3 haftadır voleybolda öylesine
hızlı bir trafik yaşanıyor ki, insan ne
yapacağını, hangi maçı izleyeceğini şaşırıyor.
Bu trafiği kısaca
hatırlatayım.
9 Şubat Cumartesi ve 10 Şubat
Pazar günü bayan ve erkek lig maçları oynandı.
12 Şubat Salı günü Altınyurt
Spor Kulübü’ nün Mehmet Kadiroğlu adına düzenlediği Veteranlar Turnuvası
başladı. Aynı gün Bayanlar Türkiye Kupası kuraları çekildi.
13 Şubat Çarşamba bayanlar lig
mücadelesi devam etti. Araya Erkekler Türkiye Kupası 2. tur maçları sıkıştı.
Yine Çarşamba günü Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ilk maçında Vakıf
Güneş-Eczacıbaşı kozlarını paylaştı. Erdemir CEV Kupası rövanş maçı oynadı.
14 Şubat Perşembe Veteranlar
Turnuvası’ na devam edildi. Ne yazık ki çok istememe karşın ikinci günü de pas
geçtim.
15 Şubat Cuma tam gün
federasyonun antrenör semineri vardı. Aynı gün Erkekler Türkiye Kupası’ nda 2
karşılaşma oynandı.
16 Şubat Cumartesi
Federasyon Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can’ ın basın toplantısıyla açıldı. Ardından
erkekler lig maçları,
17 Şubat Pazar bayanlar lig
mücadelesi ve 18 Şubat Pazartesi Bayanlar Türkiye Kupası’ na 2 maç ile devam
edildi.
19 Şubat Salı yani bugün
İstanbul’ da erkeklerde 4 tane lig mücadelesi var. Aynı gün Türkiye Kupası erkekler 3. tur kura çekimi yapılıyor ve
Veteranlar turnuvasının son günü.
20 Şubat Çarşamba
Eczacıbaşı-Vakıf Güneş Şampiyonlar Ligi
rövanşı oynanacak. Aynı gün diğer şehirlerde erkekler ligi ve bayanlar Türkiye
Kupası maçları var.
İşte 12 güne sığan trafik. 9
Şubattan önceki yoğunluk da bundan aşağı değildi. Böyle bir tempo doğal olarak
başımızı döndürüyor. Bizlerin başını döndürmesi önemli değil ama voleybola
gönül veren grupları bıktırırsa işte o zaman yandık.
Haftaya damgasını vuran maçtan
yani dev randevudan söz ederek başlayayım.
Çarşamba günü Şampiyonlar
Ligi’ ndeki iki temsilcimiz Vakıf Güneş-Eczacıbaşı Çeyrek Final ilk mücadelesi
için Haldun Alagaş’ da karşı karşıya geldiler.
Maç öncesi çok hoş görüntüler
vardı. İstanbul’ da 2 bini aşkın bir seyirci grubunu tribünlerde görmek çok
güzeldi. Üstelik de tek küfür, tek bir kötü söz duymadık. Sadece takımlarını
desteklediler. Hepsine bravo.
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı
Fikret Ünlü, İstanbul Gençlik Spor İl Müdürü Vedat Bayram bu güzel karşılaşmayı
izleyenler arasındaydı. ( Bayram’ ın eskiden beri voleybola olan yakınlığını
biliriz. Yoğun temposuna karşın sık sık
maçlara gelmesi, yani bu spora vakit ayırması bizleri mutlu ediyor. Ancak
İstanbul Valisi Sayın Erol Çakır’ ın voleybolumuzu ne zaman şereflendireceğini
de doğrusu çok merak ediyorum. Her halde bakandan daha yoğun bir çalışma
temposu içinde olsa gerek. İnşallah bir gün onu da salonlarda görür, voleybol
seyircisinin centilmenliğini ve
kaliteli maçlarını gösterme fırsatını buluruz. )
BAŞKANDAN
PLAKET
Maç öncesine devam edelim;
Federasyon Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can, bayanlar voleybolunun lokomotifleri ve Avrupa arenasındaki sesimiz Vakıfbank Güneş Sigorta Kulübü Başkanı Mehmet Aydoğdu ve Eczacıbaşı Kulübü Başkanı Faruk Eczacıbaşı’ na voleybola hizmetlerinden dolayı birer teşekkür plaketi verdi.
Bu arada Şampiyonlar Ligi
sponsoru Indesit, grup maçlarında tutulan istatistiklere göre, en skorer ve en iyi
smaçör seçilen Eczacıbaşı’ nın Rus oyuncusu Elena Godina’ ya bir buzdolabı ve
bulaşık makinesi, en iyi libero seçilen Vakıf Güneşli Necla Güçlü’ ye de bir
çamaşır makinesi verdi.
İşte böylesine güzel bir
atmosferin ülkemizin en iyi 2 takımının kozlarını paylaşacağı karşılaşmaya da
yansımasını bekledik.
Ne yazık ki 5. set dışında bu
güçlü iki ekibin mücadelesi voleybol açısından pek de doyurucu olmadı.
Bunun birinci sebebi, iki
takımında aşırı derecede stresli olmasıydı. özellikle Eczacıbaşı’ nın Final Four’ u İstanbul’ a almasının getirdiği
büyük stres, tüm maç boyunca oyunculara adeta pranga oldu. İşte bu gerginlik
karşılaşmanın 4 setine de yansıyınca voleybol kalitesi vasatın üstüne çıkamadı
ama heyecan başından sonuna kadar hep vardı.
Eczacıbaşı’nın iyi bir gününde
olmadığını söyledik. Gerçi Vakıf Güneş’ in çok istekli ve canlı bir oyun ortaya
koyarak Eczacıbaşı’ nı beklenenin üstünde hataya zorlaması da bunda etkili
oldu. Ancak, yine de deneyimli
oyuncuları çok olan Eczacıbaşı’ nın daha iyi oynaması gerekirdi. Hatalar
yaptıkça özellikle ilk sette adeta dağıldılar. O kadar çok plase yediler ki
buna bir çare bulamamalarına şaşırmadım dersem yalan olur.
Etkili servis atamadılar.
Blokları 2. setin ortalarına kadar hiç çalışmadı. Manşetler kötüydü. Daha
önceden de defalarca Eczacıbaşı’ nın yumuşak karnının manşet olduğunu
yazmıştım. İki kişi ile manşet almanın zorluklarından söz etmiştim. İşte bu
maçta Eczacıbaşı’ nı etkisiz kılan şey buydu. Manşetler de belki direkt hata
fazla değildi ama, pasörü zorlayan manşet sayısı çok yüksekti. Böyle olunca,
Tatiana takımı ortadan oynatmakta zorlandı. Toplar köşeye, yani adrese belli
yerlere atılınca da işler zorlaştı. Güneş’ in sıkıntılı olduğu 6 numara defansı
ve İryna’ nın öndeyken ortada oynadığı
pozisyonlar değerlendirilemedi. Natalia’ nın özellikle de Mesude’ nin top öldürmekte zorlanması Güneş’ in işini
kolaylaştırdı. Godina elinden geleni yaptı. Takımın en çok sayı alan
oyuncusuydu. Özlem iyiydi. Çiğdem ondan da iyi oynadı. Zeycan için kötü oynuyor
dedikçe tepki alıyorum. Bana hemen istatistikleri gösteriyorlar. Ancak şunu
unutmamak gerekir ki pasörün eline manşet getiremeyen, onu sağa sola koşturan
bir liberonun iyi oynadığını bana kimse anlatamaz. Zaman zaman Necla’ yı da
eleştiriyorum. Ama bu maçta Necla çok iyi oynadı. Manşetleriyle, defansıyla,
yani her şeyi ile kendini sahada gösterdi.
Maçı izleyenler 2 liberoyu karşılaştırırlarsa ne demek istediğimi daha
iyi anlayacaklardır.
Güneş’ e gelince; iyi
hazırlanmışlar. Çok da istekliydiler. Bize ters gelen sistemleri dışın da
eleştirilecek fazla bir şeyleri yoktu. Ortada oynadığı anlardaki blok zaafını
bir kenara koyarsak İryna takımı iyi yönetti, iyi paslar attı. Yuliya takımın
itici gücüydü. Çok az topu sayı olmadı. Sadece servise manşetlerinde biraz
sorun vardı. Ama Eczacıbaşı bu zaafını iyi değerlendiremedi. Aysun bloklarıyla,
az hatalı hücumlarıyla ve özellikle plaseleriyle kabus gibiydi. Pelin, eski
Pelin gibiydi. Çok iyi mücadele etti. Aycan görevini yaptı. Burçin pas almadığı
için vasat göründü. Blok ve manşetleri iyiydi. İryna, Burçin’ i çok az
kullanıyor. Zirveye oynayan bir takımın oyuncusunun öne geldiğinde top vurmadan
pas geçmesi hiç güzel bir görüntü değil, buna mutlaka bir çözüm bulunmalı.
Rakip onun topla buluşmadığını görünce ona
tedbir almaya gerek dahi duymuyor.
Antrenörler için fazla bir şey
yazmak istemiyorum. Çünkü bir tarafta kötü oynayan oyuncusunu değiştirmeyi
düşünmeyen, blok arkasına atılan plaselere çözüm bulamayan, oyun içinde taktik
değişiklikler yapamayan, en azından oyuncuların yerlerinde bile oynama
düşünemeyen, diğer tarafta ise, molayı yardımcılarının dürterek söylemesiyle
hatırlayan, Çinli oyuncuyu 5 setlik maçta ancak 3 pozisyon kullanan teknik
adamlar için ne söylenebilir ki.
Yabancı antrenörlere karşı
çıktığımda bana kızıyorlar. Ancak böyle bir maçta hiç bir Türk antrenör kendini
mücadeleye bu kadar kaptırmazdı. En azından çeşitli arayışlara girerek zor
anlarda çözüm üretmeye çalışırdı. Kısacası bir Türk antrenör, o günkü maçta bu
tür hataları yapsaydı acaba neler olurdu? Nasıl eleştirilir di?.....
Şimdi çarşamba günü ikinci maç
oynanacak. Güneş 1-0’ lık avantajın verdiği rahatlıkla sahaya çıkacak.
Eczacıbaşı ise çok sıkıntılı olacak. Çünkü kaybederse hedef de, hesaplar da
şaşacak. Ancak kadro olarak daha güçlü olan ev sahibinin ilk maçtaki hataları
yapmayacağını ve karşılaşmayı kazanarak turu geçeceğini düşünüyorum. Bu arada
ilk maçın gözümü korkuttuğunu da belirtmeliyim. Güneş’ in etkili servisleri
hedefi bulursa, işler yine tersine dönebilir. Ama yine de ilk şansı Eczacıbaşı’
na veriyorum.
Şampiyonlar Ligi’ nde Güneş
ile Eczacıbaşı kozlarını paylaşırken, CEV Kupası’ ndaki temsilcimiz
Erdemirspor, ilk maçta evinde 3-2 kaybettiği karşılaşmanın Rusya’ daki
rövanşında 3-0 yenilerek Avrupa
defterini kapattı.
Geçtiğimiz çarşamba günü, lig
de bayanlar mücadelesi vardı. Günün İstanbul’ daki tek maçında Galatasaray,
İnterfarma’ yı son set dışında zorlanmadan yendi.
Tüm karşılaşma boyunca iyi
servis atan, iyi hücum yapan, Sarı-Kırmızılı takımda tüm oyuncular iyi bir
performans ortaya koyunca, gücü sınırlı Ankara ekibinin yapacağı bir şey
kalmadı.
İnterfarma’ nın en büyük
sıkıntısı pasör Esin oldu. Pas organizasyonunda çok hata yaptı, bu da
smaçörleri oyundan düşürdü. Yeni transferleri Tercan ve Arjantinli Mirna henüz
takıma uyum sağlayamamışlar. 2 orta oyuncusu Müjgan ve Serap bloklarıyla
faydalı oldular ama pas alamadıkları için hücumda fazla görünmediler. Diğer
yabancı oyuncu Maja da etkili değildi. Böyle oluncada sonuç beklenildiği gibi
oldu.
Günün diğer şehirlerindeki
maçlarında, Kocaelispor-Yeşilyurt’ u, SSK’ da 75 Yıl’ı 3-1 ile geçerek önemli
galibiyetlere imza attılar.
Cuma günü Yeniköy ile Erdemir kupa
için karşı karşıya geldiler. Bu mücadele sonuç yönünden çok ortaya çıkan rekor
ile konuşulacak.
İlk sette Erdemir, Yeniköy
Sentim’ in direncini kıramayınca ortaya bir rekor çıktı. 43-41 Erdemir’in
üstünlüğü ile biten bu set, bu güne kadar en çok sayılı ( 84 ) ve en uzun zamanlı set (37 dakika) olarak
voleybol tarihindeki yerini aldı. Bundan önceki rekor Yeşilyurt-Eczacıbaşı
maçındaki 39-37’ lik setti.
Kupanın diğer maçlarında,
favoriler karşılaşmalardan galip çıkarak yollarına devam ettiler. Şimdi bugün
çekilecek Çeyrek Final kuralarının sonuçlarını bekliyoruz. Bakalım bu tur hangi
ekiplere şans getirecek.
Haftaya damgasını vuran bir
başka olay, Voleybol Federasyonu’ nun düzenlediği 2. Ulusal Antrenör
Semineriydi. Liglerimizde takım çalıştıran tüm antrenörlerin katılmasının
zorunlu olduğu seminer gerçekten çok yararlıydı. Sabah bölümünde daha çok
anatomi ve spor sakatlıklarıyla ilgili bilgiler verildi. Öğleden sonrada
seminer, antrenör-hakem ilişkileriyle başladı, FIVB’ nin Çin’ de düzenlediği
seminere katılan Kenan ve Banu’ nun bilgi aktarımıyla devam etti ve Data Volley İstatistik Analizi tanıtımı ile
sona erdi.
Konunun uzmanlarının bu güzel
semineri gerçekten çok doyurucuydu.
Voleybol Federasyonu Başkanı
Prof. Dr. Hüsnü Can, Cumartesi günü bir basın toplantısı düzenledi. 2002 yılı
için Milli Takımların Teknik ve İdari kadrolarını açıkladı.
46 ismin yer aldığı listenin
üzerinde her hangi bir yorum yapmayacağım. Görev verilen tüm arkadaşlarımı
kutlar başarılar dilerim.
Benim bu konuda sadece bir
önerim var. Türkiye şampiyonu olan genç, yıldız ve küçük ekiplerinin
antrenörlerine de milli takımlarda görev verilsin. Böylece başarılarının
karşılığını görmüş olurlar.
Bu düşüncemi başkana da
ilettim. Olumlu buldu ve arkadaşlarıyla görüşeceğini söyledi.
Milli takımlarda görev
dağılımını sizlere yazmıyorum. Bu bilgiyi sitemizin diğer bölümlerinde
bulabilirsiniz.
Son günlerin iyi mücadele eden
ama bunu bir türlü sonuca yansıtamayan ekibi Yeniköy Sentim yine galibiyetle
tanışamadı. Tokat Belediyesi karşısında ilk iki seti alan Yeniköy, sonunu
getiremeyince sahadan galip ayrılan taraf
Tokat oldu. Ancak Belediye’ nin bu galibiyete uzanırken adeta ölüp ölüp
dirildiğini de belirtmeliyim.
Son haftalarda aldığı
yenilgilerle voleybolseverleri şaşırtan Galatasaray, evinde bu kez de Polis
Akademisi’ ne 3-2 mağlup oldu.
Sarı- Kırmızılıların, Ankara takımı
karşısında 2. seti 25/9, 3. seti de 25/13 gibi açık farklı sayılarla
kaybetmeleri şaşırtıcı oldu. Ayrıca hiç de yakışmadı. Bu duruma kızan antrenör
Savigne, sahaya genç oyuncuları Can ve Şevki’ yi sürdü. Özellikle Can’ ın
hırslı oyunu maça dengeyi getirse de Galatasaray’ ı böylesine kötü bir gününde yakalayan Polis Akademisi fırsatı
kaçırmadı. Salih’ in pas organizasyonunu iyi değerlendiren Sergei ve Denis
takımlarına güzel bir galibiyet hediye ettiler.
Günün diğer karşılaşmalarında
ise, Çankaya Belediyesi, Kolej’ e 3-2 yenilerek kümede kalma umutlarını diğer
maçlara bıraktı.
SSK, İstanbul B.Ş.Belediyesi
engelini 3-1 ile geçti. Bu arada doğruluk derecesini bilmiyorum ama Osman’ ın
ağır bir sakatlık geçirdiğini ve belki de sezonu kapattığını duydum. Umarım doğru değildir.
Zirve yarışının iddialı ekibi
Ziraat Bankası, İstanbul deplasmanında Beşiktaş’ ı 3-1 yenerken Fenerbahçe,
Marmara Koleji engelini 3-0 ile aştı.
Pazar günü bayanlar maçlarında
beklenen sonuçlar alındı. Favoriler 3-0’lık skorlarla rakiplerini geçerken güne
damgasını vuran karşılaşma Beşiktaş ile Karşıyaka arasında yaşandı.
Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı
Serdar Bilgili’ ninde izlediği 5 setlik mücadeleden 3-2 galip çıkmayı başaran
Siyah-Beyazlılar oldu.
Zevkli ve heyecanlı mücadeleye
damgasını vuran isimler Beşiktaş’ ta Olga ve Yanıtza, Karşıyaka’ da ise Oxana,
Tanya ve Meltem’ di.
ARTIK
OLAY OLMASIN
Çarşamba günü İzmir’ de iki ezeli rakip Karşıyaka ve Göztepe bu kez Türkiye Kupası’ nda kozlarını paylaşacaklar. Ancak bu mücadeleden voleybol adına endişe duyuyorum. Çünkü hatırlanacağı gibi bundan önceki 2 lig maçında da bu branşımıza yakışmayan olaylar yaşadık. Camiamızı derinden yaralayan bu tür olayların ve görüntülerin bizlerden çok şey götürdüğü bir gerçek. İzmir voleybolunun gündeme olaylarla değil, kaliteli ve güzel maçlarla gelmesi en büyük dileğim. Umarım çarşamba günü bir daha bu tür görüntüleri yaşamayız. Sahada dostça başlayıp, kardeşçe biten mücadele tribünlerdeki seyircilerede yansır.
MEHMET’
DEN UYARI
Geçtiğimiz günlerde Burhan Felek’ de çorap satan arkadaşımızdan ve onun uğurlu çoraplarından söz etmiştim. Bunu duyan büfedeki Mehmet bana sitem etti. “Bunca yıldır buradayız, her gelene gerek sandviçlerimizle, gerekse içeceklerimizle hizmet ediyoruz. Hele sosislimizin ve kahvemizin tadını beğenmeyen yok. Ama bizi hiç yazmıyorsun” dedi.
Doğru söze ne denir.
Sosislinin tadını en iyi bilenlerdenim. Kahvesinden ise, doktorun yasaklamasına
karşın bir türlü vazgeçemiyorum. Böyle olunca da yazmak şart oldu. Bunun
karşılığında da rüşvet olarak bir kahve içeceğim.
Bu hafta da yazımın sonuna
geldik.
Bayramınızı kutlar, her şeyin
gönlünüzce olmasını dilerim.
Hoşçakalın.