Geçtiğimiz haftalarda
federasyonumuzun Çocuk Esirgeme Kurumları’nda başlattığı bir pojeyi sizlere
yazmıştım. Sayın Şefik Tiryaki olayı farklı bir bakış açısından değerlendirerek
forum köşesinde bana sorular yönelten bir yazı yazmış. Onun görüşlerine
katılmamak elde değil. Ama katılmadığım bazı yönleri de olduğu bir gerçek.
Sayın Şefik Tiryaki “neden
80 çocuk diğerleri ne olacak?” diye soruyor.
Öncelikle şunu söylemeliyim
ki eğer olaya bu mantıkla yaklaşırsanız o zaman hiç bir şeye başlamamak
gerekir. Bana göre önemli olan bir düşüncenin, bir adımın atılması ve bunun bir
başlangıç olarak değerlendirilmesidir. Tabii ki gönül tüm çocuklara, bu ve buna
benzer olanakların verilmesini ister. Ancak sosyal adaletin, fırsat eşitliğinin yanından bile geçmeyen bir ülkede bu nasıl
yaratılacaktır? İşte asıl tartışılması gereken bunlardır. Size bu konuda bazı
şeyler yazmaya kalksam o zaman da “ Propaganda yapıyorsun” diye karşı
çıkılacaktır.
Ben bu güne kadar politik
görüşlerimi hiç bir zaman ortaya koymadım ve voleybol camiasının içinden de
kimseyle tartışmadım. Onun için çok istememe karşın bu sorularınızın yanıtını
burada veremiyorum. İnşallah bir gün karşı karşıya geldiğimizde bol bol
tartışırız.
Ancak şunu söyleyebilirim
ki, tüm toplumun geri plana ittiği bu çocukların bir bölümüne de olsa
federasyonun el uzatması farklı boyutlar ortaya konarak küçümsenmemelidir.
Devletin, bir çok kuruluşunun aklına bile gelmeyen bu olayın Voleybol
Federasyonu tarafından başlatılmasının diğerlerine de mutlaka örnek olacağı
inancını taşıyorum. Çünkü her şeye iyimser bir gözle bakmayı seviyorum.
Bu arada elinde elek olmayan
bir canlı türünün varlığını hiç duymadım. Ya siz? Bu güne kadar elinize hiç elek almadığınızı
söyleyebilirmisiniz? Bence bunu bir daha düşünün. Anne- babalarımız hariç her şeyi seçiyoruz. Hem
de titizlikle. Değil mi?..
Gelelim asıl işimize; Yoksa
Suat’ dan fırçayı yeriz.
Avrupa Kupaları’nda ilk
adımı Ziraat Bankası, Macar Papiron Szeger karşısında attı. Beklenildiği gibi
iki maçınıda çok kolay kazanarak 4’lü gruba kaldı. İnşallah gelecek bölümde de diğer takımlarımızla
birlikte adım adım yollarına devam ederler.
Bu hafta erkeklerde çarşamba
ve pazar, bayanlarda ise cumartesi günü maçlara devam edildi.
Çarşamba gününün
karşılaşmalarına bakıldığında ilginç maçlar yaşadık.
Önce İstanbul Büyükşehir
Belediyesi ile Ziraat Bankası kozlarını paylaştı. Güzel
bir maç oldu. Ancak çok formda olan
Ankara takımı galibiyete uzanmayı başardı. Aslında şu aralar beklenen
performansını ortaya koyamasa da, yine de İstanbul’ da Belediye’yi yenmek her
ekip için iyi bir sonuçtur.
Daha
sonra ise, sıra Fenerbahçe- Galatasaray derbisine geldi.
Kalite
olarak istenen seviyeye çıkmasa da zevkli bir mücadele izledik. Bu iki takım
arasındaki karşılaşmalar her zaman farklı oluyor. Gerçi Galatasaray favori
olduğu maçtan galip ayrılmayı başardı ama bu hiç de kolay olmadı.
Fenerbahçe
rakibini zaman zaman çok sıkıştırdı. Hatta ilk sette bir ara 23-19 da öne
geçti. Ama bir hata ve başlayan sen-ben diyaloğu Sarı- Lacivertlilere pahalıya
patladı ve set Galatasaray’ın oldu.
Karşılaşmanın
3. seti de ilk set gibi ilginçti. Sarı- Kırmızılı takım kaçtı, Fenerbahçe
kovaladı. 21-23’e kadar gelindi. Bu kez Galatasaraylı oyuncuların hataları
başladı. Kötü manşet, sonuca gitmeyen hücumlar sayıları 24-23’e taşıdı.
Sonra
heyecandan nefes nefese kaldığımız dakikalar geldi. Set gitti-geldi derken,
Libero Nuri’nin bir hatalı manşeti, Darıusz’un topu ancak havaya atması,
ölmeyen bir atağa dönüşünce de 5 kez set sayısı atan Fenerbahçe skoru 2-1’e
getirdi.
4.
sette 17-16 dan sonra kontrolü eline geçiren Galatasaray maçı 3-1 kazandı ve
bir derbiyi daha almanın keyfini yaşadı.
İstanbul’da
ki diğer maçta pasör Salih’den yoksun Polis Akademisi, Arçelik karşısında
direnemedi bile. İstediği gibi karşılaşmayı yönlendiren ev sahibi takım böylece
bol bol genç oyuncularına yer vermek
şansını da yakalamış oldu.
ERDEMİR, SSK’YI 3-1 YENDİ.
Zirve
yarışının iki adayının kozlarını paylaştığı mücadeleden galip çıkan taraf
Erdemir oldu.
İki
takımında zaman zaman iyi oynadığı söylendi. Aslında iki setin de 25/23 bitmesi
karşılaşmanın zorlu geçtiğini gösteriyor. Erdemirspor’ da Hakan ve
Cengizhan’ın, SSK’ da ise iki Rus’un
performanslarının diğer oyunculara oranla daha iyi olduğu söylendi.
Ankara
da Kolejliler ve Çankaya Belediyesi evinde oynamamın avantajını iyi
değerlendirerek kendileri açısından önemli galibiyetlere imza attılar.
BAYANLARDA FAVORİLERİN DEDİĞİ OLDU.
Cumartesi
günü oynanan bayan maçlarından beklenen skorlar çıktı.
Istanbul’
da hızlı ve kombinezonlu bir voleybol
oynayan Yeşilyurt, 75. Yıl’ı zorlanmadan yendi.
Neslihan
yine takımın lokomotifiydi. Ancak pasör Pelin, bu oyuncuyu çok fazla
kullanıyor. Rahat giden bölümlerde bile tercihini hep Neslihan’dan yana yaptı.
Aslında önde oldukları bölümlerde diğer oyuncuları da devreye sokması
gerekirdi. Çünkü onları motive etmek işte bu tür maçlarda olur.
Bu
arada Pelin’in, Neslihan’ı 2’den ortaya döndürmesi, Müge’yi 4’den ortaya tek
ayak hücuma sokması ilginçti.
Esra’nın
blok sıkıntısı var. 4’deyken ısrarla ortaya blok yardımına geliyor. Sonra
rakibin onun bölgesinden yaptığı çabuk ataklarda da yerine gidemiyor. Buna
dikkat etmeli.
75.
Yıl, kadro dışı bırakılan Victoria’nın yokluğunu çok aradı. Esra onun yerini
dolduramadı. Oyun düzenleri bozulan 75.Yıl da bunun sıkıntısını maçı kaybederek
yaşadı. Çok hata yaptılar. Hatta avanta gelen topları bile hücuma
dönüştüremediler. 3 pozisyonda iki kişi ile manşet karşılamaları büyük
sıkıntılar yarattı. Sonuçta da yenilgi kaçınılmaz oldu.
Geçen hafta Beşiktaş
karşısında sürpriz bir yenilgi alan Sarı- Kırmızılılar bu maçın moralsizliğini
çabuk üstünden atmış. Takım olarak iyi
oynadılar. Kötü oynayan yoktu. Sadece Julia biraz isteksizdi. Böyle
oluncada kolay bir galibiyet aldılar.
Türk Telekom ise
Galatasaray’ın bu iyi ve hatasız oyunu karşısında bir varlık gösteremedi.
GALATASARAY-
ARÇELİK MAÇI KEYİF VERDİ.
Pazar gününe damgasını vuran
maç ise Galatasaray-Arçelik mücadelesiydi.
Ancak NTV’deki programa
yetişmek zorunda olduğum için izleme şansını kaçırdım. İki takımda iyi bir maç
ortaya koymuş. Set skorlarının yakın olması da bunun kanıtı. Ama sonuçta
kazanan taraf olan Arçelik , hem önemli bir rakibi geçmenin , hem de Ziraat
Bankası ile birlikte yenilmezliğin keyfini çıkaran taraf oldu.
Bu hafta fazla suya sabuna
dokunamadık. Bunun bir nedeni de maçların bir kısmını izleyememiş olmamdan
kaynaklandı. Ne yapalım bu sefer de böyle olsun.
Gelecek
hafta buluşmak umuduyla, hoşçakalın.