Bu
haftaki başlığım Yaşar’ ın şarkısı gibi oldu. Ligin başından bu yana haftanın 3
günü Çarşamba, Cumartesi, Pazar oynanan voleybol maçlarına iyice alışmıştık.
Ancak ikinci yarı ile başlayan hızlı trafik, kupa maçlarının da eklenmesiyle adeta
voleybolsuz bir günümüz bile geçmez oldu.
Geçtiğimiz hafta sonunun bayrama denk gelmesi nedeniyle, bu hafta
Salı, Çarşamba, Cumartesi ve Pazar günü derken 6 günde, biri Türkiye Kupası,
25’ i lig maçı olmak üzere toplam 26 karşılaşma oynandı.
Şimdi Çarşamba
günü 6 bayanlar lig maçı, 4 de erkekler Türkiye Kupası mücadelesi var. Onları
da bu 26 maça ilave edersek maç sayısı 36’ ya
çıkacak.
Sizleri
bilmem ama benim gerçekten başım dönüyor. Ligi bitireceğiz diye sonunda
voleybol için sürmenaj olursak kimse şaşırmasın.
Şimdi bu
kadar maçın hangisini yorumlayıp bu satırlara yansıtacağım. Bu 4 gün içinde
İstanbul’ da oynanan 11 maçın 6’ sını seyredebildim.
Ayrıca Erdemir-Arçelik
maçını izledim ve SSK-Ziraat karşılaşmasını da televizyondan seyrettim. Yani
toplam 8 karşılaşmayı gözledim. Bunların içinden bazılarını sizlere yansıtmaya
çalışacağım.
Önce
Salı günü Burhan Felek de oynanan karşılaşmalara biraz değineyim. Günün ilk
maçında Vakıf Güneş, Beşiktaş ile oynadı. Maçın ilk iki setinde istediği gibi
oyunu yönlendiren Güneş setleri adeta güle oynaya 25/13, 25/13 kazandı. 3.
sette de değişen bir şey yoktu. Elif ve Gözde’ yi sahaya süren Güneş karşısında, Beşiktaş hiç direnç göstermiyordu. Yani teslim olmuş
görüntüsü veriyordu ki sayılar 21-15 oldu. İşte ne olduysa bu anda oldu. Güneş
sallanmaya başladı. Servislere manşetler aksarken, Elif- Aysun
uyuşmazlığı, Aysun’ un 2’ den üst üste bloklara
takılmasına neden oldu. Sayılar gittikçe Güneş de telaş başladı. O ana kadar
sahada görünmeyen Beşiktaş canlandı ve............
Bir
pozisyonda üst üste 10 (on) sayı vermeyi başaran! Güneş, seti de 25/21 kaybetti.
İnanması
zor bir olay. Düşünün Eczacıbaşı ile birlikte ülkemizin en iyi ekibi olan Vakıf
Güneş’ in böyle bir duruma düşmesinin bence hiç bir şekilde izahı yok. Sonra
Güneş, 4. seti beklenildiği gibi 25/17 alarak maçı 3-1 kazandı.
Salı
günü oynanan ve izleyemediğim bayan maçlarından beklenen sonuçlar çıktı. 75.
Yıl, İzmir deplasmanın da Göztepe’ yi 3-1 yenerek kümede kalmayı garantiledi.
İller Bankası ise, Yeşilyurt’ u 3-0 gibi net bir skorla geçerek
ilk 5 için şansını artırdı. Ancak işin ilginci bir gün sonra iki takım Türkiye
Kupası maçında bir kez daha karşı karşıya geldiler. Ama bu kez kazanan
Yeşilyurt oldu ve çeyrek finale yükseldi.
Geçtiğimiz Çarşamba günü zirve mücadelesi veren ve ligin ilk 4
sırasını paylaşan takımları kozlarını paylaştılar. Ankara’ da Ziraat Bankası
televizyonun da yayınladığı maçta SSK’ yı 3-1 yendi.
Kapasite
olarak Arçelik, Erdemirspor
ve SSK’ dan daha zayıf bir kadrosu olmasına karşın bu sezon inanılmaz bir çıkış
yakalayan ve bunu her maçına yansıtmayı başaran Ankara takımı maç fazlasıyla da
olsa liderliğini sürdürüyor.
SSK
karşısında ilk seti kaybetmesine karşın, daha sonra Bedulin
sazı tekrar eline aldı ve sonucu takımı lehine çevirdi. Bu oyuncuya başta
Aykut, libero Akif, Hüseyin, Fatih ve Tolga yardımcı olurken Serdar eski
maçlara oranla daha tutuktu.
SSK da
ise, Gürsel, Kostantin Ouchakov
iyi, Erkan inişli çıkışlı bir grafik çizerken, Osman sakat sakat
oynamanın getirdiği sıkıntıyı karşılaşma boyunca üzerinden atamadı.
Ender-
Bülent ikilisi ve libero Taylan vasattı.
Günün
bir diğer önemli mücadelesi de Erdemir de oynandı.
Ligde Arçelik’ e tek yenilgisini tattıran Erdemirspor, evinde oynayacağı karşılaşmayı da kazanarak play-off finalinde olası bir
eşleşmeye 1-0 önde başlamayı amaçlıyordu. Ama evdeki hesabı çarşıya uymadı.
Bunun en büyük nedeni, karşısında beklemediği kadar iyi ve az hatalı bir Arçelik bulmasıydı. Seyirci desteği, saha avantajı, bugüne
kadar Arçelik’ i
ilk kez yenmenin verdiği morale karşın Erdemir
maça stresli başladı. Arçelik, rakibinin aksine çok
sakin ve nasıl oynamak gerektiğinin bilincindeydi. Ayrıca daha karşılaşmanın
başında bu zor maça taktik olarak çok iyi hazırlandığını açıkça gösterdi.
Öncelikle
servisi Andre ve Cengizhan’
ın üstüne yıktı. Bu ikiliden hangisi önden manşet
için açılırsa servisler ona atıldı. Erdemir’ in hücum
organizasyonu aksadı, bu da Arçelik’ in bloklarla
aldığı sayıları artırmasına yol açtı. Ayrıca bloktan seken veya blok açığından
geçen toplar da defanstan hücuma çabuk ve akıllı yönlendirilerek sayılar
toplandı. Bu arada Arçelik, maç boyunca Erdemir’ in smaç servislerini çok
düzgün manşetlerle pasör İvanov’
a getirmeyi başardı. İvanov gibi bir pasörün eline top gelmesi doğal olarak Arçelik
gibi file üstünde etkili olan bir takımın oyuna ağırlığını koymasını
geciktirmedi. Erdemir blokları çalışmadı, defanstan
top çıkmadı böyle olunca da ilk set 25/20 Arçelik’ in
oldu.
Çok zor
bir karşılaşma olacağını düşünen ve çekinerek Erdemir’
e gelen Arçelik, beklemediği kadar kolay sonuca
gitmenin moraliyle daha iyi oynamaya başladı. İyi servis atan, iyi blok yapan,
servise karşı çok az manşet hatası yapan ve hücumda da kolay sayılar bulan Arçelik ikinci seti de 25/19 aldı.
3. sette
de değişen bir şey yoktu. Arçelik iyi oyununu
sürdürürken Erdemirspor iyice oyundan düştü ve 25/16
biten setle Arçelik çok önemli bir deplasman maçını
beklemediği kadar kolay ve net bir skorla almanın sevincini yaşadı.
Şimdi
gözler 16 Mart günü İstanbul’ da oynanacak Arçelik-Ziraat
Bankası maçına çevrildi. O güne kadar bir sürpriz yaşanmazsa bu mücadelen galip
çıkan taraf ligin ilk bölümünü zirvede tamamlayacak.
75. YIL SET KAPTI
Cumartesi
günü Burhan Felek de, günün ilk maçında Galatasaray, Kolej karşısında ilk iki seti kolay aldı. Son
set Ankara takımı Sarı-Kırmızılıları çok sıkıştırdı ama istediğini elde edemedi
ve 28/26 biten setle Galatasaray maçı 3-0 kazandı.
Sarı-Kırmızılı
ekipte Nihal, Deniz, Julia ve libero Elçin iyiydi.
Kolej de Nihan, Özge, Tuğba
ve Funda göze çarptı.
İkinci
karşılaşmada 75. Yıl, İller Bankası önünde gücü yettiğince mücadele etti. İki
takım arasındaki kapasite farkı ev sahibi ekibe ancak bir set getirebildi.
Pazar
günü sonucu merakla beklenen karşılaşmada İst. B.Ş. Belediyesi, Fenerbahçe’ yi
3-1 yenerek beşinci sıradaki yerini korudu.
Zaman zaman zevkli ve gergin bir atmosferde geçen maçın ilk
setini Sarı-Lacivertli takım almasına karşın, daha sonra oyuna ağırlığını koyan
Belediye zorlu mücadeleyi lehine çevirmeyi başardı.
Özellikle
25/23 biten son iki sette heyecan doruktaydı. Nikolai’
nin sürüklediği Belediye, Ufuk ile Serhat’ ın da iyi oyunlarıyla ona yardım etmesi sonucunda
istediğini elde etti.
Fenerbahçe’
de ise ayakta kalan oyuncu her zaman olduğu gibi yine Ali oldu.
Küme
düşmemek için büyük bir mücadele veren Marmara Koleji, ligin sonu yaklaştıkça
stresten daha çok hata yapar oldu. Galatasaray karşısında da bunu tekrarlayınca
çok istedikleri seti kapamadılar.
Son
haftalarda Galatasaray Can ve Şevki’ yi ilk altıda oynatıyor. Bu oyuncuların
verilen şansı iyi kullanmaları, performanslarını her geçen gün artırmaları, pasör İgor ile uyumları gözle
görülür hale geldi. Bu da Sarı- Kırmızılı takım için bir kazanç.
Daha
önceki yazılarımdan birinde hakemlerin başarılarından söz etmiştim. Gerçi bazı
arkadaşlarım “En iyi hakem ölü hakemdir” deseler de ben Sezar’ ın hakkını Sezar’ a vereceğim ve Dünya ve Avrupa’ da başarıyla düdük çalan
hakemlerimizden zaman zaman söz edeceğim.
Türkiye’
de bazı kişilerce beğenilmemelerine karşın, özellikle Ümit Sokullu
ve Kadir İlbeyli yine de CEV’ in ve FIVB’ nin gözde hakemleri içinde yer alıyor. İşte bunun en son
kanıtı da Ümit’ e verilen görev.
Evet,
Ümit Sokullu 23-24 Mart da Polonya’ da oynanacak
Şampiyonlar Ligi Erkekler Final Four’ un da düdük
çalacak. Ev sahibi Mostostal Azoty
Kedzıerzyn, İtalyan Lube
Banca Macerata, Yunan Olympiakos
ve Iraklis arasında oynanacak maçlarda görev yapacak.
Ümit’ e
bu güzel ve zor maçlar için şimdiden başarılar dilerim
Cumartesi
günü Antrenörler Derneği’ nin düzenlediği “Voleybolda
İstatistik” konulu çalışma yapıldı. Simiba-Sımı Scout Se’
nın bilgisayar destekli maç analizi konulu tanıtımı
katılanlara gösterildi.
Değer Eraybar’ ın yönettiği, açılış
konuşmasını İstanbul Antrenörler Derneği Başkanı Jeyan
Erben’ in yaptığı ve konuşmacı olarak önce Aritun Hançer’ in, sonra da Gökhan Edman
ve Simiba şirketi temsilcilerinin katıldığı tanıtım
ve çalışmada, Şampiyonlar Ligi’ nde karşılaşan
Eczacıbaşı-Vakıfbank Güneş Sigorta maçlarının
analizleri gösterildi. İlgi ile izlenen incelemenin bilgisayar ile maç
analizlerinin hangi noktalara geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Data Volley’ in veya Simiba-Sımı Scout’ un bu programları her
kulübün elinde mutlaka olmalı ve antrenörlerin hizmetine sunulmalı. Çünkü
antrenörler için gerçekten çok yararlı programlar.
Biraz
reklam gibi oldu. Önce çorap satan arkadaş ile başladık. Sonra büfeden söz
ettik. (Gerçi hala rüşvetimiz olan kahveyi Mehmet’ den içemedik ama). Şimdi de
bilgisayar programlarını yazdık. Artık bu yazıların arasına reklam mı alsam
diye ciddi ciddi düşünmeye başladım. Bu güne kadar
voleyboldan para kazanamadım ama belki bu kez beceririm. Ne dersiniz?
Şaka şaka. Biz yine bildiğimiz yolda yürüyelim......
Bu
haftalık da bu kadar. Artık voleybol dolu günler diyemiyorum. Çünkü bu tempoya
bir de bu temenni eklenirse.......
Hoşçakalın.
A L
E V A
N A K
Ö K
.