok güçlü takımlar. Maribor (Slovenya) ise sıradan bir ekip. Kadrosunda 1 Romen, 1 Hırvat, 1 de Yugoslav yabancı oyuncu var. Ancak güçleri sınırlı.

İtalyan Capo Sud Reggio Calabria’ya gelince; çok ilginç bir takım. Çek asıllı İtalyan Suskova’yı da sayarsak tam 10 yabancı oyuncusu var. Üstelik de bunlar sıradan oyuncular değil. Rus Potachova ve Tiourina’yı anlatmaya gerek yok. Arjantinli Romano, 2 Hırvat Gligorovic, Leto, Ukraynalı Zhurova, Çinli Su Liqun, Bulgar Petkova, Çek Tomanova. Yani say say bitmiyor.  Üstelik de bu takım şu anda ligde ilk sırada. 5 maç oynadı 5’ini de kazandı.

Cannes’in de İtalyan takımından kalır yeri yok. 6 yabancıları var. Çek Buckova, Ukraynalı Fomina, 2 Çinli Mao, Shen, Finli Lehtonen ve Gürcü Ravva. Özellikle bu oyuncuyu iyi hatırlarsınız. Daha önce Vakıfbank da oynamıştı. Cannes takımının en büyük hücum silahı. Bu yabancılardan 5’i ilk altı oynarken araya sadece Fransa Milli Takımının pasörü Salinas giriyor. 6. yabancıları Fomina de libero olarak görev yapıyor. Antrenörleri de Çinli. Böyle olunca da Fransız takımı  hızlı hücum yapan, defanstan çok top çıkaran bir görüntü çiziyor. Lig de 7 maç oynadılar. Hepsini kazandılar. Bir maç eksiği ile 3. sıradalar. 

Görüldüğü gibi grupta çok zor iki takım var. Vakıf Güneş’in esas rakibi Cannes olacak. Eğer takımımız Cannes’e üstünlük sağlayabilirse istediğini elde edecek. Eğer kaybederse o zaman 3 grubun en iyi 2 üçüncüsü olarak yine de çeyrek finale yükselecek.

Sonrası, daha önceden de yazdığım gibi bilinmiyor. İşler kura şansına kalacak. Eğer 2 İtalyan veya Rus Uralochka’dan hangi ekip sıyrılabilirse Final- Four’un 4. takımı olacak.

ERKEK TAKIMLARIMIZIN İŞİ ZOR

C Grubunda mücadele edecek Arçelik’in ilk maçı Almanya da Frıedrıchshafen ile. Şu anda lider olan Alman takımının 1 Macar, 1 Çinli, 1 İspanyol, 1 Bosna Hersekli ve son aldıkları tanıdık bir isim Bulgar Rodoslav Arsov ( Marmara Koleji’nde oynamıştı) yani 5 yabancısı var. 1 de Polonya asıllı Alman Jalowıetzki. Güçlü bir takım. Özellikle fanatik seyircisiyle birlikte evinde ki  maçları kolay kazanıyor.

Sonra İspanyol Unicaja Almeria ile oynayacak. 11 maçta 11 galibiyeti bulunan Almeria lider 

durum da. Avrupa Kupaları’nın bu tecrübeli ekibinde 4 yabancı var. Bunlar ilk altıda yer alan iki Ameralı Sorensen, Fuerbrınger, Fransız Strehlau ve Slovak Mıklacv. Ayrıca milli takım oyuncuları pasör Prenafeta, smaçör Suela, orta oyuncu Carreno ekibin diğer kozları.

İtalyan takımı Lube banca Macerata’ya gelince, çok güçlü bir ekip.  Bu güne kadar 10 maç oynadı. 7 galibiyet 3 yenilgisi var ve 2. sırada. 4 yabancısı var. Bunlar Amerikalı barnett, Belçikalı Wıjsmans ve 2 Yugoslav Geric ile Mıljkovıc. Özellikle İvan Mıljkovıc çok iyi bir oyuncu. Son olarak birkaç hafta önce Japonya da yapılan şampiyonlar Kupası’nda ortaya koyduğu performansıyla en değerli oyuncu ve en iyi smaçör seçildi. Bu 4 yabancı dışında İtalyanların göz bebeği Gravina, Bracci, Ravellino da bu kadro da. Kısacası çok iyi bir ekip ve Şampiyonlar Ligi’nin de favorisi.

Zor  bir grupta mücadele  etmesine karşın Arçelik’in grup ikincisi olarak çeyrek finale yükseleceğini düşünüyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi de zor bir grupta mücadele edecek. Önce Fransız Tours ile oynuyacak. Şu anda ligde 8. sırada. 10 maçta 5 galibiyet , 5 yenilgi aldı. Toplam 6 yabancısı var. Bunlardan 2 Bulgar Kolev ve Stoyehev ile Slovak Dıvıs tanıdık isimler. Bunların yanında 1 Letonyalı, 1 Kanadalı, 1 de Çek var.

Belediye 2. maçını  Luzhniki ile oynayacak. Rus takımı hakkında fazla bir bilgimiz yok. Neticede Rus ekolünün temsilcisi ve şampiyonu. Geçen sezondan oyuncu kaybı var mı? Bilemiyorum. Çünkü Rus kulüpleri oyuncu satarak ayakta duruyorlar. Bir bakıyorsunuz çok güçlüler, bir bakıyorsunuz bir çok oyuncuyu satıp zayıflıyorlar.

Takımımız 3. maçını ise İtalyan Sisley Treviso ile yapacak. Ligde 4. sırada yer alan Sisley’in 10 maçta 7 galibiyet 3 yenilgisi var. 4 yabancılı Treviso da Ünlü Rus oyuncu Fomin, Hollandalı Van de Goor ve 2 Slovak forma giyiyor.

Bu arada Papi gibi (231 kez milli), Bernardi gibi (300 kez milli) ve pasör Vullo gibi (139 kez milli) oyuncuları var. Gerçekten çok güçlü bir ekip.

İşte rakipler böyle, peki Belediye ne yapabilir? İşleri çok zor. Çünkü grupta son sırada kalırlarsa küme düşecekler. 3 olurlarsa ligde kalacaklar. İlk ikiye girerlerse Final- Four’a yükselecekler. Sizce hangi olasılık daha yakın?

 

CEV HEYECANI

 

Şampiyonlar Ligi dışında 6 ekibimizde  CEV Kupası heyecanı yaşayacak. Galatasaray Bayan Takımı’nın üçüncü turdan başlayacak. Diğer bayan takımlarımızdan Yeşilyurt evinde Anarthosis Famagusta (Kıbrıs Rum Kesimi), Balakovskaia Balakova (Rus) ve Schaffhausen’i (İsviçre) ( 3 yabancısı var. 1 çinli, 1 Romen , 1 de Bulgar Daniela. Bu oyuncu daha önce Yeşilyurt da ve Beşiktaş da oynamıştı. Voleybolcu Özcan ile evli.)  misafir edecek. Takımımızın rakibi son gün oynayacağı Rus Balakova. Geçen sezon Beşiktaş’ın saf dışı bıraktığı Rus ekibinde 4 Ukraynalı var. Güçlü bir ekip.  Evinde seyircisinin önünde oynamanın yaratacağı stresi genç oyuncular kaldırabilirse Yeşilyurt grubu birinci bitirip yoluna devam edebilir.

CEV’ de ki diğer bayan temsilcimiz İller Bankası maçlarını Rusya da oynayacak. Rakipleri hakkında bir bilgi edinemedim. Ama grubun Rusya da oynanacak olması, ev sahibi takımı avantajlı kılıyor. Ayrıca grupta Ukrayna ekibi de var. Üstelik de son maç bu iki takım arasında. Böyle olunca da takımımızın şansı azalıyor.

 

GALATASARAY SEYİRCİYE GÜVENİYOR

 

CEV Kupası’ndaki temsilcilerimizden Galatasaray 2. tur grup maçlarını Burhan Felek Cehennemi’nde oynayacak. Rakipler güçlü olmasına güçlü, ama Burhan Felek de kimler yenilmedi ki. Saymakla bitmez. İşte bu turnuvalardan birini daha yaşayacağız.

Gerçi Sarı- Kırmızılı takım son haftalarda iyi bir görüntü vermiyordu ama Erdemirspor’u 3-2 yenerek hem moral kazandı, hem de ben daha ölmedim dedi.

Evet, Galatasaray ilk maçını Cuma günü saat 19.00 da Romen takımı Delta Cons Tulcea

İle oynayacak. Ekibimizin bu maçı geçmesini bekliyoruz. Daha sonra iki zor maç bizleri bekliyor. Önce Ukrayna ekibi Law Academy Kharkıv, sonra da Rus Iskra Odıntsovo.  2 takım hakkında da yeterli bilgilerimiz yok, bu nedenle bir yorum yapmak gerçekten zor. Ancak seyirci ve saha avantajı bizden yana bu unutulmamalı.

 

ERDEMİR İÇİN KOLAY RAKİPLER

 

CEV Kupası’nda en rahat grup Erdemirspor’un. Rakipler tam dişimize göre. Takımımız ilk gün en zor maçını oynayacak. CSKA Royal Cake Sofia ile yapacağı bu karşılaşmayı kazanırsa (ki kazanmasını bekliyoruz) o zaman kalan 2 gün sadece formaliteye dönüşecek.

Çünkü gerek ev sahibi Simpos Sarajevo (Bosna Hersek), gerekse Holte If (Danimarka) bize rakip olacak güçte değiller.

 

EN ZOR GRUP ZİRAAT’İN

 

CEV Kupası’nda ki en zor grup Ziraat Bankası’nın. 4 takımın güçleri de birbirine çok yakın. Kimin yeneceği, kimin birinci olacağını kağıt üzerinde bile olsa kestirmek çok zor. Maçların  Yugoslavya da oynanması ev sahibi Vojvodina’yı az da olsa şanslı kılıyor. Ama Yunan Aris, ve Alman SCC Berlin de çok güçlü ekipler. Gerçi Ziraat Bankası şu aralar çok form da ama Avrupa Kupaları’nın stresi bir başka olur.

İşte böyle. Takımlarımızın kağıt üzerindeki şanslarını sizlere değerlendirmeye çalıştım. Şimdi hep birlik de sonuçları bekleyeceğiz.

 

LİG MAÇLARI

 

Avrupa Kupası maçları nedeniyle bu hafta  lig karşılaşmaları heyecanı ikinci sıraya düştü.    

Çarşamba günü favoriler için maçlar kolay geçti.

Cumartesi günü erkekler de ise; Galatasaray, MÜM Koleji karşısında az daha ikinci sürpriz yenilgisini alıyordu. Ayni şekilde Arçelik de Ankara da Kolejlilerden ancak 5. sette sıyrılabildi. Aslında bu iki sonuç bir kez daha şunu ortaya çıkardı ki, Avrupa maçları öncesi ve sonrası oyuncularımız bir türlü iki değişik organizasyona konsantre olamıyorlar. Bu sonuçlar da bunun en tipik örnekleri.

Bir diğer ilgi çekici karşılaşma da Fenerbahçe-İst. B. Belediyesi arasında oynandı. Güzel bir maç oldu. Ancak Belediye, Şampiyonlar Ligi öncesi iyi bir form yakalamanın faydasını maçı 3-1 kazanarak gördü. Bu oyunu Tours karşısında da tekrarlarsa iyi bir sonuç ortaya çıkabilir.

Pazar günü bayan maçları oynandı. Galatasaray- Karşıyaka’yı, Yeşilyurt- Beşiktaş’ı 3-1, Kocaelispor- İller Bankası’nı 3-2 yenerek çok değerli puanlar kazandılar.

 

GALATARAY MORAL BULDU

 

Haftanın en ilginç maçlarından biri de Salı günü oynandı. Aldığı yenilgilerle zirve yarışından azda olsa geri düşen Galatasaray ve geçtiğimiz hafta İstanbul da Arçelik’i yenerek büyük moral kazanan Erdemirspor karşılaşmasının sonucu merakla bekleniyordu.

İki takımda karşılaşmadan galip çıkabilmek için maça çok asıldılar. Bu nedenle ilginç bir mücadele oldu. Aslında tüm maç boyunca iki takımda çok hata yaptı. Böyle olunca da heyecan çok yüksek ama kalite inişli çıkışlı oldu. İlk iki set seyredilmeye değerdi. 1. sette hep önde olan Galatasaray idi. Tam 7 kez set sayısı attı  ama bundan yararlanamadı ve 2 kez set sayısı atan Erdemir 33/31 gülen taraf oldu. 2. sette büyük bir çekişmeye sahne oldu. Hele son sayılar nefesleri kesti. Galatasaray yine 7 set sayısı attı. Erdemir yine 2 de kaldı ama bu kez kazanan 32/30 Sarı- Kırmızı takım oldu.

1-1 den sonra hatalar çoğaldı, kalite iyice düştü, heyecan azaldı 25/15 seti alan Erdemirspor 2-1 öne geçti. Tamam maç koptu dediğimiz anda Galatasaray tekrar toparlandı. Önce 25/19 ile 2-2’yi yakaladı. Sonra da 5. seti 15/11 kopararak maça noktayı koydu. Böylece hem sıkıntılı günleri geride bıraktı, hem de hafta sonu için büyük bir moral kazandı.   

Bu hafta da yazımızın sonuna geldik. Tekrar buluşmak umuduyla hoşçakalın.    

 

  

 

A  L  E V     A  N  A  K  Ö  K