ECZACIBAŞI VE ERDEMİRSPOR

ŞAMPİYONLUK İPİNİ GÖGÜSLEDİ

 

Geçtiğimiz hafta ki yazım Çarşamba günü yayınlanmıştı. O günden bu yana bir hafta geçti ve bu kısa zaman dilimi içinde şampiyon olan takımların adı da belli oldu. Bayanlarda Eczacıbaşı, erkekler de Erdemirspor mutlu sona ulaştı.

Önce Erdemirspor’u hedefe ulaştıran SSK karşılaşmalarından söz edeyim.

Çarşamba günü iki takım önce Ankara da kozlarını paylaştılar. İlk set dışında çok güzel bir mücadele oldu. Hele 5. sette ki heyecana dayanmak gerçekten  zordu. Başa baş giden bu sette iki takımda 4’er kez maç sayısı servisi attılar ama sonuçta 22-20  kazanan Erdemirspor oldu ve  3-2’lik bu sonuçla seride durumu 2-1 yaparak avantaj yakaladı.

Ereğli’de ki maça gelindiğinde görüldü ki Erdemirspor teknik kadrosuyla, sporcusuyla, yöneticisiyle, seyircisiyle karşılaşmaya çok iyi motive olmuş.

Maç başladığında 3 yıldır susadıkları şampiyonluğa çok yaklaşmanın getirdiği stres herkesin yüzünden okunuyordu. Ancak setin ortalarına doğru kendilerine gelebildiler.

Erdemir antrenörü Strumilo,  son haftaların başarılı oyuncusu Sinan’ı dışarıda bırakırken, onun yerine sahaya Cengizhan’ı sürdü. Bu değişiklikte ki amaç bu oyuncunun manşetinden ve tecrübesinden yararlanmaktı. Gerçekten de bu düşüncesi Cengizhan’ın başarılı performansıyla tuttu. Andre- Cengizhan- Libero Ali üçlüsüyle  manşet sorununu aşan Erdemir, böylece hücumda da üstünlüğü ele geçirdi. Bu arada 4’de ki oyuncuları yüksek SSK bloğundan kaçırmak için açık toplarla hücuma sokmaları da akıllıca hazırlanmış bir plandı. Maç başladığında İki takımında servis hedeflerinin ayni olduğu görüldü. SSK, servisleri manşet için açılan ön oyunculara yani Andre ve Cengizhan’a attı.  Ev sahibi de ayni şekilde servisleri iki köşe oyuncusu Osman, Ender ve libero Taylan’a attı. Bu taktik savaşından Erdemir galip çıktı. Çünkü yukarıda da yazdığım gibi Andre- Cengizhan-Ali çok iyi manşet getirdiler.

Karşılaşmanın özellikle ilk seti çok güzeldi. 13-13’e kadar iki takımda maça çok asıldılar ama bu sayılarda Erdemirspor’un özellikle Mehmet ile gelen üst üste blokları ikinci teknik molaya 16-13 önde girmesini sağladı.

Arada ki bu fark, ev sahibini rahatlattı ve Hakan, Andre, Cengizhan’ın hücumda ki başarısı seti 25/22 getirdi.

Alınan bu set stresi azalttı, Erdemir daha iyi oynamaya başlarken, SSK yavaş yavaş oyundan düştü, hatalar çoğaldı ve sonuç da setleri 25/19, 25/18 alan Erdemirspor mutlu sona ulaşmayı başardı.

Maçın sonunda şampiyonluğu seyircisiyle doyasıya kutlayan Erdemirspor’u bizlerde bu başarısından dolayı alkışlıyoruz.

Bu arada Play- Off öncesi, kim şampiyon olur? sorularına gerek televizyonlar da, gerekse daha önceki yazılarımda Arçelik- Erdemirspor mücadelesinden galip çıkan şampiyon olur demiştim.

Daha sonra Erdemirspor, Arçelik’i geçti ve SSK ile eşleşti. O zaman da yanıtım ayni idi. Yani şampiyon adayım Erdemirspor du.

Bu şekilde yorum yapmamın iki nedeni vardı.

İlki kadrosunda çok tecrübeli oyuncular olması ve bu voleybolcuların büyük bir çoğunluğunun final oynamaya alışık olmalarıydı.

İkincisi Erdemir’in bench’i yani yedek oyuncuları ligin en iyi ve en tecrübeli oyuncularından oluşuyordu. Örneğin son maçta Emrah, Mariç, Sinan gibi 3 oyuncunun dışarı da beklemesi bunun kanıtıydı.

Erdemirspor’un önce Arçelik’i, sonra da SSK’yı geçerek şampiyon olmasında işte bu dışarıda ki oyuncuların katkısı çok büyüktü. Özellikle Play- Off maçlarında bu oyunculara ne zaman görev verilse takımlarına katkı sağladılar.

Bu konunun daha iyi anlaşılması için SSK’dan bir örnek vermek istiyorum.

Erdemir’de ki karşılaşmada bir ara SSK sıkıştı. Antrenör Bahadır, Ender’i çıkardı  Bülent’i aldı, tutmadı. Daha sonra iyi bir gününde olmayan Ömer çıktı yerine  bu tür maç deneyimi olmayan 1982 doğumlu Hürol girdi.

Erdemir ise ortadan aksayan oyuncusunun yerine Maric’i sahaya sürdü.

İki takım arasında ki farkı en güzel anlatan da sanırım bu olmalı.

Bu arada şampiyonluğu rakibine kaptıran SSK’nın da hakkını vermek gerekir. Finalde kaybettiler. Belki çok üzüldüler ama bana göre görevlerini fazlasıyla yaptılar.

Bir çok oyuncusunun yeni olmasına, Oleg Chatunov gibi tecrübeli ve kariyerli bir voleybolcusunun hastalığı nedeniyle Play- Off maçlarında forma giyememesine karşın, Türkiye Kupası’nı kazandılar. Play- Off finali oynadılar. Bu nedenle onları da kutluyor ve Şampiyonlar Ligi’nde şimdiden başarılar diliyorum.

 

ŞAMPİYONLAR LİGİ 20 TAKIM OLDU

Diğer maçlara geçmeden önce resmi olarak açıklanmadı ama aldığım haberlere göre gelecek sezon Şampiyonlar Ligi 20 takım olacak. Maçların 5’er takımlı 4 grupta oynanacak olması nedeniyle Top Teams’e inen ülkelerin takımları tekrar yerlerine döndüler. Bu da ülkemizin Şampiyonlar Ligi’nde iki takımla mücadeleye devam etmesi demek. Yani Erdemirspor ve SSK gelecek sezon  Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak.

Bunun bir başka getirisi daha var. O da CEV de yine 3 ekiple mücadele edeceğiz. Bu takımlar da Arçelik, Ziraat Bankası ve ligi 5. sırada tamamlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olacak.

Bayanlarda Şampiyonlar Ligi yine 12 takımla oynanacak. Ligi ve Kupayı Eczacıbaşı kazandığı için Şampiyonlar Ligi’ne katılacak ikinci takımı Lig ikincisi Vakıf Güneş ile Kupa da ikinci olan Yeşilyurt arasında tek maç belirleyecek.

CEV de ise, ülkemizi Galatasaray, Kocaelispor ve Vakıf Güneş- Yeşilyurt maçını kaybeden ekip temsil edecek.

 

BAYANLAR DA ŞAMPİYON ECZACIBAŞI

Erkekler de Erdemirspor mutlu sona ulaşırken, bayanlarda da Eczacıbaşı şampiyonluk ipini göğüsledi.

Eczacıbaşı ile Vakıf  Güneş finalde 3 kez kozlarını paylaştılar. Bu 3 maçta ilginç olaylara sahne oldu. Ben sizlere biraz bunlardan söz etmek istiyorum.

Ülkemizin bayanlarda ki en iyi iki takımımın karşı karşıya geldiği ilk maç ne yazık ki kalitenin çok uzağındaydı. İki takımda karşılaşma boyunca çok hata yapınca beklentiler gerçekleşmedi.

İlk mücadeleye iki takımda oyunun kilidinin servisler olduğunu düşünerek girdi. Etkili taktik servisler attılar. Ancak bu konu da Güneş daha başarılıydı. Bu yüzden Eczacıbaşı file üstünde ki gücünü ve üstünlüğünü kaybetti. Böyle

olunca da Güneş Sigorta’nın zaten iyi olan defansı daha da ortaya çıktı. İşte maçın Güneş’in lehine dönmesinin (Yuliya’nın hücumda ki performansını da unutmamak gerekir.) en önemli nedeni buydu.

 

ELENA’NIN KABUSU

Bu arada ilk maçta söz edilmesi gereken  önemli olaylardan biri de, Elena Godina’nın 5. sette ki inanılmaz görüntüsüydü.

Şimdi bu pozisyonu hatırlatayım. 4-4 den sonra Eczacıbaşı servisleri arka pozisyona gelen  Yuliya’ya yıktı. Bu çok akıllı bir düşünceydi. Böylece Yuliya hem manşetlerde aksadı, hem de topla buluştuğu için geri ataklar yapamadı. Bundan yararlanan Eczacıbaşı saha değişimini 3 sayılık farkla, yani 8-5 önde döndü. Güneş topu öldürdü ve sayı kazandı: 8-6. Bu sırada Eczacıbaşı ön pozisyonu şöyleydi:

Elena (2), Çiğdem (3), pasör Tatiana (4). Bu 3 oyuncu 4’de toplandılar. Pelin servis attı. Manşetten gelen topu Tatiana 4’de ki en etkili smaçörü Elena’ya attı. Onun smaçı Aysun- Burçin ikilisinin bloğunda kaldı. 8-7, 2. topu bu kez avuta vurdu. 8-8. 3. topu Tatiana Çiğdem’e attı. 2’ye dolaşan Çiğdem’in atağı blokta kaldı: 8-9. Bundan sonra pasör manşetten gelen tüm topları Elena’ya atmaya başladı. Ne var ki Elena bir türlü topu öldüremedi ya bloğa takıldı, ya da avuta vurdu ve bir anda sayılar 8-13 oldu. Düşüne biliyor musunuz, Elena gibi bir smaçör kendisine atılan 7 topu öldüremedi ve takımının aldığı yenilgi de en büyük payın sahibi oldu.

 

KRİZ AŞILABİLİRDİ

Peki, seti ve maçı kaybettiren bu krizi Eczacıbaşı nasıl aşardı? Ne  yapmalıydı? Derseniz bir kaç yanıtı var.

- Geriden atak yapılır, Güneş’in Aysun- Burçin ikilisinin bloğu aşılabilirdi.

- 4’de toplanan bu 3 ön oyuncudan Elena 2’ye, Çiğdem 4’e açılır oradan hücuma sokulabilirdi. 

- Son çare olarak da ikili oyuncu değişikliği yapılabilir, ( dışarıda ki oyunculara güvenilmese de) 3’lü hücuma dönülerek rakip blok ve defans belki de şaşırtılabilirdi.

Ne var ki bunların hiç biri yapılmadı. Yani krizi aşmak için bir çözüm üretilmedi, sadece Elena’nın topu öldürmesi beklendi. Sonuç da Eczacıbaşı seti ve maçı rakibine hediye etti.

 

İRYNA ŞAŞIRTTI

Burhan Felek’de ki 2. maç belki 5 set olmadı ama bana göre ilk karşılaşmaya oranla çok daha kaliteliydi. Bu arada Güneş Sigorta, Eczacıbaşı’na oranla daha iyi oynadı. Özellikle Necla- Pelin ikilisi defansta çok iyi bir performans gösterdiler. Bu arada Pelin, hücumda da çok başarılı bir grafik çizdi. Eczacıbaşı’nın 1. 90’lık oyuncuları Pelin’i file üstünde durmak için çok uğraştılar. Yuliya yine ilk maçta ki gibi çok sayı aldı. Ancak Güneş Sigorta bu artılarına karşın yine de kazanamadı. Bunun en büyük nedenlerinden biri gün aşırı maç oynama temposunu fiziksel ve zihinsel açıdan kaldıramayan İryna’nın Burçin ve Aysun’a pas atmamakta ki ısrarıydı. Kaldı ki Aysun, tüm sezon ortadan çok iş yaptı. Hele 2’ye tek ayak dolaşıp vurduğu smaçları rakip blokların ve defansın kabusu gibiydi.

 

BLOK ÜSTÜNLÜĞÜ    

Eczacıbaşı, az adamla hücum eden Güneş’i file üstünde bloklarıyla ilk maça oranla daha kolay durdurunca ibreyi lehine çevirdi.

Takımın en iyisi Natalia idi. Elena smaç servisleri dışında son setin sonlarına kadar idare etti. Ancak maçı bitiren son 5 sayının onun üst üste vurduğu toplardan geldiğini de itiraf etmeliyim.

ilk maçın 5. setini 4’den hücum etmekte ısrar eden ve adeta tek başına veren Elena’yı bu kez Mehmet Bedestenlioğlu zaman zaman ikiye açarak ataklara soktu. Bu da ilk karşılaşmada ki hatanın tekrarlanmamasını sağladı.

 

3. MAÇ

3. karşılaşmaya gelince;

Eczacıbaşı maça her zaman ki dizilişiyle başladı.

Güneş ise, oyuncuların yerleriyle bir kez daha oynamıştı. Aslında sezon başından bu yana sık sık değişen oyuncu yerleri, bu final serisinin her 3 maçında da tekrarlandı.

Size son 3 maçın ilk altı dizilişini vererek konuyu netleştireyim.

1. MAÇ

  Pelin (1)      Aycan (6)    İryna (5)   

Burçin ( 2 )   Aysun (3)    Yuliya (4)

 

2.MAÇ

 Pelin (1)       İryna(6)     Yuliya (5)

Aycan(2)     Burçin (3)    Aysun (4)    

 

3.MAÇ

 Pelin (1)       Aycan (6)      İryna (5)

Aysun (2)       Banu (3)      Yuliya (4)

 

Şimdi yukarıda ki 3 dizilişe dikkatlice bakın.

1. maçta; Pasör İryna, Aycan ve Yuliya’nın arasında

Pelin’in çaprazında Yuliya var. 2 de başlayan Burçin’in çaprazında İryna oynuyor. 3’de ki Aysun’un çaprazında ise 6’da Aycan yer alıyor.

2. maçta; Pasör İryna bu kez Pelin ile Yuliya’nın arasında.

Pelin’in çaprazına Aysun gelmiş. Bu kez Aycan ile Yuliya çapraz. Burçin ve İryna yerlerinde başlamış.

3. maçta; İryna, ilk karşılaşmada olduğu gibi Aycan ile Yuliya’nın arasında,      

Aysun, bu kez iki maçtan farklı bir yerde, yani 2’de ve İryna ile çapraz. Bu arada ilk kez ilk altıda sahaya sürülen Banu’nun (3) çaprazında Aycan var. Burçin ise dışarıda.

Bulmaca gibi değil mi?

 

GÜNEŞ İYİ BAŞLADI

2 maçta olduğu gibi Vakıf Güneş, defansta çok iyiydi. Pelin ve Necla topların çoğunu topladılar. Yuliya çok top almaktan yorgun düşmesine karşın (İlk maçta 72, ikinci karşılaşmada 69 kez hücum yaptı) yine takımın lokomotifi oldu. Ona Aycan ve özellikle ikinci karşılaşmada olduğu gibi Pelin eşlik etti. İryna’nın kulağı çekilmiş olmalı ki bu kez topları dağıtmaya çalıştı.

Eczacıbaşı mücadeleye şampiyonluğa yaklaşmanın getirdiği stresle başlamanın sıkıntısını ilk sette üstünden bir türlü atamadı. Hücum da dağınıktı. Blokları ve buna başlı olarak da defansı hiç çalışmadı. Böyle olunca da Güneş, hep önde götürdüğü seti 20/25 kazandı.

 

İRYNA YORULDU

Pabucun pahalı olduğunu gören Eczacıbaşı, ikinci sette normal oyununa döndü. Natalia ve Elena’nın özellikle İryna’nın üstünden vurdukları uzun toplar sayılar getirmeye başladı. Gün aşırı maç oynamanın getirdiği yorgunluğu iyice hissetmeye başlayan, adeta ayakları gitmeyen ve paslarında yanlış oyuncu tercihleri yapan İryna’nın oyundan düşmesi setti açık farkla 25/16 ev sahibine getirdi.

 

GÜNEŞ BAŞLADI, ECZACI BİTİRDİ

3. setin başlangıcı da, bitişi de çok ilginç oldu.

Pelin’in üst üste Çiğdem’e attığı servisler ya direk sayı oldu, ya da oyuna zor girdi. Güneş bundan çok iyi yararlanarak bir anda 0-6 öne geçti ve ilk teknik molaya da 2-8 girdi.

Neler oluyor? Derken, Güneş’in servis bekleyiş yanlışlığını Yuliya (2), İryna (3), Aycan (4). Bu 3 oyuncu 4’de 3 metre üstünde toplanırken, 6’da oynayan Aysun da onların yakınına yani 3 metre çizgisinin üstüne girdi.

Eczacıbaşı yumuşak da olsa servisleri bu 4 oyuncunun bulunduğu kalabalık bölgeye atmaya başladı. Karışıklığın getirdiği hatalar nedeniyle fark azaldı. Ama Güneş bu krizi 3 sayı vererek aşmayı başarınca fark yine açıldı: 9-16.

7 sayılık farkı yakalamanın getirdiği rahatlığa üst üstü  kaçan servislerde eklenince, Natalia’nın hücumları Eczacıbaşı’nın rakibine yine yaklaşmasına neden oldu: 18-19.

 

SETİN SONU VE BUZAYEV

Vakıf Güneş, tekrar kaçtı: 20-23. Buzayev , o ana kadar çok iyi oynayan, defansta inanılmaz toplar çıkaran ve attığı etkili taktik servislerle rakibine zor anlar yaşatan, ayrıca servisleriyle  bu sete takımını 6-0 önde başlatan Pelin’i servise gelince çıkardı. Yerine Burçin’i soktu. Çok kritik bir anda oyuna giren Burçin, hata yapmamak düşüncesiyle servisi yumuşatarak karşıya yolladı. Servisi Eczacıbaşı hücuma kolay soktu ve  Elena’nın vurduğu top Burçin’in üstünden dışarı gitti: 21-23.

Eczacıbaşı servisi kullandı, çıkan topu İryna 2’deki Banu’ya attı. Ancak Banu ortaya doğru hareket edince top yere düştü: 22-23. Buzayev Burçin’i dışarı aldı, Pelin’i oyuna soktu ama farkın kapanması ev sahibini coşturmaya yetti ve sayılar 24-23 oldu. Güneş son bir hamle daha yaptı ama bu çabası yetmedi, Buzayev’in Eczacıbaşı’na altın tepside sunduğu seti 27/25 alan ev sahibi takım 2-1 öne geçti.

Alacağı seti antrenörün hatasından rakibine hediye eden Güneş, 4. sete moralsiz ve havasını kaybetmiş başladı. Eczacıbaşı’da rakibinin bu durgunluğuna ayak uydurmakta gecikmedi. Bu tatsız ve kalitesiz, iki takım açısından da  hatalar dolu seti Pelin ve Yuliya’nın sayılarıyla Vakıf Güneş aldı ve karşılaşmayı 5. sete taşıdı.

Kader setinde, Eczacıbaşı Elena ve Natalia ile, Güneş ise, maçın başından beri takımı sürükleyen Yuliya ve Pelin’in sayılarıyla 8-7 döndüler. 10. sayıdan sonra Elena atılan tüm topları sayıya dönüştürmeyi başarınca Eczacıbaşı seti 15/12 maçı da 3-2 kazanarak 4’ü üst üste olmak üzere 23. şampiyonluğunu ilan etti.

Şampiyonlar Ligi Final Four sonrası Eczacıbaşı’nın teknik direktörlüğünü yüklenen Mehmet Bedestenlioğlu, böylece çok kısa bir dönem içinde hem Türkiye Kupası, hem de lig şampiyonluğu sevincini kulübüne yaşatmış oldu.

Maçtan sonra şampiyona, kupa ve madalyalarını Voleybol Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can verdi.

Eczacıbaşı’nı şampiyonluğu için kutlarken, Vakıf Güneş’e de  bizlere güzel bir final serisi izlettiği için teşekkür ederiz.

Gelecek hafta ki yazımla birlikte artık ben de sezonu kapatmayı planlıyorum. Umarım beni anlarsınız. Şimdilik hoşçakalın.