GÜNEŞ İSTEDİĞİNİ ELDE ETTİ

 

 

Fırtına gibi geçen bir aydan sonra nihayet ligin sonunu getirdik ve Salı günü oynanan Vakıf Güneş-Yeşilyurt karşılaşmasıyla sezonu kapattık.

Şimdi sırada milli takımlarımızın maçları ve beach volley organizasyonları var.

Onlara da yazımda değineceğim. Ancak önce şu formalite karşılaşmasından söz ederek başlayayım.

Formalite maçı dedim ama aslında çok önemli bir karşılaşmaydı. Çünkü kazanan ekip gelecek yıl ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde temsil edecekti.

Ne varki iki takım arasında ki güç farkı nedeniyle oyuncular, antrenörler, hakemler, basın kısacası herkes sonucu belli bu maçı bir an önce bitse de gitsek havasında izledi.

Play-Off ikincisi ile Türkiye Kupası finalistini karşı karşıya getiren maçta Yeşilyurt, hiç bir direnç göstermedi. Vakıf Güneş’de ise, gün aşırı Eczacıbaşı ile oynadığı final serisi maçlarının yorgunluğu açıkça görülürken, rakibinden daha iyi oynamasına karşın şampiyonluğu kaybetmenin getirdiği  moralsizlikde vardı.

Ama yukarıda da belirttiğim gibi iki takım arasındaki fark Vakıf Güneş’e setleri 25/16, 25/15, 25/14 getirdi.

Maç ile ilgili söz edilecek tek şey, Buvayev’in bu formalite mücadelesinde yedek oyuncularını hiç sahaya sokmaması ve karşılaşmayı başladığı altı ile bitirmesiydi.

Oyuna hiç asılmayan ve özellikle  de son sette tüm yedek oyuncularını sahaya süren Yeşilyurt karşısında Buzayev’ in oyuncu değişikliğini düşünmemesini anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

Neticede Vakıf Güneş bu galibiyetle önümüzdeki sezon ülkemizi Eczacıbaşı ile Şampiyonlar Ligi’ nde temsil etme hakkını elde etmiş oldu.

 

MİLLİ TAKIMLAR

 

Sezonun bitimiyle birlikte milli takım çalışmaları da hız kazandı. A ve genç takımlarımızın bu ay içinde önemli turnuvaları var.

A Erkek Milli Takımımız Cumartesi günü Bahar Kupası için Çek Cumhuriyeti’ne gitti. Siz bu satırları okuduğunuz günlerde ekibimiz grubunda önce Macaristan, sonra İsrail ve  Kıbrıs Rum Kesimi ile oynamış olacak. Daha sonra  5-11 Mayıs tarihleri arasında ki bu organizyon sonunda ekibimiz 3 gün daha Çek Cumhuriyeti’nde kalacak ve ardından Avrupa Şampiyonası Elemeleri için Slovakya’ya geçecek.

Bayan takımımız ise, 12-18 Mayıs tarihleri arasında Hırvatistan da yapılacak olan Bahar Kupası maçları için toplandı. Bu arada millilerimizin Pazartesi ve Salı günü Eczacıbaşı Salonu’nda, Çarşamba  ise Burhan Felek de Küba Milli Takımı ile hazırlık maçları oynayacağını da duyurayım.

Genç Erkek Milli Takımı 21-25 Mayıs tarihleri arasında oynanacak Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu maçları için Slovenya’ ya gidiyor.

Genç bayanlar ise, Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu karşılaşmalarını 22-26 Mayıs tarihleri arasında Beyaz Rusya’nın Baranovichi şehrin de oynayacak.

Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum.

 

FEDERASYONUN TOPLANTISI

 

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran olay ise, Federasyon Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can’ ın kulüp temsilcileri ile 2003 yılı için yaptığı geniş toplantıydı.

2003 yılında Türkiye de yapılacak Bayanlar Avrupa Şampiyonası Finalleri’nde başarılı olabilmek için neler yapılmalı? Yabancı oyuncu sayısı kaç olmalı?  Liglerin statüsü değişmeli mi? gibi düşüncelerin tartışılmasını amaçlayan bu toplantı ne yazık ki bekleneni vermedi.

Bazı kulüpler bu toplantıya ilgi göstermediler. En çok ilgi yine basından geldi. 5’i televizyon olmak üzere tam sayamadım ama 18’in üzerinde basın mensubu vardı. Ve  toplantıda soru soran, fikirlerini söyleyen yine basından arkadaşlardı. Kulüpler dut yemiş bülbül gibi sustular ve sadece dinlediler. Toplantı biter bitmez de oradaki suskunluklarını bozup ikili- üçlü gruplar halinde kendi aralarında tartışmaya başladılar.

 

AÇILIŞI BAŞKAN YAPTI

 

Toplantının ilk konuşmasını başkan Hüsnü Can yaptı. 1956 dan bu yana milli takımlarımızın katıldığı büyük organizasyonlarda başarılı olamadığını vurguladı ve bunun değişebilmesi için  radikal kararların alınması gerektiğini söyledi.

Gerçekten de geriye doğru bir bakıldığında çok karamsar bir tablo ile karşılaşıyoruz.

Örneğin A takımımız Dünya Şampiyonası’na 3 kez katılmış en iyi derece 15. lik. Yıldız erkekler bir kez katılmış 9. olmuş. A Bayanlar hiç yok. Genç bayanlar 2 kez bu organizasyonda yer almış en iyi derecesi 8.’lik. Yıldızlar yine iki kez katılmış ve milli takımlar içinde en dereceyi de 1993 de onlar yakalamış, 6. olmuşlar. (Biraz megolomanlık yapayım. Slovakya da 6. olan takımın antrenörleri  Mete Döğüşçü ile bendim. Sonunda kendime de bir paye çıkarmayı başardım.)

Avrupa Şampiyonaları’na büyük erkeklerde 4 kez katılmışız. En iyi derece 11.’lik. A Bayan Takımımız  5 kez katılmış en iyi derecesi 10.’luk.

Genç erkekler 7 kez mücadele etmiş, en iyi derecesini 1994 de Türkiye de yapılan şampiyona da 4. olarak yaşamış.

Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne en çok katılan takımımız genç bayanlar olmuş. 10 kez mücadele eden gençlerde en iyi derecemiz 7.’lik olmuş.

Akdeniz Oyunları, Bahar Kupası ve ilk yılları hariç Balkan Kupası gibi  zayıf organizasyonları yazmak istemiyorum. Çünkü bana göre fazla bir değeri yok.

Genel tablo bu. Neresinden bakarsanız bakınız pek iç açıcı bir görüntüsü yok.

İşte başkan, bu tabloyu değiştirmek için tüm camianın el ele vererek bir şeyler yapması gerektiğini vurguladı ve özetle şunları söyledi:

“Türkiye de resmi kayıtlara göre 160 bin lisanslı sporcu var, bunun 50 bini voleybola ait ve bizler neredeyse lisanslı sayısının 3’de birine  sahibiz. Ama bu kadar sporcumuza karşın başarı yok. O halde tüm camia bu olumsuzluğu aşabilmek için elini taşın altına sokmalı.

2003 Avrupa Bayanlar Şampiyonası için bir önerim var. Bunu beğenmeye bilirsiniz. O zaman sizlerden de öneriler bekliyorum. Böylece sağlıklı bir karar alarak bayan takımımızın başarılı olmasını sağlayabilirsiniz.

 

ÖNERİ 1

Birinci önerim şu: Gelecek sezon milli takım oyuncularını kurulacak bir kulüpte kiralık olarak toplayalım. Bu ekip liglere katılsın. Ancak puan sıralamasına girmesin. Ben bu takımı istediğim zaman alıp başka ülkelere turnuvalara göndereyim. Onlara sık sık ikili temaslar yaptırayım. 2003 Avrupa Şampiyonası sonrası da bu oyuncalar yeniden kulüplerine dönsünler. Bu arada milli takıma hangi kulüp, kaç oyuncu vermiş ise onlara verdikleri oyuncu kadar fazladan yabancı hakkı tanıyayım. Böylece hem lig de kuvvetli takım sayısı artsın, hem de  bu kulüpler Avrupa Kupaları’nda rakiplerinden geri kalmasınlar. Gerekiyorsa Şampiyonlar Ligi’nde oynayan takımların oyuncularına bu karşılaşmalar için izin de veririz.

Eğer eskiden olduğu gibi 10 gün içinde milli oyuncuları toplar ve kısa bir çalışma yapıp şampiyonaya sokarsak başarılı olamayız. Yıllardır böyle yaptık. Şimdi değişiklik zamanı. Burada herkes üzerine düşeni yapmak zorunda, Şimdiye kadar hep kulüpler ön plandaydı, oyuncular hep kulüpler için mücadele etti. Sporcular 1 yıl da Türk Milli Takımı için oynasınlar.

Eğer Avrupa Şampiyonası’nda başarılı olursak voleybolumuzun önü açılacaktır. Başarılı olmuş sporculara daha çok talep olacak ve bu nedenle değerleri artan oyuncular daha çok kazanacaklardır.

 

ÖNERİ 2

Bayanlar Ligi’nde 1 yıl için yabancı oyuncu sayısını donduralım. Böylece  yıllardır yabancıların üstüne yıkılan sorumluluğu bu kez oyuncularımız almak zorunda kalacaklar. Bu da milli takımda daha etkili oynamalarına sağlayacak.

Bunlar benim iki önerim. Bunların dışında sizlerde öneriler getirebilirsiniz. Hepsini tartışır sonunda bir karara varırız. Kulüp başkanlanları ile bu hafta tekrar toplanacağız ve çıkan sonuca göre de karar vereceğiz. Ancak eğer bir karar alınamaz ise, bu kez federasyon son sözü söyleyecek.

Bu arada kesinleşen bir kararımızı da açıklamak istiyorum. Önerilerden hangisi kabul edilirse edilsin, gelecek sezon bayanlar ligi 2 devreli lig üsülü oynanacak ve sıralama ortaya çıkacak. Yani 1 yıl için kesinlikle Play-Off oynanmayacak.

Erkeklerde lig statüsü biraz değiştirilecek. Play-Off karşılaşmaları final öncesi 3 kazanılmış maç üzerinden oynanacak ve ligdeki avantaj taşınacak.”

 

YABANCI OYUNCU SAYISI

 

Öte yandan gelecek sezon için yabancı oyuncu konusu az da olsa gündeme geldi.

Başkan yabancı oyuncu konusunda ise şunları söyledi:

“Yabancı sayısına kulüpler karar versin. Kendi aralarında toplansınlar, kaç yabancı istiyorlarsa altına imzalarını atarak bana versinler. Bende uygulayacağım. Ancak karar alırken bazı sorularında yanıtlarını kendi kendilerine versinler.

İkisini ben şöyleyeyim, Yabancı sayısı artarsa, bizimkilerin oynama şansı azalacak o zaman milli takımın durumu ne olacak?

Gençler nasıl yetişecek ve gelişecek?

Karar alırken sadece kulüp menfaatleri ön planda olmasın, voleybolun geleceğini de düşünün.”

 

KULÜPLER PLAJ VOLEYBOLU TAKIMI KURSUN

 

Bu arada başkan Hüsnü Can, kulüplerin  plaj voleyboluna da katkıda bulunmalarını istedi. Yani plaj voleybolu takımı kurmalarını istedi. Eğer  kulüpler yeterli sayıyı bulursa, plaj voleybolu ligi yapabiliriz dedi.

 

YER YERİNDEN OYNADI

 

Başkanın bu açıklamaları üzerine genelde birkaç kulüp ve kişi dışında seslerini çıkarmayan ve tepkilerini ortaya koymayanlar, günlerdir aralarında tartışıyorlar. Gazetelerde tepkileri okuyorsunuz. Umarım o gün seslerini çıkaramayanlar bu hafta içindeki ikinci toplantıda düşüncelerini ortaya koyarlar.

Bu toplantıdan sonra bir çok kişi ile konuştuk ve tartıştık. Birçoğunun önerilerini dinledim. Hepsininde iyi ve sıkıntılı tarafları var. Konuştuklarımızı ve önerileri sizlere yazmayacağım. Çünkü bana söylenmiş önerileri onların izni olmadan açıklayamam. Hepsinin fikrine saygı duyuyorum. Ama bu önerilerin yapılacak olan ikinci toplantıda dile getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer fikirlerimizi ortaya koymazsak, tartışmazsak ortak bir noktada nasıl buluşuruz?

Başkanın önerilerine gelince, özellikle birincisini kimse benimsemedi, herkes olumsuz bakıyor. İkinci öneriye ise yaklaşımlar daha sıcak.

İşte o günkü toplantının ana hatları böyleydi. Şimdi başkanın bu söylediklerini bir de siz değerlendirin, etrafınızdaki tartışmaları dinleyin, gazetelere yansıyanları okuyun, böylece çıkacak kararlara daha tarafsız bakabilirsiniz.

 

ECZACIBAŞI SHOW YAPTI

 

Pazar günü Eczacıbaşı Topluluğunu’nun 60. yıldönümü  Abdi İpekçi Spor Salonu’nda görkemli bir şölenle kutlandı. Bu şölenin bizi ilgilendiren tarafı ise, Eczacıbaşı’nın Küba Bayan Milli Takımı ile oynadığı özel karşılaşmaydı.

4 Dünya, 3 Olimpiyat Şampiyonu olan Küba Milli Takımı’nı (Gençleştirilmiş de olsa) izlemek gerçekten büyük keyifti. 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nda birinci olan takımın 3 oyuncusundan ikisi, yani Olimpiyat altını madalyalı Ruiz ve Sanches de ilk altıda oynadı.

Eczacıbaşı büyük bir taraftar desteğiyle maçı 3-0 (25/20, 25/20, 25/19) kazandı.

Organizasyon yine kusursuzdu. Bu arada Abdi İpekçi de voleybol oynamak da, seyretmek de zor diye her zaman düşünmüşümdür. Ancak pazar günkü olayı yaşadıktan sonra yanıldığımı anladım. Sanki Avrupa da bir final mücadelesi izler gibiydim. Bizlere böylesine güzel bir gün yaşattığı ve kadrosunun çoğunluğu genç oyunculardan oluşmuş olsa da Küba gibi bir takımı izlettirdiği için bir kez daha Eczacıbaşı’na teşekkür ederim.

 

CEV BEACH VOLLEY ALANYA OPEN 27-30 HAZİRAN DA

 

All Sports’un 2002 sezonunda yapacağı organizasyonlar belli oldu.

Sezon, 4 yıl aradan sonra yeni bir uluslararası turnuvayla yani CEV Beach Volley Alanya Open 2002 ile start alacak.

All Sports Organization’un açıklamasına göre, 27-30 Haziran tarihleri arasında Alanya’nın Kleopatra Plajı’nda oynanacak olan turnuvaya Avrupa’nın 24 bayan ve 24 erkek takımı katılacak. Ülkemizden her iki kategoride ana tabloya ikişer, elemelerden de birer takım katılacak.

Bayan maçları 27-28 Haziran da yapılacak. Erkekler ise 28-30 Haziran tarihleri arasında kozlarını paylaşacak.

Turnuvanın para ödülleri bayanlarda 15 bin, erkeklerde 15 bin toplam 30 bin  euro olacak.

Turnuvanın ana sporsorluğunu Efes Light, müzik direktörlüğünü Best FM yapacak. Maçlar Süpersport’dan yayınlanacak.

Beach Volley’in Türkiye Şampiyonası ilk turnuvası 19-21 Temmuz da Ören de, diğeri ise, 9-11 Ağustos da Şile de yapılacak.

Nihayet sezonun son yazısının son cümlesine geldik. Uzun bir tatil beni bekliyor. Her gününüzün voleybolla dolu geçmesini dileyerek hepinize sevgilerimi yolluyorum. Hoşçakalın.

 

 

 

A  L  E  V       A  N  A  K  Ö  K