Geçtiğimiz haftanın önemli
voleybol olayı hiç şüphesiz ki Eczacıbaşı-Vakıf Güneş arasında ki Şampiyonlar
Ligi Çeyrek Final rövanş karşılaşmasıydı.
İlk maçı 3-2 kaybeden
Eczacıbaşı, rövanşda rakibini 3-0 yenerek ev sahipliği yapacağı 4'lü final
grubuna adını yazdırmayı başardı.
Şimdi Eczacıbaşı-Vakıf Güneş
mücadelesini önce ilk maçla karşılaştırarak ele almak istiyorum.
İlk karşılaşmayı şöyle bir
hatırlayın. O günkü mücadeleye Güneş iyi hazırlanmış ve bunun karşılığını da
iyi oynayarak almıştı. Eczacıbaşı ise, performansının altında bir görüntü
vermiş ve çok hata yapmıştı. Ancak buna karşın aradaki kapasite farkı nedeniyle
yine de maç 3-2 yani rövanş için küçük bir avantajla Güneş' in lehine
sonuçlanmıştı.
Peki ilk karşılaşmada ne oldu
da Güneş kazanmıştı, bu kez rövanş da neler oldu da Eczacıbaşı mücadeleden
galip ayrıldı?
Hatırlanacağı gibi çeyrek
finalin ilk raundunda Güneş Sigorta' nın hücumlarına Eczacıbaşı, 2. setin
ortalarına kadar blok yapamamıştı. Bu kez bu tekrarlanmadı. Çünkü, ilk maça
oranla Eczacıbaşı daha iyi servis attı. Bunun sonucunda da Güneş oyun kurmakta
zorlandı, böyle olunca da ev sahibi takımın blokları rakibe geçit vermedi.
Halbuki ilk maçta etkili ve
akıllı servis atan taraf Vakıf Güneş’ di. Bu taktik servisler genelde yan ve
dip çizgilere yakın atılınca Eczacıbaşı' nın 2 kişi ile aldığı manşet düzeni
nedeniyle çok hata yapmalarına yol açmıştı. Bu maçta Güneş Sigorta servislerin
adresini Özlem ve Çiğdem olarak belirlemişti. Ancak atılan bu servisler genelde
Özlem ve Çiğdem' in üstüne geldi, yani çizgilere atılamadı. İlk setin
ortalarına kadar Özlem ile sıkıntılar yaşayan Eczacıbaşı, daha sonra bu
oyuncunun toparlanmasıyla rahatladı. Böylece bu ikili sezonun en iyi manşet
yüzdesini yakaladı. Tatiana' nın pas organizasyonu kolaylaştı. Doğal olarak
file üstünde hakimiyeti ele geçiren Eczacıbaşı' nın hücumları sayılar getirince
de ibre ev sahibinin lehine döndü.
Yine ilk maçta Vakıf Güneş,
plaselerle çok sayı toplamıştı. Bu kez Eczacıbaşı rakibine bu şansı tanımadı.
Blok arkalarına erken dublaj yaparak bu sıkıntıyı kolayca aşmayı başardı.
Modern voleybolda artık
takımlar blok arkalarına plaseler için erken dublaj yapmıyorlar. Özellikle uzun
boylu veya iyi sıçrayan oyunculardan oluşan ekiplerin blokları bu defans
şeklini kolaylaştırıyor. Bloğun yüksekliği, rakibin plaseleri de yüksekten
atmasına neden oluyor. Bu durumda da ayağı çabuk ve iyi defans yapmasını bilen
oyuncular topları kolay toparlayabiliyorlar. Eczacıbaşı ilk maçta böyle bir düşünceyi
benimsemişti. Ancak Vakıf Güneş, Eczacıbaşı’ lı oyuncuların yavaş hareket
etmelerinden çok iyi yararlanarak plaselerle çok sayı almıştı. Bu kez
Eczacıbaşı rakibine bu şansı da tanımadı. Blok arkalarına erken dublaj yaparak
ilk maçtaki bu sıkıntıyı, kolayca aşmayı başardı. Bu Eczacıbaşı' nın taktik
açıdan artı bir zenginliği olarak hanesine yazıldı. Ayrıca bu durum, Antrenör Niemcyzk' in ilk maçın aksine,
taktik olarak takımını daha iyi hazırladığının da açık bir göstergesiydi.
Gerçi Eczacıbaşı karşılaşmadan
istediği sonucu çıkardı ve adını ev sahipliği yapacağı 4' lü finale yazdırdı
ama hala sıkıntıları da var. Örneğin Güneş Sigorta’ dan Aysun ve Aycan’ ın 2'
den tek ayak çapraza vurdukları topların çoğu öldü. Bu ataklara ne blokda, ne
de defansta çözüm bulunamadı. Bu da önemli bir eksiklik idi.
Güneş Sigorta' ya gelince; ilk
maçtaki kadar istekli değillerdi. Yukarıda da değindiğim gibi servislerin
hedefi şaştı. Aslında ilk setin sonunda Özlem ve Çiğdem' in manşetler de
hataları azalttıklarını görüp, servislerin adresini değiştirmeliydiler, bunu
yapamadılar. Bu rakibin oyun kurmasına yol açınca da bloklar yok oldu.
Defanstan çıkan top sayısı azaldı. Hücum zenginliği kayboldu. İryna' nın önde
olduğu 2' li hücum turlarında sıkıştılar. Hele Yuliya da öndeyse iyice
zorlandılar. Çünkü arkadan atak yapacak elemanları yoktu. Aysun' u libero Necla
ile değiştirdikleri için bu işi yapabilecek tek oyuncu da dışarıda kalmış oldu. Halbuki Aysun bu sıkışıklığı
aşabilecek alternatif olabilirdi. Çünkü o pozisyonda zaten iyi manşet alan
Pelin-Burçin ikilisi arkadaydı.
Bu maçta Natalia' nın 4' den
ataklarına ne blokda, ne de defansta çözüm bulamadılar.
Antrenör Buzayev Çinli oyuncuyu
yine dışarıda tuttu, 3 set boyunca sahaya sürmeyi aklına getirmedi. 2. sette
molayı unuttu. Nalan ilk maçta olduğu gibi koştu, onu kolundan çekerek uyardı
ve molayı kullandırdı. Bu arada sayılar 22-21 Eczacıbaşı lehineydi. Böyle
olunca da maçı hak eden, daha çok isteyen Eczacıbaşı kazandı.
Bu sorunun yanıtı için daha
önümüzde 20 günden fazla bir zaman var. Yani 4' lü finale kalan takımlar için
köprülerin altından çok sular akar. Sakatlıklar, hastalıklar veya
performansları etkileyecek başka etkenler ortaya çıkabilir ama şartlar değişmez
ise, ben Eczacıbaşı' nın ülkemize şampiyonluk kupasını hediye edebileceğini
düşünüyorum.
Takımımız ilk maçını İtalyan
Bergamo ile oynayacak. Hatırlarsanız daha önce Eczacıbaşı bu ekiple aynı grupta
yer almıştı. Ne var ki 2 maçı da kaybetmişti. İstanbul’ daki mücadeleyi
kazanmasını bekliyorduk. Çünkü Bergamo' nun en iyi iki oyuncusu yani Amerikalı
Phipps uyuşturucu kullandığı, İtalyanların ünlü pasörü Cacciatori’ de de doping
içeren madde bulunduğu için cezalıydılar. Bu avantajı Eczacıbaşı iyi
kullanamamıştı ve rakibine 3-2 boyun
eğmişti.
Bu kez takımımızın aynı hatayı
yapmayacağına inanıyorum. Atmosferin ve seyircinin etkisiyle Eczacıbaşı' nın bu
sınavdan başarıyla çıkması en büyük beklentimiz. Eğer ilk maçı atlatırsak,
finalde rakibimiz Cannes’ de olsa, Tenerife’ de olsa bir şey değişmeyecek ve
ekibimiz hedefe mutlaka uzanacaktır.
Ancak bu hedefe giden yolda
Eczacıbaşı' nın bazı eksikliklerini gidermesi gerekiyor.
Nedir bunlar?
Öncelikle voleybol maçında
galibiyete giden yolun ilk dikenlerinin servise karşı manşet olduğu bir gerçek.
Eczacıbaşı sezon başından bu yana manşet karşılama tercihini 2 kişi ile
kullanıyor. Bu nedenle de sıkıntılar yaşıyor. Bergamo karşısında manşetçi
sayısını mutlaka 3' e çıkarmalı, çünkü İtalyan ekibi çok iyi taktik servisler
atıyor. Yan ve dip çizgileri iyi kullanıyorlar. Ayrıca file dibine yakın
servisler atarak bu çeşitlilik sayesinde rakip manşetleri şaşkına çeviriyorlar.
Eczacıbaşı gruptaki 3-2' lik maçı da işte bu yumuşak karnına gelen darbelere çare
bulamadığı için kaybetmişti.
Orta oyuncuların Güneş maçında
olduğu gibi 2' ye dolaşarak tek ayak vurdukları smaçlara önce bloklarla, sonra
da defans yerleşimiyle mutlaka engel olunmalı. Ayrıca rakipler bu tür hücum
yaparken, Eczacıbaşı gibi kapasiteli oyunculardan kurulu bir takımın bu tür bir
organizasyona girmemesi bir eksiklik olarak göze çarpıyor. Çiğdem bu işi
rahatlıkla yapabilir.
Eczacıbaşı' nda pasör hariç her
oyuncu arkadan hücum yapabilme özelliğine sahip. Bu bir takım için çok önemli
avantaj. Ancak Eczacıbaşı bu özelliğini iyi kullanamıyor. Elena dışında çok
sıkışmadıkça ikinci bir smaçörü devreye sokmuyor. Bu da zaman zaman sıkıntılara
neden oluyor. Eğer Eczacıbaşı bu çeşitliliği kazanırsa çok daha rahat sayılar
bulur.
Bir başka eksiklik de, Elena
dışında smaç servis atan oyuncu yok. bu sayı artırılırsa Eczacıbaşı tartışmasız
4' lü finalin hatta Avrupa' nın en iyi ve en keyifle izlenen takımı olur.
Bu hafta da ligde ilginç maçlar
izledik. Salı günü İstanbul’ da Fenerbahçe, Erdemirspor’ u misafir etti.
Beklenenin üzerinde bir tempo yakalayan Sarı-Lacivertli takım az daha Erdemir’
e beklemediği bir yenilgi tattıracaktı. Ama 5. sette Erdemirli oyuncular
tecrübelerini konuşturarak bu zor durumdan sıyrılmayı başardılar.
Oyuna Ali’ nin sürüklediği
Fenerbahçe çok iyi başladı. Etkili servisler attı. Bloklar yaptı ve hücumda da
kolay sayılar bulunca ilk seti 25/20 kazandı.
Bundan sonraki 2 set başa baş bir mücadeleye sahne oldu.
Önce Erdemir 25/22, sonra Fenerbahçe 25/23 setleri aldılar.
4. sette Erdemirspor yavaş
yavaş oyunun kontrolünü eline geçirmeyi başardı. İyi manşet getirip, iyi de
atak yapınca Sarı-Lacivertli takımda hatalar çoğaldı. Bu arada Aytaç ve Uğur’
un her geldiklerinde servis kaçırmaları, diğer oyuncularında servisi
yumuşatmaları ayrıca pasör Uğur, Yahya, Mehmet üçlüsünün önde olduğu pozisyonda
hücum sıkıntısı Erdemir’ in işini
kolaylaştırdı. Bu pozisyonda Mehmet’ in manşet için 7 metre civarına açılmak
zorunda olduğunu iyi gözleyen Erdemirli voleybolcular servisi bu oyuncunun
üstüne yıktılar. Böyle olunca da Mehmet’ in aldığı manşetler 3 metre civarına
yöneldi. Bunun üzerine Uğur, ortadan Yahya’ yı kullanamadı ve uzun bir
mesafeden gelen 4 deki Mehmet’ e atmak zorunda kaldı. Bunu fırsat bilen Erdemir
bloklarıyla sonuca gitti, seti de alarak skoru 2-2 yaptı.
5. sette artık sahada
Erdemirspor vardı. Misafir takım oyunu istediği gibi yönlendirirken Sinan’ ın
etkili servislerinden gelen sayılarla seti 15/10 maçı da 3-2 alarak adeta
direkten döndü. Bu maçın en iyileri arasında Fenerbahçe’ den Ali, Uğur Ülkü ve
Aytaç, Erdemir’ den ise Pasör İnoslav, Andre, Sinan ve Ali gösterilebilir.
Özellikle Ali’ nin liberoluğu
benimsemesi Erdemir’ in artısı olmuş. Servise manşetleri çok iyi. Ancak defansı
biraz eksik kalıyor. Bunu da benimserse takımına katkısı çok daha artacak.
Günün ilk maçında, İstanbul
B.Ş.Belediyesi, Çankaya Belediyesi’ ne set kaptırırken, Galatasaray-Beşiktaş’ ı
3-0 yendi ve ilk devre 3-2 kaybettiği maçında rövanşını almış oldu.
Günün son karşılaşmasında
ise, Arçelik son sette sıkışmasına karşın Marmara Koleji’ ni 3-0
ile geçerek yoluna devam etti.
Çarşamba günü heyecan Tokat’ a
kaydı. Evinde rakiplerine kök söktürmeyi alışkanlık haline getiren Tokat
Belediyesi, SSK’ yı çok sıkıştırdı. Ama maçın sonucunu lehine çeviremedi.
Sonuçta Ankara ekibi, 3-2’ lik bir galibiyetle Tokat gibi önemli bir deplasmanı
aşmış oldu.
Çarşamba günü bayanlarda
Türkiye Kupası mücadelesi vardı. Favorilerin kolay kazandığı maçların tek
sürprizi İzmir’ den geldi. Göztepe, Karşıyaka’ yı 3-2 yenerek kupada çeyrek
finalist oldu.
Ancak bu 5 setlik güzel
mücadeleye yine gölge düştü. Ligdeki 2
maçta olduğu gibi yine olay vardı. Bu kez bir seyircinin sahaya attığı bıçak
ortalığı karıştırdı. Gerçi olay çabuk yatıştırıldı ama sonuçta yine ezeli
rekabete gölge düştü.
Bu iki takımın seyircilerini
bir kez daha kınıyorum. Spora
bulaştırdıkları bu kötü görüntüler voleybolumuz için gerçekten bir leke. Ancak
bu lekeyi temizlemek için kılını kıpırdatmayan federasyonu onlardan daha çok kınıyorum. İzmir’ de
olaylar oluyor kimsenin sesi çıkmıyor. Ne bir açıklama, ne de bir yaptırım.
Eğer federasyon İzmir’ de ilk kavgadan sonra
olaya el koyabilseydi, yapanlara cezayı yapıştırsaydı bir daha böyle bir görüntü yaşanmazdı.
Asıl tehlike şimdi başladı.
Federasyonun olaylara gözünü kapattığını görenler, içinde bulunduğumuz şu
kritik maç döneminde, ya bunu bir fırsat olarak değerlendirirse o zaman ne
olacak? Bu sorunun yanıtını düşünmek bile istemiyorum. Gerçi İzmir dışında voleybol seyircimiz bu günleri çok geride
bıraktı ama her yerde kötü niyetli birkaç kişinin olabileceği gerçeği de asla
unutulmamalı. Umarım tüm bu endişelerimiz boşunadır.
Avrupa’ nın voleyboldaki en
gözde organizasyonu olan Şampiyonlar Ligi’ nde erkeklerde takım sayısının
artması için çalışmalar yapılıyor.
İki yıl önce başlayan ve büyük
ilgi gören Şampiyonlar Ligi’ nde bilindiği gibi 4 grupta 16 takım mücadele
ediyor. Ancak bir çok ülke Avrupa’ nın bu gözde organizasyonunda yer alabilmek
için CEV’ e baskılarını sürdürüyor. Bu baskıların artması üzerine CEV, şimdi
Şampiyonlar Ligi’ nde takım sayısını artırmak için çalışmalara başladı.
Eğer bu istek gerçekleşirse
takım sayısı 24’ e çıkacak. Böylece 4 grupta 6 takım mücadele edecek ve ilk iki
sırayı alan ekipler şimdi olduğu gibi çeyrek finale yükselecekler.
Takım sayısının 24’ e
çıkmasıyla bu sezon başarılı olamayarak Top Teams’ e düşen iki ekibimiz gelecek
sezon ülkemizi tekrar Şampiyonlar Ligi’ nde temsil etme hakkını elde edecekler.
Bu durumda Şampiyonlar Ligi’ nin 24 takımı şöyle
oluşacak:
Şu anda Şampiyonlar Ligi’ nde
yer alan 12 takıma, bu sezon düşen 4
ekip ve Top Teams’ de çeyrek final oynamış 8
ülke ekibi ilave edilerek 24 sayısına ulaşılacak.
Arçelik Kulübü, voleybolun
yayılması ve yeni yıldızların bu branşa kazandırılması amacıyla Antalya, Bolu,
Bursa ve İzmir illerinde voleybol okulları açıyor.
2 Mart günü start alacak
voleybol okullarının haziran ayından itibaren Türkiye’ nin başka kentlerinde de
açılması için çalışmalar ve araştırmalar sürüyor.
Arçelik Voleybol Okulları’ nın
Antalya bölümünden Ali Osman Tatlısu, Bolu’ dan Behçet Erdoğan, Bursa’ dan Oğuz
Oba, İzmir’ den Adnan Gökgöz sorumlu olacak.
Bu tür projelerin diğer
takımlarca da benimsenmesi dileğiyle yazımı noktalayayım.
Gelecek hafta buluşmak üzere,
hoşçakalın.
A L E V
A N A K Ö K