PLAY OFF MAÇLARI SERT BAŞLADI

 

 

Perşembe gününden itibaren Play-Off maçları start aldı. Özellikle erkeklerde karşılaşmalar heyecanlı ve sert geçiyor ama kalite biraz düşük. Her halde ben hala Diyarbakır’da ki Türkiye Kupası’ nda yaşanan o güzel voleybolda kaldım.

Bu hafta Perşembeden itibaren İstanbul’ da oynanan maçların çoğunu izledim. Şimdi sizlere bu karşılaşmalarda gözüme çarpanları yansıtmaya çalışacağım.

 

GALATASARAY FIRSATI KAÇIRDI

 

Perşembe gününün ilk maçında Galatasaray, Ziraat Bankası’ ağırladı. Türkiye Kupası’ nda beklediğini bulamayan Ankara takımı, Diyarbakır’ ın izlerini hala silememiş bir görüntü çizerken az daha Play-Off’ un 1. etabında yarışa veda edecekti. Ama, biraz Sarı-Kırmızılı ekibin hatalarından, biraz Bedulin’ in üstün performansından, biraz da şansından maçı 3-2 kazanarak önünü açtı.

Galatasaray bu zorlu mücadeleye gerçekten çok iyi hazırlanmış. Taktik olarak ilk 3 sette çok başarılıydı. Ancak bir basit hata 3-0 kazanacakları maçı kaybetmelerine neden oldu.

Mücadeleye Sarı- Kırmızılı takım sakat Can’ ın yerine Cahit ile başlarken, Ziraat Bankası’ nda Aykut yine yoktu. Mesut ise omuzundaki ağrılara karşın sahadaydı.

 

ZİRAAT’ IN SIKINTILI POZİSYONLARI

 

Galatasaray karşılaşmaya iyi girdi. Özellikle Ziraat de 4’ den oynayan ve manşet yükünü çeken Kostantin ile Serdar’ ın, önden servis karşılamak için  açıldıkları pozisyonları çok iyi değerlendirdi. Tüm servisler bu açılan oyunculara atıldı. Bundan da çok iyi cevap aldılar. Hele ilk sette Hüseyin (2), Kostantin (3), Fatih (4),  ve Serdar (2), Mesut (3), Hüseyin (4) pozisyonlarına oturduklarında hep sorun yaşadılar.  Bunun sonucunda  Sarı- Kırmızılı takım ilk teknik molaya 8-5 önde girdi. Sonra da, gerek bloklarıyla, gerek defanstan çıkarıp çabuk hücuma soktuğu toplarla rakibine şans tanımadan 20’ li sayılara kadar hep önde geldi: 10-6, 14-8, 16-9, 17-10, 19-13.

Ankara ekibinin bir türlü toparlanamamasına ve hatalara devam etmesine karşın maçın başından beri direnen Bedulin yine ortaya çıktı. Hücumdaki başarısına eklediği bloklarıyla aradaki farkın azalmasını sağladı: 22-20. Ancak Fatih’ in kaçırdığı servise bir avut top, bir de blok eklenince Galatasaray iyi oyununun karşılığını seti 25/20 alarak gördü.

 

AYNI GÖRÜNTÜ

 

İkinci sete de Sarı- Kırmızılı takım iyi başladı. 4’ den açılan oyunculara atılan servisler, bloklar ve hücumdaki başarı yani ilk setin adeta kopyası bir görünümle hemen öne geçti: 6-2. Maçın başından beri çok etkili bir oyun ortaya koyan ve vurduğu topların çoğunu sayıya çeviren Andrzej’ in katkısıyla ilk teknik molaya yine 8-5 girildi. Hüseyin’ in smaçörleri Cahit’ in üstünden oynatma çabasına, İgor’ un oyunu, Serdar’ ın üstüne kurarak karşılık vermesi, ikinci teknik molaya da Sarı- Kırmızılı takımın 16-12 önde girmesini sağladı. Ama bu 16. sayı Galatasaray’ ın sonu olabilirdi. Bu sayının alındığı sırada Hüseyin, rakip sahaya kaçan topu çevirmek isterken, kendisini Galatasaray sahasında buldu ve Hakan ile çarpıştı. Bu oyuncunun dizinden sakatlanması ve yerine 1983 doğumlu çok tecrübesiz Serdar’ ın girmesi şans ibresini bir anda Ankara ekibine çevirdi. Ancak hepimizin unuttuğu bir şey vardı. Karşılaşmanın başından bu sayılara kadar Andrezej ile birlikte takımın yükünü çeken Payidar ortaya çıktı. İhtiyar kurt, aldığı her topu olumlu kullandı. Vurdu sayı aldı, bloklardan sektirdi, plaseler attı. Kısaca sayı için tüm teknik becerisini ortaya koyunca Hakan’ ın yokluğunu takımına hissettirmediği gibi aradaki farkı kapattırmadı: 18-14, 21-16, 23-18. sonra da sete noktayı 25/21 koydu.

 

NELER OLUYOR?

 

Ligin başından bu yana kapasitesinin üstünde bir performans ortaya koyan Ziraat Bankası’ nın bir anda 2-0 yenik duruma düşmesi, “Neler oluyor?” Sorularını gündeme getirmeye başlamıştı ki, 3. sete, seke seke başlayan Hakan’ a bir de  Andrezej’ in ayak bileğinin burkulması eklendi. (Ancak Polonyalı oyuncu oyuna devam etti.) Bu arada 2. setin kahramanı Payidar’ ın 2 direk manşet hatası Ankara takımını 0-3 öne geçirdi. Galatasaray tekrar toparlandı ve 6-6 da eşitliği yakaladı.

 

HEYECAN DORUK DA

 

Bundan sonra iki takımın ortaya koyduğu mücadele gerçekten çok üst düzeydeydi. Voleybol adına her şey yapılırken heyecandan ve keyiften adeta kasıldık. Başa baş giden maçta, bir ara Ziraat Bankası 2 sayılık bir avantaj yakaladı: 16-18. Ama hücumda ölmeyen toplara Serdar’ ın hataları da eklenince Sarı-Kırmızılılar önce sayıları eşitlediler: 18-18. Ve defanstan çıkardıkları topları sayıya dönüştürerek 21-18 de öne geçtiler. 24-23 de set sayısı attılar, olmadı. 25-24 tekrar set sayısı attılar, Bedulin’ in vurduğu top bloktan yansıdı ve kolay hücuma dönüştü. İgor, topu maçın flaşlarından biri olan Andrezej’ e attı. Tam maç bitti derken Polonyalı oyuncu ikili blokta kaldı: 25-25. Ziraat’ ın servisini çeviren Galatasaray da pasör İgor bu kez tercihini Şevki’ den yana kullandı. Bu oyuncunun blokta kalan atağı, 25-26 Ankara takımını öne geçirdi. Ziraat set sayısı attı. Sarı-Kırmızılılar öldüremedi. Dönen topu bu kez Bedulin bloğa taktı: 26-26. Ziraat Bankası sayı aldı: 26-27. Set sayısını G. Saray çevirdi:27-27. Ankara ekibi tekrar öldürdü: 27-28. 3. kez set sayısı atan Ziraat, bu kez Cahit’in avuta vurmasıyla seti 27-29 kazanmayı başardı. Böylece nefeslerin tutulduğu seti alan başkent ekibi adeta sezonu kapatmanın eşiğinden döndü.

 

ROLLER DEĞİŞTİ

 

Direkten dönmenin moraliyle 4. sete Ziraat yine iyi başladı. İlk teknik molaya 5-8, ikincisine 12-16 önde girdi. Sarı-Kırmızılı takımda yaşanan moral bozukluğu, gerilen sinirlere bir de Akif’ in orta çizgiyi geçtiği pozisyonu hakemlerin görmemesi eklenince, önce Hakan’ a, sonra Cahit ve Payidar’ a çıkan sarı kartlar seti kopartmaya yetti: 13/25.

5. set başa baş başladı. Galatasaray 8-6 döndü ama sonunu getiremedi ve seti 11/15 kaybederek büyük bir fırsatı kaçırmış oldu.

Bu karşılaşmayı sizlere uzun uzun anlatmamın sebebi,  1. etap maçlarının en güzeli ve en keyiflisi olmasındandı.

Rövanş da ise Ziraat, evinde oynamanın avantajını iyi değerlendirerek Sarı- Kırmızılı takımı 3-1 yendi ve yarı finale adını yazdırdı.

 

KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ BAŞA BELA

 

Bu sezon takımlarımızın sık sık yaşadığı bir konudan yani  konsantrasyon eksikliğinden söz etmek istiyorum. Özellikle 3-2’lik maçlarda bu çok görülüyor. Son olarak Diyarbakır’daki kupa mücadelesinde ve  Galatasaray-Ziraat Bankası karşılaşmasında yaşandı.

Oyuncular maçların ilk iki setine çok iyi konsantre oluyorlar. Hazırlanan, yani antrenmanlarda  çalışılan taktiği çok iyi uyguluyorlar. Böyle olunca da  özellikle denk takımların mücadelesinin ilk iki setinin tadına doyum olmuyor. Adrese teslim servisler, rakibin kozlarını kitleyen bloklar ve defans düzeni, bloğu zayıf veya kısa oyuncuların üstüne kurulan ataklar vs. çok iyi uygulanıyor. Sonra, yani 3. ve 4. setlerde birden bu oyun şekli yok olup gidiyor. Hatalar başlıyor. Konsantrasyon eksikliği yüzünden ne taktik, ne de düzen kalıyor. Herkes bildiği gibi oynamaya başlayınca da, maçın kalitesi düşüyor, o güzelim mücadele de bir anda yok olup gidiyor.

5. sette bu kez yine başa dönülüyor. Ve bir anda kalite  ve heyecan tekrar doruğa çıkıyor.

Bayan ve erkek takımlarımızın Avrupa Kupaları’ nda ki maçlarında da bu sorunu yaşadık. Bunu çözmenin yolu da teknik adamlarımız ve  oyunculara düşüyor. Ben ve benim gibi voleybola gönül vermiş bir çok kişi, artık kalitenin 3 set değil, mücadelenin tamamına  yansımasını istiyor ve bekliyoruz.

 

ERDEMİR’İN İSTEDİĞİ OLDU

 

Perşembe gününün ikinci maçında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Erdemirspor’u misafir etti.

Belediye karşılaşmaya Nikolai ve Emre’ yi 4’ den, Olexsandre’yi ise pasör çaprazı başlattı. Fazıl ve Serhat ortadan oynadılar.

Erdemir ise, Diyarbakır da, Ziraat Bankası karşısında sakat olduğu için oynatmadığı Hakan’ ı sahaya sürerken, 4’de Sinan’a görev yüklemişti.

İki takımda mücadeleye hırslı ve istekli başladı. İlk teknik molaya Belediye 8-6 önde girdi. Sonra da 10-8 yaptı. Ancak 2. teknik molaya bu kez iki sayı farkla 14-16 Erdemir girdi. Ne var ki rakibinin Hakan (2), Sinan (3), Yasin (4), ve bir tur sonra Sinan (2), Yasin (3) ve İnoslav (4)  pozisyonunu iyi değerlendiren Belediye sayıları 18-18 de eşitledi. Erdemir tekrar 3 sayılık farkı yakaladı: 18-21, 19-22.  Ama bu kez de İnoslav (2), Andre (3), Mehmet (4) öne geldi. Andre manşet için 4’e açılınca Belediye bu fırsatı kaçırmadı. Servisleri Andre’nin üstüne yıktı ve İnoslav manşet alan Andre’yi hücumda düşünmeyince 1’den Hakan’ın ve 3’den Mehmet’in atakları sayı getirmedi ve tekrar fark kapandı ama yine de seti Erdemirspor 23/25 aldı.

 

ERDEMİR RAHATLADI

 

2. sette de büyük bir çekişme yaşandı. Karşılıklı sayılarla 18-19’a kadar gelindi. Bu sırada Belediyeli oyuncular ve teknik kadro Erdemir de pozisyon hatası olduğunu söyleyerek hakemlere itiraz ettiler. Haklı olmalarına karşın çalınmayan düdük sinirleri gerdi ve bir anda olay büyüdü. Nedim Özbey, hakem Temel Öneri tarafından oyundan atılınca bu fırsatı değerlendiren Erdemir seti 20/25 kazandı.

3. sette oyundan kopan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, karşısında Erdemir sayıları hep önde götürdü ve  seti  21/25 alarak maçı 3-0 bitirdi.

 

RÖVANŞ BELEDİYE’NİN

 

Erdemir’ deki rövanşta ise işler beklenildiği gibi gelişmedi. Belediye, Erdemir’ in “Nasılsa bir set alır işi bitiririm” düşüncesinin getirdiği rahatlıktan çok iyi yararlanarak 25/22 aldığı setlerle 2-0 öne geçti.

Ancak bu şaşkınlığı üstünden atmayı başaran Erdemir 3. seti 25/17 alarak derin bir “Oh” çekti.

4. seti Erdemir 25/23, 5. seti ise Belediye 16/18 kazandı. Böylece maç İstanbul takımının, tur ise Erdemir’ in oldu.

 

ARÇELİK KOLAY KAZANDI

 

Ankara’daki maçta Arçelik, Polis Akademisi karşısında zorlanmadan sonuca gitti ve karşılaşmadan 3-0 gibi net bir skorla ayrıldı.

Cumartesi günü ilk maçın avantajıyla sahaya çıkan Arçelik, ilk seti aldıktan sonra gençlerini sahaya sürdü. Gençler ikinci seti 25/21 aldılar. 3. sette bir ara 20-14 öne geçen Arçelik, bir anlık duraklamanın ve üst üste gelen hataların bedelini seti 24/26 kaybederek ödedi. Ancak 4. sette hatalardan kendilerini arındıran gençler, oyunun kontrolünü eline geçirerek seti 25/20 maçı da 3-1 kazandılar.

 

SSK, TOKAT ENGELİNİ AŞTI

 

Tarihinde ilk kez Türkiye Kupası’ kazanan SSK, Play-Off  1. etap ilk maçında Tokat Belediyesi Plevne Spor’u deplasmanda 3-1 yenerek lige de ağırlığını koydu.

Tokat Belediyesi karşısında zaman zaman zorlanmasına ve ilk seti 25/23 kaybetmesine karşın Ankara takımı istediği sonucu çıkarmayı başardı.

İkinci maçta ise SSK evinde oynamanın avantajını çok iyi değerlendirerek karşılaşmayı 3-0 kazanıp yarı finale adını yazdırdı.

Böylece yarı final beklenildiği gibi ligi ilk 4 sırada bitiren Arçelik, Ziraat Bankası, SSK ve Erdemirspor arasında oynanacak.

Eşleşmeler aynı Türkiye Kupası’nda olduğu gibi ( 1 ) Arçelik- ( 4 ) Erdemir, ( 2 ) Ziraat Bankası- ( 3 ) SSK arasında. Bu etabı geçen iki takım finalde kozlarını paylaşırken, elenenler  alt gruba inerek üçüncülük için mücadele edecekler.

Bu eşleşmeleri ve karşılaşmaların günlerini ana sayfamızda görebilirsiniz.

 

BAYANLAR DA FAVORİLER ZORLANMADI

 

Bayanlar Play-Off  1. etap maçlarında favori takımlar zorlanmadan yollarına devam ettiler.

Ligi ilk sırada bitiren Eczacıbaşı, İller Bankası’ , ikinci sırada tamamlayan Vakıf Güneş, Beşiktaş’ ı iki maçta da set vermeden 3-0 yenerek yarı finale yükseldiler.

Eczacıbaşı maçlarını seyredemedim. Onun için bu karşılaşmadan söz edemeyeceğim. Ancak Vakıf Güneş-Beşiktaş arasındaki iki mücadeleyi de izledim. Önce onlardan kısaca söz edeyim.

Cuma günkü ilk maçta Vakıf Güneş, Beşiktaş’ı çok kolay yendi: 3-0 ( 25/18, 25/7, 25/22).

 

GÜNEŞ’İN DİZİLİŞ DEĞİŞİKLİĞİ

 

Siyah- Beyazlı takımda bu karşılaşmada Natalia hastalığı, Serra da sakatlığı nedeniyle yer almadı. Böyle olunca da son set dışında çok zevksiz bir maç oldu.

Vakıf Güneş’ in oyun düzeninde bazı değişiklikler göze çarptı. Gerçi Beşiktaş direnmediği için tam olarak izleyemedik. Bu nedenle bir yorum getirmek zor. Ancak oyuncuların dizilişinde yerler değişmiş. Eskiden pasörün yanında Yuliya olurdu, şimdi Aysun başlıyor. Ön pozisyonda Burçin ( 2 ), Aycan ( 3 ),

Aysun ( 4 )  olduklarında Aysun 4’ de kalıyor.

Aysun ( 2 ), İryna ( 3 ), Yuliya ( 4 ) ön  pozisyonda ise, Aysun yine 4’e gidiyor. İryna her zamanki gibi ortada kalıyor. Yuliya da önde olduğu her pozisyonda 2’ ye geliyor.

Bu arada sezon başından bu yana arkaya geldiğinde sürekli libero Necla ile yer değiştiren Aysun, şimdi 2 pozisyon oyunda kalıp geri atak yapıyor. Yuliya arkaya döndüğünde Necla ile yer değiştiriyor. Yani 1 pozisyon dışarda kalıyor.

Bu değişen pozisyonları yarı finalde Galatasaray ile yapacakları maçlarda daha iyi değerlendirebiliriz. Ancak şu ana kadar Aysun 4’de, Yuliya da 2 de  iyi işler  yapıyorlar. Hele Yuliya, hem blokda, hem de hücumda çok başarılı bir grafik çiziyor.

Pazar günü oynanan ikinci karşılaşma ilkine oranla daha iyi olmasına karşın, Vakıf Güneş istediği sonucu almakta yine zorlanmadı.

 

İKİ MAÇ DA GALATASARAY’IN

 

Lig üçüncüsü Galatasaray, İzmir’ deki ilk maçta Karşıyaka’

3-1, İstanbul’ daki ikinci karşılaşmada ise 3-2 yenerek yoluna devam etti.

NTV’ deki programım nedeniyle izleme şansını yakalayamadığım bu maçla ilgili bir yorum yapamıyorum.

 

KOCAELİ’ NİN DEDİĞİ OLDU

 

Öte yandan Kocaelispor, kötü bir gününde yakaladığı Yeşilyurt’u İstanbul da 3-1 yendi.

Rövanş karşılaşmasında da  aynı skorla sahadan galip ayrılan Körfez ekibi, böylece yarı finale çıkan bir diğer takım olmayı başardı.

Yarı Finalde ilk maçlar Kocaelispor-Eczacıbaşı, Galatasaray-Vakıf Güneş arasında 15 Nisan Pazartesi günü oynanacak.

 

İSİMSİZ ARKADAŞ’ A YANIT

 

Son günlerde sitenin forum sayfasına isimsiz bir arkadaş yazmaya başladı. Bu isimsizin sataşmalarından ben de payıma düşeni aldım.

Genelde pek tartışmalara girmiyorum. İsteyen istediğini seviyeli olarak yazıp eleştiriler yapabilir. Ancak ismini yazmak medeni cesaretini göstererek.

2 sene içinde  bir kez Şefik Tiryaki Hocamla birbirimizi kırmadan, çok seviyeli ve karşılıklı saygı duyarak küçük bir tartışma yaptık. Fikirlerimizi söyledik.  Onun ötesinde kim ne yazarsa yazsın cevap vermedim. Ama bu kez isimsizin yazdığı kanıma dokundu.

 

BU SİTE SAYESİNDE KÖŞEYİ  DÖNDÜM

 

Sen ismini açıklama cesareti bile kendinde bulamayan genç adam. Ben 2 yıldır her hafta bu siteye yazı yazdım. Senin dediğin gibi bunlar, para alarak ıkına sıkına yazılmış yazılar değil. Hiç bir çıkar gözetmeden, maçların çoğunu izleyerek  ve her yazı için en az 4-5 saatimi harcayarak yazdım.

Yaklaşık 40 yıldır öyle veya böyle voleybolun içindeyim. Bu işe başlarken de iki amacım vardı.

İlki, karınca kararınca voleybola hizmet etmek. Maçlarla ilgili sadece bana ait görüşlerimi bu siteye girenlerle paylaşmak.

İkincisi ise, böyle bir siteyi gündeme getiren, voleybol için çaba harcayan insanlara az da olsa yardım etmek.

2 senedir bu kadar emek harcamama karşın,  Suat’ ın belki Burhan Felek de 2-3 kez kahvesini içmişimdir. İşte bu siteden en büyük çıkarım da budur. Anladın mı isimsiz arkadaş?

 

BİR ÖNERİ

 

Bu arada yazının bir paragrafında Cem’ e hitaben, “Sen yeter ki iste , sana yorum yapacak onlarca insan çıkar. Bunu para ile yapan adam samimi değildir  zaten, parasını almak için o işi yapmaya mecbur olan adamdır. Forum köşesindeki yorumlar gerçek yorumlardır. Para alarak ıkına sıkına yazılan yorumlara benzemez.” diyorsun.

O zaman sana hodri meydan.

Madem “ben ticaret için değil, spor için uğraşıyorum” diyorsun, o zaman bırak onlarca kişiyi  2-3 arkadaş bul  ve onları yazı yazmak için ikna et. Kendini de bu işin içine kat. Ben köşemi seve seve voleybola hizmet etmek isteyen  dostlara vereceğim. Ve bu siteye yazı yazacak herkese de en büyük desteği vereceğime kendi payıma söz veriyorum.

İsimsiz arkadaş. Bu yazıma cevap vereceksen, bu kez ismini yaz ki kiminle tartıştığımı bileyim. Çünkü hayali kahramanlarla uğraşmaya hiç niyetim yok. Ayrıca köşemi devredeceğim kişiyi veya kişileri de bilmeye her halde hakkım vardır, değil mi ?

 

Yazılarımı okuyan dostlar,

gelecek hafta eğer isimsiz arkadaşa köşemi devretmezsem, yani çağrıma cevap alamazsam, tekrar birlikte olmayı diliyorum.

Hoşçakalın.

 

 

 

A  L  E  V       A  N  A  K  Ö  K