Bu hafta özellikle erkek takımlarımız için çok yoğun
bir haftayı geride bıraktık.
Çarşamba günü önce kupa için kozlarını paylaştılar
ve cumartesi günüde bu kez lig için karşı karşıya geldiler. Çarşamba günü
erkekler kupa oynarken bayanlar lig için mücadele ettiler. Sonra pazar günü
yine bayanlar lig mücadelelerine devam ettiler. Şimdi bu çarşamba günü
bayanların kupa erkeklerin lig maçları var.
Görüldüğü gibi gerçekten takımlar peş peşe maçlar
oynuyorlar. Böyle olunca da hem kupa, hem lig derken ilginç karşılaşmalar
yaşanıyor. Gerçi favoriler sonunda kazanıyorlar ama zor anlar yaşamaktan da
kendilerini kurtaramıyorlar.
Türkiye Kupası 1. tur maçları çarşamba ve perşembe
günü oynandı. Favoriler istedikleri sonuçları elde ederek yollarına devam
ediyorlar. Kupa eşleşmelerinde ilginç olanların sonuçlarına bir göz atalım,
diğer sonuçları sitemizin ana sayfasında bulabilirsiniz.
3 gün önce ligde Fenerbahçe’ yi yenen Arçelik,
kupada da karşılaştığı Sarı- Lacivertlileri aynı sonuçla yenerek eledi.
Erdemirspor, İst.Belediyesi’ nden bir set vererek 3-1 ile sıyrılırken, Ziraat
Bankası ligin zor deplasmanları içinde gösterilen Tokat’ dan bu kez kupada 3-1’
lik bir skorla şen döndü.
Kupanın 5 setlik tek mücadelesinde Kolejliler,
evinde oynamanın avantajını iyi değerlendirerek MÜM Koleji’ ni 3-2 yendi ve yoluna devam etti.
Erkekler kupada yollarına devam edebilmek için uğraş
verirken, bayanların lig mücadelesi vardı.
Zirvenin iki adayı Eczacıbaşı ve Vakıf Güneş kolay
kazanırken, diğer maçlar kıran kırana geçti. Bunun kanıtıda 3 karşılaşmanın
3-2, iki maçın da 3-1 sonuçlanmasıydı.
Evet, 5 setlik karşılaşmaların biri İstanbul’ da,
ikisi Ankara’ da yaşandı. İstanbul’ da Beşiktaş, İnterfarma engelini aşarken
çok zorlandı. Aynı şekilde Telekom’ da SSK’ dan son anda sıyrılırken, son
haftaların başarılı takımlarının kozlarını paylaştığı maçta Karşıyaka İzmir’ de
oynamanın avantajını iyi kullanarak Kocaelispor’ u 3-2 yendi.
Kolejliler, Göztepe’ ye bir kez daha yenilerek iyice
dibe çöktü.
Haftanın en ilginç olaylarından biri Eczacıbaşı’ nın
Ankara’ da 3 gün üst üste oynadığı 3 deplasman maçını da 3-0 kazanmasıydı.
Eczacıbaşı çarşamba günü, önce İller Bankası’ nı 3-0
yendi. Bir gün sonra yani pazartesi günü Kolejliler’ i, salı günü bu kez
İnterfarma’ yı ayni sonuçla 3-0 ile geçti. Böylece ilginç bir olaya da adını
yazdırmış oldu.
Yazımın başında da söz ettiğim gibi, cumartesi günü kıran
kırana geçen maçlar yaşadık.
Perde İstanbul’ da iki belediye takımının
mücadelesiyle başladı.
Ligde peş peşe sıralanan İstanbul Belediyesi ile
Tokat Belediyesi arasındaki maçın özellikle ilk seti çok zevkliydi.
Seyircisinin desteğini arkasına alan
Plevne Spor, özellikle Bahadır’ ın smaç servisleri ve Mihayil’ in etkili
oyunuyla sayılar topladı ama seti yine de alan İstanbul takımı oldu: 25/22.
2. set bu kez iyi oynayan ve rakibi hataya zorlayan
Tokat 25/16 ile 1-1’ lik eşitliği yakaladı.
Daha sonra tecrübeli pasör Ufuk’ un iyi pas
organizasyonu, Nikolai’ nin maça ağırlığını koyması, Serhat’ ın ve libero
Hasan’ ın bu ikiliye yardımı setleri ve maçı İstanbul takımına getirdi.
Maçın genelinde iki takımda zaman zaman basit
hatalar yapınca kalite beklenildiği kadar
yüksek değildi. Tokat’ da İgor iyi bir gününde değildi. Hakan ve pasör
Kadir inişli çıkışlı bir grafik çizdiler. Tokat’ ın en çok göze batan eksikliği
servisleriydi. Bu takım iyi servis atmıyor ve manşetlerde aksıyor. Takımda
en etkili servisi Bahadır atıyor. Tenis
servis atmasına karşın Mihayil’ de servisleriyle rakibi zorluyor ama
diğerlerinin servisi çok güçsüz. Bu şekilde yumuşak servis atan bir takımın
ligde daha iyi yerlere gelmesi zor.
Ligde kalabilmek için büyük çaba harcayan Marmara
Koleji, SSK karşısında iyi servis attı, sayı getiren hücumlarına blokları da
ekleyince SSK’ dan 25/16 ile seti kapıverdi. Aslında bu seti Marmara iyi
oynayarak kazandı ama bunda SSK’ nın nasılsa rahat kazanırım düşüncesinin de
etkisi vardı.
SSK’ lı oyuncular maça o kadar rahat başladılar ki
bunun bedelini de seti kaybederek gördüler. Set gittikten sonra akılları
başlarına gelince de karşılaşmayı 3-1 kazandılar.
Ancak Ankara takımımın çok da iyi oynadığı
söylenemez. Erkan adeta tek başına maçı alıp gitti demek bence daha doğru
olacak.
FENER MORAL BULDU
Geçtiğimiz
hafta önce ligde Arçelik’ e yenilen, 3 gün sonrada kupada yine Arçelik’ e
mağlup olarak elenen Fenerbahçe, bu iki karşılaşmanın moralsizliği ile çıktığı Polis
Akademisi maçını 3-1 kazanarak kendine geldi.
Aslında cumartesi günü Burhan Felek’ de oynanan 4
maçın içinde heyecanı en yüksek mücadele buydu. Setlerin yakın sayılarla
(25/21, 25/23, 23/25, 25/22) bitmesi bunun kanıtıydı.
Maçın genelinde Sarı-Lacivertli takımda sezon
başından bu yana devam eden manşet hataları yine kendini gösterdi. Tekniği iyi
olan oyuncuların bu kadar manşet hatası yapması ilginç. Bu arada Fenerli
oyuncuların inişli çıkışlı grafikleri de sürüyor. 2 maçtır iyi oynamayan Mehmet
bu kez iyi bir performans ortaya koyarken, Ali yine iyi bir günündeydi. Uğur
Ülkü de bu iki oyuncuya blokları ve ataklarıyla yardımcı oldu.
Polis Akademisi’ ne gelince; Bu takımda 2 yabancı,
pasör Salih ve biraz da Fatih mücadele ediyor.
Barış ve Erdinç kötü bir günlerindeydi. Libero Umut kötü iken, sonradan
giren Hasan ise görevini yaptı.
BEŞİKTAŞ, ARÇELİK DEN SET KOPARAMADI
Günün
Burhan Felek’ deki son karşılaşmasında Arçelik, Beşiktaş karşısında ilk sette
çok zor anlar yaşadı. Lider karşısında maça Siyah-Beyazlılar çok istekli
başladılar ve 17-13’ e kadarda önde geldiler. Bu sayıya kadar Arçelik alışılmış
temposunda değildi. Özellikle genç oyuncular ağabeylerine ayak uyduramadılar.
Bu arada takım olarak çok servis kaçırdılar, blok ve hücumda hatalar yaptılar.
Ancak yine de 18-18 de eşitliği yakaladılar. Bundan sonra 30’ lu sayılara kadar
büyük bir heyecan yaşandı. İki takımda set sayıları attı ama sonuçta 2
tecrübeli isim Gökhan-Barış seti 36/34 Arçelik’ e kazandırdı.
Bu zor setten sonra normal temposuna ulaşan lider
diğer iki seti ve maçı da kazandı.
Zirvenin diğer adaylarından Ziraat Bankası,
Kolejliler engelini 1 set vererek aşarken, Erdemirspor son sırada demir atan
Yeniköy’ ü 3-0 yendi.
Bu hafta Burhan Felek’ deki 4 maça seyirci ayrı bir
güzellik kattı.
İlk maçtaki Tokat seyircisini, ikinci karşılaşmada
SSK, sonra Polis Akademisi ve en sonunda Arçelik seyircisi izledi. Geldiler
kendi takımlarını çok güzel ve nezih bir şekilde yani en ufak bir taşkınlık
yapmadan rakiple ilgili tek cümle sarf etmeden izlediler. Maçları bitince de
sessiz sedasız gittiler. Bu centilmen seyirci topluluğunu çok sevdim ve
voleybolumuza renk kattıkları içinde ayrıca kutluyorum.
Hep seyircisizlikten şikayet ediyorduk ama maçlar
kaliteli olunca demek ki seyircide tribündeki yerini alıyor.
Bu arada iki maç arasında bir SSK’ lı seyirci Aylin
Üstündağ ile konuşurken yanımıza geldi
ve “Senin NTV’ de çıktığın programı izliyorum” diyerek söze başladı. SSK’ nın
Pendik Şubesi’ nde görevli olduğunu ekledi ve “Ben ve arkadaşlarım sezon
başında bir kaç kez SSK maçına geldik. Sonra da voleyboldan çok hoşlandık.
Şimdi SSK’ nın her maçına geliyoruz. Kalabalık bir grubumuz var. Aramızda para
toplayıp bir otobüs kiralıyoruz. Giriş paramızı da kendimiz ödeyerek maçları
izliyoruz. Bundan da büyük keyif alıyoruz. Birkaç kez bayan maçına da geldik.
Ama takım zayıf, maçlarını kaybedince üzülüyoruz. Bu nedenle şimdilik sadece
erkek maçlarına geliyoruz. Belki gelecek yıl onlar da güçlenirler, o zaman
onlar içinde geliriz.” Dedi. Şaşırmadık dersem yalan olur. Ayrıca hoşuma da
gitti. Umarım bu yeni ve centilmen
voleybol tutkunları diğer maçlara da gelme alışkanlığı kazanırlar.
Böylece Erdemir’ deki, Tokat’ daki, Kocaeli’ ndeki
bu güzel voleybol seyircisi İstanbul ve Ankara salonlarını da doldurur.
Bu sezon İzmir seyircisine bir şeyler oldu. Gerçi
eskidende pek centilmen olduklarını söyleyemeyiz. Özellikle deplasmana gelen
takımları etki altına almak için yoğun bir uğraş verirlerdi. Antrenörlük
yaptığım dönemlerde İzmir’ e her zaman sıkıntıyla gider bir an önce maçı
oynayıp dönmek isterdim. Ve bu güzelim kentin keyfini bir türlü çıkaramazdım.
Ancak şimdi antrenörlüğü bıraktıktan sonra İzmir’ in güzelliklerini yaşayabiliyorum.
Ama bu güzel kentin, bu güzel insanların maçlarda
neden bu kadar hırçınlaştıklarını da açıkçası anlamakta zorluk çekiyorum.
Göztepe-Karşıyaka rekabeti bu sezon voleybolu iyice
hırpalamaya başladı.
Ligin ilk maçında çıkan olayları hepimiz kınadık ve
son olmasını diledik. Ancak bugün Milliyet Gazetesi’ nde okuduğuma göre
Karşıyaka-Göztepe maçında yine olaylar çıkmış. Karşıyaka 2-0 öndeyken tribünden
atılan sert bir cisim hakemin kafasına isabet etmiş ve maç durmuş. Polis salonu
boşaltmış ve karşılaşma seyircisiz tamamlanmış.
İlk maçta olduğu gibi sahadaki sporcuların kardeşçe
mücadelelerine, terlerine, emeğine saygı duymayan bu insanlara söyleyecek söz
bulamıyorum. Ancak ilk maçtaki talihsiz olayı yaşayan, gerçek Göztepeli ve
gerçek Karşıyakalı yönetici ve seyircilerin, aralarına karışmış bu tür
insanları salonların dışında tutamayışlarını da hoş karşılamıyorum. Umarım bu
son olur.
Bu arada cumartesi gününün bayanlardaki tek
mücadelesinde SSK 2-0 öne geçtiği maçta bu avantajını kullanamadı ve
karşılaşmadan 3-2 yenik ayrılarak ligde kalma umutlarını diğer maçlara bıraktı.
ERDEMİR İÇİN ZOR ÇARŞAMBA
Bu
arada CEV Kupası’ ndaki temsilcimiz Erdemirspor çeyrek final ilk maçını
çarşamba günü Rus Lokomotiv Belgorod ile oynayacak.
Çok zor karşılaşma takımımızı bekliyor. Lokomotiv
gerçekten çok güçlü bir ekip. Galatasaray’ ın eski oyuncusu Klimkıne, Erdemir’
in eski pasörü Vadim’ de, Rus takımının formasını giyiyor.
İlk maçın Erdemir’ de olması, ayrıca bu takımın
Final Four’ u alması ekibimiz için bir dezavantaj. Ancak coşkulu seyirci
Erdemir’ i ikinci maç için avantajlı bir skora itebilirse o zaman şans bize
döner.
PAZAR MAÇLARINDA HEYECAN YOKTU
Çarşamba
ve cumartesi günkü maçların heyecanına pazar günü rastlayamadık. Setli geçmesini beklediğimiz Galatasaray-Beşiktaş
ve İnterfarma-Telekom karşılaşmaları 3-0 sonuçlandı.
Kadrosu daha iyi, oyuncuları daha kapasiteli olan
Sarı-Kırmızılılar, ilk setin başlarında ki sıkıntılarını İzolda ve Julia’ nın
etkili oyunuyla üzerlerinden atınca maçın kontrolünü eline geçirdi ve Beşiktaş’
ı 3-0 yenerek ilk devredeki yenilginin rövanşını aldı.
Pazartesi günü oynanan maçta Beşiktaş, ikinci set
dışında Tokat Belediyesi’ ne direnemedi ve rakibine 3-0 yenildi.
Tokat, tempolu ve çok istekli başladığı
karşılaşmanın tümünde iyi bir oyun ortaya koydu. Kadir’ in pas organizasyonu,
Mihayil ve Bahadır’ ın etkili hücumları sayıları kolay getirdi. Bu arada Tokat
Belediyesi Plevnespor çok iyi blok yaptı (Özellikle Hakan-Bahadır-Mihayil
üçlüsü) ve Siyah-Beyazlılara oynama şansı tanımadı.
Beşiktaş’ da rakibine direnmeye çalışan tek oyuncu Muhittin’ di.
Geçtiğimiz hafta Kübalılar ile verdiğim bilgiden
sonra Dünya aradı. İtalya’ daki arkadaşlarıyla konuştuğunu ve Kübalılar
hakkında bilgi aldığını söyledi.
Dünya’ dan aldığım taze ve doğru haberi sizlere de
yazayım.
Kübalılar, İtalya’dan sığınma hakkı istemişler ve
bunun kararını bekliyorlarmış. Ancak Küba, FIVB Başkanı Acosta’ yı oyuncuların
geri dönmesi için iyice sıkıştırmaya başlamış. Ne var ki 6 oyuncunun dönmeye
hiç niyeti yokmuş. İtalyan menajer 3-4 ay sonra Acosta’ nın yumuşayacağını ve
izni koparacaklarını söylüyormuş. Bu durumda Kübalılar 3 yıl yabancı statüsünde
oynayabilecek, bu süre sonunda da evlenerek İtalyan vatandaşı olup, İtalyan
oyuncuların haklarını elde edebileceklermiş.
Kısacası, bu duruma göre İtalyan menajerin
operasyonu başarıyla yürüyor.
Sezon başından bu yana Avrupa Kupaları deyince hep
takımlarımızdan söz edip durduk. Onların maçlarını dilimizden hiç düşürmedik.
Mart ayının 17’ sine kadar da devam edeceğiz. Ama Avrupa’ da ülkemizi sadece
takımlarımız temsil etmiyor. Bunun içinde hakemlerimizde var. Onların
başarılarını nedense ben dahil, hep uzaktan izledik.
Geçte olsa bu yazımda onlardan da söz etmek
istiyorum.
Biliyorsunuz Ümit Sokullu, Dünya’ nın en büyük
organizasyonlarında başarıyla düdük çalıyor.
Ayrıca Ümit, Kadir İlbeyli ile yönettikleri
maçlarda topladıkları puanlarla, Avrupa
ve Dünya klasmanında üst sırada yer alıyorlar.
M.Akif Paçacı, Nihat Ermihan, İlhami Şenyurt, Mehmet
Demirdelen, Bayram Dikmentepe, Aziz Yener, Bülent Bozkurt, Cihat Fırıncıoğlu,
Serdar Nişancıoğlu, Ersin Altıparmak, Ali Bağde, Deniz Güvenç beğeniyle düdük
çalıyorlar.
(İsimlerin sıralanışını Avrupa klasmanındaki puan
sıralaması olarak değerlendirmeyin.)
Bu nedenlede Avrupa’ da birçok maçta onlara görev
veriliyor.
İşte bu maçlardan aklımızda kalan,
hatırlayabildiklerimden birkaçı şöyle:
*Iraklıs Thessaloniki (Yunanistan)- Maaseik
(Belçika) Av. Şam. Ligi
Ümit Sokullu- Bayram Dikmentepe
*Uralochka (Rusya)- Nafta Pila (Polonya) Av. Şam.
Ligi
Mehmet Demirdelen- Bülent Bozkurt
*Lokomotiv Belgorod (Rusya)- Modena (İtalya) CEV 3.
tur
İlhami Şenyurt- Akif Paçacı
Şimdi önümüzdeki günlerde yani 6 Şubat çarşamba
oynanacak olan Iskra Odintsova (Rusya)-Cuneo (İtalya) maçını
Ümit Sokullu-Kadir İlbeyli, 20 Şubat çarşamba günkü
Bakü (Azerbeycan)-Dinamo (Ukrayna) Top Teams Çeyrek Final mücadelesini Nihat Ermihan-İlhami Şenyurt
yönetecek.
Büyük olasılıkla hakemlerimize Final-Four’ larda da
görev verecekler.
İşte bizler bu başarılı hakemlerimizi hep unuttuk.
Bu yazımda onları en azından bir hatırlatayım dedim.
Gerçi antrenörlük yaptığım dönemlerde onlarla hep
didiştim durdum. Ama yine de Sezar’ ın hakkını Sezar’ a vermek gerekiyor.
Bu hafta da
yazımın sonuna geldim. Sizlere veda etmeden önce 2 notla yazımı
bitireyim.
NOT 1: Antrenör arkadaşımız Şükrü Çobanoğlu’nun
babası vefat etmiş. Üzüntüsünü paylaşıyorum ve başsağlığı diliyorum.
NOT 2: Geçen hafta yazdığım “Lider oyuncu” konusuyla ilgili hocamız Şefik Tiryaki, bana
bir yazı göndererek görüşlerini yazmış. Sayın hocam bu yazıyı lütfen forum
köşesine de yolla. Çakışan düşüncelerimizi bu siteye gönül vermiş diğer
arkadaşlarımızla da paylaşmalıyız.
Voleybol
dolu günler dilerim.
Hoşçakalın.
A L E
V A N A K
Ö K